İçerik ekle template seç, yaz, gönder
turkce ile ilgili bulabildiğim postlar, videolar, karikatürler, resimler, tweetler, miimler

don’t die my donkey don’t die lölme eşeğ...
don’t die my donkey don’t die lölme eşeğim ölme/(exp.) 1. a long and desperate wait 2. the period until the next holiday TD ölme eşeğim ölme (deyim) 1. uzun ve umutsuz bir bekleyiş 2. bir sonraki tatile kadar geçecek süreç TD Ölme Eşeğim egi Ölme TD
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Bu resimde "don't die my donkey don't die" yazıyor ve altında Türkçe "ölme eşeğim ölme" yazıyor. Bu, "ölme eşeğim ölme" atasözünden geliyor ve bir şeyin uzun sürmesi ve bitmesini istemediğimizde söyleniyor. Ancak, resimdeki "don't die my donkey don't die" ifadesi, eşeğin ölmemesi gerektiği anlamına geliyor. Bu, atasözünün tersine çevrilmesiyle bir mizah yaratıyor. Eşeğin ölümünden korkan bir insanın bu atasözünü kullandığı ve eşeğin ölebileceği bir durumdan bahsettiği hayal edilebilir. Resimde "ölme eşeğim ölme" yazısı ve altında " (deyim) 1. uzun ve umutsuz bir bekleyiş 2. bir sonraki tatile kadar geçecek süreç" yazısı bulunuyor. Bu, eşeğin ölümü beklemek kadar uzun ve umutsuz bir süreci ifade eden bir espri. Eşek ölünceye kadar beklemek, uzun ve sıkıcı bir süreç olacağından, eşeğin ölümünün "ölme eşeğim ölme" şeklinde bir dileği haline gelmesi, espriyi oluşturuyor. Resimde "Ölme Seçimi Olme" yazıyor. Bu bir kelime oyunu, "Ölme Seçimi Olma" yerine "Ölme Seçimi Olma" yazılmış. Bu espri, "Ölme Seçimi Olma" ifadesinin yanlış yazımını kullanarak eğlenceli bir şekilde bir cümle oluşturarak ortaya çıkar. Esprinin asıl anlamı, "ölme" ve "olma" kelimelerinin birbirine benzemesinden kaynaklanan bir kelime oyunudur. Bu da, "Ölme Seçimi Olma" ifadesinin yanlış bir şekilde yazıldığını göstermektedir.


Bugün 30 yaşıma girdim ve sizlerle hayat...
Bugün 30 yaşıma girdim ve sizlerle hayattan öğrendiğim birkaç dersi paylaşmak istedim. 🌼 Hem çok ilerlemiş hem de yolun başında hissediyorum. Garip bir gün; ama üzerine fazla düşünmeyip günün keyfini çıkarmaya çalışacağım. Sevgiler ❤️ Today I turned 30 and I wanted to share a few things I learned from life. 🌼 I feel as if I went a long way and also as if I’m just at the beginning of the road. It’s a weird day, but I’ll try to not think about it so much and I’ll just enjoy it. Love ❤️
Yapay zeka açıklaması

Resimde, havada meditasyon yapan, elinde bir kitap ve bir kalp tutan bir adam var. Resimde, "Bugün 30 yaşına girdim. Hayattan öğrendiğim 9 dersi sizinle paylaşmak istiyorum" yazıyor. Aşağıda da "Today I turned 30. I'd like to share 9 lessons I learned from life." yazıyor. Resimde yapılan espri şu: Adam, "Hayattan öğrendiğim 9 dersi sizinle paylaşmak istiyorum" diyor, ancak daha sonra "Today I turned 30" ifadesiyle aslında yaşının genç olduğunu ve 9 dersi öğrenecek kadar yaşamadığını ima ediyor. Bu durum, insanları güldüren ve yaşa ve tecrübeye dair ironik bir bakış açısı sunan bir espri. Resimde, birincilik kürsüsünde duran ve altın madalya ve kupa tutan bir insan çizimi var. Resmin altında ise "Öncelikle ve her zaman kendini sev. Senden daha iyi sen olabilecek kimse yok." ve "Firstly and always love yourself. There is no one else who can be a better you." yazıyor. Resimdeki espri, kişinin kendini sevmesi ve kendine değer vermesi gerektiğini vurguluyor. Çizim, bu mesajı güçlendirmek için kişinin kendini bir yarışmada birinci olarak gördüğünü ima ediyor. Yani, kişide başkası olmaktan daha iyi bir seçenek yok! Resimde, açık havada dinlenen bir kadın, yanında kedi ve masası var. Resmin altındaki metin, hem fiziksel hem de ruhsal sağlığın önemini vurguluyor ve bunlar olmadan geri kalanın anlamsız olduğunu söylüyor. Bu mesajın şakası, resmin, kişisel sağlığın ve mutluluğun, maddi şeylere sahip olmaktan daha önemli olduğunu ve gerçek mutluluğun parayla satın alınamayacağını ima etmesinde yatıyor. Kadının mutlu ve rahat bir şekilde dinleniyor olması, bu mesajı daha da vurguluyor. Resimde, iki kişi diz çökmüş ve yüksek beş veriyor. Arkalarında ağaçlar ve bulutlar var. İki kişi de dizüstü bilgisayar kullanıyor. Resmin altındaki metin, "Yardım istemeye çekinme ve ihtiyaçlı olanlara elinden geldiğince yardım et." derken, "Yardım istemekten çekinme, ihtiyacı olanlara yardımcı ol" anlamına geliyor. Resim ve metin birlikte, yardımlaşmanın önemini vurguluyor, bu yüzden bu komik bir resim değil. Resimde üç arkadaş birbirlerine sarılıp zıplıyor. Arka planda mor bir renk var. Resmin altında "Beraberken kendin olabileceğin insanlar bul. Sahip olduğumuz tek şey birbirimiz." yazıyor. Resimde kullanılan yazı tipi ve görsel tarzı oldukça sade ve minimal. Şaka şu ki resimde insanlar birbirlerine sarılıp zıplarken, altında "Sahip olduğumuz tek şey birbirimiz" yazıyor. Bu da aslında arkadaşlıkların ve insan ilişkilerinin ne kadar değerli olduğunu vurgulamak ve bunların maddi şeylerden daha önemli olduğunu göstermek için bir metafordur. Resimde, üzerinde çizgili bir gömlek ve ceket giyen, koltuğa oturmuş bir adam resmedilmiş. Elindeki küçük fincandan içiyormuş gibi görünüyor. Adamın üstünde "Başkası olma kendin ol. Böyle çok daha güzelsin. -Tarkan" yazan bir söz var. Bu resim, Türk şarkıcısı Tarkan'ın "Kendim Ol" adlı şarkısının bir parodisi. Tarkan'ın şarkısı, özgün olmanın önemini vurgularken, resimde adamın fincandan içme hareketi, kendine ait bir içeceğin tadını çıkarmayı çağrıştırıyor. Dolayısıyla, resim "kendin olmak" ve "kendi içeceğini tadını çıkarmak" gibi iki farklı anlamı bir araya getirerek komik bir anlam yaratıyor. Resimde, gözlüklü, sarı bir ceket giymiş bir kadın, önünde bir dizüstü bilgisayar, kitaplar, kağıtlar ve bir büyüteçle oturmuş. Kadın, bir şey yapmaması söylendiğinde, nedenini sormak için büyüteci kullanıyor. Fıkra, insanların neden yapmamaları gerektiğini öğrenmek yerine, sadece 'yapma' denildiğinde genellikle sorgulamadan itaat etme eğiliminde olmasına vurgu yapıyor. 'Neden?' diye sormak, daha fazla anlayış ve bilgiye ulaşmanın, ayrıca gereksiz yere itaat etmekten kaçınmanın yolu olduğuna işaret ediyor. Resimde iki adam, birisi gitar çalıyor, birisi de şarkı söylüyor. Arka plan mor ve adamlar sarı üstlerle, siyah pantolonla çizilmiş. Resmin altındaki yazı, "Bir şeyi yapmak için onda iyi olmana gerek yok. Mükemmel olmasa da şarkı söyle ama keyif al. Önemli olan bu." "Bir şeyi yapmak için iyi olmak zorunda değilsin. Mükemmel olmasa da, şarkı söyle ama keyif al. Önemli olan bu." Bu resim, insanların kendilerine baskı yapmamaları ve mükemmellik arayışında olmamaları gerektiğini ve mükemmel olmaktan ziyade keyif almanın önemli olduğunu anlatıyor. Resimde üç farklı görünüme sahip kadın arkadaşlar var. Hepsi birbirlerine sarılmış ve gülümsüyor. Görsellerin altında ise "Her konuda başka toplumsal bir ön yargımız var. Bunlardan kurtulmak için çabala." yazıyor. Fıkranın noktası, her şey hakkında toplumsal bir önyargı olmasına rağmen, arkadaşlar birbirlerini kabul ederek ve destekleyerek önyargıların üstesinden gelmeyi tercih ediyorlar. Resimde iki kişi bir kalbi sulayan çizim var. Kadın ve erkek elinde sulama kabıyla bir kalbi sulamaya çalışıyorlar. Aşağıda ise "Nefreti hiçbir zaman tercih etme. Hayat zor, nefret yorucu. Sen sev, sevgi seni iyileştirecek." yazısı var. Bu görselde sevginin nefretten daha etkili olduğunu, sevginin insanları iyileştirdiğini ve büyümeyi sağladığını gösteren bir metafor kullanılıyor. "Nefret yorucu" sözüyle nefret etme eyleminin zor olduğunu, bu eylemi sürdürmenin bir çaba gerektirdiğini belirtiyor. Sevgi ise su gibi, kalbi besleyen ve büyümesini sağlayan bir unsur olarak gösteriliyor.


