İçerik ekle template seç, yaz, gönder
sozluk ile ilgili bulabildiğim postlar, videolar, karikatürler, resimler, tweetler, miimler

What we are witnessing nowadays 👆
What we are witnessing nowadays 👆
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde "Koyun korkuyor, kasap endişeli" yazıyor. Bu, koyunun hayatından endişelenirken, kasabın ise etle ilgili endişelerini temsil eden bir Türk atasözüdür. Bu atasözü, birinin kendi çıkarlarını düşünürken başkasının sıkıntılarından habersiz olduğunu veya başkasının sıkıntılarını umursamadığını ifade eder. Aynı şekilde, "Koyun korkuyor, kasap endişeli" de insanların kişisel çıkarları için başkalarının zorluklarını umursamadıklarını ifade etmek için kullanılır.


Bugün Çanakkale Zaferi'nin 107. yıldönüm...
Bugün Çanakkale Zaferi'nin 107. yıldönümü. Bugüne ulaşmamızı sağlayan başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere vatanın bölünmez bütünlüğünü korumak için hayatlarını feda eden şehitlerimizi minnet ve saygıyla anıyoruz. 18 Mart Çanakkale Zaferinin yıl dönümünde, 2019 yılından bu yana sürdürdüğü “Zafere Selam” projesi için Kültür ve Turizm Bakanlığı Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı ile “ebedi protokol” imzalayarak Şehitlikler ve Şehitler Abidesi, Dur Yolcu silüeti, Tarihi Alanda bulunan sekiz ayrı köyde toplam 2100 adet köy evi ve köy okulları gibi birçok alanın özgün yapısı korunarak Tarihi Alan Başkanlığı ile birlikte bakımlarından sorumlu olacak olan Filli Boya, Çanakkale Ruhuna ebediyen sahip çıkmaya devam edecektir. @filliboya #18Mart #ÇanakkaleZaferi #işbirliği
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Bu resimde, Anıtkabir'in önünde duran bir yolcu ve "Dur Yolcu!" yazısı var. Şaka, Anıtkabir'in Anıtkabir olduğu gerçeğinde yatıyor. Anıtkabir, Atatürk'ün mezarının bulunduğu yerdir ve bir anıt mezar olarak kabul edilir. "Dur Yolcu!" ifadesi, Anıtkabir'in ihtişamına ve anlamına dikkat çekmek için kullanılır. Böylece, "Dur Yolcu!" yazısıyla, Anıtkabir'in önemi ve Atatürk'ün anısına duyulan saygı vurgulanıyor.


Susuz bir hayatı hayal edebiliyor musunu...
Susuz bir hayatı hayal edebiliyor musunuz? Yeterli miktarda ve iyi kalitede suyun varlığı, insanlığın geleceğinin en temel koşulu. Kale Banyo’nun su tasarrufuna yönelik çevreci ürünleri verimliliği arttırıyor; suyun boşa akmasını engelleyerek, daha iyi bir gelecek için su kaynaklarımızı korumaya yardımcı oluyor. Bilinçli su kullanımını yaygınlaştırmak ve hayat kaynağımız olan suyu yarınlarımıza ulaştırmak için çalışan Kale Banyo, sürdürülebilir ürünleriyle 2014 yılından bu yana 16 Milyon m³ su tasarrufu yaparak, Elmalı Barajı’nın 1 yılda sağladığı kadar suyu korudu. Çanakkale’deki doğal su kaynağını kullanan 72 musluğu tasarruflu bataryalarla değiştirerek, gelecekte her bir damlaya ihtiyacımız olduğu bilinciyle hareket ediyor. Yaşanabilir gelecek için suya ve dünyaya iyi bakmanın hepimizin görevi olduğunu biliyor, 22 Mart Dünya Su Günü’nü destekliyoruz. #İyiBakDünyana #DünyaSuGünü #KaleBanyo #İşbirliği
Yapay zeka açıklaması

Resimde "Su" kelimesinin anlamını anlatan bir afiş bulunuyor. Afişte su ile ilgili birçok deyim ve atasözü kullanılmış. Suyun önemini vurgulamak amacıyla. Fakat afişin altında "Kale Banyo" yazıyor. Bu, su ile alakasız bir banyo markasının reklamıymış gibi bir izlenim veriyor. Yani burada afişe "Su" kelimesini kullanarak bir anlam kazandırılmış ama altında bambaşka bir şeyin reklamını yapıyor. Bu da afişin mizah içerdiğini gösteriyor. Çünkü afişin "Su" kelimesinin önemini vurgulaması, altında ise "Kale Banyo" gibi tamamen farklı bir şeyin reklamını yapması, beklenmedik bir durum yaratarak gülümsetiyor. Resimde mavi bir zemin üzerinde beyaz yazı ile yazılmış bir mesaj bulunuyor. Mesajda, "Projeksyonlara göre, 2040 yılında su fakiri bir ülke, 2050'lerde 'kıtlık-kuraklık' çeken bir ülke haline geleceğiz." yazıyor. Resmin altında ise "Kale Banyo" yazıyor ve yanında tuvalet şeklindeki "TD" logosu yer alıyor. Resimdeki espri, "su fakiri" olan bir ülkenin 2050'lerde "kıtlık-kuraklık" çekmesiyle ilgili bir absürtlük yaratması ve bu espriyi "Kale Banyo" markasıyla, özellikle tuvalet ile ilişkilendirmesi üzerine kurulu. Kısacası, espri, ülkenin su kaynaklarının azalmasıyla ilgili ciddi bir konuyu, tuvalet markasıyla bağdaştırarak absürt bir hale getiriyor ve böylece dikkat çekici bir mesaj veriyor. Resimde, mavi bir arka plan üzerinde beyaz fontla yazılmış bir metin var. Metin, Türkiye'de kişi başına günlük su tüketiminin 228 litre olduğunu ve bunun dünyada kişi başına su tüketiminde 4. sırada yer aldığımızı söylüyor. Resmin alt kısmında "Kale Banyo" markasının logosu bulunuyor. Burada yapılan espri, Türkiye'de su tüketiminin çok yüksek olmasına rağmen, su kaynaklarının yetersiz olması ve su sıkıntısı çekilmesi durumu ile ilgili. Fotoğrafta, mavi bir arka plan üzerine beyaz yazı ile "Dünyadaki su tüketiminin %11'i, Türkiye'deki su tüketiminin de %16'sı evsel kullanımdan kaynaklanmaktadır. Her birimiz evdeki hayatımızda birkaç değişiklik yaparak su tasarrufuna yardımcı olabiliriz. Kale Banyo" yazıyor. Sağ alt köşede ise "Kale Banyo" logosu bulunuyor. Bu resimde yapılan şaka, Türkiye'deki su tüketiminin %16'sının evsel kullanımdan kaynaklandığını söyleyerek, aslında Türkiye'de su kullanımının ne kadar yüksek olduğunu ve bunun evsel kullanıma bağlı olduğunu ima ediyor. Bu, aslında bir alay konusu çünkü Türkiye'de evlerde su israfının çok fazla olduğunu gösteriyor. Ayrıca "Kale Banyo" logosunu kullanarak da, su tasarrufu için ürün satan şirketlerin bile bu konuda yeterince duyarlı olmadığını ve aslında su israfının devam etmesinde rol aldığını ima ediyor. Bu görselde su tasarrufu için yapabileceğimiz üç ipucu ve "Kale Banyo" markasının logosu var. Görseldeki espri, "Elde yıkamaya göre 10 kata kadar tasarruf sağlayan bulaşık makinesi ve çamaşır makinelerini kullanabilirsiniz" cümlesinde. Dolayısıyla, el değmeden yıkanan çamaşırlar ve bulaşıklar su tasarrufu yapmış olurken, "elde yıkamaya" gerek kalmadığı için su tasarrufu sağlayan makineler de boşuna kullanılmış olur. Bu, sözde bir paradoks yaratıyor. Resimde, mavi bir arka plan üzerinde "Daha yaşanabilir bir gelecekte su tasarrufu için neler yapabiliriz?" sorusu ve bu soruya cevap olarak üç madde yer alıyor: 1. Duş sürelerini kısaltıp, su tasarrufu sağlayan duş başlıklarını seçebilirsiniz. 2. Temassız fotoselli bataryalarla su israfının önüne geçebilirsiniz. 3. Su tasarrufu sağlayan akıllı klozetleri tercih edebilirsiniz. Resmin alt kısmında ise "Kale Banyo" ve "TD" logoları bulunuyor. Şaka, bu önerilerin günlük hayatta oldukça sık duyduğumuz ve artık klişe haline gelmiş tavsiyeler olması ve bunların yanı sıra su tasarrufu için daha yaratıcı ve etkili yöntemler de olabileceği fikrine dayanıyor. Örneğin, "Tuvaletini her kullandıktan sonra su dolu bir kova ile duş al" gibi bir önerinin daha komik ve tüm bunlardan daha etkili olabileceği yazar tarafından esprili bir şekilde ima ediliyor. Resimde Kale Banyo'nun çevreci ürünleri ve sürdürülebilir dünya için çalışmaları anlatılıyor. 2014'ten bu yana 16 milyon metreküp su tasarrufu sağladıkları belirtiliyor ve bu tasarruf miktarı Elmalı Barajı'nın bir yılda sağladığı su miktarına eşitmiş. Ayrıca Çanakkale'de 72 farklı noktada muslukları su tasarruflu bataryalarla değiştirdikleri belirtilmiş. Resimdeki espri, Kale Banyo'nun su tasarrufu sağlayan ürünleriyle Elmalı Barajı'nın sağlayabileceği kadar su tasarrufu sağlamasını abartılı bir şekilde anlatması ve bunu esprili bir şekilde ifade etmesidir. The photo contains a list of Turkish expressions with the word "water" and their English translations. The joke is that all the expressions are actually using the word "water" in a way that is not literal, but instead metaphorical. For example, the expression "pulling water" means "being cheap," not literally pulling water. The humor comes from the unexpected use of the word "water" in these expressions. Here's the explanation in Turkish: Fotoğrafta "su" kelimesini içeren Türk ifadelerinin ve İngilizce çevirilerinin bir listesi var. Şaka, tüm ifadelerin "su" kelimesini gerçek anlamda değil, mecazi olarak kullanması. Örneğin, "su çekmek" ifadesi kelimenin tam anlamıyla su çekmek değil, "ucuz olmak" anlamına gelir. Bu ifadelerde "su" kelimesinin beklenmedik kullanımı mizah yaratıyor.


