İçerik ekle template seç, yaz, gönder
sozluk ile ilgili bulabildiğim postlar, videolar, karikatürler, resimler, tweetler, miimler

Hepimizin birbirini umursadığı günler gö...
Hepimizin birbirini umursadığı günler görmek dileğiyle 🌼 Hoping to see days where we all care about each other 🌼 @siyahserit1 in paylaşımı sayesinde haberdar olaydan haberdar olduk. Kaynak/source:
Yapay zeka açıklaması

Bu resimde, işinden eve dönerken kirli kıyafetleri yüzünden otobüsten indirilmiş olan Hasan Duman'ın hikayesi anlatılıyor. Hasan Duman, işini kaybedip yoksullaşmasının ne kadar kötü bir şey olduğunu anlatmak için belediyeye başvuruyor. Bu hikayedeki espri ise, Hasan Duman'ın belediyeye başvurarak işi geri istediği ve bunun gerçek hayatta mümkün olmadığına dair ironi.


Değil mi? Right? 🔥
Değil mi? Right? 🔥
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde "price of fire" yazıyor ve altında "ateş pahası (exp.)" yazıyor. Bu, Türkiye'de son zamanlarda yaşanan enflasyonu ve fiyatların çok yüksek olmasını esprili bir şekilde anlatıyor. "Ateş pahası" ifadesi, bir şeyin çok pahalı olduğunun Türkçede kullanılan bir argo ifadesidir. Bu ifade, fiyatların çok yükselmesi nedeniyle insanların alışveriş yaparken kendilerini "ateşe atmış" gibi hissettiklerini ve fiyatların "ateşten pahalı" olduğunu vurgulamak için kullanılıyor.


Oha! It’s so satisfying to say it and th...
Oha! It’s so satisfying to say it and there’s always something to say oha around here 😁
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde turuncu bir arka plan üzerine beyaz "Oha!" yazısı ve altında kısa bir açıklama bulunuyor. Açıklama, "Oha!"nın şaşırtıcı bir şeye verilen üç harfli bir tepki olduğunu, "Vay!" anlamına gelebileceğini ancak aynı hissi vermeyi başaramadığını söylüyor. Bu şaka, "Oha!"nın Türkçe'de "Vay!" ile aynı anlama gelmesine rağmen, "Oha!"nın daha güçlü bir ifade olduğu ve "Vay!"ın daha yumuşak bir ifade olduğu gerçeğine dayanıyor. Resimde mavi bir baloncuk içinde "oh!" yazıyor. Baloncuk, pembe bir zemin üzerine yerleştirilmiş. Şaka, "oh" kelimesinin, Türkçede "aha" kelimesine benzemesi ve genellikle bir şeyin fark edildiğinde veya bir şeyin gerçekleştiğinde kullanılan bir ünlem olmasıdır. Bu nedenle, görsel olarak "oh!" yazması, "aha" anlamına geldiği için bir espri yaratmaktadır.


OGM Pictures için Estima tarafından yapı...
OGM Pictures için Estima tarafından yapılan TV Dizilerinin Toplumsal Sorunlarla Etkileşimi araştırmasından çıkan bazı sonuçları derledik. Sizler ne düşünüyorsunuz? 😊 @ogm.pictures #işbirliği
Yapay zeka açıklaması

