İçerik ekle template seç, yaz, gönder
dictionary ile ilgili bulabildiğim postlar, videolar, karikatürler, resimler, tweetler, miimler

Doğum günün kutlu olsun Candan Erçetin 🥳...
Doğum günün kutlu olsun Candan Erçetin 🥳 Birkaç şarkısını bugün sizlerle paylaşmak istedik 🤗
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde Candan Erçetin'in "Bahane" adlı albümünden bir fotoğrafı ve bir alıntı yer almaktadır. Alıntıda "Ben özlemedim ki seni kedi özledi 'Çağır onu gelsin' diye bana kedi söyledi" yazmaktadır. Bu, kedi sahiplerinin hayvanları için insanların konuştuğunu düşündükleri zamanlar hakkında komik bir yorumdur. Kedi, Candan Erçetin'i özlüyor ve "Çağır onu gelsin" diyor. "Ben özlemedim" vurgusu, aslında Candan'ın özlediğini ancak bunu söylemek yerine kedi aracılığıyla ifade ettiğini komik bir şekilde anlatıyor. Bu resimde, ünlü Türk şair ve yazar Candan Erçetin'in bir fotoğrafı ve onun sözleri yer alıyor. Sözleri şu şekilde: "Güneş her akşam batıp her gün doğuyorsa Çiçekler soluyup solup tekrar açıyorsa En derin yaralar kapanıyorsa En büyük acılar unutuluyorsa Neden korkulur hayatta Söyleyin bana Elbette, Candan Erçetin" Bu sözlerde bir şaka bulunmuyor. Bu sözlerde hayatın güzelliklerine ve umuduna dair bir mesaj verilmektedir. Candan Erçetin, hayatın zorluklarına rağmen umut ve güzelliğin var olduğunu vurgulamaktadır. Resimde, ünlü Türk şarkıcı Candan Erçetin'in bir sözüyle birlikte fotoğrafı yer alıyor. Söz şöyle: "Güneş her akşam batar ve her sabah doğarsa, çiçekler solar ve tekrar açarsa, en derin yaralar iyileşirse, en büyük acılar unutulursa, bana hayatında ne korkulacağını söyle." Şaka şu ki, Candan Erçetin'in sözlerinde anlattığı olaylar doğal ve kaçınılmaz. Dolayısıyla insanın hayatında korkması gereken bir şey kalmıyor. Bu da biraz ironik bir şekilde hayatın gerçekliğini ve sürekliliğinin farkına varmamızı sağlıyor. Fotoğrafta, ünlü Türk şarkıcı Candan Erçetin'in portresi var. Resmin üstündeki yazı ise "Sev ister mutlu ol, istersen delir. Umrumda değil." şeklinde. Bu, Candan Erçetin'in kişisel yaşamına, ilişkilerine ve seçimlerine ilgi duymayanlar için gönderme yapıyor. Kendisinin sevgilisi olup olmaması veya ne yapıp ne yapmadığı kendisini ilgilendirmediği ve kişisel tercihlerine saygılı davranıldığı önemli olduğu bildirilmek isteniyor. Şaka, Candan Erçetin'in, bu tür sözlerle bilinen bir kişilik olması ve bu sözleri sıkça söylemesi üzerine kurulu. Bu nedenle, bu cümleyi ona yakıştırmak, bir tür alıntı yaparak onun kişiliğini canlandırmayı amaçlayan bir şaka.


76. yaşın kutlu olsun Süperstar 🥳
76. yaşın kutlu olsun Süperstar 🥳
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta Ajda Pekkan kırmızı bir fonda siyah bir elbise giymiş olarak duruyor. 76. yaşının kutlandığını belirten bir başlık var. Ajda Pekkan'ın gençliği ve güzelliğiyle tanınması nedeniyle 76. yaşının kutlanmasını komik bulup espri yapılmış. Esprinin anlamı: Ajda Pekkan'ın hala genç ve güzel görünmesi nedeniyle 76. yaşının kutlanmasının ironik olması. Fotoğrafta Ajda Pekkan'ın siyah bir elbise içinde poz verdiği görülüyor. Resmin üzerinde "Haykıracak nefesim kalmasa bile ellerim uzanır olduğun yere, gözlerim görmese ben bulurum yine. Kalbim durmuşsa inan çarpar seninle" yazıyor. Bu Ajda Pekkan'ın meşhur şarkısı "Haykıracak Nefesim Kalmasa Bile" sözlerinden alınmış ve ironik bir şekilde kullanılmış. Ajda Pekkan'ın yaşı ve yıllarca gençliğini koruduğu imajı ile sözlerin içeriği arasında bir çelişki yaratılarak esprili bir sonuç elde ediliyor. Yani, şarkıda "kalbim durmuşsa" gibi bir ifade kullanılıyor, ancak Ajda Pekkan'ın yaşlı olduğu ima ediliyor, bu da komik bir durum yaratıyor. Fotoğrafta Ajda Pekkan, kırmızı bir arka planın önünde siyah bir elbise giymiş, bakışları sert, kendinden emin bir şekilde duruyor. Etrafında yazan sözler "Olmaz artık kapı açık, arkanı dön ve çık, istenmiyorsun artık, Bir zamanlar sen de bana acımadın, Yalnız kaldım, yıkılmadım ayaktayım" şeklinde. Bu sözler Ajda Pekkan'ın kendi tarzıyla söylemiş olduğu, terk edilmiş, yalnız bırakılmış, ama yine de ayakta duran bir kadının güçlü duruşunu yansıtıyor. Şaka, Ajda Pekkan'ın bu sözlerle aslında geçmişte kendisini terk eden birini "kapağı" olarak tanımlaması ve onunla hiçbir şekilde ilgilenmediğini açıkça göstermesi. Bu durum, Ajda Pekkan'ın kendine güvenli ve güçlü kişiliğinin bir yansıması olarak yorumlanabilir. Fotoğrafta Ajda Pekkan, kırmızı bir arka plana karşı siyah bir elbise giymiş şekilde duruyor. Elbise, etek ucunda püsküllü. Resim, Ajda Pekkan'ın " bambaşka biri" sözünden esinlenerek hazırlanmış. "No more, the door is open now. Turn around and get out. You're not wanted anymore. Once upon a time you didn't pity me either. I'm left alone, but I'm not broken. I'm still standing" yazısıyla. Ajda Pekkan, geçmişteki kötü anıları geride bırakarak güçlü ve bağımsız bir kadın olarak " bambaşka biri" olduğunu ve kendisinin artık kimsenin merhametine muhtaç olmadığını ifade ediyor. Fotoğrafta, Ajda Pekkan'ın "Boşvermişim Dünyaya" şarkısından bir söz yazan bir afiş görüyoruz. Şarkının sözleri, her şeyden bıkmış ve artık hiçbir şey umursamayan bir tavır sergileyen birini anlatıyor. Ajda Pekkan'ın fotoğrafı, şarkının bu duygularını yansıtan, kendinden emin ve soğuk bir ifade ile çekilmiş. Afişin üzerinde "Boşvermişim, boşvermişim, boşvermişim dünyaya ağlamak istemiyorsan sen de boşver dünyaya" yazıyor. Bu sözlerin, Ajda Pekkan'ın şarkısının esprili bir şekilde yorumlandığını gösterdiği söylenebilir. Şarkının sözleri, insanın hayattan beklentilerinin azalması ve duyarsızlaşma durumunu vurgularken, afişdeki sözlerde bu durumun "boşvermek" olarak ifade edilmesi, bir tür ironi yaratıyor. Bu ironi, Ajda Pekkan'ın güçlü ve iddialı bir kişilik olarak bilinen imajı ile de uyumlu. Fotoğrafta Ajda Pekkan'ın "Boşvermişim Dünyaya" şarkısının sözleri yer alıyor. Ajda Pekkan'ın duruşu ve sözlerde yer alan "I don't care" ifadesi, sözlere ironik bir anlam kazandırıyor. Fotoğraf, Ajda Pekkan'ın kendisine ve dünyaya karşı kayıtsız bir tavır sergilediğini ima ediyor. Şarkının sözlerindeki ironi, Ajda Pekkan'ın aslında dünyayı umursadığını ancak bunu açıkça ifade etmekten kaçındığını göstermektedir. Bu ironi, şarkının popüler bir şarkı haline gelmesine ve Ajda Pekkan'ın imajına katkıda bulunmuştur.


