İçerik ekle template seç, yaz, gönder
dictionary ile ilgili bulabildiğim postlar, videolar, karikatürler, resimler, tweetler, miimler

Bu kış günlerinde hatırlanabilecek bir s...
Bu kış günlerinde hatırlanabilecek bir söz 😊❄️
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde, karla kaplı bir dağ manzarasının üzerinde, Albert Camus'a ait bir alıntı yazılı. Alıntı şöyle: "Kara kışın ortasında, içimde yenilmez bir yaz olduğunu öğrendim sonunda." Bu alıntı, kışın ortasında bile, insanın içinde umut ve direnç gibi olumlu duyguların var olabileceğini ifade eder. Ancak resimde bu alıntının yanında, "TD" yazılı ve bir çaydanlik simgesi bulunan bir logo var. Bu da, "TD" kelimesinin, "**T**encere **D**ibi" anlamına gelen bir argo ifade olduğunu düşündürüyor. Yani, resmin komik yanı, Camus'un bu umutlu sözlerinin, aslında tencere dibinin simgesi olan çaydanlıkla birlikte kullanılmış olması. Bu, Camus'un sözlerinin tencere dibiyle birleştirilerek esprili bir şekilde ters yüz edilmesi anlamına geliyor. Resim, Camus'un sözlerini beklenmedik bir şekilde kullanarak, okuyucunun gülümsemesini sağlayan bir mizah yaratıyor. Resimde, karla kaplı dağlar ve kış manzarası ile birlikte, Albert Camus'un "Kışın derinliklerinde nihayet kendimde yenilmez bir yaz olduğunu öğrendim." sözü yazıyor. Şaka, Camus'un sözünün kış manzarasına ve karla kaplı dağlara uymasıdır. Kışın derinliklerinde olsa bile, insanın içinde her zaman bir yaz, yani umut ve canlılık vardır. Bu durum, karlı manzaraya rağmen, insanın iç dünyasında hissedilen sıcaklığı ve umudu simgelemektedir. Kısacası, şaka kışın ortasında yaz mevsimi hissi yaratmak ve "yenilmez yaz" metaforunu görsel olarak desteklemektir.


En çok sarıldığın arkadaşlarını etiketle...
En çok sarıldığın arkadaşlarını etiketle 👇🤗🤗 Dünya Sarılma Günü kutlu olsun 👐
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde, birbirine sarılan insanlar var ve "Dünya Sarılma Günü" yazıyor. "Sarılmanın faydalarını öğrenmek için kaydırın!" yazıyor. Resmin altındaki "TD" logosu, resmin "Tea Day" (Çay Günü) ile alakalı olduğunu ima ediyor. Resimdeki mesaj, aslında çay içmek için sarılma gibi bir durumun olmayacağını ve bu günün aslında Çay Günü olduğunu esprili bir şekilde anlatıyor. Resimde sarılarak kucaklaşan bir çift var. Resmin üstünde "Sarılmak oksitosin salgılar." yazıyor. Bu, sarılmanın oksitosin salgıladığını ve bunun da iyi hissettirdiğini, mutluluk ve sevgi hissi yarattığını anlatıyor. Aynı zamanda sarılmanın stres ve kaygıyı azaltmaya yardımcı olduğunu da ifade ediyor. Resimdeki şaka ise çiftin birbirine sarılmak için bir bahane bulmuş olması ve bunun oksitosin salgılatmasının bir tesadüf olduğunu düşünmeleri. Resimde, sarılmanın dışında başka bir aktiviteye odaklanıyor gibi görünen kişi bu şakayı daha da güçlendiriyor. Resimde iki kişi birbirine sarılıp gülümsüyor. Arka planda "Sarılmak bağışıklık sisteminizi güçlendirir. Hugs strengthen your immune system." yazıyor. Bu görselde espri, sarılmanın aslında bağışıklık sistemini güçlendirmesiyle ilgili bir şaka değil, bunun yerine insanların sık sık sarılmak için verilen bir gerekçeyi kullanmasıyla ilgili bir göndermedir. Resim, sarılmanın bağışıklık sistemini güçlendirmesine dair bir kanıt olmadığını, ancak insanların bunu söylemek için bir sebep aradığını göstermektedir. Resimde iki adam birbirine sarılarak gülümsüyor. Arka planda "Sarılmak acıyı azaltır. Hugging reduces pain." yazıyor. Şaka, sarılmanın aslında fiziksel olarak acıya sebep olabileceği ve resmin buna vurgu yaptığı fakat mesajın sarılmanın ruhsal olarak iyi geldiğini söylemesiyle yapılmış. Resimde iki kişi birbirini sarılıyor. Resmin üstünde "Sarılmak daha derin ilişkiler kurmanıza yardımcı olur. Hugging helps you build deeper relationships." yazıyor. Burada yapılan espri, sarılmanın fiziksel bir eylem olmasına rağmen, derin ilişkiler kurmaya da yardımcı olabileceğini ima etmesi. Yani sarılmak insanları birbirine yakınlaştırır, sadece fiziksel olarak değil duygusal olarak da. Resimde, iki kişi birbirine sarılmış halde görülüyor. Resimde, "Sarılmak stresi ve kaygıyı azaltır. Hugs reduce stress and anxiety." yazıyor. Bu resimde bir espri bulunmuyor. Resimde iki kişi birbirine sarılıyor. Resmin altındaki yazı "Sarılmak kalp hastalıklarına yakalanma riskini düşürür." ve "Hugging lowers your risk of heart disease" diyor. Resim ve yazının oluşturduğu espri ise "sarılmak" ve "kalp hastalığı" arasındaki ses benzerliğinden kaynaklanıyor. Bu da "sarılmak" eyleminin gerçekte kalp hastalığı riskini azaltmayacağını, ancak sözcüklerin benzerliği nedeniyle böyle bir anlam çıkarılabileceğini gösteriyor. Resimde üç kişi birbirine sarılmış halde görüyoruz. Bu resim, 21 Ocak'ın "Sarılma Günü" olarak kutlandığını ve insanların birbirlerine sevgi ve destek göstermesi için iyi bir gün olduğunu gösteriyor. Bu resimde bir espri yok. Resim, sarılmanın önemini vurgulayan bir mesaj veriyor.


