İçerik ekle template seç, yaz, gönder
edebiyatnotları ile ilgili bulabildiğim postlar, videolar, karikatürler, resimler, tweetler, miimler

Sınavlarda Max zekam
Sınavlarda Max zekam
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta bir genç adam "Sizce ben edebiyat yazısında cevap olarak 9. Hariciye Koğuşu yerine 7. Koğuştaki mucize yazmışmıyımdir?" diye soruyor. Şaka, gencin edebiyat yazısında cevap olarak 7. Koğuştaki mucize yazmış olmasını ima etmesinde yatıyor. Bu, edebiyat eserinin "7. Koğuştaki Mucize" adlı roman olması ve gencin bunu bilerek kasıtlı bir şekilde yanlış cevap vermiş gibi davranması ile ilgili bir şaka.


Ağrıdağı Efsanesi, Yaşar Kemal
Ağrıdağı Efsanesi, Yaşar Kemal
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, Twitter'da bir paylaşım görülüyor. Paylaşım, Havva Sarıkaya adlı bir kullanıcının "Ne istesem verir misin?" "Veririm." "Saçından birkaç tel isterim." şeklinde bir alıntı eklediğini gösteriyor. Bu alıntı, Yazar Yaşar Kemal'in " Ağrı Dağı Efsanesi" adlı eserinden bir bölüm. Kitap, 1000Kitap uygulamasından alıntı yapılıyor. Şaka, Yazar Yaşar Kemal'in "Ağrı Dağı Efsanesi" adlı eserindeki bir karakterin, saçının birkaç telini kopararak isteyenlere verdiği efsaneden geliyor. Bu efsanede, saçının telini koparan kişinin isteğini yerine getirmesi gerekiyordu. Havva Sarıkaya'nın alıntıladığı bölüm ise bu efsanenin bir parçası. Şaka, Havva Sarıkaya'nın bu alıntıyı Twitter'da paylaşarak efsanenin mizahını kullanması ve insanların bu şakayı anlayabileceğini düşünmesi üzerine kurulu.


Ağrıdağı Efsanesi, Yaşar Kemal
Ağrıdağı Efsanesi, Yaşar Kemal
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, Havva Sarikaya'nın "Ağrıdağı Efsanesi" kitabından bir alıntı paylaştığı bir Twitter ekran görüntüsü yer alıyor. Paylaştığı alıntıda, "Ne istesem verir misin?" "Veririm." "Saçından birkaç tel isterim," şeklinde bir diyalog geçiyor. Alıntının komik yanı, birinin saçından birkaç tel istemek gibi sıra dışı bir şey isteyerek aşırıya kaçan bir istekte bulunması ve bunun bir edebiyat eserinden alınmış olmasıdır. Eserin yazarı Yaşar Kemal'dir, ancak bu alıntı, yazarın gerçek hayatındaki bir diyalogdan değil, kitabın bir bölümünden alınmıştır. Dolayısıyla, alıntıyı paylaşan kişinin eserin içeriğinden kopardığı ve komik bir şekilde yorumladığı görülüyor. Bu, sosyal medyada sıkça görülen bir mizah türüdür, çünkü insanlar genellikle edebi eserleri ve popüler kültürü alarak farklı açılardan yorumlayarak espriler yaratırlar.