Nevruz Bayramınız kutlu olsun 🌸 Happy No...
Nevruz Bayramınız kutlu olsun 🌸 Happy Nowruz everyone 🌸
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde, "Mutlu Nowruz" ve "Nevruz Bayramınız Kutlu Olsun" yazıları ve çiçekli bir bahçede üç ev var. Resmin alt sağ köşesinde "TD" harfleri yazan bir çaydanlık resmi var. Şaka, "TD" harflerinin "Çaydanlık" kelimesinin kısaltması olması ve resimde "Çaydanlık" kelimesiyle değil "TD" harfleri ile çaydanlık gösterilmesidir. Resimde çiçeklerle dolu bir vazo ve onu tutan bir çift el görülüyor. Yazıda Novruz Bayramı'nın yeni başlangıçların, refahın ve geleceğe hoş geldiniz demenin, geçmişi geride bırakmanın bir kutlaması olduğu belirtiliyor. Fıkra yok. Bu görsel ve yazı, Novruz Bayramı'nı ve anlamını anlatıyor.


‘Dilimizdeki renkle alakalı deyimlerle h...
‘Dilimizdeki renkle alakalı deyimlerle hayatınıza renk katmak istedik. Vestel de retro serisi şıklığıyla mutfağınıza renk katacak. Herkesin kendini bulduğu bir dünya Vestel’le Olur, Neden Olmasın?’ #işbirliği
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde, "color came" yazan ve "renk geldi" (color came) anlamına gelen bir sözcük oyunu görüyoruz. Altında "renk geldi (exp.) 1. Glowing up, perked up, livened up (e.g.) Color came to her cheeks after she heard the good news." yazıyor. Bu, "color came" ifadesinin Türkçede "renk geldi" olarak çevrildiğinde, "canlandı" anlamına geldiği ve "color came" ifadesinin orijinal anlamı olan "rengi geldi" ile bir karışıklığa yol açtığı bir sözcük oyunudur. Resimde "adding color" yazısı ve altında "Renk katmak (exp.) - 1. Çeşitlilik yaratmak, fark yaratmak. 2. İşleri değiştirmek." yazıyor. Fıkra, "Renk katmak" deyimini, "Birine renk katmak, yani hayatına heyecan katmak" anlamında kullanan insanların, "adding color" (renk katma) deyimini "yeni renkler ekleme" anlamında kullandığını göstererek, aralarındaki farkı komik bir şekilde vurguluyor. Resimde "colorful" kelimesinin İngilizce ve Türkçe anlamları ve bu kelimenin "rengârenk" olan Türkçe çevirisi görülüyor. Bu kelime, renkleri ifade eden "renk" ve çoğulluk anlamına gelen "ârenk" kelimelerinin birleşiminden oluşuyor. Yani, resimde "rengârenk" kelimesinin anlamsal olarak bir "renk çemberi" (color wheel) anlamına geldiğini gösteren ve bir kelime oyunu niteliğinde olan bir durum var. İngilizce "colorful" kelimesinin Türkçe çevirisi "rengârenk" olarak verilmiş. "Renk" kelimesi zaten renk anlamına geliyor, "ârenk" ise "çok" anlamına geliyor. "Colorful" kelimesi sadece "çok renkli" anlamına geldiği için bu "rengârenk" çevirisi kelime oyununa benziyor ve bu da "rengârenk" kelimesinin aslında bir "renk çemberi" anlamına geldiğini ima ediyor. Resimde "rengini belli etmek" tabirinin "gerçek düşünceleri ve eğilimleri ortaya koymak" anlamını ifade eden bir reklam görülüyor. "Rengini belli etmek" tabiri, Türkçede genellikle bir kişinin duygularını veya düşüncelerini açıkça göstermesi anlamında kullanılır. Reklamda bu tabir, "gerçek düşünceleri ve eğilimleri ortaya koymak" anlamında kullanılmış. Reklamda "rengini belli etmek" yerine "gerçek düşünceleri ve eğilimleri ortaya koymak" ifadesi kullanılmış çünkü daha açık ve net bir ifade. Bu görselde "color festivity" yazısı, "renk cümbüşü" kelimesinin İngilizce karşılığı olan "color festivity" ile birlikte verilmiş. Bu, "renk cümbüşü" kelimesinin Türkçe kullanımının İngilizceye tam olarak çevrilemediğini göstererek, dildeki kültürel nüanslara dikkat çekiyor. İngilizce'de "color festivity", çeşitli renklerin bir araya gelmesiyle oluşan bir festival veya etkinliği ifade edebilir, ancak "renk cümbüşü" daha çok bir şeyin çok renkli ve göz alıcı olması anlamında kullanılır. Bu nedenle, görseldeki iki kelimeyi yan yana koyarak dildeki nüanslara ve kültürel farklara dikkat çeken bir mizah oluşturulmuştur.