Yaşıyorsun bu hayatı dediğin arkadaşları...
Yaşıyorsun bu hayatı dediğin arkadaşlarını etiketle 👇🧿 koy da nazar değmesin sonra.
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde, "Göz korkusu" veya "Nazar" denilen bir kavramı temsil eden, mavi bir arka plan üzerinde gözü simgeleyen desenler çizilmiş bir kadın var. Kadın, bir akıllı telefonda dolaşırken ve "Yaşıyorsun bu hayatı! (exp.) 1. you know how to live well, you enjoy life 2. beware of nazar after someone says this to you" yazan bir mesajı görüyor. Resim, Türk kültüründe yaygın bir inanış olan "nazar"dan bahsediyor. Nazar, kıskançlık ve kötü niyetin bir kişinin üzerine gelebileceği ve ona zarar verebileceği düşünülmektedir. Bu nedenle, nazarı önlemek için çeşitli tılsımlar kullanılır. Resimdeki espri, "nazar"dan bahsederken, aynı zamanda nazarın etkilerinden korunmanın yollarını önermektedir. "Göz korkusu" kavramı, genellikle olumsuz bir şey olarak düşünülür, ancak resim bunu biraz esprili bir şekilde ele almaktadır.


Hrant Dink'in suikastini neden hatırlama...
Hrant Dink'in suikastini neden hatırlamalıyız? Çünkü ırk nefreti sebebiyle 19 yaşında bir genç herkesin barış içinde yaşamasını savunan bir gazeteciyi öldürdü. Sonrasında polis, jandarma ve suçlular katili kutladı. Bir stadyum insan katilin adını bağırdı. Bu normal değil arkadaşlar, yaşamımız böyle olmamalı. Bugünü hatırlayın ve bir daha yaşanmaması için elinizden gelen her şeyi yapın. Bitsin bu nefret. #hrantdink
Yapay zeka açıklaması

Bu resimde Hrant Dink'in fotoğrafı var. Resimde yazan metin, Hrant Dink'in Ermeni asıllı Türk gazeteci ve köşe yazarı olduğunu, yazılarında ülkemizde tüm etnik grupların barış içinde yaşayabilmesini ve azınlıkların haklarını savunduğunu, 19 Ocak 2007'de Ogün Samast tarafından öldürüldüğünü ve yaratılan nefretin bir kurbanı olduğunu anlatıyor. Bu resimde bir espri yok. Bu resimde, Hrant Dink'in suikastına halkın tepkisini gösteren bir metin ve suikastçı Ogün Samast'ın gülerek fotoğraf çekildiği bir fotoğraf var. Resimdeki mizah, suikastçinin hapishanede mahkumlar tarafından alkışlandığı ve bir futbol maçında onun isminin tezahüratlarla söylendiği, dolayısıyla suikastın kutlandığı gibi bir durumun yaratılmış olmasıdır. Bu, suikastçinin eyleminin yanlışlığını ve halkın bu eyleme karşı tepkisinin absürt boyutunu göstermek için kullanılmış bir mizah örneğidir. Resimde siyah bir zemin üzerinde beyaz harflerle yazılmış bir slogan var. "Bu Nefreti Artık Bitirin" yazan slogan, "Hayat zaten yeterince zor ve kısa değil mi? Neden bir de bunu boş kavgalarla geçiriyorsunuz? Lütfen artık bitsin bu nefret. Hayat değmiyor hiçbir kavgaya" şeklinde devam ediyor. Bu görselin mizahı, insanların boş ve anlamsız kavgalarla vakit kaybetmek yerine, hayatın kısalığını ve zorluklarını fark ederek nefret duygularından arınmaları gerektiği mesajını veriyor. Bu, insanlara hayatın geçici olduğunu ve değerli zamanını boş kavgalarla harcamanın anlamsız olduğunu hatırlatıyor. Bu fotoğrafta, gazeteci Hrant Dink'in cinayetiyle ilgili bir bilgi grafiği ve cinayet zanlısı Ogün Samast'ın bir fotoğrafı bulunmaktadır. Grafik, Hrant Dink'in cinayetiyle ilgili halkın tepkisini, 100.000 kişinin cenaze töreninde "Hepimiz Hrant Dink" sloganıyla yürüdüğünü, ancak bazı kişilerin de cinayetin zanlısını desteklediğini gösteriyor. Fotoğraftaki espri, cinayet zanlısı Ogün Samast'ın hapse girdikten sonra mahkumlar tarafından sevilmesi ve desteklenmesinin, halkın Hrant Dink'i öldürülmesine verdiği tepkiyle çelişkili olmasıdır. Resimde, 1980'lerde büyük bir kamuoyu tepkisine neden olan ünlü bir İngiliz cinayet davası olan "Dink's Murder" davasının sanığı olan bir adamın fotoğrafı var. Fotoğrafın üzerinde, "Nasıl bu kadar nefret ediyoruz?" başlığı altında üç soru var. Sorular, insanları nefret etmeye ve nefret etmenin sınırlarını sorgulamayı amaçlıyor. Fıkra, toplumun cinayetten sorumlu birine olan nefretinin, mağdurun ailesinin ve arkadaşlarının duyduğu acıyla çelişen bir şekilde eğlenceli bir şekilde kutlanmasının trajik ironisini ortaya koyuyor. Resimde siyah bir zemin üzerine beyaz yazı ile "Nefreti Durdur" yazıyor. Altında ise "Hayat zaten kısa ve zor değil mi? Neden bunu boş kavgalarla geçiriyorsun? Lütfen bu nefreti durdur. Hayat hiçbir kavgaya değmez." yazıyor. Bu resimdeki espri "Hayat zaten yeterince zor ve kısa, neden boş kavgalarla zamanımızı harcıyoruz? Nefreti bırakın ve hayatın güzelliklerine odaklanın." mesajını veriyor. Resimde "All we have is each other." cümlesi 10 kere tekrarlanmış. Son satırdaki "other." kelimesinin sonunda küçük bir "TD" logosu var. Bu espri, "All we have is each other" cümlesinin aşırı tekrarından ve son satırdaki "TD" logosunun yerleştirilme şeklinden kaynaklanıyor. "TD" logosu, Türk Telekom'un logosu ve bir telefon operatörünü temsil ediyor. Bu nedenle, cümle, aşırı kullanımı nedeniyle bir telefon operatörünün "sloganı" gibi algılanabiliyor. Espri, bu cümlenin aşırı kullanımıyla alay ederek, iletişimin aşırı kullanımlarına dikkat çekiyor.


