İçerik ekle template seç, yaz, gönder
dictionary ile ilgili bulabildiğim postlar, videolar, karikatürler, resimler, tweetler, miimler

İşte online eğitimde en çok tekrar ettiğ...
İşte online eğitimde en çok tekrar ettiğimiz sözler 😅 Eğitimden bahsetmişken Troy’da iPad ve Mac modellerindeki indirime ek eğitim indirimi başladı. Toplamda %10 indirim sizleri bekliyor. 🤗 Üniversite öğrencilerine, akademisyenlere ve MEB öğretmenlerine geçerli. @troyapple daki bu güzel fırsatı kaçırmayın. 👌 #learnturkish #ingilizceöğren #onlineeğitim #zoom #işbirliği
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Görselde bir kişinin bilgisayar başında oturduğu ve konuşurken sesinin kesik kesik geldiği durumunu gösteren bir illüstrasyon ve bununla ilgili bir şaka bulunmaktadır. **Şaka:** Sesin kesik kesik gelmesi, yani "sesin kesik kesik" olması, bir çok kişinin internet üzerinden görüşme yaparken karşılaştığı bir durumdur. Bu şaka, bu durumun yaygın olduğunu ve internet kullanıcısı herkesin bu sorunu yaşadığını dolaylı yoldan ifade eder. Resimde bir adam bilgisayar başında oturmuş ve ekranı gelmediği için şaşkın bir şekilde çevresine bakıyor. Bunun altında "Ekran geldi mi?" yazıyor. Bu, bilgisayar kullanıcılarının yaşadığı yaygın bir deneyime gönderme yapıyor. Ekran açılmadığında genellikle ekran gelmediğini sorarız. Bu, ekranı gelmeden sormanın anlamsız olduğunu ve zaten gelmiş olabileceğini göstermek için bir şaka. Resmin altındaki metin, ekranın gelip gelmediğini sormadan önce düşünülmesi gereken iki noktayı açıklıyor: 1. Başkaları ekranınızı görüyor olabilir mi? 2. Ekran geç de gelse, gelmesi önemli olan şeydir. Resimde, bilgisayar başında oturan, donmuş bir öğretmen ve "öğretmen, donmuşsunuz" diye yazan bir metin var. Altında ise, "1. En azından yüzünüz komik görünüyor. Ekran görüntüsü alacağım" yazılı. Bu espri, öğretmenin bilgisayarın karşısında donup kaldığı ve öğrencilerin bunun komik bulup ekran görüntüsü aldığı duruma gönderme yapıyor. Resimde, "Sen sessizsin" yazan bir yazı ile bir kişinin bilgisayar başında oturmuş olduğunu görüyoruz. Kişi bir düğmeye basmayı zor bulduğunu ve bunun doğal olmadığını söylüyor. Bu resim, insanların çevrimiçi toplantılarda mikrofonlarını açmayı unuttuklarını ve bu yüzden konuşamadıklarını, diğerlerinin ise onları duymadığını gösteren bir şaka. Özellikle, kişinin mikrofonunu kapatmış olmasına rağmen, "ooo" diyerek konuşmaya çalışması, bu şakayı daha komik hale getiriyor. Resimde kötü internet bağlantısı nedeniyle kamerayı kapatmak isteyen bir kişiyi görüyoruz. Kişi, internet bağlantısının kötü olmasına rağmen, kendisini "yeni uyandım" gibi göstermek istemediği ve aynı zamanda yemek de yemesi gerektiği için kamerayı kapatmak istediğini söylüyor. Bu, kötü internet bağlantısı yüzünden insanların gerçekte nasıl göründüklerini göstermekten kaçınmak için kamerayı kapatmaları gerektiği gerçeğinden kaynaklanan komik bir durum. Görselde bir kişinin sanal görüşme sırasında mikrofonunun çalışmadığını ifade eden "mikrofonum çalışmıyor" yazdığı bir bilgisayarda oturmuş olduğunu gösteren bir karikatür bulunuyor. Karikatürdeki mizah, "mikrofonum çalışmıyor" ifadesinin sanal görüşmeler sırasında sıkça kullanılan bir ifade olmasına rağmen mikrofonun neden çalışmadığı konusunda herhangi bir bilgi vermemesinden kaynaklanmaktadır. Yani karikatür, sanal görüşmelerde mikrofon sorunu yaşayan kişilerin bu ifadeyi sıkça kullandığı ve bunun ironik bir şekilde sorun çözmeye yardımcı olmadığı üzerine bir mizah sunmaktadır. Resimde bir öğrenci Zoom dersinden çıkmak için bahane arayan bir karikatür yer alıyor. Öğrenci, hocaya "Hocam Zoom atladı da o yüzden çıktım" diyerek bir bahane uyduruyor. Öğrenci ayrıca banyoya gittiğini ve atıştırmalık aldığını da ekliyor. Ancak bu bahaneler aslında bir şaka ve gerçekte öğrencinin derste oturmak istememesi nedeniyle dersinden çıktığını ima ediyor. Resimdeki espri, Zoom derslerinde yaşanan sıkıntılara ve öğrencilerin derslere katılmak için çeşitli bahaneler üretme eğilimlerine gönderme yapıyor.


May God give akıl fikir to our country.
May God give akıl fikir to our country.
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde "Ekmeği dolarla mı alıyorsun?" yazan beyaz yazı ile yeşil bir arka plan var. Bu, Türkiye'de enflasyonun yüksek olması nedeniyle insanların temel ihtiyaçlarını bile dolarla almak zorunda kalmasıyla ilgili bir espri. Ekmeği bile dolarla almak zorunda kalındığında, ekonomik durumun ne kadar kötü olduğu anlamına geliyor. Resimde "these are the games of external forces" yazıyor. Bu slogan, "bunlar dış güçlerin oyunları" anlamına geliyor. Bu slogan, Türkiye'de siyasi partilerin sıklıkla kullandığı bir söylemdir. Bu sloganın amacı, iktidarın karşı karşıya olduğu zorlukların dış güçlerin oyunları olduğunu iddia ederek halkı ikna etmektir. Bu sloganın komik yanı ise, bu "oyunları" yapanların genellikle aynı dış güçlerin yıllarca Türkiye'ye yatırım yapmış olmalarıdır. Bu yüzden, slogan "oyunlar"ın amacının gerçekten Türkiye'ye zarar vermek olduğunu ve bu söylemin sadece bir siyasi strateji olduğunu ima eder. Resimde yeşil bir zemin üzerinde beyaz yazıların olduğu bir görsel var. "Thinking dark dark" yazısının altında "kara kara düşünmek" yazıyor ve bunun anlamı "çok kötü bir şekilde düşünmek" veya "üzülerek düşünmek" diye açıklanıyor. Örnek olarak "Dolar 5 liraya düştü, kara kara düşünüyorlar." cümlesi veriliyor. Bu görselde kullanılan "kara kara düşünmek" ifadesi, Türkçede sıkça kullanılan bir deyimdir. Genellikle bir şeyden üzüntü duyulduğunda veya endişelendiğinde kullanılır. Görseldeki örnek cümlede bu ifadenin bir alay konusu olarak kullanıldığı ve "çok kötü bir şekilde düşünmek" anlamına geldiği anlaşılıyor.


