İçerik ekle template seç, yaz, gönder
turkishdictionary ile ilgili bulabildiğim postlar, videolar, karikatürler, resimler, tweetler, miimler

Türkçe deyimlerin ingilizceye direk cevirileri, sizce komik mi?

Her: can I get a light roast? Cashier: y...
Her: can I get a light roast? Cashier: you've got no tits but I'd still smash
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, bir kahve dükkanında çalışan, şapkalı ve sakallı bir erkek barista ile genç bir kadın müşteri görülüyor. Erkek baristanın elinde bir fincan var ve bunu kadına uzatıyor. Kadın da elini uzatmış fincanı alıyor. Bu bir internet mizahı örneğidir. Mizahın temelinde, "light roast" kelimesinin hem kahve kavurma derecesi hem de kadınların göğüsleri için kullanılan argo bir ifade olması yatmaktadır. Kadın "light roast" (hafif kavrulmuş) istediğinde, erkek barista bunu kelime oyunu yaparak "hafif göğüslü" olarak algılıyor ve buna rağmen ilgisinin devam edeceğini ima ederek espri yapıyor. Bu tür kelime oyunları, mizahın temelini oluşturur.


Bro started speaking english
Bro started speaking english
Videoda söylenenler: “What is the weirdest way you've made money? The way. Weird. The weirdest way you've made money? Yes. Yes. The weirdest what? Weirdest way you've made money. You understand or no? No. You know the word weird? Weird? Weird. Let me do an American accent. What's the weirdest way y...”
Videodaki yazılar: I had to do this accent to be understood smh 💀💀 is @CRMPTS made yes
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Videoda bir röportaj sırasında bir kişi, 'en garip şekilde nasıl para kazandın?' sorusunu anlamakta zorlanıyor. Karşısındaki kişi kelimeyi açıklayamayınca, sonunda anlaşılabilmek için Amerikan aksanıyla konuşmaya başlıyor. Esprinin kaynağı, kişinin sadece anlaşılmak için aniden aksan değiştirmesidir.


I feel idiopathic after hearing her say that...
I feel idiopathic after hearing her say that
Videoda söylenenler: “One doctor actually looked me dead in the eye and said this is idiopathic, meaning I'm an idiot or you're pathetic.”
Videodaki yazılar: ONE DOCTOR IDIOPATHIC @DOCTOR.JUSTIN NIH NATIONAL CANCER INSTITUTE Menu NCI Dictionaries (IH-dee-oh-PA-thik) Describes a disease of unknown cause. Search NCI's Dictionary of Cancer Terms Starts with Contains Enter keywords or Browse: A B C J K L M N O 7 # > A > Re
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Videoda bir kadın, bir doktorun kendisine 'idiopathic' dediğini ve bunun 'aptal' anlamına geldiğini iddia ediyor. Ardından bir doktor, sözlüğe bakarak 'idiopathic' teriminin aslında 'bilinmeyen nedenden kaynaklanan hastalık' anlamına geldiğini göstererek kadının yanlış anlamasıyla dalga geçiyor.


sakar şakir yahudi bakkal ingilizce
sakar şakir yahudi bakkal ingilizce
Videoda söylenenler: “Put the soap for the wife in a damp place. Raise the price on the chocolate labels by 50 Kourish each. Mix stones and sand into the chickpeas, beans and rice. Make it double. Son, does anyone ever pick stones out of rice? If you try to pick out the stones, there won't be any r...”
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Videoda yaşlı bir adam, bakkal dükkanında oğluna hileli satış taktikleri veriyor; çikolataların fiyatını artırmayı ve pirinç, fasulye gibi gıdaların içine taş karıştırmayı emrediyor. Oğlunun 'taşları ayıklarlarsa pirinç kalmaz' itirazına karşılık, adamın 'o zaman hile satarız' demesiyle esprinin doruğuna ulaşılıyor. Bu durum, dürüstlüğün yerini aldatmacanın alması üzerinden yapılan bir hiciv niteliği taşıyor.


Dot hog
Dot hog
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta bir tabakta ketçapla birlikte bir sosisli sandviç görülüyor. Tabakta aynı zamanda bir bıçak da mevcut. Fotoğrafta altta "Dot hog" yazısı var. Bu ifade İngilizce'de "hot dog" yani sosisli sandviç kelimesinin ses taklidi yapılarak oluşturulmuş bir espri. "Dot" kelimesi Türkçede "nokta" anlamına gelir ve ses olarak "hot" kelimesine benzemektedir. Bu şekilde kelime oyunuyla komik bir ifade yaratılmış.