Today is the International Day of Women ...
Today is the International Day of Women and Girls in Science 👩‍🔬🎉 Let’s get to know some scientists from Turkey 🤗 Honorable mention to the list is my sister, Gediz Kocaoğlan 🤗 She is doing a PhD at Imperial College London in the Department of Bioengineering. Her research focuses on enhancing the regeneration capacity of plants. Maybe we’ll see her as well in one of these lists soon 😊
Yapay zeka açıklaması

Resimde, bilim insanı kıyafetleri giymiş, bir elinde deney tüpü, diğer elinde ise DNA yapısı çizimi olan balon tutan bir kadın var. Kadın gülümsüyor ve mutlu görünüyor. Resmin altında "11 Şubat Uluslararası Kadın ve Kız Çocukları Bilimde Günüdür" yazılı. Resmin sağ alt köşesinde ise "TD" kısaltması ve Türk kahvesi fincanı resmi bulunuyor. Bu resimdeki espri Türk kahvesi fincanının, bilim dünyasında çok önemli bir yere sahip olduğunu ima ediyor. Türk kahvesi, özellikle bilim insanlarının yoğun çalışmalar sırasında enerji kaynağı olarak sıkça tercih ediliyor. Resimdeki mizah, Türk kahvesini bilim dünyasına bağlayan esprili bir yorum üzerine kurulu. Resimde Dilhan Eryurt adlı bir Türk astrofizikçi görülüyor. Eryurt, Güneş'in ve diğer ana dizi yıldızlarının oluşumu ve evrimi üzerine yaptığı bilimsel çalışmalarla tanınıyor. 1961'den 1973'e kadar NASA'da çalıştı ve Apollo programına katıldı. Daha sonra Türkiye'de Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nde (ODTÜ) astrofizik bölümünü kurdu ve yıllarca bölüm başkanlığı yaptı. ODTÜ'nün bilim ve edebiyat fakültesinin dekanıydı. Resimde Eryurt, "TD" yazılı bir çay bardağıyla görülüyor. Bu, Türkiye'de çay kültürüne bir göndermedir ve Eryurt'un Türk kültürüne olan bağlılığını sembolize eder. Aynı zamanda bir "çay saatinde" bilim tartışmalarına katılan bir bilim insanı imgesini yaratır. Bu da bir tür "bilim insanı da çay içer" gibi esprili bir şaka olabilir. Resimde Nevâl Çam adında bir genç kadın ve onun hakkında bilgiler yer alıyor. Nevâl, İstanbul'da doğmuş ve Stanford Üniversitesi'nde tam burslu olarak okumak için yazılım geliştirmiş. Bu yazılım işitme ve konuşma engelli kişilerin işaret dilini anlayabilen bir yazılım. Nevâl ayrıca Microsoft tarafından "Yılın En Başarılı Kadın Yazılım Girişimcisi" seçilmiş. Şaka ise Nevâl'in soyadının "Çam" olması ve bu soyadı ile "Çam ağacı" arasında kelime oyunu yapılması. Resimde de Nevâl'in arkasında çam ağacı bulunması bu kelime oyununa hizmet ediyor. Resimde Türk astrofizikçi Feryal Özel görülüyor. Feryal Özel, NASA'da çalışan bir astrofizikçi ve Maria Goeppert Mayer Ödülü'nü kazanmış bir bilim insanı. Resmin altındaki metin de Feryal Özel'in kısaca biyografisini içeriyor. Resmin altındaki "TD" logosu, Türkiye'nin en büyük bankalarından biri olan Türk Halk Bankası'nın logosuna benziyor. Bu nedenle, resimdeki espri Türk Halk Bankası'nın astrofizik alanında bir isim olduğunu ve astrofizikçileri desteklediğini ima ediyor. Espriyi Türkçede şu şekilde açıklayabiliriz: "Feryal Özel, NASA'da çalışan bir astrofizikçi ve Maria Goeppert Mayer Ödülü'nü kazanan bir bilim insanı. Görünüşe göre Türk Halk Bankası da astrofizik alanında öncülük ediyor. 😁" Fotoğrafta, "Naşide Gözde Durmuş" adlı bir bilim insanı, küçük bir silindir şeklinde nesne tutuyor. Orada, "Naşide Gözde Durmuş" adı oldukça komik çünkü "Naşide" kelimesi "nazik" ve "Gözde" kelimesi "sevilen" anlamına geliyor. Bu, bilim insanının adını biraz alışılmadık ve gülünç kılıyor. Ancak, bu durum onun bilim alanında ilgi çekici bir isim olması nedeniyle komik bir durum olabilir. Bu fotoğrafta, Türk bilim insanı Remziye Hisar'ın resmi yer alıyor. Yazıda, onun Türkiye'nin ilk modern kadın bilim insanlarından biri olduğu belirtiliyor. Fotoğrafta, Remziye Hisar'ın başının üzerine küçük bir çaydanlık yerleştirilmiş. Bu, "Remziye Hisar" ifadesinin "remziye hisar" (çaydanlık hisar) şeklinde okunabileceği ve bir kelime oyunu olduğu için bir espri olarak nitelendirilebilir. Fotoğrafta pembe bir zemin üzerine beyaz yazı ile bir alıntı yer alıyor. Alıntı, Atatürk'ün cinsiyet eşitliği ile ilgili yaptığı bir konuşmadan alınmış ve şöyle diyor: "Eğer bir toplum kendini sadece cinsiyetlerden birinin yeteneklerini kullanmaya hapsederse, o toplum yarısına indirgenmiş olur." Bu alıntı, toplumun tüm bireylerinin potansiyelini tam olarak kullanmasının önemine dikkat çekiyor. Cinsiyet eşitliği, toplumun ilerlemesi için olmazsa olmazdır ve sadece bir cinsiyetin yeteneklerinin kullanılması toplumun yarısının potansiyelinin heba edilmesine neden olur. Resimde Atatürk'e ait "Bir toplum, cinsiyetlerden yalnız birinin yüzyılımızın gerektirdiklerini elde etmesiyle yetinirse, o toplum yarı yarıya zayıflamış olur." sözü yazılı. Bu sözün bir espriyle ilgili olmadığını belirtmek isterim. Atatürk'ün bu sözü, cinsiyet eşitliğinin toplumun gelişimi için ne kadar önemli olduğunu vurgulamak amacıyla söylemiştir.