İstanbul Sözleşmesi’ne dokunmayın ve olm...
İstanbul Sözleşmesi’ne dokunmayın ve olması gerektiği gibi uygulayın! Daha nasıl anlatacağımızı bilmiyoruz. Biz bu kararı kabul etmiyoruz! We don’t accept the decision to withdraw from the Istanbul Convention. Apply the measures stated by the convention and protect the safety of your citizens as you are supposed to! #istanbulsözleşmesiyaşatır #kadıncinayetleripolitiktir #kadıncinayetleri #istanbulsözleşmesi #kadınaşiddetehayır #istanbulsozlesmesi Kaynaklar:
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Görselde "İstanbul Sözleşmesi Yaşatır" başlığı altında, bir kişinin kadın cinayetine ilişkin ifadesi ve bu sözleşmenin nasıl koruyucu bir rol oynayabileceği anlatılıyor. Resimde bir çay bardağı simgesi var ve "TD" harfleri ile "Türkiye'de" mesajını vermeye çalışıyor. Bu, Türkiye'de İstanbul Sözleşmesi'nin kaldırılmış olmasına ve sözleşmenin sağlayacağı korumadan mahrum kalınmasına gönderme yapıyor. Bu şekilde, görsel İstanbul Sözleşmesi'nin kaldırılmasının tehlikeli sonuçlarına dikkat çekiyor ve kadın haklarını korumak için gerekli olduğunu vurguluyor. Bu resimde "İstanbul Sözleşmesi Yaşatır" başlığı ve "Örnek 1" yazan bir metin bulunmaktadır. Metnin altında bir kadının İbrahim Zarp tarafından öldürülmesinin ardından ablasının verdiği ifadenin bir kısmı yer almaktadır. İfadede "Evet bu kez çok yakınımızda bu videodaki kişi benim ablam. O çığlık atan küçücük çocuk benim yeğenim. Ne olur yardım edin. İlk defa değil yüzlerce kez şikayetçi olduk hiç ceza almadı." cümlesi bulunmaktadır. Bu örnek, İstanbul Sözleşmesi'nin önemini ve sözleşmenin uygulanması durumunda böyle bir olayı yaşanmasının önlenebileceğini anlatmaktadır. Çünkü sözleşme, kadınları şiddetten korumayı ve şiddete uğrayan kadınların haklarını güvence altına almayı amaçlamaktadır. İstanbul Sözleşmesi'nin uygulanması durumunda, kadınların şiddetten korunması için etkili önlemler alınması ve şiddet faillerinin cezalandırılması sağlanabilirdi. Bu sayede, bu gibi olayların tekrar yaşanmasının önlenmesi mümkün olabilirdi. Bu resimde kullanılan mizah, İstanbul Sözleşmesi'nin önemini vurgulamak için kullanılmıştır. Sözleşmenin uygulanmaması durumunda, kadınların şiddetten korunamayacağı ve böyle olayların tekrar yaşanabileceği vurgulanmaktadır. Resimde, sarı bir zeminde siyah harflerle "İstanbul Sözleşme ile kadının beyanı ile erkek mağdur edilmiyor!" yazan bir görsel var. Görselin altında ise siyah zeminde beyaz harflerle "Sözleşme gereği kadının beyanı hüküm tesis etmek için değil, tedbir uygulamak için esas alınıyor. Yargılama esnasında suç kesinleşmediği sürece kimsenin hükümlü sıfatıyla değerlendirilmiyor. "Kadının beyanı esasır" demek, şiddet tehdidi altında olduğunu beyan eden kadının, ilave delil aramaksızın koruma mekanizmalarına dahil edilmesi anlamına geliyor. Yani kadının beyanı hükme değil, korunma tedbiri alınmasına ve soruşturmanın başlatılmasına esas sadece. Bu konuda büyük bir algı yanlışı bulunuyor." yazıyor. Görselin sağ alt köşesinde ise, bir çaydanlık figürünün içinde "TD" yazan bir logo bulunuyor. Bu görsel, İstanbul Sözleşmesi'ni savunan bir propaganda materyali. Görsel, İstanbul Sözleşmesi'nin amacının erkekleri mağdur etmek olmadığını ve kadının beyanının tek başına hüküm tesisi için yeterli olmadığını vurgulamak istiyor. "TD" logosu ise, "Türkiye'de" anlamına geliyor ve görselin hedef kitlesinin Türkiye'de yaşayan insanlar olduğunu gösteriyor. Görselin içindeki espri, "Kadının beyanı esasır" ifadesinin yanlış bir şekilde yorumlanarak, kadının her söylediğinin doğruluğunun kabul edilmesi gerektiği şeklinde algılanması. Görsel, bu algının yanlış olduğunu ve kadının beyanının, sadece korunma tedbiri alınması için bir temel teşkil ettiğini vurgulamak istiyor. Bu görsel, Türkiye'de yapılan bir ankette, halkın büyük çoğunluğunun ("%58") sözleşmenin uygulanmasıyla ilgili fikri olmadığını ve "sözleşmeden çekilmeyi talep edenlerin" çok az olduğunu ("%7") gösteren bir karikatürdür. Ancak, sözleşmenin uygulanmasını isteyenlerin sayısı, istemeyenlerin sayısının 5 katı olsa da, "halkın isteğinin aksine" sözleşmeden çıkma kararı alındığını belirten komik bir iğneleme yapıyor. Görsel, halkın isteğine göre değil, kendi çıkarlarına göre hareket eden yöneticilere gönderme yaparak, karar alma sürecinin gerçekçi bir yansımasını eleştirmektedir. Resimde mor bir arka plan üzerinde sarı metinler ve bir çaydanlık resmi var. Metin, kadınların can güvenliğini siyasi oyunlara alet etmeyi bırakmaları gerektiği konusunda uyarıyor ve İstanbul Sözleşmesi'nin kaldırılmasının amaçsız olduğunu belirtiyor. Şaka, İstanbul Sözleşmesi'nin kadınların can güvenliğini koruma amacıyla imzalanmış bir sözleşme olmasına rağmen, siyasi oyunlar nedeniyle kaldırılmaya çalışılmasıyla ilgili. Resimde bulunan çaydanlık ise, "çay sohbetleri" gibi günlük hayatın basit ve masum eylemleriyle ilgili olarak, siyasi oyunların kadınların güvenliğini tehdit etmediği konusunda ironik bir şekilde yorum yapıyor. Görselde, İstanbul Sözleşmesi'nin geri çekilmesi hakkında bir açıklama bulunuyor. Açıklamada, İstanbul Sözleşmesi'nin Türkiye'de birçok hayat kurtardığı örnekler olduğunu ve halkın %36'sının sözleşmenin devam etmesini istediğini belirtiliyor. Ancak yine de hükümet sözleşmeden çekilmeyi tercih etmiş. Görselin altında bulunan çay bardağı ve "TD" harfleri de bu karara bir gönderme. Türk kahvesi, özellikle de sabah kahvesi Türk kültürü ve günlük yaşamının önemli bir parçasıdır. "TD" ise "Türk kahvesi" anlamına gelir. Bu görsel, hükümetin Türk kahvesini içmek için bile sözleşmeden çekilmeye karar verdiğini ima ediyor. Görsel, Türk kahvesine olan aşırı sevginin İstanbul Sözleşmesi'nden bile daha önemli olduğunu ironik bir şekilde ifade ediyor.


Günümüz hitleri Türkçe olsaydı 😅 Here ar...
Günümüz hitleri Türkçe olsaydı 😅 Here are some of the hits translated to Turkish 😅 #şarkı #şarkısözleri #şarkısözü #sarki #sarkisozleri #lyricsturkey
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde Harry Styles'ın gülümseyen bir fotoğrafı, üstünde "Karpuz Şekeri" yazan bir bardak ve Türkçede "Çilek gibi, yaz akşamında bir şarkı gibi adeta senin göbeğini istiyorum ve yaz hissini bilmiyorum yaşayabilir miyim karpuz şekeri kafası olmadan karpuz şekeri kafası olmadan" yazılı bir yazı var. Şaka, yazın sıcak havada karpuz yemenin ve karpuzun serinletici ve tatlı tadının insanların göbeğini istemelerine neden olabileceğini ima ediyor. Ayrıca, yaz hislerini yaşamak için karpuz şekeri kafasına ihtiyaç olup olmadığını soruyor. Bu, karpuz şekeri ile yaz hissi arasındaki ilişkiye gönderme yaparak esprili ve absürt bir mizah yaratıyor. Bu görselde, Maskeli Kurt'un "Okyanustaki Astronot" adlı bir şarkısının sözlerinin bir kısmı ve Maskeli Kurt'un kendisi yer alıyor. Şarkının sözlerinde, beynin hissizleşmesi ve insanların boş boş konuşması ile okyanustaki bir astronot hissi arasındaki benzetme anlatılıyor. Bu da, insanlarla iletişim kurmak yerine içsel bir boşluğa girmiş olma hissini temsil ediyor. Görselin altındaki metin ise şarkıya ironik bir yorum getiriyor ve bu hissi "mental freeze" (zihinsel donma) olarak tanımlıyor. "Okyanustaki astronot" gibi hissetmenin aslında bir tür kafa dinlendirme ve dış dünyadan soyutlanma hali olduğu söyleniyor.


