İçerik ekle template seç, yaz, gönder
turkce ile ilgili bulabildiğim postlar, videolar, karikatürler, resimler, tweetler, miimler

Maalesef alkol yasağıyla ilgili yapılan ...
Maalesef alkol yasağıyla ilgili yapılan tartışmalarda mantıktan çok ideolojik yaklaşımların öne çıktığını görüyoruz. Bu konuyla ilgili birkaç argüman üzerinden gitmek istedik. We are having an issue with ideological approaches dominating reason in our country. We just gave some example arguments and showed how they still have ideological approaches in them.
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta gri bir zemin üzerine "Maalesef bu ülkede mantıksal tartışma yapmakta zorlanıyoruz. Alkol yasağıyla ilgili birkaç argümandan bunu inceleyelim." yazıyor. Altında ise "TD" yazan ve çaydanlık resmi olan bir logo var. Bu görselde yapmaya çalışılan espri, "mantıksal tartışma yapmakta zorlanıyoruz" cümlesiyle başlıyor. Ardından, "alkol yasağıyla ilgili birkaç argümandan bunu inceleyelim" denilerek, alkol yasağıyla ilgili tartışmanın genellikle mantıksal olmaktan çok duygusal ve ideolojik tartışmalara dönüştüğü ima ediliyor. "TD" logosu ise çaydanlık resmiyle, alkol yasağı tartışmalarında kullanılan bir argümanı, yani "çay içelim" argümanını sembolize ediyor. Espri, alkol yasağıyla ilgili tartışmaların mantıksal bir temele dayanmadığını ve genellikle duygusal argümanlarla yürütüldüğünü ima ediyor. Resimde alkol yasağı ile ilgili bir tartışmaya gönderme yapan bir çizim var. "En büyük sorunumuz alkol yasağı mı? Neden tartışıyorsunuz?" sorusunun cevabında, "Hayır değil; ancak bir haksızlığı tartışmak için en büyük sorun olmasına gerek yok. Bu şekilde alıştır alıştır en büyük sorun olmayan her haksızlık kabul edilir hale gelir." denilerek alkol yasağı tartışmasının yerine daha önemli konuların ele alınması gerektiği ima ediliyor. Kısacası, bu çizim alkol yasağı gibi bir konuyu tartışmak yerine daha büyük ve önemli sorunlara odaklanmanın önemini vurgulayan bir mizah. Resimde, koyu gri bir arka plana karşı beyaz ve turuncu renkte yazılmış bir metin var. Metin, COVID-19'un sigara içenlerde daha ciddi sorunlara yol açtığını ve alkolü bu nedenle yasaklamanın mantıklı olmadığını söylüyor. Görseldeki espri, COVID-19'un sigara içenler için daha tehlikeli olmasına rağmen, alkolün yasaklanmasını savunuyor. Bu durum, alkolün COVID-19 için bir risk faktörü olmadığını ve hastalıkla bağlantılı olmadığını gösteriyor. Resimde "Alkol kullananlar ailesine zarar verebiliyor, bu nedenle yasaklanmalı." yazısı ve altına "Kadın cinayetleri öncesinde tehdit eden kişiler cinayet işleyene kadar ceza almayıp, failer korumakla ilgili önlemler almayı sağlayan İstanbul Sözleşmesi kaldırıldıktan sonra bu argümanı sunmanın samimiyeti pek kalmamıştır." yazısı bulunuyor. Bu resim, İstanbul Sözleşmesi'nin kaldırılmasına yönelik argümanların samimiyetsizliğini ve kadın cinayetlerinin önlenmesi konusunda çelişkili bir tutumu eleştirmek için hazırlanmış bir mizah parçası. "Alkol kullananlar ailesine zarar verebiliyor, bu nedenle yasaklanmalı" diyen birinin, kadın cinayetlerine karşı mücadele konusunda etkili bir argüman sunmasının mümkün olmadığı ironik bir şekilde gösteriliyor. Resimde "Alkol yasağı ideolojik bir yasak değil, pandemi sebebiyle yapıldı." yazıyor. Altında ise "Kapalı alanda solunum yoluyla bulaşan bir hastalığın bulaşmasını önlemek isterken insanların kapalı alana toplanacağı camileri açık bırakıp evine hangi içeceği götürdüğüne karışmak mantıklı mı? Hayır, değil." yazıyor. Fıkra, alkol yasağının pandemi döneminde insanlar toplu olarak bir araya gelmesin diye değil, insanların evlerine alkol götürmesini engelleyip alkol tüketimiyle ilgili toplumsal ahlakı düzenlemek için yapıldığını ima ediyor. Resimde, gri bir arka plan üzerinde beyaz yazı ve sağ alt köşede "TD" logosu bulunan bir görsel var. Görselde, alkol yasağıyla ilgili büyük bir sorunun ne olduğu soruluyor. Cevap olarak ise "Konuyla ilgili bir neden açıklama gereği bile duyulmaması" deniyor. Ardından, ülkeyi etkileyecek önemli bir karar alındığında bunun sebebi de açıklanması gerektiği, sebep açıklanmıyorsa bunun mantıklı bir sebebi olmadığı ve halka artık kararlarından dolayı hesap vermek zorunda hissedilmemesi gerektiği belirtiliyor. **Şaka şu ki:** Alkol yasağıyla ilgili bir açıklama gerekçesi veya açıklaması olmadığı, sadece insanların alkol içmesini önlemeyi amaçladığı ve halkın bu konuda söz hakkı olmadığı gibi bir durum yaratılıyor. Bu da, alkol yasağını getirenlerin, insanların düşüncelerini önemsemediğini gösteriyor. Resimde "herkesin hayatına kimse karışamaz" yazısı ve altta "TD" logolu bir resim var. Bu, "herkesin hayatına kimse karışamaz" sözünü kullanarak bir "TD" logolu ürün veya hizmetin reklamını yapıyor. Fakat bu söz günlük hayatta kullanılan bir atasözü olduğu için, bu şekilde reklam yapılması biraz eğlenceli ve ironik. TD logolu ürünün "herkesin hayatına karışmak" ile bir ilgisi olmamasına rağmen, bu sözün bu şekilde kullanılması reklamın dikkat çekici olmasını sağlıyor.


@sprite_tr Instagram hesabındaki içeriği...
@sprite_tr Instagram hesabındaki içeriğin altına aklınızda geçenleri net olarak yazmanızı bekliyor. Biz “nasıl hissediyorsan öyle ol” yazdık; çünkü hayatta kendi netliğimizle hissettiğimiz gibi yaşamanın önemine inanıyoruz. Siz de aklınızdan geçeni kısa ve net bir cümleyle yazın. Yazdığınız cümle seçilirse harika tasarımcılar, üzerinde sizin cümleniz yazan, sadece size özel bir tişört tasarlayacak. Şansınızı deneyin 😊 #SeninGibiNet #işbirliği
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde yeşil bir arka planda üç Sprite şişesi ve "Nasıl hissediyorsan öyle ol. Be how you feel." yazısı bulunuyor. Şaka, Sprite'ın "Be how you feel." sloganına dayanıyor. Slogan, insanların özgürce hissetmeleri ve kendileri olmaları için bir çağrı. Ancak resimde şişelerin "Sprite" yazısının farklı açılardan görünmesi, sanki şişeler içeceğin nasıl hissettirildiği konusunda bir şahsiyet gösteriyor gibi bir izlenim yaratıyor. Bu da, şişelerin de tıpkı sloganın dediği gibi "kendileri olduklarını" gösteriyor. Dolayısıyla şaka, Sprite şişelerinin "Be how you feel." sloganını benimsemiş olmaları ve bu sloganı "kendileri gibi" göründükleri bir şekilde yorumlamalarıyla ortaya çıkıyor.


