İçerik ekle template seç, yaz, gönder
turkishdictionary ile ilgili bulabildiğim postlar, videolar, karikatürler, resimler, tweetler, miimler

Türkçe deyimlerin ingilizceye direk cevirileri, sizce komik mi?

Vural Aksankur @nvaksankur Şok bir şey ö...
Vural Aksankur @nvaksankur Şok bir şey öğrendim. Avrupalılar hindinin Türkiye'den geldiğini sandıklarından "turkey" diyorlarmış. Biz Hindistan'dan geldiğini düşündüğümüz için "hindi" derken Hindistan'dakiler de Peru'dan geldiğini sandıklarından "piru" diyorlarmış. Sonuç olarak hindi nerden geldi bilen yok
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, Vural Aksankur adlı bir kişinin Twitter paylaşımı görülüyor. Paylaşımda, "Şok bir şey öğrendim. Avrupalılar hindinin Türkiye'den geldiğini sandıklarından "turkey" diyorlarmış. Biz Hindistan'dan geldiğini düşündüğümüz için "hindi" derken Hindistan'dakiler de Peru'dan geldiğini sandıklarından "piru" diyorlarmış. Sonuç olarak hindi nerden geldi bilen yok." şeklinde bir espri yer alıyor. Espri, kelime oyunu üzerine kurulu. İngilizce'de hindi anlamına gelen "turkey" kelimesinin Türkiye'nin İngilizce karşılığı olması ve "hindi" kelimesinin de Türkçe'de Peru'dan geldiği sanıldığı için kullanıldığı varsayımına dayanıyor. Bu durum, hindi kelimesinin kökeni hakkında bir kafa karışıklığına yol açtığını ve aslında kimsenin hindinin gerçek kökenini bilmediği fikriyle mizahi bir sonuca varıyor.


Don't piss in the shower, shower in piss
Don't piss in the shower, shower in piss
Videoda söylenenler: “Don't love your job. Job your love. Don't die trying. Try dying. Don't follow your dreams. Dream of being followed. Yes, sir! Yes! Don't crack your fingers. Finger your c .”
Kaynak

I don't know what religion she is but le...
I don't know what religion she is but lettuce pray for her
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, toplu taşıma aracında (muhtemelen metroda) bir grup insan görülüyor. Farklı yaşlarda ve tarzlarda insanlar yan yana durmuş veya oturuyorlar. Fotoğrafın üzerindeki metin ise şunları söylüyor: "Ne dinli olduğunu bilmiyorum ama onun için dua edelim 🙏". Buradaki espri, "lettuce" kelimesinin İngilizce'de "marul" anlamına gelmesi ve telaffuzunun "let us" (hadi yapalım) kelimesine benzemesidir. Metin, aslında "Let us pray for her" (Onun için dua edelim) demek istiyor ancak espri yapmak amacıyla "lettuce" (marul) kelimesini kullanmış. Bu tür kelime oyunları, mizah yaratmak için yaygın olarak kullanılır. Yani esprinin özü, "marul" ve "dua edelim" arasındaki ses benzerliğine dayanıyor.


dr. z, esq. @zeynepmyenisey my brother j...
dr. z, esq. @zeynepmyenisey my brother just sprinted into my room yelling OPEN GOOGLE TRANSLATE and typed this in and i just cant believe it's real Hindi-detected poopen sharten farten poopen sharten pharaten Translating पूपेण पर्तें फरतेन UNDO ↓ D English × full terms and Trauma Riddler @TraumaRiddler conditions D Open in Google Translate Feedback no way i just agreed to poopen sharten farten without reading
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Bu fotoğrafta, bir kişi Google Çeviri'de "poopen shorten farten" yazdığında, bunun Hintçe'ye çevrildiğini ve sonucun "full terms and conditions" (tam hükümler ve koşullar) olarak çıktığını gösteriyor. Daha sonra başka bir kullanıcı, sanki kendisi de "poopen shorten farten" diyerek "tam hükümler ve koşullar"ı kabul etmiş gibi espri yapıyor. Şakanın esprisi, anlamı bilinmeyen, anlamsız gibi duran kelimelerin (poopen shorten farten) gizemli bir şekilde karşılığında bir şey ifade eden ve genellikle kullanıcıların pek okumadan kabul ettiği "tam hükümler ve koşullar" gibi bir metne dönüşmesidir. Bu, dijital çağda kullanıcıların metinleri okumadan kabul etme eğilimine ve dil çevirisinin bazen beklenmedik ve komik sonuçlar doğurabileceğine dair bir göndermedir.