Modumuz 👆 Leyla ile Mecnun ve Aşk-ı Memn...
Modumuz 👆 Leyla ile Mecnun ve Aşk-ı Memnu'dan birkaç içeriği şu andaki hislerimize tercüman olması için topladık 🙌
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, Türk aktör İskendir Çınar'ın bir diyalogdan bir alıntı yaptığı görülüyor. Alıntıda, "Biz hepimiz dünyaya fatura ödemeye gelmişiz, olayımız o yani" deniliyor. Bu alıntıda, hayatın zorluklarına ve faturalara vurgu yapılarak, hayatın aslında bu zorluklara karşı verilen bir mücadele olarak tanımlanması kastedilmektedir. İronik olarak, İskendir Çınar'ın elinde büyük bir paket halinde ekmek taşıması, sözleri ile bir çelişki yaratıyor ve bu da espriyi oluşturuyor. Resimde, ünlü Türk yazar ve senarist Bülent Ziyağil'in "Fakir mi oluyoruz?" sözü yer alıyor. Resimde ayrıca sözleri söylemiş gibi görünen genç bir adam var. Bu resimde yapılan şaka, genç adamın fakirlik veya yoksulluk hakkında endişelenmesi veya sorgulamasıdır. "Fakir mi oluyoruz?" sorusu, gençlerin yaşadığı finansal zorlukları temsil etmek için mizah yoluyla kullanılmıştır. Resimde Erdal Bakkal, ünlü bir Türk komedyen ve oyuncu, "Ben para kaybediyorum. Aşırı para kaybından öleceğim yakında." şeklinde bir ifadeyle tasvir ediliyor. Bu, Erdal Bakkal'ın abartılı ve komik tarzını yansıtan bir espridir. Aşırı para kaybından ölmek, gerçekçi bir durum değil, fakat Erdal Bakkal bu cümleyi kullanarak finansal sorunlarını dramatik bir şekilde ve gülünç bir şekilde ifade ediyor. Espri, Erdal Bakkal'ın karakteristik abartılı mizahını ve sıradan yaşamın gerçekçi olmayan bir şekilde abartılmasını kullanarak güldürüyor.


Happy World Pizza Day everyone! 🍕 Şeyma ...
Happy World Pizza Day everyone! 🍕 Şeyma Waterhead made this quote famous in Turkey but it’s actually anonymous and used globally 😁 If you are looking for a reason to get pizza, today is your lucky day 🤗 #worldpizzaday #dünyapizzagünü
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde bir dilim pizza ve "Herkesi mutlu edemezsin. Sen pizza değilsin." yazan bir yazı var. Bu espri, insanların herkesi mutlu edebileceğini düşündüklerinde kendimizi pizza ile kıyaslama eğilimimizi kullanarak yapılmış. Pizza herkes tarafından sevilen bir yiyecek olduğu için, herkesi mutlu edebileceğine inanıyoruz. Ancak gerçekte, herkesin zevki farklıdır ve her şeyi herkesin seveceği şekilde yapabilmemiz mümkün değildir.