Herkesin yaşam tarzına saygı gösterin. H...
Herkesin yaşam tarzına saygı gösterin. Herkesin hayatına kimse karışamaz. Please respect everyone’s lifestyle.
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde, turuncu bir zemin üzerinde siyah metinle, Türkiye'de koronavirüs salgını nedeniyle alkolsüz içecek satışının yasaklandığı ve 17 Mayıs'a kadar süreceği yazıyor. Ayrıca, "Mağazalarda insanların satın aldığı ürünlerin COVID-19 enfeksiyon oranlarını etkilemediğini ve herkesin yaşam tarzına saygı gösterilmesini ve ideolojik kararlarla yönetilmemesini istediklerini belirten" bir açıklama var. Resmin altında, küçük bir beyaz çaydanlık simgesinin içinde "TD" yazan bir logo bulunuyor. Resimdeki espri, Türkiye'de içki satışlarının yasaklanması ve bunun, insanların yaşam tarzlarını etkileyen ideolojik bir karar olduğu, ancak mağazalarda satılan ürünlerin COVID-19 enfeksiyon oranlarını etkilemediği fikrinde yatmaktadır. Espri, içki satış yasağını, insanların kişisel tercihlerine müdahale eden ve mantıksız bir karar olarak göstermektedir. "TD" logosu ise çaydanlık ile, "alkol" yerine "çay" içilmesi gerektiği anlamına gelerek, yasaklamanın komik bir şekilde eleştirilmesine katkıda bulunuyor. Resimde sarı bir arka plan üzerinde koyu mavi yazı ile bir afiş yer alıyor. Afişte "tam kapanma süresince alkol satışını yasaklamak insanların yaşam tarzına karışmaktır." yazıyor. Afişin alt kısmında ise "Marketteki alışveriş sepetinize alkol ekleyip eklemememeniz pandemideki bulaşma miktarını ertelemez. Kendi inanışlarınızı tüm halka dayatmayın, insanların yaşam tarzına karışmayın." yazıyor. Afişin sağ alt köşesinde de "TD" yazan ve bir kadeh çizen bir logo yer alıyor. Bu afiş, alkol satışının yasaklanması ile ilgili bir espriye dayanıyor. Alkol satışının yasaklanması insanların yaşam tarzına müdahale edilmesi olarak sunulurken, bulaşma miktarını ertelemek için alınacak diğer önlemler göz ardı ediliyor. Afişteki ironi, alkolün bulaşma miktarını etkilemediği halde, insanların hayatlarını kolaylaştırmak için alınan diğer önlemlerin (maske takma, mesafe koruma vb.) göz ardı edilmesi üzerine kurulu. Özetle, afiş alkol satışını yasaklamak için kullanılan argümanların saçmalığını, gerçekçi olmayan bir yaklaşımı eleştirerek, alkolün bulaşma miktarı üzerindeki etkisini küçümseyen bir mizah anlayışıyla ortaya koyuyor.


Really useful guide 😁 We have seen this ...
Really useful guide 😁 We have seen this content shared around but couldn’t find out who the source is. Let us know if you know so we can give credit 😊
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde günlük hayatta kullanılan bazı Türkçe deyimlerin İngilizce karşılıkları verilmiş. Fakat bu deyimler İngilizcede yanlış çevrilmiş. Örneğin, "İnşallah" kelimesi "İnşallah" olarak İngilizceye çevrilmiş. Bu espri, Türkçede kullanılan deyimlerin İngilizce karşılıklarının bazen komik veya yanlış olabileceğini göstermek için yapılmış.


Diş hassasiyeti artık tadınızı kaçırması...
Diş hassasiyeti artık tadınızı kaçırmasın. Buz gibi kolanın ya da sımsıcak çayın artık ılımasını beklemenize gerek kalmasın. Yediğinizin içtiğinizin rahatça keyfini çıkarın. @sensodynetr ile hassasiyeti değil, anı yaşa. #işbirliği
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Bu fotoğrafta "paşa çayı" kelimesinin tanımı yer almaktadır. "Paşa çayı" sıcak çayı içemeyen kişilerin, soğuk su ilave ederek ılık hale getirdiği çaydır. Fotoğraftaki mizah, "paşa çayı"nı "paşa" gibi güçlü bir kişi için hazırlanan bir içecek gibi sunarak ortaya çıkmaktadır. Aslında "paşa çayı" sıradan bir çaydır, ancak sıcak çay içemeyenler için daha uygun hale getirilmiştir. Resimde "sıcak kola" kelimesinin tanımını anlatan bir görsel var. Tanımda "sıcak kola"nın, "bekleyip ısınıp sıcak hale gelmiş kola" ve "kimsenin beğenmediği bir şey" olarak tanımlanmış. Bu görsel, "sıcak kola"nın genellikle istenmeyen ve hoş karşılanmayan bir içecek olduğu gerçeğini komik bir şekilde ele alıyor. "Sıcak kola"nın "kimsenin beğenmediği bir şey" olarak tanımlanması, bu içeceğin ne kadar "kötü" olduğunu vurgulayarak bir mizahi etki yaratıyor. Resimde "Kovalamak" ifadesinin Türkçedeki anlamı olan "tadını kaçırmak"ın açıklaması ve örneği yer alıyor. Bu "kovala" kelimesinin anlamı, birinin bir şeyden keyif almasını engellemek, zevkini bozmak anlamına geliyor. Örnekte, sıcak kola içeceğinin birinin yiyeceğin tadını çıkarmasını engellediği söylenerek bu anlam vurgulanıyor. Resim, Türkçe dilini ve kelimelerin farklı anlamlarını öğrenmek için eğlenceli ve yaratıcı bir yol sunuyor. Resimde "hohot" kelimesi ve anlamı yazılı. "hohot" kelimesi "sıpsıcak" anlamına geliyor. "sıpsıcak" ise sıcak ve hoş bir şekilde tanımlanan bir şey anlamına geliyor. Bu kelime oyununun sebebi "hohot" kelimesinin "sıcak" kelimesiyle olan benzerliği. "hohot" kelimesi de "sıpsıcak" kelimesinin daha komik bir versiyonu olarak kullanılabilir. Bu da kelime oyunu yaratıyor. Resimde, mavi bir arka plana karşı beyaz harflerle "like ice" (buz gibi) yazılmış ve altında "buz gibi (sıfat)" ve "1. çok soğuk (örneğin) Buz gibi limonata içebilseydik keşke" yazılmış. Bu, Sensodyne diş macununun reklamı ve "buz gibi" ifadesinin sözlük anlamı ile limonata içmek için çok soğuk olması arasındaki bir kelime oyunu kullanıyor. Türkçe'de bu espri, "buz gibi" ifadesinin hem "çok soğuk" anlamında hem de limonata gibi içeceklerin soğukluğu ile bağlantılı olarak kullanılmasını sağlıyor. Bu kelime oyunu, izleyiciye Sensodyne'nin dişleri "buz gibi" soğuk içeceklerden koruyabileceği mesajını veriyor. Resimde "Keyfini çıkarmak" (keyfini çıkarmak) kelimesinin açıklaması ve bir çay fincanı görülüyor. Şaka, "keyfini çıkarmak" eyleminin çaydan keyif almak için geçerliliği üzerine oynuyor. Burada, diş hassasiyeti nedeniyle çayın tadını tam olarak çıkaramayan kişilerin çaydan keyif almasına atıfta bulunuluyor. Bir diğer deyişle, şaka diş hassasiyeti nedeniyle çayın tadını tam olarak çıkaramayan kişilerin "keyfini çıkarmak" eylemini tam anlamıyla gerçekleştiremediği gerçeğine dayanıyor.


