İçerik ekle template seç, yaz, gönder
ilberortaylı ile ilgili bulabildiğim postlar, videolar, karikatürler, resimler, tweetler, miimler

Celal Şengör, arkadaşı İlber Ortaylı’nın...
Celal Şengör, arkadaşı İlber Ortaylı’nın mezarını ziyaret etti. · KEMAL HASI KARPAT PROF. DR. ILBER ORTAYLI D. 21.05. 1947 O. 13.03 26 RUHUN
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta bir mezarlık görülüyor. Ön planda, üzerinde "PROF. DR. İLBER ORTAYLI D. 21.05.1947 Ö. 13.03.2026 RUHUN..." yazılı bir mezar taşı ve etrafında sarı ve kırmızı çiçekler var. Mezarlığın sağ tarafında, şapkalı ve palto giymiş yaşlı bir adam bastonuna dayanarak bankta oturuyor. Arka planda ise başka mezarlar ve birkaç kişi görünüyor. Bu fotoğrafın mizahi yönü, İlber Ortaylı'nın gerçekte 21 Mayıs 1947'de doğmuş olması ancak mezar taşında ölüm tarihi olarak 13 Mart 2026'nın yazılmış olmasıdır. İlber Ortaylı, tarihi ve bilgisiyle tanınan bir akademisyen olduğu için, bu "geleceğe yönelik" mezar taşı, onun belki de hiç yaşlanmayacağına ya da çok uzun yaşayacağına dair bir espridir. Mizah, bilinen gerçek ile hayal edilen bir durum arasındaki absürtlükten kaynaklanıyor. Sanki takipçileri, onun ne kadar zamansız ve bilgili olduğunu vurgulamak için böyle bir şaka yapmışlar gibi.


"Tarihi bilelim ama geçmişin kinini tutm...
"Tarihi bilelim ama geçmişin kinini tutmaktan çok, geleceği daha iyi kurmak için..." İlber Ortaylı
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Bu fotoğrafta, mavi bir ceket, çizgili bir gömlek ve bordo-mavi desenli bir kravat takan yaşlı bir adam görülüyor. Adamın elinde gözlükleri var ve bir portrenin önünde oturuyor. Bu fotoğrafta herhangi bir espri bulunmamaktadır. Bu bir röportaj veya portre fotoğrafı gibi görünmektedir.


@nazeningemi @lagrimacanta
@nazeningemi @lagrimacanta
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta bir sohbet ekranı görülüyor. Üstteki baloncukta "Zafer algoz tarzı bi ilber ortaylı anısı kolpası sık" yazıyor. Bu, bir kişinin İlber Ortaylı hakkında uydurduğu bir hikayenin şaka amaçlı olduğunu belirtiyor. Asıl metinde ise bir anlatıcı, İlber Hoca ile Lizbon'da bir gün yaşadıkları bir olayı aktarıyor. Çok sıcak bir havada, "asfalt ağlıyor" deyimiyle tarif edilen bir gün geçirdiklerini söylüyor. Yanlarında bulunan Can Yılmaz isimli çocuğun perişan olduğunu ve sürekli "Abi bir gölge bulalım, abi dondurma yiyelim" diye yakındığını anlatıyor. Sonra İlber Hoca'nın durup Can'a baktığını ve meşhur bakışıyla, sanki "senin evveliyatını biliyorum" der gibi baktığını söylüyor. Ardından İlber Hoca'nın şunları söylediği aktarılıyor: "Can'cığım, bu güneş seni yakmaz. Seni yaksa senin bu cehaletin yakar evladım! Bak şu karşıdaki kuleye, de Belém diyorlar. Sen bunu sadece taş... ğını sanırsın ama" **Şakanın Açıklaması:** Şaka, İlber Ortaylı'nın bilindik, sert ve bilgi dolu tavrına dayanıyor. Anlatıcı, çocuğun sıcak havadan bunalmasına ve basit isteklerine karşılık olarak İlber Hoca'nın, çocuğun bu durumu anlayamamasını "cehalet" olarak yorumladığını ve ona tarihi bir bilgiyle (Belém Kulesi'ni kastederek) cevap verdiğini ima ediyor. İlber Hoca'nın, sıcağa dayanmayan çocuğun haline değil, ona bilgi vermeye odaklandığı ve çocuğun bu bilgiyi anlayamayacak kadar "cahil" olduğunu düşündüğü mizahi bir şekilde aktarılıyor. Şakanın "kolpası sık" denmesi de hikayenin uydurma olduğunu ve bu tür bir İlber Ortaylı anısının eğlenceli bir taklit olduğunu belirtiyor.