Tekrar düşünün, kuş sütü istiyor musunuz...
Tekrar düşünün, kuş sütü istiyor musunuz? 🍼🐦 Think again, do you reall want bird’s milk? 🍼🐦
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Bu görselde, "feeding someone with bird's milk" ifadesinin Türkçe karşılığı olan "/kuş sütüyle beslemek/" yazıyor. Bu ifade, "birine çok iyi bakmak, her türlü ihtiyacını karşılamak" anlamına gelir. İronik olarak, kuş sütüyle beslemek imkansız olduğu için, bu ifade aşırı derecede iyi bir şekilde bakmayı abartarak esprili bir şekilde ifade eder. Resimde bir güvercin, bir penguen ve bir flamingo var ve hepsi bir bardak süt içiyormuş gibi görünüyor. Resimde, "İfade 'birine kuş sütüyle beslemek'tir ancak hangi kuşların gerçekten süt ürettiğini biliyor muyuz?" yazıyor. Sonrasında ise "Güvercin, penguen ve flamingo süt üreten kuşlardır." yazıyor. En altta ise "Tekrar düşün, gerçekten kuş sütüyle beslenmek ister misin?" yazıyor. Bu resimde yapılan şaka, kuşların süt üretmediği bilgisine dayanıyor. Bu nedenle, "kuş sütüyle beslemek" deyimi, imkansız bir şeyi ifade eder ve aslında birini çok iyi bir şekilde beslemeyi veya ona çok iyi bakmayı ifade eder. Resimde bir güvercin, bir penguen ve bir flamingo var. Güvercin bir bardak sütü izliyor, penguen bir bardak süt içmiş ve flamingo yanlarında duruyor. Resmin altında "Kuş sütüyle beslemek diyoruz; ancak hangi kuşların sütü olduğunu biliyor muyuz? Süt üreten kuşlar güvercin, penguen ve flamingodur. Bir daha düşünün, hala kuş sütüyle beslenmek istiyor musunuz?" yazıyor. Bu resim bir şakaya dayanıyor. İnsanlar "kuş sütüyle beslemek" deyimini sıkça kullanırlar. Bu deyimin anlamı "imkansız bir şeyi yapmak"tır. Ancak, resimde süt üreten üç kuş gösteriliyor. Dolayısıyla, şaka, insanları "kuş sütüyle beslenmenin" aslında mümkün olduğunu düşündürerek, bu deyimdeki mantık hatasını ortaya koyuyor. Resimde Tarkan var. Tarkan'ın önünde bir penguen, bir bardak kuş sütü ve bir güvercin var. Resmin altında Tarkan'ın "Kuş sütüyle beslerim seni..." diye başlayan şarkısının sözleri yazıyor. Bu resim, Tarkan'ın "Kuş sütüyle beslerim seni" sözünü kullanarak güvercin ve penguen gibi kuşların da kuş sütüyle beslendiğini ima eden bir mizah içermektedir. The image shows Tarkan, a famous Turkish pop singer. There is a penguin, a glass of bird's milk, and a pigeon in front of him. Under the image, the lyrics to Tarkan's song "Kuş sütüyle beslerim seni..." (I'll feed you with bird's milk) are written. The image uses humor by suggesting that pigeons and penguins also drink bird's milk, making a play on the lyrics "Kuş sütüyle beslerim seni."


Nevruz Bayramınız kutlu olsun 🌼 Özellikl...
Nevruz Bayramınız kutlu olsun 🌼 Özellikle umuda ihtiyacımız olduğu bugünlerde baharın gelişiyle beraber umudumuzu ve umduklarımıza başarmak için çabamızı arttıralım. Sevgiler ❤️ Happy Nowruz everyone 🌼 In these days that we need hope, let’s have a hopeful outlook for the future and do everything we can do achieve what we hope. Spread the love ❤️ #nevruz #nevruzbayramı #nowruz Kaynaklar:
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde, çiçeklerle çevrili sevimli küçük evler var. Evlerin önünde yeşil bir tepecik ve altında "TD" yazan ve içinde çaydanlık bulunan bir daire bulunuyor. Görselin altında ise "Happy Nowruz, Nevruz Bayramınız Kutlu Olsun" yazıyor. Bu görsel, Türk kültüründe çay içmenin önemli bir yer tuttuğunu ve özellikle bayramlarda çay ikramının geleneksel bir uygulama olduğunu esprili bir şekilde ifade ediyor. "TD" kısaltması "çaydanlık" anlamına geliyor. Özetle, görsel Nevruz Bayramı'nı kutluyor ve aynı zamanda bayramın vazgeçilmez bir parçası olan çay içme geleneğine atıfta bulunuyor. Resimde, "Nevruz" bayramını kutlamak için bir buket çiçek tutan eller ve "Nevruz" hakkında bilgi veren bir metin var. Nevruz, baharın gelişini ve yeni başlangıçları kutlayan bir bayramdır. "Nevruz" ismi, "Yeni Gün" anlamına gelir. Görseldeki espri, "Nevruz" kelimesinin İngilizce telaffuzunun "Noruz" gibi duyulması ve bu şekilde "now" (şimdi) ile "ruz" (gün) kelimeleri birleştirilerek "Nowruz" kelimesinin "Yeni Gün" anlamına geldiğinin açıklanmasıdır. Ancak, bu sözcüklerin birleşmesi sadece İngilizce dilinde geçerlidir ve "Noruz" kelimesi Türkçe olarak "Yeni Gün" anlamına gelmez.


Swipe for English 👉 Günde 1 kadın cinaye...
Swipe for English 👉 Günde 1 kadın cinayeti yaşanan bu ülkede kadın cinayetlerini önleyecek yükümlülükleri kaldırarak kadın cinayetlerinin politikliğini göstermektesiniz. Ne kadar ölmemiz lazım? Belli bir sayı var mı aklınızda? Kararı iptal edin ve İstanbul Sözleşmesi’ni olması gerektiği gibi uygulayın. #istanbulsözleşmesiyaşatır #kadıncinayetleripolitiktir Turkey withdrew from the Istanbul Convention. Istanbul Convention is a human rights treaty against violence against women. Turkey has 1 reported femicide per day. Withdrawing from Istanbul Convention is a life threatening decision for our country. We ask for this decision to be reversed. Istanbul Convention Saves Lives! #kadıncinayetleri #istanbulsözleşmesi #kadınaşiddetehayır
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, İstanbul Sözleşmesi'nin ne olduğunu ve önemini vurgulayan bir afiş görülüyor. Afişte, İstanbul Sözleşmesi'nin kadınlara yönelik şiddeti önlemeyi amaçlayan uluslararası bir insan hakları sözleşmesi olduğu belirtiliyor. Ayrıca, devletlerin bu konudaki yükümlülüklerini belirlediği de vurgulanıyor. Afişteki "İstanbul Sözleşmesi Yaşatır!" yazısı, sözleşmenin kadınların hayatlarını korumak için önemli olduğunu vurgulayan bir slogan. Fıkra yoktur, bu bir bilgi afişidir. Resimde "İstanbul Sözleşmesi Neden Yaşatır?" başlığı altında İstanbul Sözleşmesi'nin neden önemli olduğuna dair birkaç madde sıralanmış. Fıkranın espri unsuru, sözleşmenin neden yaşattığına dair maddeleri sıralaması ve bunların aslında yaşamı koruması için önemli unsurlar olmasına rağmen, sözleşmenin kaldırılmasını isteyen kişilerin yaşamı tehdit eden eylemlerden korktuğunu ima etmesinde yatıyor. Bu görsel, Türkiye'de kadın cinayetlerinin politik bir mesele olduğunu vurguluyor. Görselde "Kadın Cinayetleri Neden Politiktir?" sorusu soruluyor ve bunun cevabı olarak "İstanbul Sözleşmesi'ni feshetmek günde 1 kadın cinayeti yaşanan Türkiye'de kadın cinayetlerini önleyecek yükümlülükleri kaldırmak anlamına gelmektedir. Bu nedenle kadın cinayetleri politiktir" şeklinde bir açıklama veriliyor. Görseldeki espri, İstanbul Sözleşmesi'nin feshedilmesiyle kadın cinayetleri arasında bir ilişki kurması ve bu ilişkiden yola çıkarak kadın cinayetlerinin politik bir mesele olduğunu vurgulamasında yatmaktadır. Resimde, "İstanbul Sözleşmesi Yaşatır" yazısı defalarca tekrar edilmiş ve son satırda "İstanbul Sözleşmesi Yaşatır" yazısının yanına bir çay bardağı resmi eklenmiş. Şaka, "İstanbul Sözleşmesi Yaşatır" yazısı yerine "çay"ın koyularak sözleşmenin çay ile özdeşleştirilmesinden ve bu şekilde sözleşmeye olan desteğin çay içmekle bir tutulmasından kaynaklanıyor. Bu şekilde, sözleşmenin önemi küçümseniyor ve sözleşmeye karşı bir eleştiri yapılıyor. Resimde "Kadın Cinayetleri Politiktir" yazısı 9 kere tekrarlanmış. Her tekrarlanan cümle aynı font ve boyutta yazılıp, aynı mesafeyle yerleştirilmiş. Bu durum, cinayetleri normalleştirmeye ve ciddiye almamaya benzetiliyor. 9. cümlede, "Kadın Cinayetleri Politiktir" cümlesi tekrar edilirken, "politiktir" kısmına küçük bir çaydanlık işareti eklenmiş. Bu da, kadın cinayetlerine verilen tepkiler, çözümler veya yasal düzenlemelerin çaydanlıkta fırtına koparmaya benzetilerek, yetersizliğini, ciddiyetten uzak olduğunu ve çözümden uzak kaldığını göstermek amacıyla yapılmış bir görsel mizah örneğidir. **Şaka, kadın cinayetlerinin toplumumuzda her zaman tekrar eden, ama yeterince ciddiye alınmayan ve çözüm odaklı yaklaşımların olmadığını eleştiriyor.** Resimde "Istanbul Convention Saves Lives" ifadesi 10 kere tekrarlanmış. Son iki satırda "Lives" kelimesinin üzerine kahve fincanı resmi konmuş. Bu resim, İstanbul Sözleşmesi'nin bir metaforu olarak, toplumsal cinsiyet eşitliğini ve kadın haklarını koruduğu için 'hayat kurtarıcı' olduğunu ima ediyor. Kahve fincanı ise 'kahve içer gibi, kolayca içten içe yutulan bir konu gibi' sunulduğu algısını yaratıyor.