Did you know you were languishing? 🤔 We ...
Did you know you were languishing? 🤔 We saw this on an article on @nytimes by @adamgrant and wanted to share it with you. If you are neither depressed nor well this might be what you are feeling. It’s important to understand and acknowledge our feelings so that we can communicate to resolve them. It’s okay to not be okay. Treat yourself well. ❤️ The link of the article:
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde "bayıklık" kelimesi ve bunun İngilizce karşılığı olan "languishing" kelimesi ile tanımı yer alıyor. "Bayıklık", özellikle pandemi döneminde yaşanan yorgunluk, umutsuzluk ve motivasyon eksikliği gibi duyguları ifade ediyor. Bu resimde yapılan espri ise "bayıklık" kelimesinin anlamını, "languishing" kelimesiyle birlikte, pandemi döneminin ruh halini yansıtan bir şekilde tanımlamasıdır. Resim, "bayıklık" duygusunun ne kadar yaygınlaştığını ve bu duygunun 2021 yılının en yaygın duygusu olabileceğini esprili bir şekilde gösteriyor. Bu görsel, Türkiye'de sıkça duyduğumuz "bayıklık" hissine değiniyor. 2021 yılında yaşadığımız pandemi ve bunun getirdiği duygusal etkilerle, insanlar sürekli olarak yorgun, keyifsiz ve umutsuz hissediyor. Bu durum, sanki bir araba camından dışarı bakıp geçen hayatı izliyormuş gibi, hiçbir şey yapmadan sadece izlemekle geçiyor. Görselde geçen "bunun adı: bayıklık" ifadesi, bu hissi tam olarak tanımlıyor ve gündelik dilde sıkça kullandığımız bir deyime gönderme yapıyor. Resimde "Duygularımıza İsim Vermek" başlıklı bir yazı var. Yazıda psikologlara göre duygularımızı yönetmenin en iyi yolunun onlara isim vermek olduğu söyleniyor. Bu duyguya isim vermek kendimizi anlamamıza ve yalnız olmadığımızı hissetmemize yardımcı olabiliyor. Yazının altında "Nasılsın?" diye sorulunca "iyi işte" demek yerine "bayık hissediyorum" diyebiliriz yazıyor. Bu da insanların genellikle iyi olduklarını söylemelerini ve gerçek duygularını ifade etmelerini önleyen bir espri. Özetle espri, "bayık" hissetmek gibi daha spesifik duygulara isim vererek, insanların duygularını daha iyi ifade edebileceğini ve dolayısıyla daha iyi yönetebileceğini ima ediyor. Bu resimde "languishing" kelimesinin tanımı ve Türkçesi verilmiş. "Languishing" kelimesi, pandemi dönemindeki "boşluk" hissine atıfta bulunarak "sıkıntı" veya "umutsuzluk" anlamına geliyor. Türkçesi "bayık" olan bu kelime, "bayık" kelimesinin genel anlamını ifade etmekten ziyade, pandemi döneminde insanların hissettiği belirsizlik ve boşluk hissine odaklanıyor. Bu şekilde, "languishing" kelimesinin Türkçesi "bayık" olarak verilerek, pandemi dönemiyle ilgili olan ve daha spesifik bir anlamı olan bir kelimeyle ilişkilendiriliyor. Bu görsel, "Sıkıcı mı hissediyorsun? Hiçbir şey mi yapmak istemiyorsun? Bunun için bir isim var: Sönük hissetmek." başlığı altında bir metin içermektedir. Metin, salgının duygusal etkilerinin, çoğu insan için tam olarak tükenmişlik veya depresyon olarak adlandırılamamasına rağmen, bir tür boşluk ve amaçsızlık hissi yarattığını açıklamaktadır. Bu hissin 2021'in baskın duygusu olabileceği vurgulanmıştır. Görsel, "Sönük hissetmek" duygusunun, salgınla bağlantılı bir şekilde ortaya çıktığını ve yaygın bir deneyim olduğunu, hatta bir isim kazandığını esprili bir şekilde ifade etmektedir. Görselde kahverengi bir arka plana karşı beyaz yazı ile "Hissettiğin Şeyi Adlandır" ve "Psikologlar duyguları yönetmenin en iyi stratejilerinden birinin onları adlandırmak olduğunu düşünüyor. Bu duyguyu adlandırmak, kendimizi anlamamıza ve yalnız olmadığımızı, sıkıntının yaygın ve paylaşılan bir şey olduğunu hatırlamamıza yardımcı olabilir. Birisi "Nasılsın?" diye sorduğunda, "Harika!" veya "İyiyim!" demek yerine, "Sıkıntılıyım" diyebiliriz. Bu, duygularımızı paylaşmamıza ve sıkıntıdan kurtulmak için çalışmamıza yardımcı olacaktır." yazıyor. Ayrıca görselin altında küçük bir çömlek resmi ve yanında "TD" yazıyor. Resimdeki şaka, insanların sıkıntılı olduklarında bunu kabul etmekten kaçınma eğilimine ve bunun yerine daha yüzeysel cevaplar verme eğilimlerine değiniyor. Sıkıntı duygusunun kabul edilmesinin, bireyin kendisini daha iyi anlaması ve başa çıkma yöntemleri geliştirmesi açısından önemli olduğu vurgulanıyor.


Çocukların gülümsemeleriyle sevginin en ...
Çocukların gülümsemeleriyle sevginin en güzel halini hatırlatması ve hayatımıza yansıtması #PahaBiçilemez. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün çocuklara armağan ettiği 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız kutlu olsun! 🎈 @mastercardturkiye #işbirliği
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde, mutlu ve el ele tutuşmuş bir grup çocuk var. Arka planda büyük, turuncu bir yazı "Çocuklar sevginin en saf halidir" diyor. Resmin altındaki logo ise "Mastercard" ve "TD" logoyu gösteriyor. Resmin altındaki logoların "Mastercard" ve "TD" olması, "Çocuklar sevginin en saf halidir" sloganıyla bir araya geldiğinde, çocukları "en saf şekilde" "kart" kullanmaya teşvik ediyormuş gibi bir durum yaratıyor. Bu durum, çocukların "en saf şekilde" kart kullanmaları fikrinin absürt ve komik olmasıyla alay konusu oluyor. Yani, burada çocukların kart kullanmaması gereken ama marka tarafından reklam amaçlı kullanılmasıyla alay ediliyor. Resimde bir grup çocuk el ele tutuşmuş ve mutlu görünüyor. Resmin altında "Çocuk geleceğimiz güvencesi, yaşama sevincimizdir." yazıyor ve bu sözü söyleyenin Mustafa Kemal Atatürk olduğu belirtiliyor. Resmin alt kısmında Mastercard logosunun hemen yanında Türk Telekom logosu yer alıyor. Resimdeki espri, Türk Telekom'un "çocuk geleceğimiz güvencesi" söylemini kullanarak Mastercard'ı "geleceğimiz güvencesi" olarak göstermesi ve "çocuk yaşama sevincimizdir." sözüne gönderme yapmasıdır. Resimde kırmızı bir zemin üzerine "Çocuklar en değerli kaynaklarımızdır." yazısı ve altına renkli çocuk figürleri çizilmiş. Çocukların hepsi el ele tutmuş, gülümsüyor ve mutlular. Ayrıca resimde Mastercard ve Türk Telekom logosu da var. Bu resimdeki espri, Türk Telekom'un çocukların en değerli kaynak olduğunu söylemesi ve Mastercard'ın ise bir kaynak gibi göründüğü. Bu durum, çocukların para ve maddi kaynaklardan daha değerli olduğunu vurgulayan bir durum ve espriyi ortaya çıkarıyor. Resimde bir grup çocuk birbirlerinin ellerini tutmuş, gülümsüyor. Resmin altındaki metinde "Çocuklar nasıl yaşamamızı göstermek için en iyi rehberdir" yazıyor. Resmin sağ alt köşesinde de Mastercard ve Türk Hava Yolları logosu bulunuyor. Fıkra, çocukların "en iyi rehber" olduğunu söyleyerek Mastercard ve Türk Hava Yolları'nın fiyatlarının ne kadar yüksek olduğunu dolaylı olarak eleştiriyor. "Çocuklar, nasıl yaşamamızı göstermek için en iyi rehberdir" sözü, çocukların daha az harcamayı, daha az seyahat etmeyi ve daha az tüketmeyi öğreteceklerini ima ediyor. Resimde renkli kıyafetler giymiş ve ellerini tutmuş halde sırada duran çocuklar ve arkalarında uçan bir kağıt uçak var. Altta da "Çocuklar her anı yeni bir merakla yaşamamızı hatırlatmaktadır." yazıyor. Resimdeki mizah, çocukların her anı merakla ve coşkuyla yaşamalarına karşın yetişkinlerin bu özelliği kaybetmiş olmasına işaret ediyor. Bu, yetişkinlerin çocukluğun saflığını ve coşkusunu özlediğini ima eden hafif bir hicivdir. Resimde bir grup çocuk birbirlerine sarılmış olarak çizilmiş. Resmin altında "Çocuklar, bugünün küçükleri, yarının büyükleridir" yazıyor. Ancak resimde, çocukların ellerinde Mastercard ve TD logosu yer alıyor. Bu resimde yapılan şaka, "yarının büyükleri" olarak gösterilen çocukların ellerinde kredi kartı ve banka logosu olması. Bu, çocukları yetişkin dünyasının tüketim ve finansal yükümlülükleriyle ilişkilendirerek ironik bir gönderme yapıyor. Resimde, çeşitli etnik kökenlerden gelen ve ellerini tutmuş halde gülümseyen bir grup çocuk var. Arkalarında "Ulusal Egemenlik özgürlüğün de, eşitliğin de adaletin de dayanağıdır." yazıyor. Bu resimde, çocukların farklı renklerde ve özelliklerde olmasına rağmen ellerini tutarak birliklerini simgeledikleri görülüyor. Bu da, "Ulusal Egemenlik özgürlüğün de, eşitliğin de adaletin de dayanağıdır." sloganını destekliyor. Resimde bir espri yok. Bu resim, ulusal egemenliğin önemini ve herkesin özgürlük, eşitlik ve adalet içinde yaşama hakkına sahip olduğunu vurgulamak için tasarlanmış. Resimde, bir grup çocuk el ele tutuşmuş ve gülümsüyor. Resimde, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlaması ile ilgili yazı var. Resimde yapılan şaka ise, 23 Nisan'ı kutlayan insanların genelde kredi kartları ile bayram alışverişi yapıyor olmasına gönderme yapması. Resimdeki kredi kartının görseli, bu şakayı destekliyor.