don’t die my donkey don’t die lölme eşeğ...
don’t die my donkey don’t die lölme eşeğim ölme/(exp.) 1. a long and desperate wait 2. the period until the next holiday TD ölme eşeğim ölme (deyim) 1. uzun ve umutsuz bir bekleyiş 2. bir sonraki tatile kadar geçecek süreç TD Ölme Eşeğim egi Ölme TD
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde "don't die my donkey don't die" yazıyor. Bu ifade "ölme eşeğim ölme" anlamına geliyor ve bir eşeğin ölmemesini isteyen ve bunu komik bir şekilde ifade eden bir söz. Türkçede, bir eşeğin ölmesini istemek yerine, "Ölme eşeğim ölme" diyerek eşeği eğlenceli bir şekilde uyarıyoruz. Bu, hayvanın ölmesini istediğimiz anlamına gelmiyor, sadece eğlenceli bir şekilde söylenen bir ifade. Resimde "ölme eşeğim ölme" yazıyor. Altında ise " (deyim) 1. uzun ve umutsuz bir bekleyiş 2. bir sonraki tatile kadar geçecek süreç" yazıyor. Bu bir kelime oyunu. "Ölme eşeğim ölme" deyimi, uzun ve zorlu bir süreci ifade ederken, resimdeki "ölme" kelimesi, eşeğin ölmesini istemek gibi bir anlam çıkarıyor. Resimde "Ölme Eşeğim Ölme" yazısı bulunmaktadır. Bu, Türkçede bilinen bir atasözüdür. Atasözünde, "Eşeğim" kelimesi, "ölmek üzere olan birinin son sözleri" anlamına gelir ve "ölme" kelimesi, "ölme, ölme" anlamına gelir. Bu nedenle atasözü, "Ölmek üzere olan birinin son sözleri olmasına rağmen, yine de ölmeyi reddettiğini ifade eder." Yani atasözü aslında bir tür paradoksa işaret eder. Ancak resimdeki "Ölme" kelimesi 2 kez tekrarlanmıştır. Bu da sözün bir espriye dönüşmesini sağlar. Çünkü "ölme" kelimesi 2 kez kullanıldığında, sanki "ölme, ölme" yerine "Ölme eşeğim ölme" demiş gibi bir anlam çıkıyor. Yani resimdeki atasözü, "Ölmek üzere olan birinin eşeğine ölmemesi için yalvardığı" şeklinde bir espri ortaya koyuyor.


Yaz için bazı hatırlatmalar ☀️ Her vücut...
Yaz için bazı hatırlatmalar ☀️ Her vücut yaz vücududur. İnsanlara vücuduyla ilgili talep etmediği yorumlar yapmayın ✌ Some reminders for the summer ☀️ Every body is a summer body. Don’t share uninvited opinions on other people’s bodies ✌ Kaynaklar/Sources: @allaboutselflove_ @thenutritiontea @theopeninvite @raffela_mancuso
Yapay zeka açıklaması

Resimde, yaz aylarında tatilde olan üç farklı kişi görülüyor. Birisi selfie çektiriyor, diğeri içecek içiyor, diğeri ise meyve sepetiyle piknik yapıyor. Resimde, "Her vücut yaz vücududur." yazıyor. Bu, insanların yaz aylarında tatilde olmanın, dinlenmenin ve kendilerini iyi hissetmenin keyfini çıkarmalarını ima eden bir espri. Yaz aylarında vücudun daha fazla gösterildiği, açık hava aktivitelerine daha fazla zaman ayrıldığı, böylece herkesin kendini daha rahat ve özgüvenli hissettiği ve kendini iyi hissetmesi için bir fırsat olduğu vurgulanıyor. Resmin esprili yanı, herkesin vücudunun, yazın keyfini çıkarmak için iyi olduğu mesajını vermek, vücut tiplerinin önemsiz olduğu ve herkesin yaz aylarında kendini rahat hissetmesi için bir fırsat olduğu fikrini öne çıkarmaktır. Resimde, farklı beden tiplerinde ve kıyafetlerde kadınlar, gülümsüyor ve poz veriyor. Görsel, insanların başkalarının vücutlarıyla ilgili izinsiz yorum yapmaya hakkı olmadığını vurguluyor. Şaka, "Kimse kimseye vücuduyla ilgili talep etmediği yorumları yapma hakkına sahip değildir." cümlesiyle, başkalarının bedenleri hakkında yorum yapmanın aslında "talep edilmemiş" ve uygunsuz olduğunu ima ediyor. Yani, herkes kendi bedenini özgürce yaşama hakkına sahip ve başkaları bunun hakkında yorum yapamaz. Resimde, üzerinde güneş gözlüğü ve kırmızı tişört giyen iki adam var. Adamların ikisi de "Toplumun beklentilerine uymak zorunda değilsiniz" sloganını göstererek işaret ediyor. Fıkra, insanların kendilerini iyi hissetmek için toplumsal beklentileri karşılamak zorunda olmadığına vurgu yapıyor. Toplumsal beklentilere uyan kişinin kendisini iyi hissetmesi, diğerinin ise kendisini daha rahat ve özgür hissetmesi karşılaştırılıyor. Resimde, iki kişi, bir kadın ve bir erkek, egzersiz yaparken çizgi film tarzında tasvir edilmiştir. Kadın mutlu bir şekilde kollarını havaya kaldırırken, erkek ağırlık kaldırmaktadır. Resmin altında, "Vücudunuzu sevdiğiniz için egzersiz yapın, ondan nefret ettiğiniz için değil." yazmaktadır. Resimdeki espri, çoğu insanın kendilerini daha iyi hissetmek ve sağlıklı olmak için egzersiz yapmasına rağmen, bunun altındaki gerçek motivasyonun çoğu zaman bedenlerinden nefret etmeleri olduğudur. Bu mesaj, insanların bedenlerini sevmeleri için egzersiz yapmaları gerektiğini ve bu sayede kendi kendilerine daha fazla sevgi ve saygı duyabileceklerini ima etmektedir. Görsel, selülit, yara izi, kıl ve deri çatlaklarını içeren bedensel özellikleri normalleştirmeye yönelik bir mesaj içeriyor. "Kılları, Selülitleri, Yara İzlerimi, Deri Çatlaklarını Normalleştirin." yazıyor. Bu mesaj, bu özelliklerimizi normalleştirmemizi, bu özelliklerimizle kendimizi kabul etmemizi ve güzel bulmamızı çağrıştırıyor. Bu özellikleri olumsuz bir şekilde algılamamak ve onlarla barışık bir şekilde yaşamayı teşvik ediyor. Resimde, etrafında çeşitli güzellik ürünleri bulunan ve düşünceli bir ifadeyle yüzüne bakan bir kadın var. Kadının üstünde "Vücudunuzla ilgili kendinizi her kötü hissettiğinizde bu hissinden para kazanan şirketleri ve endüstrileri düşünün. Bu hissin nereden geldiğini anlayacaksınız." yazıyor. Altında da @raffela_mancuso yazıyor. Bu resim, kadınların güzellik standartları hakkında nasıl hissettiğini ve bu hislerin nasıl sömürüldüğünü ele alıyor. Resimdeki mizah, insanların kendilerini kötü hissettirmek için pazarlama çabalarının farkına varması ve bunlara karşı düşünceli bir şekilde tepki vermesinin gerekliliğine işaret ediyor. Resimde yeşil bir zemin üzerine çiçek ve gün batımı motifiyle süslenmiş bir alıntı yer alıyor. Alıntı "Kendinizi karşılaştırmayı bırakın. Çiçekler de güzeldir, güneş batışları da; ama ikisi birbirine hiç benzemez." şeklinde. Şaka, çiçeklerin ve gün batımlarının güzellik açısından karşılaştırılabilir olmasına rağmen, birbirlerine benzemedikleri gerçeğine dayanıyor. Bu, insanların kendilerini başkalarıyla karşılaştırmaya çalışmaları ve bunun işe yaramayacağını göstermek için bir metafor olarak kullanılıyor.