Doğum günün kutlu olsun Oktay Rifat 🌼 El...
Doğum günün kutlu olsun Oktay Rifat 🌼 Elleri Var Özgürlüğün, bir gün sarılmak dileğiyle ❤ Today is the birthday of the Turkish poet Oktay Rifat. Thank you for your work ❤ #oktayrifat #ellerivarözgürlüğün #şiir #siir #şiirheryerde #turkishpoetry
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde, beyaz çiçekli bir bitki ve uçan bir kelebek görünüyor. Arkaplanda, şair Oktay Rifat'a ait bir şiirden alıntı bulunuyor: "Köpürerek koşuyordu atlarımız Durgun denize doğru. Bu uçuş, güvercindeki, Özgürlük sevinci mi ne!" Bu alıntı, özgürlüğün ve sevincin simgesi olan güvercinlere atıfta bulunuyor. Ancak resimdeki kelebek güvercin değil, bu da şiiri ve özgürlük kavramını eğlenceli bir şekilde altüst ediyor. Şairin "güvercin" dediği yerde, aslında özgürlüğün sembolü olarak "kelebek" kullanılmış. Bu da, "özgürlük sevinci" ifadesini esprili bir şekilde tersine çeviriyor ve okuyucuyu düşünmeye teşvik ediyor. Fotoğrafta beyaz çiçekli bir bitki, uçan bir kelebek ve mor bir arka plan üzerine beyaz yazı ile bir alıntı yer alıyor. Alıntı şöyle: "Öpüşmek yasaktı, bilir misiniz, Düşünmek yasak, işgücünü savunmak yasak!" Bu alıntı, Oktay Rifat'ın "Elleri Var Özgürlüğün" şiirinden alınmıştır. Şiiri bir eleştiri olarak yorumlayabiliriz, çünkü şiirde "öpüşmek", "düşünmek" ve "işgücünü savunmak" gibi temel insan haklarının yasaklandığı bir toplum resmedilir. Şiiri anlamak için biraz daha derinlemesine inmemiz gerekir. "Öpüşmek" romantizm ve yakınlık, "düşünmek" ise özgür düşünceyi simgeleyebilir. "İşgücünü savunmak" ise insanların kendi hakları için mücadele etmelerini ve sömürülmeye karşı direnmelerini ifade eder. Bu şiiri anlatan sözleri anlamak için o zamanın siyasi ve sosyal bağlamına bakmak gerekir. 1950'lerin Türkiye'sinde baskıcı bir rejim vardı ve insanlar özgürlüklerinden mahrum edilmiş, ifade özgürlükleri kısıtlanmıştı. Bu koşullar altında Rifat, şiiriyle o dönem yaşanan baskıya ve insanların temel haklarının ihlaline karşı çıkıyor. Dolayısıyla, şiiri anlamak için bu sözleri bir eleştiri olarak yorumlamak gerekiyor. Şiiri okuyarak, o dönem yaşanan baskı ve özgürlük mücadelesini daha iyi anlayabiliriz. Resimde bir şairin şiirinden bir bölüm ve çiçekli bir bitki görülüyor. Şiiri inceleyenler bu bölümde sözcüklerin bitkiyle örtüştüğünü, sözcüklerin bitkinin bir metaforu olduğunu fark edebilir. Fakat şiirde "emeğin dalları" olarak geçen bölümde bitkinin dallarından ziyade çiçekleri gösterilmiş. Yani çizim şiiri tam olarak yansıtmıyor, şiiri yorumlayanın dikkatini çekiyor. Şiiri daha iyi anlamak için şiiri tam olarak okumak gerekir. *** Resimde, Oktay Rifat'ın "Elleri Var Özgürlüğün" şiirinden bir bölüm ve çiçekli bir bitki görülüyor. Şiirdeki "Emeğin dalları kırılmış, yerde" satırı bitkinin çiçekleri ile görselleştirilmiş, ancak şiirde "dalları" kelimesi kullanılmış. Bu, şiiri okuyanların dikkatini çeken ve şiiri yorumlamalarını sağlayan bir tür nükteli bir çelişki yaratıyor. Resimde beyaz çiçekli bir bitki ve beyaz bir kelebek var. Arkaplanda ise mor bir zemin üzerine beyaz yazı ile yazılmış bir atasözü var: "Işık kör edicidir, diyorlar, Özgürlük patlayıcı. Lambamızı bozan da, özgürlüğe kundak sokan da onlar." Bu atasözü, özgürlüğün korkutucu ve tehlikeli olabileceği anlamına gelir. Özgürlük, insanlar için tehlikeli olabilecek bir şey olarak sunulur. İnsanların