Have you heard about the new threepaperist? 💸...
Have you heard about the new threepaperist? 💸
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde "threepaperist" kelimesiyle birlikte, bir dolandırıcı, sahte sanatçı ve Farm Bank'tan kaçan Tosuncuğun fotoğrafları var. Görsel, "üçkağıtçı" kelimesinin altına, bu üç kişinin de "üçkağıtçı" olduğuna dair bir espri içeriyor. Özellikle Faruk Fatih Özer'in "üçkağıt" ile bilinen bir şahıs olması, bu espriyi daha da anlamlı hale getiriyor.


We see news about billions of $s disappe...
We see news about billions of $s disappearing from public funds and we see many people committing suicide due to poverty. We see depression due to financial ruin, yet we keep seeing billionaires on the news and look at them with awe. We are playing a game of life that’s not fair and we really need to work towards a more fair distribution of wealth. We have seen a great post from @emilyisliving and wanted to localize it for Turkey and share it with you. We hope to live in a more fair, happier society. Love. ❤️
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Bu görsel, dünyadaki servet eşitsizliğinin artan bir sorun olduğunu gösteren bir infografik. Görselde, dünyanın en zengin 26 milyarderinin, en yoksul 3.8 milyar insan kadar servete sahip olduğu belirtiliyor. Ayrıca, milyarderlerin pandemi döneminde 565 milyar dolar daha zenginleştiği ve bunun ortalama haftada 42 milyar dolarlık bir artışa denk geldiği vurgulanıyor. Bu, zenginlerin zenginleşmeye devam ederken, yoksulların daha da yoksullaştığı anlamına geliyor. Görselin son cümlesi "the world's billionaires reached $9.4 trillion." şeklinde. Görselde yer alan "TD" logosu "The Economist" dergisine ait, ancak bu görselin orijinal olarak "The Economist" tarafından yayınlandığına dair bir bilgi yok. Görseldeki mizah unsuru, "The Economist" dergisinin logosunun, zenginliğin ve servetin sembolü olarak görülebilen bir "çaydanlık" şeklinde olmasıdır. Bu, zenginlerin servetlerini arttırmak için "çaydanlıklarını" kullandıklarına, yani yoksulları sömürdüklerine ironik bir şekilde işaret ediyor. Resimde, pembe bir arka plan üzerine yeşil yazı ile bir mesaj yer almaktadır. Mesaj, milyarderlerin servetlerini nasıl kazandıklarıyla ilgilidir. Mesaj şu şekildedir: "Milyarderler zenginliklerini kazanmazlar. İki şekilde milyarder olunur: 1. Miras yoluyla (tüm milyarderlerin %44'ü) 2. Çalışan sınıfın sömürülmesi. Eğer Türkiye'de asgari ücretle çalışırsanız (yıllık 4.524 TL), milyarder olmak için 221.000 yıla ihtiyacınız olur. Bir milyarder, çalışan sınıfından 221.000 kat daha fazla çalışmaz. Zenginliği yaratan şey, işçi sömürüsüdür. Adil olmayan bir yaşam oyununu oynuyoruz." Resmin altında "emilyisliving" ve "TD" logosu bulunmaktadır. Şaka, milyarderlerin servetlerini kazandıkları yöntemi sorgulamaktadır. Asgari ücretle çalışan bir kişinin milyarder olmak için 221.000 yıla ihtiyacı olacağını belirtmekle, milyarderlerin servetlerini işçi sömürüsünden kazandığını ima etmektedir. Bu şaka, Türkçede "Milyarderlerin zenginliklerini nasıl kazandığını sorgulamak için kullanılan bir espri." şeklinde yorumlanabilir. Bu resimde, her biri pirinç taneleri ile temsil edilen farklı miktarlarda para gösteriliyor. İlk resimde birkaç tane pirinç tanesi 100.000 doları temsil ediyor, ikinci resimde daha fazla pirinç tanesi 1.000.000 doları temsil ediyor ve üçüncü resimde oldukça büyük bir yığın pirinç 1 milyar doları temsil ediyor. Son resimde ise daha da büyük bir yığın pirinç 122 milyar doları temsil ediyor ve bu miktarın neredeyse 128 milyar dolara ulaştığı belirtiliyor. Bu resimdeki şaka, paranın büyüklüğünü görselleştirmek için kullanılan bir metafordur. Çünkü bir milyar dolar gibi bir rakamı hayal etmek oldukça zordur, ancak bu resimde kullanılan pirinç taneleri ile bu rakamı somut bir şekilde gösteriyor. Bu da paranın gerçekte ne kadar büyük bir miktar olduğunu daha iyi anlamayı sağlıyor. Resimde, Amazon CEO'su Jeff Bezos'un çalışanlarının maaşları ve çalışma koşulları hakkında eleştirel bir yazı bulunuyor. Yazıda, Bezos'un bir dakikada çalışanlarının bir yılda kazandığından daha fazla para kazandığı belirtiliyor. Ayrıca çalışanların temel ihtiyaçları için gıda pulu almaya ihtiyaç duydukları ve tuvalet molaları için bile işten çıkarılabildikleri ifade ediliyor. Yazının son bölümünde ise Bezos'un çalışanlarından 2 milyon kat daha zeki ve değerli olup olmadığı sorularına yer veriliyor. Bu yazı, "öz-yapımcı" milyarderlerin işçi sınıfını sömürerek servet biriktirdikleri ve bu zenginlik birikiminin adil olmadığı eleştirisini ortaya koyuyor. **Şaka:** Yazının son bölümündeki "Bezos çalışanlarından 2 milyon kat daha zeki ve değerli olup olmadığı" sorusu, durumun absürt ve ironik bir şekilde sergilenmesiyle bir şaka olarak yorumlanabilir. Resimde, yeşil bir arka plan üzerinde beyaz yazı ile "Zenginliğin adil dağıtımına ihtiyacımız var" yazan bir poster var. Poster, COVID salgınının çoğu insanı tek bir kötü yıl - tıbbi bir sorun, işsizlik - tamamen mali yıkımdan uzaklaştırdığını ve kimsenin de bir milyarder olmaktan bir yıl uzakta olmadığını söylüyor. Poster, açlık ve hastalıklardan ölürken, bazı insanların 50. malikanelerinde ve 12. özel jetlerinde keyif sürdüğü bir dünyada, evsizliğin, açlığın ve hastalıkların olmasının anlamsız olduğunu söylüyor. Poster, daha adil bir servet dağılımı için daha gerçekçi beklentilere sahip olmamız gerektiğini belirtiyor. Bu posterin temel espri konusu, insanların daha adil bir servet dağılımı için çalışmaları gerektiği ve zenginliğin tüm nimetlerinden sadece birkaçı faydalanmaması gerektiğidir. Bu durum, toplumda eşitsizliklerin varlığına ve zenginliğin toplumun tüm bireylerine eşit bir şekilde dağılmadığına dikkat çekiyor.


We can be nice 😇 but also not 😈
We can be nice 😇 but also not 😈
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde pembe bir arka plan üzerinde "may it be appetite honey sugar" yazıyor. Altında ise "/afiyet bal şeker olsun/ (exp.) 1. how Turkish people say "bon appétit" yazıyor. Bu espri, "afiyet bal şeker olsun" ifadesinin "bon appétit" için Türkçede kullanılan bir ifade olduğunu ve bunun "may it be appetite honey sugar" olarak İngilizceye çevrilmesinin komik olduğunu göstermektedir. Fotoğrafta "may it be poison poison" yazıyor, bunun altında da Türkçede "zehir zıkkım olsun" anlamına gelen "/zehir zıkkım olsun/ (exp.)" yazıyor. Altında ise "1. the opposite of 'bon appétit'" yani "afiyet olsun"un zıttı ve "said to ungrateful hurtful people" yani nankör ve zararlı insanlara söylenen bir söz olduğu açıklaması var. Bu bir kelime oyunu, çünkü "zehir zıkkım olsun" aslında bir lanet. Ancak "may it be poison poison" ifadesi, zehirli bir yemek yemenin çok lezzetli olduğunu ima ediyor. Bu da "zehir zıkkım olsun" ifadesinin anlamını tersine çeviriyor. Kısaca, bu resim Türkçede "zehir zıkkım olsun" deyiminin kelime oyununu kullanarak nankör ve zararlı insanlara karşı esprili bir yorum yapıyor.