Beautiful vacation spots of Turkey, tran...
Beautiful vacation spots of Turkey, translated 🤗 We only chose some of the locations with translatable names but there is much more to see in our beautiful country ❤️ Which vacation spot of Turkey is your favorite? 👇 kemer: Photo by Vitaliy Zamedyanskiy on Unsplash fethiye: Photo by Feyza Dogan on Unsplash bodrum: Photo by Mert Kahveci on Unsplash kaş: Photo by Serdar Dincer on Unsplash ayvalık: Photo by Mert Kahveci on Unsplash alaçatı: Photo by Mert Kahveci on Unsplash
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde Bodrum'un panoramik bir manzarası görülüyor. Resmin alt kısmında "basement" ve "bodrum" yazılmış. "Basement" İngilizce'de bodrum katı anlamına gelir. "Bodrum" kelimesi İngilizce "basement" kelimesine çok benziyor, bu yüzden bu görsel bir kelime oyunu. **Türkçe şaka:** Bodrum'un panoramik bir manzarasının altında "basement" yazılmış. "Basement" İngilizce'de "bodrum katı" anlamına geliyor. Bu görsel bir kelime oyunu çünkü Bodrum'un adı "basement" kelimesine benziyor. Fotoğrafta, Türkiye'de bulunan Kaş ilçesinin göz alıcı bir plajını gösteren bir fotoğraf var. Fotoğrafın üzerine "Kaş" yazılmış ve "eyebrow" (kaş) kelimesi de eklenmiş. Bu, "Kaş" ilçesinin isminin "eyebrow" kelimesiyle benzerlik taşıdığı ve bu nedenle komik bir şekilde "kaş" olarak adlandırıldığına dair bir kelime oyunu. Fotoğraf, Kaş'ın güzelliğini ve "kaş" ile "eyebrow" arasındaki ilişkiyi eğlenceli bir şekilde vurguluyor. The photo shows a beautiful coastline with mountains in the background. The text "belt kemer" is a pun in Turkish. "Kemer" is a popular tourist destination in Turkey, known for its beautiful beaches and mountains. The word "kemer" also means "belt" in Turkish. The pun plays on the double meaning of the word "kemer", suggesting that the mountains are like a belt around the coastline. The joke can be explained in Turkish as: "Kemer'in dağları o kadar güzel ki, kıyı şeridini bir kemer gibi kuşatmışlar." This translates to "The mountains of Kemer are so beautiful that they encircle the coastline like a belt." The picture emphasizes the picturesque scenery of Kemer, using the word "kemer" to create a humorous play on words. Fotoğraf, Ayvalık'taki bir koyu göstermektedir. "Ayvalık" kelimesi "ayva" kelimesine benzediği için görsel olarak bir "ayva bahçesi" gibi görünmektedir. Bu nedenle "quince field" yazısı bir ayva bahçesine benzeyen bu yere esprili bir isim vermektedir. The photo shows a bay in Ayvalık. Since the word "Ayvalık" resembles the word "ayva" (quince), it visually looks like a "quince orchard". Therefore, the text "quince field" is a humorous name for this place that resembles a quince orchard. Resimde, masmavi bir denizin ortasında, yeşil tepelerle çevrili, yeşil yapraklı bir palmiye ağacının çiçekleri görülüyor. Uzakta da bir tekne görünüyor. "Fethiye'de, fetih değil, fethedecek bir şey yok!" diye bir espri yapılabilir. Bu espri, Fethiye'nin güzelliğiyle ve rahatlatıcı atmosferiyle, herhangi bir fetih amacından ziyade tatil yapmak ve huzur bulmak için ideal bir yer olduğunu vurguluyor. Resimde, mavi gökyüzünde, mavi bir çatı ve kanatları olan beyaz bir rüzgar gülü bulunmaktadır. Rüzgar gülünün adı Alaçatı'dır. Şaka şu ki, "Alaçatı" kelimesi "ala" ve "çatı" kelimelerinin birleşmesinden oluşmuştur. Yani, bu rüzgar gülü aslında "ala çatı" anlamına gelmektedir. 😄


Merhaba 👋 Az önce ormandan sigara izmari...
Merhaba 👋 Az önce ormandan sigara izmariti toplayıp geldim. Sadece ormanda değil sahillerimizde, sokaklarımızda, her yerde sigara izmariti var maalesef. İnsanların bu izmaritlerin çöp olduğunu anlamamasını hayat boyu bir türlü anlayamadım. Belki fark etmemişlerdir diye bir toplumsal bilinç kazandırmak istedim. Bu nedenle şu anda bu mesajı okuyorsunuz. Eğer çevrenizde bu bilgiye sahip olmadığını düşündüğünüz insanlar varsa lütfen bunu paylaşın. Bilmemek değil öğrenmemek ayıptır. Doğaya ve sizlere sevgiler ❤️ #sigaraizmaritiçöptür #kamuspotu Hi 👋 I was just picking up cigarette litter from the forest. Unfortunately cigarette stubs are everywhere. I can never grasp how people don’t understand that cigarette stub is litter. I wanted to create this post to raise public awareness. That’s why you are reading this message now. If you think there is someone around you who doesn’t know that cigarette litter is trash, please share this. It’s not a shame to not know, but it’s a shame to no
Yapay zeka açıklaması

Resimde bir sigara paketi tasarımı görünüyor. Sigaranın üst kısmında "Kamu Spotu" yazıyor ve altında, sigara izmaritinin çöp olduğunu, ormanda yangına yol açabileceğini, yere çöp atmanın ve orman yangınının kötü şeyler olduğunu ve yere sigara izmaritini atılmaması gerektiğini belirten ifadeler yer alıyor. Bu, sigara içenlerin sigara izmaritini yere atmamaları konusunda uyarıyor. Ancak, aynı zamanda, sigaranın kendisi de çöp olarak niteleniyor ve bu da sigara içenlerin sigara içmeyi bırakması gerektiğini ima ediyor. Bu nedenle, resimde, sigara içenlerin hem izmaritlerini yere atmamaları hem de sigara içmeyi bırakmaları gerektiğini vurguluyor. Bu da bir tür çelişki yaratıyor ve ironik bir mizah unsuru içeriyor. Resimde, "Sigarayı çöpe atacağım yeri bulamadım. Yere atmalı mıyım?" diye soran birine verilen bir yanıt var. Yanıt, sigara izmaritini yere değil de çöpe atması gerektiğini ve böylece çevreye karşı saygılı davranmayı hatırlatıyor. Espri, soruyu soran kişinin sigarayı yere atmayı düşündüğünü ima ederek, sigarayı yere atmanın yanlış olduğunu ve çöpe atması gerektiğini vurguluyor. Bununla birlikte, sigarayı çöpe atmanın bile doğaya zararlı olabileceğini ve en uygun çözümün sigara içmeyi bırakmak olduğunu hatırlatıyor. Resimde, sarı bir çöp kutusu ile turuncu bir sigara izmariti görüyoruz. Resimde, sigara izmaritlerinin çöp olduğu ve orman yangınlarına neden olabileceği belirtiliyor. Çöp atmanın ve orman yangınlarının kötü bir şey olduğunu, bu nedenle sigara izmaritlerini etrafa atmamak gerektiğini vurgulanıyor. Bu resimdeki espri, sigara izmaritlerinin çöp gibi gösterilmesi ve bununla birlikte orman yangınlarına yol açabileceği konusunda uyarı olmasıdır. Sigara izmaritlerinin çöp olarak nitelendirilmesi, insanların onları önemsemeyerek çöpe atacağına gönderme yapmaktadır.


