İçerik ekle template seç, yaz, gönder
sosyaladalet ile ilgili bulabildiğim postlar, videolar, karikatürler, resimler, tweetler, miimler

Ekonomik kriz, savaş, geçim sıkıntısı ca...
Ekonomik kriz, savaş, geçim sıkıntısı cart curt hiç bir şekilde etkilenmeyen bir kesim var
Videoda söylenenler: “Gözlüğümü versene benim ona. Aşkım bu havada gözlüğümü takacağım. Ya takacağım işte sen ver. O değil şu küçük gözlük. Sağdaki siyah küçük gözlük. Engin saçmalama. Engin saçmalama. Güzel yemin abi. Engin saçmalama. Sana inanmıyorum. Oh çok teşekkür ederim aşkım. Ben de diyorum ...”
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Görüntüde, bir Range Rover marka lüks otomobilin içindeki bir yolculuk anı yer alıyor. Önde oturan iki kişi, kadın yolcu, ön koltuğun üzerinde, neredeyse şoförün üzerine doğru eğilmiş durumda. Görsel şaka, kadın yolcunun şoföre bu kadar yakın oturuş pozisyonunun, fiziksel yakınlığın beklenmedik bir şekilde öne çıktığı ve bir çeşit esprili, hatta belki de rahatsız edici bir durum yarattığı izlenimini veriyor. İzleyici şoförün tepkisini veya yolculuğun devamını merak edebilir ve bu durumla ilgili mizah duygusunu kavrar. Görüntüde, yağmurlu bir havanın olması, trafikte ilerleme ve lüks bir araç kullanılıyor olması, bu olaya bir atmosfer katıyor. Görüntüde, muhtemelen bir Range Rover gibi lüks bir SUV'nin iç mekanında, yolculuk yapan iki kişi görünüyor. Ön koltukta oturan kişilerin, biri direksiyonun arkasında, diğeri yan koltukta olduğu anlaşılıyor. Direksiyon arkasındaki kişi, araç kontrol ekranına dokunuyor. Yan koltuktaki kişi, direksiyon arkasındaki kişinin vücuduna yakın, sanki başını onun dizlerine koymuş ya da direksiyon arkasındaki kişiye yaslanmış bir şekilde oturuyor. Bu görüntü, komik bir "baş eğme" veya "boyun eğme" duruşunun bir parçası olarak yorumlanabilir. Bu durum, araç sürüşünde dikkatsizliğe veya belki de içerideki insanların duygusal bağlarının bir işareti olarak algılanabilir. Gerçekte neyin kastedildiğini, mizahın amacını daha iyi anlamak için bağlam gerekir.


Netflix'te Ne İzlemeli? @Netflxo… · 1 gü...
Netflix'te Ne İzlemeli? @Netflxo… · 1 gün : İkiye bölünmüş dünyada bir taraf modern, NETFLIX zengin bir yaşam sürerken diğer taraf ise ekonomik açıdan oldukça kötü, sefalet ve yoksulluk içinde hayatta kalmaya çalışmaktadır. Zorlu şartlarda yaşayan insanlara dünyanın daha iyi olan tarafına geçmek için bir şans verilir. 73 t7 299 5.091 ayşe @aysearinn @Netflxoneri ve @anlikmod adlı kullanıcılara yanıt olarak Dizi Türkiye de çekiliyor. Hepimiz oyuncularıyız 20:17 · 11 Eki 21 saatinde · 94 Beğeni
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, Netflix'in "3%" isimli dizisinin bir sahnesi ve ardından bir Twitter paylaşımı görülüyor. Paylaşım, dizinin Türkiye'de çekildiğini ve paylaşım sahibinin de dizi oyuncularından biri olduğunu belirtiyor. Burada yapılan espri, "3%" dizisinin Türkiye'de çekilmiş olmaması ve paylaşım sahibinin de dizide rol almaması. Paylaşım sahibi, dizinin popülerliğini kullanarak mizah yapmaya çalışıyor.