Resimde kırmızı bir arka plan üzerine beyaz yazı ile "TV Dizilerinin Toplumsal Sorunlarla Etkileşimi" yazıyor. Altında ise "Araştırma, 81 ili temsilen ve yaklaşık 1.5 ay süren görüşmelerle 15 yaş üstü kadın/erkek her SES Grubu ile yapıldı." yazıyor. Resmin sağ alt köşesinde ise "OGM Pictures" logosu ve TD logosu bulunuyor. Resimdeki espri, "TV dizilerinin toplumsal sorunlarla etkileşimi" başlığı ile altındaki "Araştırma" açıklaması arasındaki zıtlıktan geliyor. Başlık, dizilerin toplumsal sorunları ele alma ve onları etkileme potansiyeline işaret ediyor. Ancak alttaki açıklama ise bunun 1.5 ay süren bir araştırma ile, 81 ili temsilen, 15 yaş üstü kadın ve erkeklerden oluşan bir örneklem grubu aracılığıyla yapıldığını belirtiyor. Bu da araştırmanın gerçekte dizilerin toplumsal sorunlar üzerindeki etkisini değil, sadece insanların dizilere yönelik görüşlerini incelediğini ima ediyor. Bu zıtlık, dizilerin toplumsal sorunlarla olan etkisini abartılı bir şekilde sunarak, bu konudaki araştırmaların ne kadar yüzeysel ve gerçekçi olmadığını ironik bir şekilde ortaya koyuyor. Bu fotoğrafta OGM Pictures'ın 2021 yılında yaptığı bir araştırma sonucunu gösteriyor. Araştırmaya göre, katılımcıların %70'i televizyonda en çok dizi izliyor ve dizileri haber bültenleri, filmler ve yarışma programları takip ediyor. Ayrıca katılımcıların en çok tercih ettiği dizi teması ise "gerçek hayat hikayeleri". Bu, OGM Pictures'ın televizyon dizilerinin toplumsal sorunlara etkisiyle ilgili bir araştırma yaptığını ve bunun da aslında OGM Pictures'ın kendi dizilerine olan ilgiden kaynaklandığını, bir nevi "kendi kendine övgü" olduğunu ima ediyor. Resimde, araştırmaya katılanların bir diziyi izlemeye karar verme nedenlerini gösteren bir grafik yer alıyor. Grafikte, katılımcıların %55'inin diziyi tanıtımlar nedeniyle izlediğini, %49'unun gerçek hayat hikayesi olması nedeniyle, %29'unun aksiyon içerikli olması nedeniyle, %27'sinin çevreleri izlediği için ve %26'sının da eşleri izlediği için diziyi izlediğini gösteriyor. Resimdeki espri, insanların dizi izleme nedenlerini gösteren grafiğin, "eşim takip ederken ben de başlarım" seçeneğinin yüksek bir oranda yer almasıdır. Bu durum, insanların çoğu zaman kendi istekleri yerine eşlerinin izledikleri şeyleri izlemeyi tercih ettiği eğlenceli bir şekilde vurgulanıyor. Resimde, Kırmızı Oda, Masumlar Apartmanı ve Camdaki Kız dizilerinin afişleri ve "İzleyicilerin son 1 yılda takip ettikleri diziler sorulduğunda, %46'sı Kırmızı Oda (TV8), %42'si Masumlar Apartmanı (TRT 1), %37'si de Camdaki Kız (Kanal D) cevabını veriyor." şeklinde bir yazı yer alıyor. Resimdeki afişlerin hepsi OGM Pictures yapımı diziler. OGM Pictures, bu dizilerle büyük bir başarı yakaladığı için, "izleyiciler son 1 yılda takip ettikleri diziler sorulduğunda" sorusunun cevabı aslında "OGM Pictures dizileri" olarak verilebilir. Bu durum, OGM Pictures'ın popülerliğini ve başarılarını gösteren bir espri içeriyor. Resimde, psikolojik içerikli dizilerin izleyicileri üzerindeki etkisiyle ilgili bir araştırmanın sonuçları yer alıyor. Araştırmaya katılanların %65'i "izleyerek konuyla ilgili bilgi edinmeye çalışıyorum" demiş. Bunun yanında, dizileri izleyenlerin %82'si çocuğuna daha özenli davranmaya başladığını, %81'i kadına şiddete yönelik farkındalığının arttığını, %80'i toplumsal şiddete yönelik farkındalığının arttığını ve %72'si psikolojik dizilerden sonra kendine yapılan şiddete farkındalığının arttığını belirtmiş. Burada espri, psikolojik içerikli dizilerin izleyicileri şiddet konusunda daha bilinçli hale getirmesiyle ilgili. Ancak araştırmanın sonuçları, şiddete maruz kalanların sayısının arttığını gösteriyor. Yani diziler insanların farkındalığını artırıyor, ancak bu farkındalık şiddete karşı koymayı sağlamaya yetmiyor. Bu fotoğraf, OGM Pictures'ın bir sosyal medya gönderisidir. Resimde, "Çoğunluk dizilerle kendi hayatları arasında bir benzerlik görmediğini söylese de benzerlik kurduğunu söyleyen %12'lik kısım en çok şu konuları kendine yakın görüyor:" yazılıyor ve ardından bir dizi konu listeleniyor: "Yaşadıklarımızla benzer olması", "İlişkiler", "Ekonomik durumlar", "Aile yaşamı" ve "Şiddet - kadın şiddeti - aile içi şiddet". Bu gönderi, dizilerin gerçek hayata olan benzerliklerini ve izleyicilerin bu benzerliklere nasıl tepki verdiğini mizahla ele alıyor. %12'lik bir grubun dizileri kendi yaşamlarına çok yakın bulması, aslında çoğu insanın gerçek hayatta bu konularla karşılaşmaktan kaçınmayı tercih ettiğini gösteriyor. Yani bu gönderi, dizilerin izleyicileri gerçeklikten kaçmasına yardımcı olma gibi bir fonksiyonu olabileceğini ima ediyor.


Bugün Dünya Türk Kahvesi Günü 🎉 Siz kahv...
Bugün Dünya Türk Kahvesi Günü 🎉 Siz kahvenizi nasıl alırsınız? Dünyaya Türk kahvesini sevdiren marka Arzum OKKA ile 5 Aralık Dünya Türk Kahvesi Günü’nü kutluyoruz. Bugün OKKA'lı bir Türk kahvesi içmeyi unutmayın.☕ @arzumokka #işbirliği
Yapay zeka açıklaması

Resimde, "Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı vardır" atasözü, İngilizce "a cup of coffee has forty years of sake" olarak yazılmış. Atasözünde geçen "sake" kelimesi, Türkçede "sake" anlamına gelen Japon içkisi "sake" ile karıştırılıyor. Bu atasözü, küçük bir iyiliğin bile yıllarca hatırlandığını anlatıyor. İngilizce çeviride ise "sake" kelimesi kullanılması, atasözünün anlamını değiştiriyor ve komik bir etki yaratıyor. Resimde, bol köpüklü Türk kahvesi olan büyük bir fincan var. Bunun altında "Whpping Turkish Coffee" yazıyor ve bu "okkalı Türk kahvesi" olarak çevriliyor. Şaka, Türk kahvesinin genellikle küçük fincanlarda servis edilmesine rağmen, bu fincanın oldukça büyük olması ve bol miktarda kahve içermesidir. Bu da Türk kahvesinin "okkalı" olduğunu göstermektedir. Resimde bir fincan kahve, altına yazılmış bir slogan ve bir de Türk kahvesi cezvesi görülüyor. Slogan "Kahve bahane, sohbet şahane" şeklinde. Bu slogan Türkçe'de "kahve bahanesiyle güzel sohbetler edilir" anlamına geliyor. Yani aslında sohbet için kahve bahanesi gibi kullanılabilir. Resimde köpüklü bir Türk kahvesi fincanı var. Altında "Make mine with a lot of foam" yazıyor. Ardından, "Bol köpüklü olsun" Türkçe ifadesinin açıklaması yapılıyor ve Türk kahvesi için sıkça duyulan bir istek olduğu belirtiliyor. Resimdeki espri ise Türk kahvesinin köpüklü olmasının olmazsa olmaz bir özelliği olduğunu ima ederek, bu isteğin aslında bir "istek" değil de bir "gerçek" olarak sunulmasıdır. Yani, Türk kahvesi "köpüklü olsun" diye değil, zaten köpüklü olur. Resimde şekerli kahve tercihlerini gösteren bir görsel var. Şaka, "nasıl olsun?" sorusuna dört farklı cevap vermesinden kaynaklanıyor. "Şekersiz", "az şekerli", "orta şekerli" ve "çok şekerli" seçeneklerinin, kişinin kahveye ne kadar şeker koymak istediğini göstermesi komik bulunuyor. Görsel, kahve severlerin şeker tercihlerine dair esprili bir yaklaşım sunuyor.