Ezel, translated 🌹 These are the most re...
Ezel, translated 🌹 These are the most requested lines from Ezel. What’s your favorite line? 😊 #ezel #ezelreplikleri #ramizdayı #ramizdayisozleri #ramizdayi #turkishseries #turkishtv #dizireplikleri #learnturkish
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta "Ezel" dizisinin başrol oyuncusu Kenan İmirzalıoğlu, dizideki karakteri Ezel'in repliğiyle birlikte yer almaktadır. Replik şu şekildedir: "Bir daha söz söylemeye cesaret etme! Bana yalan söyleme! Neden mi biliyor musun? Çünkü inanırım." Bu replikte Ezel, karşısındakinin yalan söylediğini bildiği halde ona inanıyormuş gibi davranarak onu sindirmeye çalışmaktadır. Bu da Ezel'in zekâsını ve oyunculuğunu gösteren bir örnektir. Fotoğrafta Ezel dizisinden Ramiz Dayı'nın "Fırtınada ağaçlar nasıl çatırda biliyor musun kardeş? İşte böyle." diyerek yaptığı hareketi görülüyor. Ramiz Dayı elini kırıp çatırdama sesi çıkarıyor. Bu da fırtınada ağaçların çatırda sesi gibi. Böylece ağaçların fırtınada nasıl çatırdayacağını göstermiş oluyor. Fotoğrafta Kenan İmirzalıoğlu'nun canlandırdığı Ezel karakteri, "**"İm melting lan, melting!"**" sözleri ile bir espri yapıyor. Ezel'in kullandığı "eriyorum" kelimesi hem "melting" anlamına geliyor hem de Türkçe'de bir aşk dolu, heyecan verici duyguyu ifade eden "eriyorum" kelimesiyle örtüşüyor. Bu espri, Ezel karakterinin dramatik ve duygusal bir karakter olmasına rağmen, mizahı da kullanmaktan çekinmediğini gösteriyor. Ayrıca, Türkçe dilinin zenginliğini ve kelime oyunlarını kullanarak espri yaratılabileceğini de gözler önüne seriyor. Fotoğrafta, Ezel dizisinde Ramiz Karaeski rolünü canlandıran oyuncuların fotoğrafı ve bir alıntısı yer alıyor. Alıntı: "They will test you nephew" - Uncle Ramiz. Şaka, Ramiz'in dizi içindeki acımasız ve zeki kişiliğine ve dizi içindeki "test etme" alışkanlığına gönderme yaparak, izleyicilere onun bu sözlerini hatırlatıyor. Türkçede, şaka Ramiz'in karakterine ve diziye aşina olan kişiler tarafından anlaşılabilir. Fotoğrafta Kenan İmirzalıoğlu'nun canlandırdığı Ezel karakteri bulunuyor. Ezel, dizide ihanet ve intikam üzerine kurulu bir hikaye anlatıyor. Kenan İmirzalıoğlu'nun sözleri " "You are so used to betraying everyone that you don't know who you will be loyal to."" diyerek Ezel'in karakterini ve dizinin temalarını yansıtıyor. Bu sözlerin Türkçedeki anlamı, Ezel'in herkese ihanet etmeye o kadar alışmış olması ki artık kime sadık kalacağını bilmediğini gösteriyor. Bu durum Ezel'in geçmişinin acıları ve intikam arzusu tarafından şekillendiğini ve bu nedenle kimseye tam anlamıyla güvenemeyeceğini ortaya koyuyor. Bu söz aynı zamanda dizinin ana teması olan ihanet ve intikam üzerine kurulu olduğunun bir kanıtı olarak görülebilir. Fotoğrafta Ezel dizisinden Ramiz Dayı'nın "Herkes sevdiğini öldürür, benim dediklerimi dinleyin" sözü yazılı ve onun fotoğrafı var. Ezel dizisinde Ramiz Dayı karakteri kötü niyetli ve kendi çıkarları için her şeyi yapacak birisi. Bu sözüyle, sevgiyle başlayan bir ilişkinin sonunda ölümle bitmesine dair bir gerçekliği, acımasız bir şekilde ifade ediyor. Ezel dizisinde Ramiz Dayı, kendi kötü planları ve çıkarları uğruna bir çok insanı öldürüyor. Bu sözü, hem kendi karakterini hem de dizinin genel olarak izlediği "aşkın ve intikamın" temalarını yansıtıyor.


Bu aralar herkesin aklında, dilinde, ceb...
Bu aralar herkesin aklında, dilinde, cebinde Paribu. Bitcoin dünyasına ilk adımı atmak için @paribucom hızlı, kolay ve güvenli bir kripto para işlem platformu. Erken kalkan yol alır 😊 Tabii ki yatırım tavsiyesi değildir 😊 #işbirliği #learnturkish #turkishlanguage
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde yeşil bir arka plan üzerinde beyaz yazı ile "not dropping from your tongue" yazmaktadır. Altında ise "/dilinden düşürmemek/ (exp.)\n1. talking about something all the time (e.g.) you don't drop Bitcoin from your tongue ya!" ifadeleri yer almaktadır. Resimdeki espri dilinden düşürmemek atasözüne dayanıyor. Yani bir konu hakkında sürekli konuşmak veya bir şeyi sürekli olarak tekrarlamak anlamına geliyor. Bitcoin'in de sürekli olarak konuşulan veya duyulan bir konu olduğu için bu atasözüne gönderme yapılmış. Resimde "not leaving your mind" yazıyor. Altında Türkçede "aklında çıkmamak" kelimesinin açıklaması var: Sürekli bir şey düşünmek, hep aklında olmak. Bu resimdeki espri, "aklında çıkmamak" deyiminin, kişinin aklından çıkamayan düşünceler, endişeler ya da takıntılar ile ilişkilendirilmesinde yatıyor. Bu nedenle, resimde "not leaving your mind" yazısı, bir şeyi düşünmekten veya endişelenmekten vazgeçemeyen bir kişiyi temsil ediyor. Resimde "Erken kalkan yol alır" atasözü ile "Erken kalkmak, daha çok yol almanı sağlar" gibi bir anlam ifade eden bir yazı var. Resimde ayrıca "Paribu" sponsorluğunda Türk Dili Vakfı logosu yer alıyor. Şaka, atasözünün "Erken kalkan yorulur" atasözüne benzemesi ve Türk Dil Vakfının Türkçenin doğru ve etkili bir şekilde kullanılmasını savunması arasında bir çelişki yaratmasıdır. Resimde yeşil bir arka plan üzerinde beyaz yazı ile "Bugünün işini yarına bırakma" atasözüyle ilgili bir resim bulunuyor. Aynı zamanda "Bugünün işini yarına bırakmak kötü bir alışkanlıktır, ancak hepimiz yapıyoruz" gibi bir ifade görülüyor. Resimdeki espri "Bugünün işini yarına bırakma" atasözünü kullanarak, insanların genellikle işlerini erteleme eğiliminde olduğunu ve bu alışkanlığı değiştirmekte zorlandıklarını gösteriyor.


Evlendik!👰🤵 Turkish Dictionary'nin yarat...
Evlendik!👰🤵 Turkish Dictionary'nin yaratıcıları olarak artık evli bir çiftiz. 💕 Turkish Dictionary'i ve yaptığımız her şeyi birbirimizi severek beraber yapıyoruz ve böyle uzun bir süre devam etmesini dileriz. Sizlerle de bu haberi paylaşmak istedik. Sevgiler ❤️ We got married!👰🤵 The creators of Turkish Dictionary is now a married couple. 💕 We do everything in life with love together and we hope this will go on for a long time. We wanted to share this news with you. ❤️ 🧿
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde, beyaz bir zemin üzerine "Good news: we got married!" (İyi haber: evlendik!) yazısı ve altında Türkçe çevirisi "Güzel bir haberimiz var: evlendik!" yazısı bulunuyor. Bunun altında da bir gelin ve bir damat simgesi var. Resimdeki espri, ingilizce ve türkçe "evlendik" anlamına gelen ifadelerin aynı anda kullanılmasıdır. Bu, hem ingilizce hem de türkçe konuşan izleyiciler için komik ve sevimli bir mesajdır. Resimde bir gelin ve damat var. Damat bir çiçek demeti tutuyor. Gelin damatın omzuna yaslanmış ve gülümsüyor. Şaka: Damat bu çiçekleri geline değil, "kendine" almış, çünkü gülümseyen kişi kendisidir. Bu durumu Türkçe olarak şöyle ifade edebiliriz: "Damat, gelinin güldüğünü gördükten sonra kendisine de çiçek almış, gülmek için." Bu, klasik bir şakadır ve durumu eğlenceli bir şekilde anlatır.


