İçerik ekle template seç, yaz, gönder
turkishdictionary ile ilgili bulabildiğim postlar, videolar, karikatürler, resimler, tweetler, miimler

Türkçe deyimlerin ingilizceye direk cevirileri, sizce komik mi?

yabancı arkadaşıma türkçe öğretiyorum gün 1...
yabancı arkadaşıma türkçe öğretiyorum gün 1
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, bir kişi elinde iPhone marka bir telefon tutuyor. Telefonun ekranında "turkishhhh" yazısı ve altında bir liste görünüyor. Bu liste, Türkçe kelimelerin İngilizce'ye çevrilmiş hallerini içeriyor gibi duruyor, ancak bazı kelimeler argo veya mizahi bir şekilde çevrilmiş. **Şakanın Açıklaması:** Şaka, Türkçe kelimelerin İngilizce'ye çevrilmesindeki yanlış anlaşılmalar veya argo kullanımlar üzerine kurulu. Liste, bazı Türkçe ifadelerin İngilizce'de komik veya uygunsuz karşılıklar bulduğu durumları gösteriyor. Örneğin, "sikişim - fuck", "amade sikişim - fuck ur mom", "aleyjam - i'm gonna cry" gibi çeviriler, dilin farklı kültürlerdeki kullanım farklılıklarını ve bazen de kasıtlı olarak yapılan mizahi çarpıtmaları ortaya koyuyor. "Turkishhhh" yazısı ve yanındaki emoji'ler de bu durumu vurguluyor. Liste, Türkçeyi bilmeyen birinin bu kelimeleri İngilizce'ye çevirmeye çalışırken ortaya çıkabilecek komik durumları temsil ediyor.


I think it's supposed to be jerk chicken...
I think it's supposed to be jerk chicken 主料:豆腐 注:经典川菜、巴蜀风味。 川水泼辣鸡 辅料:猪肉 Chicken rude and unreasonable / H&呼叫分量 28. ABL-2 to 1
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Bu fotoğrafta, menüde bir yemek adı ve İngilizce çevirisi görülüyor. Metin şu şekilde: "I think it's supposed to be jerk chicken" (Sanırım bu baharatlı tavuk olmalı) Ardından Çince karakterler ve İngilizce bir çeviri geliyor: "川水 菠辣鸡" "Chicken rude and unreasonable" (Kaba ve makul olmayan tavuk) **Şakanın Açıklaması:** Şaka, Çince "菠辣鸡" (bōlà jī) kelimesinin İngilizce'ye kelimesi kelimesine çevrilmesinden kaynaklanıyor. "菠辣" (bōlà) kelimesi, ağızda uyuşma hissi veren Sichuan biberi ve baharatları ifade eder. "鸡" (jī) ise tavuk anlamına gelir. Yani bu ifade aslında "Sichuan biberli tavuk" gibi bir anlama gelir. Ancak, çevirmen İngilizce'deki "jerk chicken" (baharatlı tavuk) ifadesini düşünerek veya Çince kelimeleri yanlış anlayarak, "菠辣" (bōlà) kelimesinin "rude and unreasonable" (kaba ve makul olmayan) gibi anlamlara geldiğini düşünerek komik bir çeviri yapmış. Bu da "kaba ve makul olmayan tavuk" gibi absürt bir sonuç doğuruyor. Yani, menüde aslında baharatlı tavuk olması gereken bir yemek, yanlış bir çeviri nedeniyle "kaba ve makul olmayan tavuk" olarak sunulmuş. Bu durum, çevirilerdeki olası hatalardan kaynaklanan mizahı ortaya koyuyor.


"Put your hat on and get out of here" 😂
"Put your hat on and get out of here" 😂
Videoda söylenenler: “You know, you lie all the way. You lie. I'm such a big guy and I get in the way of the... Oh, stand up. What are you getting in the way of? That's awful! That's not right! I can't go! Put your hat on and get out of here! Sorry I scared you there, Jen. I can't believe you. Do t...”
Kaynak

She didn't need a man, she needed a car ...
She didn't need a man, she needed a car MAN-UAL
Videoda söylenenler: “Yeah. On the grass. Who needs a man? Not me, baby. You see? No oil. Now oil is coming, you see? Yes sir, I'm recording it. And I do have a witness in here. Somebody put windshield washer or something? So the car was getting fucked up? No, I don't know. She did cry. Oh, Jose! Y...”
Kaynak