Bizimle çalışmak ister misin? 🤗 Eğer bu ...
Bizimle çalışmak ister misin? 🤗 Eğer bu senin aradığın gibi bir işse lütfen bio'muzdaki ya da öne çıkarılan ‘Ekibimize Katıl’ hikayemizdeki linkten başvurunu bize ilet. Eğer sana uygun değilse ama ilgilenebilecek bir arkadaşın varsa da onunla paylaşırsan çok seviniriz. Görüşmek üzere 😊
Yapay zeka açıklaması

Resimde kırmızı bir arka plan üzerinde beyaz yazı ile bir iş ilanı görülüyor. İlanda "Bizimle Çalışmak İster Misin?" sorusu soruluyor. İlan, Turkish Dictionary ekibine tam zamanlı olarak bir Content Specialist katmak istediklerini belirtiyor ve detaylar için kaydırabileceğinizi söylüyor. Bu iş ilanında şaka, "Content Specialist" gibi modern bir iş tanımı ile Türkçe sözlük gibi geleneksel bir kurumun birleştirilmesiyle yaratılmış. Bu, sözlüğün modern zamanlara ayak uydurması için çabaladığını ve yeni teknolojileri benimsediğini esprili bir şekilde gösteriyor. Resimde mavi bir arka plan üzerinde beyaz yazı ile "Neler yapacaksın?" yazıyor ve altında üç madde işaretli görev listesi var: * Turkish Dictionary içerikleri için metin yazarlığı * Yeni içerik konseptleri üzerine çalışma * Tanıtım iş birliklerini yürütme Resmin altında sağ alt köşede Türkçede "TD" yazarak "Türkçe Sözlük" anlamına gelen bir logo var. Resimdeki espri, "Neler yapacaksın?" sorusuyla başlayan listedeki işlerin, "Türkçe Sözlük" için oldukça standart görevler olması ve esprili bir şekilde, "Bu işleri kim yapacak?" sorusunu ortaya koymasıdır. "Türkçe Sözlük" için bu görevleri yapmak, oldukça zahmetli ve zaman alan işler olarak algılanabilir ve espri buradan kaynaklanır. Resimde "Neden bizimle çalışmalısın?" sorusunun cevabını anlatan bir liste var. Listenin altındaki resim ise bir çaydanlık resmi. Bu resimdeki espri ise, "çalışma" sözcüğünün Türkçede hem çalışma eylemini hem de çay demlemeyi ifade eden bir anlamı olmasıdır. Bu da listedeki "Neden bizimle çalışmalısın?" sorusunu "Neden bizimle çay demlenmelisin?" anlamına getirir. Resimde turuncu bir arka plan üzerinde beyaz yazı ile bir ilan var. İlanda "Bu rol için gerekenler:" başlığı altında üç madde sıralanmış: 1. Çok iyi İngilizce ve Türkçe yazma becerisi 2. İletişimde çok başarılı olmak 3. En az 1 yıl içerik üretme deneyimi* İlanda "profesyonel deneyim olmasına gerek yok. kendin herhangi bir şekilde içerik üretmiş olman da yeterli" yazıyor. Şaka, "profesyonel deneyim olmasına gerek yok" sözüyle ve "kendin herhangi bir şekilde içerik üretmiş olman da yeterli" ifadesiyle "içerik üretme deneyimi"nin altını çizmesinde yatıyor. Yani ilan, "Profesyonel olmanıza gerek yok, kendi başınıza bile içerik üretmiş olsanız yeter" diyor. Bu da, aslında içerik üretme deneyiminin "profesyonel" olmaktan çok, "kendi başına da olsa" deneyim kazanmış olmakla ilgili olduğunu vurguluyor. Fotoğrafta pembe bir arka plana karşı beyaz metin ve altta beyaz bir çaydanlık logosu var. Metin şöyle diyor: "Nasıl başvurabilirsin? Bio'muza ve öne çıkarılan 'Ekibimize Katıl' hikayemize koyduğumuz linkteki başvuru formunu doldurman yeterli!" Bu şakaya göre, çaydanlığın 'ekibine katılmak' için biyografinin ve hikayenin değil, sadece başvuru formunu doldurmanın yeterli olması bir alay konusu. Çaydanlığın "ekibine katılma"nın başvuru formunun doldurulması kadar basit bir şey olması komik bulunuyor. Resimde "Biz Kimiz?" başlığı altında, 2 kişilik bir ekip hakkında bilgi verilmiş. Aras isimli biri, uzun süredir dijital pazarlama alanında çalışıyor ve içerikleri yazıyor. Betina ise mimar ve görsel iletişimden sorumlu ve içeriklere ikinci bir göz olarak geri bildirim veriyor. Resimde, sağ alt köşede "TD" logosunun altında bir çaydanlık resmi var. Bu resimde yapılan şaka, "Biz Kimiz?" sorusuna verilen cevapta iki kişinin isimlerinin ve rollerinin verilmesi ve sonra bu isimlere ek olarak sadece bir çaydanlık resmi verilmesi. Bu, okuyucunun "Acaba çaydanlık da ekipte mi?" diye düşünmesini sağlayarak komik bir etki yaratıyor.