Yurt dışına para transferini hala bankal...
Yurt dışına para transferini hala bankalar ile yapıyorsanız sizi kurtarmaya geldik. 🤗 Yurt dışına para gönderirken ortaya çıkan beklenmedik yüksek masraflar, TransferGo'nun sadece 6,99TL olan gönderim ücreti ve uygun kurlarıyla beraber tarihe karışıyor. Siz de tamamen dijital bir platform olan TransferGo ile herhangi bir gizli masraf olmadan app ya da www.transfergo.com/tr web sitesi üzerinden hızlı ve güvenli uluslararası transferlerinizi gerçekleştirebilirsiniz. Damlaya damlaya göl olur, gereksiz para transferi masraflarınızdan kurtulun. 😊 @transfergo.turkiye #işbirliği #learnturkish #turkishproverbs #atasözleri #ingilizce
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde "drop by drop becomes a lake" yazıyor. Aşağıda ise "damlaya damlaya göl olur" yazıyor. Bu söz, küçük tasarrufların zamanla birikerek büyük bir servete dönüşeceğini anlatıyor. Resimdeki espri ise bu sözü "transferGo" marka transfer şirketinin reklamına uyarlayarak, "Küçük transferler zamanla büyük bir göle dönüşebilir." anlamı çıkartılıyor. Resimde "Ayaklarını battaniyene göre uzat/ 1. Kazançlarına göre harca, 2. Böylece ayakların üşümez" yazan bir reklam yer alıyor. Reklam, transferGo markasının reklamı ve Türkçe olarak "Kazançlarınıza göre harca, böylece ayaklarınız üşümez" gibi bir cümle ile de çevrilebilir. Reklamda yer alan espri ise, "transferGo ile parayı kolayca transfer edebilir ve ayaklarınızın üşümesini önleyebilirsiniz" anlamına geliyor. Reklam, insanları transferGo'yu kullanmaya teşvik ediyor. Görselde, "kötü gün parası" ifadesiyle birlikte, bir şaka ve "transferGo" logosu yer alıyor. Şaka, kötü günler için biriktirilen paranın aslında "kötü günler" için değil, daha da kötü günler için biriktirilmesi gerektiği üzerine kurulu. Bu, insanın her zaman kötü günlerden daha kötü günler olabileceği gerçeğini anlatan hafif ironik bir şakadır. Resimde "it doesn't increase from business, it increases from the teeth" yazısı ve altına Türkçesi olan "/işten artmaz, dişten artar/" yazısı var. Resimdeki espri Türkçede "İşten değil, dişten artar" atasözüne dayanıyor. Atasözü, kişinin ne kadar çok çalışırsa çalışsın, parayı nasıl harcadığını bilmiyorsa biriktiremediği anlamına geliyor. Resimde bu atasözü "it doesn't increase from business, it increases from the teeth" cümlesi ile İngilizceye çevrilmiş. Resimde "Beyaz para karanlık günler içindir" yazan ve "1. Haklı olarak kazandığımız para, mali sıkıntılarımızda bize yardımcı olacaktır" şeklinde alt yazılı bir resim var. Bu espri "beyaz para"nın "akçe" kelimesinin mecazi anlamıyla, yani "paranın" anlamına geldiğini ve bu nedenle "karanlık günler için" kullanılabileceğini, yani paraya ihtiyacımız olduğunda kullanılabileceğini ifade ediyor.


Popular songs in Turkish 😁 Have a great ...
Popular songs in Turkish 😁 Have a great weekend 🤗
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Bu fotoğrafta ünlü şarkıcı The Weeknd, kırmızı bir ceket giymiş olarak bir mikrofon tutuyor. Arkasında Türkçe şarkı sözleri yazılmış bir poster bulunuyor. Poster, kız arkadaşının kendisini geri almasını ve göz yaşlarını başka bir güne saklamasını istiyor. Şarkı sözleri ironik çünkü The Weeknd'in şarkısı "Save Your Tears" aslında bir ayrılık şarkısı ve sözleri kız arkadaşını terk ettiği gerçeğini gizlemeye çalışıyor. Buradaki espri, The Weeknd'in şarkının sözlerini, sanki kız arkadaşı ona yalvarıyormuş gibi, tersine çevirerek okuyor. Resimde dört kişi dans ediyor. Bir adamın başlığı üzerinde Rusça bir söz var. Söz "Rusya'da eskiden bir adam yaşardı Kocaman ve güçlüydü, gözleri alevle parlardı Çoğu insan ona dehşetle korkarak bakardı Ama Moskova piliçleri için sevimli ve tatlıydı - Rasputin, Boney M." yazıyor. Şaka, bu adamın korkunç biri olarak tanıtıldığı halde, "Moskova piliçleri" için tatlı olduğunu ima ediyor. Bu ironik, çünkü Moskova piliçleri Rusya'nın en ünlü caddelerinden biri olan Tverskaya Caddesi'nde yürüyüş yapmalarıyla ünlüdür. Resimde, Dua Lipa şarkıcısı "Levitating" şarkısının sözlerinden bir bölümünü söylemiş. Şarkının sözleri Türkçe'ye çevrilmiş ve esprili bir şekilde, Dua Lipa'nın Mars'ta kaybolmak istediği anlamına geliyor. Espri, insanların Mars'a gitmek için uzay araçlarına binmeleri ve bu seyahatin oldukça zorlu olması gerçeğine dayanıyor. Dua Lipa'nın Mars'ta kaybolmak istemesi, bu seyahatin zorluğuna karşı ironik bir yaklaşım olarak yorumlanabilir. Ayrıca, "Mars'ta kaybolalım" cümlesi, Dua Lipa'nın aşkını ifade ettiği ve onunla birlikte her yere gitmek istediğini gösteren bir metafor olarak da düşünülebilir. Bu fotoğraf, Olivia Rodrigo'nun "drivers license" şarkısının Türkçe çevirisini gösteren bir posterdir. Poster, şarkının sözlerini esprili bir şekilde kullanarak, Olivia'nın ehliyetini aldığını ve sevgilisinin evine gitmek yerine banliyöde sürerek ağladığını ima eder. Şarkının bu kısmı, sevgilisinin evine gitmeyi dört gözle beklediği ve onunla heyecanlandığı ancak sevgilisinin ayrıldığı ve onun olmadan gitmek zorunda kaldığı için üzgün olduğu gerçeğini komik bir şekilde ortaya koyar. Dolayısıyla, poster, şarkı sözlerini gerçek bir durumla ilişkilendirerek ve ironi kullanarak espri yaratmayı hedefler. Resimde Drake'in bir "What's next?" sözüyle alt yazı eklenmiş bir meme var. Bu memede, Drake Türkçeye çevrilmiş sözleriyle "Senin sorunun ne? Ben sahiplerin oturduğu kutuda oturuyorum. Patronluk rolüne zamanla alıştım. Seni ölümüne severim ama sana doğruyu söyledim. Sadece bir tek seninle olamam." diyor. Bu meme, Drake'in sıklıkla kullandığı bir ifadenin, yani "What's next?" ifadesinin, bu bağlamda "beni bırakma" anlamında kullanılmasıyla bir ironi yaratıyor. Drake, sanki bir şikayetçiymiş gibi "ne yani sen de başıma geleceklerden korkup beni bırakacak mısın?" mesajını veriyor. Bu meme, Drake'in kendine özgü bir tavırla kullandığı "What's next?" ifadesinin farklı bir bağlamda kullanımıyla oluşan bir ironiye dayalı. Türkçeye çevrilmiş sözleriyle de meme daha da komik ve anlaşılabilir hale geliyor.