Hekimlerin ve tüm sağlık çalışanlarının ...
Hekimlerin ve tüm sağlık çalışanlarının Tıp Bayramı kutlu olsun 🌼 Bundan çok daha iyi günlerde Tıp Bayramı'nı kutlamak dileğiyle. Emekleriniz için teşekkür ederiz. #tıpbayramı
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde hastanelerde doktorların hastalara 5-10 dakikada bakmasının beklendiği ve bunun çok yoğun bir tempo olduğu belirtilen bir mesaj bulunuyor. Altında ise "Tip Bayramı nasıl kutlu olsun?" sorusu ile bu durumun bir espriye dönüştürülmüş hali görülüyor. Eğlenceli bir şekilde, doktorların yoğun çalışma temposu ile bayram kutlamasının zorluğuna dikkat çekiliyor. Resimde, mavi renkte "Yıllar boyu eğitim alıp, hayatlarını adadıkları meslek itibarsızlaştırılırken" yazan bir yazı ve kırmızı renkte "Tip Bayramı nasıl kutlu olsun?" yazan bir yazı yer alıyor. Resim, tıp çalışanlarının karşılaştığı zorlukları ve düşük ücretleri ironik bir şekilde ele alan bir mizah örneği. Şaka, tıp çalışanlarının emeklerinin karşılığını alamamasını ve toplumda yeterince değer görmemesi nedeniyle onlara "Tip Bayramı" adı altında yeni bir bayram önererek ortaya çıkıyor. Resimde, "Kötü çalışma koşullarının iyileştirilmesini isteyince 'giderlerse gitsinler' denirken Tip Bayramı nasıl kutlu olsun?" yazıyor. Bu bir espri çünkü "giderlerse gitsinler" ifadesi, kötü çalışma koşullarından şikayet eden çalışanların işten ayrılmaları durumunda patronların kayıtsız kaldığını gösteriyor. Tip Bayramı ise sağlık çalışanlarının kutladığı bir gün. Dolayısıyla, sağlık çalışanlarının kötü çalışma koşulları nedeniyle işten ayrılma olasılığına vurgu yapılıyor. Resimde, sağlık çalışanlarının zor çalışma koşullarına ve yetersiz ücretlere rağmen, insanların hayatlarını kurtarmak için özverili bir şekilde çalıştığını anlatan bir yazı bulunuyor. Yazının son cümlesi "giderlerse gitsinler" şeklinde sonlanıyor. Bu cümle, sağlık çalışanlarının yaşadığı zorluklara rağmen sağlık hizmetlerinin önemi ve değerini vurgulamak için ironik bir şekilde kullanılmış. Bu, "giderlerse gitsinler" cümlesi sağlık çalışanlarının değerini ve emeklerini küçümseyen bir ifade gibi görünse de, aslında insanların sağlık çalışanlarına olan ihtiyaçlarının ne kadar büyük olduğuna dikkat çekmek amacıyla kullanılmış. Dolayısıyla, bu resim sağlık çalışanlarının çalışma koşullarına ve yaşadıkları zorluklara karşı bir eleştiri ve aynı zamanda bu kişilerin özverili çalışmalarına olan saygıyı ifade ediyor. Resimde, beyaz zemin üzerine kırmızı renkte "Kendimizi emanet edeceğimiz Türk hekim kalmıyor ülkede. Ancak gidenleri değil, gitmesine sebep olanları anlamamız gerekiyor." yazıyor. Resmin sağ alt köşesinde ise "TD" yazan ve içerisinde Türk kahvesi fincanı simgesinin olduğu bir daire bulunuyor. Fıkra, Türk kahvesi fincanı simgesinin hekim olarak yorumlanması ve hekimlerin ülkeden gitmesinin Türk kahvesinin kalmamasına benzetilmesiyle yapılıyor. Resimde beyaz bir arka plan üzerinde mavi renkte noktalı çizgilerle oluşan bir desen ve kırmızı renkte bir yazı görüyoruz. Yazıda "Bu koşullarda hayatını mesleğine adayan sağlık çalışanlarının haklarını asla ödeyemeyiz; ancak en azından değerlerini bilmeliyiz." yazıyor. Şaka, sağlık çalışanlarının haklarının asla ödenemeyeceğini söyleyerek, aslında haklarının çok değerli olduğunu ve takdir edilmesi gerektiğini ima ediyor. Resimde mavi ve beyaz renkte bir arka plan üzerinde, sağlık çalışanlarının "Tip Bayramı" kutlu olsun mesajı yazıyor. Mesajın altında ise "Değeriniz biliyoruz ve haklı mücadelezinizi destekliyoruz. Tüm emekleriniz için teşekkürler." yazıyor. Resmin sağ alt köşesinde ise kırmızı bir çember içerisinde beyaz yazı ile "TD" ve yanında bir çaydanlık resmi var. Şaka ise sağlık çalışanlarının "Tip Bayramı"nı kutlamalarıdır. "Tip" kelimesi, hem "çaydanlık" anlamına gelir hem de "doktor" anlamına gelir. Bu nedenle, resimdeki mesaj "Tüm doktorların çaydanlık bayramı kutlu olsun!" anlamına geliyor.


Sıkça yanlış söylenen şarkılar 😂 Sizce e...
Sıkça yanlış söylenen şarkılar 😂 Sizce en sık yanlış söylenen şarkı hangisi?
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde, Tarkan'ın "İkimizin Yerine" şarkısındaki bir sözün yanlış söylenmesi üzerine bir şaka yapılmış. "Sen üzüm ye gülüm incir ye" şeklinde yanlış söylenmiş olan söz, aslında "Sen üzülme gülüm incinme" şeklindedir. Bu şaka, şarkının sözlerini yanlış söylemenin komikliğini ortaya koyuyor. Resimde "Sustu haykıran şehir, Son kuşlar havalandı" şarkı sözünün doğru yazımı ve "Sustu haykıran şehir, Dolmuşlar havalandı" şeklinde yanlış yazımı gösteriliyor. Şarkının sözleri "Son kuşlar havalandı" şeklinde olmasına rağmen, insanlar şarkının sözlerini "Dolmuşlar havalandı" şeklinde yanlış söylüyor. Bu da Türkçe bir dil oyunu ve ironi yaratıyor. Resimde "Yanlış Söylenen Şarkılar" başlığı altında, "Denizleri aş da gel kurbağa adam" şeklinde yanlış yazılmış bir şarkı sözü ve "Denizleri aş da gel kurbanın olam" şeklinde doğru yazılmış bir şarkı sözü yer alıyor. Şaka, "kurbağa adam" sözünün yanlış yazıldığını ve bunun "kurbanın olam" sözü ile değiştirilmesi gerektiğini vurgulamaktadır. "Kurbağa adam" sözünün kullanımıyla ilgili bir espri veya gönderme olduğu varsayılabilir, ancak kesin bir bilgi yok. Resimde Tarkan'ın "Sütten Ağzı Yakmış" şarkısının sözleri yanlış ve doğru olarak yazılmış. Doğru hali "Sütten ak o gerdana, bir çıkar ki meydana" olan sözlerin yanlış yazılmış hali "Süt dana kol gerdana, bir çıkar ki meydana" şeklinde. Tarkan'ın şarkısındaki "Sütten ak o gerdana" kısmında "ak" kelimesinin yanlış yazılması ve "dana" kelimesinin eklenmesiyle "Süt dana kol gerdana" şeklinde komik bir ifade ortaya çıkmış. Resimde, "yanlış söylenen şarkılar" başlığı altında iki şarkı sözü satırı yer alıyor. İlk satırda "Amcam olursun rüyalarımda" yazıyor ve yanlış olduğu için kırmızı bir çarpı işaretiyle işaretlenmiş. İkinci satırda "Ancak bulursun rüyalarında" yazıyor ve doğru olduğu için yeşil bir onay işaretiyle işaretlenmiş. Şarkı sözlerindeki kelime oyunu, "amca" ve "ancak" kelimelerinin benzerliğine dayanıyor. "Amcam olursun" ifadesi, "Amcam olursun" ifadesini çağrıştırıyor ama şarkı sözleri aslında "Ancak bulursun" ifadesini kullanıyor. Bu da "rüyalarında" ile birleştiğinde, "rüyanda ancak bulursun" anlamını taşıyor. Kısaca, bu resim, Türkçedeki kelime oyunlarını ve yanlış söylenen şarkı sözlerinin eğlenceli yönlerini gösteriyor.


Always 👁 decision 😋
Always 👁 decision 😋
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde turuncu bir zemin üzerine beyaz yazı ve bir Türk kahve fincanı görülüyor. Yazıda "göz kararı" teriminin anlamı açıklanıyor. "Göz kararı" terimi, bir malzemenin miktarını ölçmek için gözlem kullanmayı ifade eder. Ayrıca Türk yemeklerinin tadını belirleyen bir sır olarak da tanımlanır. Şaka, Türk yemeklerinin lezzetinin göz kararıyla belirlenmesinin, yemek pişiren kişinin deneyimine ve gözlem becerisine bağlı olduğunu vurgulamasıdır.