Kadın haklarında 87 yıl önce büyük bir i...
Kadın haklarında 87 yıl önce büyük bir ilerleme katetmiş, çoğu toplumdan önce seçme ve seçilme hakkının tanınmasını sağlamış olsak da maalesef geçen bu 87 yılda yaptığımız ilerleme yeterli değil. P’si kadınlardan oluşan bir toplumda milletvekili oranıyla yetinmemiz gerekiyor. Eşit yönetilmek istiyorsak eşit temsiliyet de bunun gerekliliklerinden biri. Atatürk’ün dediği gibi ‘yarı yarıya zayıflamış’ bir toplum olmamak için çalışmaya devam edelim. 5 Aralık Dünya Kadın Hakları Günü kutlu olsun! Although we made great progress in women’s rights 87 years ago, and we ensured the recognition of the right to vote and to be elected before most of the society, unfortunately, the progress we have made in the past 87 years is not enough. In a society that is 50% women, we shouldn’t be satisfied with 17% of women members of parliament. If we want to be governed equally, equal representation is one of the requirements. Let’s continue to work so that we do not become a society that is “we
Yapay zeka açıklaması

Resimde 5 Aralık'ta Atatürk devrimleri ile Türk kadınlarına seçme ve seçilme hakkının tanınmasının 87. yıl dönümü anısına bir grup kadın ve erkek toplanmış. Aralarında Atatürk de bulunuyor. Ancak, Atatürk'ün yanında yer alan bir kadın başörtülü. Resimdeki kadın başörtülü olduğu için, bu durum bir espriye konu oluyor. Çünkü, Atatürk'ün başörtüsü yasaklamalarıyla biliniyor. Bu ironik durum, resimdeki mizahı oluşturuyor. Bu durumun espriye konu olması Atatürk'ün politikalarının üzerinden alaycı bir şekilde yorum yapılmasına sebep oluyor. **Önemli not:** Atatürk'ün politikaları ve başörtüsü konusundaki tartışmalar hassas bir konu. Bu espri, Atatürk'e karşı bir saygısızlık olarak algılanabilir. Bu görselde, seçim ve seçilme hakkının tanınmasının 87. yıl dönümü kutlanıyor. Ancak resimde, 87 yıldan sonra bile kadınların siyasi temsilinin hala çok düşük olduğunu gösteren bir mizah yapılıyor. Görselde, sadece birkaç kadın görülebiliyor ve çoğu erkek, kadınların siyasi hayattaki yetersiz temsilini simgeliyor. **Mizah:** Görsel, kadınların oy kullanma hakkına sahip olmalarına rağmen, siyasi karar alma mekanizmalarında hala yeterince temsil edilmediklerini gösteren bir ironi içeriyor. Bu da, toplumda kadınların haklarının tamamen benimsenmediği ve eşitlik için mücadeleye devam edilmesi gerektiğini vurguluyor. Fotoğrafta Mustafa Kemal Atatürk'ün etrafını çevreleyen bir grup insan bulunmaktadır. Atatürk, cinslerin yalnızca birinin yüzyılımızın gerektirdiklerini elde etmesiyle yetinirse, o toplum yarı yarıya zayıflamış olur diyerek kadınların toplumdaki rolünün önemine dikkat çekmektedir. Bu söz, Atatürk'ün kadın haklarına verdiği önemin ve toplumsal cinsiyet eşitliğini savunduğunun bir göstergesidir. Fotoğrafta, Atatürk'ün yanındaki kadınlara baktığımızda, bir kısmının geleneksel kıyafetler giydiğini, ancak bazılarının daha modern kıyafetler giydiğini görebiliriz. Bu da o dönemin Türkiye'sinde, kadınların giyim tarzlarıyla toplumsal değişimlere uyum sağladığını göstermektedir. Atatürk'ün sözü, kadınların toplumda önemli bir rol oynadığını ve onların eğitim, ekonomi ve siyasette yer almalarının toplumun gelişmesi için elzem olduğunu vurgulamaktadır. Fotoğrafta Mustafa Kemal Atatürk'ün ve etrafındaki insanların olduğu bir grup resmi görüyoruz. Atatürk'ün bu sözü, toplumun sadece erkeklerin veya kadınların başarılarına odaklanmasının toplumun yarısının potansiyelini engelleyeceğini ve toplumu zayıflatacağını ifade ediyor. Etrafındaki kadınların varlığı ise, onun bu fikrini daha da vurguluyor. Bu söz, kadınların eğitim ve toplum içindeki rolüne dair Atatürk'ün görüşlerini yansıtıyor ve kadınların toplumdaki eşitliklerini savunuyor.