Halil İnalcık ve İlber Ortaylı'nın progr...
Halil İnalcık ve İlber Ortaylı'nın programından bir kesit: "20 yaşından beri imtihan ediyor hoca beni daha kalmadım Allah'a şükür."
Kaynak

İlber Ortaylı’nın görülmesini önerdiği 2...
İlber Ortaylı’nın görülmesini önerdiği 20 eserin bulundukları şehirler: 1- Ayasofya / İstanbul 2- Süleymaniye Camii / İstanbul 3- Rüstem Paşa Camii / İstanbul 4- Kanuni Sultan Süleyman Köprüsü / İstanbul 5- Sokullu (Şehit) Mehmed Paşa Camii / İstanbul 6- Selimiye Kışlası / İstanbul 7- İbrahim Paşa Sarayı / İstanbul 8- İtalyan Sefarethanesi / İstanbul 9- Mihrimah Sultan Camii / İstanbul 10- Gazanfer Ağa Medresesi / İstanbul 11- Birgi Çakırağa Konağı / Ödemiş-İzmir 12- Selimiye Camii / Edirne 13- Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi / Ankara 14- Alanya Kalesi / Alanya-Antalya 15- İshak Paşa Sarayı / Doğubeyazıt-Ağrı 16- Surp Haç Kilisesi / Ahdamar Adası-Van 17- Mahmutbey Camii / Kastamonu 18- Sultan Han / Aksaray 19- Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası / Divriği-Sivas 20- Bergama Zeus Altar (Bergama (İzmir)- Pergamon Krallığı) - 19.yy sonunda Almanya’ya kaçırıldı, Berlin’de sergilenmekte.
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Bu fotoğrafta Türkiye haritası üzerinde bazı bölgeler kırmızı renkle işaretlenmiş. İşaretlenen bölgeler Türkiye'nin farklı coğrafyalarından seçilmiş gibi görünüyor. Bu tür harita görselleri genellikle mizahi içerikte kullanılır ve belli bir gruba veya duruma gönderme yapar. Buradaki "şaka" ise, büyük ihtimalle kırmızı ile işaretlenmiş bölgelerin ortak bir özelliğini veya bu bölgelerde yaşayan insanların genel bir eğilimini ima etmeye dayanır. Ancak, hangi bölgelerin neden kırmızı ile işaretlendiğine dair bir bilgi veya bağlam olmadan şakanın tam olarak ne olduğunu anlamak mümkün değil. Şakanın içeriği; işaretlenen bölgelerin siyasi tercihlerini, sosyo-ekonomik durumlarını, kültürel özelliklerini veya popüler bir demografik grupla olan bağlantısını ima ediyor olabilir. Örneğin, "Bu bölgelerde yaşayanlar hep böyledir" gibi bir çıkarım yapılabilir. Bu tarz bir görselle karşılaşıldığında, şakayı anlamak için genellikle işaretlenen bölgelerin özelliklerini bilmek veya bu tür mizahi içeriklerin yaygın olduğu platformlardaki yorumları okumak gerekir. Kısacası, şaka, harita üzerindeki belirli bir coğrafi gruba yapılan bir göndermedir.


ilber ortaylı ile celal şengör - mary on...
ilber ortaylı ile celal şengör - mary on a cross
Kaynak

İlber hocamızın viral olan konuşması…
İlber hocamızın viral olan konuşması…
Kaynak