Güzel para tayfun
Güzel para tayfun
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, bir Twitter gönderisi görülüyor. Gönderi, imam maaşının 7.000 TL'ye yaklaştığını ve 40 derece sıcakta çalışan bir tarım işçisinin maaşının ise 2825 TL olduğunu belirtiyor. Gönderinin son cümlesi "imam; 'Camine Klima' için bu işçiden sadaka istiyor!!" şeklinde. Burada yapılan espri, imamların genellikle yüksek maaşlar aldığı, ancak temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanan işçilerden sadaka istediği yönündeki bir eleştiriye dayanıyor. Gönderi, imamların lüks yaşamlarını sürdürmek için, zor koşullarda çalışan ve düşük ücret alan işçilerden yardım istediklerini ima ederek bir toplumsal eleştiri yapıyor.


Burcu Karakaş @burcuas 1.5 milyar dolarl...
Burcu Karakaş @burcuas 1.5 milyar dolarlık gökdelene dua edenler ve barınamayan öğrenciler PHRKINP GRIVERSITESİ SÜMÜSHANE IASI AÇILIŞ TÖRENİ SKANI PROF. DR. ALİ ERBAŞ DUA EDİYOR 09:29 · 21 Eyl 21 saatinde ·
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, bir imamın dua ettiği bir sahne ile bir üniversite öğrencisinin kaldırımda yatağında yattığı sahne yan yana gösteriliyor. İmamın dua ettiği olay "İASI Açılış Töreni" başlığı altında, öğrencinin kaldırımda yattığı sahne ise "Üniversite" başlığı altında gösteriliyor. Bu mizah, "1.5 milyar dolarlık gökdelene dua edenler ve barınamayan öğrenciler" başlığı altında, zenginlerin gökdelenlere yaptığı yatırımlarla karşılaştırıldığında, öğrencilerin barınma sorununa değiniyor. İmamın dua ettiği törenle öğrencinin kaldırımda yattığı durumun yan yana gösterilmesi, öğrencilerin yaşadığı zorlukları ve zenginlerin lükslerine yönelik ironik bir eleştiri olarak yorumlanabilir.


Biraz da yurtsuz evsiz kalan gençlere du...
Biraz da yurtsuz evsiz kalan gençlere dua etse keşke
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde, bir imamın dua ettiği sahne ve üniversite bahçesinde bir öğrencinin yatağında yattığı bir sahne yer alıyor. Bu durum, Türkiye'de yüksek öğrenim gören öğrencilerin barınma sorununa vurgu yapıyor. 1,5 milyar dolarlık gökdelene dua eden imam, öğrencilerin barınma sorununu görmezden geliyormuş gibi bir imaj yaratıyor.


Mecnun Ç. Millet çocuğuna daha doğmadan ...
Mecnun Ç. Millet çocuğuna daha doğmadan ev araba alıyor. Bizi bırakmışlar caretta caretta gibi, yumurtadan çıkıp kumsaldan denize, ekmeğimizin peşinde koşuyoruz.
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde, ünlü bir Türk oyuncu olan Mecnun Ç.'nin Twitter hesabından bir tweet görünüyor. Tweet'te, Türk halkına gönderme yapan, "Millet çocuğuna daha doğmadan ev araba alıyor. Bizi bırakmışlar caretta caretta gibi, yumurtadan çıkıp kumsaldan denize, ekmeğimizin peşinde koşuyoruz." yazıyor. Bu tweet'te yapılan espri, Türkiye'de zenginlerin çocuklarına yapılan ayrıcalıkları ve yoksul halkın zorluklarla mücadele etme durumunu eleştirel bir şekilde ele alıyor. "Caretta Caretta" örneği, yumurtadan çıkan deniz kaplumbağalarının denize ulaşmak için zorlu bir yolculuk yapmalarına ve avcılardan kaçmaya çalışmalarına benzer şekilde, yoksul halkın da yaşam mücadelesini vurguluyor. Tweet'te yapılan espri, Türk halkının günlük yaşamında karşılaşılan bir durumu ve toplumsal eşitsizliği mizah yoluyla ele alıyor.