İstiklal Caddesi. 📅 2002 📍Beyoğlu İstikl...
İstiklal Caddesi. 📅 2002 📍Beyoğlu İstiklal Avenue. · 10 TAKSI 3 TUNEL
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta karlı bir günde çekilmiş bir sokak manzarası görülüyor. Sokakta kırmızı renkli tramvaylar ve karla kaplı ağaçlar var. İnsanlar ise soğuk havaya karşı giyinmiş, bazıları şemsiye kullanıyor. Fotoğraftaki şakanın espri yönü, tramvayların üzerindeki "Taksi Tünel" yazısında gizli. Bu, aslında bir tramvay hattının adı olsa da, halk arasında tramvayların bir nevi "yürüyen taksi" gibi kullanıldığına dair bir ironi veya gözlem içerebilir. İnsanlar, taksileri bekler gibi tramvayları bekliyor olabilirler. Bu durum, özellikle toplu taşımanın yoğun olduğu ve taksi bulmanın zor olabildiği şehirlerde nükteli bir yaklaşımla ifade edilmiş olabilir. Yani, "Hızlı bir taksiye binmek yerine, bu tramvay sizin için 'taksi' görevi görecektir" gibi bir anlam taşıyor olabilir.


THIS RESTAURANT DESPERATELY NEEDS A NEW ...
THIS RESTAURANT DESPERATELY NEEDS A NEW TRANSLATOR YEARS C i'm bubble tea DE suck my balls
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Bu fotoğrafta bir restoranın duvarında asılı olan, üç adet sevimli çizilmiş bardağın olduğu bir afiş görülüyor. Üstteki iki bardakta "i'm bubble tea" (Ben bubble tea'yim) yazıyor. En alttaki bardakta ise "suck my balls" (toplarımı em) yazısı bulunuyor. Fotoğrafın üst kısmında ise "BU RESTORANIN ACİLEN BİR ÇEVİRMENE İHTİYACI VAR" şeklinde bir yazı ve ağlayan bir emoji yer alıyor. **Fıkranın Açıklaması:** Buradaki espri, muhtemelen bir çeviri hatasından kaynaklanıyor. İngilizce'de "bubble tea" içeceği, top top meyve jelleriyle servis edilir. Bu toplara "boba" veya İngilizce'deki karşılığıyla "balls" denir. Muhtemelen afişi hazırlayan kişi, "bubble tea" kelimesindeki "bubble" kelimesini doğrudan "top" olarak çevirip, cümlenin anlamını yanlış anlamış veya yanlış çevirmiş. Bu da ortaya komik ve müstehcen bir anlam çıkmasına neden olmuş. İlk iki bardak masum bir tanıtım yaparken, son bardaktaki ifade, kelime oyunuyla birlikte oldukça ironik ve komik bir hal almış.


r. @keskesorl X.C now you are talking'in...
r. @keskesorl X.C now you are talking'in türkçesi heh bana bunlarla gel mi
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Bu görselde, bir Twitter gönderisi yer alıyor. Gönderiyi paylaşan kişinin profili solda, kedinin fotoğrafı ve "r." kullanıcı adı ile "@keskesorl" etiketi görülüyor. Gönderinin metni ise şu şekilde: "now you are talking’in türkçesi heh bana bunlarla gel mi" **Şaka açıklaması:** Şaka, İngilizce bir ifade olan "now you are talking" (Şimdi konuşuyorsun/anlaştık gibi bir anlamı var) ifadesinin Türkçeye çevrilmesinden ve bu çevirinin anlamsızlığından kaynaklanıyor. * **"now you are talking"** ifadesi, genelde bir teklifin kabul edildiğini, bir konunun anlaşıldığını veya olumlu bir gelişme olduğunu belirtmek için kullanılır. * **"Türkçesi"** denilerek bu ifadenin direkt olarak Türkçeye çevrilmesi istenmiş. * **"heh bana bunlarla gel mi"** kısmı ise bu anlamsız çeviriye verilen bir tepki. Bu ifade, "Bu kadar şeyle mi geldin?", "Bu mu yani?" gibi alaycı bir anlam taşıyor. Yani şaka şu şekilde işliyor: Birisi İngilizce bir ifadeyi "Türkçeye çevir" dediğinde, bu çeviri doğrudan kelime kelime yapıldığında tamamen anlamsızlaşıyor. İşte bu anlamsızlığa bir tepki olarak "Heh, bana bunlarla mı geldin?" şeklinde alaycı bir karşılık veriliyor. Bu, hem kelime bazında çevirinin yetersizliğini hem de bu tür yaklaşımlarla "şaka yapma" durumunu tiye alıyor.