yanlış biliyosu ederi: 2 mecidiye محافل ...
yanlış biliyosu ederi: 2 mecidiye محافل فيين و دیا تھہ میں بیعہ ilber Ortaylı Padişaha tarih anlatıyor. Le petit magazine Zehirli Fes ilber ortaylı Padişahın huzurunda ayuya kaldı.. Adanalı Yeliz paşa suikasti ne alemde yahu? hiç merak buyurmayınız Fesine Zehir sürdüm iki saate cartayı çeker kerkenez..
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Bu fotoğrafta karikatürize edilmiş bir gazete kupürü yer alıyor. Üstte "edori: 2 mecidiye" yazıyor ve yanında el yazısıyla "Râber" şeklinde bir başlık var. Başlığın solunda, iki kişi konuşuyor gibi çizilmiş küçük bir çizim bulunuyor ve altında "yanlış biliyorsun", "ilber ortaylı padişaha tarih anlatıyor" yazıları var. Sağda ise bıyıklı ve fesli bir adam çizilmiş, altında ise "ilber ortaylı padişahın huzurunda uyuyakaldı.." yazısı var. Gazetenin ortasında "Le petit magazine" yazısı ve Arapça bir metin görülüyor. Ana görsel ise "Zehirli Fes" başlığı altında bir adam çizimi. Bu adam, büyük ve kırmızı bir fes takmış, gömlek ve kravatlıdır. Etrafında ter damlaları var ve oldukça gergin görünüyor. Arkasında ise bir çeşme ve iki kişi daha çizilmiş. En altta ise okuması zor bir yazı var: "- Adanalı Yeliz paşa suikasti ne alemde yahu? - Hiç merak buyurmayınız Fesine zahir sürdüm iki saate cartayı kertenez.." **Mizahın Açıklaması:** Bu karikatürdeki mizah, iki ana unsurda yatıyor: 1. **"Zehirli Fes" Başlığı ve Görseli:** "Zehirli Fes" başlığı, aslında "zehirli" kelimesiyle "fes" kelimesini yan yana getirerek bir ironi yaratıyor. Fes, geleneksel bir başlık olarak bilinirken, "zehirli" kelimesiyle birleşince beklenmedik bir anlama bürünüyor. Çizimdeki gergin ve terleyen adam, bu "zehirli fes"in onu nasıl etkilediğini gösteriyor. Belki de fesin kendisi zehirli değil, ama taşıdığı anlam veya durumu "zehirli" hale getiriyor. 2. **Yazının İçeriği ve İsim Benzerliği:** En alttaki yazıda geçen "Adanalı Yeliz paşa suikasti" ve "Fesine zahir sürdüm iki saate cartayı kertenez" ifadeleri, Türkçe'deki bazı deyimler ve olası isim oyunlarıyla mizah yaratıyor. "Yeliz Paşa" gibi bir isim, bir paşa için alışılmadık olabilir. "Suikast" gibi ciddi bir konunun bu kadar rahat ve hatta şakacı bir dille ele alınması da bir tezat oluşturuyor. "Fesine zahir sürdüm" ifadesi, muhtemelen bir durumun ciddiyetini veya tehlikesini ima ediyor. "İki saate cartayı kertenez" ise işlerin yolunda gitmediğini veya bir şeylerin ters gideceğini gösteren bir ifade olabilir. Genel olarak karikatür, beklenmedik kelime kombinasyonları, ironi, absürtlük ve günlük dildeki ifade biçimlerini kullanarak güldürmeyi amaçlıyor. Özellikle "İlber Ortaylı" gibi tanınmış bir isme yapılan göndermeler, karikatürün bağlamını daha da zenginleştiriyor.


