İçerik ekle template seç, yaz, gönder
turkishdictionary ile ilgili bulabildiğim postlar, videolar, karikatürler, resimler, tweetler, miimler

Türkçe deyimlerin ingilizceye direk cevirileri, sizce komik mi?

The Taste Tu Trust M Thyme LEAVES I've g...
The Taste Tu Trust M Thyme LEAVES I've got way too much thyme on my hands.
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, bir kişinin ellerinin içinde ve parmaklarında bol miktarda kekik yaprağı olduğu görülüyor. Ayrıca elinde McCormick markalı bir kekik kavanozu tutuyor. Espri, İngilizcedeki "thyme" (kekik) kelimesinin telaffuzunun "time" (zaman) kelimesiyle aynı olmasıdır. Bu nedenle, "I've got way too much thyme on my hands" (Ellerimde çok fazla kekik var) ifadesi, kelime oyunuyla "Ellerimde çok fazla zamanım var" anlamına da gelebilir. Dolayısıyla kişi hem kelimenin tam anlamıyla ellerinde kekik olduğunu söylüyor hem de mecazi olarak çok fazla boş zamanı olduğunu ima ediyor.


I bet that suitcase is jam packed
I bet that suitcase is jam packed
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, bir kişinin elinde bir dilim ekmek şeklinde tasarlanmış bir bavul tuttuğu görülüyor. Bavulun üzerindeki metinde ise "Bahanem bu bavulun içi reçel dolu" yazıyor. Buradaki espri, "jam-packed" kelimesinin İngilizce'de hem "çok dolu" hem de "reçel dolu" anlamına gelmesinden kaynaklanıyor. Bavulun ekmek şeklinde olması, bu kelime oyunuyla birleşerek komik bir etki yaratıyor. Yani, hem bavulun içi dolu anlamında kullanılmış hem de ekmek dilimi şeklindeki bavul nedeniyle mecazi olarak "reçel dolu" olabileceği ima ediliyor.


Jan Kaluza @JKashaar You: "Curly fries" ...
Jan Kaluza @JKashaar You: "Curly fries" Me, an intellectual: "Rotatoes" Traducir Tweet
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Bu fotoğrafta bir Twitter paylaşımı ve bu paylaşımı destekleyen bir fotoğraf var. **Fotoğrafın Açıklaması:** Fotoğrafta, kıvırcık patates kızartmalarından oluşan bir kase ve yanında küçük bir kasede ketçap görülüyor. Patatesler çıtır görünüyor ve ahşap bir zeminde sunulmuşlar. **Fotoğrafın Üst Kısmında Yer Alan Twitter Paylaşımı:** Paylaşım şöyle: * **Kullanıcı Adı ve Profili:** Jan Kaluza, @JKashaar * **Yazı:** * "Sen: 'Kıvırcık patates'" * "Ben, bir entelektüel: 'Rotatoelar'" **Şakanın Açıklaması:** Şaka, "kıvırcık patates" (curly fries) teriminin daha popüler ve sıradan bir ifade olduğunu belirtiyor. Buna karşılık, paylaşımı yapan kişi ise bu patateslere "rotatoelar" (rotatoes) diyerek kendisini daha "entelektüel" veya farklı bir bakış açısına sahip biri olarak konumlandırıyor. "Rotatoes" kelimesi, hem "patates" (potatoes) kelimesini çağrıştırıyor hem de patateslerin dönen, spiral şeklinden dolayı "rota" kelimesini ima ediyor. Bu, espri anlayışı ve kelime oyununa dayalı bir şaka.


Is this what English sounds like to non-...
Is this what English sounds like to non-English speakers?
Videoda söylenenler: “Gems”
Videodaki yazılar: An Italian singer in the 1970s created a hit song in gibberish meant to sound like English @THEFUCK.TV Commander Caius @commandercaius First mumble rapper
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Görüntü, 1970'lerde İngilizceye benzemesi için anlamsız kelimelerle (gibberish) şarkı yapan İtalyan bir şarkıcıya ait bir videoyu içeren bir sosyal medya paylaşımıdır. Paylaşımın altındaki yorumda, şarkıcının tarzı günümüzün 'mumble rap' türüyle kıyaslanarak espri yapılmaktadır.