özgürlükten korkması gerektiği ima edilir. Aslında bu, özgürlüğün zorlukları ve riskleri vurgulanan bir bakış açısıdır. Ancak, bu şekilde özgürlüğü sunmak, insanların özgürlük arayışını ve mücadelesini görmezden gelir ve onu tehdit edici olarak lanse eder. Resimde beyaz çiçekler ve bir kelebek, mor bir arka plan üzerinde duruyor. Altında, Oktay Rifat'a ait bir şiirden bir dize ve yazarın ismi yazılı. Şiiri şöyle devam ediyor: "Uzandık mı patlasın istiyorlar, Yaktık mı tutuşalım. Mayın tarlaları var, Karanlıkta duruyor ekmekle su." Bu dizeler, savaşın acımasızlığını ve insanın yaşadığı zorlukları anlatıyor. "Mayın tarlaları" ve "ekmekle su" kelimelerinin, savaşın yaşanan yerlerde eksik olan temel ihtiyaçları simgelemesi, bu dizelerin anlamını daha da vurguluyor. Şaka, şiirin içindeki ironi ve insanın çaresizliğine vurgu yapmasında yatıyor. Savaşın acımasızlığına rağmen, insanların hayatta kalmak için ne kadar çaba sarf ettiklerini, bir yandan da savaşın getirdiği zorlukları kabullenmek zorunda kalmaları, şiire bir trajikomik hava katıyor. Bu resimde, Oktay Rifat'ın "Elleri Var Özgürlüğün" adlı şiirinden bir bölüm yer almaktadır. Şiirde geçen "Elleri var özgürlüğün, Gözleri, ayakları; Silmek için kanlı teri, Bakmak için yarınlara, Eşitliğe doğru giden." dizeleri, özgürlük, eşitlik ve umut gibi kavramlara değinmektedir. Görselde, "Elleri Var Özgürlüğün" şiiri yazılı bir şekilde yer almaktadır ve yanında beyaz çiçekler ve beyaz bir kelebek bulunmaktadır. Bu görselde kullanılan görsel mizah, "Elleri var özgürlüğün" şiiri ile çiçekler ve kelebek arasındaki bağlantıdan ortaya çıkmaktadır. Çünkü kelebek, "Elleri var özgürlüğün" şiiri ile ilişkili olarak özgürlük, umut ve eşitlik gibi kavramları temsil etmektedir. Aynı zamanda, çiçeklerin kelebeklerle olan ilişkisinin özgürlük ve yaşamın bir sembolü olduğu da göz önünde bulundurulabilir. Bu nedenle, bu görselde "Elleri Var Özgürlüğün" şiirinin içeriği ile görsel unsurların birleştirilmesi, bir "nükteli bir bakış açısı" sunmaktadır. Resimde beyaz çiçeklerden oluşan bir bitki ve uçan bir kelebek görülüyor. Resmin altında "Ben kafes, sen sarmaşık; Dolan dolanabildiğin kadar!" yazıyor. Altında da "Elleri Var Özgürlüğün - Oktay Rifat" yazıyor. Bu resim, Oktay Rifat'ın "Elleri Var Özgürlüğün" şiirinden bir alıntı olan ve bir kafes ile sarmaşık arasında geçen diyaloğu temsil ediyor. Şair, kafesin sarmaşığa "Dolan dolanabildiğin kadar" demesiyle, sarmaşığın kafesin sınırları içinde özgürce hareket etme yeteneğine sahip olduğunu ima ediyor. Bu resimde, sarmaşık kafese karşı özgürlük vurgusu yapılıyor. Sarmaşık, kafese bağlı olmasına rağmen kendi özgürlüğünü koruyor. Bu, insanın dış dünyaya bağlı olmasına rağmen iç dünyasının özgürlüğüne sahip olduğuna benzetiliyor. Resimde beyaz çiçekli bir bitki, beyaz bir kelebek ve mor zemin üzerinde beyaz yazı ile "Özgürlük sevgisi bu, insan kapılmaya görsün bir kez; Bir urba ki eskirmez, Bir düş ki gerçekten daha doğru. Elleri Var Özgürlüğün -Oktay Rifat" yazısı bulunmaktadır. Bu, Oktay Rifat'ın bir şiirinden alınan bir satırdır. Şair, özgürlüğün insanın en büyük özlemi olduğunu ve bu özlemin hiçbir zaman eskimeyeceğini, aksine gerçekte olduğundan daha güzel olacağını anlatmak istemektedir. Resimdeki kelebek, özgürlüğü temsil etmektedir. Kelebeğin çiçekten uçup gitmesi, insanın özgürlüğe olan özlemini temsil etmektedir.


