İçerik ekle template seç, yaz, gönder
turkishdictionary ile ilgili bulabildiğim postlar, videolar, karikatürler, resimler, tweetler, miimler

Türkçe deyimlerin ingilizceye direk cevirileri, sizce komik mi?

Otomatik çeviri geldiğinden beri şöyleyi...
Otomatik çeviri geldiğinden beri şöyleyiz; · Herkes Türkçe konuşuyor. Ben anlamıyorum ki hangisi Türk hangisi yabancı.
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Bu fotoğrafta, iki farklı sahneden oluşan bir kolaj görüyoruz. Her iki sahnede de beyaz kıyafetler ve başlıklar giymiş kişiler var, bu da bir hastane veya restoran ortamını akla getiriyor. **İlk sahnede (üstteki resim):** Bir adam, elinde bir tabakla kameraya doğru bakıyor. Arkada bulanık bir şekilde oturan başka kişiler de var. Adamın yüzünde biraz şaşkınlık ve memnuniyetsizlik karışımı bir ifade var. **İkinci sahnede (alttaki resim):** Yine aynı adam, elinde bir tabakla farklı bir açıdan görünüyor. Arkada yine bulanıklaşmış bir şekilde insanlar ve masa düzenlemeleri var. Bu sahnede de adamın yüz ifadesi benzer şekilde. **Espriyi Açıklama:** Fotoğrafın üzerindeki Türkçe metin, esprinin anahtarını veriyor: * **"Herkes Türkçe konuşuyor."** (Bu, adamın şaşkınlığını veya şüpheciliğini vurguluyor olabilir. Neden herkes Türkçe konuşuyor, bu normal mi değil mi gibi bir durum söz konusu.) * **"Ben anlamıyorum ki kimisi Türk, kimisi yabancı."** (İşte espri burada yatıyor. Adam, herkesin Türkçe konuşmasına rağmen, hangisinin Türk, hangisinin yabancı olduğunu ayırt edemiyor. Bu durum, ya adamın kendisinin dil konusunda bir problemi olduğunu ya da ortama dair bir gariplik olduğunu ima ediyor. Muhtemelen adamın kendisi de tam olarak ortama adapte olamamış veya beklediği bir durumla karşılaşmamış.) Esprinin temelinde, yabancı bir ülkede veya ortamda beklentinin dışında Türkçe konuşulması ve buna rağmen kimin yerel kimin yabancı olduğunun anlaşılamaması yatıyor. Bu durum, hem izleyiciye bir mizah unsuru sunuyor hem de karakterin yaşadığı kafa karışıklığını yansıtıyor.


"Am I speaking a foreign language?" 💀
"Am I speaking a foreign language?" 💀
Videoda söylenenler: “What was that? Are you playing music? I'm about to set up and start singing. How do you know people want to listen to it? If you haven't had permission from the local authority. Sorry, am I speaking a foreign language? Are you serious right now? Yeah. I don't want to listen to...”
Videodaki yazılar: *stood with my equipment about to set up* I'm about to set up and start singing are you playing music? if you haven't had permission from the local authority
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Videoda bir kadın, dışarıda müzik çalmak veya şarkı söylemek için hazırlık yaparken birisiyle tartışıyor. Karşısındaki kişi, henüz başlamadığı halde müzik çaldığını iddia edince kadın şaşkınlık ve gülümseme karışımı bir ifadeyle tepki veriyor. Esprinin kaynağı, karşıdaki kişinin hiçbir şey çalmadığı halde sanki bir yabancı dil konuşuyormuş gibi anlamsız ve hatalı suçlamalarda bulunmasıdır.


U got a dig bick. You that read wrong. Y...
U got a dig bick. You that read wrong. You read that wrong too.
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, bir ekran görüntüsü yer alıyor. Ekranda büyük harflerle üç satır yazı var: "U got a dig bick. You that read wrong. You read that wrong too." Bu yazının şakası, ilk satırda "dig bick" kelimesinin, aslında "big dick" kelimesini yanlış yazarak oluşturulmuş olmasıdır. Ancak ikinci ve üçüncü satırlarda, okuyucunun bu yanlış yazımı fark edip düzeltmesini bekleyerek, okuyucunun da yanlış okuduğunu ima eden bir dil oyunu yapılmıştır. Yani şaka, kelime oyunu ve okuyucunun dikkatini çekmeye dayanıyor.


