İçerik ekle template seç, yaz, gönder
eskiistanbul ile ilgili bulabildiğim postlar, videolar, karikatürler, resimler, tweetler, miimler

65 yıl önceki 19 Mayıs Kutlamaları
65 yıl önceki 19 Mayıs Kutlamaları
Videoda söylenenler: “Bu bir sıra harp okulu öğrencilerinin geçidine gelmiştir. Samsun'dan getirilen bayrağa reisi cumhur Celal Bayar'a tak dim için koşuyorlar. Atatürk'ün istiklal mücadelesine başlamak üzere 19 Mayıs 1919'da çıktığı Samsun'dan getirilen bu kıymetli emaneti az iz misafirimiz İmpara...”
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, gri tonlarda çekilmiş, muhtemelen 1960'lar veya 1970'ler dönemine ait bir grup genç kız görülüyor. Önde, hafifçe öne doğru eğilmiş ve gözleri hafif yukarı doğru bakmış bir kızın yüzü ve omuzları açıkça görünüyor. Arka planda diğer genç kızların da siluetleri görünüyor. Görüntünün arka planında da gri tonlarda bir boşluk var. Resmin altındaki "32 GUN" yazısı, bir müzik programı veya haber programı gibi bir televizyon veya radyo yayını olduğunu işaret edebilir. Fotoğrafın içeriği, kesin bir mizah unsuru taşımasa da, döneme özgü bir görüntü ve olası bir yayın logosunu içeriyor. Fotoğrafta mizah, bir yorum yapma imkanı vermiyor; o dönemde benzer görseller sıklıkla yayında olabilirdi. Bu nedenle, mizah unsuru yok. Görüntüde, gri tonlamalı siyah beyaz bir video görüntüsünden kesilen, genç kadınların bir grubu görünüyor. Önde, uzun saçlı bir kadın dikkat çekiyor. Arka planda, diğer genç kadınlar da görünüyor. Görüntünün kalitesi düşük ve görüntüler biraz bulanık. Görüntünün arka planında "32 GUN" yazan bir logo da mevcut. Fotoğrafın içindeki mizah, muhtemelen video klibin ya da filmi çekenlerin/yayıncıların gençlik ve popüler kültür bağlamında yaptığı bir göndermedir. O dönemin giyim tarzları, saç modelleri ve gençlik kültürüyle ilgili olabilir. Öyle bir gönderme olmadan fotoğrafın kendisinde doğrudan bir mizah unsuru yok. Ancak bağlamı ve görsel stilini göz önüne alarak gençlik ve popüler kültüre ilişkin bir gönderme yaptığı söylenebilir.


1950 yılı ve günümüz Okmeydanı, İstanbul...
1950 yılı ve günümüz Okmeydanı, İstanbul · © Caner Cangül
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, bir çocuğun yanında yazıtlı bir sütun ve etrafında geniş, yeşil bir alan var. Fıkra ise: "Çocuk sütuna bakarak "Burası güzel bir yermiş, buraya bir ev yaptırsaydım keşke." diyor." Fıkra, çocuğun sütunu ev gibi gördüğünü ve sütuna ev yapılması için hayaller kurduğunu komik bir şekilde anlatıyor. Fotoğrafta, eski bir binanın dar sokak arasında bulunan bir sütun gösteriliyor. Sütunun üzerinde Arapça yazıların oyulmuş olduğunu görüyoruz. Sütunun duvarı andıran şekli ve üzerindeki yazılarla birlikte, bu fotoğraf "sütunun kendini çok ciddiye alması" gibi bir espriyi çağrıştırabilir. Türkçede bu durum şöyle ifade edilebilir: "Sütun kendini çok kasmış." Bu espri, günlük konuşmada sıkça kullanılan bir tabirdir ve birinin aşırı ciddiye aldığı veya kendini önemli göstermeye çalıştığı durumlarda kullanılır. Fotoğraftaki sütun, duvarı andıran yapısı ve üzerindeki yazılarla, bu durumu komik bir şekilde yansıtıyor.


Beyazıt, Sahaflar Çarşısı. 1977 · UNIVER...
Beyazıt, Sahaflar Çarşısı. 1977 · UNIVERSITE KITAPLARI KITAP EV
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, bir kitapçı dükkanının önünde, "Üniversite Kitapları" yazan bir tabelanın altında insanlar duruyor. Şaka şu ki, fotoğraftaki insanlar üniversite kitapları okumak yerine onları satıyorlar.


