İçerik ekle template seç, yaz, gönder
dictionary ile ilgili bulabildiğim postlar, videolar, karikatürler, resimler, tweetler, miimler

Münir Özkul 2018'de bugün aramızdan ayrı...
Münir Özkul 2018'de bugün aramızdan ayrılmıştı 💐 Ülkemizin yeri doldurulamayacak sanatçılarından biridir. Bize bıraktığı sanat mirası için kendisine teşekkür ederiz ❤️ 4 years ago today Münir Özkul has passed away 💐 He is one of the greatest artists of our nation. Thank you for your legacy ❤️ #münirözkul #munirozkul
Yapay zeka açıklaması

Resimde, ünlü Türk komedyen ve oyuncu Kemal Sunal'ın portresi bulunuyor. Sunal'ın üzerinde, "Eyvah Mahmut Hoca!" yazan bir yazı var. Bu yazı, Sunal'ın oynadığı *Mahmut Hoca* adlı filmden alıntılanmış. Yazının altında, "Alas, Teacher Mahmut!" yazan bir ifade de var. Bu fotoğraftaki espri, *Mahmut Hoca* filminde Sunal'ın canlandırdığı "Mahmut Hoca" karakterine gönderme yapıyor. Filmde, "Mahmut Hoca" sürekli olarak bir şeyleri yanlış yapar ve başına bir sürü belaya karışır. Bu yüzden, "Eyvah Mahmut Hoca!" ifadesi, onun başına gelen felaketlere atfen kullanılıyor. Fotoğrafın altındaki "Alas, Teacher Mahmut!" ifadesi ise, *Mahmut Hoca*'nın kötü şansına acıma ve sempati duymayı ifade ediyor. Kısacası, bu fotoğraf, Kemal Sunal'ın *Mahmut Hoca* filmindeki karakterine yapılan eğlenceli bir gönderme. Fotoğrafta, Türk sinemasının usta oyuncularından Münir Özkul'un "Yaşar Usta" filminde canlandırdığı karakteri ve bu karaktere ait bir söz yer alıyor. Söz, "Bak beyim sana iki çift lafım var." şeklinde. Şaka, Yaşar Usta karakterinin genellikle "iki çift lafım var" diyerek başlayan ve oldukça uzun süren konuşmalarıyla bilinmesi üzerine kurulu. Söz, bu karakterin alışılmadık bir şekilde kısa bir konuşma yapacağını ima ediyor. Resimde Mehmet Hoca'nın "Okul sadece dört yanı duvarla çevrili, tepesinde damolan yer değildir. Okul her yerdir. Sırasında bir orman, sırasında dağ başı. Öğrenmenin, bilginin var olduğu her yer okuludur." sözü yer alıyor. Fıkranın esprisi, okulu somut bir yapı olarak değil, öğrenme ve bilgi edinmenin her yerde mümkün olduğunu vurgulamasıdır. Bu resimde, duvarları ve çatısı olan bir binadan daha fazlası olduğunu belirten bir alıntı yer alıyor. Alıntı, okulun her yerde olabileceğini ve öğrenme ve bilgi olduğu her yerin okul olduğunu söylüyor. Özellikle bir orman veya dağ tepesi gibi yerlerin okul olabileceğini belirtiyor. Bu, okulun geleneksel tanımının dışına çıkan ve öğrenmenin her yerde olabileceğine dair bir bakış açısı sunan eğlenceli bir alıntı.


Happy Monday everyone 😄
Happy Monday everyone 😄
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Bu görselde, "iple çekmek" deyiminin tanımını esprili bir şekilde gösteren bir kart var. Kartta "iple çekmek" kelimesinin anlamı "bir şeye çok hevesli olmak ve sabırsızlıkla beklemek" olarak açıklanmış. Görselin altında ise "hafta sonunu iple çekiyorum" gibi bir örnek cümle verilmiş. Espri, "iple çekmek" deyimini gerçek anlamıyla ve mecaz anlamıyla karşılaştırarak ortaya çıkar. "İple çekmek" deyimi günlük hayatta bir şeye çok hevesli olmak anlamında kullanılırken, görselde bu deyimin gerçek anlamına, yani bir ip ile bir şey çekmeye odaklanılmış ve bu şekilde komik bir karşılaştırma yapılmış.


Doğum günün kutlu olsun Barış Manço ❤ Bi...
Doğum günün kutlu olsun Barış Manço ❤ Bizimle paylaştığın sevgin ve sanatın için teşekkürler 🌻 Today is the birthday of one of the greatest artists of Turkey. We are grateful for all that he shared with us ❤ #barışmanço #barismanco
Yapay zeka açıklaması

Resimde Barış Manço'nun bir fotoğrafı ve "Arkadaşım Eşek" şarkısının sözlerinden bir bölüm yer alıyor. Şarkının sözleri, ayrılık acısının ve özlemin ifade edildiği bir şekilde yazılmış. Resimde Barış Manço'nun ciddi ve hüzünlü bir ifadeyle bakması, şarkının melankolik havasıyla uyumlu. Bununla birlikte, sözlerde kullanılan "arkadaşım eşek" ifadesi, Barış Manço'nun kendine özgü mizahını ve şarkılarındaki ironiyi yansıtıyor. "Arkadaşım Eşek" şarkısı, "eşek" kelimesinin bir metafor olarak kullanıldığı, yani "eşek" sıfatı yerine, bir dostluk sembolü olarak kullanılan bir şarkıdır. Barış Manço, şarkıda ayrılık acısını ve özlemini, bir eşekle olan dostluğuna benzeterek anlatıyor. Bu da sözlerde kullanılan "eşek" kelimesinin aslında "eşek" hayvanı değil, "eşek" sıfatına sahip, yani "aptal" veya "işe yaramaz" anlamına gelen bir metafor olduğunu gösteriyor. Barış Manço'nun şarkılarındaki bu ironik ve mizah dolu kullanım, şarkılarına farklı bir boyut kazandırıyor ve onu Türk pop müziğinde özel bir yere koyuyor. Fotoğrafta, Türk müzisyen Barış Manço'nun "Arkadaşım Eşek" şarkısının sözlerinden bir alıntı yer alıyor. Bu alıntıda, Barış Manço eşek olan arkadaşına hitaben "Seni unuttum" gibi bir cümle kullanarak arkadaşının aslında eşeğe benzemediğini ve bunu sadece şarkının mizahı için kullandığını ima ediyor. İşte alıntının tamamı: > "Seni hatırladım ve gözlerim doldu > Güzel günlerimiz sadece bir anı oldu > Ayrılık yolumuz oldu, > Aşacağız, bunu da biliyorum > Çok özledim seni > Arkadaşım Eşek" Bu alıntıda, "Arkadaşım Eşek" ifadesi, Barış Manço'nun arkadaşına hitaben kullandığı bir mizah unsuru. Aslında arkadaşının bir eşeğe benzemediğini ima ederek, şarkının mizahını arttırıyor. Fotoğrafta Barış Manço ve "Kara Sevda" şarkısının sözleri var. Şarkının sözlerinde, "Kara sevda" diye adlandırılan bir sevdanın ne kadar güçlü olduğunu ve kimsenin ayıramayacağını anlatıyor. Fakat son kısımda "Çocukça bir aşk deyip de geçme" diyerek, aslında bu aşkın çok da ciddiye alınacak bir şey olmadığını ima ediyor. Bu da "Kara Sevda"nın aslında çok da "kara" olmayan bir aşk olduğunu gösteren bir ironi. Resimde, Türk müzisyen Barış Manço'nun bir sözü var. Söz şöyle: "Arkadaşım, biri yoksul görürsen, bal ve krema ile besle. Bunu yaz arkadaşım. Birisi muhtaçsa, ipek eşarp ile giydir. Bunu yaz arkadaşım. Yoksul bir çocuk görürsen, onlara bak. Bunu yaz arkadaşım. Bu dünyadan kimse malları ile gidemez." Bu söz, Barış Manço'nun mizah anlayışını ve insanlara yardım etme çağrısını yansıtıyor. Sözün komikliği, insanın mal varlığıyla değil, hayatta yaptığı iyi işlerle hatırlanacağını vurgulamasından kaynaklanıyor. Ayrıca, "bal ve krema" ve "ipek eşarp" gibi zenginlik sembollerinin kullanımı, sözlere ironik bir hava katıyor. Fotoğrafta Barış Manço'nun "Kardeşlik ve Eşitlik Üstüne" adlı şarkısının sözlerinden bir bölüm yer alıyor. Şarkının sözleri, eşitsizliği ve adaletsizliği eleştiriyor. "Kasının altında gözün var diye silahlanıp ölüme koşarken kalan dul ve yetim ne yer, ne içer soran yok" dizeleri, insanların kendi çıkarları için başkalarına zulmettiğini, sonuçları düşünmeden savaşlar çıkardığını ve mağdurların kaderini umursamadığını anlatıyor. Fotoğrafta ise Barış Manço'nun gülen yüzü ve esprili bakışı, sözlerin ciddiyetiyle tezat oluşturuyor. Bu, sözlerin ironik ve eleştirel bir şekilde sunulmasını sağlıyor. Şarkının esprili bir şekilde ifade edilmesi, dinleyiciyi daha etkili bir şekilde düşünmeye ve sorgulamaya teşvik ediyor. Fotoğrafta, Türk müzisyen Barış Manço, "Hemşerim Memleket Nire" şarkısının sözlerinden oluşan bir alıntı ve kendisinin bir portresi var. Sözler, eşitlik ve kardeşlik hakkında konuşan ama aynı zamanda savaş nedenlerini ve sonuçlarını sorgulamayı da ihmal etmeyen bir eleştiri içeriyor. Fıkranın kendisi sözlerin ironik ve kışkırtıcı doğasından kaynaklanıyor. Barış Manço, "Hemşerim Memleket Nire" şarkısında insanlığın ortak değerlerine ve kardeşliğe vurgu yapıyor ancak aynı zamanda, insanların neden savaştıkları ve bunun sonucunda kimlerin acı çektiği gibi soruları da gündeme getiriyor. Bu, dinleyicilerde düşünmeye ve eleştirel bir şekilde düşünmeye yönelik bir çağrı niteliğindedir. Fotoğrafta, Türk müzisyen Barış Manço'nun bir fotoğrafı ve "Yıllardır sürüyüp giden bir pay alma çabası Topu topu bir dilim kuru ekmek kavgası Bazen durur bakarım bu ibret tablosuna Kimi tatlı peşinde, kimininse tuzu yok" yazan bir şiir var. Şiiri yazan Barış Manço'dur. Bu şiir, insanların her zaman bir şeyler elde etmeye çalıştığını ve bu süreçte zaman zaman anlamsız kavgalara girdiklerini anlatıyor. "Topu topu bir dilim kuru ekmek kavgası" ifadesi, insanların basit şeyleri bile elde etmek için ne kadar çabaladıklarını vurguluyor. "Kimi tatlı peşinde, kimininse tuzu yok" ise insanların farklı istek ve ihtiyaçlara sahip olduğunu ve bir şeylerin değerinin kişiden kişiye değiştiğini belirtiyor. Şaka, insanların sürekli olarak daha fazla mal ve mülk peşinde koştuğunu ve bu çabalara rağmen çoğu zaman basit şeylerin değerini fark etmediğini göstermesinde yatıyor. Resimde Barış Manço'nun bir sözü ve fotoğrafı bulunuyor. Söz şöyle: "Çıkmaz sokağa girmeden gösterelim ve hiçbir insandan esirgemeyelim sevgilerimizi. Üç beş günlük dünya hayatı değmiyor hiçbir kavgaya." Şaka, Barış Manço'nun sözünün gerçek hayatta uygulanmasının oldukça zor olmasıdır. İnsanlar genelde duygularını bastırmak yerine dışarı vurmayı tercih ederler. Sözün anlamı, insanların birbirleriyle kavga etmemeleri gerektiği ve sevgilerini ifade etmeleri gerektiğidir, ancak bu gerçek dünyada çoğu zaman mümkün değildir.