The humanitarian crisis that we see in A...
The humanitarian crisis that we see in Afghanistan is devastating and its impact on women is even more. We need to remember that no one is equal until we are all equal and stand up for the rights of all living beings. We also see how the fight for women’s rights is not a one-off achievement but rather a constant struggle. We saw this great content by @amandanoventa in Portuguese and translated it with slight changes. Afganistan'da yaşanan olaylar ve özellikle kadınların yaşamına olan etkisi korkutucu. Hepimiz eşit olana kadar hiçbirimizin eşit olmadığını hatırlamamız gerekiyor. Tüm canlıların hakları için mücadele etmeye devam etmeliyiz. Bununla beraber de kadın hakları mücadelesinin kazanılmış ve bitmiş bir mücadele olmadığını, bir günde Afganistan'da kadınların hayatında yaşadıkları büyük değişikliklerle gördük. @amandanoventa çok güzel bir içerik hazırlamıştı ve biz de ufak değişikliklerle bu içeriği Portekizceden İngilizceye çevirdik.
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, mor eşarplarla süslenmiş ve gülümseyen dört genç Afgan kız görülüyor. Resmin altındaki metin ise Afganistan'da Taliban'ın iktidara gelmesinden önce kadınların eğitime, istihdama ve siyasete katılım oranlarının yüksek olduğunu belirtiyor. Bu bilgiler, Taliban'ın iktidara gelmesinden sonra kadınların bu haklardan mahrum bırakılmasının bir hicivini yapıyor. **Türkçe Açıklama:** Fotoğrafta mor eşarplı dört genç Afgan kız gülümsüyor. Resmin altındaki metin, Taliban'ın iktidara gelmesinden önce Afganistan'daki kadınların eğitimde, iş hayatında ve siyasette ne kadar aktif olduklarını anlatıyor. Bu da Taliban'ın kadınlara getirdiği kısıtlamalara ironik bir gönderme yapıyor. Bu resimde, Taliban üyeleri bir masanın etrafında toplanmış durumda. Resmin altında "Taliban güçleri Kabil'i ele geçiriyor" yazıyor. Bu resim, Taliban'ın Afganistan'da hükümeti devirmesinin ardından yaygın olarak paylaşılan bir fotoğraf. Resimdeki espri, Taliban'ın Afganistan'da hükümeti devirmesinin ve ülkeyi ele geçirmesinin ardından, "Kabil'i ele geçirmek" gibi bir şeyin aslında çok kolay olduğunu göstermesi. Bu durum, Taliban'ın kontrolü ele geçirmesinin oldukça basit ve sorunsuz olduğunu ima ediyor, ancak gerçekte durum oldukça karmaşık ve yıkıcı sonuçlara sahip. Espri, Taliban'ın iktidara gelmesini ve ülke üzerindeki kontrolünü ele geçirmesini, bir masanın etrafında oturup fotoğraf çektirmeye benzeterek, gerçekte olanları küçümsüyor ve ciddiye almıyor.


Afrika kabile devletlerine Veresiye sata...
Afrika kabile devletlerine Veresiye satan yardım adı altında dolar gönderip kara para aklayan SiyahPostal
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde iki farklı karikatür var. Sol taraftaki karikatürde "Veresiye satan" yazıyor ve adam müşteriye veresiye mal satıyor. Sağ taraftaki karikatürde "Afrika kabile devletlerine yardım adı altında dolar gönderip kara para aklayan" yazıyor ve adam parayı kasaya koyuyor. Karikatürlerdeki kişilerin yaptığı hareketler, veresiye satışın ve kara paranın aynı şekilde yapıldığını gösteriyor ve bu durum bir eleştiriyi dile getiriyor. Yani bu espri, veresiye satışın ve kara paranın, görünüşte farklı olsalar da aslında aynı etik değerlere sahip olduğunu vurgulamaktadır.