Sizin de güvendiğiniz dağlara kar yağdı ...
Sizin de güvendiğiniz dağlara kar yağdı mi? 🗻🌨
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde karla kaplı dağlar ve kar taneleri var. Resmin altında "it snowed on the mountains I trusted" (güvendiğim dağlara kar yağdı) yazıyor. Şaka, "güvendiğim dağlara kar yağdı" ifadesinin mecaz anlamında kullanılmış olması. Bu ifade, güvendiğiniz birinin sizi hayal kırıklığına uğrattığı anlamına gelir. Resimdeki kar, hayal kırıklığını temsil ediyor.


Turkish logic 😘
Turkish logic 😘
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Turkish logic 😘 let me kiss your mouth /hay ağzını öpeyim/ (exp.) 1. you said something that made me very happy 2. because of...


Bugün 4 Şubat Dünya Kanser Günü. Biz de ...
Bugün 4 Şubat Dünya Kanser Günü. Biz de bugün için kanser hastası tanıdıklarınızı desteklemek için yardımcı olabilecek öneriler paylaşmak istedik. Destekle, sevgiyle, güzel bir hafta sonu geçirmenizi dileriz ❤
Yapay zeka açıklaması

Resimde kanser hastalarını desteklemek için 9 yolun yazılı olduğu bir afiş var. Afiş, kanser şeridini simgeleyen mavi kurdele ve birbirine sarılmış farklı kişilerin resimleriyle süslenmiş. Afisteki mizah, kanserle mücadele eden insanların birbirini desteklemesini vurgular. Çünkü kanserle mücadele edenler, bu zorlu dönemde birbirine destek olmak ve birbirine güç vermek zorundadırlar. Bu mesaj, resimde kişilerin birbirine sarılmaları ve kanser şeridinin onları birleştirerek güçlendirmesiyle vurgulanıyor. Görselde, kanser hastalarını desteklemenin 9 yolundan birini anlatan bir görsel bulunmaktadır. Görselde "Önce kendi duygularınızı anlayın" yazmaktadır. Aşağıda ise "Bir arkadaşınızın kanser olduğunu öğrenmek zor olabilir. Bununla başa çıkmak için önce kendinize zaman ayırın. Böylece arkadaşınızla konuşurken onun duygularına odaklanabilirsiniz." yazmaktadır. Görselin alt kısmında, kanser hastaları için yapılan destek hareketlerinde sıklıkla kullanılan mavi kurdele sembolü, üzerinde çiçekli bir bitki tutan ellerle beraber resmedilmiş. Burada bir espri yok. Görsel, kanser hastalarını desteklemek için empati ve anlayışın önemini vurgulayan bir mesaj veriyor. Resimde hasta görünen yaşlı bir kadın ve onu ziyaret eden biri var. Yazıda, hasta ziyaretine gitmeden önce, hastaya bunu isteyip istemediğini sormanın gerektiği anlatılıyor. Şaka şu ki, hastanın hasta olması ve hasta ziyaretinden pek hoşlanmayacağı tahmin ediliyor. Yani, ziyaretçinin ziyaret etmeden önce hasta ile iletişime geçip bunu isteyip istemediğini sorması öneriliyor. Resimde mor bir kurdele, etrafında çiçekler ve birbirine kenetlenmiş eller görülüyor. Aşağıda "Esnek olun. Arkadaşınızla beraber yaptığınız planlarınızı iptal ettikleri için onlara kızmayacağınızı söyleyin." yazıyor. Resimdeki espri, kanser hastalarının tedavileri ve durumları nedeniyle sürekli olarak planlarında değişiklik yapmak zorunda kalmaları ve bu durumun bazen çevrelerindekiler tarafından yanlış anlaşılabileceği gerçeğine dayanıyor. Bu nedenle, kanser hastalarını desteklemek için onlara karşı anlayışlı ve esnek olmak önemlidir. Görselde, mor bir kurdeleyi tutan ve arkasına yapraklar bulunan bir çocuk var. Resmin üstünde "Üzüntüye de yer açın." ve altında "Sizi rahatsız etse bile arkadaşınız size içini döktüğünde konuyu değiştirmeden onu dinleyin. Onu mutlu olmaya zorlamayın." yazıyor. Resimdeki espri, kanser hastalarının her zaman mutlu görünmesi beklentisi ve bu beklentinin gerçekçi olmadığına dair bir göndermedir. Kanser hastaları da üzüntü, korku ve kaygı gibi duygular yaşayabilir ve bu duyguların da kabul edilmesi gerekir. Resimde, beyaz saçlı yaşlı bir kadın ve onu kolundan tutan genç bir adam var. Resmin altında ise "Kanser Hastalarını Desteklemenin 9 Yolu" başlığı ve "Yardım etmeyi teklif edin. Onlara küçük işlerde yardım etmek hem arkadaşınızın hem de ona destek olanların hayatını biraz daha kolaylaştırabilir ve umursadığınızı gösterir." yazıyor. Şaka ise, resimde görünen adamın hasta olması ve kadının ona yardım etmesi yerine onunla yürüyüşe çıkmış gibi davranması. Resimde yaşlı kadının adamın hastalığını umursamadığı ve onunla vakit geçirmeye devam ettiği ima ediliyor. Bu durum, kanser hastalarına karşı duyarsızlığı simgeleyen bir ironi yaratıyor. Resimde, kanser hastası arkadaşına destek olmak için 9 yol öneren bir afiş bulunuyor. Afiş, kanserli arkadaşın durumundan dolayı davranışınızı değiştirmemeniz gerektiğini söylüyor. Resmin altında, kanserle mücadele sembolü olan mor kurdele ve el ele tutuşmuş iki el görülüyor. Şaka, kanserli arkadaşın durumunun ilişkinizin değişmesi için bir sebep olmadığını, normal davranmaya devam etmeniz gerektiğini ifade ediyor. Görsel, mor bir arka plan üzerinde "Kısa ve düzenli ziyaretler yapın." yazan beyaz bir başlık içerir. Bu başlığın altında, küçük bir çizimde, mor bir kurdeleyle havada asılı duran ve kurdeleyi tutan bir kadın figürü var. Kadının yüzünde gülümseme var. Altta ise "Arkadaşınız konuşmak istemeyebilir ama yalnız kalmaktan da hoşlanmayabilir. Yanınıza bir kitap alın veya bir film seçin ve arkadaşınıza günlük yaşamda eşlik edin." şeklinde bir açıklama bulunuyor. Bu görsel, kanser hastalarına destek olmak ve onları yalnız hissettirmemek için kısa ve düzenli ziyaretler yapılması gerektiği mesajını vermek amacıyla yapılmış bir görseldir. Resimdeki kadın figürünün kurdeleyi tuttuğu şekilde, kanser hastalarına, sıkıntılarını ve sorunlarını taşıma konusunda destek olmak ve yalnız hissetmemelerini sağlamak gerektiğini ima eder. Resimde, hasta görünümlü bir adam ile yanında onu teselli eden biri var. Adamın başında bir bandaj var. Kadının söylediği sözler "Kanser hastalarını desteklemenin 9 yolu" başlığı altında sıralanmış ve bunlar hastayı teselli etmek için uygun sözler. Fakat bu teselli sözleri, adamın başındaki bandaj sebebiyle komik bir duruma dönüşmüş. Çünkü adamın başındaki bandaj, sadece "kanser" sözcüğüyle değil, "kanserli" sözcüğüyle de ilişkilendirilebilir. Resimde espri, teselli sözlerinin aslında adamı incittiği ve tam tersine bir etki yarattığı üzerine kurulu. Bu nedenle, resimdeki espri, sözlerin ironik bir şekilde hastanın durumu hakkında kötü bir şaka gibi algılanması üzerine kuruludur. Resim, bir kanser hastasını desteklemenin 9 yolundan birini gösteren bir görsel. Görselde, "Onun yanında olun" yazıyor ve arkadaşlığın önemini vurguluyor. Görselin alt kısmında ise bir çift elden bir çiçek çıkan ve bir kanser kurdelesine sarılmış bir resim var. Bu resimde ise espri, kanser hastalarına destek olmak için çiçek vermek yerine, onların yanında olmak ve desteklemek gerektiğini ifade ediyor. Görselin esprisi, kanser hastalarına sıklıkla çiçek verilmesine gönderme yaparak, aslında önemli olanın çiçek değil, onların yanında olmak olduğunu vurguluyor.