Bugün için paylaşacak en güzel sözün bu ...
Bugün için paylaşacak en güzel sözün bu olduğuna karar verdik. Çok ilginç bir sene geçirdik. Cidden çok yorulduk; ama her zaman bir devam ettik. Bir sonraki güne yeniden başladık. Şimdi de yeni bir yıla giriyoruz. Belki şu anda çok iyi başlamıyoruz; ama umutla devam ediyoruz. Geçtiğimiz yılı beraber paylaştığımız gibi bu yılı da birbirimizle paylaşmaya devam edeceğiz. Unutmayın en azından sevdiklerinizin yılının biraz daha güzelleşmesi için çalışabilirsiniz. Dünya bizi yorsa da sevgi neden burada olduğumuzu hatırlatıyor. Sevdiklerinizle beraber çok güzel bir yıl geçirmenizi umarız. Hepinize güzel bir yıl dileriz ❤️ We decided that this is the best proverb to share for today. We’ve had a very interesting year. We got really tired; but we always carried on. We started again the next day. Now we are entering a new year. Maybe we’re not starting off very well right now; but we continue with hope. We will continue to share this year with each other as we shared the previous year toge
Yapay zeka açıklaması

Resimde "Çıkmadık candan umut kesilmez." yazan bir yazı var. Bu atasözü, ne olursa olsun umudun asla terk edilmemesi gerektiği anlamına gelir. "Çıkmadık candan umut kesilmez." sözü de bu atasözünü çağrıştırıyor ve iki cümle arasındaki benzerlik, sözdeki mizahı oluşturuyor. "Çıkmadık" sözcüğü, atasözündeki "çıkmadık" kelimesiyle aynı şekilde söylense de, "çıkmadık" kelimesi burada "çıkmadık" kelimesinin bir oyunudur. Böylece atasözünün anlamı değiştiriliyor ve okuyucunun gülümsemesini sağlanıyor. Resimde yeşil bir arka plan üzerinde beyaz harflerle yazılmış bir söz var. Söz: "Umut, ruh bedenden ayrılıncaya kadar bırakılmamalıdır." Bu sözün şakası, umudun her zaman canlı kalması gerektiği anlamına gelmesi ve bu nedenle ruh bedeninden ayrıldıktan sonra bile umut etmeye devam etmemiz gerektiğini ima etmesidir. Bu, elbette imkansız bir durumdur ve şakanın mizahı bu absürtlikte yatmaktadır.


Terapi, isteyen herkesin hayatının bir p...
Terapi, isteyen herkesin hayatının bir parçası olabilir. Çoğumuz yeni yılda kendimizi daha iyi tanımak istiyordur. @hiwellpsikoloji uzman psikologlarıyla size bu konuda yardımcı olabilir. Eşleştiğiniz psikologla 15 dakika ücretsiz ön görüşme yapabilir ve video seanslara başlayabilirsiniz. Hiwell'in websitesini ve uygulamasını inceleyin. İndirim için “trdi10” kodunu kullanabilirsiniz 😊 Daha iyi hissetmek için kendimize daha çok zaman ayırdığımız bir yıl olması dileğiyle 🤍 #işbirliği
Yapay zeka açıklaması