Turkey for this week 👆
Turkey for this week 👆
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde kırmızı bir arka plan üzerinde "vacationist" kelimesi ve bir tanım yer alıyor. Kelimenin anlamı, işten uzakta, dinlenerek, keyif sürerek vakit geçiren kişi anlamına geliyor. Tanım ise bu durumu, "Sonunda, ben bir vacationist'im!" şeklinde esprili bir şekilde ifade ediyor. Bu espri, günlük hayatta sıklıkla kullandığımız "tatildeyim" veya "işten izin aldım" gibi ifadelere bir alternatif sunuyor. "Vacationist" kelimesi, İngilizce "vacation" (tatil) ile "artist" (sanatçı) kelimelerini birleştiren bir kelime oyunu. Bu şekilde, tatil yapan kişinin "tatil sanatçısı" gibi bir imaj oluşturuluyor. Esasen, bu espri tatil yapmanın keyifli ve özel bir durum olduğunu vurgulamak için yaratılmış.


Bayramlarda beraber yarattığımız anılar ...
Bayramlarda beraber yarattığımız anılar #PahaBiçilemez. Hepimizin bayramı kutlu olsun, daha nice sevgi dolu bayramlara. ❤️ @mastercardturkiye #işbirliği
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde, "Bayramlaşmak" yazan kırmızı bir arka plana karşı, bir aile ve "mastercard" logosu bulunmaktadır. Aile, bayramlaşmak üzereymiş gibi görünüyor. Resmin esprili yanı, Mastercard logosunun "Bayramlaşmak" kelimeleriyle birleşerek, "Bayramlaşmak" kelimesinin yerine "Bayramlaşmastercard" kelimesinin çıkmış gibi görünmesidir. Bu, "Bayramlaşmak" eylemini "Mastercard" ile ilişkilendiren ve "Bayramlaşmak" için Mastercard'ın gerekli olduğunu ima eden bir espridir. Resimde bir baba ve kızı oturmuş, telefonla büyüklerine video görüşmesi yapıyorlar. Görünen o ki, büyükleri onlara bayramlaşmak için telefonla arayıp, bir video görüşmesi yapmışlar. Bu espri, bayramlaşmak için telefonla görüşmenin önemini ve aile bağlarının önemini vurguluyor. Espri, bayramda görme şansı olmayan aile üyelerini, telefonda arama yoluyla da olsa bayramlaşmayı unutturmamak için yapılmış. Resimde bir aile birbirine sarılmış şekilde gösteriliyor. "Bayramlaşmak" kelimesinin altında ise "özlemek, kavuşmak, sevmek ve paylaşmak demek." yazıyor. Resimdeki aile üyelerinin birbirine sarılmış olması, "bayramlaşmak" kelimesinin altındaki cümle ile bir araya geldiğinde, "Bayramlaşmak" sözcüğünün "birbirine sarılmak" ile ilişkilendirildiği, dolayısıyla "bayramlaşmak" sözcüğüne bir yeni anlam verildiği ima ediliyor. Bu, "bayramlaşmak" sözcüğünün aslında "özlemek, kavuşmak, sevmek ve paylaşmak" anlamlarını taşıdığı halde, görseldeki resim ile sözcüğün bir araya gelmesi sonucu "bayramlaşmak" eyleminin "birbirine sarılmak" olarak algılanabileceği ve bu nedenle "Bayramlaşmak" sözcüğüne bir yeni anlam kazandırılabileceği şeklinde yorumlanabilir. Resimde, sevgi dolu bir aile, bayram kutlamaları için bir araya gelmiş. Ailenin hepsi birbirine çok benziyor. Bu, ailenin hep beraber güzel bayramlar geçirmesini sağlıyor! Şaka ise, resmin aileyi vurgulamasının ve onların aynı görünmesinin, bayramların birlik ve beraberliği temsil etmesiyle bağlantılı olmasıdır. Aile üyelerinin birbirlerine benzemesi, aile bağlarının sıkı olduğunu ve bayramın bu bağları güçlendirdiğini gösteriyor. Resimde, sevinçli ve mutlu bir aile, sarı bir arka plana karşı duruyor. Görüntüde, sevinç ve mutluluğu vurgulamak için "Eid Mubarak" mesajı kullanılmış. Şaka şu ki, "Eid Mubarak" selamı, ailelerin bir araya geldiği ve hediye alışverişinde bulunduğu, dini bayramlar için kullanılan yaygın bir ifadedir. Ancak, resimdeki aile, görünüşe göre evcil hayvanlarıyla birlikte, bu da "Eid Mubarak" selamının sadece aileler için değil, aynı zamanda evcil hayvan sahipleri için de geçerli olduğunu ima ediyor. Dolayısıyla şaka, "Eid Mubarak" selamının yaygın kullanımıyla, evcil hayvan sahiplerinin de bu sevinci paylaşabileceği fikrini birleştirerek, mizah yaratıyor.


Nasreddin Hodja Tales, translated. We lo...
Nasreddin Hodja Tales, translated. We love the ending 🤣 Here’s a popular Turkish tale to read this Sunday. 🤗 Nasreddin Hoca fıkralarını dünyayla paylaşmak için çevirdik 😁 Son görsele uzun bir süredir gülüyoruz 🤣 #nasreddinhoca #nasreddinhodja
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde Nasreddin Hoca, kırmızı bir cübbe, mavi bir türban ve beyaz bir sakal giyiyor. Elinde tesbih tutuyor ve bir elini yukarı kaldırıp izleyiciye bakıyor. Nasreddin Hoca'nın anlatılarda sürekli esprili ve zekâ dolu bir şekilde karşımıza çıkması onun karakteristik özelliğidir. Bu resimde, Nasreddin Hoca'nın kendine özgü bir tarzı, zekası ve espri anlayışı vurgulanmıştır. Resimde Nasreddin Hoca, komşusundan bir kazan ödünç almış, içine küçük bir tencere koyup geri vermiş. Bu hikayede Nasreddin Hoca'nın komşusuna yaptığı şaka, kazanı kullanmak yerine içine küçük bir tencere koyup geri vermesidir. Bu, komşusunun kendisine verdiği kazandan daha küçük bir şeyle yetinmesini sağlamak için yapılan bir alaydır. Nasreddin Hoca'nın espri anlayışı ve akıllıca hareketleri, bu hikayeyi Türk kültüründe popüler bir folklör haline getirmiştir. Resimde iki tane tencere ve bir çaydanlık var. Küçük tencere büyük tencerenin yanında duruyor. Alttaki yazıda "Kazan sahibi tencereyi görünce "bu nedir?" diye sorar." yazıyor. Bu, komşunun büyük bir tencere gördüğünde, ne olduğu sorularak, küçük olanın "tencere" olduğunu anlamaması üzerine yapılan bir espridir. Resimde, bir hoca bir adamın önünde durmuş ve "Mujde! Kazanınız doğurdu!" diyor. Adam ise şaşkın ve sevinçli bir şekilde bakıyor. Bu espri, kazanların "doğurması" kavramının komik bir şekilde kullanılmasına dayanıyor. Kazanlar elbette çocuk doğuramazlar, ancak burada hoca bu şekilde ifade ederek adamın kazanın içerisinde pişirdiği yemeğe dikkat çekiyor ve açıkçası yeni yemeğin nefis olduğuna işaret ediyor. Resimde, geleneksel Türk kıyafetleri giymiş bir adamın, yanında büyük ve küçük iki tencereyle durduğu görülüyor. Adamın mutluluktan uçtuğu ve elleriyle "hadi" der gibi bir hareket yaptığı görülüyor. Yazıda "Komşusunun bu haber hoşuna gider ve tencereyi kabullenir." yazıyor. Bu espri, komşunun tencerenin yanında mutlu olduğunu ve "haberi" de seveceğini ima ediyor. Ancak gerçekte komşu haberi değil tencereyi almak için heyecanlanmıştır. Espri, kelimenin iki farklı anlamını kullanarak komik bir durum yaratmaktadır. Resimde bir komşusunun kazanını ödünç alan ama geri vermeyen bir Hoca ve Hoca'dan kazanını istemeye gelen komşusu var. Hoca komşusuna kazanın kendisiyle birlikte kaçtığını söyleyerek onu kandırmaya çalışıyor. Komşusunun "kaçtı" yorumuna "Nereden kaçar? Benimle birlikte kaçtı" diyerek cevap vermesi de Hoca'nın kazanı geri vermemek için yaptığı komik bir bahane. Resimde bir hoca ve yanmış bir kazan var. Hoca üzgün bir şekilde "başınız sağ olsun, kazan öldü" diyor. Fıkra, Türk kültüründe kazanların önemli bir yeri olduğunu ve bir kazanın ölmesinin üzücü bir olay olarak kabul edildiğini kullanarak mizah yaratıyor. Bu olay, aslında bir kazanın yanmış olmasına rağmen, ölümle eşleştirilerek abartılı bir şekilde sunuluyor. Resimde, sakallı ve turbandan bir adam, siyah bir kazan ve "Aman Hocam, hiç kazan ölür mü?" diyen bir komşusunu gösteren bir karikatür bulunuyor. Şaka, kazanın bir nesne olduğu ve öldürülemeyeceği fikrine dayanıyor. Komşunun bu sözleri esprili ve ironik bir şekilde söylendiği düşünülüyor. Resimde, şapka takmış, güneş gözlüğü takmış sakallı bir adam ve önünde büyük bir kapkara tencere var. Adam "Kazanın doğurduğuna inanırsın da öldüğüne neden inanmazsın?" diye bir soru soruyor. Bu resimde, adamın sorusu ile çelişkili bir durum ortaya konulmuştur. Tencere doğuramaz, ancak insanın ölümlü olduğunu kabul etmek yerine tencerenin ölümü kabul etmemeyi sorgulaması espriyi oluşturmaktadır. Resimde, mavi bir türban takmış ve beyaz sakallı bir adam var. Gözlerinde "swag" gözlükleri var. Bu, "swag" ifadesinin "the end" ile birleştirilmesiyle yapılan bir espri. Bu espri, "the end" ibaresinin, "swag" kelimesinin "The end" diye okunmasını hatırlatmasıyla "swag" ile birlikte kullanılmasını ima ediyor. Yani espri "Swag bitti" anlamına geliyor.


