İçerik ekle template seç, yaz, gönder
ingilizceespri ile ilgili bulabildiğim postlar, videolar, karikatürler, resimler, tweetler, miimler

IT'S A WURST CASE SCENARIO
IT'S A WURST CASE SCENARIO
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Bu fotoğrafta, bir takım et ürünlerinin (sosis, salam, pastırma gibi) bir bavul içine düzenli bir şekilde yerleştirildiği görülüyor. Üzerinde ise "IT'S A WURST CASE SCENARIO" yazısı bulunuyor. Buradaki espri, İngilizce'deki "worst-case scenario" (en kötü durum senaryosu) ifadesiyle "wurst" kelimesinin benzerliğine dayanıyor. "Wurst", Almanca'da sosis anlamına geliyor. Fotoğrafta bolca sosis olduğu için, "en kötü durum senaryosu" yerine "sosis durumu senaryosu" gibi bir anlam çıkıyor. Yani, et ürünleriyle dolu bir bavul, "en kötü durum senaryosu" gibi ironik bir espriyle sunuluyor.


"Our hamburgers cost $22.50 without a si...
"Our hamburgers cost $22.50 without a side" EAL
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Bu fotoğrafta, bir restoranın menüsünde yer alan bir fiyat ve "side" yani yan ürün anlamına gelen kelimenin farklı anlamlarını içeren bir mizahi durum sergileniyor. Fotoğrafın sol üst köşesinde "Hamburgerlerimiz yanında menü olmadan 22.50 TL" yazıyor. Bunun altında ahşap bir kirişten sarkan, ampulleri olan bir avize görseli bulunuyor. Sağ üst köşede ise bar taburesi şeklinde bir tabure var. Sol alt köşede ise büyük harflerle "EAT" yazan, ışıklı bir tabela görülüyor. Sağ alt köşede ise garaj kapısı şeklinde açılan devasa bir cam penceresi olan, içeride masaların ve sandalyelerin bulunduğu bir restoran iç mekanı gösteriliyor. **Espri:** Espri, "side" kelimesinin hem restoran menülerindeki "yan ürün" anlamını hem de fotoğrafın genelinde sergilenen "yan tarafta duran" öğeleri (tabure, avize, "EAT" tabelası gibi) vurgulamasından kaynaklanıyor. "Hamburgerlerimiz yanında menü olmadan 22.50 TL" ifadesi, bu "yan" kelimesinin çift anlamlılığını kullanarak hamburgerin tek başına bu fiyata olduğunu ancak yanında herhangi bir ek ürün veya başka bir şey olmadığını ima ediyor. Fotoğraftaki yan yana duran görsel objeler bu "yan" kelimesini farklı şekillerde algılamamıza neden oluyor.


The Taste Tu Trust M Thyme LEAVES I've g...
The Taste Tu Trust M Thyme LEAVES I've got way too much thyme on my hands.
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, bir kişinin ellerinin içinde ve parmaklarında bol miktarda kekik yaprağı olduğu görülüyor. Ayrıca elinde McCormick markalı bir kekik kavanozu tutuyor. Espri, İngilizcedeki "thyme" (kekik) kelimesinin telaffuzunun "time" (zaman) kelimesiyle aynı olmasıdır. Bu nedenle, "I've got way too much thyme on my hands" (Ellerimde çok fazla kekik var) ifadesi, kelime oyunuyla "Ellerimde çok fazla zamanım var" anlamına da gelebilir. Dolayısıyla kişi hem kelimenin tam anlamıyla ellerinde kekik olduğunu söylüyor hem de mecazi olarak çok fazla boş zamanı olduğunu ima ediyor.


Did we all get the same sucker from the ...
Did we all get the same sucker from the bank teller? @the90sguyz
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Bu fotoğrafta üç adet lolipop görüyorsunuz: biri koyu mor, biri kırmızı ve biri de yeşil renkte. Lolipopların sapları ilginç bir şekilde bir ilmek şeklinde kıvrılmış. Fotoğrafın üzerindeki yazı ise şu: "Hepimiz banka veznesinden aynı lolipopu mu aldık?". **Şakanın Açıklaması:** Bu şaka, bankalarda çocuklara genellikle küçük şekerlemeler veya lolipoplar verildiği gerçeğine dayanıyor. Ancak şakayı yapan kişi, bu lolipopların "aynı" olup olmadığı sorusunu sorarak, bankaların genellikle standart veya aynı türde ikramlıklar sunduğu fikrini tiye alıyor. Lolipopların sıra dışı, ilmek şeklinde sapları ise bu durumu daha komik ve dikkat çekici hale getiriyor. Bu durum, çocukluk anılarıyla da bağlantı kurularak nostaljik bir espri olarak algılanabilir.