Resimde karlı bir gecede üzgün görünen bir kız çocuğu var. Resmin üstünde "Neden yeni yıla girerken kendimi kötü hissediyorum?" yazıyor. Bu, yeni yılın getirdiği beklentiler ve baskılar yüzünden kişinin kendini kötü hissetmesini esprili bir şekilde ifade ediyor. Görselde, başını dizlerine koymuş, üzgün bir insan var. Kafasının üzerinde "hayallerimin karmaşıklığı" yazan bir düşünce balonu var. Alttaki metinde "Geçen sene hedeflerini tutturamadığını düşünüp hayal kırıklığı yaşıyor olabilirsin." yazıyor. Resimde, "hayallerimin karmaşıklığı" olarak ifade edilen hayal kırıklığına, bir karmaşa olarak gösteriliyor. Bu da hayallerin gerçekleşmemesiyle, insanın kendini karmaşık bir durumda bulmasıyla alaycı bir şekilde ifade ediliyor. Resimde, bir adam bir sandalyede oturmuş ve bir fincan kahve tutmuş. Adam düşündüğü için mi yoksa kahve soğuk olduğu için mi düşünceli olduğu belli değil. Aşağıdaki yazıda ise "Çok yüksek hedefler koymak stres yaratabilir ve hayal kırıklıklarıyla sonuçlanabilir. Hayatını bir günde değiştirmeyi planlamak gerçekçi değildir." yazıyor. Bu, adamın "Yüksek beklentiler" düşünceleri nedeniyle kahve soğumasına aldırış etmediğini gösteriyor. Dolayısıyla espri, yüksek beklentilerin gerçekçi olmayan hedeflere neden olabileceğini ve bu nedenle küçük şeylere bile dikkat edemeyeceğimizi gözler önüne seriyor. Resimde, elini kafasına koymuş, kafa karışıklığı yaşamış, şaşkın bir kadın görüyoruz. Bunun üzerinde "Başkalarıyla Kendinizi Karşılaştırmak" başlığı ve "Geçen seneyi değerlendirirken kendinizi başkalarıyla karşılaştırmayın. Hepimiz farklı bir yolculuktayız." yazıyor. Bu resimde, kişinin kendisini başkalarıyla karşılaştırmaktan kaynaklanan strese ve kafa karışıklığına vurgu yapan mizahı temsil ediyor. "Geçen seneyi değerlendirirken kendinizi başkalarıyla karşılaştırmayın" mesajıyla, herkesin farklı bir yolculukta olduğunu ve başkalarının hayatlarıyla kendi hayatını karşılaştırmanın anlamsız olduğunu vurguluyor. Resimde, mavi bir arka plan üzerinde beyaz yazı ile "Nasıl 2022 için Daha Sağlıklı Hedefler Koyabiliriz?" başlıklı bir motivasyonel poster bulunmaktadır. Poster, sağlıklı hedefler belirlemek için beş maddelik bir liste sunmaktadır: 1. **"Size stres değil mutluluk getirecek hedefler koyun."** 2. **"Zamanınız ve yapabileceklerinizle ilgili gerçekçi olun."** 3. **"Hatalarınızdan öğrenin."** 4. **"Küçük olsa da başarıları kutlayın."** 5. **"Kontrol edebileceğiniz şeylere odaklanın."** 6. **"Gerekirse yardım isteyin."** Poster'in altında, "Hiwell" markasının logosu ve yanındaki bir TD (Türk Dil Kurumu) logosu yer almaktadır. Bu, posterde "TD" ifadesinin "Türk Dil Kurumu" olarak değil, "Tükenmişlik Durumu" anlamında kullanıldığı ve posterin sağlıklı hedefler koyarken tükenmişlikten kaçınmaya vurgu yaptığı bir espridir. Poster, sağlıklı hedefler belirlemek ve bu hedeflere ulaşmak için motivasyon sağlayan bir iletişim aracılığı olarak tasarlanmıştır. Ancak, posterde TD logonun yerleştirilmesiyle, tükenmişlik durumunu hedefleyen bir espri oluşturulmuştur. Bu resimde, Hiwell adlı bir online terapi platformunun reklamı yer alıyor. Platformun sloganı, "Uzman psikologları ve kullanıcıları terapi için bir araya getiren bir online terapi platformu." Resimde, bir kadının yeşil yaprakların arasında oturduğu ve kendisine yardım eli uzatan bir el görüyoruz. Resimdeki espri, terapinin hayatın her alanında olduğu ve "herkesin hayatının bir parçası olabileceği" anlamına geliyor. Bu, terapinin zor zamanlarda yardım sağlayan bir araç olmasının yanı sıra, hayatın normal bir parçası olabileceğini ima ediyor. Resimde karlı bir gecede, üzgün görünen bir çocuk oturuyor. Çocuğun üstündeki yazı "Yeni Yıl Arifesinde Neden Kendimi Kötü Hissediyorum?" diyor. Bu, Yeni Yıl arifesinde, çoğu kişinin eğlenmek ve kutlamak için heyecanlı olması gerekirken, bazı insanların kendilerini kötü hissetmelerinin bir parodisi. Şaka, Yeni Yıl arifesinde herkesin mutlu olması gerektiği klişesini, kişinin kendini kötü hissetmesiyle tersine çevirmesinde yatıyor. Bu, herkesin aynı hissetmediği ve herkesin farklı deneyimleri olduğunu hatırlatıyor. Resimde hayal kırıklığı, yüksek beklentiler ve başkalarıyla kendimizi karşılaştırma konularına değinilmiş. Bir kadın yere oturmuş ve başını dizlerine koymuş durumda. Kadının başının üzerinde bir düşünce balonu var ve içerisinde karmaşık bir desen yer alıyor. Bu çizim, hayal kırıklığına uğrayan insanların genellikle kendilerini çaresiz hissettiklerini ve kafalarının karışık olduğunu simgeliyor. Yüksek beklentiler ve başkalarıyla karşılaştırma duyguları ise bu hayal kırıklığını artırabilir. "Hiwell" markasının sloganı ile bu duyguların üstesinden gelmenin ve kendi yolunu çizmenin mümkün olduğunu vurgulanıyor. **Şaka:** Resimdeki şakanın temelini, kişinin kendi beklentileri ile gerçeklik arasında oluşan uyumsuzluk oluşturuyor. Yüksek beklentiler, hayal kırıklığına yol açan bir gerçeklik ile karşı karşıya kaldığında, kişi kendini hayal kırıklığına uğramış ve çaresiz hissedebilir. Bu da, resimdeki kadın gibi, kendini yere oturmuş ve kafası karışık bir halde bulabilir. Resim, sağlıklı yaşam hedefleri belirlemek için ipuçları içeren pembe bir arka plan üzerinde beyaz metin gösteriyor. Metin şunları içeriyor: "2022 için daha sağlıklı hedefler nasıl belirlenir? > Sizi mutlu eden hedefler belirleyin, stres yapmayın. > Zamanınız ve elde edeceğiniz sonuçlar konusunda gerçekçi olun. > "Başarısızlıklarınızdan" ders alın. > Küçük kazanımları kutlayın. > Kontrol edebildiklerinize odaklanın. > İhtiyacınız olduğunda yardım isteyin." Hiwell markasının logo'su da görülüyor. Resimdeki espri, sağlıklı yaşam hedeflerinin belirlenmesinde "başarısızlık" teriminin kullanılmasıyla oluşuyor. Söz konusu terimin kullanımı, sağlıklı yaşam hedeflerinin başarısızlık olarak algılanmaması gerektiğini vurgulamak için ironik bir şekilde kullanılıyor. Bu resimde bir terapi uygulamasının reklamı yapılıyor. Resimde, bir terapiye ihtiyaç duyan ve oturarak kendini teselli eden bir kadın var. Resimde kadına doğru uzanan bir el de var ve bu da terapi uygulamasının bir metaforu olarak kullanılıyor. "Hiwell" logosunun altında "TD" yazıyor. Bu da "Terapi Doktoru" anlamına geliyor. Bu espri, "TD" kısaltmasının, "terapi doktoru" yerine "Terapi Diyetisyeni" anlamına gelebileceği üzerine kurulu. Böylece, terapistleri, insanların ruhsal sağlık ihtiyaçlarına değinen diyetisyenlere benzetiyor. İlginç bir şekilde, Türkçede "TD" kısaltması "Terapi Diyetisyeni" anlamına gelmiyor. Ancak, bu espri, terapistlerin, insanların ruhsal sağlık ihtiyaçlarını karşılama konusunda diyetisyenlere benzer bir rolü üstlendiğine dikkat çekmek için kullanılıyor.


Sokak hayvanları sahipsiz değil. Suçlula...
Sokak hayvanları sahipsiz değil. Suçlular da onlar değil. Lütfen bu yanlış ve merhametsiz yaklaşımdan vazgeçin. Hayvanlarımızı işkence dolu bir yaşama mahkum etmeyin. #sokakhayvanlarısahipsizdeğil @changetr deki Barınak Çare Değil kampanyasına imzalayarak destek olabilirsiniz: Kaynaklar: Belediyelerin görevleri konusunda @hakim_komite nin içeriğinden faydalandık. Son görselin yaratıcısı @ihsancanitez
Yapay zeka açıklaması

Resimde, sokak hayvanları "sahipsiz değiller" mesajını iletmek için çeşitli ırklardan köpekler bulunuyor. Köpekler, barınaklar yerine sevgi dolu evlerde yaşamaya hazır olduklarını gösteren sevimli ve mutlu yüz ifadeleri sergiliyorlar. Bu görsel, barınakların çoğu zaman yetersiz koşullara sahip olduğunu ve hayvanların bu koşullarda acı çektiğini vurgulayan bir şaka yapıyor. Köpeklerin mutlu ve sağlıklı olması için gerçek bir yuva ve sevgiye ihtiyaçları olduğu mesajını iletiyor. Resimde beş farklı cins köpek var. Hepsi de sevimli ve mutlu görünüyor. Resmin altında ise "Hayvanlar Suçlu Değil" başlığıyla, köpeklerin saldırgan bir şekilde eğitildiği, saldırma komutu verildiği ve bunun için caydırıcı cezalar verilmediği vurgulanıyor. Resmin altındaki yazı, saldırganlığın köpeklerin kendi doğal davranışlarından değil, insan eğitimi ve ihmali nedeniyle kaynaklandığını anlatıyor. Bu şekilde, resim, köpeklerin davranışlarının genellikle kendilerine değil, insanlara atfedilmesi gerektiğini, insanlara hayvanların suçu olmadığını ve onları cezalandırmanın yanlış olduğunu hatırlatıyor. Resimde, "Belediyelerin Gerçek Görevi Ne?" başlığı altında, belediyelerin sokak hayvanlarını toplayıp barınaklara götürmesiyle ilgili bir espri var. Espri, belediyelerin sokak hayvanlarını toplamasının aslında hayvanların iyiliği için değil, onları bir "geçici bakım evi" olarak adlandırılan barınaklara kapatmasıyla alakalı. Bu durum hayvanlar için bir işkence olarak gösteriliyor. Resimde, sevimli köpeklerin barınakta zor durumda kalmış gibi tasvir edilmesiyle bu ironi vurgulanıyor. Espri, belediyelerin sokak hayvanlarına karşı gerçek bir çözüm sunmak yerine sadece sorunu kapatmaya çalıştığını ima ediyor. Resimde, "Sokak Hayvanları İçin Çözüm Ne?" başlığı altında bir mesaj yer alıyor. Mesajda, sokak hayvanlarının kısırlaştırılmasıyla popülasyonun azaltılması gerektiği, belediyelerin bu görevi yerine getirmediği, ancak kentsel dönüşümle zor koşullarda yaşamaya mahkum olan hayvanlarımızın da sevgi, tedavi ve beslenme ihtiyaçlarını karşılamamız gerektiği belirtiliyor. "Çözüm kesinlikle onları kafese kilitleyerek işkence etmek değil." yazısı, sokak hayvanları için çözümün sadece kısırlaştırma olmadığını ve onlara bakmamız gerektiğini vurguluyor. Resmin alt kısmında, hayvanları sevgiyle kucaklayan farklı cins köpeklerin karikatürleri bulunuyor. Bu karikatürler, mesajı destekleyerek hayvanları sevgiyle kucaklamamız gerektiği mesajını güçlendiriyor. Resimdeki espri, sokak hayvanları için "çözüm" olarak sunulan kafese kilitleyerek işkence etmenin, aslında sorunu daha da kötüleştireceği ve hayvanlara karşı etik olmayan bir yaklaşım olduğu gerçeğinin ironik bir şekilde sunulmasında yatmaktadır. Resimde, kirlenmiş bir gezegeni izleyen iki hayvan (bir kedi ve bir köpek) var. Köpeğin ağzından çıkan baloncukta "gerçekten fazlalık biz miydik?" yazıyor. Resimdeki espri, insanların gezegeni kirletme konusunda aşırıya kaçtığını ve bunun sonucunda doğanın kendilerini sorgulamaya başladığını gösteriyor.