Today is the birthday of İsmail YK. 🥳 He...
Today is the birthday of İsmail YK. 🥳 He is a critically acclaimed Turkish singer, songwriter, and contemporary dancer. We wish him a happy birthday. 🤗 Bugün de günlerden İsmail YK. Doğum günün kutlu olsun @ismailyk 🥳 #ismailyk
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, genç bir erkek, beyaz yazıların üzerine binmiş bir şekilde, "Gazaya bas aşkım, gazaya bas. Kim tutar seni? Gazaya bas. Yollar senin, hiç durma. Hadi uçur beni burdan" yazan bir mesajın önünde duruyor. Şarkı sözleri, "Step on the gas, my love step on the gas, who can hold you, step on the gas, roads are yours don't stop, fly me out of here" ile İngilizce olarak yazılmış. Fotoğrafda yer alan mizah, Türkçede "Gazaya bas" anlamına gelen "Step on the gas" ifadesinin aynı zamanda hızlı araba kullanma eylemine işaret etmesi ve bu durumun şarkının sözlerinde kullanılan "fly me out of here" ile birleşmesiyle yaratılmış. Bu iki ifade birleştiğinde, şarkıda bahsedilen kişiye, hızlı bir şekilde uzaklaşması gerektiği mesajı veriliyor ve bu durum da ironik bir şekilde, söz konusu kişiye, gerçekten bir araba kullanıyor gibi bir his vererek komiklik yaratıyor. Fotoğrafta, siyah bir ceket giymiş, sakallı ve uzun saçlı bir adam görüyoruz. Adam elini havaya kaldırmış ve biraz "mafya" gibi görünüyor. Görüntünün altında ise "Doksan altmış doksan vücudum var. Doya doya bitmez tadım var. Kendime arkadaş arıyorum. Aradığım bana uyacak dediğimi yapacak" yazıyor. Bu görsel, Türk kültüründe "doksan altmış doksan" ifadesinin "çok güçlü, dominant" anlamında kullanılmasına bir gönderme. Adam, bu ifadeyle kendisini çok güçlü ve istediğini yaptıran biri olarak gösteriyor. "Aradığım bana uyacak dediğimi yapacak" ifadesi ise, arkadaş arayan birinin değil, birini kontrol eden, "kullanabileceği" biri arayan biri olduğu izlenimini veriyor. Görseldeki mizah, klasik "doksan altmış doksan" cümlesinin bu durumda tamamen ters bir anlamda kullanılmasından kaynaklanıyor. Resimde sakallı bir erkek, "Go mad, go mad baby, Come on make me pretty, Shake it, shake it baby, Look at what you've done to me" yazan bir metinle birlikte komik bir poz vermiş. Erkek, "Kudur Baby, İsmail YK" yazan bir metinle birlikte oldukça çocuksu bir şekilde hareket ediyor. Bu görsel, bir şarkının sözlerini ve İsmail YK'nın takma adı altında yaptığı bir parodiyi bir araya getirerek espri yapıyor. "Kudur" kelimesi Türkçe'de "sinirlenmek" anlamına gelir, bu da şarkı sözlerindeki "Go mad" ifadeleriyle örtüşür. Bu nedenle, görsel bir ironi yaratılıyor.


Bugün Aziz Nesin'in aramızdan ayrılışını...
Bugün Aziz Nesin'in aramızdan ayrılışının 26. yıl dönümü 🌹 Bıraktığın birçok eserle, sevgide, düşünmekte ve sorgulamada bize yol gösterdiğin için teşekkürler ❤ 26 years ago on this day Aziz Nesin left us but his work will always remain in our hearts. Thank you ❤ #aziznesin
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta Aziz Nesin'in bir sözü yazılı. Söz şöyle: "Bırak olmasın mezar taşımız, bir okul bahçesine gömsünler bizi, çocuklar koşsun üzerimizde...". Şaka, ölümden sonra bile insanların üzerinde koşacak çocukları hayal etmenin insan hayatını bir oyun alanına dönüştürmesi ve bu düşüncenin ölümden sonra dahi özgürlük ve eğlenceyi çağrıştırması üzerine kurulu. Nesin, ölümün keder ve hüzün değil, hayatın devamlılığı ve neşesinin bir sembolü olabileceğini ima ediyor. Fotoğrafta Aziz Nesin'in bir sözü yer alıyor. Sözünde, "Alevi değilsin ki sana ne oluyor?" diyen birine, "İnsan değilsin ki sana nasıl anlatayım?" diye cevap verdiğini anlatıyor. Fıkra, kişinin Alevi olup olmamasının önemi olmadığını, insan olup olmadığının daha önemli olduğunu vurgulayarak, Alevi olmamaktan kaynaklanan bir eleştirinin aslında bir önyargıyı ortaya koyduğunu gösteriyor. Özetle, Aziz Nesin, ironi ve mizah kullanarak, Alevi kimliğiyle yapılan ayrımcılığı eleştiriyor ve insanlık kavramını ön plana çıkarıyor. Fotoğrafta Türk yazar Aziz Nesin'in bir sözü ve portresi var. Söz şöyle: "Çocuklara daha iyi bir dünya bırakmak yerine dünyaya daha iyi çocuklar bıraksanız, sorun kendiliğinden çözülecek aslında." Bu söz, daha iyi bir dünya bırakma çabalarının çocuklara iyi bir eğitim vererek onların soruna kendiliğinden çözüm bulmalarını sağlamaktan daha etkili olabileceğini ima ediyor. Aziz Nesin, bu sözle dünyayı değiştirmek için bireylerin kendilerini ve çevrelerini geliştirmelerinin önemini vurguluyor.