. #samsun #mustafakemalatatürk
. #samsun #mustafakemalatatürk
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta Atatürk anıtının önünde kırmızı ışıklar altında toplanmış bir kalabalık görüyoruz. Resimdeki yazı "İki Mustafa Kemal var. Biri ben, fert olan, fani olan Mustafa Kemal. İkinci Mustafa Kemal'den ise ancak "Biz" diye bahsedebilirim. Yani sizler, çalışan köylü, uyanık, münevver, milliyetperver vatandaşlar... İşte o Mustafa Kemal ölmez." Bu resimdeki espri "İki Mustafa Kemal var" cümlesiyle başlıyor. Birinci Kemal'i anlatan kişi kendini tanıtırken ikinci Kemal'den bahsederken, ikinci Mustafa Kemal'in aslında kendi olmadığını, birlik ve beraberliği temsil eden bir fikir olduğunu ima ediyor. Bu şekilde Atatürk'ün düşüncelerinin yaşayacağını, ölümsüz olduğunu vurguluyor. Resimde Atatürk'ün heykeli ve onu çevreleyen bir kalabalık var. Kalabalık kırmızı alev fişekleri yakıyor ve heykeli aydınlatıyor. "İki Mustafa Kemal var. Biri ben, birey olan Mustafa Kemal. Diğeri ise sizin tanıdığınız Mustafa Kemal. Ben sadece ikinci Mustafa Kemal'den bahsedebilirim. Diğer bir deyişle, siz işçiler, köylüler, uyanık, aydınlanmış, milliyetçi vatandaşlar... O Mustafa Kemal asla ölmez!" Bu espri, Atatürk'ün ölümsüzlüğünü ve onun ideallerinin Türk halkı üzerindeki kalıcı etkisini vurgulamaktadır. İlginç bir şekilde, Atatürk'ün "İkinci Mustafa Kemal" olarak adlandırılması, onun halkın gözünde neredeyse bir efsane haline geldiğini göstermektedir.


Bunu kullanıyor musunuz? 😂
Bunu kullanıyor musunuz? 😂
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde mor bir arka plan üzerinde beyaz yazıların olduğu bir görsel var. Yazılar şu şekilde: **being joseph joseph** **/yusuf yusuf olmak/ (exp.)** **1. being afraid of what will happen** **2. does anyone actually know** **why we say this?** Görseldeki espri, "yusuf yusuf olmak" deyiminin "korkmak" anlamına gelmesi üzerine kurulu. Bu deyimin "joseph joseph olmak" olarak İngilizceye çevrilmesi ve bu şekilde bir tanım yapılması ironik bir durum yaratıyor ve espriyi oluşturuyor. Türkçede, "yusuf yusuf olmak" deyimi "korkmak" anlamına gelirken, "joseph joseph olmak" deyimi ise İngilizcede "korkmak" anlamına gelir. Görselin alt kısmında, "TD" yazan ve bir çaydanlık resmi bulunan küçük bir daire var. Bu da, görselin Türkçeye özgü bir espri olduğunu ima ediyor. Resimde, "Joseph Joseph" yazan bir afiş ve ağzından bisküvi parçaları fırlayan bir çizgi film karakteri var. Afişteki metin, "yusuf yusuf" ifadesinin Türk okullarında bir silah olarak kullanıldığını ve bisküvi yerken söylenirse ağızdan fırlayan bisküvi parçalarının kurbana doğru fırlayacağını söylüyor. Bu bir mizah, çünkü "yusuf yusuf" ifadesi aslında bisküvi yerken ağzından bir şey fırlamasını önlemek için söylenen bir ifadedir. Türkler, bisküvi yerken ağızlarından bir şey fırlamasını önlemek için "yusuf yusuf" derler, bu da bisküvileri daha dikkatli yemeyi sağlar. Bu mizah, bu ifadeyi tersine çevirerek, bisküvi yerken ağızdan fırlayan bisküvi parçalarının aslında bir silah olduğunu iddia ediyor.