English in my head. English when I speak....
English in my head. English when I speak.
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Bu görsel, iki adet fotoğraf ve altlarında yazan iki metinden oluşuyor. **Üstteki Fotoğraf:** Gür ve vahşi görünümlü bir bizonu gösteriyor. Doğal bir ortamda, yeşilliklerin arasında duruyor. **Üstteki Metin:** "English in my head." (Kafamdaki İngilizce.) **Alttaki Fotoğraf:** Bir çamaşır ipine asılmış, sanki bir ineğin üzerine giydirilmiş gibi duran kıyafetleri gösteriyor. Bu kıyafetler, ineğin bedenini örtüyor ve ona bir "giysi" görünümü veriyor. Sahne, açık mavi bir gökyüzü ve çölü andıran bir zemin üzerinde yer alıyor. **Alttaki Metin:** "English when I speak." (Konuştuğumda İngilizce.) **Fıkra Açıklaması:** Fıkra, kişinin kafasındaki "mükemmel" İngilizce ile konuşma sırasında ortaya çıkan "karışık" veya "bozuk" İngilizce arasındaki farkı mizahi bir şekilde anlatıyor. * **"English in my head" (Kafamdaki İngilizce):** Üstteki bizon fotoğrafı, kişinin zihninde kusursuz, güçlü ve etkileyici olduğunu düşündüğü İngilizceyi temsil ediyor. Bizon, vahşi doğası ve heybetiyle bu idealize edilmiş dil yeteneğini simgeliyor. * **"English when I speak" (Konuştuğumda İngilizce):** Alttaki çamaşır ipine asılmış kıyafetlerle kaplı inek fotoğrafı ise kişinin konuşma sırasında ortaya çıkan, muhtemelen karmaşık, eksik veya anlaşılması zor İngilizceyi temsil ediyor. İneğin üzerine giydirilmiş kıyafetler, sanki bir şeyleri gizlemeye çalışan veya tam olarak uymayan bir durum gibi yorumlanabilir. Bu, kişinin dil becerilerinin gerçekte düşündüğü kadar iyi olmadığını ve konuşma anında bir "karışıklık" yaşandığını ima ediyor. Kısacası, bu görsel, insanların kendi dil becerilerini zihinlerinde yüksek, ancak pratikte daha düşük bir seviyede algılamasını esprili bir dille anlatıyor.


alo Türkçe konuşmak istiyorum
alo Türkçe konuşmak istiyorum
Videoda söylenenler: “Tamam. Sen benim evlenecek olgunlukta olduğunu düşünmüyorsan... Şu ağzından kolunu çıkartma. Ayy... Çıkar mısın?”
Kaynak

Men melt metal, men hit metal, men happy....
Men melt metal, men hit metal, men happy.
Kaynak

why is tamales pronounced tamales but fe...
why is tamales pronounced tamales but females is pronounced females instead of females Photocase. th Other
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Bu fotoğrafta, üst kısımda "tamales" kelimesinin "tamales" olarak, "females" kelimesinin ise neden "females" olarak telaffuz edildiği sorulan bir yazı bulunuyor. Alt kısımda ise iki farklı görsel var: solda üst üste dizilmiş bir grup tamales (Meksika yemeği), sağda ise birbirine sarılmış iki kadın. Fotoğrafın alt metnindeki yazı ve görselin birleşimi, bir kelime oyunu üzerine kurulu bir espriyi anlatıyor. Espri, "tamales" ve "females" kelimelerinin sonlarındaki "s" harfinin okunuşundaki farklılığa odaklanıyor. Tamales'te "s" harfi "s" gibi okunurken, females kelimesinde ise "z" gibi okunur. Ancak yazıdaki espri, tamales'in telaffuzunu açıklarken "females" kelimesini "females" olarak okuduğunu varsayarak, iki kelimenin telaffuzunu eşitlemeye çalışıyor. Bu da dildeki tutarsızlıklar üzerinden komik bir durum yaratıyor. Kısacası espri, kelimelerin yazılışındaki ve okunuşundaki nüanslara dikkat çekerek ve dilin kurallarıyla oynayarak mizah yaratmayı amaçlıyor.