Amerikalı fotoğrafçı Charles W. Cushman’...
Amerikalı fotoğrafçı Charles W. Cushman’in 1965 yılında İstanbul’da çektiği bazı fotoğraflar [Derleme : @unutulmaz_fotograflar ]
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, bir adam çiçekçi dükkanından bir buket çiçek satın almış ve sokakta yürürken gülümsüyor. Adamın satın aldığı çiçekler solmuş ve yaprakları dökülüyor. Bu, adamın çiçekçi dükkanından "sadece" çiçek aldığını, yani parasını ödediğini ancak çiçeklerin kalitesini kontrol etmediğini gösteren bir espri. Türkçede bu durum için sık kullanılan bir deyim "gözünü kırpmadan aldı"dır. Espri şu şekilde ifade edilebilir: "Adam çiçekçi dükkanından 'sadece' çiçek almış. Gülümsemesi de çiçeklerin güzelliğinden değil, çiçeklerin parasına mal olduğundan!" Fotoğrafta, bir balıkçı teknesinde balık satan bir adam var. Adam, balıklarla dolu bir sepetin yanında duruyor. Fotoğrafta görünen, balıkların bol olduğu bir dönemde, balıkçının bir balık satabilmek için çok uğraşması gerektiğini anlatan bir mizah içeriyor. Resmindeki espri, balıkçının bu kadar çok balık varken bile bir tane bile satamadığını ve zor durumda olduğunu göstermesidir. Bunu "Bu kadar çok balık varken bile bir tane bile satamazsan ne yapacaksın?" şeklinde ifade edebiliriz. Resimde iki kız çocuğu, bir taş duvarın önünde duruyor. Sol taraftaki kız çocuğu, tek tekerlekli bir bisiklet bisikletinin tekerleğini tutuyor. Sağdaki kız çocuğunun ise bisikleti yok. Bu resimdeki espri, sol taraftaki kız çocuğunun bir bisikletin tekerleğini elinde tutması ve sağ taraftaki kız çocuğunun bisikletsiz olması ile ilgili. Bu durum, sol taraftaki kız çocuğunun bisikleti "çalmış" ve sağ taraftaki kız çocuğuna bırakmamış gibi bir izlenim veriyor. Kısaca, resimdeki espri, sol taraftaki kız çocuğunun bisiklet "çalması" ve sağ taraftaki kız çocuğunun bisikletsiz kalması üzerinden kurulu. Resimde, "Hayat Mecmuası" ve "Doğan Sigorta" reklamları bulunan binaların önünde, at arabası görüyoruz. Bu, "Doğan Sigorta"nın reklamını yapan bir şaka. At arabası, günümüzde modern şehirlerde çok nadir kullanılan bir ulaşım aracıdır. Dolayısıyla, Doğan Sigorta'nın at arabası kullanması, sigorta sektöründe biraz "modası geçmiş" olduğunun bir göstergesi olarak algılanabilir. **Şaka:** "Doğan Sigorta'nın at arabasıyla gezmesi, geçmişte kaldığını mı gösteriyor?" Fotoğrafta, İstanbul'un dar ve eski sokaklarından birinde bir at arabası ve etrafında insanlar görülüyor. Sokaklar oldukça dardı ve arabalar için çok uygun değildi. At arabasının yanında oturan adam da muhtemelen bu dar sokakları kullananların sık karşılaştığı bir durumla dalga geçiyor. **Şaka:** "Arada sırada otomobil geliyor. Ben de atın üstünde oturup bekliyorum." **İngilizce çeviri:** "Every now and then a car comes by. I'm just sitting on the horse and waiting." Bu şaka, dar sokaklarda at arabası kullanmanın zorluklarını ve beklenmedik durumlara hazırlıklı olmanın önemini vurguluyor. Resimde, arkasında renkli bir kutu olan ve yolun ortasında duran bir adam görülüyor. Adamın sırtında, "Boş ver, ben taşıyorum!" diye yazan bir kutu var. Bu, bir taşyükleme ve taşıma işçisi olan adamın sırtında ağır bir yük olduğunu ancak yine de bir şekilde mutlu olduğunu ima eden bir mizah. Bu espri, insanın zorluklarla yüzleşme biçimini ve bunu esprili bir şekilde ifade etmesini gösteriyor. Fotoğrafta, bir sokak tezgahında fındık satan bir satıcı ve bir müşteri arasında geçen bir olayı görüyoruz. Müşteri fındıkları inceleyerek satıcıya "Bunlar taze mi?" diye soruyor. Satıcı ise "Hayır efendim, bunlar 1962 yılından kalma. Siz şimdiye kadar nerelerdeydiniz?" diye cevaplıyor. Bu espri, fındıkların tazeliğine değil, müşterinin uzun süredir fındık almamış olmasına gönderme yaparak komik bir etki yaratıyor. Fotoğrafın çekildiği dönem de bu esprinin daha da anlamlı olmasını sağlıyor. Fotoğrafta bir limanda balık tutmaya çalışan birkaç adam var. Aralarında balık satıcısı olan biri dikkat çekiyor. Balık satıcısı kafasına çiçekli bir kap ve bir kürek tutmuş ve üzerinde bir balık olduğunu gösteriyor. Balık satıcısının balık satmak için kullandığı yöntem oldukça ilginç ve tuhaf. Bu fotoğrafın şakası, balık satıcısının balık satmak için kullandığı yöntemi ele alıyor. Balık satıcısının çiçekli bir kap ve kürek kullanarak "Bu balığı aldım, ancak başka bir balığa takas edeceğim" gibi bir mesaj verdiğini düşünülebilir. Bu tuhaf yöntemle balığı daha cazip hale getirmeye çalıştığını ima ediyor. Bu yüzden fotoğrafın şakası, balığı satmak için kullanılan yöntemin ilginç ve tuhaf olmasından kaynaklanıyor. Fotoğraf bize gerçek bir balık satıcısının bu yöntemle balık sattığını göstermese bile, bu şekilde balık satmak oldukça komik ve eğlenceli bir düşünce. Fotoğrafta Ayasofya Camii ve önünde duran bir kadın var. Kadın camiye bakıyor ama minareye değil. Fıkra şöyle: "Ayasofya'nın minaresiyle ünlü olduğunu biliyorsun. Kadının minareye bakmadığını fark ettin mi? " Bu fıkra, kadının minareye bakmamasıyla "Ayasofya'nın minaresiyle ünlü olduğunu bilmiyor" gibi bir anlam çıkararak mizah yaratıyor. Fotoğrafta, bir vapurun üzerinde bulunan bir "Kız Kulesi İstanbul" tabelası ve onun yanında "Paklar" markasının 4 mevsim motor yağı reklamı yer alıyor. Fıkra şu şekilde: Kız Kulesi, İstanbul'un simgesidir ve tarihi bir yapıdır. Paklar ise bir motor yağı markasıdır. Bu iki şeyin yan yana olması, "Kız Kulesi de mi motor yağı kullanıyor" gibi bir espriyi çağrıştırmaktadır.