i think you are the pea's knees
i think you are the pea's knees
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, bir zürafa veya uzun bacaklı bir figürün stilize edilmiş bir çizimi yer alıyor. Figürün üst kısmı yuvarlak ve bir kafaya benziyor, üzerinde küçük bir yüz ifadesi var. İki uzun, ince ve yeşil bacağı var. Bu bacakların diz bölgelerinde de küçük yüzler çizilmiş. Metin ise "i think you are the pea's knees" şeklinde. Bu İngilizce bir deyimdir ve Türkçeye tam olarak çevrilemez ancak "sen harikasın", "sen bir numarasın" veya "sen eşsizsin" gibi anlamlara gelir. **Şakanın Açıklaması:** Şaka, kelime oyunu ve görsel unsurların birleşimine dayanıyor. 1. **"Pea's knees" deyimi:** İngilizcede bu deyim, bir şeyi veya birini olağanüstü derecede iyi, harika veya mükemmel olarak tanımlamak için kullanılır. Yani "bezelyenin dizleri" aslında "çok iyi" anlamına geliyor. 2. **Görsel Temsil:** Çizimdeki figürün bacaklarının diz kısımlarına küçük, sevimli yüzler çizilmiş. Bu, kelimenin tam anlamıyla "bezelyenin dizleri" (pea's knees) görselini yaratıyor. 3. **Birleşim:** Şairane bir dille, sevilen bir kişiye "bezelyenin dizleri kadar harika/eşsizsin" demek yerine, bu deyim kelimenin tam anlamıyla görselleştirilerek ironik bir şekilde kullanılır. Yani, "seni o kadar harika görüyorum ki, resmen bir bezelyenin dizlerisin" gibi bir espri yapılıyor. Bu, hem deyimin kendisini hem de onu kelimenin tam anlamıyla tasvir eden çizimi birleştirerek komik bir etki yaratıyor.


Man this new dessert place really got ev...
Man this new dessert place really got everything → Please do not grab your own balls, we will grab them for you
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta bir tatlıcıdaki vitrinin içinden çekilmiş bir görüntü var. Vitrinin önünde "Lütfen kendi toplarınıza dokunmayın, biz sizin için alacağız" yazan bir ilan asılı. İlanın üzerinde "Good Ones" adlı bir marka logosu ve bir kalp emojisi bulunuyor. Buradaki espri, "balls" kelimesinin İngilizce'de hem "toplar" (muhtemelen tatlıların yuvarlak şekline atıfta bulunuyor) hem de argo olarak "testisler" anlamına gelmesinden kaynaklanıyor. İlandaki ifade, müşterileri hem tatlı toplarını kendi başlarına almama konusunda uyarıyor hem de kelime oyunuyla cinsel bir ima taşıyor. Bu durum, tatlıcının "her şeye sahip olduğunu" belirten metinle birleşince komik bir etki yaratıyor.


Kadir hoca türkçeden türkçeye çeviriyor
Kadir hoca türkçeden türkçeye çeviriyor
Videoda söylenenler: “Kanka adı neydi? Samet abi. Sametmiş adı arkadaşlar. Yaşın kaç? 28. 28 o baya varmışsın ya. Aynen. Kaç aydır bu işi yapıyorsun? Abi düzenli 3 ay toplam 5 ayda. Yani 3 aydır yapıyormuş 5 aydır zaten duyuyorsunuz.”
Videodaki yazılar: hoca türkçeyi türkçeye çeviriyor
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Bir spor salonunda iki kişi arasında geçen diyalogda, bir kişi diğerine yaşını ve ne kadar süredir spor yaptığını soruyor. Videonun komikliği, konuşmacının süreleri karıştırarak hem 3 hem de 5 ay demesi ve başlığın bu kafa karışıklığına atıfta bulunmasıdır.