Avrupa Yakası için teşekkürler, doğum gü...
Avrupa Yakası için teşekkürler, doğum günün kutlu olsun Gülse Birsel 😊 #avrupayakası #gülsebirsel
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde Burhan Altıntop, "Avrupa Yakası" dizisinden bir sahneyle yer alıyor. Burhan, yeşil bir arka plan önünde, kahverengi bir ceket ve desenli yeşil bir kravat ile duruyor. Diyalogda "Aslında ben yokum" derken, aynı anda sağ eliyle kendini göstererek "yokum" ifadesinin çelişkisine vurgu yapıyor. Bu, absürt ve mizah dolu bir diyalog olup Burhan'ın karakterinin tuhaf ve esprili doğasına işaret ediyor. "Avrupa Yakası" dizisi, Türk televizyonunda popüler bir komedi dizisidir ve bu tür mizah dolu diyaloglarla bilinir. Resimde Avrupaya Yakası dizisinden Volkan Sütçüoğlu'nun canlandırdığı karakter olan "Volkan" ve dizide Sertaç karakterini canlandıran Sertaç karakteri var. Volkan'ın Sertaç'a "Allah belanı versin Sertaç!" demesi üzerine Sertaç'ın "May God give your trouble Sertaç!" demesidir. Resimde Volkan'ın dediği söz altta yazılmış ve espriyi anlamak için "Allah belanı versin Sertaç!" ifadesinin "May God give your trouble Sertaç!" şeklinde çevrildiğine dikkat çekiliyor. Espri, Türk kültüründe kullanılan "Allah belanı versin" ifadesini İngilizceye çevirerek Sertaç'ı kendi sözleriyle alay etmesinde yatıyor. Bu durum, dizi izleyicileri tarafından oldukça komik bulunmuştur. Resimde, oyuncu İffet Sütçüoğlu'nun bir sahne arkası fotoğrafı var. Fotoğrafta, Sütçüoğlu karakterine "Ay Tahsin, onlar soldan geliyorlar" şeklinde bir cümle söylerken yakalanmış. Ancak cümlenin devamı, "soldan, soldan..." şeklinde telaffuz edilmiş, bu da cümleyi "Ay Tahsin, onlar soldan soldan..." şeklinde garip ve komik bir şekilde tamamlamış. Bu durumun temel mizah kaynağı, cümlenin abartılı ve tekrarlayan bir şekilde söylenişi, "soldan" kelimesinin vurgu ile iki kez tekrarlanması, yani "soldan, soldan..." şeklinde ifade edilmesi. Bu da cümleyi komik ve anlamsız bir hale getirmiştir. Bu, bir Türk dizisi veya filminde yaşanmış bir sahnenin komik bir örneğidir. Resimde Türk komedyen ve oyuncu Bülent Oranan, elinde bir kadeh şarapla duruyor. Ardında "Avrupa Yakası" dizisinin logosu ve bir alıntısı bulunuyor. "Beni bilirsin hayatım, siyasi olmadıkça hiçbir partiyi kaçırmam." sözüyle Bülent Oranan'ın partiye olan düşkünlüğünü ve siyasi partilere olan ilgisizliğini esprili bir şekilde anlatıyor. Resimde, partiye olan ilgisiyle bilinen Oranan'ın siyasi partilere olan ilgisizliğini, "siyasi olmadıkça" diye vurgulayarak, onun parti tutkusunun, asıl sebebinin eğlence ve sosyalleşme olduğu anlamına geliyor. Bu, Oranan'ın partisini sevdiğini, ancak siyasi yönüyle ilgilenmediğini gösteriyor. Fotoğrafta Türk komedyen Tahsin Sütçüoğlu'nun "İfo" karakteri yer alıyor. İfo, tiksindirmek için başını ve vücudunu titrettiği "tik" hareketini yaparken "Bak İfo yine başladı tik tik tik..." diye söylüyor. Şaka, İfo'nun sürekli kendini tekrarlayan, rahatsız edici "tik" hareketinden geliyor. Tahsin Sütçüoğlu'nun karakteri, bu şekilde izleyicilere gerçek hayatta karşılaştıkları kişilerin küçük huylarını ve alışkanlıklarını komik bir şekilde yansıtıyor.


Tamam da neden ısırıyor? 😂 Why is your e...
Tamam da neden ısırıyor? 😂 Why is your eye biting me? 😂 Bazı ifadelerimiz cidden çok ilginç 😁
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde yeşil bir arka plan üzerinde beyaz yazıların olduğu bir görsel var. Yazıların üstünde "my eye is biting you from somewhere" yazıyor. Altında ise "/gözüm seni bir yerden ısırıyor/ (exp.) 1. how Turkish people say 'i think i know you but i'm not sure from where'" yazıyor. Şaka, Türkçede "gözüm seni bir yerden ısırıyor" ifadesinin, "Sanki seni bir yerden tanıyorum ama nereden olduğunu hatırlayamıyorum" anlamına gelmesinden kaynaklanıyor. Bu ifade, "my eye is biting you from somewhere" olarak çevrilmiş.


Sizlere güzel bir haberimiz var: Nestle ...
Sizlere güzel bir haberimiz var: Nestle için tasarladığımız Nuga paketleri şimdi raflarda🥳 Ne zaman biraz motivasyona ihtiyacınız olsa bakmanız için dilimizden sevdiğimiz ifadeleri paketlere ekledik ve ortaya bu eğlenceli mi eğlenceli paketleri çıkardık. Umarız sizler de seversiniz ❤, afiyet olsun! #işbirliği
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde "Sen bir aslan, sen bir kaplansın" yazılı. Bu Türkçede "Sen her şeyi başarabilirsin" anlamına geliyor. Yani resimdeki espri, "aslan, kaplan" gibi güçlü hayvanları kullanarak insanların kendilerine olan özgüvenini artırmayı hedefliyor. İngilizce çevirisi: The image says "You are a lion, you are a tiger". This is a Turkish expression that means "You can do anything". The joke uses powerful animals like lions and tigers to boost people's confidence in themselves. Resimde "Kim tutar seni? (exp.) 1. Nothing can stop you! 2. You can achieve anything you want." yazılı bir Nestlé reklamı bulunuyor. Burada, "kim tutar seni" ifadesinin Türkçe anlamı, "kim durdurabilir seni" anlamına gelmektedir. Reklamın amacı, Nestlé'nin tüketiciye güçlü bir enerji vermesi ve onun hedeflerine ulaşması için yardımcı olmasını ima etmektir. Reklamın esprili tarafı, "Kim tutar seni?" ifadesini kullanarak, Nestlé'nin tüketiciye kendi sınırlarını zorlaması ve hedeflerine ulaşması için güç ve enerji sağlayacağını ima etmesidir. Resimde "Kendini Göster" yazan bir poster var. Poster, "göster kendini" ifadesinin Türkçeye "show yourself" olarak çevrildiğini ve İngilizce'de "show yourself" ifadesinin aslında "kendini göster" anlamına geldiğini göstererek bir kelime oyunu yapıyor. Fotoğrafta, Nestle marka çikolata kaplı fındık dolgulu kaplı nuga paketinin üzerinde "Hepsi bu paketin içinde!" yazan bir reklam görülüyor. Aynı zamanda, "peki ya senin içindekiler?" diye soran bir metin ve sağ alt köşede bir çaydanlık resmi ile "TD" kısaltması yer alıyor. Bu görselde espri, çaydanlığın içindeki çayın, "içindekiler" olarak kastedilmesiyle yapılıyor. Nestle reklamının içerik odaklı mesajını, çaydanlık içindeki çaya bağdaştırarak mizahi bir şekilde ele alıyor. Resimde Nestlé Nugat çikolataları ve bir ambalajı var. Ambalajın üzerinde "Senin içindekiler: Yapmak istediğin her şeyi başarmanı sağlayacak yetenek, cesaret, keskin bir zeka! Umutların, hayallerin... Arkadaşlarının, ailenin sevgisi ve Nestlé Nuga'nın doyumsuz keyfi! Haydi şimdi göster kendini, sen ne istersen yaparsın!" yazıyor. Fıkra, Nestlé Nuga'nın "doyumsuz keyfi" ile insanın sahip olduğu yetenekleri arasında bir bağ kurarak insanların kendilerini Nuga ile özdeşleştirmelerini ve hedeflerine ulaşmalarını ima ediyor. Yani, Nuga'nın doyumsuzluğu insanlara güç veriyor, "sen ne istersen yaparsın!" diyerek.


