İçerik ekle template seç, yaz, gönder
kitapalıntıları ile ilgili bulabildiğim postlar, videolar, karikatürler, resimler, tweetler, miimler

111 "Çabasını göremediğiniz hiç kimsenin...
111 "Çabasını göremediğiniz hiç kimsenin, samimiyetine inanmayın. Esas olan, hissettirmektir.
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta bir kitabın iç sayfası görünüyor. Sayfa 111'i gösteriyor ve üzerinde şu yazı var: "Çabasını göremediğiniz hiç kimsenin, samimiyetine inanmayın. Esas olan, hissettirmektir." Bu bir şaka değil, bir alıntı ya da söz. Kitapta yazan bu söz, bir kişinin sizin için çabaladığını görmüyorsanız, onun samimiyetine şüpheyle yaklaşmanız gerektiğini söylüyor. Çünkü gerçek samimiyetin göstergesi, kişinin size hissettirdikleridir.


katina scissorshands @witchezia... 5 sa ...
katina scissorshands @witchezia... 5 sa Sen okuyacaksın! Okuyup kendi pansumanını kendin yapacaksın! BİNAENALEYH @Binaenaley....20 sa Tavuğuma kitap okuyorum sonra konuşalım Jean Aleksande Compre -Bir çanta, baron için. Güzel mi Çok güzel, nakış çok hoy. Bir leylak dal değil mi -Evet... galiba; rasgele bir şey septim Hafifçe korararak nakışı tekrar sands Oblomov düşünüyordu: "Isin bu hale gelmesi hiç de g rip değil, ona hiçbir şey söyletemiyorum ki. Başkalar, mese la Stolts olsa neler yapards sindi; ben yapamıyorum işte." Kaşlarım çatarak dalgın dalon çevresine bakinds. Olga y züne bakn ve işini sepoyarak -Haydi orman mov'a verdi; istini -Niçin böyl -Bilmem ki, yok; nasıl olayım? -Çalışın, insanlar -Insanın bir gay Hiçbir şey -Gaye yaşam -Insan niçin ya la kahyor; günün ge başka yor daly idd rinda ne için yaşad olur mu? Olar, benimki işte. -Hayatınızm gayesin yorum buna, kendinize iftira maya layık olmazdim. Gayemi bulacak zama e hiçbir şey yok. Içini çekti, Oles gülüms eda ile yelim, dedi. Sepetin Oblo yeniyesini aç ve yürüd erlu olmama da neden ne? OMome Yok canim, sahi mi? dedi -Alay edebilirsiniz, ama öyle. Olea bays hafifçe eberek yürüdü. Oblomov arkandan yetişt Kim için yaşayabilirim, hangi gaye için? Neyi araya cam? Ne için savaşacağam? Neyin rüyasını göreceğim? Ha yan çiçekleri döküldü, sade dikenleri kalds Yavaş yürüyorlardı. Olga dalgan dinliyordu. Bir leylak dah kopards, hiç yüzüne bakmadan Oblomov'a ver d. Oblomos saprarak -Bu da ne? diye sordu. -Bir dal, pirmiyor musunuz? Na dab? -Ever... ama ne demek bu? -Hayatın çiçeği... ve... Oblamos durdu, Olga da durdu. Ve Benim olkemin çiçe Olga ne yaptbru bilen bir insanın gülümsemesiyle Oblo mow'un gizlerine baktı. Etrafındaki koyu bulut dağılmıştı. Goderindeki anlam açıkn. Sanki mahsus bir defterin orta- nda bir sayfa açm, en gizli bir yerini okumasına müsaade etmişti Oblomov sevinçten deli gibi olarak: Demek umut edebilirim? diye bağards. ... fakat... kaldi Oblomov yeniden hayata gelmiş Oblomov'u tanıyamaz olmuştu. O denbire değişivermişti. Gözlerine Bakışında düşünceler, arzular, Yun hayatına ansızın bir ga
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, açık bir kitap ve kitabın üzerinde duran bir tavuk var. Kitap, Türkçe ve klasik bir edebi eser gibi duruyor. Fotoğrafın üst kısmında ise Twitter'dan bir alıntı var. İlk tweet'te "Sen okuyacaksın! Okuyup kendi pansumanını kendin yapacaksın!" deniyor. Altındaki tweet'te ise fotoğrafı çeken kişi "Tavuğuma kitap okuyorum sonra konuşalım" diyor. **Espri:** Espri, tavuğa kitap okumak üzerine kurulu. İlk tweet'teki "sen" vurgusu, esprinin temelini oluşturuyor. Okuyucuya, kendi kendine pansuman yapması gerektiği söyleniyor. Alt tweet'te ise tavuğa kitap okunduğu belirtiliyor. Bu, alışılmadık ve komik bir durum. İnsanların genellikle kitap okumadığı canlı bir varlığa, yani bir tavuğa kitap okumak, absürt bir durum yaratarak mizah unsuru oluşturuyor. Bu durum, sosyal medyada viral olabilecek, alışılmadık ve eğlenceli bir durum.