The farmer The produce
The farmer The produce
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta iki bölüm var. Sol tarafta, bir traktörün içinde, makyajlı ve şık giyimli bir kişi oturuyor. Bu kişiye "çiftçi" denilmiş. Sağ tarafta ise bol miktarda siyah mısır tanesi görünüyor. Bunlara ise "mahsul" denilmiş. Şakanın espirisi, İngilizce'de "farmer" (çiftçi) ve "produce" (mahsul) kelimelerinin telaffuzunun benzerliğinden kaynaklanıyor. Ancak bu benzerlik Türkçe'ye çevrildiğinde kayboluyor. Fotoğraftaki kişi, "çiftçi" rolünde sunulmuşken, sağdaki mısırlar "mahsul" olarak gösteriliyor. Espri, bu kelime oyununa dayanıyor ve görseldeki iki unsuru (kişi ve mısırlar) birbirine bağlıyor.


"Words hard" 🤦‍♂️
"Words hard" 🤦‍♂️
Videoda söylenenler: “you out here protesting? My name is Michelle and I'm out here protesting because I'm against fascism. Okay. What is fascism? Fascism is the, it's, words hard. Fascism is the authoritarian, uh, why are words so hard right now? Sorry. Um, fascism is an authoritarianism that is a...”
Kaynak

THIS RESTAURANT DESPERATELY NEEDS A NEW ...
THIS RESTAURANT DESPERATELY NEEDS A NEW TRANSLATOR YEARS C i'm bubble tea DE suck my balls
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, bir restoranın "Ben boba çayıyım" ve "toplarımı em" yazan bir afişi görülüyor. Bu çeviri muhtemelen Çince "boba" kelimesinin İngilizce'deki "bob" kelimesiyle karıştırılmasından kaynaklanıyor. "Boba" Çin'de bir tür içecektir. Afişteki çizimler, boba çayını gülen yüzlü bir bardak şeklinde tasvir ediyor. Bu metin, İngilizce bilmeyen birinin boba çayını yanlış çevirmesi sonucu ortaya çıkan komik bir durumu gösteriyor.


SWEET & SOUR SOURCE www.engrish.com
SWEET & SOUR SOURCE www.engrish.com
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, bir büfe veya restoranın açık büfe bölümünde bulunan "SWEET & SOUR SOURCE" (Tatlı ve Ekşi Kaynağı) yazan bir tabela görülüyor. Bu tabelanın hemen altında, bir kepçe ile karıştırılan parlak kırmızı renkli tatlı ve ekşi sos bulunuyor. Kenarda da kızarmış yiyecekler (muhtemelen tavuk veya domuz eti) yer alıyor. Buradaki espri, İngilizce'de "source" kelimesinin hem "kaynak" hem de "sos" anlamına gelmesinden kaynaklanıyor. Ancak genellikle yemek tariflerinde ve menülerde sos için "sauce" kelimesi kullanılır. "Source" kelimesinin kullanılması, dil bilgisi hatasıdır ve bu durum, metindeki yazım hatası (en: "Engrish" olarak bilinen, İngilizce'yi yanlış kullanan yazılar) kapsamında komik bulunuyor. Yani, "tatlı ve ekşi sosu" demek yerine yanlışlıkla "tatlı ve ekşi kaynağı" gibi bir anlam çıkıyor, bu da bir mizah unsuru oluşturuyor.


Halilişko'nun annesi olarak bilinen Ayşe...
Halilişko'nun annesi olarak bilinen Ayşe Koşar'ın çocuklarıyla bir fotoğrafı paylaşıldı.
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, bir kadın elinde bir buket çiçek tutuyor. Kadının önünde ise iki küçük çocuk duruyor. İki çocuk da beyaz gömlek ve siyah yelek giymiş, papyon takmışlar. Bu fotoğrafın bir espri yaratması pek olası görünmüyor. Daha çok bir aile fotoğrafı veya özel bir gün için çekilmiş bir kare gibi duruyor. Belki de espri, çocukların yüz ifadelerinde veya duruşlarında olabilir, ancak bu direkt olarak görünen bir espri değil. Eğer bu bir espri ise, muhtemelen bir bağlamı veya hikayesi vardır ki bu fotoğrafın kendisinden anlaşılmıyor. Belki de çocukların annesine benzemesi veya bir durumun ironisi olabilir. Ancak sadece fotoğrafa bakarak kesin bir espri çıkarmak mümkün değil.