Ne yapmanız gerektiğini söyleyenlere cev...
Ne yapmanız gerektiğini söyleyenlere cevabınız 👌 Here’s what you should say to anyone who tells you what to do 👌
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde pembe bir arka plan üzerine büyük beyaz harflerle "KEYFİMİN KAHYASI MISIN?" yazıyor. Altta ise çaydanlık simgesi ve "TD" yazan beyaz bir daire var. Resimde espri "Kahya" kelimesinin iki farklı anlamı üzerinden kuruluyor. "Keyfimin kahyası" ifadesi, biriyle alay ederken kullanılan, "keyfimin kölesi" anlamına geliyor. Ancak "kahya" aynı zamanda, bir evin hizmetlisi anlamına da geliyor. Dolayısıyla, espri "Sen benim keyfimin kölesi misin, yoksa hizmetçim misin?" diye sorularak, karşıdaki kişiyi hem küçümsemeyi hem de abartılı bir şekilde övgüyle karşılamayı amaçlıyor. Resimde "Are you the butler of my pleasure?" yazan bir görsel ve altına da bir açıklama yazılmış. Açıklamada, "*keyfimin kahyası mısın?* (exp.) 1. stop telling me what to do, this is my life. (e.g.) - You can't wear that. - Why? Are you the butler of my pleasure?" yazıyor. Resimdeki görselde kullanılan "butler of my pleasure" ifadesi Türkçede kullanılmayan bir ifadedir. Bu nedenle, görselde kullanılan ifade, "beni eğlendirmek için çalışan bir kahya mısın?" anlamına geliyor. Yani, görselin altındaki açıklamada, "benim keyfimi düşünen bir kahya mısın? bana ne yapacağımı söyleme, benim hayatım bu." anlamına gelen bir konuşma geçiyor. Görseldeki espri, "butler of my pleasure" ifadesini günlük dilde kullanarak, ironik bir şekilde konuşmacının, karşısındakinin kendisini yönlendirmesini istemediğini gösteriyor.


Neden hala bunu anlatmamız gerekiyor? İs...
Neden hala bunu anlatmamız gerekiyor? İster bir sanatçı olsun, istersen sokakta, otobüste bir insan, insanların ne giydiğine karışmazsınız. Bu kadar basit. Bırakın artık bu toplum baskısını. Sevgiler. Why do we still need to explain this? No matter if it’s an artist or a person on the street or the bus, what other people wear is none of your business. It’s that simple. Stop pressuring people to conform to your ideas. Love.
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde farklı kıyafetler giymiş bir grup kadın var. Resmin altında "İnsanların ne giydiğine karışmayın. Bu sizi hiç ilgilendirmez." yazıyor. Bu bir mizah çünkü insanların giyim tarzlarıyla ilgilenenlere gönderme yapıyor ve onlara bunun aslında onları ilgilendirmediğini hatırlatıyor. Resimde farklı kıyafetler giyen ve birbirine yakın duran bir grup kadın var. Resmin üstünde "Başkalarının ne giydiği senin işin değil" yazıyor. Şaka, insanların kıyafetlerini yargılamaması gerektiği ve herkesin kendilerini özgürce ifade etme hakkına sahip olduğu fikrini ifade ediyor. Başkalarının kıyafetleri ile ilgilenmek yerine, kendi tarzımızı kucaklamalıyız.


a great question to ask 🧠🧀🥖
a great question to ask 🧠🧀🥖
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

a great question to ask 🧠🧀🥖 did you eat your brain with cheese and bread? /beynini peynir ekmekle mi yedin?/ (exp.) 1. why are...


Hala covirgin misin? Are you still a cov...
Hala covirgin misin? Are you still a covirgin? #covirgin · covirgin COV A person who has never been infected by COVID 19. TD ex) ((.
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Hala covirgin misin? Are you still a covirgin? #covirgin covirgin COV A person who has never been infected by COVID 19. TD ex)...


SONUNDA GÜZEL BİR HABER 🎉 Küçükçekmece B...
SONUNDA GÜZEL BİR HABER 🎉 Küçükçekmece Belediyesini tebrik ediyoruz 👏👏👏 Umarız örnek alınırlar ve bu yardımlar daha fazla kişiye ulaşır. It’s nice to have some good news. Congratulations to Küçükçekmece Municipality 👏👏 We hope these aids will reach more people. Kaynak/source:
Yapay zeka açıklaması