A heartwarming story from Turkey ❤ Photo...
A heartwarming story from Turkey ❤ Photo credits: @alpertuydes Source:
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde, bir adam bir teknede kürek çekiyor. Teknenin önünde bir leylek duruyor. Resmin başlığında "Yaren Leylek ile Adem arasında 11 yıllık dostluk" yazıyor. Bu resimdeki espri, "Yaren" kelimesinin hem "arkadaş" hem de "Leylek" anlamına gelmesidir. Bu yüzden resimdeki leyleğe "Yaren" denilerek arkadaşlarına "Leylek" olarak atıfta bulunuluyor. Fotoğrafta sisli bir gölde tekneyle yolculuk eden bir adam var. Fotoğrafın altındaki yazı, "Yaren the Stork, 10 yıl boyunca Adem'in teknesine geri döndü. Yaren Eylül ayında tekrar göç etti." diye geçiyor. Bu yazıda, "Yaren the Stork" adı verilen bir leyleğin 10 yıl boyunca Adem'in teknesine geri gelmesinin ve Eylül ayında tekrar göç etmesinin bir leyleğin göç alışkanlığına benzetilmesi ve bu durumun insanlara gönderme yaparak ve esprili bir şekilde komik bir karşılaştırma oluşturmasıyla bir espri yapılıyor. Fotoğrafta bir adam, her yıl 10 yıldır yaptığı gibi, teknesine binmiş. Ancak bu sefer yanında bir leylek var. Görünüşe göre leylek, adamın uzun süredir beklediği birini bekliyor. Bu, "Leylekler bebek getirir" atasözüne oynuyor. Leyleğin, "adam"ın beklediği birini getirdiği ima ediliyor. Şaka, leyleğin bebeğin gelmesini simgeleyen bir metafor olması, ancak burada adamın beklediği kişiyi getirdiği üzerine kurulu. Bu, Türk kültüründe leyleklerin bebek getirmekle ilişkilendirilmesiyle çelişiyor ve böylece mizah yaratıyor. Fotoğrafta bir adamın teknede kürek çektiği ve yanında bir leyleğin oturduğu görülüyor. Teknenin üzerinde "Yaren" yazıyor. Bu fotoğrafta espri, adama "Yaren" adlı leyleğin arkadaşlık yaptığı ve bunun herkesin kalbini ısıttığı fikrini uyandırarak, leyleğin aslında adamın isminin Yaren olduğunu ima etmesinden kaynaklanıyor. Fıkra şöyle: "Yaren" adlı leyleğin adamla arkadaşlığı herkesin kalbini ısıttı. 😄 Fotoğrafta, üzerinde "Yaren" yazan bir teknede bir adam ve bir leylek var. Teknede, Türkiye bayrağı da asılı. Teknede, "16 ULB 2263" plakası görünüyor. Fotoğrafta, leyleğin teknede adamla birlikte "11 yıllık dostluğu" kutladığını gösteren bir mizah var. Leyleğin Türkçede "Yaren" olarak da bilinen bir kuş türü olması ve plakanın "16 ULB 2263" şeklinde olması, bu mizahı daha da güçlendiriyor. Resimdeki espri, leyleğin "Yaren" adlı teknede yer alması ve 16 ULB 2263 plakasıyla birlikte 11 yıllık bir dostluğu kutluyor gibi görünmesiyle yaratılıyor. Leyleğin bir "yaren" (arkadaş) olduğu ve plaka numarasının da "16 ULB 2263" olduğu düşünülerek, görseldeki mizah ortaya çıkıyor. Resimde, puslu bir havada teknesinde tek başına balık tutan bir adamı görüyoruz. Resmin üzerindeki yazı ise, "Yaren Leylek ~ 10 yıldır her yıl göç edip tekrar Adem Amca'nın teknesine döndü. Bu yıl da Eylül ayında tekrar göç etti." şeklinde. Bu yazıdaki espri, leyleğin göçmen bir kuş olması ve Adem Amca'nın teknesinde balık tutan adamın bu leylek gibi her yıl aynı yere geri dönmesi üzerine kurulu. Leyleğin balık tutan adama benzetilmesi ve bu durumun bir şaka gibi gösterilmesi espriyi oluşturuyor. Fotoğrafta, bir adam küçük bir teknede oturmuş, teknenin önünde ise bir leylek duruyor. Adam teknede gülerken, leylek de onu izliyor. Teknenin üzerinde "Karacabey" yazıyor. Bu resimdeki espri, leyleğin 10 yıl sonra Karacabey'e geri dönmesi, yani özlemini gidermesi ile ilgili. "Uzun bekleyişin ardından beklenen kavuşma gerçekleşti." sözü, bu durumun alaycı bir şekilde ifade edildiğini gösteriyor. Fotoğrafta bir adam teknede kürek çekiyor. Teknenin başında ise bir leylek duruyor. Adamın teknesinde "Yaren" yazıyor. Şaka, "Yaren Leylek" ile "Adem Amca" arasında geçen dostluğun "içimizi ısıttığını" söylüyor. "Yaren Leylek" ve "Adem Amca" isimleri, teknede bulunan leylek ve adamı temsil ediyor. Bu şaka, kelime oyunu kullanarak komik bir etki yaratıyor. "Yaren" kelimesi "dost" anlamına gelir ve "Leylek" ise fotoğraftaki kuşu temsil eder. Bu iki kelime bir araya geldiğinde "Leylek'in dostu" anlamına gelen "Yaren Leylek" ifadesi ortaya çıkar. Bu ifade, adamın leylekle olan dostluğuna gönderme yapıyor.


Kadınların güvenliği için ‘ama’ların olm...
Kadınların güvenliği için ‘ama’ların olmadığı bir dünya istiyoruz. İçinde bulunduğumuz yüzyılda halen daha kadınların birçok alanda güvenliklerinden endişe etmelerine dikkat çekmek, farkındalığımızı artırarak değişime giden yolda emin adımlarla ilerlemek için adidas ile bu gece tarihi yarımadada gece koşuyoruz. Amacımız aynı, kadınların her alanda özgürce hareket edebilmeleri. Bunu başarabilmek hep birlikte mümkün. Bugün hep beraber koşuyoruz ve sonra da bu yolda koşmaya devam ediyoruz. #ImpossibleIsNothing @adidas.turkiye #işbirliği
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde gece koşan bir kadın var. Resmin altında "Kadınlar gece koşabilir* ama güvenli bir mahalle olmalı." yazıyor. Bu resimde kadınlar gece koşamayacağı anlamında bir espri yapılıyor. Kadınların gece güvenli bir ortamda koşabileceği, ancak bazı yerlerde güvenlik endişelerinin olduğu düşünülüyor. Bu resimde, gece koşan bir kadın var. Resimde "Kadınlar gece koşabilir* *ama kulaklık takmayıp dikkatli olmalı." yazıyor. Burada espri, kadınların gece koşarken kulaklık takmamaları gerektiği ve bunun tehlikeli olabileceği konusunda uyarıda bulunulması, ancak bunu esprili bir şekilde söyleyerek kadınları gece koşmaya teşvik etmesidir. Resimde karanlık bir sokakta yürüyen bir kadın ve "Kadınların güvenliği için 'ama'ların olmadığı bir dünya istiyoruz" yazısı var. Resimde bir espri değil, bir mesaj var. Bu mesaj, kadınların güvenliğinin önemli olduğunu ve "ama"larla bahanelerle bu güvenliğin tehlikeye atılmaması gerektiğini vurguluyor. Resimde, bir kadın gece koşusu yapıyor. Arka planda, aydınlatma direğiyle karanlığı aydınlatan bir kadın figürü var. Yazı, toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamaya yönelik farkındalık yaratmak, kadınların özgürce koşabilmelerini sağlamak için birlikte çalıştıklarını belirtiyor. Fıkra, kadın figürünün gece koşucusu kadını aydınlatma direğiyle karıştırılması üzerine kurulu.