Kitaplardan Alıntılar @kitapalintsi Şeke...
Kitaplardan Alıntılar @kitapalintsi Şeker Portakalı kitabında geçen o muazzam söz: "Fazla fedakarlık, fazla vefasızlık getirir."
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde, "Kitaplardan Alıntılar" adlı bir Twitter hesabının paylaşımı görülüyor. Paylaşımdaki bir alıntı, William Shakespeare'in "Şeker Portakalı" adlı eserinden. Alıntı, "Fazla fedakarlık, fazla vefasızlık getirir" şeklinde. Bu, fedakarlığın aşırıya kaçtığında, aslında istenmeyen sonuçlar doğurabileceğine dair bir özdeyiş. Yani, aşırı fedakarlık, karşılığında beklenmedik ve istenmeyen bir şekilde vefasızlık doğurabilir. Dolayısıyla, alıntı ironik bir şekilde, aşırı fedakarlığın olumsuz yönlerini vurguluyor.


Onedio Goygoy on January 02, 2024. May b...
Onedio Goygoy on January 02, 2024. May be a meme of bread, pie and text that says ‘zinasu @pusitaytt Eski toprak (99lu) erkek bi baska ya + onedio’.
Yapay zeka açıklaması

Resimde, bir kişinin elinde tuttuğu açık bir kitap ve kitabın üzerinde, bir tavuk figürü görülüyor. Kitap, Rus yazar İvan Gonçarov'un "Oblomov" romanından bir bölüm. Fotoğrafın altındaki tweet, "katina scissorshands" kullanıcı adıyla bir kişinin yaptığı bir gönderi. Gönderi, okuma alışkanlığının teşvik edildiği ve okuyucunun kendi "pansumanını" kendi okumasıyla yapabileceği anlamına gelen bir mesaj içeriyor. Tweet'in altında, "BİNAENALEYH" kullanıcı adıyla başka bir kişi tarafından yapılan yanıt, "Tavuğuma kitap okuyorum sonra konuşalım" şeklinde. Bu yanıt, gönderinin biraz absürt ve mizah içeren yönüne işaret ediyor. Sonuç olarak, fotoğrafa mizah katıyor. "Tavuğuma kitap okuyorum" gibi cümle, tavuk figürüyle birlikte, okuma alışkanlığının teşvik edildiği gönderinin biraz abartılı ve absürt olduğunu vurguluyor. Okuyucunun kendi kendini geliştirmesi ile ilgili mesaj, komik ve şaşırtıcı bir şekilde tavuğa da uygulanıyor. Gönderinin genel anlamı, okuma etkinliğini bir anlamda absürt bir şekilde vurgulamaktır.


Hüseyin Şevki Topuz @HSevki Topuz . 14h ...
Hüseyin Şevki Topuz @HSevki Topuz . 14h bismillahirrahmanirrahim ubernova @ubbernova Ezbere bildiğiniz kitap giriş cümlelerini bu twiti alıntılayarak yazsanıza. Ben başlayayım. “Yaralar vardır hayatta, ruhu cüzzam gibi yavaş yavaş ve yalnızlıkta yiyen, kemiren yaralar.” Sadık Hidayet - Kör Baykuş SUT bet Show this thread
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde, Twitter'da Hüseyin Şevki Topuz isimli kullanıcının bir paylaşımı yer alıyor. Paylaşımda, bir kitabın giriş cümlelerini alıntılayarak bir tweet başlatıyor ve "Yaralar vardır hayatta, ruhu cüzzam gibi yavaş yavaş ve yalnızlıkta yiyen, kemiren yaralar" sözünü Sadık Hidayet'in "Kör Baykuş" adlı eserinden aktarıyor. Bu paylaşımın mizah değeri, "Ezbere bildiğiniz kitap giriş cümlelerini bu twiti alıntılayarak yazsanıza" ifadesiyle oluşturulmuş. Kimi klasik kitap girişleri bilinen, hatta ezberlenen ifadeler olduğundan, bir tweet başlatmak için bu cümlelerin kullanılması, alışılmadık bir yaklaşım ve bu nedenle mizah içeriyor. Ayrıca, genel olarak edebiyat ve yazar isimlerinin sosyal medyada paylaşılması, bazı kesimlerce esprili buluna bilir.


sadece kaliteli insanlar anlayacak bunun...
sadece kaliteli insanlar anlayacak bunun ne olduğunu? · hipodrombet
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, "Büyük Şapka" adlı çocuk kitabı karakteri olan, kahverengi-altın rengi bir şapka ile benzerlik gösteren garip bir şekil var. Şapkanın, sanki bir filler gibi kabarık bir tepesi ve uzun, ince bir kısmı mevcut. Şakanın kaynağı, şapkanın normal bir şapka olmadığı, çok tuhaf, sıra dışı bir şekle sahip olması gerçeğinde yatıyor. Çocuklar için "Büyük Şapka" gibi bir şapkanın, normal şapkaların gerçekçi olmayan özellikleri göstermesi, onları şaşırtıp gülümsetiyor. Basitçe, beklenmedik bir görünümün yaratıcılığıyla eğlenceli bir şeydir.