İsrafı bitirin artık! Sabah akşam çalışı...
İsrafı bitirin artık! Sabah akşam çalışıp ödediğimiz vergilerin böyle harcandığını izlemeyi hak etmiyoruz. Halkın vergilerini halk için kullanın! Stop wasting our tax! We don’t deserve to see our tax being wasted on a life of luxury for the officials. Spend our tax for the good of the public! Kaynak / Source:
Yapay zeka açıklaması

Resimde "Halkın Vergilerini Halk İçin Kullanın" başlığı altında bir dizi yazı bulunmaktadır. Yazıda Rize valisinin makam aracının 3.750.000 TL değerinde Audi A8 olduğu, Somali'ye 5 Ağustos'ta 30 milyon dolar hibe edildiği ve vatandaşa yaşanan sel felaketinde IBAN iletildiği belirtilmiştir. Yazının sonunda ise "Halkın ödediği vergileri halk için kullanın. İsraf edip tekrar tekrar bu halktan para istemeyi bırakın!" şeklinde bir çağrı bulunmaktadır. Resimdeki espri, Rize valisinin makam aracı için çok yüksek bir bedel ödendiğini ima ederek, halkın vergilerinin nasıl israf edildiğini ve bunun toplumsal sorunlara çözüm olarak sunulması gerektiğini göstermektedir. Ayrıca Somali'ye hibe edilen yardımın, vatandaşların sel felaketinden etkilenenlere yapılan yardımın ise sadece IBAN iletilmesi ile sınırlı kalması da eleştiri konusu olmuştur. Kısacası, resimdeki yazı halkın vergilerinin adil ve şeffaf bir şekilde kullanılmasını savunarak, yetkilileri halkın ihtiyaçlarına daha duyarlı olmaya çağırmaktadır. Görselde "Vergilerimiz Nereye Gidiyor?" başlıklı bir yazı var. Yazıda, Rize Belediye Başkanı'nın makam aracı için 3.750.000 TL harcandığı ve Türkiye Cumhuriyeti'nin Somali'ye 30.000.000 $ bağışta bulunduğu belirtiliyor. Ardından, halkın ödediği vergilerin kamu yararına kullanılması gerektiği ve paraların israf edilmemesi gerektiği vurgulanıyor. Görseldeki espri, Rize Belediye Başkanı'nın makam aracı için harcanan paranın Somali'ye yapılan bağışa kıyasla çok az olması ve bu durumun vergilerin nasıl kullanıldığına dair bir eleştiri olması. Türkiye'de kamu kaynaklarının israf edildiği ve ihtiyaç sahiplerine yeterince kaynak ayrılmadığı konusunda sık sık eleştiriler yapıldığından, görseldeki espri bu durumu ironik bir şekilde ele alıyor.