Hatırlatma: kendinizi sevmek için neden ...
Hatırlatma: kendinizi sevmek için neden aramanıza ihtiyaç yok. Var olmanız yeterli ❤️ Sevgiler ve iyi haftalar 🤗 Reminder: you don’t need to find a reason to love yourself. Just love yourself for being. ❤️ Have a great week, love 🤗 This post is translated and slightly modified from a post of @storysellercomics Follow him for more great content. p.s.: we had to delete and repost this because some of the images appeared black source:
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Bu görüntüde, Tumblr'ın topluluk yönergelerini ihlal ettiği için kaldırılan içerikle ilgili bir mesaj görüyorsunuz. Bu, Tumblr'da sıklıkla rastlanan bir durumdur ve kullanıcılar genellikle yönergelerini anlamakta zorluk çekerler. Bu nedenle, "bu içerik Tumblr'ın topluluk yönergelerini ihlal ettiği için kaldırıldı" mesajı, bir tür "Tumblr'da standart" haline geldi. Resmin esprili yanı, Tumblr'ın yönergelerinin oldukça katı olması ve kullanıcıların neyin uygun olduğunu anlamakta zorlanmalarıdır. Bu nedenle, bu mesajı sık sık görürüz ve artık neredeyse bir klişe haline gelmiştir. Resimde Tumblr'da paylaşım yapılan bir içerik için "Bu içerik Tumblr topluluk kurallarını ihlal ettiği için kaldırıldı." uyarısı yer almaktadır. Bu, internet ortamında içeriklerin sık sık sansüre uğramasına ve kaldırılmasına ilişkin bir espridir. Burada, Tumblr'ın topluluk kuralları belirli bir konuda veya türde paylaşımı yasaklayarak insanların özgürce ifade özgürlüğünü kısıtladığı ima edilmektedir. Görsel, Tumblr'ın topluluk kurallarını ihlal ettiği için bir içeriğin kaldırıldığını bildiren bir mesaj gösteriyor. Bu tür mesajlar genellikle şaşırtıcı veya eğlenceli içerikleri kaldırdığında kullanıldığı için mizahın kaynağı buradan geliyor. Bu mesajın altında yatan espri, Tumblr'ın topluluk kurallarının bazen katı ve beklenmedik bir şekilde uygulandığını ve sonuç olarak eğlenceli veya ilginç içeriklerin bile kaldırılmasına neden olabileceğini gösteriyor. Bu durum, "Tumblr'da her şey yasak!" veya "Tumblr'da komik olan her şey kaldırılıyor!" şeklinde yorumlanabilir. Resim, Tumblr'ın topluluk kurallarını ihlal ettiği için kaldırılan bir içerik bildirimi gösteriyor. Bu resimde bir şaka yok. Resim, Tumblr'ın içerik politikasına uygun olmayan içeriklerin kaldırıldığını gösteren standart bir bildirim. Resimde "Bu içerik Tumblr'ın Topluluk Kurallarını ihlal ettiği için kaldırıldı." yazıyor. Bu mesaj genellikle Tumblr'da, platformun kurallarını ihlal eden içerikler kaldırıldığında kullanılır. Burada bir espriden ziyade, Tumblr'ın içerik politikasını uyguladığının bir göstergesidir. Resimde Tumblr'ın topluluk kurallarını ihlal ettiği için kaldırılan bir içeriğe ait bir mesaj görülüyor. Bu mesaj, Tumblr'ın topluluk kurallarını ihlal eden içeriklerin kaldırılmasını ve bunun da genellikle platformda paylaşılan içeriklere yönelik bir şaka olarak kullanıldığını gösteriyor. **Şaka şu ki**, Tumblr'ın topluluk kuralları bazen çok katı veya hatta saçma gelebiliyor, bu da içerik üreticileri tarafından eleştiriliyor. Bu nedenle, bu tür mesajlar, Tumblr'ın topluluk kurallarının katılığa ve yaratıcılığa ne kadar zarar verebileceğini alaycı bir şekilde gösteriyor. Resim, Tumblr'ın topluluk kurallarını ihlal ettiği için kaldırılan bir içerik mesajı gösteriyor. Resimdeki espri, Tumblr'ın topluluk kurallarının ne kadar katı ve garip olabileceğini vurgulamak ve insanların kurallar yüzünden içeriklerini kaybetmesinin komikliğini göstermek. Örneğin, Tumblr'ın topluluk kuralları çok katı ve bazen anlamsız olduğu için insanlar paylaştıkları içeriği neden kaldırdıklarını bilemeyebilirler. Bu durum, insanların Tumblr'da paylaşım yaparken dikkatli olmaları gerektiği ve kuralların ne olduğunu bilmeleri gerektiği konusunda bir espri olarak düşünülebilir. Resim, bir Tumblr gönderisinin kaldırılmış olduğuna dair bir uyarı mesajı gösteriyor. Mesaj, gönderinin Tumblr'ın topluluk kurallarını ihlal ettiği için kaldırıldığını belirtiyor. Bu mesaj bir şaka değil, yalnızca bir bilgi mesajıdır. Şaka yoktur. Bu resimde, Tumblr'ın topluluk kurallarını ihlal ettiği için kaldırılmış bir içerik mesajı görünüyor. Bu mesaj, herhangi bir içerik paylaştığınızda, kurallara uymanız gerektiğini hatırlatıyor. Şaka yok.


Artık hayret edemiyoruz, bu o kadar üzüc...
Artık hayret edemiyoruz, bu o kadar üzücü ki. Bu ülkede her gün kötü bir haberle uyanmak zorunda değiliz. Gerekli cezaların verilmesini istiyoruz. #kadıncinayetleripolitiktir We are no longer shocked with this news and that shows how sad the situation is. We don’t need to wake up everyday with another bad news. Necessary punishments should be given. #femicideispolitical Kaynaklar/Sources:
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde, "Femicide is Political" başlığı altında bir metin yer alıyor. Metin, Aleyna Çakır cinayetinin baş şüphelisi Ümitcan Uygun'un hapisten çıktığını ve Aleyna Çakır'ı ölümüne kadar dövdüğünü, Aleyna Çakır'ın baygınlık geçirdikten sonra DNA'sının Ümitcan Uygun'un bedeninde bulunduğunu belirtiyor. Resimdeki espri, kadın cinayetlerinin siyasi bir sorun olduğu ve bunun toplumda görmezden gelinemeyeceği mesajını verirken, aynı zamanda şüphelinin serbest bırakılmasıyla ilgili bir eleştiri de içeriyor. Şaka, hem kadın cinayetlerinin toplumsal bir sorun olduğuna dikkat çekmeyi hem de adalete olan güveni sarsacak bir durumu eleştirmeyi hedefliyor. Resimde "Kadın cinayetleri politiktir" ifadesi 10 kere tekrarlanmış. Resimde, bir Türk çay bardağı ile "TD" yazısı, "Kadın cinayetleri politiktir" ifadesinin son satırında eklenmiş. Bu resimle yapılan espri, "Kadın cinayetleri politiktir" ifadesinin sıkça tekrarlanarak, bu konuda duyarsızlaşılmasının eleştirilmesi ve aslında bu konunun politik bir konu olmadığı ve çözülmesi gereken bir sorun olduğu vurgulanmasıdır. Resimde eklenen çay bardağı ise, bu konuyu gündelik hayata ve çay saatlerine indirgemenin bir eleştirisidir.


Geldiği gibi gitti. Tebrikler Boğaziçi 👏...
Geldiği gibi gitti. Tebrikler Boğaziçi 👏 İyi bir eğitim alma ve demokratik süreçlerle yönetilme hakkınızı savunduğunuz ve tüm ülkeye umut olduğunuz için teşekkürler ✊ After 192 days of protesting, the rector of Bogazici who has been appointed by the president has been taken off duty by the president. We applaud the students and academicians of the university who hasn’t stopped believing and standing up for their rights. You are a beacon of hope for our country. ✊ #melihbulu #boğaziçiüniversitesi #boğaziçi
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resim, Gül ve Menekşe çiçekleri ile süslenmiş yeşil bir arka plan üzerinde, "Gül kırmızı, Menekşe mavi. 192 günlük protestodan sonra Boğaziçi Üniversitesi nihayet Melih Bulu'ndan kurtuldu" yazan bir görseldir. Bu görsel, eski rektörün Boğaziçi Üniversitesi'nden ayrılması sonrasında yapılan bir espridir.