geo @geo_jpg It's not like anyone cares ...
geo @geo_jpg It's not like anyone cares what I think so it doesn't matter Xen Fury @Furywtw. 2/9/24 What do yall call these? Follow
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Bu fotoğrafta bir kutu dolusu donut görülüyor. Donutların bazıları pudra şekerli, bazıları sade, bazıları ise renkli şekerlemelerle kaplı. Fotoğraftaki mizah, "Xen Fury" adlı kullanıcının "What do yall call these?" (Bunlara ne diyorsunuz?) sorusuyla başlıyor. Ardından alttaki "geo" adlı kullanıcının "It's not like anyone cares what I think so it doesn't matter" (Benim ne düşündüğümü kimse umursamıyor, o yüzden önemli değil) yorumu geliyor. Buradaki espri, donutların isminin ne olduğunun aslında önemsiz olduğu ve "geo" adlı kullanıcının da bunun farkında olmasıdır. Ancak yine de bir isim sorma eylemi gerçekleşmiştir, bu da ironik bir durum yaratır. Donutların kendisi (muhtemelen donut delikleri veya minik donutlar) ve bu duruma verilen tepki mizahi bir etki yaratıyor.


Are you okay babe? You haven't touched y...
Are you okay babe? You haven't touched your Tirami-shoe...
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, tiramisu tatlısından yapılmış bir spor ayakkabı bulunuyor. Üzerinde "Are you okay babe? You haven't touched your Tirami-shoe..." yazısı yer alıyor. Şakanın esprisi kelime oyunu üzerine kurulu. "Tiramisu" kelimesi ile "shoe" (ayakkabı) kelimesi birleştirilerek "Tirami-shoe" gibi bir kelime oluşturulmuş. Yazıda, ayakkabı şeklinde yapılmış tiramisunun yenilmediği ima edilerek, sanki tiramisu ayakkabısıymış gibi esprili bir dille söyleniyor. Yani, "Sen iyi misin canım? Tiramisu-ayakkabına hiç dokunmamışsın..." gibi bir anlam çıkıyor.


This plus some feet
This plus some feet
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Bu fotoğrafta bir kutu içinde üst üste konulmuş bir grup hamburger bulunuyor. Hamburgerler, bol köfteli ve peynirli görünüyor. Fotoğrafın üzerinde "This plus some feet" (Buna biraz da ayak ekle) yazısı ve ağzı sulanmış bir yüz emojisi yer alıyor. Buradaki espri, hamburgerlerin "ayak" kelimesiyle benzer şekilde bir kelime oyunu üzerine kurulu. Genellikle yemek siparişi verilirken veya restoranlarda "ayak" yerine "porsiyon" veya "tane" gibi ifadeler kullanılır. Ancak bu fotoğraftaki esprili yazı, hamburgerlerin lezzetini ve iştah açıcılığını vurgulamak için, hamburgerlerin bir araya gelerek oluşturduğu "ayak" şekline veya daha olası olarak "feet" kelimesinin İngilizce'de "ayak" anlamına gelmesiyle bir kelime oyunu yaparak komik bir gönderme yapıyor. Yani, "Bu hamburgerlerin yanına bir de ayak eklersen harika olur" gibi bir anlama gelebilir, bu da absürt ve komik bir durum yaratıyor.