Yavaş Her şey Yavaş P Yerine Oturur
Yavaş Her şey Yavaş P Yerine Oturur
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, bir çizgi üzerinde "Yavaş", "Her şey", "Yerine" ve "Oturur" gibi kelimeler yer alıyor. Kelimeler, bir çizgi ile birbirine bağlanmış ve bu çizgi kimi yerlerde dolambaçlı bir yol izliyor. Bu fotoğraftaki espri, Türkçe'deki "Her şey yerine yavaş oturur" deyiminin kelimelerinin farklı yerlere serpiştirilerek ve çizgiyle bağlanarak görselleştirilmesidir. Bu deyim, genellikle işlerin zamanla ve sabırla kendi doğal akışında çözüleceğini veya olacağını ifade eder. Fotoğraftaki kelime yerleşimleri ve çizginin dolambaçlı olması, bu süreci mecazi olarak temsil ediyor olabilir.


Is Isn't Was Wasn't +
Is Isn't Was Wasn't +
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Bu fotoğrafta dört adet kare bulunuyor. Üst soldaki karede "Is" yazıyor ve altında bir haç görseli var. Üst sağdaki karede "Isn't" yazıyor ve altında herhangi bir görsel yok. Alt soldaki karede "Was" yazıyor ve altında bir haç görseli var. Alt sağdaki karede "Wasn't" yazıyor ve altında kruvasan görselleri var. Fotoğrafın esprisi kelime oyununa dayanıyor: * "Is" (Şimdi/Mevcut) kelimesi ile Hristiyanlık sembolü olan haç ilişkilendirilmiş. * "Was" (İdi/Geçmişte idi) kelimesi ile yine haç ilişkilendirilmiş. * "Isn't" (Değil/Yok) kelimesinin altında görsel olmaması, bir anlam ifade etmediği şeklinde yorumlanabilir. * "Wasn't" (Değildi/Geçmişte yoktu) kelimesinin altında ise kruvasan görselleri yer alıyor. Burada kelime oyunu devreye giriyor: "Wasn't" kelimesi, "croissant" (kruvasan) kelimesinin İngilizce'deki seslerine benzetilerek yapılmış bir espri. Yani "wasn't" -> "croissant". Özetle espri, "is" ve "was" gibi zamansal ifadeleri haç ile, "wasn't" kelimesini ise kruvasan ile eşleştiren bir kelime oyunu üzerine kurulu.


Online eğitim mezunu çevirmen
Online eğitim mezunu çevirmen
Videoda söylenenler: “Ona kadar saysın söylesene 1 2 3 Kırgızca mı saydı şimdi 3 Ona kadar saymayı niye öğrensin bu çocuk Kırgızca ile Türkçe aynı olabilir mi sayılar Hayır olamaz Kırgızca ona kadar saysın söylesene Kırgız Tanski 1 2 3 Sen çocuğa say dedikçe çocuk sürekli olarak 1 2 3'tür dikk atiy...”
Kaynak

William Pear William Shakespear
William Pear William Shakespear
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Bu görsel, William Shakespeare'in bir portresini ve bir armudu göstererek bir kelime oyunu yapıyor. * **İlk resimde:** William Shakespeare'in portresi ve altında "William" yazıyor. * **İkinci resimde:** Tek başına bir armut ve altında "Pear" (İngilizce'de armut) yazıyor. * **Üçüncü resimde:** Shakespeare'in portresi bir armudu fırlatırken gösteriliyor ve altında "William Shakespeare" yazıyor. **Şaka şu:** "William" ve "Pear" kelimelerinin yan yana gelerek İngilizce'de "William Shakespeare" olarak okunmasıdır. Resimdeki armutun fırlatılması, "shake" (sallamak, fırlatmak) fiilini temsil ederek espriyi tamamlıyor. Yani, "William" + "Pear" = "William Shake-spear" gibi bir anlam çıkıyor.


You can't have your cake and eat it Arti...
You can't have your cake and eat it Article Talk ХА In other languages Bulgarian A more vulgar version is: Не може хем душата в рая, хем кура в гъза. - You can't have both the dick in the ass and the soul in heaven. [25]
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, İngilizce'deki "You can't have your cake and eat it" (Hem pastanı tutamazsın hem de yiyemezsin) atasözünün bir wiki sayfasında yer alan çevirisi görülüyor. Bu sayfa, atasözünün farklı dillerdeki karşılıklarını listeliyor. Espri ise, Bulgarca'daki daha argo ve kaba bir versiyonunun çevirisinde gizli: "Не може хем душата в рая, хем кура в гъза." Bu cümlenin çevirisi ise "Hem cennette ruhun hem de kıçında siki olamaz" şeklinde. Atasözünün orijinal anlamı "bir şeyden aynı anda hem yararlanamazsın hem de ondan vazgeçemezsin" iken, Bulgarca'daki bu argo versiyonu kelime oyunuyla daha da kaba ve mizahi bir anlam katıyor. Espri, iki farklı ve çelişkili durumu aynı anda istemenin absürtlüğünü vurgulayan, oldukça cüretkar bir dille ifade edilmesinden kaynaklanıyor.


