İçerik ekle template seç, yaz, gönder
levtolstoy ile ilgili bulabildiğim postlar, videolar, karikatürler, resimler, tweetler, miimler

⚫OsloBet SPORT-CASINO 50 FreeSpin Kazand...
⚫OsloBet SPORT-CASINO 50 FreeSpin Kazandiniz! GULDUM.NET ⚫OsloBet SPORT-CASINO 50 FreeSpin Kazandınız!
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde, Vincent van Gogh'un "Özportre" tablosunun bir parodisi olan ve Donald Trump'ı konu alan bir çalışma yer alıyor. Trump, tabloda van Gogh'un kendisini resmettiği şekilde, bandajlı kulağıyla ve karakteristik kaşlarıyla tasvir edilmiş. Renk paleti ve imza fırça darbeleri de van Gogh tarzını yansıtıyor. Resmin altındaki "OsloBet" yazısı ve "50 FreeSpin" mesajı, bir bahis sitesinin reklamını içeriyor. Bu, van Gogh tarzı bir sanat eserinin, bir reklamla nasıl birleştirildiğini gösteriyor. Parodi, Trump'ın genel algısına ve van Gogh'un eserlerine gönderme yapıyor. Ayrıca, bahis sitesinin reklamının, tuhaf bir bağlamda nasıl öne çıkarıldığını vurguluyor. "Özportre" tarzının, reklam metninin içine yerleştirilmesi, "ciddi" bir sanat eseriyle, "ciddiyetsiz" bir pazarlamanın yan yana konulmasından oluşan bir mizah içeriyor. İşte bu nedenle mizahın temeli, beklenmedik bir bağlam yaratılması ve sanat, popüler kültür ve reklamcılık konularının tuhaf bir şekilde buluşmasıdır. Resimde, Vincent van Gogh'un "Kendine Portre" adlı tablosunun bir parodisi yer alıyor. Trump'ın yüzü, tablodaki modelin yüzüne yerleştirilmiş. Sağ kulağında, tıbbi bandajlar var. Ayrıca, arka planda Japonya temalı bir afiş görülüyor. Şaka, Trump'ın imajının klasik sanat eserine yerleştirilmesinden ve bu bağlamda oluşan çarpıcı ve absürt görüntüden kaynaklanıyor. Ayrıca, arka plandaki afişte yer alan "50 FreeSpin Kazandınız!" mesajı, kayıp/kazanç temalı şakaya, parodiye, ek bir boyut katıyor. Dolayısıyla şaka, hem Trump'ın kendisine hem de klasik sanatın yeniden yorumlanmasına gönderme yapıyor.


Mustafa @kaygivefirar. 9 sa Arka masada ...
Mustafa @kaygivefirar. 9 sa Arka masada Tolstoy Anna Karenina'yi yazıyor Furkan GÖK @Furk… 19.02.2023 Değerli @ismetbilgi2 reis ile Kadıköy de hasbihâl gerçekleştirdik… €55 timebet ●
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, Kadıköy'de bir açık hava kafede, masalarda oturan birkaç kişi görünüyor. Öne çıkanlar, bir masada oturan iki kişi ve arka planda başka kişiler. Masada oturan iki kişiden biri, "Furkan Gök" adlı kişidir. Tweetinde, "Değerli @ismetbilgi2 reis ile Kadıköy'de hasbihâl gerçekleştirdik..." diyerek, "ismetbilgi2" isimli kişinin, (muhtemelen önemli bir siyasi figür) ile Kadıköy'de görüştüklerini söylüyor. Tweet'te ayrıca "Mustafa" isimli kullanıcı, "Arka masada Tolstoy Anna Karenina'yı yazıyor" diyor. Bu, Tolstoy'un romanı "Anna Karenina" ile ilgisi olmayan, sadece arka plandaki masada oturan kişinin ne yapıyor olduğuyla ilgili bir gözlem ve gözlemsel bir mizah unsuru. Fotoğrafın mizahı, önemli bir siyasi figürle hasbihâl yapan "Furkan Gök" ile arka planda oturan, kimliği belli olmayan ve görünüşte sıkıcı bir şeyle ilgileniyor gibi görünen Mustafa arasında oluşan kontrasttan kaynaklanıyor. "Anna Karenina" cümlesinin konuyla alakasızlığı, gözlemsel mizah oluşturuyor. Özetle, tweet, önemli kişilerle görüşürken, normal insanların da günlük hayatlarını sürdüğünü göstermeye çalışarak hafif bir ironik mizah içerir.