wants to be dominated will dominate you ...
wants to be dominated will dominate you will ask you to be gentle will smith
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Bu fotoğrafta, anime tarzında çizilmiş üç karakter ve bir fotoğraf gerçek insan figürü yan yana gösteriliyor. * **İlk karakter:** Üzerinde tişört ve etek var ve "wants to be dominated" (itaat edilmek istiyor) yazısı ile gösterilmiş. * **İkinci karakter:** Benzer şekilde giyinmiş ve "will dominate you" (sana hükmedecek) yazısıyla gösterilmiş. * **Üçüncü karakter:** Yine benzer bir giyim tarzıyla ve "will ask you to be gentle" (nazik olmanı isteyecek) yazısıyla gösterilmiş. * **Dördüncü figür:** Gerçek bir insan olan Will Smith ve yanında "will smith" (Will Smith) yazısı bulunuyor. **Mizahın Açıklaması:** Mizah, kelime oyunu üzerine kurulu. "Will" kelimesi hem İngilizce'de bir yardımcı fiil olarak geleceği belirtmek için kullanılır (yapacak, edecek anlamında) hem de Will Smith isminin bir parçasıdır. * İlk üç karakterdeki "will" kelimeleri, karakterlerin potansiyel davranışlarını tanımlayan gelecek zaman kipini ifade ediyor. * Dördüncü satırda ise doğrudan "Will Smith" ismi yazıyor. Dolayısıyla espri, Will Smith'in ismindeki "Will" kelimesinin, önceki karakterlerdeki "will" ile aynı şekilde algılanıp "Will Smith sana hükmedecek" ya da "Will Smith nazik olmanı isteyecek" gibi anlamlar çıkarılmasıyla yapılıyor. Will Smith'in yanındaki gerçek fotoğrafı ve ismi, bu kelime oyununu tamamlıyor ve absürt bir karşılaştırma yaratıyor.


Liberals nowadays be like:
Liberals nowadays be like:
Kaynak

ARAMBE WAS AN INSIDE JOB 이외 3. 10 N Spil...
ARAMBE WAS AN INSIDE JOB 이외 3. 10 N Spilled my alphabet soup
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Bu fotoğrafta, üzerinde harflerden oluşan bir metin yazılmış bir tezgah görülüyor. Bu harfler, "alphabet soup" adı verilen ve harf şeklinde makarnalar içeren bir çorbadan dökülmüş gibi görünüyor. Bu fotoğraftaki espri, "spilled my alphabet soup" (alfabe çorbamı döktüm) ifadesinde yatıyor. Normalde bu tür bir espri, birinin bir kelimeyi veya cümleyi anlatmak için harf makarnalarını kullandığı ve sonra bu makarnaları yere döktüğü bir durumu ima eder. Ancak burada espri, kişinin bu ifadeyi dökülen makarnalarla daha önceki harflerle bir mesaj oluşturmak için kullanmasından kaynaklanıyor. Fotoğrafta görülen harflerden bazıları bir araya gelerek "AN INSIDE JOB" (İçeriden bir iş) gibi bir ifade oluşturuyor. Bu, çorbanın kazara dökülmediğini, aksine içeriden birinin planlı bir şekilde döktüğünü ima eden bir ironi yaratıyor. Yani kişi, döktüğü makarnaları kullanarak sanki bir "komplo teorisi" gibi bir mesaj oluşturmuş oluyor ve bu da olayı daha komik hale getiriyor.


Whoever put the S in fastfood is a marke...
Whoever put the S in fastfood is a marketing genius.
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Bu fotoğrafta, bir masanın üzerine konulmuş, üzerine "Whoever put the S in fastfood is a marketing genius." yazılı bir kağıt görünüyor. Buradaki espri ise şudur: "fastfood" kelimesi İngilizce'de "hızlı yemek" anlamına gelir. Ancak kağıtta yazan espri, "fastfood" kelimesindeki "S" harfinin nereden geldiğini sorguluyor. Normalde "fast" kelimesi zaten "hızlı" demektir ve "food" ile birleşince "hızlı yemek" anlamını verir. Yani kelimenin içerisinde zaten "S" harfi bulunmamaktadır. Bu durum, espriyi yapan kişinin "fastfood" kelimesini yanlış yazıp "fastsfood" gibi düşündüğünü ve bu kelimeye "S" ekleyerek bunun bir pazarlama dehası olduğunu iddia etmesinden kaynaklanıyor. Aslında kelimenin kendisinde "S" harfi yoktur, bu da esprinin temelini oluşturuyor. Yani aslında "fastfood" kelimesinde olması gereken bir "S" harfi yoktur, bunu ekleyen kişi bir pazarlama dahisi olurdu deniliyor ama kelimede zaten S harfi olmadığı için bu bir şaka oluyor.