Cumhuriyetin ilk yıllarında bir sınıf. 1933...
Cumhuriyetin ilk yıllarında bir sınıf. 1933
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, bir sınıfta sıralar halinde oturan öğrenciler ve öğretmenleri görülüyor. Duvarlarda çeşitli resimler ve öğrenci çalışmalarının asılı olduğu görünüyor. Öğretmen, sıraların önünde, öğrencilere bir kağıt göstererek anlatıyor. Ancak öğrencilerin dikkatleri dağılmış, kağıt değil, öğretmenin elindeki kağıtları ve onlara gösterdiği şeyi inceliyorlar. Bu fotoğraf, öğrencilerin ders dinlemek yerine, başka şeylerle daha çok ilgilendiği, derslere pek önem vermediği fikrini yansıtıyor. Fotoğrafın mizahı, öğrencilerin ders dinledikleri halde, aslında öğretmenle ilgilenmedikleri, farklı şeylere baktıkları ima ediliyor. **Fıkra:** "Hoca dersi anlatıyor, ama öğrenciler başka şeylere bakıyorlar. Hoca, "Ders dinleyin!" diye bağırıyor. Öğrenciler, "Dinliyoruz hocam!" diyor. Hoca, "Peki, ne anlatıyorum?" diye soruyor. Öğrenciler, "Bilmiyoruz hocam!" diye cevap veriyorlar." Bu fıkra, öğrencilerin derse ilgisiz olmalarını, sadece dinlediklerini söylemelerini ancak hiçbir şey anlamadıklarını gösterir. Fotoğraftaki durum, bu fıkra ile benzerlik gösterir, çünkü öğrenciler öğretmenle ilgilenmiyor gibi görünüyorlar, ders dinlediklerini söyledikleri halde, aslında başka şeylerle meşguller.


Bir çiçek satıcısı. İstanbul, 1965 · AYS...
Bir çiçek satıcısı. İstanbul, 1965 · AYSE FRSULYA 2
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta bir çiçekçi dükkanında çiçek satan bir adam ve ona çiçek almaya gelen bir kadın görünüyor. Kadın çiçekçiden lale istiyor, ama adam ona sadece karanfil satıyor. Bu durumda espri, adamın kadına sadece karanfil satmasının ve kadın istediği laleleri almamasının komik olduğunu vurgulamaktadır. Türkçede bu durum için şu gibi bir espri yapılabilir: "**Adam: Ne istersiniz hanımefendi?** **Kadın: Laleleriniz var mı?** **Adam: Yok hanımefendi, sadece karanfillerimiz var.** **Kadın: (üzgün bir şekilde) Peki, karanfillerden alayım o zaman.**" Bu espri, çiçekçi dükkanında istediği çiçekleri bulamayan kadının durumunu ve çiçekçinin sadece karanfil satmaya çalışmasının komikliğini vurguluyor.