Bazı günler 🤐 Some days 🤐
Bazı günler 🤐 Some days 🤐
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde, ağzı fermuarla kapatılmış ve yüzünde endişeli bir ifade olan bir adam görülüyor. Üzerinde "not even a knife opens your mouth" yazıyor. Bu, kişinin konuşmaktan kaçındığı veya konuşmaya istekli olmadığı anlamına geliyor. Şakada kullanılan "ağzını bıçak açmıyor" ifadesi, kişinin hiç konuşmadığını veya konuşmak istemediğini vurgulamak için kullanılıyor. Bu ifade, bir kişinin ne kadar sessiz olduğunu ifade etmek için kullanılan bir Türk atasözü. Genel olarak şaka, kişinin sessizliği hakkında bir yorum yaparak komik bir şekilde durumu yansıtıyor.


Aslansın kaplansın dediğin arkadaşlarını...
Aslansın kaplansın dediğin arkadaşlarını etiketle 👇🦁🐯👇
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde turuncu bir arka plana karşı beyaz renkte "Sen aslan gibisin, sen kaplan gibisin!" yazısı bulunuyor. Bu cümle Türkçe'de birine motivasyon sağlamak için sıkça kullanılan bir cümledir. Ancak, resimde "aslan" ve "kaplan" kelimelerinin İngilizce "lion" ve "tiger" kelimelerinin yerine kullanılması nedeniyle ironik bir etki yaratıyor. Bu, sanki kişiye "Sen aslan gibisin, sen kaplan gibisin!" demek yerine "Sen aslan gibisin, sen kaplan gibisin!" deniyormuş gibi bir ifade oluşturuyor. Bu durum, Türkçedeki ve İngilizcedeki kelimelerin farklı anlamlarına dikkat çekerek mizahi bir etki yaratıyor.


Bunu hissedenler burada mı? 🙋‍♀️🍐
Bunu hissedenler burada mı? 🙋‍♀️🍐
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde yeşil bir arka plana karşı iki ayva var, biri tam olarak diğeri ise ikiye bölünmüş. Resmin üstünde "Ayvayı yedik" sözü yazıyor ve bunun altına da "Ayvayı yedik" ifadesinin Türkçede anlamı olan "Çok kötü bir durumda olmak/ Başımız belada" yazıyor. Bu, ayva yediği için kötü bir durumda olan bir kişinin durumunu anlatan bir espridir.


We can be 😇or 😈 depends on how you treat us 😄...
We can be 😇or 😈 depends on how you treat us 😄
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde "May it be appetite honey sugar" yazısı ve altında "afiyet bal şeker olsun" (açıklama) 1. Türklerin "afiyet olsun" demek için kullandığı söylenir. yazıyor. Şaka, "afiyet bal şeker olsun" ifadesinin İngilizceye "may it be appetite honey sugar" şeklinde çevrilmesinde. Bu cümle, Türkçedeki "afiyet olsun"un doğal ve akıcı karşılığı değil, gramer açısından tuhaf bir çeviri. Bu espri, dil ve kültür farklılıklarının komik sonuçlar doğurabileceğini gösteriyor.


Happy World Puzzle Day 🧩🧩 Do you like pu...
Happy World Puzzle Day 🧩🧩 Do you like puzzles? Maybe try solving one today 😊
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resim, Dünya Bilmece Günü'nü kutlayan bir afiş gösteriyor. Afişte, iki el bir bilmece parçasını bir araya getirmeye çalışıyor ve bilmece parçasının bir parçası eksik. Afişin altındaki yazı, bilmeceler hakkında beş ilginç gerçek okumak için sola kaydırmanızı söylüyor. Bu afişte yapılan şaka, bilmece parçasının eksik olmasına rağmen, afişin hala Dünya Bilmece Günü'nü kutluyor olmasıdır. Bu da, eksik parçaya rağmen bilmecenin hala tamamlanabileceğini gösteriyor. Resimde, bir bulmacanın parçaları ve bir testere görülüyor. Yazı ise, bulmacaların neden bu şekilde adlandırıldığını açıklıyor. Çünkü bu bulmacalar, eskiden "Jigsaw" adı verilen bir testere ile kesilirmiş. Yani, bulmacaların adı, testereden gelmiş. Şaka ise, resimdeki testerenin, modern bir testere değil, oldukça eski ve basit bir model olması. Yani, bugünkü bulmacalar bu eski testerelerle kesilmiyor, bu da şaka unsuru yaratıyor. Resimde, 1762 yılında bir haritacı tarafından yapılmış bir bulmaca gösteriliyor. Bulmacanın, çocuklara coğrafyayı öğretmenin eğlenceli bir yolu olarak düşünülmüş. Bulmacada Avrupa haritası var. Şaka, bu bulmacanın çocuklara coğrafyayı öğretmeyi amaçlamasına rağmen, bulmacanın kendisi coğrafi olarak doğru olmaması. Bu da, bulmacanın çocuklara coğrafyayı öğretmekten ziyade kafa karışıklığı yaratabileceği anlamına geliyor. Kısaca, şaka çocuklara yanlış coğrafi bilgiler öğretme riski barındıran bir bulmacanın garip bir fikri olduğuna işaret ediyor. Resimde, bulmaca çözmek ve yeni bir dil öğrenmenin beyin sağlığını iyileştirdiğini gösteren iki kişi var. Resimde yapılan şaka, iki kişinin farklı şekillerde bulmaca çözdüklerini göstermesidir. Bir kişi bulmacayı parçalar halinde tutarken, diğeri ise bir dilimi pasta gibi parçalar halinde tutmaktadır. Bu, yeni bir dil öğrenmek ve bulmaca çözmenin beyin sağlığı için çok önemli olduğunu ve bunu yapmak için farklı yollar olabileceğini gösteren bir mizah örneğidir. Resimde bir kız çocuğu bir yapboz yapıyor. Resimde 4 numarası yazıyor, yani bu 4. madde. Şaka şu ki, kız çocuğu o kadar hızlı bir şekilde yapbozu tamamlıyor ki, sanki hiç vakit kaybetmeden yapıyor. **İşte bu şakanın Türkçe açıklaması:** Resimde bir kız çocuğu bir yapboz yapıyor. Resimde 4 numarası yazıyor, yani bu 4. madde. Şaka şu ki, kız çocuğu o kadar hızlı bir şekilde yapbozu tamamlıyor ki, sanki hiç vakit kaybetmeden yapıyor. Bu, gerçekçi olmayan bir hız ve bu durum şaka unsuru yaratıyor. Resimde bir beyin ve bulmaca parçaları var. Beyin etrafında ise farklı yetenek ve becerileri sembolize eden simgeler yer alıyor. Bu simgeler, bulmaca çözümünde kullanılan yetenekleri temsil ediyor. Bu görsel, bulmacaların çocukların beynini nasıl çalıştırdığını ve farklı becerilerini geliştirdiğini anlatmak için tasarlanmıştır. Fıkra ise, çocukların bulmaca çözmek için gereken becerilere sahip olmasından kaynaklanan bir mizah içerir. **Fıkra:** Çocuklar bulmaca çözerken, beyinleri bir orkestra gibi çalışır. Her parça, yaratıcılık, mantık, görsel zeka gibi farklı enstrümanların bir araya gelmesiyle çalınır. Ancak, bazı çocuklar bulmacayı çözmek için sadece "şans" enstrümanını kullanmaya çalışır. 😂