Sevdiklerimizle birlikte geçireceğimiz t...
Sevdiklerimizle birlikte geçireceğimiz tüm güzel zamanlara. #PahaBiçilemez. Daha da uzun sürecek zamanlarda hep birlikte olmak dileğiyle 🥰 @mastercardturkiye #işbirliği
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde kırmızı bir zemin üzerinde "Yeni Umutlar" yazısı ve bir çam ağacı ve hediye kutusu görülüyor. Resmin altında da Mastercard logosu bulunuyor. Bu resimde yapılan espri, "Yeni Umutlar" yazısının altında bulunan "Gelecek için vazgeçmeden çabalamamızı sağlayan o hisler." cümlesinin Mastercard logolarını kastederek söylenmesidir. Bu espri Mastercard'ın "Yeni Umutlar"ı sağladığını ima ediyor. Bu görselde "Yeni Başlangıçlar" yazısı, bir çam ağacı ve Mastercard logosu bulunmaktadır. Şaka, Mastercard logosunun bir çam ağacının tepesinde olması ve bu şekilde yeni bir yılın başlangıcına gönderme yapmasıdır. "Yeni Başlangıçlar" yazısı da yeni yılın başlangıcını temsil eder. Bu görsel, Mastercard'ın yeni yılda da insanların yanında olduğunu ve yeni başlangıçlar için destek verdiğini ima ediyor. Görselde kırmızı bir arka plan üzerinde beyaz yazı ile "Yeni Hayaller" yazısı, altına ise "Olmak istediğimizizi düşlediğimiz sınırlarla kapatılamayan düşünceler." cümlesi yer alıyor. Görselin sağ alt köşesinde Mastercard logosu ve altında "Yeni Hayaller" kelimesini taklit eden bir hediye kutusu görülüyor. Bu görselde, Mastercard'ın sunduğu avantajlar ile insanları yeni hayaller kurmaya teşvik ederek, bu hayalleri gerçekleştirmeleri için sınır tanımayan fırsatlar sunduğuna gönderme yapılıyor. Şaka ise "Yeni Hayaller" kelimesinin, "Yeni Hayaller"in bir hediye olarak sunulduğu gibi, "Yeni Hayaller"in Mastercard'ın sunduğu bir ürün olduğu anlamına geliyor. Resimde "Yeni Maceralar" yazan bir başlık, altında "Birçok yeni heyecanı hayatımıza katacak o yolculuklar." yazan bir cümle, bir hediye kutusu ile yanına çizilmiş bir çam ağacı ve Mastercard ve Türk Telekom logoları var. Resimdeki espri, Türk Telekom'un Noel temalı bir reklam yayınlaması ve bunun Türk kültüründe Noel'in kutlanmaması nedeniyle garip görünmesiyle ilgili. Türk Telekom, "Yeni Maceralar" diye reklam yapıyor, ancak Noel'in Türk kültüründeki yeri ve önemi göz önüne alındığında bu reklam biraz yersiz görünüyor. Resimde kırmızı bir arka plan üzerinde "Yeni Yıl" yazısı ve yeni umutlar ve hayallerle birçok maceraya başlayacağınız bir yıla. Paha Biçilemez. yazısı yer almaktadır. Resmin altında ise Mastercard ve Türk Hava Yolları logoları bulunmaktadır. Şaka ise Mastercard ve Türk Hava Yolları'nın yeni yılla ilgili bir kampanyaya ortak olmuş gibi gözükmesi ve bunun Paha Biçilemez olduğu ima edilmesi şeklindedir.


2021 yılında yaşadıklarımızın özeti. Çok...
2021 yılında yaşadıklarımızın özeti. Çok zor bir yıl geçirdik, 2022’den dileğimiz bize daha iyi davranması. En kötü senemiz böyle olsun arkadaşlar.
Yapay zeka açıklaması

Resimde "En Kötü Yılımız Böyle Olsun 2021'de Yaşadıklarımıza Bakar Mısınız? Gerçekten daha kötüsünü kaldırmamız zor." yazan bir afiş ve altta "TD" yazan bir logo var. Şaka, 2021 yılının çok kötü bir yıl olduğunu ima ederek, insanların 2021'de yaşadıkları kötü şeylere bakmaları ve daha kötüsünün olamayacağını düşünmelerini, ancak durumun aslında daha da kötüye gidebileceğini ima etmektedir. Bu ironik bir şekilde, 2021 yılının zaten çok kötü olması nedeniyle, herhangi bir kötüleşmenin bile daha kötü olmayacağı düşüncesine dayanmaktadır. Görselde 1 Ocak - 30 Kasım arası 260 kadın cinayetinin gerçekleştiği ve kadın cinayetlerini önleme amacı taşıyan İstanbul Sözleşmesinin Türkiye tarafından feshedildiği yazıyor. Bu kararın halkın %52'si onaylamazken sadece %27'si onayladığını belirttiği de eklenmiş. Altında ise "#İstanbulSözleşmesiYaşatır #KadınCinayetleriPolitiktir" yazıyor. Bu görselde, Türkiye'de kadın cinayetlerinin artması ve İstanbul Sözleşmesinin feshedilmesi durumuyla, kadın cinayetleri ile İstanbul Sözleşmesi arasında bir bağlantı kurulmaya çalışılıyor. Şaka ise, halkın büyük çoğunluğunun İstanbul Sözleşmesini onaylamadığı halde, feshedilmesinin kadın cinayetlerinde bir artışa neden olduğu iddiası üzerinden yapılmış bir mizah. Resimde 2021 yılı için "Alım Gücümüz Düştü" başlıklı bir karikatür görülüyor. Karikatürde, 2021 yılında dolar kurunun artması nedeniyle insanların alım gücünün düştüğü ve bunun 2022 yılında da devam edeceği ifade ediliyor. Karikatürdeki espri, 2021 yılında dolar kurunun artmasının ve asgari ücretin yükselmesinin ardından insanların yine de daha az şey alabildiğini göstererek, alım gücünün gerçekte ne kadar azaldığına dikkat çekmesidir. Fotoğrafta "4 Ocak Boğaziçi Üniversitesi Protestoları" başlığı altında bir yazı parçası bulunmaktadır. Yazıda, Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerinin, kayyum rektör Melih Bulu'nun atanmasını demokratik haklarını kullanarak protesto ettikleri ve bunun sonucunda öğrencilerin dayak yediği ve gözaltına alındığı anlatılmaktadır. Son cümlede ise Melih Bulu'nun görevden alındığı ve yerini Naci İnci'nin aldığı belirtilmiştir. Şaka, Melih Bulu'nun "görevden alındığı" ve yerini Naci İnci'nin aldığı kısmında yatmaktadır. Çünkü "Naci İnci" ifadesi, "Naci (nazik) bir inci" gibi bir anlam ifade eder ve bu ifade, Melih Bulu'nun sert ve otoriter yönetimine gönderme yaparak, yeni kayyumun daha nazik ve yumuşak bir yönetim sergileyeceği beklentisini yaratmaktadır. Ancak, bu beklentinin gerçekleşme olasılığı oldukça düşüktür. Resimde, yüzlerinde "Enjoy I'm Vaccinated" yazan sarı maskeler takan 4 farklı kişinin portreleri yer alıyor. 14 Mayıs tarihi ile "Enjoy I'm Vaccinated" yazılı maskelerin tanıtımını yapan turizm bakanlığı, turizm çalışanlarına bu maskeleri taktırıyor. Resimdeki espri, turizm sektöründe çalışanların pandemi sonrası turistleri karşılamaya hazır olduklarını ve "Enjoy I'm Vaccinated" mesajı ile güvenli ve keyifli bir tatil geçireceklerini belirtmeleri. Resimde, mor bir arka plan üzerinde beyaz yazı ile "4 Temmuz Müzik Yasağı" başlığı ve altında ilgili yasağın detayları yazıyor. Aşağıda ise "Kimsenin kimseyi rahatsız etmeye hakkı yok" dendi. yazıyor. Bu, 4 Temmuz'da Amerika Birleşik Devletleri'nde kutlanan Bağımsızlık Günü'nü kastederek, gürültülü kutlamalar nedeniyle müzik yasağının kaldırıldığını ve artık insanların müzik dinlemeye devam edebileceğini ima ediyor. Ancak, Türkçede "Müzik Yasağı" ifadesi genellikle gece geç saatlerde müzik yapılmasını önlemek amacıyla uygulanan yasağı ifade ediyor. Bu nedenle, resimdeki mizah, 4 Temmuz'un Amerikan kültüründe müzikle olan bağını Türk kültüründeki gece müzik yasağı ile bağdaştırıyor. Bu resimde, 11 Ağustos tarihinde yaşanan Batı Karadeniz Sel Felaketi'nin başlığı ve hakkında bilgi yer alıyor. Resimdeki espri, felaketin trajik bir olay olmasına rağmen, "TD" logosu ile çay bardağının altına yerleştirilmesi. Bu, felaketin çay içerken konuşulan bir konu gibi hafifletilmesi ve alaycı bir yaklaşım sergilemesi nedeniyle esprili olarak algılanabilir. Ancak, doğal afetleri bu şekilde ele almak, acı ve kayıpları görmezden gelmek anlamına gelir ve uygunsuz bir davranıştır. Bu resimde "Eylül Üniversite Öğrencilerinin Barınamyoruz Protestoları" yazan bir afiş görülüyor. Afişte "Kira ve yurt ücretlerinin hızlı artışı çok sayıda öğrencinin okumaktan vazgeçmesine sebep oldu. Türkiye'deki fiyatları biliyorsunuz, aylık 650 TL KYK bursu ile bu ülkede yaşamak mümkün mü? Değil. Üniversite eğitimi halkın her kesimi için ulaşılabilir olmalı" yazıyor. Bu afiş, KYK bursunun öğrencilerin temel ihtiyaçlarını karşılamaya yetmediğini ve üniversite eğitiminin gitgide daha az erişilebilir hale geldiğini vurgulayan bir mizah yoluyla protesto ediyor. Görselde, kırmızı bir zemin üzerinde beyaz yazı ile yazılmış, 2022'ye yönelik bir dilek yer alıyor. Dilek, 2021'den daha kötü bir yıl geçirmeyelim şeklinde. Görselin sağ alt köşesinde ise "TD" kısaltması ve çaydanlık resmi bulunan bir logo var. Bu görsel, 2021'in çoğu insan için çok zorlu ve kötü bir yıl olduğunu esprili bir şekilde dile getiriyor ve 2022'nin 2021'den daha kötü bir yıl olmamasını temenni ediyor. Espri, "TD" logosunun Türkiye'nin çay içme kültürüne bir gönderme yapmasından kaynaklanıyor. Türk kültürüyle sıkı sıkıya bağlantılı olan çay, zorlu zamanlarda insanlara moral vermek için kullanılır. Bu görsel, 2021'in zorluğuna rağmen, 2022'nin daha iyi bir yıl olmasını umduğunu, ve bunu bir bardak çay eşliğinde umduğunu esprili bir şekilde ifade ediyor.