Sadece kaliteli insanlar anlayacak bu gö...
Sadece kaliteli insanlar anlayacak bu görselin ne olduğunu? · bizimbahis
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde, "Şapkalı Dinozor" olarak bilinen, bir çizgi roman karakteri veya bir karikatürün tasviri olan, görünüşte garip şekilli, kahverengi-yeşil bir şapkayı andıran bir nesne var. Şaka, nesnenin tuhaf şekli ve olası ilgisizliği ile ilgilidir. "Şapkalı Dinozor" ifadesi ile yapılan espri, bu nesnenin beklenmedik ve absürt bir görünümüne işaret eder. Gerçek bir dinozorun veya şapkanın beklenmedik bir biçimde birleşmesinin sonucuymuş gibi canlandırılır ve bu durum, görsel şaşkınlık yaratır.


Dönüşüm kitabından alıntıdır. “İslama dö...
Dönüşüm kitabından alıntıdır. “İslama dönüşüm…”
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Bu resimde Franz Kafka'nın "Bizi koruyan Allah'a inanmaktan daha keyif veren ne olabilir?" sözünün olduğu bir alıntının bir kısmını ve bu alıntıyla ilgili bir sorunun olduğunu görüyoruz. Soru "Bazı atasözleri aşağıdaki hangi atasözünün açıklaması olabilir?" şeklinde. Şaka ise Kafka'nın sözünün ironik bir şekilde dini bir bakış açısıyla değil, daha ziyade insan davranışları hakkında bir yorum olarak yorumlanabileceği ve bu yorumun atasözleri aracılığıyla da ifade edilebileceğidir. Ancak, fotoğrafta yalnızca sorunun başı görüldüğü için atasözünün kendisi ve sorunun tam metni görünmüyor.


Doğum günün kutlu olsun Sabahattin Ali 🌼...
Doğum günün kutlu olsun Sabahattin Ali 🌼 Günümüz için hislerimize tercüman olan birkaç alıntısını paylaşmak istedik sizlerle. #sabahattinali
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, Sabahattin Ali'nin bir fotoğrafı ve onun muhtemelen bir kitabından veya yazısından alınmış bir alıntı yer alıyor. Alıntı, "Herkese umuttan bahsediyorum, içimde zerre kadar umut kalmamışken..." şeklinde. Bu, bir ironi ve/veya paradoks içeren bir ifade. Başkalarına umuttan bahsetmek, ancak kendisinin umutsuz olduğunu söylemek, insanın hissettikleriyle söyledikleri arasındaki çelişkiyi vurgular. İşte ince bir mizah kaynağı: Başkalarına umut aşılamaya çalışan biri, aslında umutsuzsa bu umut sözlerinin ne kadar anlamsız olduğunu, hatta biraz ironik olduğunu gösteriyor. Sözlerin ve gerçek duyguların arasındaki bu fark, gülünç bir durum yaratır. Resimde, Türk yazar Sabahattin Ali'nin bir sözü ve fotoğrafı yer alıyor. Söz, iyiliğin kimseye kötülük yapmamakla eş anlamlı olmadığını, aksine kötülük yapma kapasitesine sahip olmamakla ilgili olduğunu vurguluyor. "İçimizdeki Şeytan" başlığı, insanın içindeki potansiyel kötülüğü sembolize ediyor. Dolayısıyla espri, iyiliğin, kötü bir şeyi yapma yetisinden yoksun olmaktan geçtiğini anlatıyor. Sözün özünde, iyi bir insan olmak için sadece başkalarına kötülük yapmaktan kaçınmak yeterli değil, aynı zamanda içinde kötü bir şey yapma potansiyelini barındırmamak gerekiyor. Resimde, Türk yazar Sabahattin Ali'nin bir fotoğrafı ve onunla ilgili bir alıntı yer alıyor. Alıntıda, insanların en büyük zayıflığının sorgulamadan, araştırmadan ve düşünmeden, körü körüne inanma eğilimleri olduğu vurgulanıyor. Bu, "İçimizdeki Şeytan" başlığı altında yer alan ve toplumsal inanç ve düşünce yapılarımızın eleştirel olmayan doğasını vurgulayan bir düşünce. "Patlatmadan inanmak" ifadesi de, sorgulamadan, eleştirmeden kabul etmeye karşı bir uyarı niteliğinde. Joke, insanların zayıf yanlarının, akılcı olmayan inanç ve davranışlar sergileme eğilimlerini eleştirel bir bakış açısıyla sunuyor.