Topkapı Sarayı'ndaki Kutsal Emanetler Bö...
Topkapı Sarayı'ndaki Kutsal Emanetler Bölümü'nde yer alan Hazreti Ali'nin sarıkları.
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, bir müzede sergilenen iki adet yeşil ve mavi renkte sarık görülüyor. Sarıkların üzerinde Türkçe ve Arapça yazılar bulunan bir bilgilendirme etiketi de bulunuyor. Etikette "HZ. ALİ'NİN (R.A.) SARIKLARI" yazıyor ve sarıkların 7. yüzyıla ait olduğu belirtiliyor. Bu fotoğrafta bir espri yok. Fotoğraf, tarihi bir objeyi ve üzerindeki bilgileri gösteriyor.


SWEET & SOUR SOURCE www.engrish.com
SWEET & SOUR SOURCE www.engrish.com
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta bir büfede bulunan açık büfe yemeğin bir bölümü görülüyor. Bir bölmede kızarmış ve soslu tavuk parçaları var, diğer bölmede ise kırmızı renkli bir sos bulunuyor. Üzerinde "SWEET & SOUR SOURCE" (Tatlı ve Ekşi Kaynak) yazan bir tabela var. Buradaki espri, "sour" kelimesinin İngilizce'de hem "ekşi" hem de "kaynak" anlamına gelmesidir. Dolayısıyla, tabelada "Tatlı ve Ekşi Kaynak" yazarak, bir yandan yemeğin türünü belirtirken, diğer yandan kelime oyunuyla "kaynak" kelimesinin bu bağlamda kullanılmasının komikliğini vurgulamışlar. Genellikle "sweet and sour sauce" (tatlı ve ekşi sos) olarak bilinen bu yemeğin, tabelada "kaynak" anlamıyla da kullanılması mizahi bir durum oluşturuyor.


Her: can I get a light roast? Cashier: y...
Her: can I get a light roast? Cashier: you've got no tits but I'd still smash
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, bir kahve dükkanında çalışan, şapkalı ve sakallı bir erkek barista ile genç bir kadın müşteri görülüyor. Erkek baristanın elinde bir fincan var ve bunu kadına uzatıyor. Kadın da elini uzatmış fincanı alıyor. Bu bir internet mizahı örneğidir. Mizahın temelinde, "light roast" kelimesinin hem kahve kavurma derecesi hem de kadınların göğüsleri için kullanılan argo bir ifade olması yatmaktadır. Kadın "light roast" (hafif kavrulmuş) istediğinde, erkek barista bunu kelime oyunu yaparak "hafif göğüslü" olarak algılıyor ve buna rağmen ilgisinin devam edeceğini ima ederek espri yapıyor. Bu tür kelime oyunları, mizahın temelini oluşturur.


Bro started speaking english
Bro started speaking english
Videoda söylenenler: “What is the weirdest way you've made money? The way. Weird. The weirdest way you've made money? Yes. Yes. The weirdest what? Weirdest way you've made money. You understand or no? No. You know the word weird? Weird? Weird. Let me do an American accent. What's the weirdest way y...”
Kaynak

I feel idiopathic after hearing her say that...
I feel idiopathic after hearing her say that
Videoda söylenenler: “One doctor actually looked me dead in the eye and said this is idiopathic, meaning I'm an idiot or you're pathetic.”
Kaynak

sakar şakir yahudi bakkal ingilizce
sakar şakir yahudi bakkal ingilizce
Videoda söylenenler: “Put the soap for the wife in a damp place. Raise the price on the chocolate labels by 50 Kourish each. Mix stones and sand into the chickpeas, beans and rice. Make it double. Son, does anyone ever pick stones out of rice? If you try to pick out the stones, there won't be any r...”
Kaynak

İçerik ekle

Template seç, yazını yaz, kepsi siteye gönder.

Keps yap →

💬 Son Yorumlar