Bu konuları konuşmalıyız ki bir daha bu ...
Bu konuları konuşmalıyız ki bir daha bu duruma düşmeyelim. @mollaveisoglutuncay ın açıklamalarını gördükten sonra gerçekten durum biraz daha anlam kazandı. Yangın, sel, deprem her felakette halk kendi sorununu kendi çözmek zorunda kalıyor. Yangın söndürme uçaklarımız hangarlarda çürürken ihale verebilmek için yangın söndürme helikopterleriyle yangınla mücadele ediyoruz. Kıbrıs’a Cumhurbaşkanı 8 uçakla giderken koskoca Türkiye genelindeki 90 yangına 3 uçakla müdahale edebiliyor. 25 yaşındaki Şahin Akdemir vatandaşımız yangınla mücadele edenlere su götürüp hayatını kaybederken THK başkanı ‘düğüne katılmak durumunda kaldım’ diye açıklama yapıyor. Halk kendi sorununu kendisi çözecekse sizin işleviniz ne? Vergilerimiz nereye gidiyor? Kaynaklar neden olması gerektiği gibi harcanmıyor? Neden hiçbir soruya düzgün bir cevap alamıyoruz. Yeter diyoruz yetmiyor. Bunları konuşalım, bunları unutmayalım. Artık zaten unutmak mümkün değil. Hepinize sabır dilerim. #türkiyeyanıyor
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, Türkiye'nin önemli gazetecilerinden Tuncay Mollaveisoğlu'nun, 2019 yılında Cumhuriyet gazetesinde yayınladığı "Bu Yangınları Neden Zamanında Söndüremedik?" başlıklı bir makaleyle ilgili bir paylaşım görülüyor. Makalede, 2019 yılındaki orman yangınlarının zamanında söndürülememesi ve bu olaya ilişkin Türk Hava Kurumu'nun helikopterlerinin özelleştirilmesinin rolü ele alınıyor. Paylaşımın altında ise, "Lütfen onun konuyla ilgili açıklamalarını okuyun." yazıyor. Bu paylaşımdaki mizah, Tuncay Mollaveisoğlu'nun orman yangınları konusundaki yazılarının, Sedat Simavi Ödülleri'nde "gazetecilik" dalında ödül almış olmasından kaynaklanıyor. Bu durum, orman yangınlarının zamanında söndürülememesine neden olan koşulları ve helikopterlerin özelleştirilmesi gibi sorunları ele alan bir yazının "gazetecilik" ödülü almış olmasının, bir nebze ironik ve çelişkili bulunmasıyla bir mizah unsuru yaratıyor. Fotoğrafta yangın söndürme helikopterlerinin 2019'da özelleştirilmesiyle bir şirket yurt dışından pilot bulup bunu Orman Bakanlığı'na saatlik olarak kiralıyor ve bu yaptığı aracılık sayesinde kar ediyormuş. Bu arada yangın söndürme uçakları hangarlarda kilitle bekliyormuş. Fıkranın espri kısmı, helikopterlerin özelleştirilmesiyle, aslında yangın söndürme işinin helikopterlere kalmaması ve uçakların hangarlarda bekliyor olmasıdır. Yani helikopterler daha pahalı olduğu için iş daha çok helikopterlere verilmiş ve uçaklar daha ucuz oldukları için kullanılmamış. Resimde, Tuncay Mollaveisoğlu'nun Orman Bakanı Pakdemirli'nin kullanılmayan THK uçaklarıyla ilgili açıklamaları hakkında bir karikatür bulunmaktadır. Karikatürde Pakdemirli'nin uçakları kullanmak istediğini ancak çok pahalı oldukları için kullanmadığı iddia edilmiştir. Daha sonra ise Mollaveisoğlu, belgelerle bu uçakların pahalı olmadığını ve hurda olduğunu kanıtladığını belirtmiştir. Pakdemirli ise bu iddiaya cevap verememiştir. Karikatürde Pakdemirli'nin tutarsızlığı ve Mollaveisoğlu'nun zekâsı mizah unsuru olarak kullanılmıştır. Fotoğrafta, turuncu renkte bir yazı ile, yangın söndürme helikopterleri özelleştirilen ve uçakların çürümeye bırakıldığı şeklinde bir şikayet yazısı görülüyor. Bu yazı, orman yangınlarına müdahalede kullanılan uçakların ve helikopterlerin yetersizliğine dikkat çekiyor. Bu yazı, "uçaklar uçusa hazır. 9 uçak var. 5'i çok rahatlıkla uçalabilecek kapasitede. Bunlar dünyada en sık kullanılan yangın söndürme uçakları" sözleri ile başlıyor. Ardından, kamuoyu baskısıyla Orman Bakanlığının bu yıl ihalelerde THK uçaklarını da ihaleye sokacak gibi gösterdiği fakat sonrasında ihaleye uçaklarda 5 ton ağırlık şartı getirildiği ve Türk Hava Kurumu'nda hangara kilitlenen uçakların 4.9 ton olduğu yazıyor. Son olarak da "Bu işi özelleştirebilmek için 100 litreyi bahane edip THK uçaklarını bu yıl da devre dışı bıraktılar. İnanılmaz bir skandal." cümlesi ile sona eriyor. Fıkra, kamuoyu baskısıyla orman bakanlığının THK uçaklarını ihaleye sokması ve sonrasında uçaklara gereksiz bir ağırlık şartı koyarak onları kullanılmaz hale getirmesiyle, bu işi özelleştirmek için bir bahane yaratıldığını, orman yangınlarına müdahalede kullanılan uçakların yetersizliğinin kasıtlı olarak sürdürüldüğünü ima ediyor. Fotoğrafta, "Liyakat Kalmadı" başlığı altında üç cümlelik bir yazı bulunuyor. Yazıda, kurumlara yapılan atamalarda liyakatin değil çıkar ilişkilerinin, kurumların yönetiminde halkın çıkarlarının değil birkaç kişinin çıkarlarının göz önünde bulundurulduğu ve sonunda da halkın sorumlu tutulduğu anlatılıyor. Bu yazı, Türkiye'deki mevcut siyasi iktidarı eleştirerek, liyakatin yokluğuna, çıkar ilişkilerine dayalı yönetime ve halkın sorumlu tutulmasına dikkat çekiyor. "Liyakat kalmadı" ifadesi, Türkiye'deki birçok kişinin paylaştığı bir düşünce ve bu düşünceyi esprili bir şekilde dile getiren bir mizah unsuru olarak kullanılıyor. Resimde siyah zemin üzerine beyaz yazı ile bir mizah metni görülüyor. Metin, yüksek vergi ödeyen ülkelerde yaşayan insanların, vergi gelirlerinin halkın ihtiyaçlarına değil de zenginlere gitmesini eleştiriyor. Bu durumun bir metaforu olarak da "çay" ve "ciğer" benzetmesi kullanılmış, "Artık kafamıza çay fırltmayın. Ciğerimiz yanıyor, o çaylar bu hararetımızı almayacak." şeklinde bir cümleyle bu durumu esprili bir dille ifade ediliyor.