Resimde "Ücretsiz Ped Desteği" başlıklı bir afiş ve altında kadınların ellerini havaya kaldırdığı, ellerinde ped benzeri bir şey tuttuğu bir görsel var. Afiş, Küçükçekmece Belediyesinin ihtiyaç sahiplerine ücretsiz ped desteği vermeye başladığını duyuruyor. Görselin altındaki "TD" logosu, Türkiye'nin en büyük ped markalarından biri olan "Tempo" markasının logosuna benziyor. Bu afiş, ücretsiz ped desteği ile "Tempo" markasını bir araya getirerek, Tempo'nun da ücretsiz ped dağıtıyor gibi bir espri yaratıyor. Resimde, mor bir arka plana karşı, "Regl ürünleri lüks değil ihtiyaçtır." yazısı ve beyaz çizgilerle çizilmiş, çeşitli regl ürünleri tutan eller var. Görseldeki espri, "lüks" yerine "ihtiyaç" sözcüğünün kullanılması ve regl ürünleriyle ilgili tabuları kırmak için ellerin yükseltilmiş olması ile ortaya çıkıyor. Regl ürünleri bir lüks değil, temel bir ihtiyaçtır ve bunun açıkça ifade edilmesi, kadınların regl dönemleri hakkında rahatça konuşmasını sağlayabilir. Resimde kadınların elleri yukarıda bir daire şeklinde duruyor. Ellerinde ped, tampon ve menstrual bardak gibi adet ürünleri tutuyorlar. Resmin altında ise Küçükçekmece Belediyesi'nin kadınlara ücretsiz ped dağıtmaya başladığını ve bunun diğer belediyeler için bir örnek olmasını umduklarını belirten bir yazı bulunuyor. Bu espri kadınların adet ürünleri konusunda utanmamaları ve bunların normal bir ihtiyaç olduğu konusunda bir farkındalık yaratmayı amaçlıyor. Ayrıca, Küçükçekmece Belediyesi'nin bu adımını takdir ederek kadınların ihtiyaçlarını önemsediğini gösteren bir mesaj veriyor. Resimde mor bir zemin üzerine beyaz yazı ile "Adet ürünleri temel ihtiyaçtır, lüks değildir" yazıyor. Altında ise adet ürünleri temsil eden çizimler ve sağ alt köşede "TD" yazan bir logo bulunuyor. Şaka, adet ürünlerinin temel bir ihtiyaç olduğu, lüks bir şey olmadığı ve bu ürünlere erişimin herkes için mümkün olması gerektiğini vurgulayan bir ifade kullanıyor. "TD" logosu muhtemelen Türkiye'nin "TD" kısaltmasını kullanarak, bu mesajın Türkiye özelinde bir çağrı olduğunu ima ediyor.


Doğum günün kutlu olsun Nâzım Hikmet 🌸 S...
Doğum günün kutlu olsun Nâzım Hikmet 🌸 Sevgi, umut ve merhameti bize anlattığın için teşekkürler. Yerin doldurulamaz, seviyoruz seni ❤️ We didn’t translate any of Nâzım Hikmet’s poems this time because no translation felt enough. We are thankful for all his work. Happy birthday 🌸 #nazımhikmet #şiir
Yapay zeka açıklaması

Resimde, sol tarafta ünlü Türk şair Nazım Hikmet'in bir sözü ve sağ tarafta kendisinin fotoğrafı yer alıyor. Söz, "Seviyorum seni 'yaşıyoruz çok şükür!' der gibi" şeklinde. Nazım Hikmet'in sözüyle "yaşıyoruz çok şükür" deyiminin "çok şükür" kısmını vurgulayarak, hayatın zorluklarına rağmen yaşamaya devam etmenin bir şekilde şükür gerektirdiği anlamına geliyor. Bu söz, aslında hayatın zorluklarına rağmen yaşamaya devam etmenin bir ironik mizahla ele alınmasını temsil ediyor. Fotoğrafta, sol tarafta Nâzım Hikmet'in bir sözü ve sağ tarafta Nâzım Hikmet'in kendisi yer alıyor. Söz şu şekilde: > "İkimiz de biliyoruz, sevgilim, öğretebiliriz: > Dövüşmeyi insanlarımız için ve her gün biraz daha candan > biraz daha iyi sevmeyi..." Bu sözde, Nâzım Hikmet, insanların birbirlerini sevmeyi öğrenmesi gerektiğini savunuyor. Ancak sözde yer alan "dövüşmeyi" kelimesi, ironik bir şekilde savaşın öğretilebilir bir şey olduğu ima edilerek, savaşın insanları birbirine düşürdüğünü ve bu nedenle sevginin öğrenilmesi gerektiğini ima ediyor. Bu nedenle, bu sözde, Nâzım Hikmet, savaşın insanlara öğretilmesi ve sevginin öğrenilmesi gerektiği arasındaki ironik bir ilişkiye dikkat çekiyor. Fotoğrafta, Türk şair ve yazar Nazım Hikmet'in bir alıntısı ve resmi bulunuyor. Alıntı, "Hiçbir korkuya benzemez halkını satanının korkusu" şeklinde. Şaka, Nazım Hikmet'in fotoğrafının bir "halkını satan" kişiye benzetilmesi ve bu durumun, sözünün ironik bir şekilde uygulanmasıyla ortaya çıkıyor. Hikmet'in bilinen siyasi görüşleri ve eserlerindeki devrimci mesajlar göz önüne alındığında, onun fotoğrafının "halkını satan" kişilerle ilişkilendirilmesi oldukça ironik bir durum oluşturuyor. Fotoğrafta Nazım Hikmet'in bir portresi ve onun ünlü şiirlerinden bir bölüm yer almaktadır. Şiirde Nazım, "Seni düşünmek güzel şey, ümitli şey, dünyanın en güzel sesinden en güzel şarkıyı dinlemek gibi bir şey... Fakat artık ümit yetmiyor bana, ben artık şarkı dinlemek değil, şarkı söylemek istiyorum..." diyor. Şaka, Nazım Hikmet'in "şarkı dinlemek" yerine "şarkı söylemek" istediğini söylemesi ve bu durumun aslında ümitsizliğe işaret etmesidir. Çünkü ümitsizliğin insanı daha aktif, daha mücadeleci bir duruma getirdiğini ima ediyor. Yani, "Şarkı dinlemek" ümitli bir bekleyiş, pasif bir durum iken, "şarkı söylemek" kendi sesini çıkarmak, mücadele etmek, harekete geçmek anlamına gelir. Fotoğrafta Nazım Hikmet'in bir portresi ve bir şiirinden bir alıntı yer alıyor. Şiirde Nazım Hikmet, çocukların öldürülmemesi için imza atılması çağrısında bulunuyor. Şiiri esprili hale getiren şey ise, Nazım Hikmet'in bu çağrıyı "Çalıyorum kapınızı, teyze, amca, bir imza ver. Çocuklar öldürülmesin şeker de yiyebilsinler" şeklinde yapması. Bu sözlerle, Nazım Hikmet çocukların ölmesini istemeyen insanların şeker de vermeleri gerektiği konusunda esprili bir yorum yapmış. Fotoğrafta, şair Nazım Hikmet'in bir sözü ve fotoğrafı bulunmaktadır. Söz şöyledir: "Nasıl etmeli de ağlayabilmeli farkına bile varmadan? Nasıl etmeli de ağlayabilmeli ayıpсыз, aşıkare, yağmur misâlî?". Bu söz, ağlamanın doğal bir eylem olduğunu, bunu kontrol etmek için gerek olmadığını vurgular. Nazım Hikmet'in esprili üslubu, insanların ağlama eylemini bazen gereksiz yere gizlemeye çalıştığını ve buna gerek olmadığını, sanki bir suç işliyorlarmış gibi davranmamaları gerektiğini ima eder.