2021'den güzel haberleri ararken bunu ha...
2021'den güzel haberleri ararken bunu hatırladık 😻Bu seneden sizin hatırladığınız hangi güzel haber var? 👇 Okuduğumuzda bu haber bizim yüzümüzü güldürmüştü o nedenle bugün sizlerle paylaşmak istedik 😊
Yapay zeka açıklaması

Resimde Türkiye'nin haritası üzerinde Zonguldak'tan Tekirdağ'a giden bir kedi görülüyor. Bu mizah, Zonguldak ile Tekirdağ arasındaki mesafeye gönderme yapıyor. Zonguldak'tan Tekirdağ'a giden bir kedinin uzun bir yolculuk yapması ve bu yolculuğu "kaybolmak" olarak nitelendirilmesi mizahı oluşturuyor. Resimde, bir balıkçı, balık tutma çantasında bir kediyle, işaret parmağını ağzına götürerek düşünürcesine yürürken gösteriliyor. Balıkçının üstünde konuşma balonu, " Zonguldak'ın Ereğli ilçesinde balıkçılıkla geçimini sağlayan Murat Karakuş, kedilerinden biri olan 'Minnoş' kaybolunca limanda aranmaya başladı. Kedisini bir türlü bulamayan balıkçı, yanlışlıkla başka balıkçıların teknesiyle gitmiş olabileceğini düşünerek, son zamanlara başka illerden ilçeye gelen balıkçıları aramaya başladı." yazıyor. Fıkra, balıkçının kedisini kaybetmesi ve başka balıkçıların teknesiyle başka bir yere gitmiş olabileceğini düşünerek, başka illerdeki balıkçıları aramasının esprili bir şekilde anlatılmasını içeriyor. Özellikle, kedinin "Minnoş" olarak adlandırılması ve balıkçıların "teknesiyle gitmesi" gibi detaylar, fıkraya mizah katıyor. Resimde bir balıkçı teknesi ve üzerinde duran bir kedi görülüyor. Teknede üç balıkçı ağı çekiyor. Kedi ise teknenin üzerine oturmuş ve denize bakıyor. Resmin altındaki yazı ise, "Aramalar sonucunda kaybolan Minnoş'un Tekirdağ'da olduğu öğrenildi. Teknelerle kıtaları aşan kedi, Tekirdağ'a geldiği tekneyi de terk etti. Süleymanpaşa Limanı'nda bir süre gezindikten sonra İdris Şeremet'in kaptanlığını yaptığı balıkçı teknesine bindi." şeklinde. Şaka, kedinin Tekirdağ'a geldiği tekneyi terkedip başka bir balıkçı teknesine binmesiyle, sanki kedi de insanlar gibi farklı araçları kullanan ve seyahat eden bir canlıymış gibi gösterilmesinden kaynaklanıyor. Kedinin tekneler arasında seyahat etmesi ve tekne değiştirerek farklı yerlere gitmesi, bir kedi için absürt ve komik bir durum. Fotoğrafta, bir balıkçının teknesinde, yanına bir kedi almış bir adamın, denize açıldığını görüyoruz. Adamın kedisi hamile ve "Şeremet, Zonguldak'ta bir balıkçıya ait olduğunu öğrendiği hamile kediyi yanına alarak denize açıldı." yazısı ile bunun bir espri olduğu belirtiliyor. Espri, kedinin balıkçıya ait olduğunu öğrendikten sonra onu bulmak için denize açılmasının olağan dışı bir durum olduğu ve kedinin kendi başına hareket edemeyeceği gerçeğine dayanıyor. Resimde bir balıkçı ve arkasında kedi ailesi var. Balıkçı oltaya takılan kediye çok sevinmiş ama kedi, kendi yavrularına bakmaya başlamış. Fıkra, kedi ve yavruların balıkçıdan daha önemli olduğunu vurguluyor. Şöyle bir fıkra anlatıyor: Bir balıkçı oltaya takılan bir kediyi görünce çok sevinir. Fakat kedi, birden yavrularını da yanına çekince balıkçı hayal kırıklığına uğrar. Kedi balıkçıya "Ben oltaya takıldım ama yavrularım aç, önce onlara bakmalıyım" der. Bu fıkra, kedi ve yavruların balıkçıdan daha önemli olduğunu ve bir anne için en önemli şeyin çocuklarının refahı olduğunu vurgular. Resimde Türkiye haritası ve üzerinde dolaşan bir kedi çizimi var. Resmin altında "And now for some good news from Turkey: A cat lost in Zonguldak was found in Tekirdağ." yazıyor. Bu, Zonguldak ve Tekirdağ şehirleri arasındaki mesafenin uzunluğuna ve bir kedinin bu kadar uzun mesafeyi yürümesinin imkansızlığına atıfta bulunan bir espri. Yani espri, kedinin bu kadar uzak bir mesafeyi yürüyerek Tekirdağ'a ulaşmasının imkansızlığına dayanıyor. Resimde, bir balıkçı olan Murat Karakuş, kedi Minnoş'un kaybolduğunu fark ediyor. Minnoş'un yanlış bir tekneye binmiş olabileceğini düşünüyor ve diğer şehirlerdeki balıkçılara Minnoş'u bulmak için bilgi topluyor. Şaka ise, balıkçının, kaybolan kedisini bulmak için diğer balıkçılara başvurması ve bu uğraşın normalde balık tutmak için daha çok zaman harcaması gerektiği gerçeğinde yatıyor. Kısacası, balıkçının kayıp kedisini bulma çabası komik bir şekilde balık tutma tutkusuna benziyor. Resimde bir balıkçı teknesi ve deniz görülüyor. Teknede balıkçılar ağ çekiyor ve bir kedi de teknenin üstünde oturmuş. Balıkçı teknesinin yanından bir kedi daha geçiyor. Resmin altında, "Minnoş kıtaları geçtikten sonra 450 km'lik yolculuğunun ardından Tekirdağ'a vardı. Tekneye binip Süleymanpaşa Limanı'nda bir tur attıktan sonra İdris Şeremet'in teknesine bindi." yazıyor. Resmin esprili tarafı, Minnoş adındaki kedinin insan gibi hareket edip uzun bir yolculuk yapması ve tekneye binmesi. Kedilerin bu tür davranışlarda bulunamayacağını bildiğimizden, resimdeki durum esprili bir şekilde sunulmuş. Resimde bir balıkçı, başka bir balıkçıya balık dolu bir sepet veriyor. Komik olan şey, balıkçının balıkları kedi gibi bir varlığa hediye etmesidir. **Şaka:** Balıkçı, kedi gibi bir varlığa balık vererek, kedi yerine "kedi" kullanmıştır. Bu şakada, "kedi" kelimesinin farklı anlamları (hayvan ve "kedi" şahıs) arasındaki kontrast kullanılmıştır. Resimde balık tutan bir adam, bir kedi ve 4 yavrusu var. Adamın konuşma balonunda "Minnoş akşam eve döndüklerinde doğum yaptı. Artık Kaptan Murat, Minnoş ve 4 yavrusu birlikte yaşıyorlar. Mutlu son." yazıyor. Fıkra, kedi yavrularının çok hızlı bir şekilde büyüdüğünü ve adamın kedi yavrularının doğumundan kısa bir süre sonra balık tutmaya çıktığı anlamına gelmektedir.


Eti, “Sen Gençsin Güç Sensin” projesi il...
Eti, “Sen Gençsin Güç Sensin” projesi ile bilim, kültür-sanat, spor ve sosyal sorumluluk kategorilerinde gerçekleştirmek istedikleri hayalleri için azimle çalışan, Türkiye’nin her köşesindeki gayretli gençleri destekliyor. Siz de Eti’nin Toplum Gönüllüleri Vakfı ile yürüttüğü projenin Instagram sayfasını ziyaret edin, daha çok gencimiz projeden haberdar olsun. @sengencsingucsensin @mutlulukdeninceakla #mutlululukdeninceakla #işbirliği
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde farklı aktiviteler yapan gençler görülüyor. Resmin altındaki yazı "Sen gencsin güç sensin" diyor. Bu, gençlerin gücün kaynağı olduğu ve geleceğin onlara ait olduğu mesajını veriyor. Bu mesaj, gençlerin toplumsal hayattaki önemini ve potansiyelini vurgulamaktadır.


‘Ben küçükken sarışındım’ diyen arkadaşl...
‘Ben küçükken sarışındım’ diyen arkadaşlarını etiketle 👇👱👱‍♂️👇
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde sarı bir arka plana karşı beyaz yazı ile "I used to be blonde as a kid" yazıyor. Altında da şu cümle var: "/ben küçükken sarışındım/ (exp.) 1. a sentence you'd hear from almost every Turkish person 2. then life made us brunettes..." Bu cümle Türkiye'de birçok insanın çocukken sarışın olduğunu ve büyüdüklerinde koyu renk saçlı olduğunu belirtmek için kullanılır. Bu nedenle, bu cümlenin bir şaka olarak kullanıldığı söylenebilir.