Bu kış günlerinde hatırlanabilecek bir s...
Bu kış günlerinde hatırlanabilecek bir söz 😊❄️
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde, karla kaplı bir dağ manzarasının üzerinde, Albert Camus'a ait bir alıntı yazılı. Alıntı şöyle: "Kara kışın ortasında, içimde yenilmez bir yaz olduğunu öğrendim sonunda." Bu alıntı, kışın ortasında bile, insanın içinde umut ve direnç gibi olumlu duyguların var olabileceğini ifade eder. Ancak resimde bu alıntının yanında, "TD" yazılı ve bir çaydanlik simgesi bulunan bir logo var. Bu da, "TD" kelimesinin, "**T**encere **D**ibi" anlamına gelen bir argo ifade olduğunu düşündürüyor. Yani, resmin komik yanı, Camus'un bu umutlu sözlerinin, aslında tencere dibinin simgesi olan çaydanlıkla birlikte kullanılmış olması. Bu, Camus'un sözlerinin tencere dibiyle birleştirilerek esprili bir şekilde ters yüz edilmesi anlamına geliyor. Resim, Camus'un sözlerini beklenmedik bir şekilde kullanarak, okuyucunun gülümsemesini sağlayan bir mizah yaratıyor. Resimde, karla kaplı dağlar ve kış manzarası ile birlikte, Albert Camus'un "Kışın derinliklerinde nihayet kendimde yenilmez bir yaz olduğunu öğrendim." sözü yazıyor. Şaka, Camus'un sözünün kış manzarasına ve karla kaplı dağlara uymasıdır. Kışın derinliklerinde olsa bile, insanın içinde her zaman bir yaz, yani umut ve canlılık vardır. Bu durum, karlı manzaraya rağmen, insanın iç dünyasında hissedilen sıcaklığı ve umudu simgelemektedir. Kısacası, şaka kışın ortasında yaz mevsimi hissi yaratmak ve "yenilmez yaz" metaforunu görsel olarak desteklemektir.


Bugün Adalet Ağaoğlu’nun ölüm yıl dönümü...
Bugün Adalet Ağaoğlu’nun ölüm yıl dönümü🌹 Geçen sene bugün kaybettiğimiz Adalet Ağaoğlu Türk edebiyatının en önemli romancılarından biridir. Bize hediye ettiğin eserlerin için teşekkürler ❤️ Today is the day that Adalet Ağaoğlu left us 🌹 She is one of the greatest novelists of Turkish literature. We appreciate her art ❤️ #adaletağaoğlu
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde Adalet Ağaoğlu'nun bir fotoğrafı ve onun ünlü sözü olan "Bu kaçıncı sonbahar kimsenin kimseyi ısıtmadığı..." yazıyor. Şaka, Adalet Ağaoğlu'nun sözünün, insanların birbirlerini ısıtmadığı ve sıcaklık göstermediği bir sonbahar metaforu kullanarak, insanların duygusal olarak soğuk ve mesafeli olduğunu ima etmesinde yatmaktadır. Bu söz, çoğu zaman insanların birbirlerine karşı duyarsız kaldıkları zamanlarda kullanılır. Resimde Adalet Ağaoğlu var. Sözleri; "Herkes kendine bir efendi seçiyor. Kendisi, yalnız kendisi olmaktan korkuyor." diye devam ediyor. Bu söz, insanların kendilerini başkalarına efendi seçmelerini ve yalnız başlarına kalmaktan korkmalarını eleştiriyor. Aslında, insanlar kendilerini kabul etmekte ve yalnız kalmaktan korkmamakta özgür olmalıdır. Bu, "Herkes kendine efendi seçiyor, ama kimsenin kendisini gerçekte sevmediğini" düşündürür. Ağaoğlu, bu cümleyle insanların yalnız başlarına kalmaktan korktukları ve gerçekte kendilerini sevmedikleri için başkalarına itaat ettiklerini ve kendilerini efendi seçtiklerini ima ediyor. Resimde Adalet Ağaoğlu'nun fotoğrafı ve bir alıntısı var. Alıntı şu: "Hayatla piştigi gibi, kitapla da pişmeli insan." Fıkra, insanları yemeğe benzeterek, hayatla ve kitapla piştikleri fikrini ortaya koyuyor. Bu metafor, insanın hayat tecrübeleriyle ve kitap okuyarak olgunlaştığını ve geliştiğini ifade ediyor.