Taste Thot m Thyme LEAVES I've got way t...
Taste Thot m Thyme LEAVES I've got way too much thyme on my hands.
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Bu fotoğrafta bir kişinin eli, üzerinde "Thyme LEAVES" (Kekik Yaprakları) yazan bir baharat kavanozu ile birlikte görülüyor. Kişinin elleri ve parmakları kekik yapraklarıyla kaplanmış durumda. Fotoğrafın altında "I've got way too much thyme on my hands" (Ellerimde çok fazla kekik var) yazısı bulunuyor. Buradaki espri, İngilizcedeki "time" (zaman) ve "thyme" (kekik) kelimelerinin aynı şekilde telaffuz edilmesidir. Cümledeki "thyme" kelimesi yerine "time" koysaydık, "Ellerimde çok fazla zamanım var" anlamına gelecekti. Ancak kekik yapraklarıyla kaplı elleri gösterildiği için, kelimenin tam anlamıyla "kekik" anlamına gelen "thyme" kullanılarak bir kelime oyunu yapılmıştır. Yani kişi, esprili bir şekilde elinde çok fazla kekik olduğunu söylüyor.


You can't have your cake and eat it Arti...
You can't have your cake and eat it Article Talk A In other languages Bulgarian A more vulgar version is: Не може хем душата в рая, хем кура в гъза. - You can't have both the dick in the ass and the soul in heaven. [25]
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, "You can't have your cake and eat it" (Pastanı yiyemezsin ve aynı zamanda ona sahip olamazsın) atasözünün İngilizce bir açıklamasının altında "Diğer dillerde" başlığı altında "Bulgarca" bölümü yer alıyor. Bulgarca bölümünde, bu atasözünün daha kaba bir versiyonu ve İngilizce çevirisi verilmiş. Atasözünün kaba versiyonu, hem cennette ruhu hem de götünde pipiyi aynı anda bulunduramayacağını ifade ediyor. **Şakanın Açıklaması:** Şaka, bir deyimin ne kadar farklı ve hatta beklenmedik şekillerde farklı dillere çevrilebileceğini gösteriyor. İngilizce orijinal deyim, bir şeyi elde edip aynı anda ondan vazgeçemeyeceğini ifade ederken, Bulgarca çevirisindeki kaba versiyon, tamamen farklı ve cinsel imalar içeren bir benzetmeyle aynı mantığı (bir şeye aynı anda sahip olamazsın) aktarıyor. Bu beklenmedik ve absürt çeviri, mizahi bir etki yaratıyor. Geleneksel ve kibar bir deyimin yerine, cinsel çağrışımlı kaba bir ifadenin kullanılması, şaşkınlık ve gülümseme uyandırıyor.


C2 seviye ingilizce
C2 seviye ingilizce
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Bu fotoğrafta bir hastanenin bilgilendirme panosu görülüyor. Pano üzerinde İngilizce ve Türkçe yazılar bulunuyor. İngilizce kısımda "YOU CAN LEARN THE RESULTS WITHIN 24 HOURS WITHOUT CONSULTING" yazıyor. Türkçe kısmında ise "SONUÇLARINIZI 24 SAAT İÇİNDE DANIŞMADAN ÖĞRENEBİLİRSİNİZ" yazıyor. Buradaki espri, "danışmadan öğrenebilirsiniz" ifadesinin iki anlama gelebilmesidir. Birincisi, sonuçlarınızı doktorunuza danışmadan öğrenebileceğiniz anlamına gelir. İkincisi ise, aslında hastanenin bu sonucu sizden saklamayacağı ve belirli bir süre içinde size ileteceği anlamına gelir. Ancak ifade, hastanın doktorla konuşmadan da bilgi alabileceği gibi bir algı yaratıyor ve bu durum komik bulunabilir çünkü genellikle hastalar sonuçlarını doktorlarından öğrenmek isterler. Ayrıca, pankartın altında "KONTROLLÜ DOKÜMAN" ve "BAŞHEKİMLİK" gibi ifadeler de yer alıyor, bunlar da hastane bürokrasisine dair bir gönderme olabilir.