@masudakaoru Translated from Japanese Sh...
@masudakaoru Translated from Japanese Show original I saw "idiot" as a size option for the rice, so I ordered it, and sure enough, an idiot-sized rice came. Rate this translation:
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Bu fotoğrafta bir tabakta pirinç ve bir tabakta da tavuk gibi görünen bir yemek var. Yanında da sos bulunan iki adet küçük kase var. Fotoğrafın üst kısmında bir tweet görünüyor. Tweet'in çevirisi şu şekilde: "Pirinç için bir seçenek olarak 'aptal' (idiot) kelimesini gördüm, bu yüzden sipariş ettim ve gerçekten de aptal boyutunda bir pilav geldi." Şaka ise, İngilizce'de "idiot" kelimesinin "aptal" anlamına gelmesinin yanı sıra, bazen bir şeyin büyüklüğünü vurgulamak için şaka yollu kullanılmasıdır. Burada da siparişi veren kişi, "aptal" boyutunu seçerek gerçekten devasa bir pilav porsiyonu aldığını espriyle anlatıyor. Yani "aptal" kelimesi hem anlam olarak hem de sipariş edilen miktarın büyüklüğü olarak bir kelime oyunu yapmış.


Vural Aksankur @nvaksankur Şok bir şey ö...
Vural Aksankur @nvaksankur Şok bir şey öğrendim. Avrupalılar hindinin Türkiye'den geldiğini sandıklarından "turkey" diyorlarmış. Biz Hindistan'dan geldiğini düşündüğümüz için "hindi" derken Hindistan'dakiler de Peru'dan geldiğini sandıklarından "piru" diyorlarmış. Sonuç olarak hindi nerden geldi bilen yok
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, Vural Aksankur adlı bir kişinin Twitter paylaşımı görülüyor. Paylaşımda, "Şok bir şey öğrendim. Avrupalılar hindinin Türkiye'den geldiğini sandıklarından "turkey" diyorlarmış. Biz Hindistan'dan geldiğini düşündüğümüz için "hindi" derken Hindistan'dakiler de Peru'dan geldiğini sandıklarından "piru" diyorlarmış. Sonuç olarak hindi nerden geldi bilen yok." şeklinde bir espri yer alıyor. Espri, kelime oyunu üzerine kurulu. İngilizce'de hindi anlamına gelen "turkey" kelimesinin Türkiye'nin İngilizce karşılığı olması ve "hindi" kelimesinin de Türkçe'de Peru'dan geldiği sanıldığı için kullanıldığı varsayımına dayanıyor. Bu durum, hindi kelimesinin kökeni hakkında bir kafa karışıklığına yol açtığını ve aslında kimsenin hindinin gerçek kökenini bilmediği fikriyle mizahi bir sonuca varıyor.


Don't piss in the shower, shower in piss
Don't piss in the shower, shower in piss
Videoda söylenenler: “Don't love your job. Job your love. Don't die trying. Try dying. Don't follow your dreams. Dream of being followed. Yes, sir! Yes! Don't crack your fingers. Finger your c .”
Videodaki yazılar: ON AIR "Don't love your job, job your love." love trying, @HIGHCOUNTRY_EXTERIORS Dream
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Video, bir podcast ortamındaki konuşmacının sözlerini ve ardından gelen çalışma görüntülerini absürt bir şekilde birleştiriyor. Konuşmacı 'işini sevme, aşkını işe dönüştür' gibi anlamsız ve ters mantık içeren tavsiyeler verirken, görüntüler bu sözlerle alakasız bir şekilde çatı tamiri ve kamyon görüntüleriyle eşleşiyor. Esprinin kaynağı, sözlerin mantıksızlığı ve görsellerle arasındaki tamamen kopuk, absürt uyumdur.