Doğum günün kutlu olsun Ahmet Hamdi Tanp...
Doğum günün kutlu olsun Ahmet Hamdi Tanpınar 🌸 Bize bıraktıkların için teşekkürler ❤ Today is the birthday of the poet and novelist Ahmet Hamdi Tanpınar 🌸 Here are some of his words so you can get to know him 😊 #ahmethamditanpınar #ahmethamditanpinar #learnturkish #turkishpoets #turkishliterature #ingilizceöğren
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde Ahmet Hamdi Tanpınar'ın bir kedi tuttuğu bir fotoğraf görülüyor. Altında ise "Aşk... dedi. Hayatın içimizde gülümseyen yüzü." sözleri yer alıyor. Bu sözle, Tanpınar'ın kedinin gülümsemesini aşk olarak tanımladığı ironik bir şekilde ifade ediliyor. Kısacası, Tanpınar'ın sözleri kedinin gülümsemesinin aslında mümkün olmadığına dair bir espriyi ifade ediyor. Resimde Ahmet Hamdi Tanpınar'ın bir kedisiyle birlikte oturmuş halde görülüyor. Altında, "Şu hakikati kendi hayatım bana öğretti: İnsanoğlu, insan oğlunun cehennemdir..." sözleri yer alıyor. Tanpınar'ın Saati Ayarlama Enstitüsü adlı eseri ve bu sözü bir araya getirerek yapılan espri, insanın kendi türünün en büyük cehennemi olduğu fikrini vurguluyor. Yani, insanlık insan için en büyük sıkıntı kaynağıdır. Resimde, Türk yazar Ahmet Hamdi Tanpınar'ın bir kedisiyle birlikte fotoğrafı ve "Haksizlığı her kabul ediş, daha büyüğünü doğuruyor" sözü yer almaktadır. Tanpınar'ın kedisi, fotoğrafta bir "TD" (Tanpınar Dergisi) logosu içinde tasvir edilmiştir. Tanpınar'ın kediyi bu şekilde ele alması, onun eserlerinin ve fikirlerinin bir "TD" (Tanpınar Dergisi) logosuna benzetilerek, tanınmasını ve yayılmasını simgelemektedir. Resimde Ahmet Hamdi Tanpınar'ın bir alıntısı var. Alıntı, hayatın bizim olduğumuz ve onu istediğimiz şekilde şekillendireceğimiz, fakat sanatı ve fikri karıştırmayacağımız, çünkü sanata ve fikre hürriyet verilmesi gerektiğiyle ilgili. Resimde, Tanpınar'ın elinde bir kedi ve bir çaydanlık var. Fıkranın espri noktası, Tanpınar'ın elindeki çaydanlık ve kedinin, sanat ve fikirle ilişkilendirilmesidir. Çaydanlık, sanatı, kedi ise fikri temsil eder. Bu da Tanpınar'ın alıntısının içinde geçen "fikre, sanata hiç karışmayacağız" cümlesine gönderme yapıyor. Espriyi daha da güldürücü kılan şey ise, çaydanlığın ve kedinin Tanpınar'ın elinde olmaları ve Tanpınar'ın bu iki öğeyle birlikte resmedilmesi. Bu, sanki Tanpınar, sanat ve fikre hürriyet vererek bu iki öğeyi kendisinden uzaklaştırdığına işaret eder gibi. Fotoğrafta, Türk şair Ahmet Hamdi Tanpınar, siyah bir kediyi kucaklamış şekilde görünüyor. Etrafındaki sözlerden de anlaşılacağı üzere, Tanpınar'ın yazdığı bir şiir parçası paylaşılmış. Şair, şiirde zamanın akışının nasıl da her şeyi içine aldığını ve bu akışın içinde nasıl da hiçbir şeyin dışarıda kalamayacağını anlatmaya çalışmış. Kediyi kucaklayan Tanpınar'ın resmi ise, şiirdeki sözcüklerin tam da kendisi tarafından yaşanmış olmasına dair bir göndermedir. Fıkranın espri kısmı, Tanpınar'ın kedinin de zamanın akışına kapılmış ve bir an için "zamanın içinde" kalmış gibi durmasında yatıyor. Şairin kedisini kucaklamasının, bu anın fotoğraflanmasının ve bu fotoğrafla birlikte şiir parçasının paylaşılmasının bu espriyi pekiştirdiği söylenebilir.


Doğum günün kutlu olsun @zlivaneli. 🤗 Bu...
Doğum günün kutlu olsun @zlivaneli. 🤗 Bugün için Serenad'dan birkaç alıntı ve bir şiirini paylaşmak istedik. Dediğin gibi ne olursa olsun, bu gökyüzü herkesin ☀️❤ Today is the birthday of the Turkish artist Zülfü Livaneli 🤗 Enjoy his words ❤ #zülfülivaneli #zulfulivaneli
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde ünlü yazar ve şair Zülfü Livaneli'nin "Haklı olanı güçlü kılamadığımız için güçlü olanı haklı kilyoruz.." sözü yazılı. Zülfü Livaneli'nin sözlerindeki espri, toplumda güçlünün her zaman haklı olduğunu düşünme eğiliminin eleştirisidir. Zülfü Livaneli, güçlünün haklı olduğunu kanıtlamaktan ziyade, haklı olanı güçsüz bırakarak güçlüyü haklı ilan etmeyi tercih ettiğimizi ifade etmektedir. Resimde Türk şarkıcı ve yazar Zülfü Livaneli'nin bir fotoğrafı ve "Farklı düşünmek, çoğu zaman düşman kabul edilmenin nedeni olurdu." sözü yer alıyor. Bu söz, farklı düşünmenin çoğu zaman düşmanlık olarak algılanabileceği gerçeğini vurguluyor. Bu durum, özellikle farklı fikirleri dile getiren kişilerin baskı altında bırakılmaya çalışıldığı toplumlarda daha sık gözlemleniyor. Livaneli'nin bu sözleri, insanların kendi düşüncelerini özgürce ifade etme hakkına sahip olmaları ve farklı fikirlerle yüzleşmekten korkmamaları gerektiği mesajını veriyor. Resimde Zülfü Livaneli, gülümserken ve kollarını kavuşturmuş bir şekilde duruyor. Arkasında, mor bir arka plan üzerinde, Zülfü Livaneli'ye ait bir alıntı yer alıyor: "Doğrudur; kitap okumak karın doyurmuyor. Ancak karnı tok, beyni boş adamlardan çektiğimiz kadar hiç kimseden çekmedik." Bu sözlerin arkasındaki espri, eğitimli ve bilgili insanların, bilgisiz ve cahil insanların acımasızlığına karşı daha savunmasız olduğunu ima etmesidir. Livaneli, okuma ve bilgi edinmenin açlığı gidermediğini ancak bilginin insanı hayatın zorluklarına karşı daha güçlü kıldığını ima ediyor. Ayrıca, okumaktan ve bilgi edinmekten yoksun olan kişilerin kendilerini ve başkalarını daha çabuk ve acımasızca kullanabileceklerini ima ediyor. Resimde bir alıntı ve altında yazarının adı olan Zülfü Livaneli yazılı. Alıntı şöyle: "Bir gün çok bunalırsan denizin dibinde yosunlara takılmış gibi soluksuz sakın unutma gökyüzüne bakmayı gökyüzü senindir gökyüzü herkesindir." Fıkra, gökyüzünün herkese ait olması ve onunla kimse için özel bir bağın olmaması üzerine kurulu. Bu, kişinin denizin dibinde boğulmak üzereyken bile gökyüzünün onun için özel bir anlam ifade etmemesini vurgular. Bu durum, "herkesindir" ifadesi ile komik bir şekilde vurgulanmış. Resimde, gökyüzünün herkese ait olduğunu ifade eden bir alıntı ve bunun altında "Gök yüzü herkesindir, Zülfü Livaneli" yazıyor. Bu alıntı, "Gök yüzü herkesindir" sözünün Zülfü Livaneli'ye ait olduğunu ima ediyor. Ancak Zülfü Livaneli bu sözü söylememiştir. Bu, bir şaka çünkü bu alıntı, sözü aslında söylemeyen birine atfediliyor.