Orman yangınlarında canla başla mücadele...
Orman yangınlarında canla başla mücadele eden ekipler… Haklarınız ödenmez
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta ormanda yorgun düşmüş, uyumaya çalışan üç itfaiyeci görünüyor. Şaka, itfaiyecilerin yangınla mücadele etmek için yoruldukları ve ormanda uyuyakalmalarıdır. Itfaiyecilerin görevlerine olan özverisi ve yorgunluğa rağmen görevlerini yerine getirmeye çalışmaları espriyi oluşturuyor.


📸 Güney Afrika'daki sınıfsal eşitsizliği...
📸 Güney Afrika'daki sınıfsal eşitsizliği harika bir şekilde gözler önüne seren çarpıcı bir görsel.
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Bu fotoğraf, zengin ve fakir semtlerin birbirine bitişik olduğu bir şehri gösteren havadan bir görüntüdür. Zengin semtin düzenli, yeşil ve bakımlı evleri ile fakir semtin düzensiz, sıkışık ve basit yapılı evleri karşılaştırılır. Şaka, zengin semtin düzenli ve lüks yapısı ile fakir semtin yoksulluğu ve düzensizliği arasında çarpıcı bir zıtlık yaratması ve bu zıtlığın gülünç bir şekilde vurgulanmasıdır.


“ Paul K. @Ucupak cinsiyet fark etmeksiz...
“ Paul K. @Ucupak cinsiyet fark etmeksizin hiçbir insan başkasıyla eşit değildir.. eşit olmasI gereken şartlar ve haklardır.. misal ben erkeğim ama 100 mt'lik koşuda bir çocuk bile geçer beni.. çünkü engelliyim, size düşen benim şartlarımı eşitlemek ve haklarımı vermektir, benimle yarışmak değil..
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

" Paul K. @Ucupak cinsiyet fark etmeksizin hiçbir insan başkasıyla eşit değildir.. eşit olmasI gereken şartlar ve haklardır.....