Bugün Dünya Engelliler Günü. Daha erişil...
Bugün Dünya Engelliler Günü. Daha erişilebilir ve kapsayıcı bir dünya için birkaç düşünce paylaşmak istedik. Yaptıklarımızın ve yapmazdıklarımızın çevremize etkisini düşünelim. Hep beraber, sevgiyle ❤️ Today is International Day of Disabled Persons. We wanted to share some thoughts for a more accessible and inclusive world. Let’s think about the effects of what we do and don’t do. Love ❤️
Yapay zeka açıklaması

Resimde, tekerlekli sandalyede oturan bir adamın etrafında farklı insanlar duruyor. Resim "Dünya Engelliler Günü"nü temsil ediyor. Bu resimde bir espri yok. Bu resim, engellilerin toplumda eşitlik ve erişilebilirlik için mücadelelerini temsil ediyor. Resimde bir tekerlekli sandalyede oturan ve iki arkadaşı tarafından sarılan bir adam var. Görselin altında, "Engelli kişilere karşı ayırımcı dil" başlığıyla, engelliler hakkında kullanılan ayırımcı sözcüklerin hakaret olduğunun ve bu sözcüklerin kullanılmaması gerektiği vurgulanıyor. Bu görselde bir şaka yok. Engellilere karşı yapılan ayırımcı söylemlerin yanlışlığını ve toplumsal duyarlılığın önemini vurgulamak amaçlanmıştır. Resimde tekerlekli sandalyede oturan bir adam, yanında bastonla yürüyen bir kadın ve diğer normal insanlar görünüyor. Altta ise "Dilimizden Değiştirebileceğimiz Birkaç Örnek" yazıyor. Resimde, engelli bireylere yönelik kullanılan dilin daha hassas ve saygılı bir şekilde nasıl ifade edilebileceği gösteriliyor. "Engelli" kelimesinin yerine "tekerlekli sandalye kullanan kişi" gibi daha açıklayıcı ve bireyin özelliklerini vurgulayan ifadeler kullanılması öneriliyor. Bu, "Dilinizden Değiştirebileceğimiz Birkaç Örnek" başlığı ile alaycı bir şekilde sunulmuş, engelli bireylerle ilgili söylemlerde dikkat edilmesi gereken incelikleri vurgulayan bir espri. Resimde "Engelli Emoji'sini Hakare Olarak Kullanmayın" başlığı altında engelli emojisi ve bu emojinin hakaret olarak kullanılmaması gerektiğini anlatan bir metin bulunmaktadır. Şaka, engelli kişileri temsil eden emojinin hakaret olarak kullanılmasının doğru olmadığı ve bunun, engellilik konusunda farkındalık yaratmaya değil, aksine ayrımcılığı artırdığı mesajını vermek üzerinedir. Bu resimde farklı engelli kişileri gösteren çizimler var. Resim, Aralık ayının 3.ünün "Engelliler Günü" olduğunu hatırlatıyor. Bu resimde bir şaka yok. Resmin amacı, engelliler için saygı ve anlayışı vurgulamak ve toplumsal farkındalığı artırmaktır.


Tag your canımın içi 🥰👇 Lovely expression....
Tag your canımın içi 🥰👇 Lovely expression.
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Tag your canımın içi 🥰👇 Lovely expression. inside of my soul /canımın içi/ (exp.) 1. a way to address people that you love...


Sosyal medyadan merhamet dilenmek zorund...
Sosyal medyadan merhamet dilenmek zorunda kalıyoruz, bu nasıl bir düzen? @paw.guards ın @changetr de başlattığı kampanyayı destekleyebilirsiniz, umarsadığınızı göstermek için #MamadakiKDVKalksın hashtagini kullanabilirsiniz. Bana da garip geliyor hashtag paylaşıp değişim beklemek ama halkın nabzını bir derece de olsa takip ediyorlar. Hiçbir şey yapmamak yerine en azından sesimizi duyurmaya çalışmak daha iyi. Keşke böyle merhamet dilenmek zorunda kalmasak da ses çıkarmadıkça düzen değişmiyor. Ses çıkaralım 🐾 #MamadakiKDVKalksın
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde, kedi ve köpek pençeleriyle "Mama'lardaki %18 KDV Kaldırılsın!" yazısı ve "Mama lüks değil, ihtiyaçtır. Yat ve gezi teknelerinde %1, Havyarda %8, Kedi ve köpek mamalarında %18 KDV oranı adil ya da mantıklı değildir. Merhametli davranılsın, #MamadakiKDVKalksın" sloganı yer alıyor. Resimdeki espri, kedi ve köpek mamalarına uygulanan KDV oranının, yat ve gezi tekneleri gibi lüks ürünlere göre çok yüksek olduğunu ve bu durumun mantıksızlığını vurgulamaktadır. Kedi ve köpek mamalarının temel ihtiyaçlar olduğunu hatırlatarak, KDV oranının düşürülmesi gerektiği çağrısında bulunulmaktadır.


Do you feel the same? 🚚💨
Do you feel the same? 🚚💨
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Bu fotoğraf, "Üzerimden kamyon geçmiş gibiyim" ifadesini anlatan bir grafiktir. İfade, aşırı yorgunluğu ve tükenmişliği ifade eden bir Türk deyimidir. Grafik, üzerine bir kamyonun geçmiş gibi görünen bir insanı tasvir ederek, deyimi görsel olarak temsil ediyor. The image is a graphic illustrating the Turkish phrase "Üzerimden kamyon geçmiş gibiyim" meaning "I feel like a truck ran over me", which is a common way to express extreme exhaustion and weariness. The graphic depicts a person looking like a truck has run over them, visually representing the phrase.