Rahmet olsun.. #İlberOrtayli
Rahmet olsun.. #İlberOrtayli
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, el yazısıyla yazılmış bir metin bulunan beyaz bir baloncuk görülüyor. Baloncukta, "İkinci bin yılda yaşasaydım en iyi arkadaşım İlber Ortaylı olurdu..." yazıyor. Baloncuğun altında, üzerinde "devletli" yazan bir fes takmış, giysileri desenli bir figür çizilmiş. Figürün etrafında ise mor ve pembe renkte, lale benzeri çiçek çizimleri var. **Fıkranın Açıklaması:** Bu görsel, mizahi bir espriyi anlatıyor. İlber Ortaylı, Türkiye'nin tanınmış tarihçilerinden ve entelektüellerinden biridir. "İkinci bin yılda" ifadesi, aslında "ikinci bininci yılda" veya günümüzden bin yıl öncesini kastetmektedir. Yani çizimdeki kişi, bin yıl öncesine gitseydi, o dönemin şartlarında bile İlber Ortaylı gibi bilgili ve bilge birini arkadaş olarak seçmek istediğini belirtiyor. Bu, İlber Ortaylı'nın zamanın ötesinde bir bilgi ve bilgelik seviyesine sahip olduğu fikrini espri yoluyla vurgulamaktadır. Figürün başındaki "devletli" yazısı ise, tarihteki önemli devlet adamlarına veya soylu kişilere bir gönderme olabilir. Bu karikatürde, bir adam çakmağını başka bir adama uzatırken, diğer adamın da elinde sigarasıyla bir şeyler anlatması ve çay içmesi gösteriliyor. **Karikatürün Açıklaması ve Mizahı:** Karikatürdeki ilk adam, diğerine hitaben şöyle diyor: "Masadaki tek çakmağı benden önce İlber Ortaylı'nın kapması ne fena oldu. Ne sigarasını yaktı ne de yaktırdı. Sabahtan beri elinde dolandırıp duruyor çakmağı... Engin kültür birikimi sayesinde ise anlattıkça anlatıyor... Ağzındaki eski Kemal, Kemal'in Kemal olduğu zaman. Lardan kalma bir Kemal... Ne kadar beklediği mi siz tahmin edin yani..." Bu sözler, İlber Ortaylı'nın (bilinen bir tarihçi ve entelektüel) uzun uzun konuşarak bir konuyu detaylandırdığını, ancak bu esnada temel bir ihtiyacını (sigarasını yakmayı) bile ertelediğini mizahi bir dille ifade ediyor. Karşıdaki adamın ise bu durumdan sıkılmış ve bunalmış olduğu yüz ifadesinden ve "Yak da ver artık be İlber, canımdan can aldın..." sözlerinden anlaşılıyor. Karikatürdeki ikinci bir diyalog baloncuğunda ise "Yazılı kaynaklara bakacak olursak Abdülmecit bizzat yasaklamıştır saraya girmesini..." yazıyor. Bu cümle, muhtemelen İlber Ortaylı'nın anlattığı konunun bir parçası ve tarihten bir örnek olarak sunuluyor. **Mizahın Kaynağı:** * **Beklenti ve Gerçeklik Çatışması:** İlber Ortaylı gibi bilgili birinden bir hikaye dinlemek beklentisi var, ancak bu hikayenin uzaması ve temel bir eylemin (sigara yakmak) bile ertelenmesi, mizahi bir etki yaratıyor. * **Kişisel Gözlem:** Karikatürist, İlber Ortaylı'nın konuşma tarzını ve entelektüel birikimini vurgulayarak, bunun bazen sohbeti nasıl uzatabildiğine dair kişisel bir gözlemini espriye dönüştürmüş. * **Abartı:** "Canımdan can aldın" gibi ifadeler, anlatıcının sıkıntısını abartılı bir şekilde dile getiriyor. * **Tarihi Bilgiyle Mizahı Birleştirme:** Tarihi bir bilgi (Abdülmecit'in saraya girmeyi yasaklaması) sanki doğrudan İlber Ortaylı'nın anlattığı bir hikayenin parçasıymış gibi sunularak, konunun ciddiyetiyle mizahi durum arasındaki kontrast güçlendiriliyor. Kısacası karikatür, İlber Ortaylı'nın uzun ve detaylı anlatım tarzının, dinleyicisini bazen sabır taşırmaya itebileceği fikrini esprili bir şekilde ele alıyor. Bu karikatürde, sağdaki kadın (Celal Şengör'ü temsil ediyor) elinde bir bebekle duruyor. Bebek, bir çocuğun (İlber Ortaylı'yı temsil ediyor) kucağında. Kadın, "GROARRRR GROARRR ZATEN PRUSYA KRALİ GROARRRR GROARRR VARDI... GROARRRR..." gibi anlamsız sesler çıkarıyor. Solundaki kadın (muhtemelen bir anne figürü) ise bebeğe sarılıyor ve "EVİCİKİ EVİCİKİ EVİCİK GEK GEK GEK DOSTUM PROFESÖR GÜNTER KLAUSSİMİP DE DEDİ Kİ EVİCİKİ EVİCİK..." gibi şeyler söylüyor. Ortadaki çocuk ise "HOOOVVV! ŞİMDİ DEĞİL! ŞİMDİ DEĞİL! AYIRIN BUNLARI..." diye bağırıyor. **Şakası:** Karikatürün başlığında "İlber Ortaylı - Celal Şengör (1943)" yazması, bu figürlerin o dönemdeki yaşlarına atıfta bulunuyor. 1943 yılında İlber Ortaylı henüz bebek veya çok küçük bir çocukken, Celal Şengör de küçük bir çocukmuş. * **Celal Şengör'ün "GROARRRR" sesleri:** Bu, bir çocuğun henüz konuşmayı tam olarak öğrenmediği, sadece çıkardığı anlamsız sesleri temsil ediyor. "Prusya Kralı" gibi ifadeler ise çocuğun o dönemde duyduğu veya hayal ettiği şeyleri yansıtıyor olabilir, ancak anlamlı bir bütün oluşturmuyor. Bu, Celal Şengör'ün kendi anılarında veya şakalarında bazen kullandığı bir üslup olabilir. * **İlber Ortaylı'nın "Evicik" sözleri:** Bu da benzer şekilde, çocuğun henüz net konuşamadığı ve tekrarladığı basit kelimeleri ifade ediyor. "Dostum Profesör Günter Klaussimip" gibi isimler ise çocuğun oyunlarına veya hayal dünyasına katılan karakterler olabilir. * **Ortadaki çocuğun tepkisi:** Bu çocuk, muhtemelen İlber Ortaylı'nın kendisi veya başka bir çocuk, iki küçük çocuğu (yani bebek Celal Şengör'ü ve küçük İlber Ortaylı'yı) ayırmaya çalışıyor. Bu durum, çocukların oyunlarının bazen karmaşıklaşması veya birbirleriyle çatışmaları durumunu komik bir dille anlatıyor. Özetle şaka, iki büyük tarihçinin bebeklik ve çocukluk dönemlerine mizahi bir bakış sunuyor. O dönemin dil gelişimleri ve çocukların oyun dünyası, yapay ve anlamsız gibi görünen ama kendi içlerinde bir mantığı olan diyaloglarla betimlenmiş. Ortadaki çocuk figürü ise bu karmaşayı çözmeye çalışan yetişkin benzeri bir tepki vererek mizahı artırıyor. Bu görsel, bir mizah dergisinden alınmış bir karikatür. Karikatürde, bir tarihçi olduğu anlaşılan ve sakallı bir adam, bir diğer adamla konuşuyor. Konuşmalarında, geçmişteki bir olaya veya objeye gönderme yapılıyor. Karikatürdeki espri, muhtemelen tarihteki bir olayın veya bir nesnenin mizahi bir şekilde yorumlanmasına dayanıyor. Karikatürün alt kısmında oturan kalabalığın tepkileri ve konuşmalar, bu mizahi unsuru pekiştiriyor. Karikatürün genelinde, karakterlerin abartılı çizimleri ve abartılı ifadeleri, mizahi etkiyi artırıyor. Tam bir espri anlayışı için karikatürdeki metinlerin ve çizimlerin daha detaylı bir analizi gerekir. Ancak genel olarak, karikatürün tarihle ilgili bir şakayı, günümüzdeki olaylarla veya kişilerle mizahi bir şekilde bağdaştırmaya çalıştığı söylenebilir.