Common Turkish expressions to talk about...
Common Turkish expressions to talk about series. 📺 Some example uses: “Lupin locked me to the screen.” “Black Mirror bloated my insides!” "If Lucifer dies, Lucifer is over.” “The Queen’s Gambit is flowing ya!” “Emily in Paris is a snack series.” Brought to you by @netflixturkiye 😉 Diziler için sıkça kullandığımız ifadeler 📺 Bazı örnek kullanımları: “Lupin ekrana kilitledi.” “Black Mirror içimi şişirdi!” “Lucifer ölürse Lucifer biter.” “The Queen’s Gambit akıyor ya!” “Emily in Paris tam çerezlik dizi.” @netflixturkiye sundu 😉 #işbirliği
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde, "it locked me to the screen" yazan büyük bir metin görülüyor. Altında, "ekrana kitledı" yazan kırmızı renkli bir ifade yer alıyor. Bu ifade, "ekrana kitlendi" anlamına geliyor ve aslında Türkçe'de günlük konuşmada sıklıkla kullanılan bir ifade. Metnin altındaki metinde, "Bu diziyi izleyip izleyemeyene bakıyorum." diye bir cümle var. Bu da, dizinin o kadar sürükleyici olduğundan izleyicinin başka bir şey yapamadığını ima ediyor. Dolayısıyla espri, "it locked me to the screen" ve "ekrana kitledı" ifadelerinin benzer anlam taşıması ve günlük konuşma dilinde kullanılan bir tabir olmasıyla oluşuyor. Görselde "it's flowing ya" yazan bir görsel var. Altında da "akiyor ya" yazıyor. İngilizce konuşanlar, Türkçede "akiyor ya"nın "it's flowing ya" ile aynı anlama geldiğini anlamakta zorlanabilirler. Bu görseldeki şaka "akiyor ya" ifadesini "it's flowing ya" gibi garip bir şekilde tercüme ederek ve bunu İngilizce bir ifadeye benzeterek ortaya çıkıyor. Görsel, "akiyor ya"nın günlük hayatta ne sıklıkla kullanıldığını ve Türkçenin ne kadar tuhaf olabileceğini komik bir şekilde gösteriyor. Resimde, büyük puntolarla yazılmış "eğer o/o ölürse dizi biter" ifadesi bulunuyor. Altında ise bu ifadeyle ilgili bir açıklama yapılıyor. Açıklamada "her zaman dizi yazarlarının ana karakteri öldürme cesaretini göstermeyeceğinden emin oluruz, örneğin Lucifer ölürse Lucifer dizisi de biter." deniliyor. Bu, dizilerde ana karakterlerin ölümünün dizinin sonunu getirdiği bilinen bir şakaya göndermedir. Açıklama, "Lucifer ölürse Lucifer dizisi de biter." ifadesiyle bunu mizahla ele alıyor. Bu fotoğrafta "it's a snack series" yazıyor. Altında da "tam çerezlik dizi" yazıyor. Bu, bir dizinin çerezlik olduğunu, yani kısa ve kolay izlendiğini ve kişinin çok fazla zamanını almadığını ifade ediyor. "Emily in Paris" dizisi çerezlik bir dizi olarak örnek olarak verilmiş. Özetle, "snack series" ifadesi bir dizinin kısa, kolay ve keyifli olduğunu ifade etmek için kullanılan bir ifadedir.


Hayırlı Ramazanlar 🤗 İnanışları da inanç...
Hayırlı Ramazanlar 🤗 İnanışları da inançsızlığı da yargılamadığımız, hepimizin birbirimize bu zor günlerde destek olduğu bir ay olması dileğiyle. Hepinize sevgiler. ❤ Happy Ramadan to all those who celebrate 🤗 Source for post 2 & 3: Source for post 4: @femislay #ramadan #ramazan #hayırlıramazanlar #happyramadan
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde mor bir arka plan üzerinde altın renkli fenerler, yıldızlar ve hilaller var. Üstte "Happy Ramadan" yazıyor ve sağ alt köşede de "TD" yazan bir daire var. Resimdeki espri, "TD"nin hem "Türk Telekom" anlamına gelmesi, hem de "Happy Ramadan" ifadesinin Türkçede "Ramazan Bayramınız Mübarek Olsun" olarak çevrilmesiyle, Türk Telekom'un Ramazan Bayramı'nı kutladığı gibi algılanabilecek olmasıdır. Resimde, üzerine "Ramadan nedir?" yazılmış, yıldızlarla ve fenerlerle süslü, koyu mavi bir arka plan görülüyor. Metin, Ramazan'ın İslam takviminin dokuzuncu ayı olduğunu ve yılın en kutsal aylarından biri olduğunu ve bu yıl 13 Nisan'da başlayacağını söylüyor. Ayrıca festivalde oruç ve ibadet olduğunu ve insanların gün ışığı saatlerinde bir şey yememesi veya içmemesi gerektiğini açıklıyor. Bu açıklama, resmi bir şekilde "Ramadan nedir?" sorusuna cevap veriyor, ancak açıklamanın sonunda "TD" kısaltması ve bir çaydanlık simgesi var. Bu, açıklamanın aslında Ramadan hakkında değil, çay hakkında olduğunu ima ediyor. Bu, bir tür sözlü oyun veya espriye benziyor. İngilizce açıklamaya göre, resimdeki espri şu şekilde yorumlanabilir: Ramadan hakkında konuşan birinin aslında çay hakkında konuştuğu ve bunu "TD" (çay anlamına gelen "tea" kelimesinin kısaltması) ve çaydanlık simgesi ile ima ettiği görülüyor. Resim, yeşil bir arka plana karşı altın renkli fenerler ve yıldızlar gösteriyor. "İslam'da Oruç" başlığı var ve altında "Beş İslam İnanç Esasından biridir. Bunlar, Müslümanların Allah tarafından emredilen zorunlu ibadetler olarak kabul ettiği beş ilkedir. Oruç, ibadetin bir eylemi olarak kabul edilir, bu da Müslümanların Allah'a daha yakın hissetmelerini ve manevi sağlıklarını ve öz disiplinlerini güçlendirmelerini sağlar." yazıyor. Resimde herhangi bir şaka bulunmuyor. Resimde kırmızı bir arka plan üzerinde altın renkli yıldızlar, hilaller ve fenerler var. Resmin ortasında "Ramadan in Lockdown" yazıyor. Resmin altında, "Bu pandemi sırasında ikinci Ramazanımız. Genellikle bir araya geldiğimiz bir ayda, karantina sırasında yalnız ve izole hissedebiliriz. Bu ay boyunca Müslüman arkadaşlarınız ve meslektaşlarınızla iletişime geçin, bu çok şey ifade eder." yazıyor. Bu, pandemi sırasında Ramazan'ın nasıl kutlandığı hakkında ironik bir yorum. Her ne kadar Ramazan genellikle bir araya gelme ve paylaşma zamanı olsa da, karantina nedeniyle insanlar birbirlerinden uzak kalmak zorunda kalıyor. Resimde, yeşil bir zemin üzerinde altın renkli fenerler, yıldızlar ve hilaller asılı. Resmin ortasında ise "Hayırlı Ramazanlar" yazısı bulunuyor. Bu resimde bir espri yok. Bu resim, Ramazan ayını kutlamak ve iyi dileklerde bulunmak için kullanılan bir görsel.


Sizin canınızı ne çıkardı bugün? What go...
Sizin canınızı ne çıkardı bugün? What got your soul out today?
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde, yorgun ve bitkin bir insanın masa üzerine yığılmış halde oturduğunu görüyoruz. Yazıda ise "Canım çıktı" ifadesinin anlamı açıklanıyor. "Canım çıktı" Türkçede aşırı yorgunluk, bitkinlik ve bezginlik anlamına gelir. Bu ifade, sanki bedenimizden ruhumuz çıkmış gibi hissettiğimiz zamanlar için kullanılır. Resimdeki kişi, "Canım çıktı" ifadesinin anlamını tam olarak gösteriyor. Yorgunluğun ve bitkinliğin canımızı nasıl da çıkardığını simgeliyor. 😊