Ağrıdağı Efsanesi, Yaşar Kemal
Ağrıdağı Efsanesi, Yaşar Kemal
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, Havva Sarikaya'nın "Ağrıdağı Efsanesi" kitabından bir alıntı paylaştığı bir Twitter ekran görüntüsü yer alıyor. Paylaştığı alıntıda, "Ne istesem verir misin?" "Veririm." "Saçından birkaç tel isterim," şeklinde bir diyalog geçiyor. Alıntının komik yanı, birinin saçından birkaç tel istemek gibi sıra dışı bir şey isteyerek aşırıya kaçan bir istekte bulunması ve bunun bir edebiyat eserinden alınmış olmasıdır. Eserin yazarı Yaşar Kemal'dir, ancak bu alıntı, yazarın gerçek hayatındaki bir diyalogdan değil, kitabın bir bölümünden alınmıştır. Dolayısıyla, alıntıyı paylaşan kişinin eserin içeriğinden kopardığı ve komik bir şekilde yorumladığı görülüyor. Bu, sosyal medyada sıkça görülen bir mizah türüdür, çünkü insanlar genellikle edebi eserleri ve popüler kültürü alarak farklı açılardan yorumlayarak espriler yaratırlar.


Denemeler, Montaigne
Denemeler, Montaigne
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Bu fotoğraf, Twitter'da "S.A" adlı bir kullanıcının paylaştığı bir alıntıya ait. Alıntı, "Bütün çabam kimseye muhtaç olmadan yaşamak." şeklinde. Kullanıcı bu alıntıyı paylaşırken, "Denemeler, Montaigne" başlıklı bir kitapta yer aldığını belirtmiş. Şaka ise, aslında alıntının Montaigne'in eserlerinden birinden alınmamış olması. Montaigne "Bütün çabam kimseye muhtaç olmadan yaşamak" gibi bir söz söylememiştir. Bu yüzden şaka, kullanıcının bir alıntı uydurması ve bunun Montaigne'ye ait olduğunu iddia etmesiyle ortaya çıkıyor.


1999 tarihli “Üç Boyutlu Fobiler” kitabı...
1999 tarihli “Üç Boyutlu Fobiler” kitabından..
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde, bir kitap görülüyor. Kitabın içinde, üç boyutlu bir şekilde tasarlanmış, büyük bir böcek, örneğin bir yengeç veya benzeri bir yaratık var. Bu böceğin görüntüsü, kitabın iki sayfası arasında, birbirinin üstüne binen şekilde yerleştirilmiş. Sayfalar, böceği üç boyutlu bir şekilde göstermek için katlanabilir şekilde kesilmiş. Fotoğrafta bir şaka veya mizah unsuru yok. Sadece böceğin üç boyutlu olarak tasarlanmış bir kitapta tasvir edilmiş olduğunu gösteriyor. Gerçekten de bunun, popülerleştirilmiş "popup book" (açılır kitap) tarzı bir eser olduğunu, üç boyutlu bir görüntü sunarak okuyucuya daha etkileyici bir deneyim sağlamak için yapıldığını varsayabiliriz. Resimde, açılır kapanır bir kitapta yer alan, büyük olasılıkla bir böcek veya benzeri bir yaratık tasvir edilmiş. Görselde, yaratığın detaylı bir şekilde, üç boyutlu bir görüntü gibi katmanlar halinde tasvir edilmiş olduğu görülüyor. Kitabın kapağında, koyu kahverengi bir yaratık, açık bej renkli bir zemin üzerinde, açılmış bir şekilde yer alıyor. Fotoğrafın mizah içeriği ise, görselde yer alan yaratığın, bir böcek ya da örümcek gibi tehlikeli veya itici olabilecek bir canlı olması ve bu canlıyı, özellikle bir çocuk kitabı veya bir yetişkinin "farklı" veya "ilginç" bulduğu bir eser üzerinde görmekle ilgili. "Ürpertici" bir anlatım, çok gerçekçi, ama "ilginç" bir şekilde belirginleştirilmiş bir şekilde betimlenen yaratık, okuyucuya bir şaka yapıyor, bir nevi. Basitçe, üç boyutlu bir kitaptaki gerçekçi fakat biraz korkutucu bir böceğin görüntüsü, gülünç veya ürkütücü bir çekicilik yaratıyor.