Tarihçilerin fikir önderi, hocaların pus...
Tarihçilerin fikir önderi, hocaların pusulası Halil İnalcık ve öğrencisi İlber Ortaylı.
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Bu fotoğrafta, bir adam ayakta durmuş konuşuyor, diğer adam ise koltukta oturmuş dinliyor. Arka planda bir raf dolusu kitap ve bir bitki görünüyor. Bu fotoğrafın kendisi komik değil, ancak fotoğraftaki kişiler ve durumun ne olduğu bilinirse bir espri yapılabilir. Fotoğrafın nerede ve ne zaman çekildiği, kimlerin olduğu hakkında daha fazla bilgi olmadan herhangi bir espri yapmak mümkün değil. Ancak, eğer bu espri bir anlatı gerektiriyorsa, şöyle bir senaryo hayal edebiliriz: **Senaryo 1 (Siyasi veya Akademik Sohbet):** Ayaktaki kişi, belki bir akademisyen veya siyasetçi, heyecanla bir konuyu anlatıyor, el kol hareketleriyle vurguluyor. Oturan kişi ise, belki de alanında deneyimli bir büyük, dikkatle dinliyor, zihninde bu bilgileri tartıyor. Espri, belki de ayaktaki kişinin anlattığı şeyin aslında o kadar da önemli olmaması veya oturandaki kişinin sessizce aslında bambaşka bir şey düşünmesi üzerine kurulabilir. * **Espri Örneği (Varsayımsal):** "Adam diyor ki, 'Bu son teori, her şeyi değiştirecek!' Diğeri ise içinden geçiriyormuş: 'Keşke bu adamdan önce çayımı tazeleselerdi.'" **Senaryo 2 (Akrabalık veya Günlük Sohbet):** Belki de ayaktaki kişi, genç bir akraba, dedesine bir şeyler anlatıyor. Oturan kişi ise yaşlı bir dede, torununun heyecanını izliyor. Espri, bu nesil farkından veya anlattığı şeyin aslında dedesinin çoktan bildiği bir şey olmasından kaynaklanabilir. * **Espri Örneği (Varsayımsal):** "Torun heyecanla anlatıyor: 'Dede, interneti bulmuşlar, her şeyi öğrenebiliyoruz!' Dede ise içinden: 'Biz eskiden bunu gazete kağıtlarıyla yapardık ama neyse, sen anlat bakalım.'" **Senaryo 3 (Biraz daha abartılı bir mizah):** Ayaktaki kişi, adeta bir sahne performansı sergilerken, oturandaki kişi de bir tiyatro izleyicisi gibi davranıyor. * **Espri Örneği (Varsayımsal):** "Sahne ışıkları açık, tek kişilik gösteri başlıyor. Monolog biter, alkışlar kesilir. Seyirci rolündeki yaşlı adam, elindeki kartı okuyup şöyle der: 'Bravo genç adam, çok iyiydin. Ama biletin tek yönlüydü, şimdi nasıl ineceğiz buradan?'" Bu sadece varsayımsal senaryolar ve esprilerdir. Fotoğrafın gerçek bağlamı bilinmeden kesin bir espri üretmek mümkün değil. Eğer fotoğrafın özel bir hikayesi veya esprisi varsa, bu hikayeyi paylaşmanız daha doğru olacaktır.