I know it's easy to mix up those two wor...
I know it's easy to mix up those two words, they're very similar!
Videoda söylenenler: “We're going to interview Eric Weihandmeyer who climbed the highest mountain in the world, Mount Everest. But he's gay. I mean, he's gay. Excuse me. He's blind. So we'll hear about that coming up.”
Kaynak

tayma düşen otomatik çevrilmiş twitleri ...
tayma düşen otomatik çevrilmiş twitleri Türkçe atılmış sanarken · orası türkiye mi dokuz yazıyo
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Bu fotoğrafta bir mesajlaşma ekranı görünüyor. Üst kısımda bir evin kapısı ve önünde bir lamba ile "9" numarası olan bir tuğla duvar var. Altta ise bir sohbet balonunda "orası türkiye mi dokuz yazıyo" yazıyor. **Espri şudur:** Mesajı atan kişi, evin kapısındaki "9" rakamını görüp, Türkiye'de evin numarası olarak "dokuz" denmesiyle dalga geçiyor. Espri, "dokuz" kelimesinin hem sayı olarak "9" anlamına gelmesi hem de "dokuz" şeklinde okunarak bir espri malzemesi haline getirilmesidir. Muhtemelen gönderen kişi, yabancı bir ülkede olduğunu ve oradaki ev numarasının "9" olmasının kendisinde bir espri yarattığını ifade etmek istemiştir.


Cardi B Soooo @iamcardib. 3h got my butt...
Cardi B Soooo @iamcardib. 3h got my butt crack pierced 1,6K 1,3K greg⭑ 11K @greg16676935420 Sounds like a pain in the butt 1,2M ☐ 1 Subscribe
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Bu fotoğrafta, Cardi B'nin attığı bir tweet ve buna gelen bir yanıt görülüyor. Cardi B tweetinde "Soooo ......i got my butt crack pierced" (Çokkkk...... popomun arasına piercing yaptırdım) yazmış ve yanında yüzünü kapatan bir emoji kullanmış. Alttaki tweet ise "greg" isimli bir kullanıcıdan gelmiş ve "Sounds like a pain in the butt" (Popoya acı veren bir şey gibi duruyor) yazıyor. Buradaki espri, "pain in the butt" (popoya acı veren) deyiminin hem kelime anlamıyla (popoya yapılan bir piercingin acı vermesi) hem de mecazi anlamıyla (birinin baş belası, rahatsız edici olması) kullanılmasıdır. Cardi B poposuna piercing yaptırdığını söyleyince, greg de bu deyimi kullanarak hem fiziksel acıya hem de durumun komikliğine gönderme yapmış oluyor.


"I'll translate" 😭
"I'll translate" 😭
Videoda söylenenler: “Mind you, what were the dogs in Patagonia with Jack? Oh sh- What? I went to Patagonia with Jack just a couple of months ago, she got- I thought she was going to be wrapped around the tree with these dogs, sleds. She's been straight and carried on and she's been doing it all he...”
Kaynak

So many herbs, so little thyme. Cormick ...
So many herbs, so little thyme. Cormick McCormick McCormick McCormick McCorm M The Tinte RUBBED Sage Basil LEAVES Oregano LEAVES Thyme LEAS FREEZE-DRE Chives The Taste Cart Bay LEAVES
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Bu fotoğrafta bir market arabasının içinde çeşitli baharatlar görünüyor. Özellikle McCormick markasına ait kavanozlarda kekik, fesleğen, nane, maydanoz ve biberiye gibi otlar yer alıyor. Fotoğrafın üzerindeki yazı, "Çok fazla ot, çok az kekik." şeklinde. Bu ifade bir kelime oyunu üzerine kurulu. İngilizce'de "herbs" (otlar) ve "thyme" (kekik) kelimeleri kullanılmış. "So many herbs, so little thyme" cümlesi, hem çok çeşitli baharatların olduğunu hem de kekik denen baharatın kavanozunun diğerlerine göre daha küçük olduğunu ve dolayısıyla daha az olduğunu vurguluyor. Buradaki espri, "so little thyme" ifadesinin hem "çok az kekik" hem de "çok az zaman" anlamlarına gelmesinden kaynaklanıyor. Yani, markette çok çeşitli otlar olmasına rağmen, kekik az ve sanki zaman da azmış gibi bir durum espriyle anlatılmış.