yabancı arkadaşıma türkçe öğretiyorum gün 1...
yabancı arkadaşıma türkçe öğretiyorum gün 1
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, bir kişi elinde iPhone marka bir telefon tutuyor. Telefonun ekranında "turkishhhh" yazısı ve altında bir liste görünüyor. Bu liste, Türkçe kelimelerin İngilizce'ye çevrilmiş hallerini içeriyor gibi duruyor, ancak bazı kelimeler argo veya mizahi bir şekilde çevrilmiş. **Şakanın Açıklaması:** Şaka, Türkçe kelimelerin İngilizce'ye çevrilmesindeki yanlış anlaşılmalar veya argo kullanımlar üzerine kurulu. Liste, bazı Türkçe ifadelerin İngilizce'de komik veya uygunsuz karşılıklar bulduğu durumları gösteriyor. Örneğin, "sikişim - fuck", "amade sikişim - fuck ur mom", "aleyjam - i'm gonna cry" gibi çeviriler, dilin farklı kültürlerdeki kullanım farklılıklarını ve bazen de kasıtlı olarak yapılan mizahi çarpıtmaları ortaya koyuyor. "Turkishhhh" yazısı ve yanındaki emoji'ler de bu durumu vurguluyor. Liste, Türkçeyi bilmeyen birinin bu kelimeleri İngilizce'ye çevirmeye çalışırken ortaya çıkabilecek komik durumları temsil ediyor.


I think it's supposed to be jerk chicken...
I think it's supposed to be jerk chicken 主料:豆腐 注:经典川菜、巴蜀风味。 川水泼辣鸡 辅料:猪肉 Chicken rude and unreasonable / H&呼叫分量 28. ABL-2 to 1
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Bu fotoğrafta, menüde bir yemek adı ve İngilizce çevirisi görülüyor. Metin şu şekilde: "I think it's supposed to be jerk chicken" (Sanırım bu baharatlı tavuk olmalı) Ardından Çince karakterler ve İngilizce bir çeviri geliyor: "川水 菠辣鸡" "Chicken rude and unreasonable" (Kaba ve makul olmayan tavuk) **Şakanın Açıklaması:** Şaka, Çince "菠辣鸡" (bōlà jī) kelimesinin İngilizce'ye kelimesi kelimesine çevrilmesinden kaynaklanıyor. "菠辣" (bōlà) kelimesi, ağızda uyuşma hissi veren Sichuan biberi ve baharatları ifade eder. "鸡" (jī) ise tavuk anlamına gelir. Yani bu ifade aslında "Sichuan biberli tavuk" gibi bir anlama gelir. Ancak, çevirmen İngilizce'deki "jerk chicken" (baharatlı tavuk) ifadesini düşünerek veya Çince kelimeleri yanlış anlayarak, "菠辣" (bōlà) kelimesinin "rude and unreasonable" (kaba ve makul olmayan) gibi anlamlara geldiğini düşünerek komik bir çeviri yapmış. Bu da "kaba ve makul olmayan tavuk" gibi absürt bir sonuç doğuruyor. Yani, menüde aslında baharatlı tavuk olması gereken bir yemek, yanlış bir çeviri nedeniyle "kaba ve makul olmayan tavuk" olarak sunulmuş. Bu durum, çevirilerdeki olası hatalardan kaynaklanan mizahı ortaya koyuyor.


"Put your hat on and get out of here" 😂
"Put your hat on and get out of here" 😂
Videoda söylenenler: “You know, you lie all the way. You lie. I'm such a big guy and I get in the way of the... Oh, stand up. What are you getting in the way of? That's awful! That's not right! I can't go! Put your hat on and get out of here! Sorry I scared you there, Jen. I can't believe you. Do t...”
Videodaki yazılar: VERTEKON That time Adam Sandler and Jennifer Aniston were SHOCKED by the size of an Australian reporter 😂 @VERTEKON why r u crouching?
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Videoda bir grup insan, önlerinde duran çok iri yapılı bir muhabirle karşı karşıya gelmiş durumda. Muhabirin fiziksel büyüklüğü karşısında şaşkınlık yaşayan ve hafifçe geri çekilen kişilerin tepkileri komik bir durum yaratıyor.