MED Follow @Medariiftihar Bir kitap bu k...
MED Follow @Medariiftihar Bir kitap bu kadar mı farklı yorumlanır ya? Translate Tweet
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta üstte bir televizyon ekranı ve altında savaştan bir fotoğraf var. Televizyon ekranında bir grup insan oturmuş ve sohbet ediyor. Alttaki fotoğrafta ise silahlı iki kişi savaş bölgesinde duruyor. Şaka, insanların televizyonda gösterilen şiddet içerikli programları izlerken, gerçek hayatta yaşanan savaşları görmezden gelmelerini ve bu iki durumu karşılaştırıp gülünç bulmalarını hedefliyor. Bu ironik bir şekilde, insanların şiddetin sadece ekranda gerçekleşen bir gösteri olduğunu düşünme eğilimini gösteriyor.


HAHAHAHHAHSHAHSHAHSHSHS
HAHAHAHHAHSHAHSHAHSHSHS
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde "Popüler Türk erkek roman yazarları" başlıklı bir liste bulunuyor. Listede Sabahattin Ali'nin ismi işaretlenmiş ve Hikmet-Nazım-Kısakürek'in ismi işaretlenmemiş. Şaka, Türk edebiyatında önemli isimler olan Hikmet-Nazım-Kısakürek'in "erkek roman yazarı" olarak bilinmemesine dayanıyor. Bu isimler aslında şair ve yazarlar olarak tanınıyor, ancak çoğunlukla şiirleriyle biliniyorlar.


HAHAHAHHAHSHAHSHAHSHSHS
HAHAHAHHAHSHAHSHAHSHSHS
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde "Popüler Türk erkek roman yazarları" başlığı altında bir anket görülüyor. Anketin seçeneklerinde "Sabahattin Ali" ve "Hikmet-nazim-kisakürek" yer alıyor. Sabahattin Ali'nin yanında yeşil bir onay işareti, Hikmet-nazim-kisakürek'in yanında kırmızı bir çarpı işareti var. Bu, Türkiye'de bilinen bir mizah örneği. "Hikmet-nazim-kisakürek" aslında Türk edebiyatında üç farklı yazarın isimleri. Bu isimler bir araya getirildiğinde, genellikle "Hikmet Nazım Kısa Kürek" olarak telaffuz ediliyor ve bu da Türkçede "kısa kürek" ifadesine benziyor. Bu da insanların bu üç yazarın romanlarını okuyabilecek kadar kısa olduğuna dair bir espriyi ifade ediyor. Anketin sonucu, Sabahattin Ali'nin seçildiğini gösteriyor. Bu da insanların Sabahattin Ali'nin romanlarının, "Hikmet-nazim-kisakürek"ten daha uzun olduğunu düşünerek daha fazla okumaya değer olduğunu ifade ediyor.