Büyük tarihçi İlber Ortaylı Hocamızın ha...
Büyük tarihçi İlber Ortaylı Hocamızın hayatını kaybettiğini büyük bir üzüntüyle öğrendik. Türk milletinin başı sağ olsun.
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, koyu fon önünde oturan, yaşlı ve beyaz saçlı bir adam var. Adam, ceketi ve kravatı ile klasik bir kıyafet giymiş. Elini çenesine dayamış, düşünceli bir ifadeyle kameraya bakıyor. Üzerinde bir saat var. Bu fotoğrafta bir espri yok. Bu, ünlü bir kişinin portre fotoğrafı olabilir.


Tarihi bize sevdiren, derin bilgisi ve e...
Tarihi bize sevdiren, derin bilgisi ve eşsiz üslubuyla bir nesle rehberlik eden İlber Ortaylı’yı kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşıyoruz. Türk kültür ve tarih dünyasının başı sağ olsun. Mekânı cennet, hatırası daim olsun.
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, elinde baston tutan, gülen yaşlı bir adam görülüyor. Adam, takım elbise ve kravat giyiyor. Arka planda, parlak harflerle yazılmış bir logo var. Bu bir espri fotoğrafı değil, sadece bir adamın portresi. Espriyi açıklamak için ek bir bağlam gerekli.


Hayatını kaybeden İlber Ortaylı'nın bir ...
Hayatını kaybeden İlber Ortaylı'nın bir konuşması; "Lütfen hayatınızda en önem verdiğiniz şey size aklınca hikmet ve bilgi öğretecek adamlar değil, huzurunuzu sağlayacak ve size hayata bakmayı sevdirecek insanlar olsun."
Kaynak

İlber Ortaylı hocamızın hayatını kaybetm...
İlber Ortaylı hocamızın hayatını kaybetmeden önceki son fotoğrafı.
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Bu fotoğrafta, yeşil çerçeveli gözlük takan, üzerinde ekose pijamalar olan yaşlı bir adam görülüyor. Adamın önünde elleri kavuşturulmuş ve kolunda bir bileklik var. Arka planda hastane odası olduğunu düşündüren tıbbi ekipmanlar ve bir takvim bulunuyor. Fotoğrafta espri olabilecek bir durum görünmüyor. Bu bir mizah fotoğrafı değil, daha çok bir durum tespiti veya belki de bir kişinin sağlık durumunu yansıtan bir kare olabilir.