Doğa katliamına dur diyin! Her gün yeni ...
Doğa katliamına dur diyin! Her gün yeni bir haberle doğayı nasıl katlettiğimizi görüyoruz. Yeter artık. Yeteeeer. Stop the destruction of nature. Every day we see another piece of news that sadden us. It’s enough. Enouuugh. Tuz Gölü’ndeki flamingolarla ilgili haberi paylaşan @birddetective e teşekkür ederiz. #tuzgölü
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Görselde "Tuz Gölü'ndeki Yavru Flamingolar Öldürüldü" başlığı ve altında "Bu nasıl bir cümle? Hangi ülkede böyle bir cümleyi kurmak gerekir. Sebebi: gölü besleyen su kanallarının önünün kesilip tarlalara sulama için yönlendirilmesi. İnsanı insan olmaktan utandiriyorsunuz." yazıyor. Bu görsel, "Tuz Gölü'ndeki yavru flamingoların sulama kanallarının kesilmesi nedeniyle öldürüldüğü" durumuna dikkat çekerek, insanların doğaya olan saygısızlığını ve doğa kaynaklarını kötüye kullanmasını eleştiren mizah dolu bir içerik. Resimde "Doğaya Neler Yaptık?" başlığı altında, doğaya zarar veren üç farklı olayı ele alıyor. **1. Sulama için Tuz Gölü'ndeki yavru flamingolar öldürüldü.** - Bu cümle sulama için Tuz Gölü'nün kurutulması sonucu yavru flamingoların hayatını kaybettiğini ima ediyor. **2. 12 bin yıllık Dipsiz Göl define aramak için kurutuldu.** - Bu cümle ise 12 bin yıllık Dipsiz Göl'ün define aramak için kurutulmasıyla tarihi ve doğal bir değerinin yok edildiğini gösteriyor. **3. Maliyet sebebiyle arıtılmayan atıklar Marmara Deniz'ini müsilajla kapladı.** - Bu cümle ise atıkların arıtılmaması sebebiyle Marmara Denizi'nin müsilajla kirlendiğini ve deniz ekosistemine zarar verildiğini vurguluyor. Bu resimde, insanlığın doğaya olan olumsuz etkileri ve bu etkilerin sonuçlarını mizah yoluyla gösteriyor. Resimdeki yazıların ve görsellerin, insanları doğaya karşı daha duyarlı olmaya ve çevre koruma konusunda bilinçlenmeye teşvik etmeyi amaçladığı söylenebilir. Görselde "Canlılar ve Ekosistemimiz Para İçin Katledilmemeli" yazan bir afiş var. Afiş, doğanın ekonomik çıkarlar uğruna yok edilmesini eleştiriyor. Afişin altında ise "Nefes alacak ormanımız, yüzecek denizimiz kalmadığında birkaç kişinin banka hesabıyla mı kendimizi avutacağız?" sorusu soruluyor. Bu afişdeki espri, insanlığın doğayı yok etmesinin uzun vadede kendi kendine zarar vereceği gerçeğini vurgulamaktadır. Yüzülecek denizin veya nefes alınacak ormanın kalmaması gibi bir durumda, insanın paraya sahip olması bile hayatını kurtarmaya yetmeyecektir. Yani, para, doğal kaynakların yok edilmesinin doğuracağı sonuçlara karşı bir çözüm olmamaktadır. Resimde Eduardo Galeano'nun "Eğer doğa bir banka olsaydı, çoktan onu kurtarmışlardı." sözü ve bunun İngilizce çevirisi bulunuyor. Bu sözler, doğanın değerini ve insanlığın doğayı ne kadar kötüye kullandığını vurgulamak için kullanılan bir alaycı mizah örneğidir. Sözler, insanlığın para ve ekonomiye olan aşırı bağlılığına ve doğaya bakış açısına gönderme yapmaktadır. Özetle, şaka insanlığın para ve ekonomiye olan odaklanmasının, doğayı korumaktan çok daha önemli olduğunu ve bu nedenle doğa bir banka olsaydı çoktan kurtarılmış olurdu anlamına geliyor. Resimde, "Baby Flamingos in Salt Lake of Turkey Have Been Killed" yazılı bir levha ve altında bununla ilgili bir açıklama var. Şaka, Türkiye'de bir "Tuz Gölü" olmamasına rağmen, bu cümleyi duyduğumuzda aklımıza gelen ilk yerin Türkiye olmasıyla ilgili. Ayrıca, flamingo gibi kuşlar tuzlu göllerde yaşamazlar. Bu nedenle, şakanın amacı, okuyucunun Türkiye'nin coğrafi özelliklerini düşünmeden, ilk tepkisini "tuz gölü" olarak vermesini sağlamak. Bu resimde Türkiye'nin doğasına verilen zarara dikkat çeken bir yazı yer alıyor. Yazıda, "Çiftlik sulama için bebek flamingoların öldürüldüğü, 12.000 yıllık 'Dipsiz Göl'ün hazine aramak için kurutulduğu ve Marmara Denizi'nin, maliyetleri düşürmek için arıtma tesisleri kurulmaması nedeniyle deniz salyasıyla kaplandığı" belirtiliyor. Resmin alt köşesinde, "TD" logosu ile bir çaydanlık görülüyor. Bu resimde, "Çiftlik sulama için bebek flamingoların öldürülmesi", "Dipsiz Göl'ün kurutulması" ve "Marmara Denizi'nin deniz salyasıyla kaplanması" gibi gerçek sorunlara atıfta bulunulurken, bunları bir çaydanlıkla ilişkilendirerek mizah katılmış. Dolayısıyla, resimdeki espri, Türkiye'deki çevre sorunlarını abartarak, bunların aslında çay demlemek gibi basit bir eylemle ilişkilendirilmesiyle ortaya çıkıyor.


Bugün Adalet Ağaoğlu’nun ölüm yıl dönümü...
Bugün Adalet Ağaoğlu’nun ölüm yıl dönümü🌹 Geçen sene bugün kaybettiğimiz Adalet Ağaoğlu Türk edebiyatının en önemli romancılarından biridir. Bize hediye ettiğin eserlerin için teşekkürler ❤️ Today is the day that Adalet Ağaoğlu left us 🌹 She is one of the greatest novelists of Turkish literature. We appreciate her art ❤️ #adaletağaoğlu
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde Adalet Ağaoğlu'nun bir fotoğrafı ve onun ünlü sözü olan "Bu kaçıncı sonbahar kimsenin kimseyi ısıtmadığı..." yazıyor. Şaka, Adalet Ağaoğlu'nun sözünün, insanların birbirlerini ısıtmadığı ve sıcaklık göstermediği bir sonbahar metaforu kullanarak, insanların duygusal olarak soğuk ve mesafeli olduğunu ima etmesinde yatmaktadır. Bu söz, çoğu zaman insanların birbirlerine karşı duyarsız kaldıkları zamanlarda kullanılır. Resimde Adalet Ağaoğlu var. Sözleri; "Herkes kendine bir efendi seçiyor. Kendisi, yalnız kendisi olmaktan korkuyor." diye devam ediyor. Bu söz, insanların kendilerini başkalarına efendi seçmelerini ve yalnız başlarına kalmaktan korkmalarını eleştiriyor. Aslında, insanlar kendilerini kabul etmekte ve yalnız kalmaktan korkmamakta özgür olmalıdır. Bu, "Herkes kendine efendi seçiyor, ama kimsenin kendisini gerçekte sevmediğini" düşündürür. Ağaoğlu, bu cümleyle insanların yalnız başlarına kalmaktan korktukları ve gerçekte kendilerini sevmedikleri için başkalarına itaat ettiklerini ve kendilerini efendi seçtiklerini ima ediyor. Resimde Adalet Ağaoğlu'nun fotoğrafı ve bir alıntısı var. Alıntı şu: "Hayatla piştigi gibi, kitapla da pişmeli insan." Fıkra, insanları yemeğe benzeterek, hayatla ve kitapla piştikleri fikrini ortaya koyuyor. Bu metafor, insanın hayat tecrübeleriyle ve kitap okuyarak olgunlaştığını ve geliştiğini ifade ediyor.