Yeter diyoruz. Yetmiyor. Yeter. İnsaf.
Yeter diyoruz. Yetmiyor. Yeter. İnsaf.
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde Aleyna Çakır cinayetinden yargılanan Ümitcan Uygun'un arkadaşı Gökhan Özbolat'ın bir kadını tekme tokat dövdüğü Instagram canlı yayını ortaya çıktı başlıklı bir haber metni bulunmaktadır. Bu haber metni, Ümitcan Uygun'un cinayetle suçlandığı ve arkadaşı Gökhan Özbolat'ın da şiddet içeren bir eylem gerçekleştirdiği bilgisini, Aleyna Çakır cinayetini anımsatan bir şekilde ve aynı üslupta sunarak mizah yaratmayı amaçlamaktadır. Aleyna Çakır cinayeti Türkiye'de büyük yankı uyandırmış ve medyada geniş yer bulmuştur. Bu nedenle, bu haber metni, insanların bu cinayeti hatırlamasını ve Gökhan Özbolat'ın şiddet eylemini de bu cinayet gibi önemli bir olaymış gibi sunarak mizah yaratmayı hedeflemektedir. Resimde, Gökhan Özbolat'ın bir kadını tekme tokat dövdüğü bir Instagram canlı yayın yaptığı ve Ümitcan Uygun'un da Aleyna Çakır'ın ölü bedeniyle bir Instagram canlı yayını yaptığı iddiaları yer alıyor. Bu, iki farklı olayı birbirine bağlayan bir mizah türü olarak görülüyor. Gökhan Özbolat'ın şiddet içeren davranışı ile Aleyna Çakır'ın ölümünün arasında hiçbir ilişki olmamasına rağmen, ikisinin de canlı yayın yapmış olmaları, bu olayları mizah yoluyla birleştirerek absürt bir durum yaratmış. Bu tür mizah, genellikle toplumda tartışılan konuları ele alarak eleştirel bir bakış açısı sunar.


Meyhanelerin açılmasıyla birlikte aklımı...
Meyhanelerin açılmasıyla birlikte aklımıza gelen sorular. 😊 Sağlık önlemlerine uyarak güvenli bölgelerde çilingir sofrası etrafında dostlarla yeniden buluşabileceğiz. 🤗 @meyhanedeyiz.biz
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde, kırmızı bir arka plana karşı beyaz yazı bulunan bir görsel var. Yazıda "my chef, what will you give us now?" yazıyor. Ardından, altta "/şefim sen şimdi bize ne vericen?" yazıyor. Ardından, bu cümlenin iki farklı yorumu var: "1. asking recommendations for dishes on the locksmith's table" ve "2. little little into the middle is the best strategy". Resimdeki espri, şefin "ne vericen" sorusuna, "çilingirin masasından yemek önerileri" veya "az az ortaya koymak en iyi stratejidir" şeklinde iki farklı cevabı temsil ediyor. Bu espri, "ne vericen" sorusuna beklenmedik yanıtlar vererek mizah yaratıyor. Şefin beklenmedik yanıtları, günlük dilde kullanılmayan ve anlamsız görünen cümleler kullanarak elde ediliyor. Resimde mavi bir arka plan üzerine beyaz yazı ile "Su mu şalgam mı?" sorusu ve altına da bir açıklama yazılmış. Bu espri Türkçede "su mu şalgam mı?" sorusunun garipliğine ve şalgamın içecek olarak düşünülmesine dayanır. Şalgam genellikle Türk mutfağında salata olarak tüketilir ve içecek olarak düşünülmez. Bu nedenle, "su mu şalgam mı?" sorusu komik ve beklenmedik bir şekilde gelir. Resimde bir keman resmi, "Kardeşime/ablama ne çalayım?" sorusu ve bu sorunun cevabı olarak "1. Müzisyenlerden şarkı istemek" ve "2. Damardan bir şarkı çalmak" yazıyor. Bu resimdeki espri, "damardan bir şarkı çalmak" ifadesinin kullanımıyla yaratılıyor. Bu ifade, birinin çok sevdiği veya bildiği bir şarkıyı çalmak anlamına geliyor. Fakat, burada "damar" kelimesi, tıbbi anlamda kullanılıyor. Yani, bu espri, "Kardeşime/ablama ne çalayım?" sorusuna cevap olarak, esprili bir şekilde, tıbbi bir prosedür önerilmesiyle yaratılıyor. Resimde "Abi/Abla, bir tane daha açayım mı?" yazıyor. Altında da şöyle bir açıklama var: "1. Midye satıcısının sana bir tane daha midye teklif etmesi. 2. Lokmacının masasından kalktıktan sonra mutlaka midye satıcısının yanına gitmelisin." Bu komik çünkü midye satıcısının midye teklif etmesi aslında bir tuzak. Çünkü lokmacı masasıyla midye satıcısının masası arasında bir ilişki var. Lokmacı masasından kalktığınızda, midye satıcısı sizi tekrar masaya çekmek için size midye teklif ediyor. Başka bir deyişle, resimde "Lokmacı'dan sonra midye satıcısının teklifine kapılma, seni tekrar lokmacıya götürmek için teklif ediyor" anlamına geliyor. Bu görsel, kırmızı bir arka plan üzerinde beyaz yazı içeren bir resimdir. Resimde, bir çiçekçi, yoldan geçenlere "Güzel ablama bir çiçek almaz mısınız?" diye soruyor. Bu, çiçekçilerin, yoldan geçenleri çiçek almaya ikna etmek için kullandığı bir cümledir. "Güzel ablama" ifadesi, çiçekçi ile ablası arasında hiç bir ilişki olmamasına rağmen, müşterileri etkilemek için kullanılan bir ifadedir. Bu, bir mizah unsurudur ve alıcının dikkatini çekmek için kullanılır.