Her 10 kedi sahibinden yalnızca 2’si ked...
Her 10 kedi sahibinden yalnızca 2’si kedisini düzenli sağlık kontrolleri amacıyla veteriner kliniğine götürüyor. Veteriner hekimler düzenli sağlık kontrollerinin erken teşhis ile hayat kurtardığını belirtiyor. Düzenli klinik ziyaretlerini aksatmayın! @royalcanintr #işbirliği #kedimklinikte #yaşamboyubirlikte
Yapay zeka açıklaması

Her 10 kedi sahibinden yalnızca 2’si kedisini düzenli sağlık kontrolleri amacıyla veteriner kliniğine götürüyor. Veteriner...


Saying this to many people lately
Saying this to many people lately
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Saying this to many people lately come to yourself /kendine gel/ (exp.) 1. stop doing stupid things, act reasonable 2. pull...


What a week we had… Nasıl bir haftaydı b...
What a week we had… Nasıl bir haftaydı bu cidden…
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

What a week we had… Nasıl bir haftaydı bu cidden… I didn't collapse but l'm not standing /yıkılmadım ama ayakta da...


Öncü girişimler ile tanışmak ister misin...
Öncü girişimler ile tanışmak ister misiniz? 😎 Cevabınız evetse, İTÜ Çekirdek’in 2 Aralık’ta online olarak düzenleyeceği Big Bang Start-up Challenge’ı kaçırmayın! Etkinliğe hemen kaydolmak için bio’muzdaki ya da hikayemizdeki linki kullanabilirsiniz. Dünyanın en iyi beş üniversite kuluçka merkezinden İTÜ Çekirdek’in 10. yılında kabul ettiği en iyi girişimler ile tanışma imkanı Öncülerin Sahnesinde sizi bekliyor! ⚡ @itucekirdek #Pioneers #ÖncülerinSahnesi #BigBang2021
Yapay zeka açıklaması

Öncü girişimler ile tanışmak ister misiniz? 😎 Cevabınız evetse, İTÜ Çekirdek’in 2 Aralık’ta online olarak düzenleyeceği Big...


Nar pazardan, salatalık manavdan, simit ...
Nar pazardan, salatalık manavdan, simit fırındansa elektronik ihtiyaçlarınız için de güvenebileceğiniz adres MediaMarkt 😊 Elektroniğin uzmanı MediaMarkt'ın Şahane Cuma fırsatlarını kaçırmayın. #işbirliği #UzmanınaGüven #ŞahaneCuma
Yapay zeka açıklaması

Resimde kırmızı bir arka plan üzerine beyaz renkte "pomegranate" kelimesi yazılı. Kelimenin altında da " /nar/ (noun) 1. the fruit that becomes 1000 when you bring it home after you buy from the bazaar" şeklinde bir tanım yazılmış. Şaka ise narın pazarlardan evlere getirildiğinde 1000 lira gibi yüksek bir değere ulaştığını ima etmesi. Narın fiyatı aslında çok düşük olsa da, bu tanımla şaka bir şekilde Türk toplumunda alışverişe olan bakış açısını ve pazar fiyatlarını eleştiriyor. Resimde kırmızı bir arka planda beyaz "smartwatch" kelimesi yazılı. Altında "akıllı saat" tanımı ve "giyilebilir bilgisayar" anlamına geliyor. Aşağıda da "Media Markt" logosu var. Fıkra, "akıllı saat"in "giyilebilir bilgisayar" olarak tanımlanmasıyla, akıllı saatlerin aslında bilgisayar olmasına rağmen günlük kullanımda saat olarak kabul edilmesinden kaynaklanıyor. Bu tanımla, akıllı saatlerin "Media Markt" gibi elektronik eşya satan bir mağazadan satın alınabileceği ima ediliyor. Bu durum, akıllı saatlerin günlük yaşamda hem saat hem de bilgisayar olarak kullanılabileceğini ve aslında "bilgisayar" olarak algılanmaktan ziyade daha çok "saat" olarak görüldüğünü vurguluyor. Resimde kırmızı bir zemin üzerine beyaz harflerle yazılmış "cucumber" kelimesi ve onun tanımının olduğu bir görsel bulunuyor. Aşağıda ise "MediaMarkt" logosu ve yanına konmuş küçük bir saksıda bitki görülüyor. Şaka, "salatalık" kelimesinin İngilizce karşılığı olan "cucumber" kelimesi ile "salatalık" kelimesinin "salata" ve "talk" kelimelerinin birleşmesinden oluşan "salatalık" kelimesine benzetilmesinden kaynaklanıyor. Yani, "salatalık" kelimesi İngilizce "cucumber" kelimesiyle aynı anlamda kullanılıyor, ancak bu kelime aynı zamanda Türkçe'de "salata" ve "konuşmak" kelimelerinin birleşmesinden oluşan bir kelime olarak da algılanabilir. Bu nedenle, "salatalık" kelimesinin "salata" ve "talk" (konuşmak) kelimelerinin birleşmesi olarak algılanması, sözlük tanımını eğlenceli bir şekilde yeniden yorumluyor. Daha açık bir şekilde ifade etmek gerekirse: "Salatalık", bir bitkinin adı iken, bu kelime aynı zamanda "salata" ve "konuşmak" kelimelerini birleştirerek "salata hakkında konuşmak" anlamına da gelebiliyor. Bu da, "salatalık" kelimesinin bir bitki adı olmasına rağmen başka anlamlar da taşıyabileceğini gösteriyor. Resimde "laptop" kelimesi büyük beyaz harflerle kırmızı bir arka plana yazılmış. Altında "dizüstü bilgisayarı" kelimesinin İngilizce karşılığı "laptop" ve bu kelimenin tanımı yazılı. Bu tanım "MediaMarkt'tan satın aldığınız küçük taşınabilir kişisel bilgisayar" şeklinde. Resimdeki espri "laptop" kelimesinin Türkçe karşılığının "dizüstü bilgisayarı" olması ve "MediaMarkt'tan alınan" gibi bir bilgiye gerek duyulmadan "laptop" kelimesinin zaten bu anlamda kullanıldığını göstermesi. Resimde "simit" kelimesi ve onun tanımı yer alıyor. "Simit" Türkçede bir tür hamur işini ifade eder. Bu resimdeki espri, simitin sadece "fırından alınan kahvaltılıkların yıldızı" olarak tanımlanması ve günlük hayatta simitin nasıl tüketildiği ve ne kadar sevildiği hakkında bilgi verilmemesi. Türkçede "simit" çok yaygın bir yiyecek. Resimdeki tanım, simitin Türk kültüründeki önemini ve popülaritesini göstermek için yeterince komik. Resimde kırmızı bir zemin üzerinde beyaz yazı ile "akıllı telefon" kelimesinin tanımı yapılıyor. Resimdeki şaka, akıllı telefonun MediaMarkt'tan satın alındığını ima ederek, tüketicilerin "akıllı telefon" olarak düşündükleri cihazları MediaMarkt'tan almaları gerektiği düşüncesini oluşturmasıdır. Bu, reklamın bir ürünü tanıtmak için eğlenceli bir yol kullanmasıdır. Resimde "MediaMarkt'ın Şahane Cuma fırsatlarına geri sayım başladı!" yazan bir afiş bulunuyor. Bu afişde kullanılan dilde "Şahane Cuma" gibi bir ifade, büyük bir indirim etkinliğini çağrıştırıyor. Ancak, "geri sayım başladı!" ifadesiyle, insanların "Şahane Cuma" fırsatlarına ulaşmak için bekledikleri ve "Geri sayım" başladığı ima ediliyor. Bu da "Şahane Cuma" aslında "Şahane Pazar" gibi bir gün gibi görünür. Dolayısıyla, bu afişdeki espri, "Şahane Cuma" diye tanıtılan fırsatların aslında geçerli olup olmadığı veya "Şahane Cuma" etkinliğinin geçerlilik süresinin aslında beklenenden daha uzun olduğunu, geri sayımın başlamış olmasına rağmen, insanların "Şahane Cuma" fırsatlarına hala ulaşabileceği ima ediliyor.