A can't of coke
A can't of coke
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta "can't of coke" yazısı ve bir kutu kola görülüyor. "Can't" kelimesi İngilizce'de "yapamamak" anlamına gelirken, "can" kelimesi de "kutu" anlamına gelir. Bu nedenle, fotoğraftaki "can't of coke" ifadesi, kelime oyunu yoluyla hem kola kutusunu hem de koladan mahrum kalmayı ifade ediyor. Yani, yazı "kola kutusu" anlamına da gelebilir, ama aynı zamanda "kolasız" veya "kolayı yapamayan" gibi bir anlam da taşıyor. Yanında üzgün bir surat emojisi olması da bu durumu destekliyor, yani kola içemediği için üzgün birisi.


Can Yıldırım @canyıldırım Garson yanda t...
Can Yıldırım @canyıldırım Garson yanda turistlerle konuşuyor. Adamlara "isn't there is there " dedi. Sordum ne demek istedin diye. Abi balık sordular, olmaz olur mu dedim dedi. Not edin bak bu kalıbı :)
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, bir adamın profil fotoğrafı ve bir tweet metni yer alıyor. Tweet metni şu şekilde: "Garson yanda turistlerle konuşuyor. Adamlara “isn’t there is there ” dedi. Sordum ne demek istedin diye. Abi balık sordular, olmaz olur mu dedim. Not edin bak bu kalıbı :)" **Şaka Açıklaması:** Şaka, İngilizce'deki "isn't there" (orada değil mi?) ve "is there" (orada mı?) kelime gruplarının benzerliğine dayanıyor. Garson, turistlere İngilizce bir şeyler anlatmaya çalışırken bu iki ifadeyi karıştırıyor veya yanlış kullanıyor. Tweet'i atan kişi ise garsonun ne demek istediğini soruyor ve garson "Abi balık sordular" diyerek aslında İngilizce'deki "fish" (balık) kelimesini kastettiğini, "is there" ile "fish there" (orada balık var mı?) gibi bir anlamı ifade etmeye çalıştığını anlatıyor. Şakayı yapan kişi de bu durumu "kalıp" olarak not etmeyi öneriyor. Yani garsonun İngilizce'yi yanlış kullanarak komik bir duruma yol açması şakanın temelini oluşturuyor.


Soy milk (n.) Milk but introducing itsel...
Soy milk (n.) Milk but introducing itself in Spanish.
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta "Soy milk" kelimesinin sözlük tanımı yer alıyor. Ancak bu, kelimenin gerçek anlamı değil, bir şaka. **Şakanın Açıklaması:** Şakada "Soy milk" kelimesi, İngilizce'deki "so" (yani/dolayısıyla) ve "milk" (süt) kelimelerinin birleşimi gibi düşünülüyor. Ardından bu kelime, "kendini İspanyolca tanıtan süt" olarak çevriliyor. Bunun sebebi ise İspanyolca'da "yani" anlamına gelen "o sea" kelimesidir. Şakada, "soy" kelimesi "o sea" kelimesinin başlangıcı olarak kullanılmış ve bu şekilde "kendini İspanyolca tanıtan süt" gibi komik bir anlam çıkmış oluyor. Yani aslında şaka, kelimelerin ses benzerliğinden ve farklı dillerdeki anlamlarından yararlanarak yapılmış bir kelime oyunudur.


If by clubbing you mean eating club sand...
If by clubbing you mean eating club sandwiches, then yes, I love clubbing
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, bir tabağın içinde iki adet büyük, iki katlı kulüp sandviçi görülüyor. Sandviçlerin iç malzemeleri arasında hindi dilimleri, marul, filizlenmiş sebzeler ve avokado ezmesi olduğu anlaşılıyor. Üzerlerinde ise "Eğer 'clubbing' ile kulüp sandviçi yemeyi kastediyorsan, evet, kulüp sandviçi yemeyi çok seviyorum" yazısı bulunuyor. Buradaki espri, "clubbing" kelimesinin iki farklı anlamı üzerine kurulu. Kelime hem gece kulüplerine gidip eğlenmek anlamına geliyor hem de bir şeyden vazgeçmek, birini dışlamak gibi anlamlara gelebiliyor. Ancak burada espri, kulüp sandviçinin İngilizce'deki adının "club sandwich" olmasından ve "clubbing" kelimesinin bu sandviçle olan ses benzerliğinden yararlanarak yapılmış. Yani kişi, gece kulüplerine gitmek yerine sandviç yemeyi tercih ettiğini, sandviç yemeyi "clubbing" olarak tanımlayarak esprili bir dille ifade ediyor.