önceden konuşulan Türkçenin naifliğine b...
önceden konuşulan Türkçenin naifliğine bakar mısınız
Videoda söylenenler: “21 sıralarında elleri tabancalı, hırsane kılıklı, 20-25 yaş larında 4 kişi langaya girdiler. Elinde bir mazer tabanca vardı. Elinde beyaz eldivenler vardı şeffaf. Hiçbirisi kırılmasın dedi. Şu kasayı aç dedi. İçeride kasa gösterdi. Bir anları çıkardılar. Sıfırlamayı yakarız de...”
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Görüntüde, 1971 yılında, muhtemelen bir haber programı veya benzeri bir televizyon yayınında, bir kadın konuşuyor. Kadının konuşma tarzı ve arka plandaki unsurlar, o dönem televizyon yayınlarının tarzını gösteriyor. Altta, "Sabah 11 sıralarında..." yazısı var. Bu, kadının muhtemelen o saatte yayınlanan bir programa ait olduğunu ve muhtemelen günlük yaşantıya veya bir haber sunumuna ilişkin bir açıklama yapıyor olabileceğini düşündürtüyor. Ekranın sağ tarafında bir reklam panosu var ve üstünde "trt" logolu bir logo yer alıyor, bu da görüntünün bir Türkiye Televizyonu (TRT) yayını olduğunu destekliyor. **Potansiyel mizah/anlam:** Mizahın veya alt metnin doğası net değil. "Sabah 11 sıralarında..." ifadesinin, o zamanlarda televizyon programlarının sıklıkla belirli zaman dilimlerinde yayımlandığını ve izleyicinin beklentisinin, yayınlanan programın bu zaman dilimiyle uyumlu olması gerektiği vurgulanarak ortaya konmuş olma olasılığı söz konusu. O zamanlarda televizyon yayınlarında daha az program ve daha belirgin zaman aralıkları vardı. Belki bu "11 sıralarında" ifadesi, izleyicileri o saatlerde yayımlanan içeriğin beklenmedik veya farklı bir tarz/içerikte olmasına dair düşünmeye yöneltecek bir yorumdur. Ancak bu sadece bir varsayım, resmin tam bağlamı olmadan kesin bir yorum yapılamaz. Görüntüde, 1971 yılında çekilmiş gibi görünen, siyah-beyaz bir televizyon görüntüsünün bir kesiti var. Kadın bir sunucu veya haber spikeri, bir televizyon stüdyosunda veya benzeri bir ortamda duruyor. Kadın, görünüşe göre, bir haber sunumunda ya da röportajda. Ekranda "Sabah 11 sıralarında..." yazısı görülüyor. Bunun yanındaki, "trtarsiv.com" gibi metinler, muhtemelen arşiv sitesinin adresi veya benzeri bir bilgi. Fotoğrafın potansiyel bir komedi unsuru, tarihinin (1971) ve "Sabah 11 sıralarında..." ifadesinin, modern zamanlar ile ilgili bir espriyi çağrıştırması olabilir. Zaman kavramını bir nostaljik hatırlatıcıyla alay konusu yapıyor olabilirler. Fakat resmin tamamı ve bağlamı olmadan tam anlamıyla bir şaka olarak yorumlamak zordur. Sadece bir an, bir bölümdür ve daha fazla bilgiye ihtiyaç var.


Naysır daysır reklamını kimler hatırlıyor?...
Naysır daysır reklamını kimler hatırlıyor?
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, sebze ve meyve doğrayıcısı için çeşitli reklam örnekleri gösteriliyor. Her bir reklamda farklı insanlar ve farklı ortamlarda aynı doğrayıcı kullanılıyor. Ancak, şaka şu ki; bu doğrayıcı gerçekten işe yaramıyor gibi görünüyor. Şaka, doğrayıcının her fotoğrafta farklı bir biçimde gösterilmesiyle ortaya çıkıyor. Örneğin, bir fotoğrafta doğrayıcı üzerinde domatesler, diğerinde patatesler, diğerinde ise salatalıklar görülüyor. Bu da, doğrayıcının aslında hiçbir işe yaramadığını ve kullanıcının istediği gibi kesip doğrayamadığını ima ediyor. **Türkçe:** Fotoğrafta, sebze ve meyve doğrayıcısı için çeşitli reklam örnekleri gösteriliyor. Her bir reklamda farklı insanlar ve farklı ortamlarda aynı doğrayıcı kullanılıyor. Ancak, şaka şu ki; bu doğrayıcı gerçekten işe yaramıyor gibi görünüyor. Şaka, doğrayıcının her fotoğrafta farklı bir biçimde gösterilmesiyle ortaya çıkıyor. Örneğin, bir fotoğrafta doğrayıcı üzerinde domatesler, diğerinde patatesler, diğerinde ise salatalıklar görülüyor. Bu da, doğrayıcının aslında hiçbir işe yaramadığını ve kullanıcının istediği gibi kesip doğrayamadığını ima ediyor.