Bugün Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele G...
Bugün Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü. Ülke olarak yapmamız gereken çok şey var ve bunlardan ilki şiddetin normalize edilmesine izin vermemek. Samuray kılıcıyla sokakta, bıçakla metroda kadınların tehdit edildiği, günde 1 kadın cinayetinin yaşandığı bir noktadayız. Herkesin, özellikle devletin bu konuda sesini çıkarması lazım. Fiziksel, cinsel, psikolojik hiçbir şiddet unsuruna izin vermeyin. Bekleyecek zamanımız yok. Kadına yönelik şiddet verileri için kaynak:
Yapay zeka açıklaması

Resimde, "Kocan vurdüğü yerde gül biter." yazan bir cümle var. Cümlenin üstünde, "Kocan vurdüğü yerde gül biter" yazan bir diğer cümle çizilip, "Kocan vurdüğü yerde ilişki biter" yazılmış. Bunun altında "Şiddeti romantize etmeyin!" yazıyor ve altında kadına yönelik şiddetle mücadele gününü hatırlatan bir simge var. Bu resimdeki şaka, şiddetin romantize edilmesini eleştirerek şiddetin hiçbir şekilde kabul edilemez olduğunu ve ilişkiyi bitirdiğini vurgulamaktadır. "Kocan vurdüğü yerde gül biter" cümlesi şiddete romantize edici bir bakış açısını temsil ederken, "Kocan vurdüğü yerde ilişki biter" gerçekçi ve şiddet karşıtı bir mesaj verir. Görselde "kuzunu dövmeyen dizini döver" atasözü ile "Bir yetişkini de çocuğu da hayvanı da dövmek suçtur. Korku ile baskılamak eğitim değildir. Şiddet ile eğitim olmaz" yazıları bulunuyor. Görselin espri kısmı "kuzunu dövmeyen dizini döver" atasözünün şiddet içeren bir anlamı varken, görselin genel mesajında şiddetin asla kabul edilemez olduğu belirtiliyor. Bu durum, atasözünün anlamının günümüzde nasıl yanlış anlaşılabileceğini ve şiddeti meşrulaştırdığını gösteriyor. Resimde, "O saatte ne işi vardı?" sorusu sarı renkte yazılmış ve çizgilerle çerçevendirilmiş. Bu soru genellikle kadınlara şiddet uygulayan kişiler tarafından sorulan bir soru. Aşağıda ise "Şiddete sebep aramayın, mağdurları suçlamayın. Kimin ne saatte ne işi olduğunu sorgulayacağınıza bir kadına saldıracak erkeği bu toplumun nasıl yetiştirdiğini sorgulayın." yazıyor. Bu resim, kadınlara yönelik şiddetin sorumluluğunun kadının değil, şiddeti uygulayan kişinin ve onu yetiştiren toplumun olduğunu vurgulamak amacıyla hazırlanmış. "O saatte ne işi vardı?" sorusu şiddetin sorumluluğunu kadına yükleyerek, mağdurun kendisini sorgulamasına neden olan bir soru. Ancak gerçekte sorulması gereken şey, şiddetin sebebinin kadın değil, şiddeti uygulayan erkek ve onu yetiştiren toplum olduğudur.