PPOLYTE MAINDRON CAISSE DEPARGNE %2 5 Co...
PPOLYTE MAINDRON CAISSE DEPARGNE %2 5 Coogle D2EFE Ecur
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, "CAISSE D'EPARGNE" yazılı bir banka binasının önünde, bir adam oturmuş, etrafında ise eşyaları dağılmış şekilde duruyor. Fotoğrafta yapılan espri, adamın banka önünde ihtiyaç içinde olduğuna vurgu yapıyor, ancak banka binasının adının "Kasa Tasarruf" olması da, adamın aslında banka tarafından tasarımları tasarruf için mi tutulduğu sorusunu gündeme getiriyor. Bu, Türkçede "Adamın parası kalmamış, ancak banka binasının adı da 'Kasa Tasarruf', acaba adam buraya tasarımcı olarak mı çalıştırılıyor?" gibi bir şakaya benziyor. Fotoğrafta bir dükkanın önünde demir direklerin olduğu görülüyor. Direkler dükkanın önüne dizilmiş ve aralarında boşluklar var. Şaka ise bu direklerin dükkanın önüne boşluk bırakacak şekilde yerleştirilmesi ve bu boşluklardan birinin diğerlerinden biraz daha geniş olması. Böylece dükkanın önüne arabalar park edilemeyerek müşteri girişinin engellendiği anlaşılıyor. **Bu şakaya dair bir espri örneği:** "Dükkan sahibi, müşterilerin dükkanına ulaşmasını engellemek için önüne demir direkler koymuş. Ama müşteriyi engellemeye çalışırken yine de dükkanın önüne bir araba park etme şansı bırakmış." Bu şaka, dükkan sahibinin müşterilerine karşı yaptığı küçük bir "kötücül" eylemi ifade ediyor. Fotoğrafta, bir adamın yatağın üzerine çıkmış, üstü de bir battaniye ile örtülmüş olduğunu görüyoruz. Adam, bir bardağı elinde tutmuş bir şey içiyor. Yatağın altına da, sanki adamı içeri almak istemeyen bir barikat gibi, metal direkler yerleştirilmiş. Şaka, adamın "evsiz" olmasına rağmen, barikatlar nedeniyle sanki bir konakta veya bir otelde, lüks bir şekilde kalıyor gibi görünmesi üzerine kurulu. "Evsiz" olmasına rağmen, "ev" sahibi gibi davranması, ironik bir durum yaratıyor.


Tam olarak alaka bu
Tam olarak alaka bu
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Tam olarak alaka bu https://t.co/rXsV428mTH Turgay Demir C- @turgaydemirr LGBTliler eziliyor muş vay anam vay, peki bunlara ne...


Tam olarak alaka bu
Tam olarak alaka bu
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde, iki farklı sahne gösteriliyor. Üstteki sahnede, bir adam bir kalabalığa doğru "Bu halk 15 Temmuz'da darbe durdurdu. Senin iki tane konteyniri..." diye bağırıyor. Alttaki sahnede ise, aynı adamın bir başka kalabalığa "15 Temmuz'la bu konteyniri'nin ne alakası var" diye söylediği görülüyor. Şaka, aynı adamın iki farklı kalabalığa, aynı konteynerleri farklı gerekçelerle bağışladığını iddia etmesinde yatıyor. Bu, siyasi söylemin çelişkili doğasını ve popülist liderlerin kendi çıkarlarına göre hikayeleri nasıl manipüle edebileceğini hicivli bir şekilde ele alıyor.


brusk @kitapsiz31 Katarlı olsaydın AAMMCIIKK...
brusk @kitapsiz31 Katarlı olsaydın AAMMCIIKK
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