Swipe for English 👉 Güzel bir haber görü...
Swipe for English 👉 Güzel bir haber görünce sizlerle paylaşmak istedik. Minnoş’un minnoş hikayesi karşınızda ❤️ Here’s some good news that we came across and wanted to share with you. This is the story of Minnoş’s journey ❤️ Kaynak:
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde, Türkiye haritası üzerinde, Zonguldak'tan Tekirdağ'a kadar uzanan çizgisel bir yol çizilmiş. Yol boyunca, seyahat eden bir kedi simgesi var. Şaka, kedinin Zonguldak'tan Tekirdağ'a kadar uzun bir yolculuk yaptığı ve bu yolculuğu gerçekleştirmesinin oldukça olağan dışı olduğu fikrine dayanıyor. Bu durum, kediyi insan gibi bir şekilde, bilinçli ve planlı bir yolculuğa çıkmış gibi gösteriyor. Resimde bir balıkçı ve kedi görüyoruz. Balıkçı, Zonguldak'ın Ereğli ilçesinde balıkçılıkla geçimini sağlayan Murat Karakus'un kedilerinden biri olan "Minnoş"u kaybolunca limanda aramaya başlamış. Kedisini bir türlü bulamayan balıkçı, yanlışlıkla başka balıkçıların teknesiyle gitmiş olabileceğini düşünerek son zamanlara başka illerden ilçeye gelen balıkçıları aramaya başlamış. Bu, kediyi kaybeden balıkçının balıkçılık teknesiyle gitmiş olabileceğini düşünerek, başka balıkçıları aramasını komik kılan, absürt bir mizah örneğidir. Resimde, bir teknenin üzerinde oturan bir kedi ve ağ çeken iki balıkçı görülüyor. Teknenin altında ise balıklar görünüyor. Şaka şu: Kedinin "teknelerle kitaları aşan kedi" olması ve "tekneyi terk etmesi" beklenmedik bir durum. Kedinin teknede kalması, balıkçıların onu fark etmemesi ve kedinin balıkçılık deneyiminden keyif alması, mizah yaratıyor. Fotoğrafta, bir balıkçı teknesinde bir adam, diğer balıklara teşekkür etmek için bir kutu balık hediye ediyor. Balıkların "teşekkürleri" kutusunun içinde olması komiktir. Şaka, balığın konuşamayacağını ve teşekkür edemeyeceğini vurgulamaktadır. Resimde, bir adam balık tutarken yanına Minnoş adında bir kedi ve dört yavrusu geliyor. Adam Minnoş'un doğumunu bir hafta önce Ereğli'de yaptığı için şaşırmış ve mutlu olmuş. Bu hikayedeki espri, adamın kedi yavrularını balık tutarken yanına gelmesinden kaynaklanıyor. Balık tutmak, genellikle sakin ve sessiz bir aktivite olarak kabul edilirken, kediler genellikle gürültülü ve hareketlidir. Bu durum, balık tutan adamın kedileriyle birlikte olağan dışı bir şekilde birlikte vakit geçirdiğini gösteriyor. Resimde Türkiye haritası ve üzerinde yolculuk eden bir kedi görülüyor. Kedi Zonguldak'tan Tekirdağ'a seyahat etmiş. "Zonguldak'tan Tekirdağ'a kadar seyahat eden kedi, Türkiye'de kaybolup bulunan hayvan haberlerinin sıkça yapıldığını gösteren esprili bir haber. Kedi, Türkiye'de bir şehirden diğerine seyahat etmeyi başarmış ve bu da insanların evcil hayvanlarını kaybedip bulma hikayeleriyle ilgili esprili bir yorum yapıyor." Resimde, Zonguldak Ereğli'de yaşayan Murat Karakus adında bir balıkçı ve kedisi Minnoş var. Minnoş kaybolunca Murat onu bulmak için tüm balıkçılara haber vermiş. Fıkra, Murat'ın kedisinin bir gemiye binip kaçtığını düşünmesi ve tüm balıkçılara onu aramasını söylemesinin komikliğini anlatıyor. Resimde bir balıkçı teknesi, bir kedi ve birkaç balıkçı görünüyor. Teknenin üstünde "Minnoş" isminde bir kedi duruyor. Balıkçılar ağlarını çekip, teknenin yanındaki suya balık atıyorlar. Balıkların hepsi Minnoş'a benziyor. Bu resimde, "Minnoş" adındaki kedinin, balıkçıların ağından kaçtığı ve teknenin üstünde güvenli bir şekilde durduğu gösteriliyor. Kedi, balıklara benzeyen bir görüntüye sahip olduğu için balıkçılar onun bir balık olduğunu sanmış ve tekneye geri atmış. Kedi ise bu durumdan memnun gözüküyor. Resimdeki espri, kedinin balığa benzerliği ve balıkçıların bu benzerliği fark edememesine dayanıyor. Fotoğrafta, hamile bir kediye sahip balıkçı Idris Şeremet'in, Zonguldak'a yaptığı yolculukta Minnoş'un kendisine eşlik etmesi ve sonunda hamile kediyi sahibine teslim ettiği görülüyor. Minnoş, kendisini yolculuğu sırasında yardımsever bir şekilde davrandığı için, balıkçı tarafından bir kutu balıkla ödüllendiriliyor. Bu hikaye, hamile kediyi sahibine geri teslim eden bir kedi Minnoş'un, aslında bir balıkçı olduğunu ve balıkçılıktan anladığını gösteren komik bir mizah örneğidir. Resimde bir adam balık tutarken görülmektedir. Teknenin arkasında ise bir anne kedi ve dört yavrusu yer almaktadır. Kedi ve yavruları, adamın balık tuttuğu gölün üzerinde yürümektedir. Şaka, kedilerin su üzerinde yürümelerinin mümkün olmaması gerçeğine dayanmaktadır. Kedilerin suda batması gerekirken, bu resimde sanki su üzerinde yürüyormuş gibi gösterilmiştir. Bu durum, kedi ve yavrularının sanki bir mucize gerçekleştirmiş gibi gösterilerek, komik ve absürt bir durum yaratmaktadır.


Çanakkale, bir şehirden çok daha fazlası...
Çanakkale, bir şehirden çok daha fazlası. Unutmadığımız destanları yaratan bu #PahaBiçilemez fedakârlıkları 18 Mart'ta tekrar hatırlıyoruz. Çanakkale Zaferimiz kutlu olsun! @mastercardturkiye 1. ve 4. görseldeki metinler Necmettin Halil Onan'ın Dur Yolcu şiirinden alıntılanmış, 3. görseldeki metin de Atatürk'ün Anzak annelerine yazdığı mektuptan uyarlanarak hazırlanmıştır.
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde Çanakkale Zaferi'nin anısına yapılan Çanakkale Şehitleri Anıtı ve Türk bayrağı ile şehitleri temsil eden asker figürleri görülüyor. Altta ise "mastercard" yazısı ve Mastercard logosu ile "TD" yazısı ve Türk Lirası sembolü görüyoruz. Burada yapılan espri Mastercard logosunu Türk bayrağına, Türk Lirası sembolünü ise Çanakkale anıtına benzeterek, "Çanakkale'de Türk lirası karşılığında Mastercard ile ödeme yapılabiliyor" gibi bir anlam çıkarmaya çalışmasıdır. Espri, Çanakkale Zaferi'nin önemi ve şehitlerin hatırasının ticaretle ilişkilendirilmesini eleştirerek, bir çelişki yaratıyor. Resimde Çanakkale Savaşı'nı anlatan bir poster bulunmaktadır. Poster Çanakkale Anıtı, savaşan askerler ve Türk bayrağı ile dekore edilmiştir. Alt kısımda ise Mastercard ve Türk Lirası logosu yer almaktadır. Bu posterin "Çanakkale'de canını verenler için Mastercard'ın Türk Lirası'yla ödeme yapın" gibi bir anlam taşıması hedeflenmiş ve bu şekilde bir mizah unsuru oluşturulmaya çalışılmıştır. Resimde Çanakkale Savaşı'nı anlatan bir görsel ve altına yazılmış bir söz var. "Mehmetçiklerle koyun koyuna yatan yabancı askerlerin evlatlarımız olarak bağrımıza basıldığı yerdir." yazıyor. Bu söz, Çanakkale Savaşı'nda Türk askerlerinin düşman askerlerini ağırladığı bir ifadeyle, "evlatlarımız olarak bağrımıza bastığımız" şeklinde esprili bir şekilde anlatılıyor. Bu ironi, Çanakkale'nin Türk halkı için büyük bir fedakarlık ve mücadele anlamına geldiğini vurgulayarak, aynı zamanda savaşı hatırlatan bir şekilde eğlenceli bir şekilde ifade ediliyor. Fotoğrafta Çanakkale Zaferi anısına yapılan anıt ve Çanakkale Savaşında ölen askerleri simgeleyen bir silüet var. Altında "Bir harbin sonunda, bütün milletin hürriyet zevkini tattığı yerdir." yazısı var. Bu bir espri değil, Çanakkale Zaferi'nin önemini vurgulayan bir resim ve yazı. Çanakkale Zaferi, Türkiye'nin bağımsızlığını korumak için yapılan önemli bir savaştır. Resimde Çanakkale Savaşı anıtına benzeyen bir anıt, savaşçılar ve Türk bayrağı var. Resmin altında "Çanakkale Geçilmez. Çanakkale Unutulmaz." yazıyor. Mastercard logosu altında da "TD" logosu var. Bu resimde yapılan espri, "TD" logosunun sanki "Çanakkale Geçilmez" sloganının devamı gibi durması. "Çanakkale Geçilmez, TD" gibi. Bu durum, TD logosunun Çanakkale'nin önemli bir sembolü olan anıtın yanında yer almasıyla mizah yaratıyor.