İyi bir geleceğe sahip olmamız için sabı...
İyi bir geleceğe sahip olmamız için sabırla verdikleri emeklere #PahaBiçilemez. Başöğretmenimiz Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere hayatımıza dokunan tüm öğretmenlerimizin Öğretmenler Günü kutlu olsun. @mastercardturkiye #işbirliği
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

İyi bir geleceğe sahip olmamız için sabırla verdikleri emeklere #PahaBiçilemez. Başöğretmenimiz Mustafa Kemal Atatürk başta...


Hislerimiz. What we feel.
Hislerimiz. What we feel.
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde yeşil bir arka plana karşı beyaz ve kırmızı renkte yazılmış bir söz var. Söz şöyle: "tek istediğimiz doğduğumuz yerde mutluca yaşamaktı bu gerçekten çok mu fazlaydı?". Bu sözün mizahı, doğduğumuz yerde mutluca yaşamak gibi basit bir isteğin bile "fazla" olarak değerlendirilebilmesi durumuna gönderme yapıyor. Bu da toplumda beklentilerin ve isteklerin sürekli olarak arttığını ve "fazla"nın ne olduğunun algısının değiştiğini gösteriyor. Resimde yeşil bir arka plan üzerinde beyaz yazı ile "Hepimizin istediği şey, doğduğumuz yerde mutlu yaşamaktı. Bu çok mu istemek?" yazıyor. Şaka, "Doğduğumuz yerde mutlu yaşamak" arzusunun aslında herkes için çok temel ve doğal bir istek olmasına rağmen bazı kişilerce abartılı veya imkansız olarak algılanabileceğini ima ediyor. Bu durum, insanları çok basit ve temel ihtiyaçlar konusunda bile aşırı düşünüp, sorun çıkarmaya eğilimli olabileceklerini gösteriyor.


Best of Aşk-ı Memnu lines to celebrate W...
Best of Aşk-ı Memnu lines to celebrate World Television Day 📺🎉 Have a great Sunday 😊 #aşkımemnu #askimemnu #bihterziyagil #behlül #firdevsyöreoğlu #adnanziyagil #bülentziyagil #nihalziyagil
Yapay zeka açıklaması

Resimde, "Fakir mi oluyoruz?" sorusunu soran genç bir çocuk var. Bu, Bülent Ziyağil'in "Are we becoming poor?" sözlerine atıfta bulunarak, parayı temsil eden küçük bir çaydanlığın yakınında duruyor. Çocuk, parayı temsil eden çaydanlığın yakınında durarak "Fakir mi oluyoruz?" sorusunu soruyor. Bu, parayı temsil eden çaydanlığın yakınında durmasına rağmen çocuğun fakir olup olmadığı üzerine yapılan bir şaka. The picture shows a young boy asking the question "Are we becoming poor?" This is a reference to Bülent Ziyağil's quote "Are we becoming poor?" The boy is standing near a small teapot, representing money. The joke is about the fact that the boy is asking if they are becoming poor while standing next to a teapot, which represents money. Fotoğrafta, "Aşk-ı Memnu" dizisinden Bihter karakteri, "Ne diyeceksin Firdevs Hanım? Behlül'le ne ilgisi var?" ifadesiyle sorulan bir soruyu cevaplamaya çalışıyor. Bu sahne, Bihter'in Firdevs Hanım'a, Behlül ile yaşadığı ilişkiyi itiraf etmeye zorlandığı bir sahnedir. Bihter'in soruyu yanıtlamakta zorlanması, gerçekte Behlül'le yaşanan ilişkiyi örtbas etmek için nasıl bir yol izleyeceğini bilmemesinden kaynaklanmaktadır. Yani, Bihter'in verdiği yanıt, Behlül ile ilişkisi hakkında gerçek bir itiraf değil, sadece bir baştan savma olacaktır. Resimde, Türk dizisi "Aşk-ı Memnu"nun başrol oyuncusu Adnan Ziyağil'in canlandırdığı Behlül karakteri yer alıyor. Resimde Behlül, "Oğlum, o senin yengen yengen." sözüyle karakterine özgü şaşkın ve karışık bakışıyla bakıyor. Bu espri, Behlül'ün karısı Bihter'in üvey annesi olan Firdevs Hanım'ın kocasının Behlül'ün babası olduğunu, dolayısıyla Firdevs'in de Behlül'ün "yengen"i olduğunu vurgulamasıyla ortaya çıkıyor. Ancak Behlül'ün Bihter ile ilişkisi yasak aşk olduğu için, "yengen" kelimesi Behlül'ün kulağına garip geliyor ve karakteristik karışık bir ifadeyle karşılık veriyor. Behlül'ün "yengen" ifadesine verdiği tepki, hem karakterinin karmaşık ilişkileri ve bu ilişkilerdeki kafa karışıklığına hem de dizi boyunca yaşadığı ironik durumlar üzerine bir alay konusu yaratıyor. Resimde "Aşk-ı Memnu" dizisinde Behlül karakterini canlandıran Kıvanç Tatlıtuğ'un fotoğrafı yer alıyor. Resmin üst kısmında "Behlül escapes." ifadesi ve altında "Behlül Haznedar" yazıyor. Altta "Behlül kaçar." ifadesi bulunuyor. Burada yapılan espri Behlül karakterinin dizide sürekli bir kaçışın içinde olması ve sürekli olarak başını belaya sokması üzerine kurulu. Fotoğrafta Behlül'ün kasvetli bir bakışla kameraya bakması ve eliyle ceketini tutması da bu kaçış temasını güçlendiriyor.


İçerik ekle

Template seç, yazını yaz, kepsi siteye gönder.

Keps yap →

💬 Son Yorumlar