Happy World Logic Day 💃🕺 Have a very hal...
Happy World Logic Day 💃🕺 Have a very halayful Friday ❤ Dünya Mantık Günü için buna benzer sevdiğiniz alıntılar var mı? Yorumlara yazın, ileride paylaşalım 😊👇
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde, mantık ve halay arasındaki farka işaret eden bir söz yer almaktadır. Söz, "Mantık sizi A noktasından B noktasına götürür. Halay ise her yere." şeklindedir. Bu söz, mantığın rasyonel ve doğrusal bir düşünce tarzını temsil ettiğini, halayın ise daha spontan, eğlenceli ve özgür bir davranışı temsil ettiğini ima eder. Mantık sizi belirli bir hedefe götürürken, halay sizi beklenmedik yerlere ve deneyimlere götürür. Bu söz, halayın özgürlük, eğlence ve topluluk ruhuyla ilişkilendirilmesinin bir göstergesidir. Resimde, halk dansı yapan bir grup insanın silüeti ve bir alıntı yer alıyor. Alıntıda "Mantık sizi A noktasından B noktasına götürür. Halay ise her yere." yazıyor. Halay, bir Türk halk dansı türüdür ve genellikle düzensiz ve hareketli bir şekilde dans edilir. Alıntı, mantığın bir hedefe doğru ilerlememizi sağlarken, halayın bizi her yere götürdüğünü, yani öngörülemez ve spontane bir yolculuğa çıkardığını ima ediyor. Bu, halayın genellikle düzensiz ve heyecanlı bir şekilde dans edilmesine bir gönderme olarak da yorumlanabilir.


Gözleri güneşte yeşil olan arkadaşlarını...
Gözleri güneşte yeşil olan arkadaşlarını etiketle 👇👁👁
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde yeşil bir arka plan üzerine beyaz yazı ile "Gözlerim güneşte yeşil oluyor" yazıyor. Bunun altında da gözlerin güneş altında gerçekten yeşile dönmediği, bu atasözünün Türk kültüründe yaygın bir ifade olduğu belirtiliyor. Bu resimde yapılan espri, Türk kültüründe yaygın olan "Gözlerim güneşte yeşil oluyor" atasözünün, gerçekte doğru olmamasına rağmen sıklıkla kullanıldığını vurgulamaktadır. Bu atasözü, güneşte uzun süre kaldığınızda gözlerinizin yorulması ve biraz yeşil bir renk almasıyla ilişkilendirilir. Ancak, gözlerinizin gerçekten yeşil rengine dönmesi mümkün değildir.


Good advice 🍇
Good advice 🍇
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde bir bağ üzümüyle dolu üzüm salkımı var. Salkımı tutan ve elinde bir bardak şarap tutan bir adam var. Resmin altında ise "üzümünü ye de bağını sorma" atasözüyle birlikte "eat your grape, don't ask it's vineyard" yazıyor. Bu atasözü, sahip olduğunuz şeylerin nereden geldiğini sorgulamadan, elde ettiğinizden keyif almanız gerektiğini söyler. Şarap içerken, onun nereden geldiğini düşünmeyin, sadece tadının tadını çıkarın. Resimdeki adamın şarap bardağıyla bu atasözü arasında komik bir bağlantı kurulmuş, böylece atasözü daha da vurgulanmış.