I don't know what religion she is but le...
I don't know what religion she is but lettuce pray for her
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, toplu taşıma aracında (muhtemelen metroda) bir grup insan görülüyor. Farklı yaşlarda ve tarzlarda insanlar yan yana durmuş veya oturuyorlar. Fotoğrafın üzerindeki metin ise şunları söylüyor: "Ne dinli olduğunu bilmiyorum ama onun için dua edelim 🙏". Buradaki espri, "lettuce" kelimesinin İngilizce'de "marul" anlamına gelmesi ve telaffuzunun "let us" (hadi yapalım) kelimesine benzemesidir. Metin, aslında "Let us pray for her" (Onun için dua edelim) demek istiyor ancak espri yapmak amacıyla "lettuce" (marul) kelimesini kullanmış. Bu tür kelime oyunları, mizah yaratmak için yaygın olarak kullanılır. Yani esprinin özü, "marul" ve "dua edelim" arasındaki ses benzerliğine dayanıyor.


dr. z, esq. @zeynepmyenisey my brother j...
dr. z, esq. @zeynepmyenisey my brother just sprinted into my room yelling OPEN GOOGLE TRANSLATE and typed this in and i just cant believe it's real Hindi-detected poopen sharten farten poopen sharten pharaten Translating पूपेण पर्तें फरतेन UNDO ↓ D English × full terms and Trauma Riddler @TraumaRiddler conditions D Open in Google Translate Feedback no way i just agreed to poopen sharten farten without reading
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Bu fotoğrafta, bir kişi Google Çeviri'de "poopen shorten farten" yazdığında, bunun Hintçe'ye çevrildiğini ve sonucun "full terms and conditions" (tam hükümler ve koşullar) olarak çıktığını gösteriyor. Daha sonra başka bir kullanıcı, sanki kendisi de "poopen shorten farten" diyerek "tam hükümler ve koşullar"ı kabul etmiş gibi espri yapıyor. Şakanın esprisi, anlamı bilinmeyen, anlamsız gibi duran kelimelerin (poopen shorten farten) gizemli bir şekilde karşılığında bir şey ifade eden ve genellikle kullanıcıların pek okumadan kabul ettiği "tam hükümler ve koşullar" gibi bir metne dönüşmesidir. Bu, dijital çağda kullanıcıların metinleri okumadan kabul etme eğilimine ve dil çevirisinin bazen beklenmedik ve komik sonuçlar doğurabileceğine dair bir göndermedir.


English in my head. English when I speak....
English in my head. English when I speak.
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Bu görsel, iki adet fotoğraf ve altlarında yazan iki metinden oluşuyor. **Üstteki Fotoğraf:** Gür ve vahşi görünümlü bir bizonu gösteriyor. Doğal bir ortamda, yeşilliklerin arasında duruyor. **Üstteki Metin:** "English in my head." (Kafamdaki İngilizce.) **Alttaki Fotoğraf:** Bir çamaşır ipine asılmış, sanki bir ineğin üzerine giydirilmiş gibi duran kıyafetleri gösteriyor. Bu kıyafetler, ineğin bedenini örtüyor ve ona bir "giysi" görünümü veriyor. Sahne, açık mavi bir gökyüzü ve çölü andıran bir zemin üzerinde yer alıyor. **Alttaki Metin:** "English when I speak." (Konuştuğumda İngilizce.) **Fıkra Açıklaması:** Fıkra, kişinin kafasındaki "mükemmel" İngilizce ile konuşma sırasında ortaya çıkan "karışık" veya "bozuk" İngilizce arasındaki farkı mizahi bir şekilde anlatıyor. * **"English in my head" (Kafamdaki İngilizce):** Üstteki bizon fotoğrafı, kişinin zihninde kusursuz, güçlü ve etkileyici olduğunu düşündüğü İngilizceyi temsil ediyor. Bizon, vahşi doğası ve heybetiyle bu idealize edilmiş dil yeteneğini simgeliyor. * **"English when I speak" (Konuştuğumda İngilizce):** Alttaki çamaşır ipine asılmış kıyafetlerle kaplı inek fotoğrafı ise kişinin konuşma sırasında ortaya çıkan, muhtemelen karmaşık, eksik veya anlaşılması zor İngilizceyi temsil ediyor. İneğin üzerine giydirilmiş kıyafetler, sanki bir şeyleri gizlemeye çalışan veya tam olarak uymayan bir durum gibi yorumlanabilir. Bu, kişinin dil becerilerinin gerçekte düşündüğü kadar iyi olmadığını ve konuşma anında bir "karışıklık" yaşandığını ima ediyor. Kısacası, bu görsel, insanların kendi dil becerilerini zihinlerinde yüksek, ancak pratikte daha düşük bir seviyede algılamasını esprili bir dille anlatıyor.