She didn't need a man, she needed a car ...
She didn't need a man, she needed a car MAN-UAL
Videoda söylenenler: “Yeah. On the grass. Who needs a man? Not me, baby. You see? No oil. Now oil is coming, you see? Yes sir, I'm recording it. And I do have a witness in here. Somebody put windshield washer or something? So the car was getting fucked up? No, I don't know. She did cry. Oh, Jose! Y...”
Videodaki yazılar: The rise and fall of "who needs a man?" Do not try this at home @BCURB who needs a man
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Videoda bir kadın, arabanın motoruna yanlış bir şekilde sıvı dökerken 'Bir erkeğe kimin ihtiyacı var?' diyerek bağırmaktadır. Esprinin kaynağı, kadının aslında teknik bir yardıma ihtiyaç duyduğu bir durumda bu sözü söyleyerek durumu daha da zorlaştırması ve başlığın 'manuel' kelimesi üzerinden yaptığı kelime oyunudur.


The farmer The produce
The farmer The produce
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta iki bölüm var. Sol tarafta, bir traktörün içinde, makyajlı ve şık giyimli bir kişi oturuyor. Bu kişiye "çiftçi" denilmiş. Sağ tarafta ise bol miktarda siyah mısır tanesi görünüyor. Bunlara ise "mahsul" denilmiş. Şakanın espirisi, İngilizce'de "farmer" (çiftçi) ve "produce" (mahsul) kelimelerinin telaffuzunun benzerliğinden kaynaklanıyor. Ancak bu benzerlik Türkçe'ye çevrildiğinde kayboluyor. Fotoğraftaki kişi, "çiftçi" rolünde sunulmuşken, sağdaki mısırlar "mahsul" olarak gösteriliyor. Espri, bu kelime oyununa dayanıyor ve görseldeki iki unsuru (kişi ve mısırlar) birbirine bağlıyor.


"Words hard" 🤦‍♂️
"Words hard" 🤦‍♂️
Videoda söylenenler: “you out here protesting? My name is Michelle and I'm out here protesting because I'm against fascism. Okay. What is fascism? Fascism is the, it's, words hard. Fascism is the authoritarian, uh, why are words so hard right now? Sorry. Um, fascism is an authoritarianism that is a...”
Videodaki yazılar: Kare 1: "Refuse Fascism" protester can't define fascism. Why are you out here protesting? Kare 2: I'm out here protesting because AF Kare 3: Okay, what is fascism? Kare 4: Fascism is the
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Bir sokak röportajında, bir kişi faşizme karşı protesto yaptığını söyler ancak terimi tanımlamaya çalışırken zorlanır ve kelimeleri hatırlamakta güçlük çeker. Videonun komikliği, kişinin protesto ettiği temel kavramı açıklayamayıp 'kelimeler neden bu kadar zor?' diye kendine sormasından kaynaklanıyor.


THIS RESTAURANT DESPERATELY NEEDS A NEW ...
THIS RESTAURANT DESPERATELY NEEDS A NEW TRANSLATOR YEARS C i'm bubble tea DE suck my balls
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, bir restoranın "Ben boba çayıyım" ve "toplarımı em" yazan bir afişi görülüyor. Bu çeviri muhtemelen Çince "boba" kelimesinin İngilizce'deki "bob" kelimesiyle karıştırılmasından kaynaklanıyor. "Boba" Çin'de bir tür içecektir. Afişteki çizimler, boba çayını gülen yüzlü bir bardak şeklinde tasvir ediyor. Bu metin, İngilizce bilmeyen birinin boba çayını yanlış çevirmesi sonucu ortaya çıkan komik bir durumu gösteriyor.


SWEET & SOUR SOURCE www.engrish.com
SWEET & SOUR SOURCE www.engrish.com
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, bir büfe veya restoranın açık büfe bölümünde bulunan "SWEET & SOUR SOURCE" (Tatlı ve Ekşi Kaynağı) yazan bir tabela görülüyor. Bu tabelanın hemen altında, bir kepçe ile karıştırılan parlak kırmızı renkli tatlı ve ekşi sos bulunuyor. Kenarda da kızarmış yiyecekler (muhtemelen tavuk veya domuz eti) yer alıyor. Buradaki espri, İngilizce'de "source" kelimesinin hem "kaynak" hem de "sos" anlamına gelmesinden kaynaklanıyor. Ancak genellikle yemek tariflerinde ve menülerde sos için "sauce" kelimesi kullanılır. "Source" kelimesinin kullanılması, dil bilgisi hatasıdır ve bu durum, metindeki yazım hatası (en: "Engrish" olarak bilinen, İngilizce'yi yanlış kullanan yazılar) kapsamında komik bulunuyor. Yani, "tatlı ve ekşi sosu" demek yerine yanlışlıkla "tatlı ve ekşi kaynağı" gibi bir anlam çıkıyor, bu da bir mizah unsuru oluşturuyor.