brusk @kitapsiz31 Katarlı olsaydın AAMMCIIKK Kaynak


Kaynak
Kaynak
Videoda söylenenler: “Sanata, bilime ve söylediğin türküye ekmek kadar acıkıyors an ne mutlu sana. Barış zeka ürünüdür. Savaş aklı olmayanlara aittir. Eğer uğruna savaşacak bir şeyin varsa o olsa olsa üzgünlüğ ündür, bağımsızlığındır. Zaman akacak ve gidecektir. Hiçbir şeyi tabulaştırma. Dogmalara ...”
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, Türkiye'nin bir sembolü olan bir tabela ile, iş elbisesi giyen bir adamın yanında, çıplak ayakla, çıplak ve oldukça basit çizilmiş minik bir çocuk, yanmış bir bina önünde durmaktadır. Arka planda, diğer binalar ve eski bir araba da mevcut. Bu, Türkiye'nin ekonomik veya toplumsal sorunlarını, genç neslin sorunlarını ve bunlara verilen çözümsüz yaklaşımları parodisini vurgulayan bir karikatür/mizah çalışması. Özetle, "Türkiye'nin sorunları yanında, basitçe ve çaresiz bir şekilde duran genç nesil" şeklinde yorumlanabilir. Çıplak çocuk, toplumun genel durumunu, yolsuzluk, yoksulluk ve geleceğe yönelik belirsizlik gibi unsurları temsil ediyor olabilir. Yanmakta olan bina ise, Türkiye'nin yaşadığı veya yaşayabileceği ekonomik, politik ve sosyal sorunları işaret edebilir. Görsel, bu sorunların çözülememesi veya çözüm arayışlarının yetersizliği ile ilgili bir mizah/eleştiri içermektedir. Resimde, Türk sokaklarında, olasılıkla bir şehir merkezinde, bir dizi apartman ve araba görülüyor. Önde, bir Türk bayrağı taşıyan adam ve iş elbisesi giymiş bir adam var. Onların yanında, çıplak ayaklı, çıplak, tuhaf bir şekilde tasarlanmış küçük bir figür bulunuyor. Arka planda, bir binanın üzerinden yükselen yangın var. Bu, muhtemelen siyasi bir karikatür. Adamın (iş elbisesi giymiş) "Türkiye"i temsil eden, ya da belki de mevcut durumun getirdiği yükü temsil eden figür olduğunu düşünebiliriz. Çıplak ve tuhaf çocuk, Türkiye'nin mevcut durumuna olan tepkinin ya da gelecek kaygısının temsili olabilir. Yangın ise, o anki siyasi ve toplumsal karışıklığı ve sorunları simgeliyor. Şakaların amacı, mevcut durumun ne kadar gülünç veya çelişkili olduğunu vurgulamaktır.


Soğan Cücüğü @Chetinceviz Cehenneme gidi...
Soğan Cücüğü @Chetinceviz Cehenneme gidince Türkiyeden geldim deyip yıpranma payı indirimi istiycem. Bi Norveçliyle benim, cehennemde aynı süre kalmam hiç adil değil
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Soğan Cücüğü @Chetinceviz Cehenneme gidince Türkiyeden geldim deyip yıpranma payı indirimi istiycem. Bi Norveçliyle benim,...


Sinan Alper @SinanAlper_ · 13h Şu haberl...
Sinan Alper @SinanAlper_ · 13h Şu haberlere şok olmayın artık. O 2.263 TL'nin 263 lirası yemek. 2.000 TL'si ise fakirler zenginlerin yan masasında yemek yiyemesin diye veriliyor. Sizi dışarıda tutmanın bedeli yani. Kadraj Magazin @kadrajmagazin - 13h Bodrum'da döner yiyen kişilere toplam 2.263 TL'lik hesap geldi! Şok fiyatlarıyla her yıl gündem olan Bodrum mekanları, bu yıl çok daha şaşırttı. Döner yemeye giden insanlar, bir porsiyon dönere 369,56 TL, bir kolaya 61,59 TL ve bir türk kahvesine 53,89 TL ödedi. E the LE BEACH C Complisentary Coke BEUR 184 &61.59 Coke Zero 8EIR uoner1.5er 4820R 369.36 Doner1.5er 48EUR 369.56 Doner1.Ser 48EUR 369.56 Daner1.5er 4801R 369.56 KusbasPide 24EUR 184.78 1 Turk Kahwes 7EUR 1 Turk Kahves 7EUR 53.89 1 Double EspreBEUR SubTotal 2078.75 4 MarasDond 6EUR 184,80 @46.20 61.59 53.89 61.59 Tptal 2263.55 2078.75
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta bir döner dürüm ve hesabı görülüyor. Hesapta 369.56 TL'ye bir döner siparişi görüyoruz. Ayrıca, 53.89 TL'ye bir Türk kahvesi siparişi görünüyor. Tweet'te ise Bodrum'da 2.263 TL'lik hesabın şok edici olduğunu belirtiliyor. Bu tweette yapılan espri, Bodrum'da bir dönerin 369.56 TL'ye satılması ve bunun şaşırtıcı bir fiyat olmasıyla ilgili. Bodrum'da yüksek fiyatlarla karşılaşmak olağan olsa da, bu fiyat çok yüksek olduğu için insanlar şaşırmış durumda. Bu durum, pahalılığı ve insanların zor durumunu gösteriyor.


İçerik ekle

Template seç, yazını yaz, kepsi siteye gönder.

Keps yap →

💬 Son Yorumlar