alo Türkçe konuşmak istiyorum
alo Türkçe konuşmak istiyorum
Videoda söylenenler: “Tamam. Sen benim evlenecek olgunlukta olduğunu düşünmüyorsan... Şu ağzından kolunu çıkartma. Ayy... Çıkar mısın?”
Videodaki yazılar: limit vermedim de bilmeme ne. Bu insanlara sence
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Videoda bir tartışma anı görülmektedir. Bir erkek ve bir kadın karşılıklı konuşurken, kadının yüz ifadesi ve erkeğin tepkisi arasındaki gerilimden kaynaklanan absürt bir durum söz konusudur. Videonun komikliği, konuşulan ciddi konunun (evlilik olgunluğu) beklenmedik ve tuhaf bir üslupla ifade edilmesinden kaynaklanmaktadır.


Men melt metal, men hit metal, men happy....
Men melt metal, men hit metal, men happy.
Videodaki yazılar: Hitting molten metal at 1,000°C with a shovel @EARTHSPCTR
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Isıya dayanıklı özel kıyafetler giymiş iki kişi, bir kürek kullanarak 1.000°C sıcaklıktaki erimiş metale karşı birbirlerine vuruyorlar. Videodaki mizah, bu tehlikeli ve ekstrem eylemin sanki basit bir oyun veya spor dalıymış gibi ciddiyetle ve koreografik bir şekilde sergilenmesinden kaynaklanıyor.


why is tamales pronounced tamales but fe...
why is tamales pronounced tamales but females is pronounced females instead of females Photocase. th Other
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Bu fotoğrafta, üst kısımda "tamales" kelimesinin "tamales" olarak, "females" kelimesinin ise neden "females" olarak telaffuz edildiği sorulan bir yazı bulunuyor. Alt kısımda ise iki farklı görsel var: solda üst üste dizilmiş bir grup tamales (Meksika yemeği), sağda ise birbirine sarılmış iki kadın. Fotoğrafın alt metnindeki yazı ve görselin birleşimi, bir kelime oyunu üzerine kurulu bir espriyi anlatıyor. Espri, "tamales" ve "females" kelimelerinin sonlarındaki "s" harfinin okunuşundaki farklılığa odaklanıyor. Tamales'te "s" harfi "s" gibi okunurken, females kelimesinde ise "z" gibi okunur. Ancak yazıdaki espri, tamales'in telaffuzunu açıklarken "females" kelimesini "females" olarak okuduğunu varsayarak, iki kelimenin telaffuzunu eşitlemeye çalışıyor. Bu da dildeki tutarsızlıklar üzerinden komik bir durum yaratıyor. Kısacası espri, kelimelerin yazılışındaki ve okunuşundaki nüanslara dikkat çekerek ve dilin kurallarıyla oynayarak mizah yaratmayı amaçlıyor.


Taste Thot m Thyme LEAVES I've got way t...
Taste Thot m Thyme LEAVES I've got way too much thyme on my hands.
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Bu fotoğrafta bir kişinin eli, üzerinde "Thyme LEAVES" (Kekik Yaprakları) yazan bir baharat kavanozu ile birlikte görülüyor. Kişinin elleri ve parmakları kekik yapraklarıyla kaplanmış durumda. Fotoğrafın altında "I've got way too much thyme on my hands" (Ellerimde çok fazla kekik var) yazısı bulunuyor. Buradaki espri, İngilizcedeki "time" (zaman) ve "thyme" (kekik) kelimelerinin aynı şekilde telaffuz edilmesidir. Cümledeki "thyme" kelimesi yerine "time" koysaydık, "Ellerimde çok fazla zamanım var" anlamına gelecekti. Ancak kekik yapraklarıyla kaplı elleri gösterildiği için, kelimenin tam anlamıyla "kekik" anlamına gelen "thyme" kullanılarak bir kelime oyunu yapılmıştır. Yani kişi, esprili bir şekilde elinde çok fazla kekik olduğunu söylüyor.