Güzel şakasjdjdkfkf
Güzel şakasjdjdkfkf
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

The photo shows a group of people sitting at outdoor tables in what appears to be a cafe or restaurant. There are several men and women, and a man (Furkan Gök) is sitting at a table with another man. The joke, as expressed in the Turkish tweet, plays on the well-known novel *Anna Karenina* by Tolstoy. The tweet says "Mustafa is writing *Anna Karenina* at the back table". The humor lies in the *implication* that the people at the table are engaging in an intellectual, deep discussion, possibly about the novel itself. But the *visual* of the relaxed, casual cafe setting contrasts sharply with the grand, serious subject of the novel, making it ironic and slightly humorous. It's a juxtaposition of high culture (the book) with the reality of everyday life (people having coffee at a cafe). In short, the joke is based on the contrast between the serious, literary subject and the casual, everyday setting.


“Karamazov kardeşler okuyacağınıza açın ...
“Karamazov kardeşler okuyacağınıza açın falım okuyun”
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, bir televizyon ekranı görünüyor. Ekranda, Rusya'nın eski cumhurbaşkanı Dimitri Medvedev'in bir haber programına katıldığı bir kesit gösteriliyor. Medvedev'in söylediği sözlerden biri başlıkta "Tolstoy'dan Haddini Aşan Söylemler" olarak verilmiş. Bu, bir espri, çünkü Tolstoy, ünlü bir Rus yazarıdır ve siyasetçi değildir. Bu başlıkla Medvedev'in sözlerinin Tolstoy'un eserlerinden daha aşırı ve kabul edilemez olduğu ima ediliyor. Esprinin mizahı, Medvedev'in sözlerinin Rus edebiyatının en büyük isimlerinden biri olan Tolstoy'un sözlerinden bile daha radikal olmasıyla ilgili bir abartıya dayanıyor.