Halilişko'nun annesi olarak bilinen Ayşe...
Halilişko'nun annesi olarak bilinen Ayşe Koşar'ın çocuklarıyla bir fotoğrafı paylaşıldı.
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, bir kadın elinde bir buket çiçek tutuyor. Kadının önünde ise iki küçük çocuk duruyor. İki çocuk da beyaz gömlek ve siyah yelek giymiş, papyon takmışlar. Bu fotoğrafın bir espri yaratması pek olası görünmüyor. Daha çok bir aile fotoğrafı veya özel bir gün için çekilmiş bir kare gibi duruyor. Belki de espri, çocukların yüz ifadelerinde veya duruşlarında olabilir, ancak bu direkt olarak görünen bir espri değil. Eğer bu bir espri ise, muhtemelen bir bağlamı veya hikayesi vardır ki bu fotoğrafın kendisinden anlaşılmıyor. Belki de çocukların annesine benzemesi veya bir durumun ironisi olabilir. Ancak sadece fotoğrafa bakarak kesin bir espri çıkarmak mümkün değil.


Yavaş Her şey Yavaş P Yerine Oturur
Yavaş Her şey Yavaş P Yerine Oturur
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, bir çizgi üzerinde "Yavaş", "Her şey", "Yerine" ve "Oturur" gibi kelimeler yer alıyor. Kelimeler, bir çizgi ile birbirine bağlanmış ve bu çizgi kimi yerlerde dolambaçlı bir yol izliyor. Bu fotoğraftaki espri, Türkçe'deki "Her şey yerine yavaş oturur" deyiminin kelimelerinin farklı yerlere serpiştirilerek ve çizgiyle bağlanarak görselleştirilmesidir. Bu deyim, genellikle işlerin zamanla ve sabırla kendi doğal akışında çözüleceğini veya olacağını ifade eder. Fotoğraftaki kelime yerleşimleri ve çizginin dolambaçlı olması, bu süreci mecazi olarak temsil ediyor olabilir.


Is Isn't Was Wasn't +
Is Isn't Was Wasn't +
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Bu fotoğrafta dört adet kare bulunuyor. Üst soldaki karede "Is" yazıyor ve altında bir haç görseli var. Üst sağdaki karede "Isn't" yazıyor ve altında herhangi bir görsel yok. Alt soldaki karede "Was" yazıyor ve altında bir haç görseli var. Alt sağdaki karede "Wasn't" yazıyor ve altında kruvasan görselleri var. Fotoğrafın esprisi kelime oyununa dayanıyor: * "Is" (Şimdi/Mevcut) kelimesi ile Hristiyanlık sembolü olan haç ilişkilendirilmiş. * "Was" (İdi/Geçmişte idi) kelimesi ile yine haç ilişkilendirilmiş. * "Isn't" (Değil/Yok) kelimesinin altında görsel olmaması, bir anlam ifade etmediği şeklinde yorumlanabilir. * "Wasn't" (Değildi/Geçmişte yoktu) kelimesinin altında ise kruvasan görselleri yer alıyor. Burada kelime oyunu devreye giriyor: "Wasn't" kelimesi, "croissant" (kruvasan) kelimesinin İngilizce'deki seslerine benzetilerek yapılmış bir espri. Yani "wasn't" -> "croissant". Özetle espri, "is" ve "was" gibi zamansal ifadeleri haç ile, "wasn't" kelimesini ise kruvasan ile eşleştiren bir kelime oyunu üzerine kurulu.


Online eğitim mezunu çevirmen
Online eğitim mezunu çevirmen
Videoda söylenenler: “Ona kadar saysın söylesene 1 2 3 Kırgızca mı saydı şimdi 3 Ona kadar saymayı niye öğrensin bu çocuk Kırgızca ile Türkçe aynı olabilir mi sayılar Hayır olamaz Kırgızca ona kadar saysın söylesene Kırgız Tanski 1 2 3 Sen çocuğa say dedikçe çocuk sürekli olarak 1 2 3'tür dikk atiy...”
Videodaki yazılar: 10'a kadar saysın Acun'u gülme krizine sokan Efsane Tercüman 😂 1-2-3 Türkçe 10'a kadar saymayı!
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Videoda bir yarışma programında bir çocuğun Kırgızca 10'a kadar sayması isteniyor ancak çocuk sürekli 1, 2, 3 diye sayıyor. Çevirmenin bu durumu açıklarken takılması ve çocuğun sürekli aynı sayıları tekrar etmesi komik bir duruma yol açıyor.