Efes pilsen’in 39 sene önce çıkardığı bi...
Efes pilsen’in 39 sene önce çıkardığı bir gazete reklamı
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde, "Sadık Emmi" diye biri, ineklerinden her gün 10 litre "bira" sağıyor. Reklamda, "bira"nın sütten daha besleyici olduğu ima ediliyor, ancak bu ironik çünkü "bira"nın gerçekte sütten daha besleyici olmadığı biliniyor. Bu reklam, insanların inanmaya eğilimli olduğu klişeleri kullanarak, "bira"yı sağlıklı bir içecek gibi göstermeye çalışıyor. Bu, mizah dolu bir reklam sloganı kullanarak yapılıyor.


Halil The Coolest Monkey @monkeyiniz32 ·...
Halil The Coolest Monkey @monkeyiniz32 · Aug 31 Eşref Amca 90 yaşında, 70 yıldır Bergama'da Yenigün salonunu işletiyor. Ne de güzel hazırlıyor. Bill Gates O @BillGates · Aug 30 Happy 90th birthday, Warren! Show this thread
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta Bill Gates bir mutfakta önlük giymiş ve yemek yapıyor. Alttaki tweet'te ise "Happy 90th birthday, Warren!" yazıyor. Warren Buffett'ın 90. yaş gününe atfen yapılan bu espri, Bill Gates'in Warren Buffett ile olan yakın dostluğuna ve ikisinin de milyarder olmasına rağmen Bill Gates'in yemek yapıyor gibi gösterilerek bir zıtlık oluşturulmasına dayanıyor.


1965 yılından bir reklam afişi.
1965 yılından bir reklam afişi.
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde bir çift, masada oturmuş, kahve içip gazete okuyor. Kadın erkeğin kucağında oturuyor. Arka planda ise bir çamaşır makinesi duruyor. Resimdeki espri, çamaşır makinasının insanlara günlük hayatlarında rahatlık sağlayarak, insanların zamanını çalacak, yorucu işlerle uğraşmaktan kurtardığını göstermesi.


ESKİDEN İSTANBUL 40'larda Haliç… O dönem...
ESKİDEN İSTANBUL 40'larda Haliç… O dönemlerde yaşanan deniz kirliliği. @eskidenist66 · 4 sa 27 35 190 ADM#ÜK8 @yeterulanmk · 2 sa Kılıçtaroğlu nun dedeleri bile rahat vermemiş istanbulumuza 2 2
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

ESKİDEN İSTANBUL 40'larda Haliç... O dönemlerde yaşanan deniz kirliliği. @eskidenist66 · 4 sa 27 35 190 ADM#ÜK8 @yeterulanmk · 2...


Türk filmlerindeki “kibarlık dersi” kli...
Türk filmlerindeki “kibarlık dersi” klişesi . @aykutmatik @aykutmatik @aykutmatik 💚 Keşfetten gelenler takip edin 🙏🏽💚 . #vayn #vineturkiye #aykutelmasvine #halilibrahimgöker #vinetürkiye #vine #komikvideolar #komik #komikpaylasimlar #ozlenenvine #galatasaray #kafalarvine #vayntürkiye #vineizle #uğurcanakgül #cmylmz #atakanozyurt #fatihyasin #oldvayn #bilalhancı #reels #vayntürkiye #reynmen #fenerbahçe #aykutelmas #aykutelmaseskivine #aykutelmasizle #muratsakaoğlu #keşfet
Videoda söylenenler: “Muzaffer sana Fransa'dan hoca getirtti. Kadınlarla nasıl diyalog kurulur işte sana bunu öğretecek. Merak etme hoca ben çabuk öğrenirim. Muzaffer Bey hanımefendiyle uyandınız. Ona günaydın bir tanem deyin. Buyurun. Bir tane? Ben de bir tane de gir ki. Tamam bir taneyi geçelim o...”
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde, bornoz giymiş, saçı toplanmış bir erkek figürü görülüyor. Bornozunun üzerinde siyah ve beyaz renkler var ve ince bir siyah kuşak da takıyor. En ilginç detay ise, adamın kafasının üzerinde, sanki bir kılıç veya benzeri bir nesneyle dövüşüyormuş gibi, havada bir şey varmış gibi duruşu. Bu, bir "dövüş sanatları" temasıyla yapılan mizah/şakadır. Adam bornoz ve saç toplamasıyla, ciddi bir dövüş sanatları ustası gibi görünmeye çalışıyor, ancak bir bornoz giydiği ve belki de saçını toplamanın bir sebebinin başka bir şey olduğu görülüyor. Görüntü, beklenmedik, komik bir durum sunarak kahkaha dolu bir sonuç elde etmeye çalışıyor. Fotoğrafta, bornoz giymiş, saçında topuz olan bir erkek görünüyor. Bornozun üzerindeki beyaz kısmı ve siyah kemeri, bir karate veya başka bir dövüş sanatı kıyafeti gibi duruyor. Erkek sanki bir şeye karşı savunma pozisyonunda, ya da bir dövüş sanatı hareketi yapıyormuş gibi görünüyor. Üstünde ise bir şeyin, muhtemelen bir metal çubuk ya da benzeri bir nesnenin tepesinde duruyor, yani saçının üzerine doğru. Bu, oldukça absürt bir görüntü oluşturuyor. Bu, "mantıksız" veya "absürt" durumları konu alan, oldukça popüler bir komik videoların veya fotoğrafların yaygın bir şakasıdır. Erkek, son derece olağan dışı bir şekilde giyinmiş, ve bu absürtlük, kahkaha uyandırıyor. Şaka, beklenmedik ve komik bir durumun yaratılması üzerine kuruludur.