Merry Christmas to all those who celebra...
Merry Christmas to all those who celebrate today 🤗
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde kırmızı bir arka plan üzerinde beyaz yıldızlarla süslenmiş yeşil bir Noel ağacı var. Ağacın üzerinde kırmızı ve altın renkli süsler var. Ağacın altında küçük bir kardan adam var ve sağ tarafta da "TD" yazan ve içinde bir kupa bulunan bir daire bulunuyor. Resmin sol tarafında ise "it's not a holiday, it's not a stroll, why did my brother-in-law kiss me?" yazıyor. Resmin altında ise "bayram değil, seyran değil, eniştem beni niye öptü? (exp.) 1. there must be a reason for showing me this much attention 2. maybe your brother-in-law celebrates Christmas today?" yazıyor. Şaka, eniştenin yılbaşı hediyesi olarak kupayı vermeden önce öptüğü, ama bu öpücüğün sebebinin yalnızca bir hediyeyi vermeden önce öpüşmek olmasından kaynaklanıyor. Yazar, eniştesinin neden böyle davrandığına anlam veremediği, ve aslında bir öpücük alacağı konusunda bir önseziye sahip olup olmadığını soruyor.


Regl ürünleri lüks değil temel ihtiyaçtı...
Regl ürünleri lüks değil temel ihtiyaçtır. Kadın sağlığı lüks olmamalı, bu çeşit cinsiyetçi yaklaşımlar son bulmalıdır. Kaynaklar: Regl ürünlerindeki KDV’nin düşürülmesi için açılan @changetr kampanyası: Regl ürünlerine ücretsiz erişimi öneren ve reddedilen yasa teklifi:
Yapay zeka açıklaması

Resimde "Regl Ürünleri Temel İhtiyaçtır" başlığı ile birlikte regl ürünleri hakkında bilgi veren bir görsel bulunmaktadır. Görselde, Türkiye'de her 10 kızdan 1'inin ekonomik durumu sebebiyle regl ürünleri alamıyor ve okula devamsizlik yapmak zorunda kaldığı belirtiliyor. Ayrıca, ortalama bir kadının hayatının 2 bin 535 gününde regl ürününe ihtiyaç duyduğu da vurgulanıyor. Son olarak, regl ürünleri kadınların günlük yaşamı için temel bir ihtiyaç olduğu belirtiliyor. Görselde yer alan "TD" logosu, "Temel İhtiyaçlar" anlamına geliyor. Bu, regl ürünlerinin bir lüks değil, temel bir ihtiyaç olduğunu vurgulamak için yapılmış bir ironi. Resimde "Kadın Sağlığı Lüks Olmamalı" yazan bir afiş var. Afişte kadın sağlığına ilişkin önemli bir mesaj verilerek, regl ürünleri gibi temel ihtiyaçların herkesin ulaşabileceği şekilde temin edilmesi gerektiği vurgulanıyor. Bu afişle yapılan espri ise, regl ürünlerine ulaşamamanın kadınların sağlığını ve özgürlüğünü etkilemesi ve bunu "lüks" bir ihtiyaç olarak görmek yerine, temel bir ihtiyaç olarak kabul etmemiz gerektiği gerçeğinden geliyor. Bu görselde, regl ürünlerinin %18 KDV'den düşürülmesi gerektiği savunuluyor. Viagra ve havyar gibi lüks ürünlerin düşük KDV oranına sahip olmasına karşılık, temel bir ihtiyaç olan regl ürünlerinin %18 KDV'den düşürülmemesi cinsiyetçi bir yaklaşım olarak eleştiriliyor. Görsel, regl ürünleriyle ilgili tabuları yıkarak, bu ürünleri herkesin erişebilmesi gereken temel ihtiyaçlar olarak sunmayı amaçlıyor. Görseldeki espri ise kadınların kendi vücutları ve ihtiyaçlarıyla ilgili konuları gündeme getirmelerinin ve taleplerini dile getirmelerinin önemli olduğunu vurgulamaktadır. Bu, cinsiyetçi yaklaşımlara karşı bir meydan okuma ve kadınların sağlığı ve hakları için mücadele etme çağrısı olarak yorumlanabilir. Görselde yatlar için %1, havyar için %8 ve kadın hijyen ürünleri için %18 vergisi yazıyor. Altında kadın hijyen ürünlerinin lüks bir ürün kategorisi olarak görülmesinin kadın sağlığına saldırı olduğu ve bu ürünlerin aslında bir ihtiyaç olduğu yazılı. Bu görselin espri konusu, kadın hijyen ürünlerinin vergilerinin lüks ürünler gibi yüksek olmasını eleştiriyor. Yatlar ve havyar gibi lüks ürünler kadın hijyen ürünleriyle aynı kategoriye alınarak, bu ürünlerin aslında ihtiyaç olan bir şey olduğu vurgulanıyor. Resimde, adet ürünleriyle ilgili farkındalık yaratmak için yapılan bir kampanya görülüyor. İlginç bir şekilde, "Adet Ürünleri Temel Bir İhtiyaçtır" ifadesi "İşte" şeklinde okunabilecek şekilde tasarlanmış. Bu, adet ürünlerinin gündelik yaşamın bir parçası olduğunu ve bunun için kadınların utandırılmaması gerektiğini vurgulayan bir mizah. Resimde mor bir arka plan üzerine beyaz fontla "Kadın Sağlığı Lüks Bir Şey Olmamalı" yazılı, üstte kırmızı bir çerçevenin içine "Kadın Sağlığı Lüks Bir Şey Olmamalı" yazılmış. Resim, adet ürünleri kadınların sağlığı için temel bir ihtiyaç olduğunu ve herkesin bunlara erişebilmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Adet dönemi, kadınların hayatının doğal bir parçasıdır ve kadınların sağlıklı ve özgür bir şekilde hayatlarını yaşayabilmeleri için adet ürünleri gibi temel ihtiyaçlara erişimleri sağlanmalıdır. Resim, kadınların sağlık ve özgürlükleri için bu ihtiyaçların nasıl bir lüks olmaması gerektiğini gösteren bir mesaj veriyor. Resimde kadınların elleri yukarıda, menstürasyon ürünlerini temsil eden çeşitli nesneler tutuyor. Resmin altında "Menstürasyon ürünleri %18 KDV'den muaf olmalı" yazıyor. Resimdeki espri, menstürasyon ürünlerinin Viagra ve yat gibi lüks ürünleri karşılaştırılmasını ele alıyor. Viagra ve yat gibi ürünlerin %8 ve %1 KDV ile vergilendirdiği, ancak menstürasyon ürünlerinin %18 KDV ile vergilendirdiği komik bir şekilde gösteriliyor. Bu durum, menstürasyon ürünlerinin günlük bir ihtiyaç olarak kabul edilmeyip gereksiz bir lüks gibi algılandığı ve bu yüzden gereksiz yere yüksek vergilerle cezalandırıldığı fikrini ortaya koyuyor.


🤩Sözün bittiği yerdeyiz🤩 🤩What can you say?🤩...
🤩Sözün bittiği yerdeyiz🤩 🤩What can you say?🤩
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde "**"Ekonomi gözlerdeki ışıltıdır."**" sözü ve altına "Türkiye Hazine ve Maliye Bakanı" yazılmış. Bu söz, bakanın ekonomideki durumu "gözlerdeki ışıltı" olarak yorumladığı ve bu durumun insanların mutluluktan gözlerinin parladığı bir durum olarak algılandığı ironik bir ifadedir. Ekonomik durumun zor olduğu ve halkın gözlerindeki "ışıltının" daha çok zorlukların getirdiği yorgunluktan kaynaklandığı düşünülerek bir espri yapılmış. Resimde, "Ekonomi gözlerdeki ışıltıdır." sözü ile birlikte Türk Dil Kurumu logosu ve bir fincan kahve görüyoruz. Bu söz, "Ekonomi aslında somut bir şey değil, ancak insanların yaşamlarını iyileştirdiği için gözlerinde ışıltı yaratan bir olgudur." anlamına geliyor. Ancak, fincan kahveye odaklanarak sözü "Ekonomi gözlerdeki ışıltıdır." yerine "Ekonomi gözlerdeki kahve ışıltıdır." şeklinde değiştirilmiş. Bu, ekonomik refahın kahve gibi kişinin mutluluğunu artıran basit bir şey olduğu anlamına geliyor. Bu da ironik bir şekilde, ekonomik gerçeklerden kaçış anlamına gelen tüketimciliğe bir gönderme yapıyor. Resimde mor bir arka plan üzerinde beyaz ve turuncu renkte yazılmış bir alıntı bulunmaktadır. Alıntı, "Ekonomi gözlerdeki parıltıdır" şeklindedir ve Türkiye Maliye Bakanı'na aittir. Bu alıntı, Türkçede "ekonomi" kelimesinin halk arasında "ekonomi" kelimesi yerine kullanılan "para" kelimesiyle eşanlamlı olarak kullanıldığını ima ederek bir espri yaratmaktadır. Türkçede "gözlerdeki parıltı" ifadesi ise kişinin zenginlik veya para sahibi olduğunu gösteren bir ifade olarak kullanılır. Dolayısıyla alıntı, ekonomik durumun yalnızca görünen bir şey olduğunu ve gerçekte derinlikten yoksun olduğunu ima etmektedir. Resimde, "Ekonomi, gözlerdeki parıltıdır." ifadesini içeren bir alıntının yanında, "Ekonomi, üretim, ticaret ve belirli bir ülke veya bölgedeki para arzı arasındaki ilişkidir." şeklinde bir tanım yer almaktadır. Bu mizah, "Ekonomi, gözlerdeki parıltıdır." sözünün, ekonomi hakkında daha derin ve gerçekçi bir tanım olan ikinci ifadeyle çelişmesi üzerine kurulmuştur. Bu iki ifade, ekonomiyi basit ve öznel bir şekilde ifade eden ilk ifade ile ekonomiyi daha karmaşık ve gerçekçi bir şekilde tanımlayan ikinci ifade arasındaki ironik farkı göstermektedir.