Orhan Pamuk’un el yazısıyla Masumiyet Mü...
Orhan Pamuk’un el yazısıyla Masumiyet Müzesi’nin ilk taslağı.
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

The photo shows a handwritten note in Turkish. The writer is talking about the book "Masumiyet Müzesi" (The Museum of Innocence) by Orhan Pamuk. The joke is about how the writer learned the name of the book, "Masumiyet Müzesi," before reading it. The writer says that they were so excited about reading the book, they didn't even bother to ask what it was called before starting. This is a playful way of expressing the writer's enthusiasm for the book. In the photo, the writer has crossed out the original name of the book and written "Masumiyet Müzesi" in its place. This highlights the humor of the joke, as the writer was so immersed in the book that they didn't even know its true title until after they had finished reading it. The joke can be summarized with the phrase "O kadar heyecanlıydım ki kitabın adını bile sormayı unuttum!" (I was so excited that I forgot to even ask what the book was called!)


Ruh Adam'ın Atsız Atsız kitabı 15 Bu ürü...
Ruh Adam'ın Atsız Atsız kitabı 15 Bu ürün hala satılık mı? Fiyatta pazarlık p ROMAN ZST AISZ RUH ADAM
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, "Ruh Adam" adlı bir kişinin "Atsız Atsız" adlı kitabı görüyoruz. Kitap adının ve yazarının aynısı olması ve "Atsız" kelimesinin iki kez kullanılması, ürünün adının ve yazarının aynı olmasına neden olan bir espri yaratıyor. Bu durum, kitabın "Atsız Atsız" yazarından değil de "Atsız Atsız" kendisi tarafından yazılmış gibi bir izlenim veriyor, ki bu durum komik bir şekilde anlamsız hale geliyor.


Bugün Sabahattin Ali'nin ölüm yıl dönümü...
Bugün Sabahattin Ali'nin ölüm yıl dönümü 🌹 Kürk Mantolu Madonna ve İçimizdeki Şeytan kitaplarından birkaç sevdiğimiz sözünü paylaşmak istedik. 😊 Today is the anniversary of Sabahattin Ali’s death. 🌹 He was one of the great Turkish writers so we want to share some of his words with you. 😊 #learnturkish #turkishliterature #sabahattinali #kürkmantolumadonna #içimizdekişeytan #sabahattinalisözleri #sabahattinalikitapları
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde Türk yazar Sabahattin Ali'nin bir fotoğrafı var. Altındaki yazıda "Herkese umuttan bahsediyorum, içimde zerre kadar umut kalmamışken..." yazarak Sabahattin Ali'nin yazdığı bir alıntı var. Şaka, Sabahattin Ali'nin "İçimizdeki Şeytan" isimli eserinde umuttan bahsettiği halde, aslında içinde hiç umut olmadığını ima etmesidir. Bu da onun ironik mizahıyla bilinen yazarlığının bir örneği olarak yorumlanabilir. Resimde, Türk yazar Sabahattin Ali'nin bir fotoğrafı var. Aşağıdaki alıntıda, Sabahattin Ali'nin "Kürk Mantolu Madonna" adlı eserinden bir alıntı bulunmaktadır. Ali'nin bu alıntıda dile getirdiği fikir, sevginin paylaşılmakla azalmayacağıdır. Ancak resimde Ali'nin boynunda bir fular var. Bu durum, yazarın kendisinin "Kürk Mantolu Madonna" kitabında dile getirdiği fikre ters düştüğü anlamına gelebilir. Bu durum, Ali'nin kendi düşünceleri ile hayattaki pratikleri arasında bir çelişkinin olduğunu ima eder. Özetle, resimde "Kürk Mantolu Madonna" dan bir alıntı ve Sabahattin Ali'nin fotoğrafı var. Fakat Ali'nin boynunda fular var. Ali'nin kendi kitabı aracılığıyla dile getirdiği sevginin paylaşılmakla azalmayacağı düşüncesine zıt olarak, Ali'nin kendisi "fularını paylaşmış". Bu, komik bir çelişki yaratıyor. Resimde Sabahattin Ali'nin bir fotoğrafı ve bir alıntı yer alıyor. Alıntıda, iyiliğin kimseye kötülük yapmamak değil, kötülük yapabilecek kapasiteye sahip olmamaktan ibaret olduğu belirtiliyor. Bu alıntı, Sabahattin Ali'nin yazdığı "İçimizdeki Şeytan" adlı esere bir göndermedir. Eserde, insanların içindeki kötü yanları ve bu yanlarının nasıl kontrol altında tutulabileceği ele alınmaktadır. Şaka ise Sabahattin Ali'nin bu ünlü alıntıda "İçimizdeki Şeytan"ı kullanarak ironi yapmasıdır. "İçimizdeki Şeytan" adlı eserinde insanların kötülük yapma kapasitelerini ve iç dünyalarını incelediğini düşündüğümüzde, "İçimizdeki Şeytan"ın, insan doğasına ait bir şeytanı temsil ettiği, yani iyiliği kullanarak kötülüğü engelleyebileceğimizi anlatmaya çalıştığı söylenebilir.