The Taste Tu Trust M Thyme LEAVES I've g...
The Taste Tu Trust M Thyme LEAVES I've got way too much thyme on my hands.
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, bir kişinin elleri görüyoruz. Elleri, kekik otlarıyla kaplı. Elinde de bir kavanoz kekik yaprağı tutuyor. Fotoğrafın altındaki yazı, İngilizce bir kelime oyunu. "Thyme" kelimesi hem "kekik" anlamına geliyor hem de "time" yani "zaman" kelimesiyle aynı şekilde telaffuz ediliyor. Bu yüzden yazıdaki espri şu: Kişinin ellerinde çok fazla kekik olduğu söyleniyor ama aslında "zaman" kelimesiyle yapılan bir kelime oyunuyla "çok fazla zamanım var" gibi bir anlamı da ima ediyor. Yani hem mecazi hem de gerçek anlamda bir espri var.


lavaboya gidebilir miyim hocam speak Eng...
lavaboya gidebilir miyim hocam speak English köpek
Videoda söylenenler: “Sen şimdilerdeyim, çığdın gecelerdeyim Uzun bir seferde”
Videodaki yazılar: -lavaboya gidebilir miyim hocam +speak English please
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Videoda siyah bir köpek, bir kapının önünde durmuş dışarıyı veya içeriyi merak eder gibi bakıyor. Videonun komikliği, köpeğin bu ciddi duruşuyla başlığın ve ekrandaki yazıların absürt bir şekilde birleşmesinden kaynaklanıyor.


in order to be number 1 you gotta be odd...
in order to be number 1 you gotta be odd, remember that twin.
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, "Sıra numarası 1 olmak için tek olmalısın, bunu unutma ikiz." şeklinde bir yazı bulunan bir adam yer alıyor. Bu cümle, "tek" kelimesinin hem "sayısal olarak tek" hem de "eşsiz/sıradışı" anlamlarını kullanarak bir kelime oyunu yapıyor. Adamın ciddi ifadesi ve yazının içeriğiyle bir tezat oluşturarak mizahi bir etki yaratıyor.


Life is a race. You are the racist.
Life is a race. You are the racist.
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Bu fotoğrafta Christian Bale'in bir sahnesi ve üzerinde "Hayat bir yarış. Sen ırkçısın." yazısı yer alıyor. Buradaki espri, "race" kelimesinin hem "yarış" hem de "ırk" anlamına gelmesinden kaynaklanıyor. Fotoğrafta ilk satırda "Life is a race" (Hayat bir yarış) denilerek genel bir durum ifade ediliyor. Ancak ikinci satırda "You are the racist" (Sen ırkçısın) diyerek, "race" kelimesinin "ırk" anlamı üzerine bir kelime oyunu yapılıyor. Bu da ironik bir şekilde bir durum komedisi yaratıyor.


Ladies and gentleman The English language 😭...
Ladies and gentleman The English language 😭
Videoda söylenenler: “This word is ear, which means this word is beer. No, it's bear. You don't see how it's because it's ear with a B bear. That's why. Which means this word would be beard. No. Why would you think it's bear with a D beard. Let's take a step back. Okay. This word is bear, which mea...”
Videodaki yazılar: Kare 1: English class day 13... ear Kare 2: Kare 3: Kare 4: bear
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Videoda bir eğitmen, İngilizcedeki benzer sesli kelimelerin (homofonlar) yazılış farklarını anlatmaya çalışırken sürekli kelimeleri karıştırıyor ve kendi mantığıyla hatalı çıkarımlar yapıyor. Esprinin kaynağı, eğitmenin çok basit bir kuralı (harf ekleme) sürekli yanlış kelimelere uygulayarak absürt bir döngüye girmesidir.


İçerik ekle

Template seç, yazını yaz, kepsi siteye gönder.

Keps yap →

💬 Son Yorumlar