İlber Ortaylı hocamızın 1972 yılından bi...
İlber Ortaylı hocamızın 1972 yılından bir fotoğrafı...
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, dışarıda, yeşil ağaçlar ve çalıların önünde duran, takım elbiseli, genç bir adam görülüyor. Adam hafifçe sola dönmüş, kameraya doğru bakıyor. Üzerinde kareli bir ceket, beyaz bir gömlek ve çizgili bir kravat var. Saçları kısa ve kahverengi. Fotoğrafta belirgin bir espri bulunmuyor. Bu tür görseller genellikle nostaljik paylaşımlarda ya da o döneme ait bir kişiyi tanıtmak amacıyla kullanılır. Belki de paylaşımın yapıldığı platformun kendi içinde bir ironisi veya göndermesi olabilir. Ancak tek başına fotoğrafa bakarak bir espri çıkarmak mümkün değil.


78 yaşında hayatını kaybeden İlber Ortay...
78 yaşında hayatını kaybeden İlber Ortaylı'nın katıldığı bir etkinlikteki konuşması: "Mühim olan şey tayin edemeyeceğiniz bir ömrü verimli hale getirmek."
Kaynak

"Atatürk milliyetçidir, Türkçüdür. Bu ko...
"Atatürk milliyetçidir, Türkçüdür. Bu konuda hiç bir tavizi yoktur." Mekanın cennet olsun tarihi bize sevdiren adam...
Kaynak

1975, Zonguldak. İlber Ortaylı’nın asker...
1975, Zonguldak. İlber Ortaylı’nın askerlik yıllarına ait bir fotoğraf.
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta askeri kıyafetler giymiş bir adam görülüyor. Adamın önünde başka bir kişi oturuyor ve onun solunda oturan kişinin başı görünüyor. Fotoğrafın sağ alt köşesinde "GÜLDÜM.NET" ibaresi yer alıyor. Fotoğrafta bir espri bulunmuyor. Bu muhtemelen tarihi bir anıyı veya kişiyi gösteren bir fotoğraf. "GÜLDÜM.NET" yazısı, fotoğrafın bir internet sitesinden alındığını ve bu sitede komik içerikler paylaşıldığını düşündürebilir, ancak fotoğrafın kendisi komik bir durum içermiyor.


ilber ortaylı 18 mart hakkında konuşurke...
ilber ortaylı 18 mart hakkında konuşurken duygulanıyor
Kaynak

📸 İlber Ortaylı,1972.
📸 İlber Ortaylı,1972.
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, takım elbiseli genç bir adam dışarıda, ağaçların ve çiçeklerin önünde duruyor. Adamın yüzü kameraya dönük, hafif bir gülümsemeyle poz veriyor. Fotoğraftaki espriyi anlamak için, adamın giydiği takım elbiseye dikkat etmek gerekir. Elbise, kareli desene sahip ve bu desen, adamın görünümüne biraz komik bir hava katıyor olabilir. Ayrıca, adamın bakışları ve poz vermesi, sanki birileriyle şakalaşıyor veya onları eğlendiriyormuş gibi bir izlenim bırakıyor. Ancak, fotoğrafın kendisinde belirgin bir espri öğesi bulunmuyor. Fotoğraftaki esprinin, muhtemelen bir bağlamı veya hikayesi olduğu düşünülebilir. Örneğin, adamın takım elbisesiyle ilgili komik bir anısı olabilir veya bu poz verişi, belirli bir şakaya gönderme yapıyor olabilir. Eğer bu bir mizah sitesinden alınmış bir fotoğrafsa, "guldum.net" logosu, fotoğrafın komik olduğunu ima ediyor. Bu durumda, espri, adamın kendine özgü tarzı, bakışları veya takım elbisesinin şık olmayan görünümüyle ilgili olabilir. Belki de o dönemde bu tarz bir görünüm komik bulunuyordu veya adamın kendisi bilerek komik bir şekilde poz veriyordu.


İçerik ekle

Template seç, yazını yaz, kepsi siteye gönder.

Keps yap →

💬 Son Yorumlar