👨‍🎓 Köy Enstitüsü öğrencileri kayak ve m...
👨‍🎓 Köy Enstitüsü öğrencileri kayak ve müzik dersinde,1940.
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta karlı bir ortamda altı kişinin kayak yaptığını görüyoruz. Hepsi de aynı renkte ve aynı modelde giysiler giymişler ve aynı tipte kayak ekipmanları kullanıyorlar. Görseldeki espri, herkesin aynı giysiler ve ekipmanlar kullanması ve bu nedenle birbirlerine çok benzemesi. Yani, herkesin neredeyse aynı olduğu bir espri gibi yorumlanabilir. Aynı zamanda, fotoğrafın tarihi bir fotoğraf olması ve o zamanki moda trendini yansıtan bir kare olduğu da düşünülebilir. Bu durum, "herkes aynıymış" veya "birbirlerine benziyorlarmış" gibi espriler yapmak için kullanılabilir. Fotoğrafta, çeşitli enstrümanlar çalan bir grup genç insan görünüyor. Görünen o ki, hep birlikte müzik yapıyorlar. Bu fotoğrafta bir espri yok. Bu, müzik yapmayı seven bir grup genci gösteren sıradan bir fotoğraf.


Kıraathaneler kapanınca dayılar:
Kıraathaneler kapanınca dayılar:
Videoda söylenenler: “Bye.”
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Görüntüde, kısa saçlı, orta yaşlı bir erkek görünüyor. Erkek, kırmızı bir tişört giymiş ve yüzünde, tıpkı bir çizgi film karakteri gibi, çizgili, kedi benzeri desenler var. Bu desenler, yüzüne komik bir hava katmış. Fotoğraf, muhtemelen sosyal medya platformu TikTok'ta paylaşılan bir eğlenceli video veya fotoğraf. Şaka, insan yüzüne uygulanan bu çizgi film tarzı kedi desenleriyle, ciddiyetsiz, eğlenceli bir hava yaratmaktan kaynaklanıyor. Erkeğin yüzündeki desenler, izleyicilerde gülme ve şaşkınlık yaratmayı hedefliyor. Dolayısıyla, şakanın özünde biraz abartılı bir görüntü yaratmak ve esprili bir yorumla sosyal medyada dikkat çekmek yer alıyor. Fotoğrafta, kısa saçlı, sakallı ve bıyıklı, kırmızı bir tişört giymiş bir erkek görünüyor. Yüzünde, sanki bir kedi ya da benzeri bir hayvanın yüz çizgileri gibi, kırmızı çizikler/renklendirmeler var. Görüntü, sosyal medyada yaygın olan, yüzüne sanal şekiller/resimler ekleyerek esprili fotoğraflar oluşturma eğilimine işaret ediyor. Şaka, bu tarz sanal efektlerle yüzüne kedi şekilleri koymuş bir adamın kendine özgü ve gülünç hali üzerinden yapılıyor. Kullanılan efekt, tipik olarak sosyal medya platformlarında bulunan uygulamalar aracılığıyla oluşturulmuş olabilir. Özetle, kişinin gülünç, komik ve hafif abartılı bir şekilde gösterilmesiyle ilgili bir espri.