Artık öyle söyleme! Sözlerimizin etkisin...
Artık öyle söyleme! Sözlerimizin etkisini biz fark etmesek bile ruhsal hastalığı olan kişilere yapılan damgalama dilde başlıyor. @abdiibrahimotsuka ‘Öyle Söyleme’ kampanyası ile bu konuya dikkat çekiyor ve ruhsal sağlık hastalarına karşı dilde yapılan damgalamayı dilde bitirmek için çalışıyor. websitesinde de konuyla ilgili çok güzel paylaşımları var. İncelemenizi, farkındalığınızı arttırmanızı ve damgalama yapanlarla karşılaştığınızda farkındalığınızı yaymanızı rica ederiz. Sevgiler. ❤ #artıköylesöyleme #öylesöyleme Don’t say that! Because even if we don’t notice the impact of our words, stigma for the mental illnesses begin in the language. ‘Don’t Say That’ campaign from @abdiibrahimotsuka draws attention to this issue and aims to stop the stigma in our language. Let’s try to be more aware of the issue and do our part in changing our language. Stay with love.
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde, ruh sağlığıyla ilgili olumsuz ifadeler içeren mesaj baloncukları çizilmiş. Her baloncuğun üstü kırmızı bir çizgiyle çizili. En altta ise büyük ve kalın siyah harflerle "öyle söyleme!" yazıyor. Bu resimde yapılan espri, ruh sağlığıyla ilgili olumsuz ifadelerin kullanılmaması gerektiğini, bu konuda hassas olunması gerektiğini vurguluyor. "Öyle söyleme!" ifadesi ise bu tarz söylemlerin kabul edilemez olduğunu ve kişileri incittiğini belirtiyor. Resimde, "Damgalama Dilde Başlar" başlıklı bir görsel var. Görselde, "Bu sözleri ruhsal hastalığı olanlara söylemiyorsun ama; kullandığın sözcükler onların hayatına zarar veriyor" yazıyor. Görselin etrafında "obsesif misin nesin!", "bipolar ya!", "tam bipolar ya!", "ruh hastası mıdır nedir?" gibi ruhsal hastalıklara atıfta bulunan ifadeler yer alıyor. Bu görsel, ruhsal hastalıklara dair olumsuz kalıplaşmış düşünceleri ve damgalayan ifadeleri eleştiriyor. Görselde, bu tür ifadelerin ruhsal hastalığı olan kişilere zarar verdiğini ve onları dışladığını vurguluyor. Yani, "ruh hastası mıdır nedir?" demek yerine, daha saygılı ve anlayışlı olmak gerektiği mesajını veriyor. Görselde "Öyle Söyleme!" başlıklı bir afiş görülüyor. Afişte, ruhsal hastalıklarla mücadele edenlerin, başkaları tarafından bu sözcüklerin hakaret olarak kullanıldığını bildikleri ve duydukları belirtiliyor. Afiş, bu tür sözcüklerin kullanılmamasını ve bunun yerine daha anlayışlı ve saygılı bir dil kullanılmasını teşvik ediyor. Şaka şu: Afis, ruhsal hastalıklarla mücadele eden kişilerin "Öyle Söyleme!" ifadesinin hakaret olarak algıladıklarını, ancak bunun gerçekte bir şaka veya kötü niyetli bir ifade olmadığını ima ediyor. Bu, bir kişinin duygu durumunu veya ruh sağlığını hafife almadan önce dikkatli olmamız gerektiği konusunda bir hatırlatma görevi görüyor. Resimde, mavi bir arka plan üzerinde, birbiri üstüne konuşma baloncukları var. Her bir baloncukta farklı bir ruhsal hastalık hakkında aşağılayıcı bir yorum bulunuyor. En alttaki baloncukta ise "Bunu söyleme!" yazıyor. Şaka, ruhsal hastalıkların üzerinden alay etme eğilimini ele alıyor. Kişinin söyledikleri "kötü" olsa bile, bu sözleri kullanan kişinin ruhsal durumunun kendisi ile ilgili olduğunu ima ediyor. Resimde, mavi bir arka plana karşı beyaz ve siyah fontlarla yazılmış bir mesaj yer alıyor. Mesaj, gündelik dilde akıl hastalığını küçümseyen ifadelerin, aslında insanların yaşamları üzerinde olumsuz etkiler yarattığını anlatıyor. Mesajda, "Sen manyak mısın?" gibi soruların, akıl hastalığı çeken insanların hayatlarını olumsuz etkilediği, onları yalnız hissettirdiği ve toplumdan dışladığı anlatılıyor. Resimdeki mizah, bu ifadeleri kullanan kişilerin farkında olmadıkları etkiyi, "ailo" markalı bir ürünle ilişkilendirmesiyle ortaya çıkıyor. "ailo" markalı ürünün normalde temizlik ürünü olması, bu ifadelerin aslında insanlara zarar veren bir "kir" etkisi yarattığını ima ediyor. Bu resimde, "Oyunu bozma" anlamına gelen argo bir ifadeyi kullanmamanın önemini vurgulayan bir afiş görüyoruz. Afiş, bu ifadenin kullanıldığında hastalıklarla boğuşan kişiler ve yakınları tarafından nasıl bir hakaret olarak algılandığını açıklıyor ve bunu kullanmaktan kaçınmamızı rica ediyor. Resmin alt kısmındaki "aio" logosu, "Abdi İbrahim Otsuka" ilaç şirketine ait. Bu, bu şirketin hastalıklara ve tedavilerine duyarlı bir tutum sergilediğine ve bu konuda toplumu bilinçlendirmeye çalıştığını gösteriyor. Afişteki espri ise "Oyunu bozma" ifadesinin bir hastalıkla boğuşan kişinin yaşadığı durumdan kaynaklanan "oyun"u bozduğu gibi algılanabilmesi ve bu sebeple hakaret anlamına gelebilmesidir.


Aşk-ı Memnu part 2 😄 After so many new r...
Aşk-ı Memnu part 2 😄 After so many new requests, we made another Aşk-ı Memnu post. Is there still something missing? 😂 #aşkımemnu #askimemnu #turkishseries #dizireplikleri #learnturkish #ingilizce
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta Bülent Ziyağil'in "Fakir mi oluyoruz?" sözüyle birlikte, genç bir çocuğun resmini gösteren bir alıntı var. Çocuğun kıyafeti basit ve sade, bu da ona fakir olduğu hissini veriyor. Bu, Ziyağil'in sözlerini daha da vurguluyor ve ironik bir şekilde çocuğun fakirliği hakkında şaka yapıyor. Bülent Ziyağil, toplumda fakirlik ve zenginlik kavramlarını sorgulayan ve eleştiren bir yazar olarak biliniyor. Bu alıntı, bu düşüncelerini esprili bir şekilde ifade ediyor ve okuyucuları düşünmeye teşvik ediyor. Resimde, "Aşk-ı Memnu" dizisindeki Adnan Ziyagil rolünü canlandıran Selçuk Yöntem'i görüyoruz. Adnan, "Oğlum, o senin yengen yengen." diyerek oğlu Behlül'e, Behlül'ün evlendiği Bihter'in aslında kendisinin de yengesi olduğunu açıklıyor. Bu, Bihter'in Adnan'ın kardeşi Nihal'in eşi olması ve Behlül'ün onun yeğeni olması nedeniyle mümkün. Bihter'in Adnan'ın yengesi olması nedeniyle Bihter'in Behlül'ün aunt-in-law (yengesi) olarak görülmesi bir çelişki yaratıyor ve bu çelişkiyi Adnan Ziyagil'in kendine özgü tarzıyla ifade ederek mizah yaratıyor. Resimde, Türk dizisi "Aşk-ı Memnu" nun başrol oyuncusu Kıvanç Tatlıtuğ, karakteri Behlül Haznedar'ın bir repliği olan "Behlül escapes" yazısının altında poz vermiş. "Behlül escapes" İngilizce bir ifade olup "Behlül kaçıyor" anlamına gelir. Fotoğraftaki espri ise Behlül'ün dizide oldukça çok kaçmasıyla "kaçmak" fiilinin karakterle özdeşleşmesidir. Fotoğrafta "Aşk-ı Memnu" dizisinin Beşir Elçi karakterini canlandıran bir oyuncu var. Ağzından çıkan sözler: "They will spend Nihal, Mademoiselle." Altta yazan cümle ise "Nihal'i harcayacaklar Matmazel." Beşir Elçi'nin cümlesi diziye ironik bir şekilde gönderme yapıyor. Zira dizi boyunca Beşir karakteri Nihal'in parasını harcamaya ve onu suistimal etmeye çalışır. Bu yüzden Beşir'in Nihal'i harcayacakları iddiası ironik ve komik bulunuyor. Fotoğrafta, ünlü Türk oyuncu Firdevs Yöreoğlu'nun "Sen 25 yaşındasın. Etrafında o kadar genç varken niye o? Niye?" sözleri ile bir kadınla sohbet ediyormuş gibi bir sahne var. Bu sahne, "Aşk-ı Memnu" dizisinden alıntıdır. Bu sahnede Firdevs Yöreoğlu'nun sözleri, genç bir kızın daha büyük bir adamla neden birlikte olduğunu sorgulamak için kullanılıyor. Ancak, bu sözlerin altındaki espri, bu cümlenin çok daha genelleştirilmiş ve aynı zamanda ironik olmasıdır. "Aşk-ı Memnu" dizisinde Firdevs Yöreoğlu'nun oynadığı karakter, kendisi de genç bir adamla yasak bir ilişki yaşayan bir kadındır. Bu nedenle, onun bu sözleri söylemesi, izleyicilerin ironik bir şekilde gülmesini sağlıyor. Bu, bir karakterin ikiyüzlü davranışını ve kendi davranışını görmezden gelerek başkalarını eleştirmesini gösteren bir örnektir. Bu sahne, "Aşk-ı Memnu" dizisinin karakterlerinin karmaşık ilişkilerini ve kişisel çatışmalarını yansıtmaktadır.


İçerik ekle

Template seç, yazını yaz, kepsi siteye gönder.

Keps yap →

💬 Son Yorumlar