Günün Güzel Haberi 🥳 Tebrik ediyoruz, um...
Günün Güzel Haberi 🥳 Tebrik ediyoruz, umarız bu çalışmalar daha da yaygınlaşır ❤️
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde sokak hayvanları için mama üretimi yapılan bir projeden bahsediliyor. "Yemek Artıklarından Mama Projesi" başlığı altında, Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin yemek artıklarıyla mama üreterek sokak hayvanlarını besleyeceği belirtiliyor. Günde 1 ton mama üretileceği ve bununla 3.5 milyon TL tasarruf sağlanacağı belirtilerek, projeye duyulan destek ve memnuniyet vurgulanıyor. Resimde, bir adam elinde mama torbasıyla iki köpeğin yanında duruyor. Komik olan şey, adamın "mama" torbasını tutarken aslında elinde bir miktar "sam" veya "ot" olması. Bu görsel, mama üretiminin aslında "ot" üretimiyle sonuçlanabileceği yönünde bir espriyi yansıtıyor. Bu durum, projenin başarılı bir şekilde uygulanması için gereken özverinin ve dikkatli yönetimin vurgulanması için bir şaka olarak kullanılabilir. Resimde, Ankara Belediyesi'nin sokak hayvanları için yiyecekleri, insanların yiyecek artıklarından ürettiği gösteriliyor. Resimde bir adam, iki köpeğe bir torba yiyecek veriyor. Resimdeki espri, insanların genellikle sokak hayvanlarına yiyecek atıklarını attığını, ancak belediyenin bu atıkları düzenli bir şekilde sokak hayvanları için yiyecek üretmek amacıyla topladığını ve bu şekilde hayvanların sağlıklı ve güvenli bir şekilde beslenmesini sağladığını gösteriyor.


Doğum günün kutlu olsun Gazanfer Özcan 💐...
Doğum günün kutlu olsun Gazanfer Özcan 💐 Bize bıraktıkların için teşekkürler. Bugün en sevilen karakterin Tahsin Sütçüoğlu'nun birkaç sevilen sözünü paylaştık. Sevgiler ❤️ #gazanferözcan
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta Gazanfer Özcan'ın bir sahnesi var. Üzerinde yazan yazı ise "Bak ifo yine başladı tik tik tik.." şeklinde. Burada "ifo" kelimesi "ifrit" kelimesinin kısaltılmış halidir ve "tik tik tik" sesi de ifritlerin sesini çağrıştırır. Bu nedenle espri, Gazanfer Özcan'ın ifrit gibi olduğunu ima eder. Fotoğrafta, Türk aktör Gazanfer Özcan'ın bir fotoğrafı ve onun ünlü repliği "Senin bu numaralarını yemem evladim ben kaçın kurasıyım." yazıyor. Bu replik, *Gazanfer Özcan'ın oynadığı bir tiyatro oyununda, kendini akıllı sanan birinin ona karşı uyguladığı numaralara karşı verdiği tepkiyi* yansıtıyor. *Özcan'ın sözleri, "Ben senin numaralarına kanmam, ben kolay kolay aldatılabilecek biri değilim" anlamına geliyor.* Bu replik, Türk halkı tarafından yaygın olarak kullanılan bir deyim haline geldi ve *birine kolay kolay kandırılamayacağınızı söylemek için kullanılır*. Fotoğrafta Gazanfer Özcan'ın bir diyalog sahnesinden bir kare bulunmaktadır. Özcan'ın yüzünde şaşkınlık ve "ne biçim soru" sorusu sorar gibi bir ifade vardır. "O niye o?" sorusunun anlamı "neden o?" sorusunun daha doğrusu "neden böyle?" sorusunun daha garip bir şekilde sorulmasıdır. Özcan'ın yüz ifadesi, garip bir soruya cevap vermek zorunda kalmanın sinir bozucu bir anını yakalar. "O niye o?" sorusu absürt bir şekilde sorulan bir sorudur ve Özcan'ın yüz ifadesi de bunu mükemmel bir şekilde yansıtır. Fotoğrafta, Gazarfer Özcan'ın bakışlarıyla ünlü bir sahnesi var. Üzerinde "Tuhaf şey..." yazan bir posterin önünde duruyor ve kafasında soran bir ifade var. Bu, Gazarfer Özcan'ın bilinmeyen sorulara bakışıyla verdiği tepkilerden esinlenen bir mizahi paylaşım. "Tuhaf şey..." ifadesi, Gazarfer Özcan'ın karakterinin en bilindik cümlelerinden biri haline gelmiştir. Fotoğrafta Gazanfer Özcan'ın ünlü "Ne bağırıyorsun oğlum" repliği ile bir meme yer alıyor. Resimde Özcan, kızgın bir ifadeyle bir odaya bakarken, üstünde "Ne bağırıyorsun oğlum" yazan baloncuk var. Memenin altına İngilizce olarak "Why are you yelling son?" yazılmış. Şaka, Özcan'ın "Ne bağırıyorsun oğlum" cümlesini aniden ve sebepsiz yere bağırmasını ifade eden bir meme olduğunu vurgulamak için kullanıyor. Özcan'ın bu repliği, Türk kültüründe yaygın olarak kullanılan bir meme haline geldi.