Bugün 10 Mart Dünya Böbrek Günü. Dünyada...
Bugün 10 Mart Dünya Böbrek Günü. Dünyada 1,5 milyon insanın diyaliz veya böbrek nakli ile tedavi gördüğünü biliyor muydunuz? Kronik böbrek hastalığı ile ilgili semptomları olabildiğince erken fark etmenin hayati önem taşıdığını ve sağlıklı bir yaşam tarzı benimseyerek hastalık riskini azaltabileceğinizi unutmayın. Dünya Böbrek Günü’nde bu farkındalığı artırmak ve böbrek hastalığı ile yaşayan insanları güçlendirmeye yardımcı olmak için bugün böbreklerimizi korumanın tam zamanı! #SağlıklıBöbrekler #HerkesİçinHerYerde #DünyaBöbrekGünü #AmgenTürkiye #işbirliği
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde iki böbrek var ve etraflarında doktor ve hasta figürleri var. Doktorlar hastaları muayene ediyor, ilaç veriyor ve test yapıyorlar. Resmin altında "Dünya'da her 10 kişiden 1'i, Türkiye'de ise her 6 kişiden 1'inin kronik böbrek hastası olduğunu biliyor muydunuz?" yazıyor. Bu resimdeki espri, Türkiye'de kronik böbrek hastalığının daha yüksek oranda görülmesinin, insanların sağlıklarına yeterince dikkat etmemesi ve erken önlem almaması nedeniyle olabileceği ima ediliyor. Resimde görülen doktorlar ve hastalar, bu sağlık sorununa dikkat çekmek ve insanların daha dikkatli olmasını sağlamak amacıyla yer alıyor. Resimde iki böbrek ve "Kronik böbrek hastalığı nedir?" başlığı ile "Kronik böbrek hastalığı, böbrek fonksiyonlarında ya da glomerüller filtrasyon hızında önemli bir azalma olduğunda ortaya çıkar." yazısı var. Bu resimde bir espri yok. Bu, böbrek sağlığı konusunda bilgi veren bir görsel. Resimde "Kronik böbrek hastalığı nasıl anlaşılır?" başlığı altında bir açıklama yer alıyor. Açıklamada kronik böbrek hastalığının semptom göstermeden ilerleyebileceği, ancak kan ve idrar testleri ile teşhis edilebileceği belirtiliyor. Resmin sağ alt köşesinde ise "TD" harfleri ile bir tuvalet sembolü bulunuyor. Bu resimdeki espri, böbrek hastalığı ile tuvalet arasındaki ilişkiyi komik bir şekilde gösteriyor. Kronik böbrek hastalığının en belirgin belirtilerinden biri idrara sık çıkma olduğundan, tuvalet sembolü bu konuya bir gönderme yapıyor. Resimde, kronik böbrek hastalığı riskini azaltmak için yapılması gerekenler ve böbreklerin çizimi var. Şaka, böbreklerin bir çömleğe benzetilmesi ve çömleğin "TD" harfleriyle işaretlenmesidir. "TD" harfleri Türkçe'de "Tuzsuz Diyet" anlamına geliyor ve böbrek hastaları için önemli bir tavsiyeyi esprili bir şekilde vurguluyor. Resimde iki böbreğin karikatürü ve böbreklerin önemini anlatan bir yazı yer alıyor. Yazıda böbreklerin vücut sıvı dengesini sağladığı, atık ürünleri ve toksinleri vücuttan uzaklaştırdığı, kan basıncını düzenleyen hormonları salgıladığı, D vitamini kullanımını sağladığı, kandaki kalsiyum-fosfor oranını dengelediği ve sağlıklı kemik yapısını sağladığı anlatılıyor. Resimde, sağdaki böbreğe bir insan tarafından büyüteçle bakılıyor. Böbreğin üzerinde "TD" yazıyor. Bu, "Tıp Doktoru" kısaltmasının yanına gelen bir şaka gibi yorumlanabilir. Doktorun böbreklerin önemini "büyütmesi" ve onun "TD" olduğunu düşünmesiyle, hem sağlık bilgisi hem de espri bir şekilde sunuluyor. Resimde böbrek şeklinde iki çizim var. Böbreklerin üzerinde bir doktor, hasta için bir check-list hazırlıyor, diğerinde bir bilim insanı böbreği büyüteçle inceliyor, ve birinde ise laptop ile çalışan kişi yer alıyor. Resim "Dünya Böbrek Günü" ile ilgili. Bu resim, böbrek hastalığı ile ilgili farkındalığı arttırmak ve insanların böbreklerini koruması için bir uyarı olarak kullanılıyor. Burada yapılan espri, herkesin böbreklerinin önemini bilmesine rağmen, bu konuda yeterli dikkat göstermediğinin bir göstergesi.


Cinsiyet eşitliğini kutlayacağımız bir g...
Cinsiyet eşitliğini kutlayacağımız bir gün hayatımız boyunca görmedik. Bu nedenle 8 Mart bir kutlama değil; sadece mücadelemizin bir hatırlatması. Bizden sonra gelen nesillerin yaşam boyu bu mücadeleyi vermemesi için elimizden ne geliyorsa yapalım. Hep beraber, mücadeleye devam ✊ English translation of the post: March 8 is not a celebration; It’s a fight for equality. It’s a flight to live. It’s a fight for freedom. It’s a fight to end violence. It’s a fight for respect. It’s a fight to exist. The struggle of women is not just one day; it’s lifelong. #8mart #8march #InternationalWomensDay #DünyaEmekçiKadınlarGünü
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde turuncu pantolonlu ve mavi gömlekli bir kadın elinde megafonla "8 Mart - Bir Kutlama Değil" yazısını gösteriyor. Bu, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nün bir kutlama değil, kadınların hakları ve eşitlik için mücadele edilmesi gerektiği mesajını veriyor. "Bir kutlama değil" ifadesi, kadınların hala mücadele etmesi gereken konuları vurgulamak için kullanılıyor. Resimdeki kadın, bu mesajı duyurmak ve farkındalık yaratmak için megafon kullanıyor. Resimde, pembe bir fon üzerinde kırmızı bir megaphone ile konuşan, üzerinde dişi sembolü olan kırmızı bir gömlek ve kırmızı pantolon giyen bir kadın var. Resmin üstünde "8 Mart" yazıyor ve "Bir Kutlama Değil; Eşitlik Mücadelesi" sloganı var. Resimdeki şaka, 8 Mart Dünya Kadınlar Gününü bir kutlama olarak değil, kadınların eşitlik için verdikleri mücadeleyi hatırlatmak için kullanılması gerektiği mesajını veriyor. Resimde 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nü kutlayan bir afiş bulunuyor. Afişte bir kadın megafonla "8 Mart bir kutlama değil, yaşama mücadelesi" diye bağırıyor. Kadının üzerinde kadın simgesi bulunuyor. Bu afişte kullanılan mizah, 8 Mart'ın sadece bir kutlama günü olarak görülmemesi gerektiğini ve kadınların her gün yaşadıkları zorlukların farkında olunması gerektiğini vurgulamaktır. Resimde, kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nde karşı karşıya kaldığı zorlukları ve cinsiyet eşitliği mücadelesini vurgulayan bir illüstrasyon bulunuyor. "8 Mart Bir Kutlama Değil; Özgürlük Mücadelesi" sloganıyla, kutlama yerine mücadele vurgulanıyor. Resimde, bir kadın megafona bağırarak bu mesajı yayıyor. Bu, kadınların haklarını savunmak ve eşitlik için seslerini yükseltmeleri gerektiğini gösteren bir gönderme. Resimde, bir kadın megafonla "Şiddete Hayır!" diye bağırarak 8 Mart Dünya Kadınlar Gününü kutluyor. Ancak kadın, 8 Mart'ın bir kutlama değil, şiddete karşı mücadele günü olduğunu vurguluyor. Bu resimdeki espri, 8 Mart'ın bir kutlama günü olarak algılanmasına karşı çıkmak ve bunun yerine şiddete karşı mücadele günü olduğunu hatırlatmaktır. Kadının megafonla bağırışı, bu mesajı daha güçlü bir şekilde vurgulamaktadır. Fotoğrafta, turuncu pantolonlu ve mavi kazaklı bir kadın turuncu bir megafonla bağırıyor. Kadının boynunda kadın cinsiyet sembolü olan bir kolye var. Üzerinde "8 Mart Bir Kutlama Değil; Varoluş Mücadelesi" yazan bir afiş var. Bu afiş, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nü kutlamaktan ziyade kadınların hakları için mücadeleye dikkat çekmeyi amaçlıyor. "Varoluş Mücadelesi" ifadesi, kadınların toplumdaki varoluşları ve hakları için hala mücadele etmesi gerektiğini vurgulayan bir ifade. Şaka, 8 Mart'ın sadece bir kutlama değil, aynı zamanda kadınların hakları için mücadele günü olduğunun vurgulanmasıdır. Resimde, bir kadın elinde megafonla "Kadınların Mücadeleleri Bir Gün Değil; Ömür Boyu" yazılı bir pankart tutuyor. Şaka, "Kadınların Mücadeleleri Bir Gün Değil; Ömür Boyu" ifadesinin, kadınların her gün ve her zaman mücadele verdiğini, bu mücadelelerin bir gün veya özel bir güne indirgenemeyeceğini vurgulaması. Bu ifade, kadınların her gün karşılaştıkları zorlukları ve eşitlik mücadelesini vurguluyor.