The steaks have never been so high NYANG...
The steaks have never been so high NYANGA M22 Borcherds Quarry Rd
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Bu fotoğrafta, üzerinde bir grup sığırın yürüdüğü bir üst geçit görülüyor. Üst geçidin altında bir otoyol ve trafik var. Fotoğrafın üzerindeki metin ise "The steaks have never been so high" şeklinde. Buradaki espri, "steaks" kelimesinin hem "biftek" hem de "sığırların bulunduğu yer" anlamına gelmesinden kaynaklanıyor. Üst geçitte yürüyen sığırları gören biri, üstteki cümleye dayanarak, bifteklerin hiç bu kadar "yüksek" olmamış olduğunu düşünüyor. Bu da kelime oyunuyla birleşen mizahi bir durum yaratıyor.


FINALLY CHICKEN FINGERS
FINALLY CHICKEN FINGERS
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Bu fotoğrafta, bir tavuğun yüzü, elinde tuttuğu iki insan eliyle neredeyse tamamen kapanmış durumda. Tavuğun tüyleri beyaz, ibiği ve gagasının etrafındaki etli kısımlar ise kırmızı. Tavuğun gözleri açık ve doğrudan kameraya bakıyor gibi görünüyor. Fotoğrafın üst kısmında "FINALLY" (Sonunda) yazısı, alt kısmında ise "CHICKEN FINGERS" (Tavuk Parmakları) yazısı bulunuyor. **Şaka açıklaması:** Bu şaka, kelime oyununa dayanıyor. "Chicken fingers" (tavuk parmakları) genellikle tavuk etinden yapılan bir yiyecek anlamına gelir. Ancak bu fotoğrafta, kelimenin tam anlamıyla tavuğun parmaklarının (ellerinin) olması ve bu şekilde sunulması, beklenmedik ve absürt bir durum yaratıyor. Üstteki "FINALLY" yazısı da bu duruma ulaşılmasının uzun zaman aldığını veya bir hazırlık süreci olduğunu ima ederek şakayı pekiştiriyor. Yani şaka, hem "tavuk parmakları" yiyeceğine gönderme yapıyor hem de gerçek tavuğun elinde tuttuğu insan parmaklarını göstererek görsel bir ironi yaratıyor.


How does one figure this out?
How does one figure this out?
Kaynak

RAY I'm dying I got food poisoning From ...
RAY I'm dying I got food poisoning From fucking eggs ME awww.bb uSicked eggs ur not supposed to do that
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta bir telefon ekranındaki mesajlaşma görülüyor. Bir kişi (RAY) yemek zehirlenmesi yaşadığını ve bunun sebebinin "boktan yumurtalar" olduğunu belirtiyor. Diğer kişi (ME) ise buna karşılık "ayyy tatlım" diyerek şaşkınlığını dile getiriyor ve "boktan yumurtalar yemen beklenmezdi" gibi bir espri yapıyor, sonrasında üzgün ifadeler içeren iki emoji gönderiyor. Buradaki espri, kelime oyunu üzerine kurulu. "boktan yumurtalar" ifadesindeki "boktan" kelimesi hem "kötü/kalitesiz" anlamına geliyor hem de argo bir kelime olan "bok" ile benzerliği üzerinden müstehcen bir anlam çağrıştırıyor. Diğer kişi bu ikinci anlamı kastettiğini ima ederek (veya bilinçli olarak yanlış anlayarak) "boktan yumurtalar yemen beklenmezdi" gibi bir tepki veriyor. Bu beklenmedik ve biraz absürt tepki, mesajlaşmanın komik olmasını sağlıyor.


Natural and Artificial Flavors Immensely...
Natural and Artificial Flavors Immensely Fruity intensely Chewy Candy sounds like someone i know
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Bu fotoğrafta bir el, üzerinde "İnanılmaz Meyveli", "yoğun çiğnenebilir şeker" yazan kırmızı bir şeker ambalajını tutuyor. Bu yazının etrafı mavi bir daire içine alınmış. Fotoğrafın altında ise "Tanıdığım birine benziyor" yazısı yer alıyor. **Şakanın Açıklaması:** Şaka, ambalajdaki "İnanılmaz Meyveli" ve "yoğun çiğnenebilir" ifadelerinin, bir kişinin hem çok konuşkan (meyveli) hem de biraz inatçı veya boş konuşan (çiğnenebilir) bir özelliğini çağrıştırmasından kaynaklanıyor. Fotoğrafı paylaşan kişi, bu tanımlamanın tanıdığı birine uyduğunu esprili bir şekilde dile getiriyor. Yani, bir tür insana benzetme yapılıyor.