Alıntılarla beraber kitap önerileri 🌸 Bu...
Alıntılarla beraber kitap önerileri 🌸 Bunlar dahil olmak üzere binlerce sesli kitap ve podcast’e Audioteka uygulamasıyla ulaşabilirsiniz. Hem de @audioteka_tr ilk 100 kişiye uygulamayı denemesi için 1 ay ücretsiz üyelik de veriyor TURKISHDICTIONARY kodu ile. Story’deki link ile ücretsiz 1 ay deneyin ve sesli kitapların keyfini çıkarın 🤗 #işbirliği
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde, Sadık Hidayet'in "Kör Baykuş" kitabından bir alıntı ve alıntının İngilizce çevirisi bulunuyor. Alıntı şöyle: "Hayatta ruhu cüzam gibi yavaş yavaş ve yalnızlıkta yiyen, kemiren yaralar vardır." İngilizce çevirisi: "There are some scars that eat the soul slowly in loneliness like leprosy, the scars that chew you up." Fıkra, cüzzamın yavaş ve sinsi bir şekilde insanı kemiren bir hastalık olduğunu düşünerek, bu yaraların cüzam gibi yavaş ve sinsice kemirdiğini ve ruhunu yavaş yavaş yediğini ima ediyor. Bu, insanın ruhunu kemiren yaraların, cüzzam gibi bir hastalık gibi yavaş ve acı verici bir şekilde yıkıcı olabileceğini vurguluyor. Resimde Mina Urgan'ın "Bir Dinozorun Anıları" kitabından bir alıntı var. Alıntı, kötü de olsa bir kitabı bitirme alışkanlığından Fethi Naci'nin bir sözü sayesinde kurtulduğunu anlatıyor. Alıntı şöyle: "Başladığım kitabı, kötü de olsa bitirmek huyundan Fethi Naci'nin bir sözü sayesinde kurtuldum: "Karpuzu kestin. Baktın ki kabak. Gene de zorla yiyecek misin o karpuzu?"" Şaka, karpuzu kesip de kabak olduğunu görünce zorla yemek mantıksızlığına dayanıyor. Bu durum, kötü bir kitabı da bitirme çabasını, mantıksız bir eyleme benzetiyor. Resimde, yeşil bir zemin üzerine beyaz yazı ile "Beklenti içinde olmanın mantıklı bir yanı yoktur. Beklenti delilikten farksızdır." şeklinde bir alıntı yer almaktadır. Bunun altına ise "Çetin Çetintaş - Hayat Sana Ne Anlatıyor" yazısı eklenmiştir. Alıntının altında ise, "There is nothing reasonable about expectations. Expectation is no different than insanity." yazısı ve "audioteka" ile "TD" logosu bulunmaktadır. Fıkra, beklentilerin delilikten farksız olduğunu vurgulayan ve bunun için Çetin Çetintaş'ın sözlerini kullanan bir mizah örneğidir. Burada, beklentilerin mantıksızlığını ve delilikle olan benzerliğini abartılı bir şekilde ifade ederek güldürmek amaçlanmıştır. Bu resimde, "Dünya gözlerini kapatıyor çocuklar öldürülürken." sözü ile birlikte Suzanne Collins'in Açlık Oyunları: Kuşların ve Yılanların Şarkısı kitabının kapak resmi görüyoruz. Burada yapılan espri, dünya çocukların öldürüldüğü bir zamanda gözlerini kapatarak bu durumu görmezden gelmeye devam ediyor. Bu durum eleştiriliyor ve dünya çağrısında bulunuluyor. Resimde, pembe bir arka plan üzerinde beyaz renkte "Yanılmak ve hayal kurmak cüretini göster." sözü yazıyor. Altında ise "Tolstoy - Poliküška" ve "Show the audacity to err and dream" ifadeleri yer alıyor. Resmin sağ altında, "audioteka" yazısı ve bir çaydanlık simgesi bulunuyor. Resimdeki espri, Tolstoy'un "Poliküška" adlı eserinden bir alıntı olan "Yanılmak ve hayal kurmak cüretini göster." sözünün, Tolstoy'un aslında çok daha "cesur" bir eserinde yer alan bir cümleye benzemesi üzerine kurulu. Bu tür bir espri, okurların klasik edebiyat hakkında bilgi sahibi olmalarına ve eserleri farklı bakış açılarından değerlendirmelerine olanak tanır.