Toplumun her alanında kadınlar birçok ön...
Toplumun her alanında kadınlar birçok ön yargıya maruz kalıyor. Özellikle de giydikleriyle… Dönüştürülebilir ön yargılar projesiyle @istanbul_cevahir, kadınların maruz kaldığı bu ön yargıları kağıda yazmalarını ve Cevahir AVM’deki dönüşüm kutularına atmalarını istedi. Gelen bu ön yargılar ise @cihan.nacar ile benzersiz bir kıyafete dönüştürülecek. Ön yargılardan dönüştürülmüş bu benzersiz kıyafeti 8 Mart’ta Cevahir’de görebilirsiniz. Hep birlikte ön yargıları dönüştürmenin #YeriVeZamanı 👁♻️ #işbirliği
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde "Hiç giyinmeseydin!" yazan bir konuşma baloncuğu ve bir kırmızı X işareti var. Altında ise "Ön Yargıları Dönüştürmenin Yeri Ve Zamanı" ve "İstanbul Cevhir" logosu bulunuyor. Şaka, "Hiç giyinmeseydin!" ifadesinin aslında ön yargıları dönüştürmeyle ilgili bir cümle olarak kullanılmasının komikliği üzerine kurulu. Bu ifade, birine giyinmemesi için söylenmesi beklenen bir şeydir, fakat burada, birinin ön yargılarını değiştirmesi gerektiğini ima etmek için ironik bir şekilde kullanılmış. Bu görselde, gece vakti bu kıyafetle sokağa çıkılmaması gerektiğini belirten bir uyarı yazısı ve bunun üzerine kırmızı bir X işareti bulunuyor. "Ön Yargıları Dönüştürmenin Yeri Ve Zamanı" yazısı ile birlikte görsel, bu kıyafetle sokağa çıkmanın ön yargılara yol açabileceğini ve böylece ön yargıları dönüştürmenin yeri ve zamanı olmadığını ifade ediyor. Resimde "Evli kadın böyle giyinir mi?" yazan bir baloncuk ve "X" işareti bulunuyor. "Ön Yargıları Dönüştürmenin Yeri Ve Zamanı" yazan bir slogan ve "İstanbul CEVAHİR" ve "TD" logoları da görülüyor. Bu resim, evli kadınların nasıl giyinmesi gerektiği hakkında bir ön yargıyı ele alıyor. "X" işareti ile bu ön yargının yanlış olduğunu belirtiyor. Slogan ise ön yargıları dönüştürmenin zamanının geldiğini vurguluyor. Resim, toplumda var olan cinsiyetçi düşüncelere karşı bir eleştiri ve farkındalık yaratmayı amaçlıyor. Resimde, yeşil bir arka plana karşı beyaz bir konuşma balonunun içinde "Biraz feminen giyin" yazısı ve siyah büyük bir X harfi görülüyor. Altında ise "Ön yargıları dönüştürmenin yeri ve zamanı" yazıyor. Bu, "Ön yargıları dönüştürmenin yeri ve zamanı" sloganının yanlış bir şekilde yorumlanması ve bir kadına giyimiyle ilgili bir tavsiye olarak algılanması üzerine kurulu bir espri. Aslında, "feminen" kelimesi burada ironik bir şekilde kullanılmış ve ön yargıları sorgulamanın önemini vurgulamak amacıyla "feminen" bir tavırla eleştiri yapıldığı ima ediliyor. Görselde "Fizigin kaldırmıyorsa giyme." yazan bir baloncuk ve yanında büyük bir "X" görülüyor. Altında "Ön yargıları dönüştürmenin yeri ve zamanı" yazıyor. Bu espri, "Fizigin kaldırmıyorsa giyme." ifadesinin aslında giysi seçiminden ziyade, ön yargıları dönüştürmek için söylenmesi gerektiğine vurgu yapıyor. Yani ön yargılarımız ağır ve bizi yoruyorsa, onlardan kurtulma zamanı gelmiş demektir. Bu görselde "Burası yazlık yer olsa giyersin de..." yazan bir baloncuk ve yanında büyük bir siyah X işareti görüyoruz. Bu görsel, "ön yargıları dönüştürmenin yeri ve zamanı" sözünü anlatan bir mizah. Genellikle insanların "yazlık yer olsa" gibi bir durum düşünerek, gerçekte giymeyecekleri kıyafetler hakkında konuştukları ve bu düşüncelerin ön yargılara dayandığı ima ediliyor. X işareti ise bu ön yargılara karşı bir duruş ve onları yıkmak için bir çağrı olarak yorumlanabilir. Resimde pembe bir arka plan üzerinde beyaz renkte konuşma baloncuğu içerisinde "Erkek misin? Azıcık hanım hanımcık giyin." yazısı ve baloncuğun altında siyah X harfi bulunuyor. Baloncuğun altında "Ön yargıları dönüştürmenin yeri ve zamanı" yazısı ve altta sol tarafta "İSTANBUL CEVAHİR" ve sağ tarafta "TD" logosu bulunuyor. Resimdeki espri, "erkekler hanımlar gibi giyinsin" şeklinde bir ön yargıya karşı çıkıyor ve bu ön yargıların dönüştürülmesi gerektiğini vurgulayarak cinsiyetçi söylemleri reddediyor.


They warned us 🥶❄🌨☃️
They warned us 🥶❄🌨☃️
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde bir Türk atasözü yazıyor: "Mart kapıdan baktırır, Kazma kürek yaktırır." Bu atasözü, Mart ayının havasının değişken olduğunu ve baharın gelmesine rağmen hala soğuk olabileceğini anlatıyor. Şaka da buradan geliyor. Mart ayında insanların baharın geldiğini düşünerek dışarı çıkmaları ve sıcak havaya aldanmaları, ancak hala soğuk olduğunu fark etmeleri ve kürek yakmaları gerekiyor. Yani, Mart ayı insanları aldatır ve baharın geldiğini düşünmelerine rağmen, hala kış gibi soğuk olabilir.