No one: Ömer Seyfettin books:
No one: Ömer Seyfettin books:
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde bir kadın bir testereyle kendi kolunu kesmeye çalışıyor. Kadının testerenin önüne koyduğu eli kanlı. Ömer Seyfettin eserlerindeki şiddet ve trajedi bu şekilde mizahla ele alınıyor.


nevin @nevinovski Rus edebiyatı kısa öze...
nevin @nevinovski Rus edebiyatı kısa özet; ‘herkes mutsuz, hava karlı. Hiç rublemiz kalmamıştı’ nevin @nevinovski Rus edebiyatı kısa özet; 'herkes mutsuz, hava karlı. Hiç rublemiz kalmamıştı’
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, Twitter'da @nevinovski kullanıcı adına sahip bir kullanıcının yaptığı bir paylaşım görülüyor. Paylaşımda, "Rus edebiyatı kısa özet: 'herkes mutsuz, hava karlı. Hiç rublemiz kalmamıştı' " şeklinde bir espri yapılmış. Espri, Rus edebiyatının genellikle melankolik, üzgün ve yoksulluğun temalarını ele almasına bir göndermedir. Ruble ise Rusya'nın para birimidir. Bu espri, Rus edebiyatının tipik olarak mutsuzluk ve yoksulluk üzerine yoğunlaştığına dair bir mizah yoluyla yorum yapmaktadır. Rublenin olmaması ise maddi sıkıntılara bir göndermedir.


Hakkısu SUBAŞI ? @kamuvari Mevlana'ya so...
Hakkısu SUBAŞI ? @kamuvari Mevlana'ya sormuşlar yarin ile hoş musun, onu Nesimi'ye sorun demiş Hakkısu SUBAŞI ? @kamuvari Mevlana'ya sormuşlar yarin ile hoş musun, onu Nesimi'ye sorun demiş
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta bir Twitter paylaşımı görünüyor. Paylaşım, "Hakkısu SUBAŞI" adlı bir kullanıcının Mevlana'ya sorulan "yarın ile hoş musun?" sorusunun Nesi̇mi̇'ye sorulması gerektiğiyle ilgili bir espri paylaşıyor. Espri, Mevlana ve Nesi̇mi̇'nin aynı soruya farklı cevaplar verebileceği ve Nesi̇mi̇'nin bu sorunun daha iyi bir cevabını verebileceği üzerine kurulu. Fotoğrafta "Hakkısu SUBAŞI" isimli bir Twitter hesabından yapılan bir paylaşım görülüyor. Paylaşımın içeriğinde "Mevlana'ya sormuşlar yarın ile hoş musun, onu Nesimi'ye sorun demiş" yazıyor. Bu paylaşım, Mevlana ve Nesimi'nin farklı felsefi görüşleri olduğunu ve bu görüşlere göre "yarın"ın yorumunun da farklı olabileceğini ima eden bir espri. "Yarın"ın herkes için aynı olmayabileceği, kişiden kişiye değişebileceği ve herkesin kendi "yarını"nı inşa edebileceği düşüncesi üzerine kurulu bir espri bu.