еcem @kasmaknk 1950'li yıllarda Kore'den...
еcem @kasmaknk 1950'li yıllarda Kore'den dönen Türk askerlerini İstiklal caddesin'de karşılayan bir hanımefendi. Kore'de vurulmayıp İstiklal'de vurulmak..
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, Kore Savaşı'ndan dönen Türk askerlerini karşılayan bir kadın var. Kadın, askerlere çiçek uzatırken diğer elini de askerlerden birinin omzuna koymuş. Bu fotoğraf, "Kore'de vurulmayıp İstanbul'da vurulmak" atasözünü esprili bir şekilde ele alıyor. Aynı atasözüne benzer başka bir atasözü de "vurun abalıya, vurmayın yalına"dır. Fotoğrafta, askerlerin savaştan döndükleri için abalı oldukları, kadın ise yalın olduğu için askerlerden birinin omzuna elini koyması, bu atasözlerine bir göndermedir. Espri, Kore Savaşı'ndan dönen askerlerin, İstanbul'da, savaşta değil de, sivil hayatta vurulma riskiyle karşı karşıya kalmalarını alaya alıyor.


Nadir Tarihi Fotoğraflar @nadirfotograf ...
Nadir Tarihi Fotoğraflar @nadirfotograf … Aynı kare farklı zamanlar Bukoleon Sarayı. İstanbul 1950 -2020 haydlers DUR 21:44 · 1.06.2021 · haydlemrs DUR hayalleme
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Bu fotoğraf iki fotoğrafı yan yana gösteriyor. Sol tarafta, Bukoleon Sarayı'nın 1950'lerde nasıl göründüğünü gösteren bir fotoğraf var. Sağ tarafta ise 2020'lerde çekilmiş aynı sarayın bir fotoğrafı var. Fotoğrafların yan yana konması, sarayın günümüzde restore edildiğini ve çevresindeki alanın modernize edildiğini gösteriyor. Bunun bir "espri" olduğu söylenebilir çünkü modern zamanlar daha temiz ve modern bir ortam vadediyor, bu yüzden insanların bu değişimden memnun olacağı varsayılıyor. Özetle, fotoğraflar Bukoleon Sarayı'nın zamanla nasıl değiştiğini gösteriyor ve bu değişimin modernleşmeyi ve gelişmeyi temsil ettiğini ima ediyor. Fotoğrafta, deniz kıyısında, eski bir kalenin kalıntıları üzerine inşa edilmiş evler görünüyor. Kalenin duvarları yıkık ve denizden gelen dalgaların etkisiyle yıpranmış durumda. Evlerin bazıları da yıkılmış ve terk edilmiş görünüyor. Sahile yakın bir teknede ise tek başına bir adam kürek çekiyor. Şaka ise: "Bu kalenin eski sahibi, kalenin bu kadar yıkık olmasından dolayı çok üzgündür, çünkü o artık burada kalmak için hiç para ödemek zorunda değil." Bu şaka, kalenin eski sahibinin kalenin yıkık olmasından dolayı mutlu olduğunu ima ediyor. Çünkü o artık kalenin bakımı için para ödemek zorunda değil. Fotoğrafta, İstanbul'un tarihi surlarının önünde bir yol var. Yolun kenarında, "DUR" tabelasının önünde bir kişi durmuş, arkasında ise trafik sıkışıklığı var. "Hayalleme" kelimesiyle yapılan espri, bu fotoğrafta "DUR" tabelası önünde bekleyen kişilerin aslında "Hayalleme" tabelası altında duruyor gibi gösterilerek, insanların bir "DUR" tabelasına bakmak yerine daha eğlenceli bir tabelaya bakmak istedikleri ima ediliyor. Kısacası, bu fotoğraf insanların her zaman daha eğlenceli şeylere ilgi duyduklarını ve "DUR" tabelası gibi sıkıcı şeylerden kaçmak istediklerini gösteren bir espri.


Nadir Tarihi Fotoğraflar @nadirfotograf ...
Nadir Tarihi Fotoğraflar @nadirfotograf … Aynı kare farklı zamanlar Bukoleon Sarayı. İstanbul 1950 -2020 haydlers DUR 21:44 · 1.06.2021 · haydlemrs DUR hayalleme
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Bu fotoğraf, İstanbul'da bulunan ve bugün hala ayakta duran Bizans dönemine ait bir yapı olan **Büyük Saray**'ın 1950'lerde ve günümüzdeki hallerini göstermektedir. 1950'lerde sahile yakın ve etrafında deniz bulunan yapı, günümüzde şehirleşmenin getirdiği değişimler nedeniyle kara yoluna yakın ve daha modern binalar arasında kalmış durumdadır. Bu fotoğraf, tarihi yapıların zamanla nasıl dönüştüğünü ve şehirleşmenin etkilerini göstermektedir. **Şaka:** 1950'lerde denize kıyısı olan bir yapı, bugün kara yolu kenarına taşınmış. Bu da aslında İstanbul'da denizin çekildiğinin bir kanıtı olabilir mi? 😁 Fotoğrafta deniz kenarında bir kale ve içinde insanlar görüyoruz. Kale duvarları çok yıkık ve çatlaklar var. Bu durumla ilgili espri "Bu kaleyi ne zaman onaracaklar?" veya "Bu kaleyi kimse onarmayacak mı?" olabilir. Resimde, İstanbul surlarının bir kısmı, bir inşaat alanı ve inşaat alanının önünden geçen bir yol görünüyor. Yolda araçlar var ve aralarında bir de sarı taksi geçiyor. Şaka, inşaat alanının surlara çok yakın olması ve taksinin surların önünden geçerken "sur taksisi" gibi görünmesi üzerine kurulu.