İyi hissetmekle ilgili dilimizden ifadel...
İyi hissetmekle ilgili dilimizden ifadeler karşınızda 💛 Peki iyi hissetmek için neler yapıyoruz? Belki de yapabileceğimiz şeylerden ilki ve en önemlisi kendimize iyi bakmak 🌼 Dengeli ve düzenli beslenerek vücudumuza ihtiyaç duyduğu vitamin ve mineralleri sağlayabiliriz. Yoğun tempolu dönemlerde bir de takviye isterseniz Supradyn Energy Focus içerdiği 12 Vitamin, 9 Mineral, Ginseng ve Polifenol ile size destek olabilir. Kendimizi iyi hissedeceğimiz sağlıklı bir yaşam için vücudumuza her zaman gerekli özeni gösterelim 🤗 @supradynturkiye #işbirliği
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Bu resimde, sarı bir arka plan üzerinde beyaz yazı tipiyle "mükemmelliğin büyüsü" yazıyor. Altında, "fevkalade nin fevkınde" yazıyor ve bu da Türkçede "mükemmelliğin de ötesinde" anlamına geliyor. Bu ifadeyle, "mükemmellik" kavramını daha da aşan bir durum anlatılıyor. Resmin altında, "Supradyn Enerji" logosu ve "TD" logosu ile bir kupa resmi bulunuyor. Bu, "fevkalade nin fevkınde" ifadesinin bir tür "enerji içeceği" ile ilişkilendirildiğini ve bu enerji içeceğinin kupanın üstüne yerleştirildiğini ima ediyor. Resimdeki espri, Türkçede "fevkalade nin fevkınde" gibi aşırı abartılı bir ifadeyi kullanarak, enerji içeceğinin gücünü absürt bir şekilde abartması. Bu, enerji içeceğinin sıradan bir içecekten çok daha güçlü olduğu anlamına geliyor. Resim, "Supradyn" enerji içeceğini kullananların "mükemmelliğin de ötesinde" bir enerji seviyesine ulaşabileceklerini ima ediyor. Resimde sarı bir arka plan üzerinde beyaz yazı ile "life is beautiful to me" yazısı bulunuyor. Aynı zamanda resimde "Supradyn Energy" ve "TD" logoları da yer alıyor. Resimdeki şaka şu şekilde: "Hayat bana güzel" ifadesi Türkçe'de, hayatın güzel olduğunu ifade etmek için kullanılan yaygın bir sözdür. Resimde ise "life is beautiful to me" yazısı bulunuyor ve "Supradyn Energy" ve "TD" logoları ile birlikte gösterilmiş. Bu da bir kelime oyunu oluşturuyor çünkü "Supradyn Energy" ve "TD" logoları "hayat bana güzel" ifadesinin kelime oyununu çağrıştırıyor. Resimde sarı bir zemin üzerinde beyaz yazı ile "my pleasure is in its place" yazıyor. Altında ise " /keyfim yerinde/ (exp.) 1. I feel happy, everything is good" yazıyor. Bu bir kelime oyunu. "My pleasure" ifadesi İngilizce olarak " Rica ederim" anlamına gelirken, Türkçede ise "keyfim yerinde" aynı zamanda "Rica ederim" gibi bir cümleye karşılık geliyor. Bu yüzden, "My pleasure" ifadesi Türkçede "keyfim yerinde" ile yer değiştirilmiş.


Happy birthday Tiny Sparrow 🎉🐦 Doğum gün...
Happy birthday Tiny Sparrow 🎉🐦 Doğum günün kutlu olsun Minik Serçe 🎉🐦 #sezenaksu #sezenaksusarkilari #sezenaksusözleri #sezenaksuşarkıları
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde Sezen Aksu'nun fotoğrafı ve "Ah kaldırımlar biliyor Bir devir muhteşemdik Güz güneşinden hüzünlü İlk yazdan şendik" yazısı yer alıyor. Şarkı sözlerinde ilkbaharın sonbahar kadar güzel olmadığı ve insanları üzdüğü ima ediliyor. Ancak, fotoğrafta Sezen Aksu gülüyor ve bu da sözlere ironik bir yorum katıyor. **Şaka şudur:** Sezen Aksu, sözlerinde ilkbaharın hüzünlü olduğunu söylemesine rağmen fotoğrafta gülüyor, bu da ilkbaharda mutlu olduğunu ima ediyor. Bu, şarkı sözleri ile görsel arasındaki çelişkiyi kullanarak bir ironi yaratıyor. Fotoğrafta ünlü Türk şarkıcı Sezen Aksu'nun bir fotoğrafı ve şarkısının sözleri yer alıyor. Sözler, Sezen Aksu'nun ünlü şarkısı "Şanına İnanma" dan alınmış. Şarkının sözlerinde geçen "Gerçeği gözden kaçiran yarim, eğriyi doğruyu şaşıran yarim, aşkımla ruhunu şad ederken, sonunda sabrımı taşıran yarim" ifadesi, bir insanın gerçeği görmezden gelip, kendini aldatmasını ve başkalarının sabrını taşırmaya devam etmesini anlatıyor. Bu ifadeler, genellikle bir ilişkinin sona ermesine sebep olan davranışları sembolize ediyor. Şarkı, Sezen Aksu'nun kendine özgü ironik ve mizah dolu üslubuyla, ilişkilerin karmaşıklığını ve insan davranışlarının çelişkilerini ele alıyor. Resimde Sezen Aksu'nun bir gülümsemeyle poz verdiği, siyah beyaz bir fotoğraf var. Fotoğrafın üstünde ise Sezen Aksu'nun "Aşk koruyabilir bir tek kaldiyasa hala masumiyetimizi" sözü yazılı. Bu söz, aşkın insanın masumiyetini koruyabildiğini, ancak masumiyet kalmadığında aşkın da bir anlamı olmadığını ima ediyor. Bu durum, "Aşk koruyabilir bir tek kaldiyasa hala masumiyetimizi" sözüyle esprili bir şekilde anlatılıyor. Zira Sezen Aksu, fotoğrafta oldukça olgun bir yaşta, masumiyetinden çok uzak bir şekilde görünüyor.


🌞 plans for today 🌞 🏖 günün planı 🏖
🌞 plans for today 🌞 🏖 günün planı 🏖
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde turuncu bir arka plan üzerinde beyaz yazı ile "Yan gel yat (exp.) 1. Hiçbir şey yapma, dinlen. 2. Hayattan zevk al" yazıyor. Bu, "Yan gel yat" deyimini İngilizceye çevirmeye çalışırken, "come sideways, lay down" ifadesini kullanarak, daha da güldürücü hale getirmiş. Fikra, İngilizceye çeviri yapılırken kullanılmış olan absürt kelime seçiminden ve "Yan gel yat" deyiminin anlamını tam olarak yansıtmayan ifadeden geliyor.


Özlem Türeci günümüzün en etkili bilim i...
Özlem Türeci günümüzün en etkili bilim insanlarından biridir. Pandemide binlerce hayatı kurtarmakta büyük bir rol oynamıştır. Tek başarısı Uğur Şahin'in eşi olmak değildir. Lütfen cinsiyet ayrımı yapmadan kendisine gereken saygıyı gösterin. 🌼 Özlem Türeci is one of the most impactful scientists of our days. She has helped save countless lives during the pandemic. We respect and appreciate her work. 🌼 #özlemtüreci #ozlemtureci #biontech
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta Özlem Türeci'nin portresi ve onun hakkında bazı bilgiler yer alıyor. Türeci, COVID-19 aşısının geliştirilmesinde önemli rol oynayan BioNTech şirketinin kurucularından biri. Metinde "Tek başarısı Uğur Şahin'in eşi olmak değildir" şeklinde bir cümle geçiyor. Bu, Özlem Türeci'nin sadece Uğur Şahin'in eşi olarak değil, aynı zamanda kendi başarısıyla tanınan bir bilim insanı olarak da görüldüğünü vurgulamak için yazılmış. Bu, Türeci'nin kendi yetenekleri ve çalışmalarıyla elde ettiği başarıların sadece eşinin başarısına indirgenmemesi gerektiği konusunda bir espri. Fotoğrafta, mor bir arka plan üzerinde beyaz yazı ile yazılmış bir metin görülüyor. Metin, "Neden Özlem Türeci? Neden 'Uğur Şahin'in Eşi Değil?" başlıklı bir yazı. Bu başlık, Uğur Şahin ve Özlem Türeci'nin ortak çalışmaları ve Özlem Türeci'nin Uğur Şahin'in eşi olarak anılması nedeniyle yapılmış bir espri. Özlem Türeci, Uğur Şahin ile evli olsa da, kendi başarılarıyla tanınan ve bağımsız bir bilim insanı. Metnin devamında, Özlem Türeci'nin kendi başına bir başarı hikayesi olduğu ve cinsiyetçi bir şekilde sadece Uğur Şahin'in eşi olarak görülmemesi gerektiği vurgulanıyor. The photo shows Özlem Türeci, a Turkish-German physician and scientist, who co-founded the biotechnology company BioNTech. She is known for her crucial role in developing the mRNA-based vaccine that is 90% effective against COVID-19. She is also a lecturer at Mainz Johannes Gutenberg University. The joke in Turkish is that Özlem Türeci's name sounds like "özlem türeci" which means "longing for a pastry" in Turkish. So, the joke plays on the fact that her name sounds like a common Turkish phrase, creating a humorous connection between her scientific work and the everyday experience of craving a pastry.


İçerik ekle

Template seç, yazını yaz, kepsi siteye gönder.

Keps yap →

💬 Son Yorumlar