Bugün Sabahattin Ali'nin ölüm yıl dönümü...
Bugün Sabahattin Ali'nin ölüm yıl dönümü 🌹 Kürk Mantolu Madonna ve İçimizdeki Şeytan kitaplarından birkaç sevdiğimiz sözünü paylaşmak istedik. 😊 Today is the anniversary of Sabahattin Ali’s death. 🌹 He was one of the great Turkish writers so we want to share some of his words with you. 😊 #learnturkish #turkishliterature #sabahattinali #kürkmantolumadonna #içimizdekişeytan #sabahattinalisözleri #sabahattinalikitapları
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde Türk yazar Sabahattin Ali'nin bir fotoğrafı var. Altındaki yazıda "Herkese umuttan bahsediyorum, içimde zerre kadar umut kalmamışken..." yazarak Sabahattin Ali'nin yazdığı bir alıntı var. Şaka, Sabahattin Ali'nin "İçimizdeki Şeytan" isimli eserinde umuttan bahsettiği halde, aslında içinde hiç umut olmadığını ima etmesidir. Bu da onun ironik mizahıyla bilinen yazarlığının bir örneği olarak yorumlanabilir. Resimde, Türk yazar Sabahattin Ali'nin bir fotoğrafı var. Aşağıdaki alıntıda, Sabahattin Ali'nin "Kürk Mantolu Madonna" adlı eserinden bir alıntı bulunmaktadır. Ali'nin bu alıntıda dile getirdiği fikir, sevginin paylaşılmakla azalmayacağıdır. Ancak resimde Ali'nin boynunda bir fular var. Bu durum, yazarın kendisinin "Kürk Mantolu Madonna" kitabında dile getirdiği fikre ters düştüğü anlamına gelebilir. Bu durum, Ali'nin kendi düşünceleri ile hayattaki pratikleri arasında bir çelişkinin olduğunu ima eder. Özetle, resimde "Kürk Mantolu Madonna" dan bir alıntı ve Sabahattin Ali'nin fotoğrafı var. Fakat Ali'nin boynunda fular var. Ali'nin kendi kitabı aracılığıyla dile getirdiği sevginin paylaşılmakla azalmayacağı düşüncesine zıt olarak, Ali'nin kendisi "fularını paylaşmış". Bu, komik bir çelişki yaratıyor. Resimde Sabahattin Ali'nin bir fotoğrafı ve bir alıntı yer alıyor. Alıntıda, iyiliğin kimseye kötülük yapmamak değil, kötülük yapabilecek kapasiteye sahip olmamaktan ibaret olduğu belirtiliyor. Bu alıntı, Sabahattin Ali'nin yazdığı "İçimizdeki Şeytan" adlı esere bir göndermedir. Eserde, insanların içindeki kötü yanları ve bu yanlarının nasıl kontrol altında tutulabileceği ele alınmaktadır. Şaka ise Sabahattin Ali'nin bu ünlü alıntıda "İçimizdeki Şeytan"ı kullanarak ironi yapmasıdır. "İçimizdeki Şeytan" adlı eserinde insanların kötülük yapma kapasitelerini ve iç dünyalarını incelediğini düşündüğümüzde, "İçimizdeki Şeytan"ın, insan doğasına ait bir şeytanı temsil ettiği, yani iyiliği kullanarak kötülüğü engelleyebileceğimizi anlatmaya çalıştığı söylenebilir.


corona öncesi günlerim…
corona öncesi günlerim…
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde "iz bırakan kitap cümleleri" başlığı altında "hayatımın en güzel anıymış, bilmiyordum." yazan bir paylaşım var. Paylaşımın altında "koncık" yazıyor. Bu paylaşım bir mizah paylaşıma benziyor. "Koncık" kelimesi, genellikle genç kızlara hitaben kullanılan ve biraz küçümseyici bir ifade. Bu yüzden, "hayatımın en güzel anıymış, bilmiyordum" cümlesinin "koncık" ile birlikte kullanılması ironik bir şekilde komik bulunuyor. Bu paylaşımın amacı, okuyucuları güldürmek ve "koncık" kelimesinin kullanımına dikkat çekmek olabilir.


Gelmeyenine Tutuklu… L. @tutuklubirsair ...
Gelmeyenine Tutuklu… L. @tutuklubirsair Oğuz Atay Tehlikeli Oyunlar kitabinin 82. sayfasinda “Kendimle konuşurken bile onun hoşuna gitmeye çalışıyordum” yazmış. Işte biz bu kadar çok fazla sevdiğimiz için kaybettik.
Yapay zeka açıklaması

Gelmeyenine Tutuklu... L. @tutuklubirsair Oğuz Atay Tehlikeli Oyunlar kitabinin 82. sayfasinda "Kendimle konuşurken bile onun...


İçerik ekle

Template seç, yazını yaz, kepsi siteye gönder.

Keps yap →

💬 Son Yorumlar