Yoldaki ağaca bile şaşırmak mümkünken @i...
Yoldaki ağaca bile şaşırmak mümkünken @ikinciyenicom hiçbir zaman şaşırtmaz 😅 🚗🚙 #şaşırmadık
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Yoldaki ağaca bile şaşırmak mümkünken @ikinciyenicom hiçbir zaman şaşırtmaz 😅 🚗🚙 #şaşırmadık Kaynak


Ndşdkdşfmfşfkdşsş
Ndşdkdşfmfşfkdşsş
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğraf, "Popüler Türk erkek roman yazarları" başlığı altında iki seçenek sunan bir ekran görüntüsünü gösteriyor. Seçeneklerden biri "Sabahattin Ali" ve yanında onay işareti bulunurken, diğeri "Hikmet-nazim-kisakürek" ve yanında çarpı işareti bulunuyor. Şaka, Türk edebiyatının önemli isimlerinden Sabahattin Ali'nin, "Hikmet-nazim-kisakürek" gibi birden fazla adla bilinen bir roman yazarı olarak bilinmemesine dayanıyor. Bu, "Hikmet-nazim-kisakürek" gibi bir ismin hiçbir zaman bir roman yazarı tarafından kullanılmamış olmasıyla da destekleniyor. Dolayısıyla, şaka "Popüler Türk erkek roman yazarları" listesinde Sabahattin Ali'nin yer alması ve "Hikmet-nazim-kisakürek" gibi hayali bir ismin yer almamasıyla, aslında Sabahattin Ali'nin "Hikmet-nazim-kisakürek" gibi bir yazar olarak bilinmemesine gönderme yapıyor.


Bugün Orhan Kemal'in doğum günü. 🤗 (...
Bugün Orhan Kemal'in doğum günü. 🤗 (15 Eylül 1914 - 2 Haziran 1970) Adı, Türk edebiyatının büyük ustaları arasında anılan yazar; roman, hikâye, oyun, şiir gibi farklı tarzlarda birçok esere imza atmış olsa da daha çok romancılık yönü ile tanınmıştır. İlk öykü kitabı Ekmek Kavgası (1949) ve Küçük Adamın Notları başlığı altında yayımladığı otobiyografik roman dizisiyle yaygın bir üne kavuştu. Edebi hayatı 1960'lı yıllarda zirveye ulaştı. Adana'da toprak ve fabrika işçilerinin dünyasını, İstanbul'daki gecekondu mahallelerini, fabrika çevrelerini eserlerine yansıttı. Murtaza, Hanımın Çiftliği, 72. Koğuş adlı eserleri başyapıtlarındandır. ✍ // Today is Orhan Kemal’s birthday. He is a writer known for his realist novels that describe the life of the poor in Turkey. #learnturkish #ingilizce #ingilizcekelime #orhankemal #ingilizceöğreniyorum #yazar #alıntı #yazarlar #alinti #ingilizceöğren #sözler
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde kırmızı bir çaydanlık ve iki çay bardağı var. Çaydanlığın yanında bir tabakta da şeker küpleri bulunuyor. Resmin altında Orhan Kemal'in bir sözü yazıyor: "Bir gün oturup çay içelim seninle. Çaylar benden olur, manzara senden..." Bu söz, "Let's have tea with you one day. I'll buy the tea, you'll bring the view..." sözünün Türkçe çevirisidir. Orhan Kemal bu sözde "manzarayı" yani güzelim bir manzarayı getirmekle esprili bir şekilde arkadaşının çay içmeye davet ettiği yeri sağlaması isteniyor.


Batılı tarzda ilk roman: tarık Mengüç.
Batılı tarzda ilk roman: tarık Mengüç.
Yapay zeka açıklaması

Resimde sakalı olan, boyalı saçlı, takım elbise giyen bir erkek var. "Batılı tarzda ilk roman" yazısıyla, adamın saçını boyaması ve giyim tarzı ile Batılı kültüre özenmesinin alaycı bir şekilde vurgulanıyor. Şaka, adamın batılı kültüre özentisini ve görünümünü komik bir şekilde ele alıyor.