414 can. 414. Her gün başka bir haber ok...
414 can. 414. Her gün başka bir haber okuyoruz değil mi? Artık neredeyse “günlük normal" haline geliyor. Ve hala gerekli adımlar atılmıyor, sadece “abartıldığı” söyleniyor. Korkarak yaşamak zorunda değiliz ve hayır ABARTMIYORUZ! 414 can. Bunu okuyun. Görevinizi yapın, önlemleri alın, kanunları uygulayın. #KadınCinayetleriPolitiktir 414 lives. 414. We read a different news every day, right? It’s almost becoming a “daily normal” now. And still the necessary steps are not taken, it is just said to be “exaggerated". We don’t have to live in fear and no we don’t exaggerate! 414 lives. Read it again. Do your duty, take the precautions, enforce the laws. #FemicideIsPolitical Kaynak:
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta 2021 yılında 414 kadının öldüğünü gösteren bir haber başlığı ve altında bir elin içinde pembe kurdele görülüyor. Bu haber başlığı, 2021 yılında 414 kadının hayatını kaybettiğini vurgulayarak, kadın şiddeti konusuna dikkat çekiyor. **Şaka:** "414 kadın öldü" başlığı, pembe kurdeleyi görerek kadın şiddetine karşı mücadeleyi sembolize eden bir elin içinde sunulmasıyla, haberin ironik bir şekilde kadının cinayetini "pembe kurdele" olarak tanımlamasını ima ediyor. Bu durum, kadın şiddeti konusunda toplumun duyarlılığının yetersizliğini ve kadının ölümünü bir "kurdele" olarak görme eğilimini eleştiriyor. Resimde "2021 yılında 414 kadın öldürüldü. Bu ülkede kadınların nasıl güvende hissetmesini bekliyorsunuz?" yazan bir afiş ve altında kadın isimleri yazılı bir liste bulunmaktadır. Bu resimde kadın isimleriyle oluşturulan liste, kadın cinayetlerinin sayısının çokluğunu ve bu cinayetlerde kadınların isimlerinin sadece birer istatistik olarak görülmesini eleştiriyor. Afişteki soru ise ülkede kadınların güvenliğinin sağlanamadığına dikkat çekiyor. Resimde siyah bir zemin üzerine beyaz renkte "2021 yılında 414 kadın öldürüldü. Bu ülkede kadın cinayetlerini durdurmak için ne yapıldı?" yazısı bulunmaktadır. Yazının sağ tarafında ise bir elin içi görünmekte ve elin içinde beyaz renkte kadın isimleri yazılıdır. Bu resimde, kadın cinayetlerinin önlenmesi için ne yapıldığı soruluyor. Ancak resimde verilen cevap ise elin içinde yazılı kadın isimleri ile sınırlı kalıyor. Bu da, kadın cinayetleri hakkında yeterince önlem alınmadığı ve konunun ciddiye alınmadığı ima ediliyor. Resim, kadın cinayetlerine karşı farkındalık yaratmak ve konuya dikkat çekmek amacıyla hazırlanmış bir mizah çalışmasıdır. Fotoğrafta, siyah bir zemin üzerinde beyaz yazı ile "2021 yılında 414 kadın öldürüldü." yazmaktadır. Aynı zamanda büyük pembe harflerle "Türkiye Temmuz 2021'de İstanbul Sözleşmesi'nden çekildi." yazmaktadır. Fotoğrafın sağ alt köşesinde ise "TD" yazan bir logo bulunmaktadır. Bu görsel, İstanbul Sözleşmesi'nden çekilme kararını eleştiren bir mizah unsuru barındırıyor. 2021 yılında 414 kadının öldürüldüğü istatistiğiyle, Türkiye'nin İstanbul Sözleşmesi'nden çekilme kararının kadın cinayetlerini artıracağı ve bu olayların kabul edilebilir hale gelmesi için bir zemin yaratacağı ironik bir şekilde gösterilmektedir. Bu görsel, İstanbul Sözleşmesi'nden çekilme kararını eleştiren bir mizah unsuru ile birlikte önemli bir sosyal mesajı da taşıyor. Resimde, 2021 yılında 414 kadının öldürüldüğü ve siyasetçilerin "kadın cinayetleri abartılıyor" açıklamaları yaptığı belirtiliyor. Resmin altında, kadın isimleriyle dolu bir el resmi var. Bu resimde, kadınların isimleriyle dolu bir elin olması, kadın cinayetlerinin "abartıldığını" söyleyen siyasetçilerin, aslında kadınlara yönelik şiddeti görmezden geldiğini ve kadınların hayatlarını önemsemediğini gösteren bir eleştiri olarak yorumlanabilir. Şaka, kadınların isimleriyle dolu elin, kadın cinayetlerinin "abartılmadığını" ve bu olayların gerçekliğini vurgulamak için kullanılmış olmasıdır. Fotoğrafta siyah bir zemin üzerine beyaz yazı ile "2021 yılında 414 kadın öldürüldü." yazıyor. Daha sonra pembe renkte "Kadın cinayetleri politiktir." yazıyor. Sağ tarafta ise yine beyaz renkte kadın isimleri ve soyadlarının yazılı olduğu bir el resmi bulunuyor. Bu görsel, kadın cinayetlerinin politik bir mesele olduğunu ve bunların sadece bireysel olaylar olmadığını, sistematik bir sorun olduğunu vurguluyor. Kadın isimleri, kadın cinayetlerinin rastgele olmadığını, toplumsal bir sorun olduğunu ve çoğu zaman sistematik bir şekilde gerçekleştiğini gösteriyor. Bu, isimleriyle birlikte rastgele sıralanmış birçok Türk insanının isimlerinin bir listesidir. Fotoğrafta bir espri yok, sadece bir isim listesi var.


Doğum günün kutlu olsun Mustafa Sandal 🎉...
Doğum günün kutlu olsun Mustafa Sandal 🎉 Bizi hala dans ettirdiğin için teşekkürler 😊 Sizin favori Mustafa Sandal şarkınız hangisi 😊👇 En sondaki iki İngilizce şarkıyı da Türkçeye çevirdik. Moonlight zaten Aya Benzer'in İngilizce versiyonuydu ancak sözleri çok farklı diye ikisini görmeniz adına onu da kelimesi kelimesine Türkçeye çevirdik. #mustafasandal #türkçepop
Yapay zeka açıklaması

Resimde, Mustafa Sandal'ın sözleri ile birlikte "Araba" şarkısının sözleri yer alıyor. Sözlerdeki ironi, zengin ve lüks bir arabası olan birinin, ruhu olmadığı ve şansı olmadığı için aslında hiçbir şey ifade etmediğini gösteriyor. Şarkının sözleri şöyle: "Onun arabası var güzel mi güzel Şoförü de var özel mi özel Bastı mı gaza gider mi gider Maalesef ruhu yok Onun için hiç mi hiç şansı yok" Bu sözlerde, zenginliğin ruhu ve şansı temsil etmediği, gerçek mutluluğun ve başarının farklı şeylerle ilişkili olduğu ima ediliyor. Bu resimde Mustafa Sandal'ın bir şarkısının sözlerinden oluşan bir alıntı var. Altında da "Aşkım, seni bekliyorum" diye yazan, bir alaycı ifade var. Şarkıda geçen "Ayaya benzer yüreğim" sözü "Kaderim ayaya benziyor" gibi bir anlam taşıyor. "Kaderim ayaya benziyor, ben de onu takip ediyorum" diye düşünmek gülünç olduğu için, "Aşkım, seni bekliyorum" ifadesi alaycı bir şekilde kullanılmış. Fotoğrafta Mustafa Sandal'ın bir fotoğrafı var. Altında yazan sözlerde Mustafa Sandal'ın "Pazar'a kadar değil, mezara kadar gelirim seninle" demesi kastedilerek espri yapılmış.