You can't have your cake and eat it Arti...
You can't have your cake and eat it Article Talk A In other languages Bulgarian A more vulgar version is: Не може хем душата в рая, хем кура в гъза. - You can't have both the dick in the ass and the soul in heaven. [25]
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, "You can't have your cake and eat it" (Pastanı yiyemezsin ve aynı zamanda ona sahip olamazsın) atasözünün İngilizce bir açıklamasının altında "Diğer dillerde" başlığı altında "Bulgarca" bölümü yer alıyor. Bulgarca bölümünde, bu atasözünün daha kaba bir versiyonu ve İngilizce çevirisi verilmiş. Atasözünün kaba versiyonu, hem cennette ruhu hem de götünde pipiyi aynı anda bulunduramayacağını ifade ediyor. **Şakanın Açıklaması:** Şaka, bir deyimin ne kadar farklı ve hatta beklenmedik şekillerde farklı dillere çevrilebileceğini gösteriyor. İngilizce orijinal deyim, bir şeyi elde edip aynı anda ondan vazgeçemeyeceğini ifade ederken, Bulgarca çevirisindeki kaba versiyon, tamamen farklı ve cinsel imalar içeren bir benzetmeyle aynı mantığı (bir şeye aynı anda sahip olamazsın) aktarıyor. Bu beklenmedik ve absürt çeviri, mizahi bir etki yaratıyor. Geleneksel ve kibar bir deyimin yerine, cinsel çağrışımlı kaba bir ifadenin kullanılması, şaşkınlık ve gülümseme uyandırıyor.


C2 seviye ingilizce
C2 seviye ingilizce
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Bu fotoğrafta bir hastanenin bilgilendirme panosu görülüyor. Pano üzerinde İngilizce ve Türkçe yazılar bulunuyor. İngilizce kısımda "YOU CAN LEARN THE RESULTS WITHIN 24 HOURS WITHOUT CONSULTING" yazıyor. Türkçe kısmında ise "SONUÇLARINIZI 24 SAAT İÇİNDE DANIŞMADAN ÖĞRENEBİLİRSİNİZ" yazıyor. Buradaki espri, "danışmadan öğrenebilirsiniz" ifadesinin iki anlama gelebilmesidir. Birincisi, sonuçlarınızı doktorunuza danışmadan öğrenebileceğiniz anlamına gelir. İkincisi ise, aslında hastanenin bu sonucu sizden saklamayacağı ve belirli bir süre içinde size ileteceği anlamına gelir. Ancak ifade, hastanın doktorla konuşmadan da bilgi alabileceği gibi bir algı yaratıyor ve bu durum komik bulunabilir çünkü genellikle hastalar sonuçlarını doktorlarından öğrenmek isterler. Ayrıca, pankartın altında "KONTROLLÜ DOKÜMAN" ve "BAŞHEKİMLİK" gibi ifadeler de yer alıyor, bunlar da hastane bürokrasisine dair bir gönderme olabilir.


I know it's easy to mix up those two wor...
I know it's easy to mix up those two words, they're very similar!
Videoda söylenenler: “We're going to interview Eric Weihandmeyer who climbed the highest mountain in the world, Mount Everest. But he's gay. I mean, he's gay. Excuse me. He's blind. So we'll hear about that coming up.”
Videodaki yazılar: This video will always have a place in my head rent free Right after the break who climbed the highest mountain in the world, Mount Everest But, he's gay I mean, he's gay, excuse me, he's blind @MEME.IG
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Bir haber sunucusu, Everest'e tırmanan birini tanıtırken yanlışlıkla 'gay' kelimesini kullanıyor ve hemen ardından hatasını fark edip 'özür dilerim, o kör' diyerek düzeltmeye çalışıyor. Esprinin kaynağı, sunucunun 'gay' ve 'gay' (veya benzer sesli bir kelime) arasındaki ses benzerliği nedeniyle yaptığı bu ani ve komik dil sürçüsüdür.


tayma düşen otomatik çevrilmiş twitleri ...
tayma düşen otomatik çevrilmiş twitleri Türkçe atılmış sanarken · orası türkiye mi dokuz yazıyo
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Bu fotoğrafta bir mesajlaşma ekranı görünüyor. Üst kısımda bir evin kapısı ve önünde bir lamba ile "9" numarası olan bir tuğla duvar var. Altta ise bir sohbet balonunda "orası türkiye mi dokuz yazıyo" yazıyor. **Espri şudur:** Mesajı atan kişi, evin kapısındaki "9" rakamını görüp, Türkiye'de evin numarası olarak "dokuz" denmesiyle dalga geçiyor. Espri, "dokuz" kelimesinin hem sayı olarak "9" anlamına gelmesi hem de "dokuz" şeklinde okunarak bir espri malzemesi haline getirilmesidir. Muhtemelen gönderen kişi, yabancı bir ülkede olduğunu ve oradaki ev numarasının "9" olmasının kendisinde bir espri yarattığını ifade etmek istemiştir.