Natural and Artificial Flavors Immensely...
Natural and Artificial Flavors Immensely Fruity Intensely Chewy Candy sounds like someone i know
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, bir kişinin elinde tuttuğu bir şeker paketinin üzerinde yazan "Immenseley Fruity, intensely Chewy Candy" (Muazzam Meyveli, yoğun Çiğnenebilir Şeker) ifadesi görülüyor. Bu ifadenin altı mavi bir kalemle çizilmiş. Fotoğrafın altında ise "sounds like someone i know" (tanıdığım birine benziyor) şeklinde bir yazı bulunuyor. **Şakanın açıklaması:** Buradaki şaka, şekerin özelliklerinin bir insana benzetilmesine dayanıyor. "Immenseley Fruity" (muazzam meyveli) ifadesi, kişinin çok enerjik, neşeli veya "meyveli" (yani renkli, canlı) bir kişiliğe sahip olduğunu ima ediyor. "Intensely Chewy" (yoğun çiğnenebilir) ise kişinin inatçı, pes etmeyen, zor bir karakteri olduğunu ya da belki de konuşmasının veya davranışlarının zor anlaşıldığını anlatıyor. Yani şakayı yapan kişi, bu şeker paketindeki tanımların, tanıdığı birinin kişilik özelliklerini tarif ettiğini mizahi bir şekilde dile getiriyor. Şekerin yoğun ve meyveli olması, bir kişinin aşırı derecede canlı, enerjik ve belki de biraz da inatçı olduğunu düşündürtüyor.


big fan of wings lol I was your Uber dri...
big fan of wings lol I was your Uber driver like 3 months ago. Please leave me alone. Read 2:40 PM 4 Message
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Bu görselde, bir tavan vantilatörünün kanatlarının yerine tavuk kanatlarının takıldığı absürt bir fotoğraf yer alıyor. Bu fotoğrafın altında ise bir mesajlaşma ekranı görünüyor. Fotoğrafın üst kısmında, "big fan of wings lol" (kanatların büyük hayranıyım lol) şeklinde bir mesaj bulunuyor. Bu mesaj, fotoğraftaki espriyi açıklıyor. Yani, gönderen kişi tavuk kanatlarını çok sevdiğini, bu yüzden de vantilatörün kanatları yerine tavuk kanatlarını takarak bir espri yapmış. Alt kısımda ise, "I was your Uber driver like 3 months ago. Please leave me alone." (3 ay önce Uber şoföründeydim. Lütfen beni rahat bırak.) şeklinde bir mesaj görünüyor. Bu mesaj, ilk mesajı gönderen kişinin eskiden Uber şoförü olan birine rahatsız edici bir şekilde mesaj atmaya devam ettiğini gösteriyor. Uber şoförü ise artık rahatsız edildiği için bu durumdan kaçınmak istiyor. **Espri:** Espri, kelime oyunu üzerine kurulu. "Fan" kelimesi hem "hayran" hem de "vantilatör" anlamına geliyor. Gönderici, hem tavuk kanatlarının (wings) hayranı olduğunu belirtiyor hem de kelimenin diğer anlamıyla vantilatöre (fan) atıfta bulunuyor. Bu iki anlamın birleşimiyle oluşan durum komiktir. Ancak, bu esprinin Uber şoförünü rahatsız edici boyuta ulaşması ve adamın uzak durma talebi, durumu daha trajikomik hale getiriyor.


Legend says, they're still standing ther...
Legend says, they're still standing there in that aisle
Kaynak

fan-troll this pepper is way too small d...
fan-troll this pepper is way too small direhuman can you please put a little blanket or a tiny sweater on him direhuman because he's a little chili
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, bir elin parmakları arasında tutulan küçük kırmızı bir biber görünüyor. Biberin boyutunun küçüklüğü hakkında bir yorum yapılmış ve bu duruma bir espri ile karşılık verilmiş. Espri şu şekilde: İlk yorumda "bu biber çok küçük" deniliyor. İkinci yorumda ise "ona küçük bir battaniye veya minik bir kazak giydirebilir misiniz?" diye soruluyor. Son olarak ise "çünkü o 'little chili' (küçük biber/acı biber), yani hem küçük hem de acı biber anlamında tatlı bir kelime oyunu yapılmış.


İçerik ekle

Template seç, yazını yaz, kepsi siteye gönder.

Keps yap →

💬 Son Yorumlar