Aydınlatın bu karanlığı! Halka sorduğunu...
Aydınlatın bu karanlığı! Halka sorduğunuzda karanlıkta uyanmaktan, işe gitmekten keyif alanlar o kadar azınlıktaki. Hikayemizden sorduğumuzda ise sizlerin de �'sı bu uygulamayı istemediğini belirtti. İstemediğimiz bu uygulama neden yıllardır devam ediyor? Siz ne düşünüyorsunuz bu uygulamayla ilgili? Sizin hayatınızı nasıl etkliyor? Hikayemizden gelen cevapların en sık tekrar edilenlerini buradan paylaştık, yorumlarda siz de görüşlerinizi paylaşırsanız seviniriz. 👇 @ekremimamoglu nun geçtiğimiz günlerde Youtube'da konuyla ilgili güzel bir paylaşımı vardı. Videoda Klinik Psikolog Gülşah Ergin “Sabahleyin kalktıklarında anneleri, babaları ya da okulda öğretmenleri günaydın diyor. Günaydın, günaydın mı? Gün aydın değil karanlık.” diye bir cümle kurmuştu. Bunu da içeriğimize oradan ekledik, kaynağını belirtmek istedik. Ayrıca bahsettiğimiz videonun da konuya ışık tuttuğunu (kelime oyunu değil) düşünüyoruz, izleyebilirsiniz. Aydınlık günlerde görüşmek üzere 🌞
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, "Neden Karanlıkta Yaşıyoruz?" başlığı altında, 2016 yılından beri tüm yıl devam eden yaz saati uygulamasının hayatımızı nasıl etkilediği sorusu ve bir sağa doğru işaret eden ok görülüyor. Bu görsel, Türkiye'nin halen yaz saati uygulamasını kullanıyor olmasına ve bu durumun insanların karanlıkta daha fazla zaman geçirmesine neden olmasına vurgu yapıyor. Resimdeki ok ise, Türkiye'nin yaz saati uygulamasını bırakıp normal saate dönmesinin zamanının geldiğini ima ediyor. Bu görselin esprili yanı, Türkiye'nin yıllardır yaz saati uygulamasını kullanmasının ve bu durumun insanları karanlıkta daha fazla zaman geçirmesine neden olmasının, sanki bu uygulama karanlıkta yaşamamızı gerektiriyormuş gibi gösterilmesidir. Resimde siyah bir arka plan üzerinde beyaz ve sarı renklerde bir söz yazısı bulunmaktadır. Söz yazısı: Aydınlatın Bu Karanlığı "Günaydın diyoruz, gün aydın değil. Güne başlayamıyoruz." Şaka, "Günaydın" ile "Gün aydın" arasındaki farkı kullanarak, insanların sabah uyandığında aslında güne tam olarak başlayamadıklarını, sadece günün aydınlandığını söylediklerini ima ediyor. "Günaydın"ın, daha çok bir nezaket sözcüğü olduğunu ve aslında "Gün aydın"ın gerçek anlamda güne başlamayı ifade ettiğini vurguluyor. Resimde "Aydınlatın Bu Karanlığı" başlığı altında, karanlıkta yürümekten korktuğumuz ve tedirgin, güvensiz yaşadığımızdan bahseden bir alıntı var. Alıntının altında ise "TD" yazan ve çaydanlık resmi bulunan bir logo var. **Fıkra şu şekilde yorumlanabilir:** Bu alıntı, karanlıkta yaşamanın zorluklarını ve tedirginliği vurguluyor. Fakat "TD" logosu, çaydanlığı simgeliyor ve çaydanlığın sıcak ve rahatlatıcı bir ortamı temsil ettiği düşünülürse, aslında karanlıkta da keyifli ve güvenli bir ortam yaratılabileceği ima ediliyor. Yani, karanlıkta çay içmek, kişinin kendisini daha güvende hissetmesini sağlayabilir. Fotoğrafta, "Aydınlatın Bu Karanlığı" başlığı altında, "Eveden çık karanlık, eve gel karanlık. Havanın aydınlık olduğu tek aralığı iş yerinde geçiriyoruz." yazan bir söz var. Bu söz, insanların günlerini iş yerinde geçirmek zorunda kaldıklarını ve evlerinden çıkarken karanlıkta, evlerine dönerken de karanlıkta olduklarını, dolayısıyla günlerini karanlıkta geçirdiklerini vurgular. Bu durum, iş hayatının insan hayatını kapladığı ve sosyal hayat için çok az zaman kaldığı konusunda ironik bir yorum yapar. Resimde "Aydınlatın bu karanlığı" başlığı altında bir yazı var. Yazı şöyle: "Sabah güneş doğmadan uyanıyoruz, ışık açıp daha çok enerji israfı yapıyoruz." Bu, günümüzde insanların güneş doğmadan uyanıp ışıkları açarak enerji israfını eleştiren bir espridir. Resimde "Aydınlatın bu karanlığı, sabahları bu karanlıkta uyanamıyoruz. Ne keyfimiz var ne halimiz." yazısı ve altına bir çaydanlık resmi var. Şaka, çayın karanlığı aydınlatması ve insanları uyandırması ile ilgili. Sabah uyanamayanlar için çayın bir çözüm olduğu ima ediliyor. Görselde "Karanlıkta Yaşamak istemiyoruz. Yıl boyu yaz saati uygulamasına devam etmek istemiyoruz. Aydınlatın bu karanlığı." yazıyor. Bu görseldeki espri, yaz saatine geçişin karanlıkta daha uzun süre kalmamıza neden olduğu ve bunun insanların "karanlıkta yaşamak" istemediği gerçeğini vurgulaması. Yaz saatinin uygulanmasının, insanların karanlıkta daha fazla zaman geçirmek zorunda kalması ve bunun sonucunda güneş ışığından mahrum kalması anlamına geldiği söyleniyor. Dolayısıyla "karanlığı aydınlatma" çağrısı, yaz saatinin kaldırılmasını isteyen bir mizah yoluyla iletiliyor.