Cardi B Soooo @iamcardib. 3h got my butt...
Cardi B Soooo @iamcardib. 3h got my butt crack pierced 1,6K 1,3K greg⭑ 11K @greg16676935420 Sounds like a pain in the butt 1,2M ☐ 1 Subscribe
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Bu fotoğrafta, Cardi B'nin attığı bir tweet ve buna gelen bir yanıt görülüyor. Cardi B tweetinde "Soooo ......i got my butt crack pierced" (Çokkkk...... popomun arasına piercing yaptırdım) yazmış ve yanında yüzünü kapatan bir emoji kullanmış. Alttaki tweet ise "greg" isimli bir kullanıcıdan gelmiş ve "Sounds like a pain in the butt" (Popoya acı veren bir şey gibi duruyor) yazıyor. Buradaki espri, "pain in the butt" (popoya acı veren) deyiminin hem kelime anlamıyla (popoya yapılan bir piercingin acı vermesi) hem de mecazi anlamıyla (birinin baş belası, rahatsız edici olması) kullanılmasıdır. Cardi B poposuna piercing yaptırdığını söyleyince, greg de bu deyimi kullanarak hem fiziksel acıya hem de durumun komikliğine gönderme yapmış oluyor.


"I'll translate" 😭
"I'll translate" 😭
Videoda söylenenler: “Mind you, what were the dogs in Patagonia with Jack? Oh sh- What? I went to Patagonia with Jack just a couple of months ago, she got- I thought she was going to be wrapped around the tree with these dogs, sleds. She's been straight and carried on and she's been doing it all he...”
Videodaki yazılar: I thought I understood English until I heard Ozzy Osbourne talk... @THEFUCK.TV Commander Caius @commandercaius "I'll translate" is wild 😭
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Videoda bir talk-show programında üç kişi otururken, sol taraftaki kişinin konuşması o kadar anlaşılmaz ve karmaşık bir İngilizce ile yapılıyor ki, yanındaki kişi durumu kurtarmak için 'Ben çevireceğim' diyor. Esprinin kaynağı, birinin İngilizce bildiğini sanırken başka birinin konuşmasının tamamen anlamsız gelmesi ve bu durumun absürtlüğüdür.


So many herbs, so little thyme. Cormick ...
So many herbs, so little thyme. Cormick McCormick McCormick McCormick McCorm M The Tinte RUBBED Sage Basil LEAVES Oregano LEAVES Thyme LEAS FREEZE-DRE Chives The Taste Cart Bay LEAVES
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Bu fotoğrafta bir market arabasının içinde çeşitli baharatlar görünüyor. Özellikle McCormick markasına ait kavanozlarda kekik, fesleğen, nane, maydanoz ve biberiye gibi otlar yer alıyor. Fotoğrafın üzerindeki yazı, "Çok fazla ot, çok az kekik." şeklinde. Bu ifade bir kelime oyunu üzerine kurulu. İngilizce'de "herbs" (otlar) ve "thyme" (kekik) kelimeleri kullanılmış. "So many herbs, so little thyme" cümlesi, hem çok çeşitli baharatların olduğunu hem de kekik denen baharatın kavanozunun diğerlerine göre daha küçük olduğunu ve dolayısıyla daha az olduğunu vurguluyor. Buradaki espri, "so little thyme" ifadesinin hem "çok az kekik" hem de "çok az zaman" anlamlarına gelmesinden kaynaklanıyor. Yani, markette çok çeşitli otlar olmasına rağmen, kekik az ve sanki zaman da azmış gibi bir durum espriyle anlatılmış.


İçerik ekle

Template seç, yazını yaz, kepsi siteye gönder.

Keps yap →

💬 Son Yorumlar