Dil toplumu, toplum da dili şekillendiri...
Dil toplumu, toplum da dili şekillendirir. ✊ Eğer toplumda bir değişim görmek istiyorsak yarın buna dilimizi değiştirerek etkide bulunabiliriz. Bu amaçla dün @watsonsturkiye ile birlikte Clubhouse’da bir etkinlik gerçekleştirdik. Sizlerin de katılımıyla dilimizdeki cinsiyetçi kalıpları tartıştık. 😊 Yaptığımız konuşmadan geçen kalıpları ve üzerine yapılan yorumları bir içerik haline getirip paylaştık. Dilimizden başlayıp topluma yansıyacak güzel değişimleri görmek dileğiyle. Sevgiler ❤️ Kızını dövmeyen dizini döver içeriği görsel tasarımı için referans: @perihanciragoz #8mart #8martdünyakadınlargünü #dünyakadınlargünü #emekçikadınlar
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde "kız almak" ve "kız vermek" ifadelerinin üzeri çizili ve "Kadınlar alınıp verilmez" yazıyor. Bunun altında da "Evlilik iki tarafın anlaşmasıyla meydana gelmektedir, bir tarafın diğerine sahip olmasıyla değil." yazıyor. Bu görsel, kız almak ve kız vermek ifadelerinin kadınlara sahip olma anlamına geldiği geleneksel düşünceyi eleştiriyor. Evlilik bir sahiplik değil, iki tarafın anlaşmasıyla kurulan bir ilişki olarak vurgulanıyor. Resimde, "Kızını dövmeyen dizini döver" atasözünün bir parodisi görüyoruz. "Dövme" kelimesi çizili ve "dizini" kelimesi altta vurgulanmış. Bu durum, "Kızını dövmeyen, dizini döver" sözünün aslında "Kızını dövmeyen, dizini döver" değil de "Kızını dövmeyen dizini döver" şeklinde olması gerektiğini ima ediyor. Bu parodi, atasözünün çarpıtılması ve komik bir şekilde yorumlanmasıyla mizahi bir etki yaratıyor. Resimde, "bilim adamı" ve "iş adamı" ifadelerinin çizili olduğu ve "bilim insanı" ve "iş insanı" ifadelerinin altına çizildiği bir metin görüyoruz. Metin, çocukların "bilim adamı" kelimesini duyduklarında bilim ile uğraşan kişilerin "adam" olduğunu düşünmelerini normalleştirdiğini ve bu da kız çocuklarının bu alanlarda çalışmanın kendileri için sıra dışı olduğunu düşünmelerine ve bu alanlardaki katılımlarını azaltmalarına yol açabileceğini belirtiyor. Bu mizah, toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadınların bilim ve iş alanlarındaki temsilindeki sorunları ele alıyor. "Adam" kelimesinin kullanımı, bilim ve iş alanlarının erkeklere ait olduğu algısını güçlendiriyor ve bu da kız çocuklarının kendilerini bu alanlarda görmelerini engelliyor. Metin, bu algının yanlış olduğunu ve kız çocuklarının da bu alanlarda başarılı olabileceğini vurgulayarak, toplumsal cinsiyet kalıplarının kırılması gerektiğini gösteriyor.


Dün Türk sineması ve tiyatrosunun önemli...
Dün Türk sineması ve tiyatrosunun önemli isimlerinden Rasim Öztekin'i kaybettik. 🌹Birkaç repliğini sizlerle paylaşmak istedik. Yesterday an important figure in Turkish movies and theater, Rasim Öztekin, has sadly passed away. Here are some of his memorable lines. #rasimöztekin
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde Türk tiyatro ve sinema oyuncusu Rasim Öztekin'in bir fotoğrafı var. Altındaki yazıda, 2016 yılında Türk tiyatrosunda sembolik değeri olan "Kel Hasan Efendi'nin Kavuğu"nun Ferhan Şensoy tarafından kendisine devredildiği belirtiliyor. Bu, "Kel Hasan Efendi'nin Kavuğu"nun Rasim Öztekin'e devredilmesi şeklinde bir espriye dayanıyor. "Kel Hasan Efendi" karakteri, Türk tiyatrosunda Ferhan Şensoy'un sembolü olmuştur ve bu karakterin "Kavuğu"nu Rasim Öztekin'e devretmesi, bir anlamda Öztekin'i Şensoy'un varisi gibi göstererek ironik bir durum yaratıyor. Resimde, Türk oyuncu ve yönetmen Fehmi yaşlı bir adam olarak oturmuş ve bir espri yazıyor. Resimde yazan metin, "Düşündükçe sinirleniyorum, sinirlendikçe düşünüyorum." Bu bir espri çünkü Fehmi aslında sinirlendikçe daha fazla düşünmeyi bırakmalıdır. Bu resimde, "İbrahim: Simitçi, 10 tane simit getir!" diyen bir adamı görüyoruz. Sonra Muzo "Niye 10 tane söylüyorsun? Siz yemeyecek misiniz?" diye soruyor. Bu espri, insanların aşırı miktarda sipariş vermesi ve sonra da yemeyi bırakması üzerine kurulu. Muzo, İbrahim'in 10 simit sipariş etmesinin gereksiz olduğunu ve bu kadarını yiyemeyeceğini ima ediyor. "It's a banana" ifadesi ise İngilizce konuşan insanlar tarafından kullanılan bir espriye gönderme. Bu ifade, aşırı miktarda bir şeyi sipariş etmekle ilgilidir. Örneğin, "You want to order a whole banana? Are you going to eat it?" (Bir bütün muz mu sipariş etmek istiyorsun? Yiyecek misin?) Resimde gülümseyen bir adam var ve altında "İcat Çıkarma! -Fehmi, Seksenler *Don't make inventions!" yazıyor. Bu, Türk televizyon dizisi "Seksenler"deki Fehmi karakterinin dizide sürekli olarak icat çıkarmaya çalışmasını, ama çoğunlukla başarısız olmasını ele alan bir espri. "İcat çıkarma" kelimesi burada "icat yapma" anlamına geliyor ve "Don't make inventions!" kısmı da Fehmi'nin icatlarının çoğunlukla işe yaramadığını ima ediyor.


Tebriklerinizin eyleme geçtiği bir yıl...
Tebriklerinizin eyleme geçtiği bir yıl olması dileğiyle. ✊ #8martdünyakadınlargünü Bu post'un fikrini @todasfridasoficial in paylaştığı aşagıdaki Portekizce makaleden aldık ve çevirerek ülkemiz için adapte ettik. Obrigado @todasfridasoficial por inspirar esse post ❤ #8mart #kadinlargünü #8martdünyakadinlargünü #emekçikadınlar
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, mor bir arka plan üzerinde beyaz yazı ile "Bugün bana çiçek alma lütfen." yazıyor. Yazının altında ise yine beyaz yazı ile "Toplum beni her gün vücudumla yargılarken, aldığım ya da verdiğim kiloların, selülitlerimin çetelesi tutulup ne giydiğime düşüncelerimden daha çok değer verilirken ses çıkar çiçek almak yerine." yazıyor. Resmin sağ tarafında ise mor bir yumruk ve çiçekler var. Bu resimdeki mizah, toplumun kadınları genellikle fiziksel görünüşlerine göre yargıladığı ve kendi değerlerini yeterince kabul etmediği gerçeğini ortaya koyuyor. "Çiçek almak" yerine kadınların ses çıkarmasını, kendi düşüncelerine ve haklarına değer verilmesini, vücutlarının dış görünüşünden çok içeriklerine odaklanılmasını çağrıştırıyor. Resimde, mor bir arka plan üzerinde beyaz fontla "Bugün bana çiçek alma lütfen. Ev işlerine ve çocuğu büyütmeye 'yardım' etmek yerine bunların ikimizin de işi olduğunu anlamaya çalış onun yerine bu Kadınlar Günü'nde." yazısı bulunuyor. Altta ise mor bir yumruk, çiçekler ve "TD" yazan bir fincan tasvir ediliyor. Resimdeki espri, kadınların Kadınlar Günü'nde çiçek almak yerine ev işleri ve çocuk bakımı konusunda eşitlik ve anlayış beklediği vurgulanarak yapılmış. Çiçek yerine, kadınların da erkeklerle eşit olarak ev işlerine ve çocuk yetiştirmeye katkıda bulunduğunun farkında olunmasını ve bu konuda birlikte çalışılması gerektiğini ima ediyor. Resimde mor bir arka plan üzerinde büyük beyaz puntolarla "Bugün bana çiçek alma lütfen." yazısı ve alt kısımda beyaz puntolarla "Tebriklerinin eyleme geçmesini istiyorum. İş yerinde her bir kadın terfi için göz ardı edildiğinde, hak ettiği değeri görmediğinde sesini çıkar bana çiçek almak yerine." yazısı bulunuyor. Sağ alt köşede mor bir yumruk ve çiçekler bulunuyor. Bu görsel, kadınların erkek meslektaşları kadar değer gördükleri ve terfi edildikleri bir toplum hayalini ifade eden bir şakadır. Resimde mor bir arka plana karşı beyaz yazı ile "Bugün bana çiçek alma lütfen." yazıyor. Altında ise kızıl ile "Kızlarımın, torunlarımın korkuyla yaşamadığı bir toplum için çalışmaya başlamanı istiyorum bugün." yazıyor. Resmin sağ tarafında ise mor bir yumruk, kadın sembolleri ve bir çay fincanı var. Bu görsel, kadınların çiçeklerle kutlandığı klasik bir erkeksi yaklaşımı eleştiriyor. Kadınlar için gerçek hediyelerin cinsiyet eşitliği ve toplumsal cinsiyet ayrımcılığının ortadan kaldırılması için mücadele etmek olduğunu vurguluyor. Fotoğrafta, mor bir arka plan üzerinde, "Bugün çiçek istemiyorum, ... istiyorum." yazan dört cümle bulunmaktadır. Her cümlede, "çiçek" yerine farklı bir şey istenmektedir: "saygı görmek", "özgürlük", "eşitlik", "yaşamak". Görselde bir de yumruk yapan mor bir el ve etrafında kadın sembolleri ile çiçekler yer almaktadır. Bu görsel, kadınların çiçeklerden ziyade özgürlük, eşitlik ve yaşama hakkı istediklerini sembolize etmektedir. Şaka, çiçeklerin kadınlara verilen geleneksel bir hediye olmasına rağmen, kadınların günümüzde çiçeklerden ziyade farklı şeylere ihtiyaç duydukları ve bunları talep ettikleri gerçeğinden kaynaklanmaktadır. Bu resimde, bir kadın yumruğunu havaya kaldırmış ve arkasında "Bugün çiçek istemiyorum, saygı istiyorum. Bugün çiçek istemiyorum, özgürlük istiyorum. Bugün çiçek istemiyorum, eşitlik istiyorum. Bugün çiçek istemiyorum, yaşamak istiyorum" yazıyor. Bu, kadınların çiçeklerle kutlama veya teselli yerine gerçek ve anlamlı değişiklikler talep ettiğini gösteren ironik bir espri. Çiçekler genellikle kadınlara hediye olarak verilerek, mücadelelerine ve ihtiyaçlarına duyarsız bir şekilde yaklaşılır.