A good time to say this to a friend ⛄🥶
A good time to say this to a friend ⛄🥶
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

A good time to say this to a friend ⛄🥶 your hand is like ice, your ass is like a watermelon * /elin buz gibi, götün karpuz...


Türk sinemasının en değerli oyuncularınd...
Türk sinemasının en değerli oyuncularından Fatma Girik bugün vefat etti 💐 Kendisine arkasında bıraktığı sanatı ve temsil ettiği tüm güzel değerler için teşekkür ederiz ❤️ #fatmagirik
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde ünlü oyuncu, senarist ve siyasetçi Fatma Girik'in siyah beyaz bir fotoğrafı yer alıyor. Alt kısımda ise Fatma Girik'in vefat haberi ve hayatına dair bilgiler yer alıyor. Resimde bir espri ya da ironi yok. Ancak Fatma Girik'in 1989-1994 yılları arasında Şişli Belediye Başkanlığı yapmış olması ve resmin siyah beyaz olması nedeniyle, bu haberle ilgili bazı sosyal medya kullanıcıları "Başkanlığı Siyah Beyaz mı yapmış" gibi espriler yapmış olabilirler. Fotoğrafta Fatma Girik'in bir resmi var. "Fatma Girik, 1942-2022" başlığının altında, "Oyuncu, senarist, yapımcı ve siyasetçi Fatma Girik bugün hayata veda etti." yazıyor. Metin, Girik'in hayatı ve kariyeri hakkında bilgiler veriyor. Bu bir mizah değil, Fatma Girik'in ölümünün haberi. Resimdeki yazı, onun hayata veda ettiğini duyuruyor.


Uğur Mumcu'nun suikasti 29 yıl önce bugü...
Uğur Mumcu'nun suikasti 29 yıl önce bugün gerçekleşti 🥀 Halkı aydınlatmaya hayatını adayan Uğur Mumcu'yu bugün hatırlıyoruz. Emeklerine minnettarız ❤
Yapay zeka açıklaması

Resimde Türk yazar ve gazeteci Uğur Mumcu'nun fotoğrafı ve onun ünlü sözü olan "Vuruldum ey halkım, unutma bizi." yazısı yer alıyor. Bu söz, Uğur Mumcu'nun 1993 yılında bir suikaste kurban gitmesiyle ilgili bir mizah değil, trajik bir olaydan kaynaklanıyor. Resimde, Türk yazar ve siyasetçi Üğür Mumcu'nun bir sözü yer alıyor. Söz şöyle: "Nasıl olur?" diye sormayacaksınız. Burası Türkiye'dir, olur böyle şeyler... Bu söz, Türkiye'de sıkça yaşanan beklenmedik ve garip olaylara gönderme yapıyor. "Nasıl olur?" sorusuyla şaşkınlığı ifade ederken, son cümle ise Türkiye'de her şeyin olabileceği anlamına geliyor. Resimde Türk yazar ve gazeteci Üğür Mumcu'nun, Türk Anayasası'na dair bir sözü bulunmaktadır. **Söz:** "Anayasaya bakarsanız, yasa önünde herkes eşittir. Uygulamaya göz atarsanız, insanlar çeşit çeşittir." Bu söz Türk toplumunun anayasal eşitliğe dair beklentileri ile gerçek yaşamdaki deneyimleri arasındaki farkı mizahli bir şekilde dile getiriyor. **Açıklama:** Anayasa her bireyin eşit olduğunu söylerken, pratikte bu eşitlik her zaman gerçekleşmeyebilir. Mumcu'nun sözü, insanların sosyal ve ekonomik farklılıklarından dolayı eşitliğin sadece kağıt üzerinde kalabileceğini ima ediyor. Resimde Türk yazar ve gazeteci Uğur Mumcu'nun bir sözü yer almaktadır. Söz şöyledir: “Türkiye'de yayımlanan gazete ve dergilerin kaçı halkın öz sorunlarını yazmaktadır?”. Bu söz, Türkiye'deki medya organlarının çoğunun halkın gerçek sorunlarına değil de daha yüzeysel konulara odaklandığını eleştirmektedir. Şaka, bu sorunun cevabının oldukça düşük bir sayı olması, yani çok az medya organının halkın gerçek sorunlarını ele aldığı düşüncesine dayanmaktadır. Resimde Türk gazeteci Uğur Mumcu var. Resmin altında "Uğur Mumcu Türk gazeteciydi. 24 Ocak 1993'te evinin önünde arabasına yerleştirilen bir bombayla öldürüldü. Ülkemiz hakkında gerçeği ortaya çıkarmak için hayatını feda etti. Onun cinayeti hala çözülmedi." yazıyor. Bu resimde espri yok. Resim, Uğur Mumcu'nun hayatı ve cinayeti hakkında bilgi veriyor.


İçerik ekle

Template seç, yazını yaz, kepsi siteye gönder.

Keps yap →

💬 Son Yorumlar