William Pear William Shakespear
William Pear William Shakespear
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Bu görsel, William Shakespeare'in bir portresini ve bir armudu göstererek bir kelime oyunu yapıyor. * **İlk resimde:** William Shakespeare'in portresi ve altında "William" yazıyor. * **İkinci resimde:** Tek başına bir armut ve altında "Pear" (İngilizce'de armut) yazıyor. * **Üçüncü resimde:** Shakespeare'in portresi bir armudu fırlatırken gösteriliyor ve altında "William Shakespeare" yazıyor. **Şaka şu:** "William" ve "Pear" kelimelerinin yan yana gelerek İngilizce'de "William Shakespeare" olarak okunmasıdır. Resimdeki armutun fırlatılması, "shake" (sallamak, fırlatmak) fiilini temsil ederek espriyi tamamlıyor. Yani, "William" + "Pear" = "William Shake-spear" gibi bir anlam çıkıyor.


You can't have your cake and eat it Arti...
You can't have your cake and eat it Article Talk ХА In other languages Bulgarian A more vulgar version is: Не може хем душата в рая, хем кура в гъза. - You can't have both the dick in the ass and the soul in heaven. [25]
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, İngilizce'deki "You can't have your cake and eat it" (Hem pastanı tutamazsın hem de yiyemezsin) atasözünün bir wiki sayfasında yer alan çevirisi görülüyor. Bu sayfa, atasözünün farklı dillerdeki karşılıklarını listeliyor. Espri ise, Bulgarca'daki daha argo ve kaba bir versiyonunun çevirisinde gizli: "Не може хем душата в рая, хем кура в гъза." Bu cümlenin çevirisi ise "Hem cennette ruhun hem de kıçında siki olamaz" şeklinde. Atasözünün orijinal anlamı "bir şeyden aynı anda hem yararlanamazsın hem de ondan vazgeçemezsin" iken, Bulgarca'daki bu argo versiyonu kelime oyunuyla daha da kaba ve mizahi bir anlam katıyor. Espri, iki farklı ve çelişkili durumu aynı anda istemenin absürtlüğünü vurgulayan, oldukça cüretkar bir dille ifade edilmesinden kaynaklanıyor.


Topkapı Sarayı'ndaki Kutsal Emanetler Bö...
Topkapı Sarayı'ndaki Kutsal Emanetler Bölümü'nde yer alan Hazreti Ali'nin sarıkları.
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, bir müzede sergilenen iki adet yeşil ve mavi renkte sarık görülüyor. Sarıkların üzerinde Türkçe ve Arapça yazılar bulunan bir bilgilendirme etiketi de bulunuyor. Etikette "HZ. ALİ'NİN (R.A.) SARIKLARI" yazıyor ve sarıkların 7. yüzyıla ait olduğu belirtiliyor. Bu fotoğrafta bir espri yok. Fotoğraf, tarihi bir objeyi ve üzerindeki bilgileri gösteriyor.


SWEET & SOUR SOURCE www.engrish.com
SWEET & SOUR SOURCE www.engrish.com
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta bir büfede bulunan açık büfe yemeğin bir bölümü görülüyor. Bir bölmede kızarmış ve soslu tavuk parçaları var, diğer bölmede ise kırmızı renkli bir sos bulunuyor. Üzerinde "SWEET & SOUR SOURCE" (Tatlı ve Ekşi Kaynak) yazan bir tabela var. Buradaki espri, "sour" kelimesinin İngilizce'de hem "ekşi" hem de "kaynak" anlamına gelmesidir. Dolayısıyla, tabelada "Tatlı ve Ekşi Kaynak" yazarak, bir yandan yemeğin türünü belirtirken, diğer yandan kelime oyunuyla "kaynak" kelimesinin bu bağlamda kullanılmasının komikliğini vurgulamışlar. Genellikle "sweet and sour sauce" (tatlı ve ekşi sos) olarak bilinen bu yemeğin, tabelada "kaynak" anlamıyla da kullanılması mizahi bir durum oluşturuyor.


İçerik ekle

Template seç, yazını yaz, kepsi siteye gönder.

Keps yap →

💬 Son Yorumlar