Ne zaman anlayacaksınız? #istanbulsözleş...
Ne zaman anlayacaksınız? #istanbulsözleşmesiyaşatır
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde "Bir anda gözüm döndü ve sinir krizi geçirmişim. O yüzden böyle yaptım." şeklinde bir ifade yazıyor. Altında ise "Öldüresiye dövdüğü kadını neden dövdüğünü açıklayan ve öncesinde defalarca tehditleri nedeniyle şikayet edilen ve hiçbir ceza almayan İbrahim Zarp'ın ifadesi" yazıyor. Bu yazı, şiddet içeren bir suçun hafifletici bir gerekçe olarak sunulmasına ve sorununun sinir krizi olduğu gibi bahanelerle geçiştirilmeye çalışılmasına yönelik bir mizah içeriyor. Görselde "İstanbul Sözleşmesi Neden Yaşatır?" başlığı altında 4 maddelik bir liste yer alıyor. Bu maddelerin amacı İstanbul Sözleşmesinin kadınların haklarını ve güvenliğini koruma amacını vurgulamak. Ancak görselin altında "TD" harfleri ve çaydanlık resmi bulunuyor. Bu, İstanbul Sözleşmesi ile çaydanlık arasında bağlantı kurularak, sözleşmenin önemini hafife alan ve küçümseyen bir espri yapıldığını gösteriyor. Bu espri, İstanbul Sözleşmesi'nin ciddiyetini ve önemini görmezden geliyor ve kadın hakları konusunda hassasiyet göstermeyen bir yaklaşımı temsil ediyor. Görselde "İstanbul Sözleşmesi Yaşatır" yazan bir görsel var. Görselde, "İstanbul Sözleşmesi Yaşatır" ifadesi tekrar tekrar geçiyor. Görselin son satırında ise "İstanbul Sözleşmesi Yaşa" yazıyor ve yanında çay bardağı simgesi bulunuyor. Görseldeki espri, "İstanbul Sözleşmesi Yaşatır" ifadesinin, "İstanbul Sözleşmesi Yaşa" ifadesine dönüştürülerek, sözleşmenin uygulanmamasıyla "çay içmeye devam etme" anlamına getirilmesidir. **Özetle, görsel "İstanbul Sözleşmesi"nin kaldırılmasını eleştiriyor ve sözleşmenin yürürlükte kalması gerektiği mesajını veriyor.**


Here are two uses of ‘yusuf yusuf’ in Tu...
Here are two uses of ‘yusuf yusuf’ in Turkish language. 😁 Have you tried these? Dilimizden iki 'yusuf yusuf’ kullanımı. Siz kullandınız mı? 😁 #learnturkish #turkishlanguage #ingilizceöğren #ingilizce
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde "joseph joseph" yazısı ve ağzından bisküvi kırıntıları çıkan bir çocuk var. Altta da "yusuf yusuf (exp.) 1. 'yusuf yusuf' ifadesi Türk okullarında bir silahtır. Eğer bisküvi yerseniz ve bu ifadeyi söylerseniz bisküvi parçaları ağzınızdan kurbanınıza doğru fışkırır. 2. Deneyin" yazıyor. Şaka, "yusuf yusuf" ifadesinin Türkçede "pis pis" anlamına gelmesi ve bu ifadenin bisküvi yiyerek söylenmesinin "ağzından bisküvi kırıntıları fışkırması" olarak komik bir şekilde yorumlanması üzerine kurulu.


Kimseye kıl olmadığınız güzel bir hafta ...
Kimseye kıl olmadığınız güzel bir hafta sonu geçirin 😊 We wish you a great weekend, hope you’ll not become hair to someone 😊 #learnturkish #ingilizce #ingilizcekelime #ingilizceöğreniyorum #ingilizceogreniyorum #ingilizceöğren #ingilizceogren #yabancıdil #ingilizcekelimeler
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde "becoming hair" yazan ve bunun altında Türkçede "kııl olmak" kelimesinin açıklamasının olduğu bir görsel bulunmaktadır. Şaka "kııl olmak" kelimesinin "sinirlenmek" anlamına gelmesinden kaynaklanmaktadır. "Becoming hair" ise "saç olmak" anlamına gelmektedir. Bu nedenle şaka "sinirlenmek" ile "saç olmak" kelimelerinin bir araya getirilmesiyle yapılan bir söz oyunudur. İngilizce olarak: The image shows "becoming hair" with a definition of the Turkish word "kııl olmak" below it. The joke comes from the fact that "kııl olmak" means "to be angry" in Turkish. "Becoming hair" literally means "becoming hair" so the joke is a play on words using the two phrases together. Resimde Tarkan'ın "Kıl Oldum" şarkısının sözlerinden bir bölüm yer alıyor. Resimde yazan sözler şunlar: "she dressed colorful she's mismiserable also her sock ran away I became hair, bro - Kıl Oldum, Tarkan Giyinmiş rengârenk Perperişan hâli Üstelik çorabı da kaçmış Kıl oldum abi" Şarkının sözleri, bir kişinin ne kadar kötü durumda olduğunu ve bu durumun saçının dökülmesine yol açtığını anlatıyor. "Kıl oldum abi" kısmı ise bu durumun kişinin saçının tamamen dökülmesine yol açtığını, yani kıl olduğunu ima ediyor. Resimde görülen "TD" işaretli fincan ise Tarkan'ın şarkısının konusuna uyumlu bir şekilde "çay fincanı" olarak gösterilmiştir. Şarkının sözleri ve resmindeki görsel, Türk kültüründe sıkça kullanılan bir mizah türü olan "kara mizah"a örnek teşkil eder.


Herkese güzel bir hafta sonu dileriz ❤ H...
Herkese güzel bir hafta sonu dileriz ❤ Hafta sonuna girerken akıl sağlığımızın önemini hatırlatmak istedik. Sevgiler 🤗 3. 4. ve 5. görseller @mellow.doodles un bir post'undan çevrildi ve adapte edildi. Have a great weekend everyone ❤ We want to remind the importance of mental health as we are finishing another week. @mellow.doodles thanks for the inspiration for this post.
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde, turuncu renkte bir arka plana sahip ve ortada beyaz renkte yazılı bir alıntı var. Alıntı, toplumsal beklentilere ulaşmaya çalışırken, yaşanılan anın değerini unutmamak ve kendinizi dinleyip anlamak için zaman ayırmanız gerektiği konusunda uyarıyor. Bu alıntı, insanlar kendilerini ve ihtiyaçlarını unutmadan önce çevrelerindeki beklentileri karşılamaya çalışırken sıklıkla yaşanan bir durumu vurguluyor. Alıntı, bu durumu hatırlatarak insanların kendilerine daha çok özen göstermeleri gerektiğini ve yaşamayı unutmadan yaşamalılar mesajını veriyor. Resimde turuncu bir arka plan üzerinde beyaz çerçeve içinde "Yapamadıklarınız için kendinizi suçlamayın." yazısı ve altta "Don't blame yourself for what you couldn't accomplish" ve "TD" logosu bulunmaktadır. Şaka, kendimizi başaramadığımız şeyler için suçlamamız gerektiğini ima eden bir atasözü veya klişe ifadeye gönderme yaparak, bunun yerine başaramadığımız şeyler için kendimizi suçlamamamız gerektiğini söylüyor. Bu ironi, kendimizi suçlamayı bırakarak başarmamız için bir fırsat olduğunu vurguluyor. Resimde Türkçede bir söz ve altına İngilizce çevirisi yazılmış. Söz şöyle: "Akıl sağlığınız her şeyden önemli. Her şey kötü ve kurtuluş yok gibi görünse de bekleyin. Dibe vurduktan sonra sadece yükselebilirsiniz." Şaka, her şey kötü olsa bile umutsuzluğa kapılmamamız gerektiğini, çünkü dibe vurduktan sonra tek yapmamız gereken şeyin yukarı çıkmak olduğunu söylüyor. Resimde, turuncu bir arka plana karşı beyaz bir çerçeve içinde Türkçede "Nasıl yaşayacağınızı seçmek sizin kararınız. Başkalarının seçimlerinizi hayal kırıklıkları yaşam tarzını belirlememeli." yazılı bir alıntı var. Alıntının altında ise, İngilizce "Choosing how you'll live is your decision. Other people's potential disappointments shouldn't determine how you live." ve "TD" yazılı bir çanak çömlek sembolü var. Bu resimde, Türkçede "Başkalarının seçimlerinizi hayal kırıklıkları yaşam tarzını belirlememeli." sözünün, "TD"nin kısaltmasıyla bilinen "Çanak Çömlek" işiyle ilişkilendirilmesiyle ilgili bir espri yapılıyor. Bu söz, diğer insanların hayallerinin ya da beklentilerinin, kendi hayatımızın nasıl yaşanacağını belirlememesi gerektiğini ifade ediyor. "Çanak Çömlek" ile "Hayal Kırıklığı" kelimelerinin benzerliği, bir anlamda bu sözün "Çanak Çömlek" gibi bir işin hayal kırıklıklarıyla dolu olması gibi bir anlam taşımasına yol açarak esprili bir durum yaratıyor. Resimde Türkçede "Akıl sağlığınızı önceliklendirin. Her zaman." yazan bir görsel var. Resimde ayrıca "Prioritize your mental health. Every single time." yazıyor. Resimde, zihinsel sağlığın önemi vurgulanıyor ve herkesin bunu her zaman önceliklendirmesi gerektiği belirtiliyor. Şaka: Resimde bir şaka yok. Ancak, bu cümleler günlük yaşamda sıkça karşılaştığımız bir ironiyi vurguluyor. Zihinsel sağlığımızın her zaman en önemli şey olması gerektiğini biliyoruz, ancak bunu pratikte yaşamamız her zaman kolay olmuyor.