Gerçekten sözün bittiği yerdeyiz. Hem kı...
Gerçekten sözün bittiği yerdeyiz. Hem kızıyorum hem de üzülüyorum Amca. Words fail me. I wish our people were at least aware that a better life was possible rather than be thankful for their misery. Bu içeriği @siyahserit1 in @trajikomiknews paylaşımından bulduk ve ülkenin geldiği durumu çok iyi özetlediği için sizlerle paylaşmak istedik.
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, sokak röportajı sırasında bir kişi "Çöptən aldığım bu paltoyu baxa bilərsiniz. İqtisadiyyat pis olmasaydı, belə bir paltoyu çöpdə tapa bilməzdik" deyir. Bu sözlər ironikdir, çünki insanlar yoxsulluq səbəbi ilə çöpdən əşya toplamaq məcburiyyətində qalırlar. Bu sözlərlə, hətta çöpdə belə yaxşı keyfiyyətli əşyalara rast gəlindiyi, iqtisadiyyatın nə qədər pis olduğunu ifadə edir.


Baka baka karardığın üzümü etiketle 👇😊🍇
Baka baka karardığın üzümü etiketle 👇😊🍇
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde iki kişi, her biri birer salkım üzüm tutmuş şekilde resmedilmiş. Üstte ise Türkçe bir atasözü ve anlamı yazılmış. Atasözü "Üzüm üzüme baka baka kararır" ve "Birbirleriyle sık sık görüşen insanlar, zamanla birbirlerine benzemeye başlarlar" anlamına geliyor. Resimde insanların tuttuğu üzümler aynı renge sahip olduğundan bu atasözüne gönderme yapıyor.


Maalesef bu düşünceler hala ülkemizde ve...
Maalesef bu düşünceler hala ülkemizde ve dünyada çok yaygın. Erkek kadından üstün değildir arkadaşlar, şunu anlamamız için kaç yıl geçmesi gerekiyor bilmiyorum ama hala bu anlamsız görüşü savunan insanlar var. Biz de paylaşmaya devam edeceğiz. Eşitiz, insanız. Bu kadar. @toplumsaldestekplatformu nun paylaşımından gördük sondaki görseli biz de sizlerle paylaşmak istedik.
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde mor bir arka plana karşı beyaz ve kırmızı fontta "Evin direği erkek değil kolondur." yazıyor. Altta ise "TD" logosu bulunuyor. Şaka, "evin direği" ifadesinin aslında "evin direği" (sütun) olduğunu, erkeklerin ev için direk olmadığını ima ediyor. Bu, evdeki geleneksel cinsiyet rollerini sorgulayan ve mizah yoluyla kadınların ve erkeklerin ev içi işlere eşit katılımının önemini vurgulayan bir şakadır. Resimde mor bir arka plan üzerinde beyaz "Evin temeli baba değil betondur." yazısı ve sağ alt köşede de kırmızı bir çaydanlık simgesi var. Bu, ev için güçlü bir temel sağlamak için baba figürünün önemli olduğunu ima ederek, baba figürünün yerine betonu kullanma hakkında ironik bir şaka yapıyor. Şaka, "baba"nın evin temel taşı olarak görülen betona benzetilerek, babanın "güvenli ve sağlam bir temel" sağlamadığını, aksine betonu daha önemli olduğunu ima ediyor. Bu, babaya ve evin temel taşına gönderme yaparak, baba figürünün geleneksel rolünün altını çizen ve bunu ironik bir şekilde betona bağlayan esprili bir ifade. Resimde mor bir zemin üzerinde beyaz ve kırmızı fontlarla "Evin reisi yoktur. Kabile değiliz." yazıyor. Resmin alt sağ köşesinde de "TD" yazılı beyaz bir daire içerisinde çaydanlık resmi bulunuyor. Bu resimdeki espri, "Evin reisi yoktur" cümlesi ile bir ailenin birlikte yaşadığı ve tek bir başkanının olmadığı, herkesin eşit olduğu ve kararları birlikte aldığı bir kabile gibi yaşadıklarını ima etmesi. "Kabile değiliz" cümlesi ise, bir kabilenin çağrışımlarını yapıyor. Resimde "Patriarkal zihniyet yenilmeye mahkumdur." yazıyor. Bu cümle, patriarkal zihniyetin günümüz dünyasında artık geçerliliğini yitirdiğini ve yenik düşeceğini ima ediyor. "Patriarkal zihniyet yenilmeye mahkumdur" sözü, patriarkal düşüncenin artık kabul edilemez olduğuna dair güçlü bir mesaj veriyor. Fotoğrafta, Atatürk'ün portresinin önünde bir genç adam, "Evin direği erkek değil 'Kolondur'. Evin temeli baba değil 'Betondur'. Evin reisi yoktur. 'Kabile' değiliz. PATRİARKAL ZİHNİYET YENİLMeye MAHKUMDUR" yazan bir pankart tutuyor. Şaka, Atatürk'ün "Benim doğduğum evde, benim babamın evinde, benim annemle babamla, benim kardeşlerimle, bende hep o şekilde yaşadık, o şekilde büyüdük." sözleriyle çelişen bir mesajla atatürkçü bir ortamda verilmesinde yatıyor. Fotoğrafta görülen genç adam, klasik aile yapısının ve patriarkal düşüncenin eleştirisini, Atatürk'ün sözlerini kullanarak esprili bir dille yapıyor.


Sizce de bu zihniyet çok yaygın degil mi?🐍...
Sizce de bu zihniyet çok yaygın degil mi?🐍
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Bu resimde, Tumblr'ın topluluk kurallarını ihlal ettiği için kaldırılmış bir içeriğin bildirimi var. Burada bir espri yok, çünkü bu sadece bir bildirim. İngilizce'de "This content has been removed for violating Tumblr's Community Guidelines." diye yazıyor. Resim Tumblr'ın kullanıcıları tarafından paylaşılan içeriklerin uygunluğunu sağlamak için kullandığı uyarı mesajı göstermektedir.


İçerik ekle

Template seç, yazını yaz, kepsi siteye gönder.

Keps yap →

💬 Son Yorumlar