içla kaçak bir annlık varmay ki, say met...
içla kaçak bir annlık varmay ki, say met ettigi görkemli konaklarda oturur pey daha dün benim de kafamdan geçti. lee cin omemelers gerekmesie kolayca cin bulabiliyorlarda. Dart e huyla baglams, bardakiler ise piya etmeye koyulmuşlardı. Winston madan konugabilecegs bir oyun ma yarla otunp sohbet etmek yin Winston, “Gençliginizden beri kim bilir Yaşlı adamın soluk mavi gözleri, sanka b Sonunda, "Eskiden biralar daha iyiydi,” del ra, bardan erkekler tuvaletinin kapısına gen klikler bu meyhanede yaşanmış gibi, dart tab klere tanık oldunuz,“ diye yokladı ihtiyan Haha ucuzdu! O zamanlar kallavi derdik supercracker @irenesser_ · 21h annem bunu paylasmis. ben vardim yaninda Pencerenin oninde, Winston tab Sn ee larnda, neyse ki meyhaneye tele ston içeri giner girmez sape Yaşlı adam, bardagının ban hk doldursaydı eli mi kurlard rum litre kesmiyo Bet geliy sanuy Etrafın seni sıkmaya başladığı zamap kitap oku.. nhutu yan as yans tok ya o A de- durmad mezmis. Her yeyin sahibi onlarmas e dort ath arabalarıyla gezerler, yam- indir apkalar takarlarmış yann gözleri parladı. pkalar, ha!” dedi. “Çok matrak dogrusu. lars Ons pany silindir şapka görmeyeli yıllar olmus Si- h oldu, evlat. En son baldızımın cenaze- m. Tam gününü söyleyemem ama, elli yl r paynta dört peniydi. Saa iin kiralamıştım tabii, bilir- ve bahane ,okur 261
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta bir Twitter paylaşımı görülüyor. Paylaşımda, bir kızın kitabı okurken, çevresindeki "sıkıcı" şeyleri görmezden gelerek sadece kitaba odaklanması için "Etrafın seni sıkmaya başladığı zaman kitap oku." yazan bir alıntı ve bu alıntıya atıfta bulunan "annem bunu paylaşmış. Ben vardim yanında" şeklinde bir yorum var. Bu paylaşımın espri kısmı, annenin kızının sürekli çevresindeki şeylere odaklanmasından şikayet etmesi ve ona bunun çözümünün kitap okumak olduğunu söylemesi. Kız ise bu paylaşıma "Ben vardım yanında" diyerek, annenin aslında sürekli kendisini eleştirdiğini ve bu yüzden de kitabı okumak zorunda kaldığını ima ediyor. Bu durum, Türk kültüründe ebeveynlerin çocuklarını sürekli eleştirmesi ve onların bu eleştirileri altında kendilerini baskı altında hissetmeleri üzerine bir espri oluşturuyor.


İstiklal caddesi. İstanbul 2002
İstiklal caddesi. İstanbul 2002
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta karlı bir şehir sokak görünüyor. Sokakta insanlar yürüyerek bir yere gidiyor. Arkalarında ise kar yağdığı için kapanmış bir tramvay var. Bu fotoğrafta kullanılan espri tramvayın kapalı olmasına rağmen insanların yürüyerek gitmesiyle ilgili. Bu durum, İstanbul'da yaşayan kişilere çok tanıdık geldiği için bir espri olarak nitelendirilebilir. **Espri şöyle özetlenebilir:** İstanbul'da kar yağdığında, ulaşım araçları çalışmaz, insanlar mecbur kalıp yürürler. **Esprinin Türkçesi:** İstanbul'da kar yağdığında, tramvay kapalı olduğu halde insanlar yine de yürümek zorunda kalıyor. 😄


İçerik ekle

Template seç, yazını yaz, kepsi siteye gönder.

Keps yap →

💬 Son Yorumlar