Kimseye kıl olmadığınız güzel bir hafta ...
Kimseye kıl olmadığınız güzel bir hafta sonu geçirin 😊 We wish you a great weekend, hope you’ll not become hair to someone 😊 #learnturkish #ingilizce #ingilizcekelime #ingilizceöğreniyorum #ingilizceogreniyorum #ingilizceöğren #ingilizceogren #yabancıdil #ingilizcekelimeler
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde, turuncu bir arka plan üzerinde beyaz renkte "becoming hair" (saç olmak) ifadesi yazıyor. Altında ise, "/kıl olmak/ (exp.) 1. being really irritated, annoyed by someone" (kıllanmak (açıklama) 1. gerçekten sinirlenmiş, birinden rahatsız olmak) yazıyor. Şaka, "becoming hair" (saç olmak) ifadesinin "kıl olmak" (sinir olmak) ile aynı anlamda kullanılmasından ve bu anlamın "being really irritated, annoyed by someone" (gerçekten sinirlenmiş, birinden rahatsız olmak) cümlesi ile açıklanmasından kaynaklanıyor. Kısacası, şaka, "saç olmak" ifadesinin Türkçe'de "kıl olmak" (sinirlenmek) anlamına geldiğini ve bu anlamın İngilizce'de açıklandığını göstererek bir dil oyununa dayanıyor. Resimde "she dressed colorful she's mismiserable also her sock ran away I became hair, bro" yazan beyaz bir yazı var. Altında ise "Kıl Oldum, Tarkan" yazıyor ve "Giyinmiş rengârenk Perperişan hâli Üstelik çorabı da kaçmış Kıl oldum abi" yazıyor. Şarkıda kullanılan "Kıl oldum" sözü, "Çok sinirlendim" anlamına gelir ve bu cümlelerle birlikte komik bir anlam yaratır. Tarkan'ın saç rengine ve kıyafetlerine gönderme yapılıyor ve Tarkan'ın bu şekilde sinirli olduğunu ima ediliyor.


Saçlarımızdan bahsetmişken bir çekili...
Saçlarımızdan bahsetmişken bir çekilişimiz var 🤗 Yorumlarda 2 arkadaşını etiketle ve @tresantr hesabını takip et, Tresan Sarımsak Onarıcı Bakım Şampuanı ve Tresan Saç Toniği setini kazanacak 5 kişiden 1'i ol. Her yorum bir katılma hakkı. Kazananlar 17 Mart Çarşamba gecesi açıklanacak yorumlarda. Kontrol etmek için gönderiyi kaydedebilirsiniz. Hadi 😊👇 #learnturkish #turkishlanguage #ingilizce #deyimler #saç #işbirliği
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde yeşil bir zemin üzerine beyaz yazı ile "You have the roots" yazıyor. Altında "kökünü sende" yazıyor ve "en yaygın ifade. Kötü bir saç kesiminden sonra birini teselli etmek için" yazıyor. Resimdeki espri "kökünü sende" ifadesinin, kötü bir saç kesiminden sonra birini teselli etmek için kullanılan bir ifade olmasına gönderme yapıyor. Bu ifade, saç köklerinin kişinin bedeninde olduğunu ve bunun bir saç kesimini düzeltmeyeceği gerçeğini vurguluyor. Resimde turuncu bir arka plan üzerine beyaz yazı ile "I made my hair a broom! /saçımı süpürge ettim!/ (exp.) 1. I did everything for you! tresan" yazıyor. Bu espri, "saçımı süpürge ettim!" sözüyle "süpürge olmak" ifadesini kullanarak saçın çok kötü bir durumda olduğunu ve "süpürge olarak işe yarayabileceğini" ima ediyor. "I did everything for you!" ifadesi ise saçının kötü durumunun "her şeyi yapmış olmak"la ilişkilendiriyor. Bu espri, saçın kötü olmasına dair abartılı bir ifade kullanarak komik bir etki yaratıyor. Bu resimde, "Saçım değirmende ağartmadı" deyimiyle ilgili bir söz oyunu var. **İngilizce'deki ifadeye baktığımızda "my hair didn't turn grey in the mills" "Değirmenlerde saçım grileşmedi" anlamına geliyor.** Bu ifade, genellikle insanların deneyimli olduğunu ve zorluklara göğüs gerdiğini anlatmak için kullanılır. Ancak, görselde "Değirmenlerde saçım grileşmedi" ifadesi, saçın değirmenlerde öğütülmesi ve bu süreçte beyazlaması gibi absürt bir durum yaratılmıştır. Bu da bir mizah unsuru yaratır. **Özetle, resimdeki espri, "Saçım değirmende ağartmadı" ifadesinin, saçın değirmenlerde öğütülmesi ile ilişkilendirilmesiyle ortaya çıkan bir söz oyununa dayanıyor.** Resimde sarı bir zemin üzerinde beyaz yazıların olduğu bir görsel var. Yazılar şu şekilde: "let no harm come to someone's strand of hair" "/saçının teline zarar gelmesin/ (exp.) 1: no harm should ever affect this person" "tresan" Bu görselin espri konusu Türkçede "saçının teline zarar gelmesin" deyimi ile "hiçbir zararı dokunmamalı" anlamına gelen "no harm should ever affect this person" cümlesini karşılaştırmak. Türkçedeki ifade daha güçlü ve abartılı bir dil kullanırken İngilizce cümle daha sade ve yumuşak bir ifade kullanıyor. Bu karşılaştırma, Türkçenin günlük konuşmada abartılı ve güçlü ifadelere daha yatkın olduğunu gösteriyor. Resimde beyaz saçların düşmesiyle ilgili bir ifade olan "beyaz saç düşmek" yazılı. Bu ifade Türkçe'de "saçları ağarmak" anlamına gelir. Resimdeki ifade, saçların ağarmasıyla ilgili Türkçe bir deyimi, İngilizceye çevrilerek, daha doğrudan bir anlamla ifade ediyor. Resimde "hair to hair, head to head" yazıyor, yani Türkçe "baş başa" demek. Altında, Türkçede "baş başa" ifadesinin anlamını açıklayan bir tanım var. Bu komik bir durum çünkü "baş başa" ifadesi Türkçe'de "kafa kafaya" veya "birbirlerine çok yakın" anlamına gelirken, İngilizce "hair to hair, head to head" ifadesi genellikle "birbirlerine karşı şiddetli bir şekilde" anlamına gelir. Bu nedenle, Türkçede "baş başa" ifadesinin kullanımı İngilizce kullanımından oldukça farklıdır ve bu da bir miktar eğlenceli bir zıtlık yaratır.


İçerik ekle

Template seç, yazını yaz, kepsi siteye gönder.

Keps yap →

💬 Son Yorumlar