pelin bi doi'la varoluşsal öfke @urlocal...
pelin bi doi'la varoluşsal öfke @urlocalvampiree çalıştığım yerdeki öğrenci işlerinden öğretmen grubuna mesaj gelmiş E Dear teachers Please do not enter the classes according to your head. Notify student affairs if you are chanaina
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Bu fotoğrafta, bir Twitter paylaşımı görülüyor. Paylaşımı yapan kişi "pelin bi doi'la varoluşsal öfke" kullanıcı adıyla "@urlocalvampiree" hesabından bir tweet atmış. Tweetin içeriği ise şu şekilde: "çalıştığım yerdeki öğrenci işlerinden öğretmen grubuna mesaj gelmiş". Ardından bir mesajlaşma ekranı görüntüsü yer alıyor. Mesajda ise "Dear teachers Please do not enter the classes according to your head. Notify student affairs if you are changing..." şeklinde İngilizce bir not bulunuyor. Buradaki espri, mesajın yanlış anlaşılabilecek bir şekilde yazılmış olmasından kaynaklanıyor. "according to your head" ifadesi, Türkçeye "kafana göre" veya "kendi kafana göre" olarak çevrilebilir. Ancak mesajın devamındaki "Notify student affairs if you are changing..." kısmı incelendiğinde, aslında öğretmenlerin derslere girerken "başlarına göre" yani bir başka deyişle "sınıf mevcuduna veya müfredata göre" değil de, "kendi keyiflerine göre" derslere girmemeleri gerektiği ve eğer bir değişiklik yapacaklarsa öğrenci işlerine bildirmeleri gerektiği anlaşılıyor. Yani espri, "according to your head" ifadesinin hem "kafana göre" hem de olası bir yazım hatasıyla "başlarına göre" (yani derslere giriş şekillerine göre) anlaşılabilecek iki anlamlılığından ve bu yanlış anlamanın yarattığı komik durumdan kaynaklanıyor. Öğretmenlerin "kafalarına göre" derslere girmeleri yerine, bir düzen ve kurallara uymaları gerektiği vurgulanıyor.


why is tamales pronounced tamales but fe...
why is tamales pronounced tamales but females is pronounced females instead of females Photocase. th Other
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta bir yanda üst üste dizilmiş bir yığın tamal (mısır hamuruyla yapılan bir yemek), diğer yanda ise iki kadın birbirine sarılmış, gülerken görünüyor. Şaka ise kelimelerin telaffuzundaki bir benzerliğe dayanıyor. "Tamales" kelimesi İngilizce'de "tamalıs" diye okunur, yani sondaki 'es' harfleri 'ıs' gibi okunur. Ancak "females" kelimesi ise İngilizce'de "fîmeyls" diye okunur, yani sondaki 'es' harfleri 'eyls' gibi okunur. Şakada, tamales gibi "females" kelimesinin de "fîmalıs" diye okunması gerektiği ima ediliyor. Bu durum, dilbilgisel bir kuraldan ziyade, kelimelerin kendi içindeki ses yapılarının farklılığından kaynaklanan bir durumdur.


batuhanfurkan5 ingilizce hünerlerini ser...
batuhanfurkan5 ingilizce hünerlerini sergiliyor
Videoda söylenenler: “Tomorrow, tomorrow. Tomorrow, yarın ne yapacağım? I am... I am full sleep. I am stream off. I am after stream. Crank to masturbation. Ağlayla botulur çekeceğim. Because, because, I don't pay credit. Okey?”
Kaynak

I think it's supposed to be jerk chicken...
I think it's supposed to be jerk chicken 主料:豆腐 注:经典川菜、巴蜀风味。 川水泼辣鸡 辅料:猪肉 Chicken rude and unreasonable / H&呼叫分量 28. ABL-2 to 1
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, bir yemek menüsünden bir bölüm görünüyor. Menüde Çince ve İngilizce yazılar var. Çince kısımda "Jian Shui La Ji" (鸡水辣鸡) yazıyor, bu da aslında "Sichuan usulü acılı tavuk" anlamına geliyor. Ancak İngilizce çevirisi "Chicken rude and unreasonable" (Kaba ve mantıksız tavuk) şeklinde yapılmış. Bu çeviri hatası, yemeğin adını komik hale getiriyor ve görseldeki metinle birlikte "Sanırım bu kızarmış tavuk olmalıydı" yazısı da şakayı pekiştiriyor. Şakanın özü, kelimelerin yanlış çevrilerek bir yemeğe komik ve anlamsız bir isim verilmesidir. "Jerk chicken" kelimesi ile yanlış çevrilen "rude and unreasonable" kelimeleri arasında bir ses benzerliği ve bu ses benzerliğinin yarattığı absürtlük üzerine kurulu bir mizah söz konusudur.


İçerik ekle

Template seç, yazını yaz, kepsi siteye gönder.

Keps yap →

💬 Son Yorumlar