Henüz regl olmamış, 9 yaşında bir kız ço...
Henüz regl olmamış, 9 yaşında bir kız çocuğu hayal edelim. İsmi Nehir olsun. Nehir bir gün Türkçe ödevini yaparken, Türk Dil Kurumu’nun resmi sözlüğünde yukarıdaki tanım ile karşılaşıyor. Regl olmakla ilgili aldığı ilk bilgilerden biri bu. Sizce Nehir’in regl olmakla ilgili his ve düşünceleri bu durumdan nasıl etkilenir? İlk kez regl olduğunda kendini gerçekten “kirli” hissedebilir mi? Regl olan birini “kirleten” nedir? Böylesine doğal bir durum neden “kirli” olarak tarif ediliyor? BEIJE (@beijewomen); kullanıcı sağlığını gözeten menstrüel ürünleri, ulaşılabilir fiyatlara aboneleriyle buluşturan, yerli bir girişim. Regl ile ilgili tabulaşmış konuların konuşulması için alan yaratmak, en önemli misyonlarından biri. Menstrüel hijyen ürünlerinin lüks değil, temel bir ihtiyaç olduğuna inanan BEIJE; kârının %8’ini regl yoksulluğuyla mücadeleye ayırıyor. BEIJE’le burada tanıştıysan, bizim gibi onları sevdiysen ve “ben de bir deneyeyim” diyorsan; sana bir hediyeleri var! 💛 TURDIC kodun
Yapay zeka açıklaması

Resimde kırmızı bir arka plan üzerinde beyaz yazı ile "Kırılı" kelimesi ve altında "kelimesi TDK sözlüğünde neden hala aybaşı durumunda bulunan (kadın) olarak tanımlanıyor?" sorusu yer alıyor. Resmin altında da "BEIJE" yazısı ve yanında TDK logosu görünüyor. Bu resimde yapılan espri, "Kırılı" kelimesinin TDK sözlüğünde "aybaşı" döneminde olan kadınlar için kullanıldığı ve bu kullanımın günümüzde oldukça eski ve cinsiyetçi olduğu gerçeğine dayanıyor. Esprinin amacı, TDK sözlüğünün bu tip cinsiyetçi kelime kullanımını güncellemesi ve dili daha kapsayıcı hale getirmesi gerektiği yönünde bir eleştiri getirmektir. Resimde turuncu bir arka plan üzerinde beyaz yazı ve bir logo var. Yazıda "Regl, kirli değil; doğaldır." yazıyor. Bu yazı regl dönemini normalleştirmesi ve kirli bir şey olarak değil, doğal bir süreç olarak görmemiz gerektiğini ifade ediyor. Şaka ise bu ifadenin "kirli" yerine "doğal" kelimesini kullanarak regl dönemi hakkında yaygın yanlış düşünceleri ve utangaçlığı sorgulaması ve bu dönemin bir saklanacak şey değil, hayatın normal bir parçası olduğunu vurgulamasıdır. Bu görsel, dilin ve toplumun birbirini nasıl etkilediğine dair bir mesaj içeriyor. "Dil toplumu, toplum da dili değiştirir" sloganı ile, dilin toplumun bir yansıması olduğunu ve toplumun da dili etkileyebileceğini söylüyor. Daha sonra "Kirli" kelimesinin dilde yerleşik olması, böyle kalması gerektiği anlamına gelmediği vurgulanıyor. Dil ve toplumsal algılar değişebildiği ve gerektiğinde değişmesi gerektiği vurgulanarak, dilin statik bir yapı olmadığı ve toplumsal değişimlere uyum sağlaması gerektiği ifade ediliyor. Görselin altında "BEİJE" yazıyor. Bu da, "Kirli" kelimesiyle "Beyaz" kelimesinin eşanlamlı olmadığını ve dilin nasıl değiştiğini gösteren bir mizah unsuru olarak kullanılıyor. Fotoğrafta "Regli normalleştirelim." yazan bir afiş görüyoruz. Afişte regl olmaktan utanmamak ve bu konuyu açıkça konuşmak gerektiği belirtiliyor. Altında ise "Konuşamamak ve konuyla ilgili yeterli bilgiye sahip olamamak ise psikolojik etkilerin yanında fiziksel riskleri de beraberinde getiriyor." yazıyor. Şaka ise afişin regli normalleştirmeye çalışırken, aynı zamanda regl hakkında konuşmaktan çekinmek ve bilgi sahibi olmamak için psikolojik ve fiziksel riskleri hatırlatmasıyla ortaya çıkıyor. Regli normalleştirmek için konuşmaktan çekinmemek gerektiği vurgulanırken, aynı zamanda konuşmamak ve bilgi sahibi olmamanın olumsuz sonuçlarına dikkat çekilmesi ironik bir durum yaratıyor. Bu resimde beyaz yazı ile "Regli normalleştirelim" yazıyor. Altında ise "BEİJE" ve "TD" logosu var. Şaka, "regl" kelimesinin "normalleştirelim" ile birlikte kullanılmasının ilginç ve beklenmedik olması ile oluşuyor. "Beıje" markasının "TD" logosu, kadın sağlığı ile ilişkilendirilmeyen bir markanın bu bağlamda kullanımı ile şakayı güçlendiriyor.


Did you make gıybet today? 🙊 Don’t forge...
Did you make gıybet today? 🙊 Don’t forget to use “I’m someone else’s liar” to be free from responsibility for your gıybets 😁
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde "Ben başkasının yalancısıyım" yazıyor. Bu Türkçe deyim, bir dedikoduya karışmak isteyen ama sorumluluk almak istemeyen insanların kullandığı bir esprili sözdür. Örneğin bir arkadaşınızın dedikodusunu yapıyorsunuz ama "Ben dedikoduyu ben söylemedim, başkasından duydum" diyerek sorumluluğu başkasına atıyorsunuz.


Doğum günün kutlu olsun Sabahattin Ali 🌼...
Doğum günün kutlu olsun Sabahattin Ali 🌼 Günümüz için hislerimize tercüman olan birkaç alıntısını paylaşmak istedik sizlerle. #sabahattinali
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, Sabahattin Ali'nin bir fotoğrafı ve onun muhtemelen bir kitabından veya yazısından alınmış bir alıntı yer alıyor. Alıntı, "Herkese umuttan bahsediyorum, içimde zerre kadar umut kalmamışken..." şeklinde. Bu, bir ironi ve/veya paradoks içeren bir ifade. Başkalarına umuttan bahsetmek, ancak kendisinin umutsuz olduğunu söylemek, insanın hissettikleriyle söyledikleri arasındaki çelişkiyi vurgular. İşte ince bir mizah kaynağı: Başkalarına umut aşılamaya çalışan biri, aslında umutsuzsa bu umut sözlerinin ne kadar anlamsız olduğunu, hatta biraz ironik olduğunu gösteriyor. Sözlerin ve gerçek duyguların arasındaki bu fark, gülünç bir durum yaratır. Resimde, Türk yazar Sabahattin Ali'nin bir sözü ve fotoğrafı yer alıyor. Söz, iyiliğin kimseye kötülük yapmamakla eş anlamlı olmadığını, aksine kötülük yapma kapasitesine sahip olmamakla ilgili olduğunu vurguluyor. "İçimizdeki Şeytan" başlığı, insanın içindeki potansiyel kötülüğü sembolize ediyor. Dolayısıyla espri, iyiliğin, kötü bir şeyi yapma yetisinden yoksun olmaktan geçtiğini anlatıyor. Sözün özünde, iyi bir insan olmak için sadece başkalarına kötülük yapmaktan kaçınmak yeterli değil, aynı zamanda içinde kötü bir şey yapma potansiyelini barındırmamak gerekiyor. Resimde, Türk yazar Sabahattin Ali'nin bir fotoğrafı ve onunla ilgili bir alıntı yer alıyor. Alıntıda, insanların en büyük zayıflığının sorgulamadan, araştırmadan ve düşünmeden, körü körüne inanma eğilimleri olduğu vurgulanıyor. Bu, "İçimizdeki Şeytan" başlığı altında yer alan ve toplumsal inanç ve düşünce yapılarımızın eleştirel olmayan doğasını vurgulayan bir düşünce. "Patlatmadan inanmak" ifadesi de, sorgulamadan, eleştirmeden kabul etmeye karşı bir uyarı niteliğinde. Joke, insanların zayıf yanlarının, akılcı olmayan inanç ve davranışlar sergileme eğilimlerini eleştirel bir bakış açısıyla sunuyor.


İçerik ekle

Template seç, yazını yaz, kepsi siteye gönder.

Keps yap →

💬 Son Yorumlar