Sevdiklerimizle birlikte geçireceğimiz t...
Sevdiklerimizle birlikte geçireceğimiz tüm güzel zamanlara. #PahaBiçilemez. Daha da uzun sürecek zamanlarda hep birlikte olmak dileğiyle 🥰 @mastercardturkiye #işbirliği
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde, gece gökyüzünde ay ve yıldızlar var. "21 Aralık" ve "En uzun gecede arkadaşlarınla muhabbet etmeye paha biçilemez." yazısı yer alıyor. Resimdeki espri, 21 Aralık'ın en uzun gece olması ve bu gecede arkadaşlarla muhabbet etmenin paha biçilmez bir zevk olduğu vurgulanıyor. Resimde "21 Aralık" yazan bir kartpostal var ve altında "En uzun gecede ailenle zaman geçirmeye paha biçilemez." yazıyor. Kartpostalın altında Mastercard logosu ve bir "TD" logosu bulunuyor. Bu, 21 Aralık'ın "Kış Gündönümü" olarak bilindiği ve en uzun gece olduğu gün olmasına rağmen, "TD" yani "Turkcell" markasının kış gündönümünde insanların ailenle zaman geçirmesi için ön plana çıkması ve Mastercard markasıyla bir araya gelerek bir kampanya başlatması ve tüketiciyi hedeflemesi üzerine bir espri. Görselde, 21 Aralık tarihi ve yıldızlı bir gecenin altında hilal şeklinde bir ay görülüyor. Yazı ise "En uzun geceyi kendine ayırmana ve kendinle geçirdiğin zamandan keyif almana paha biçilemez." diyor. Bu görsel ve yazı, 21 Aralık'ın kış gündönümü olduğunu ve bu gecenin en uzun gece olduğunu, dolayısıyla kendinize ayırmanız gereken bir zaman olduğunu ima ediyor. Fakat gerçekte, "kendine ayırmana" kelimesi ile "ayırmana" kelimesinin ses benzerliği nedeniyle "ayırma" ile "ay" kelimelerinin birleştirilmesiyle bir kelime oyunu yapılmış. Bu, "En uzun geceyi kendine ayırmana..." ifadesinin aslında "En uzun geceyi kendine ay ayırmana..." gibi algılanmasını ve ayırma eyleminin ay ile ilişkilendirilmesini amaçlıyor. Bu da görselin mizahını oluşturuyor. Resimde gece gökyüzü, yıldızlar ve ay çizimi, 21 Aralık tarihi ve bir slogan yer almaktadır. Slogan "En uzun geceyi hayvan dostunla geçirmeye paha biçilemez." şeklindedir. Bu slogan, 21 Aralık'ın yılın en uzun gecesi olması ve bu gecenin hayvan dostlarımızla geçirilebilecek özel bir gün olduğunu esprili bir şekilde vurgulamaktadır. Resimde 21 Aralık tarihi, ay ve yıldızlar, "En uzun geceden sonra, her gün daha da uzun günlerce birlikte olabilmek paha biçilemez." yazısı ve Mastercard ve Türk Hava Yolları logoları bulunmaktadır. Şaka, kış gündönümünün en uzun geceyi işaret ettiğini ve ardından günlerin uzadığını belirtmesiyle, insanların bir araya gelip uzun günlerin tadını çıkarmak için daha uzun bir zamanları olacağını ima etmesidir. Mastercard ve Türk Hava Yolları'nın logolarının eklenmesiyle, şakanın, insanların bu zamanı seyahat ederek ve yeni deneyimler yaşayarak değerlendirmeleri gerektiği çağrısını yaptığı anlaşılabilir.


Simit yiyin kolayca atlatın arkadaşlar. ...
Simit yiyin kolayca atlatın arkadaşlar. Çözüm buymuş. Çay içmeyin ama, sadece simit. Çay lüks. People who lost touch with the public should not be making statements about our economic situation these days.
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde "simit" kelimesi beyaz renkte büyük harflerle yazılmış ve altında Türkçede "simit" kelimesinin anlamı açıklanmış. Bu açıklamada "simit"in 1) halka biçiminde, genellikle üzerine susam serpilmiş çörek ve 2) "Hülva Avşar'ın bugünleri "kolay atlatmak" için dahiyane önerisi olarak tanımlanmış. Burada espri, "simit" kelimesinin hem bir yiyecek türünü ifade etmesi hem de "atlatmak" fiili ile sözcük oyunu yaparak, "Hülva Avşar'ın bugünleri" ile ilişkilendirilmesi. "Hülva Avşar'ın bugünleri" bu konuda bir espri olarak kullanıldığından, "simit" ile bu espriyi bağdaştırmak ironik ve eğlenceli bir gönderme. Resimde "simit" kelimesi ve bunun tanımının olduğu bir kart var. Simitin tanımında "Hülya Avşar'ın Türkiye'deki yoksullukla nasıl başa çıkılacağına dair çözümü" denmiş. Bu espri, Hülva Avşar'ın, "simit" ile ilişkilendirilmesi ve onun Türkiye'deki yoksulluk gibi konulara dair çözümler sunmasıyla ilgili yaygın bir klişe üzerine kurulu. Resimde, mavi bir arka plan üzerinde beyaz yazı ile "Gerekirse simit yiyecek; ama bugünleri de kolay atlatacağız." ve altına kırmızı yazı ile "Hülya Avşar" yazılmış bir alıntı var. Alıntının altında, beyaz bir fincanın içinde kırmızı harflerle "TD" yazan beyaz bir daire var. Şaka, Hülya Avşar'ın simit yiyerek zor zamanları atlatabileceğini ima ederek, onun simit yemeyi sevmesiyle ilişkilendiriliyor. "TD" ise "Türk Dili" anlamına geliyor ve bu da şakanın dil üzerinden kurulduğuna işaret ediyor. Bu şaka, Hülya Avşar'ın simit yediği bilinmeyen bir durum üzerinden onunla alay ediyor. Şaka, Türk kültüründe simitin ucuz ve basit bir yiyecek olarak görülmesiyle de ilişkilendiriliyor.


whatever I say is empty /ne desem boş/ (...
whatever I say is empty /ne desem boş/ (exp.) 1. I’m tired of not being listened to so l’ll save my energy and stop talking TD
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Bu görselde "ne desem boş" ifadesinin bir sözlük tanımı var. Resimde "ne desem boş" ifadesinin anlamı, "dinlenmediğim için yoruldum ve konuşmayı bırakacağım" şeklinde açıklanmış. Resimdeki espri "ne desem boş" ifadesinin sözlük tanımı gibi gösterilmesi ve bu ifadenin günlük hayattaki gerçek kullanımını yansıtması üzerine kurulu.


Bize neler oluyor? Tarih olarak kurun bu...
Bize neler oluyor? Tarih olarak kurun bu orana ulaştığı ilk tarih paylaşılmıştır. Kurlar için kaynak:
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, Türk Lirası'nın 2013-2021 yılları arasındaki dolar karşılığı değişimini gösteren bir tablo var. Şaka, dolara karşılık Türk Lirası'nın ne kadar değer kaybettiğini, 1 doların neredeyse 17 TL'ye ulaştığını göstererek, enflasyonun yüksekliğini ve Türk Lirası'nın değer kaybını esprili bir şekilde ele alıyor. Bu resimde, 2013 yılından 2021 yılına kadar 1 Amerikan dolarının Türk Lirası karşılığının nasıl değiştiğini gösteren bir tablo var. Tabloda, 1 Amerikan doları 2013 yılında 2 Türk Lirası iken, 2021 yılında 17 Türk Lirasına kadar yükselmiş. Resmin şakası, 1 doların Türk Lirası karşısındaki değerinin zaman içinde nasıl arttığını göstererek, Türk Lirasının değer kaybettiğine vurgu yapması. Bu, Türk Lirasının satın alma gücünün azaldığını ve insanların aynı miktarda parayla daha az mal satın alabildiklerini gösteriyor. Resimde Türk Lirası'nın değer kaybettiği zaman başımıza neler gelebileceğini anlatan bir görsel var. Görselde Türk Lirası'nın değer kaybetmesinin sonuçları olarak; * Üretim ve tüketimin globale bağımlı hale geldiği, * İthal ürünlerin fiyatının arttığı, * Üretim için birçok maddenin ithal edilmesi gerektiği, * Ürünlerin fiyatının artmasına rağmen maaşların aynı oranda artmadığı ve * Alım gücünün düşerek fakirleşmeye sebep olduğu anlatılıyor. Bu görselde aslında bir espri yok. Bu daha çok Türk Lirası'nın değer kaybetmesinin toplum üzerindeki olumsuz etkilerini vurgulamak için hazırlanmış bir görsel.