Old but gold aksjdjsjsjsjdjdjakd Cemal S...
Old but gold aksjdjsjsjsjdjdjakd Cemal Süreya @byCemalSureya
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta bir Twitter konuşması görülüyor. Cemal Süreya'nın resmi ile başlayan konuşmada Sema Bakır (Ali) adlı bir kullanıcı "yeni kitabınız çıktı mı veya çıkacakmı kitaplarınızı çok beğeniyorum :)" diye yazıyor. Cemal Süreya ise "ben oldum" diye cevap veriyor. Burada geçen şaka Cemal Süreya'nın ünlü bir şair olmasına ve kitaplarının çok okunmasına dayanıyor. Sema Bakır, kitabının çıktığını veya çıkıp çıkmayacağını merak ederek Cemal Süreya'ya soruyor. Cemal Süreya ise "ben oldum" cevabı ile aslında kendisinin kitaplarını yazdığını ve bunların okuyucu tarafından beğenildiğini dolaylı yoldan ifade ediyor.


Sayfa 88 @sertvurgular -Aysel gitti +Onu...
Sayfa 88 @sertvurgular -Aysel gitti +Onun için mi üzgünsün? -Yoo +Döner herhalde. Üzülme ne olursun -Dönse de fark etmez +Neden? -Artik hiçbir şey eskisi gibi olmaz ki. Bir kere gitti mi gitti. Yüzüne baktığında hep bunu hatirlarsin. Şaşifelek Çıkmazı, 1996
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, bir tweet paylaşımı görünüyor. Paylaşımda, C.S. Lewis'in "Şaşıfelek Çıkmazı" kitabından bir alıntı var. Alıntıda, bir karakter olan Aysel'in gitmesi üzerine bir konuşma geçiyor. Aysel'in gidişi karşısında üzüntü duyulup duyulmadığı soruluyor, ancak cevap, "Döner herhalde. Üzülme ne olursun." şeklinde veriliyor. Bunun ardından, "Dönse de fark etmez" ve "Neden?" şeklinde sorular soruluyor. Alıntı, Aysel'in geri dönse bile "Artık hiçbir şey eskisi gibi olmaz ki. Bir kere gitti mi gitti. Yüzüne baktığında hep bunu hatırlarsın." sözleriyle sona eriyor. Bu tweet, C.S. Lewis'in "Şaşıfelek Çıkmazı" kitabındaki ayrımları ve ikilemleri komik bir şekilde yansıtıyor. Aysel'in geri dönmesi ihtimaline rağmen, geri dönüşün önceki durumu geri getiremeyeceği ve Aysel'in gidişinin her zaman hatırlanacağı vurgulanıyor.


FARKL Farkli Gerçekler · @FarkliGercekle...
FARKL Farkli Gerçekler · @FarkliGercekler · Eşinin vefatı üzerine edebiyatimiZın en aci · eserlerinden Makber'i yazan Abdulhak Hamit · Tarhan; eşinin taziyesinde taniştiği bayanla iki · hafta sonra evlenmişti.
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta Abdülhak Hamit Tarhan'ın bir resmi bulunuyor. Yazının esprisi, Abdülhak Hamit Tarhan'ın eşinin vefatı üzerine yazdığı "Makber" adlı eseriyle, eşinin vefatından iki hafta sonra evlenmesi arasındaki ironik ilişkiye işaret ediyor. Yani, "Makber" adlı eseri eşinin vefatının ardından yazmasına rağmen, aslında iki hafta sonra evlenmesiyle "Makber"i yazmasının amacının ne olduğu sorgulanıyor.


İçerik ekle

Template seç, yazını yaz, kepsi siteye gönder.

Keps yap →

💬 Son Yorumlar