Sabrımız taşıyor. Our patience is overfl...
Sabrımız taşıyor. Our patience is overflowing.
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde "sabır" kelimesinin tanımı yer alıyor. Tanım, "sabrın" sorunları ve acıları kabul etme ve tolere etme yeteneği ve Türkiye'de günümüzde hayatta kalmak için olmazsa olmaz bir beceri olduğunu söylüyor. Şaka, "sabır" kelimesinin Türkçede günlük hayatta sıkça karşılaşılan bir durum ve neredeyse herkes tarafından ihtiyaç duyulan bir şey olmasına rağmen, sanki Türkiye'de özel bir beceriymiş gibi sunulmasında yatıyor. "Sabır" kelimesi, Türkiye'deki yaşamın zorlukları ve belirsizlikleri nedeniyle özellikle vurgulanmış ve adeta bir süper güç gibi gösterilmiştir. Resimde mor bir zemin üzerinde beyaz "sabır ya sabır" yazısı ve sağ alt köşede beyaz bir çember içerisinde siyah bir çaydanlık görülüyor. Bu resimdeki espri, çay içmek için sabırsızlanan kişilerin "ya sabır" diyerek sabırla çayın demlenmesini beklemesiyle alakalıdır. Resimde turuncu bir arka plana karşı beyaz yazı ile "patience oh patience" yazısı bulunuyor. Bu, "sabır oh sabır" anlamına geliyor. Şaka, sabrın önemini vurgulayan ve sürekli olarak sabır isteyen bir ifade olarak yorumlanabilir. İnsanlar genellikle sabırlı olmakta zorlandıkları için bu ifade, sabrın zorluğuna dair bir mizah anlayışı yaratır.


Biz varsak hala umut var. Dün Sera Kadıg...
Biz varsak hala umut var. Dün Sera Kadıgil'in meclisten halka seslendiği bu konuşmasını izledim ve sizlerle de paylaşmak istedim. Biz bu durumu hak ettik mi? Hayır. Ama bundan çok daha zor günleri de ülkece atlattık. Şu anda umudu kaybetme lüksümüz yok. Eğer biz umudu ve çabaları bırakırsak kim kurtaracak bu ülkeyi bu durumdan? Kendimizi, ailemizi ve millettimizi kurtarmanın tek yolu umutla çabalamaya devam etmek. Kurtulacağız arkadaşlar. Bir süre böyle zor zamanlar geçireceğiz. Hemen olmayacak ama sonunda kurtulacağız. Çocuklarımıza çok daha güzel bir Türkiye bırakacağımıza eminim. Lütfen umudu bırakmayın. Hep beraber güzel günlere 💪 @serakadigil i de takip etmenizi tavsiye ederim. Bu ülkede en doğru konuşan kişilerden biri kendisi.
Yapay zeka açıklaması

Resimde sarı zemin üzerinde mor renkte yazılmış "Bu Ülkede Hala Umut Var" yazısı ve altında "Karadeniz'de deresine göz diken şirketlerin karşısına bastonuyla dikiliyorsa Havva Ana bil ki umut var." yazısı ve sağ alt köşede bir çaydanlık logosu var. Bu resimdeki espri, Karadeniz'deki yerel halkın şirketlere karşı direnişini Havva Ana'ya benzeterek, onların direnişinin bir umut ışığı olduğunu vurgulamaktadır. Karadenizlilerin mücadeleci ruhu ve Havva Ana'nın mitolojik figürünün bir araya getirilmesi ile esprili bir karşılaştırma yaratılmış. Resimde sarı bir zemin üzerine mor renkte "Bu Ülkede Hala Umut Var" yazısı ve altına bir yazı daha yazılmış. Alttaki yazıda, Çilem Doğan'ın 15 yıl hapse mahkum edilmesinin sebebinin, canını koruduğu için olduğunu söyleyerek, adalet sistemine bir eleştiri yapılmış. Bu mesajla, yazar, "Bu ülkede hala umut var" diyerek, Çilem Doğan'ın başına gelen haksızlığı ve adalet sisteminin eksikliklerini eleştirirken, umudunu kaybetmediğini de gösteriyor. Yazar, Çilem Doğan'ın hapse mahkum edilmesinin "canını koruduğu için" olduğunu, adalet sisteminin erkek egemenliğine dayalı ve kadın haklarını yeterince koruyamadığını ima ediyor. Bu mesaj, aynı zamanda, Çilem Doğan'ın cesaretine ve mücadelesine de bir saygı duruşu niteliğindedir. Fotoğrafta sarı bir arka plana karşı mor renkte "Bu Ülkede Hala Umut Var" yazısı ve altına "Bir kişi daha eksilmeyeceğiz diyen kadınlar, biz varız diyen LGBTİ+'lar gecelerde, sokaklarda ve dimdik karşılarındaysa bil ki umut var." şeklinde bir yazı bulunuyor. Bu yazı, umudun LGBTİ+ bireylerin varlığı ile devam edeceğini, bu nedenle umudun hala olduğunu belirten bir espri içeriyor. LGBTİ+ bireyler için zorlu geçen bir dönemde onlara destek veren kişilere ve topluluğa bir mesaj niteliği taşıyor. Resimde sarı bir arka plan üzerinde mor renkte "Bu Ülkede Hala Umut Var" yazıyor. Altında ise yine mor renkte "Bacaklarını IŞİD bombasında kaybetmesine rağmen inadına mini eteğiyle Nevruz halayı çeken Lisalar varsa bil ki umut var." yazıyor. Bu resimdeki şaka, IŞİD bombasında bacaklarını kaybetmesine rağmen mini etek giyerek Nevruz halayı çeken Lisaların varlığından yola çıkılarak, umudun asla bitmediği, insanların her şeye rağmen hayata tutunduğu mesajını vermek için kullanılıyor. Bu mesaj, toplumda IŞİD'e ve teröre karşı bir direniş mesajı niteliğindedir. Resimde sarı bir arka plana karşı mor renkte yazılmış "Bu Ülkede Hala Umut Var" yazısı var. Altında ise "Soma'da vallahi de korkmuyoruz billahi de korkmuyoruz diyen madenciler varsa bil ki umut var." yazıyor. Bu resimdeki espri Soma maden faciasında yaşananları hicvederek, facia anında "korkmuyoruz" diyen madencilerin varlığına atıfta bulunuyor. Ancak, bu ifade gerçekte yaşanan trajediyi ve iş güvenliği konusundaki ihmalleri göz ardı ediyor. Resim, Soma maden faciasında yaşanan acı kayıpların ardından bile umut olduğunu söyleyerek, umutsuzluğa kapılmamak gerektiğini vurguluyor. Bu resimde mor renkte yazılmış "Bu Ülkede Hala Umut Var" yazısı ve altında "Oğlunu katlettikleri Emel Anne, Ali İsmail gibi özgür bir dünya düşleyen yüzlerce çocuğu okutmaya devam ediyorsa bil ki umut var" yazısı bulunuyor. Bu resim, Emel Anne'nin oğlunu kaybetmesine rağmen çocuklara umut ve eğitim sağlamak için mücadele etmesini vurgulayarak ülkede hala umut olduğunu anlatmak için kullanılıyor. Emel Anne'nin kendi acısını bir kenara bırakıp diğer çocuklara umut ışığı olmaya devam etmesi bir umut sembolü olarak gösteriliyor. Resimde sarı bir arka plan üzerinde mor renkte "Bu Ülkede Hala Umut Var" yazan bir görsel var. Aşağıda ise, "Menfaati için haysiyetini satmadan onuru ile direnen milyonlarca insan varsa, bil ki umut var." yazmaktadır. Görselin sağ alt köşesinde ise "TD" yazılı ve içinde çaydanlık resmi bulunan bir daire bulunmaktadır. Görselin espri unsuru, "Bu Ülkede Hala Umut Var" mesajının, ülkede umutsuzluğun hakim olduğu bir dönemde, aslında çok umutsuz ve ironik bir şekilde söylenmiş olmasıdır. Çünkü mesaj, "haysiyetini satmadan onuru ile direnen milyonlarca insan" vurgulanarak, mevcut durumu "haysiyetini satan" ve onursuz davranan insanların hakim olduğu bir ortam olarak ima etmektedir. "TD" logosu ise bu ironiyi daha da güçlendirerek, çayın içine şeker atmak gibi haysiyetini satmakla ilişkilendirilmektedir. Resimde sarı bir arka plan üzerinde mor renkte "Bu Ülkede Hala Umut Var" yazısı var. Aşağıda ise yine mor renkte şu yazılar yer alıyor: "Bu ülkenin iyi insanları, güzel insanlar, dürüst insanlar. Sanmayın ki biz yalnız kaldık. 20 yıldır şu umudu söküp atamadılar ya içimizden, bilin ki çoktan biz kazandık." Resmin sağ alt köşesinde ise mor renkte "TD" harfleri ve bir çaydanlık resmi var. Şaka, ülkede hala umut olduğunu ve insanların umudu söküp atamadığını, aksine umudun daha da güçlendiğini söyleyerek, 20 yıldır iktidarda olan partinin (TD) aslında çoktan kaybettiğini ima ediyor. Yani "çoktan biz kazandık" ifadesi ile muhalefet partilerinin zaferine işaret ediliyor. Bu resimde sarı bir arka plan üzerinde mor renkte "Biz varsak umut var" yazıyor. Altta da beyaz renkte TD logosu var. Bu resimdeki espri, "umut" kelimesinin "umut" (umut) ve "mut" (kedi) kelimelerine benzerliğinden kaynaklanıyor. "Biz varsak umut var" cümlesi "Biz varsak mut var" gibi okunduğunda, kedi anlamına gelen "mut" kelimesi, "umut" kelimesinin yerine geçiyor ve cümle "Biz varsak kedi var" anlamına geliyor. Bu da bize, "Biz varsak, kedimiz de var!" gibi bir yorumu çağrıştırıyor. Yani bu resimde aslında kedi sevgisi ile umudun ilişkisine dair eğlenceli bir oyun söz konusu.


İçerik ekle

Template seç, yazını yaz, kepsi siteye gönder.

Keps yap →

💬 Son Yorumlar