İnanılmaz müthiş bir hikaye ile geldimmm...
İnanılmaz müthiş bir hikaye ile geldimmm. Keyifli okumalar 👋🏻 Daha fazla hikaye,bilgi ve haber için bizi takip edip beğenmeyi unutmayın; @sizbilindiye #yenibilgi #faydalibilgiler #güncelbilgiler #bilgiler #faydalıbilgiler #ilginçbilgiler #pratikbilgiler #enteresanbilgiler
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, köyde çiftçilik yapan ve hayatlarını sürdüren Feyzullah ve Taybet Artuç çifti, ineklerini sağıyor. Feyzullah, ilkokul mezunu olmasına rağmen bir çoban olarak çalışmak zorunda kalmış ve bu nedenle evlenmek için kız isteyememiş. Daha sonra görüşme yoluyla Taybet Hanım ile evlenmiş. Feyzullah, karısını çok sevdiğini söylüyor. Fıkra, Feyzullah'ın ilkokul mezunu olmasına rağmen bir çoban olarak çalışmak zorunda kalmasının ve bu nedenle evlenmek için kız isteyememesinin komikliğini vurguluyor. Aynı zamanda, görüşme yoluyla evlenmenin o zamanlarda yaygın bir uygulama olduğunu gösteriyor. Fotoğrafta, bir çift tarlada çalışıyor. Kadın bir kovayla su taşıyor, adam ise toprakları elle kazıyor. Etrafta da yeşil bitkiler ve bitkiler arasında toprağın rengi görünüyor. Resimde görünen espri, kadının ilkokul mezunu ama her şeyin tahsili demek olmadığını ve yeni kültürleri keşfetmek, yeni insanları tanıyıp yeni ülkelere gitmeyi tercih ettiğini ima ediyor. Bu, eğitimin herkes için aynı ölçütlerde olmaması ve insanların farklı ilgi alanları ve yaşam biçimlerine sahip olmasıyla alakalı. Kadının eşi, eğitimli olmasına rağmen, onu yeni deneyimlere açmak için zorluyor. Bu durum, eğitimin tek başına her şeyi sağlamayacağını ve hayatın başka önemli deneyimleri de barındırdığını anlatıyor. Fotoğrafta bir kadın hamur yoğuruyor. Yazıda ise Feyzullah Bey'in sözlerinden okuyarak, kendi cümlelerinin daha güzel olmayacağını, çünkü onun sözleri daha iyi olacağını söylüyor. Feyzullah Bey, bilindiği üzere, dini söylemleriyle ünlüdür. Bu sebeple, onun sözlerinin daha iyi olduğu bir mizah anlayışı kullanılmış. Kısaca, "Feyzullah Bey'in sözlerinden daha iyi cümle kuramam, çünkü onun sözleri daha etkili ve güzel" gibi bir mesaj verilmeye çalışılıyor. Fotoğrafta iki Türk turist, Moskova'da geleneksel kıyafetleriyle poz veriyor. Arkalarında bir gemi görünüyor. Görünen o ki, turistler kendilerini çok şirin ve sıra dışı buluyorlar, ancak hiç kimse onlara ilgi göstermiyor. Bu durum, Türklerin yurtdışında ne kadar "sıra dışı" olduğunu gösteren bir şakaya işaret ediyor. Bu fotoğrafta, Türklerin dünyada nasıl algılandığı ve kendilerine nasıl baktığıyla ilgili bir mizah unsuru var. Görseldeki turistler, kendi kültürlerinin dışındayken kendilerini "özel" hissediyor gibi görünüyorlar, ancak gerçekte insanların dikkatini çekmiyorlar. Fotoğrafta, ünlü oyuncu Feyzullah Artun ve eşi bir restoranda bulunmaktadır. Feyzullah Artun, eşinin topluma ve ailenin içindeki rolü hakkındaki görüşlerini dile getirmektedir. Fıkra, Feyzullah Artun'un sözlerine dayanarak, eşinin çalışıp çalışmadığını, kendisini geçindirmek için sosyal güvencesini sağlamaya çalışıp çalışmadığını sorgulamaktadır. Bu espri, kadının toplumsal rolü ve finansal bağımsızlığı konusunda geleneksel düşüncelere ironik bir şekilde yaklaşmaktadır. Fotoğrafta bir çift, bir kadın ve bir erkek oturmuş halde. Kadının üzerine giydiği kırmızı-beyaz çiçekli elbise ve başındaki şal dikkat çekiyor. Erkeğin ise siyah bir tişört giymiş ve koltuğa rahatça oturmuş olduğu görülüyor. Resmin altındaki yazı ise kadının eşinin kendisini yurt dışı seyahatine götürmediği hakkında. Şaka ise kadının eşinin kendisine izin vermemesinin nedeninin ekonomik zorluklar olduğunu ve bunun aslında "kadının haklarının kısıtlanması" olarak görülebileceği üzerine kurulu. Yani kadın, eşinin kendisine izin vermemesi nedeniyle seyahat etme hakkının elinden alındığını ima ediyor. Fotoğrafta, Taybet Hanım ve eşi görülmektedir. Taybet Hanım, eşinin kendisini bir yere götürmek istememesini ve bunun sebebinin de "geride kalan çocukların ne olacağı" kaygısı olduğunu anlatmaktadır. Ancak Taybet Hanım, bu kaygılara rağmen zaten 10 ülkeye gittiklerini ve eşinin de bu seyahatlere devam etmek istediğini belirtmektedir. Eşinin "ülkelerin kültürlerini tanımak için gezmeye devam ediyoruz" dediğini ve bunun aslında kendilerinin değil de çocuklarının bakımı ile ilgili olduğunu ima etmektedir. Taybet Hanım, bu durumun komikliğini, eşinin kendisini gezmek için ikna etme bahanesinin aslında çocuklarının bakımı olduğunu ve bunun da "şimdi gündemimizde önce Mısır, ardından Avrupa ülkeleri var" şeklinde ifade edildiğini belirterek vurgulamaktadır. Fotoğrafta, kırmızı ve beyaz renkte giyinmiş iki kişi, muhtemelen bir çift, Moskova'daki Kızıl Meydan'da poz veriyor. Arkalarında Kızıl Meydan'ın ikonik mimari yapılarından biri olan Aziz Basil Katedrali görünüyor. Fotoğrafın altındaki yazı, çiftin ineklerini satarak gezdiklerini ve çiftçilik yaparak geçimlerini sağladıklarını ima ediyor. Bu, çiftin Kızıl Meydan'da poz vermesiyle ve muhtemelen varlıklı olduklarına dair bir göstergeyle bir alay konusu olarak kullanılıyor. Bu durum, Türk kültüründe sıkça kullanılan "Zenginlere karşı nükteli bir yaklaşım" örneği olarak görülebilir.


Seyit Onbaşı, savaştan sonra köyünde odu...
Seyit Onbaşı, savaştan sonra köyünde odunculuk yaparken.
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Bu fotoğrafta sakallı, şapkalı ve sırtında sırt çantası olan bir adam görüyoruz. Adamın elinde bir balta tutuyor. Fotoğrafın komikliği adamın baltayı çok garip bir şekilde tutuyor olmasıdır. Bu durum insanlarda gülünç bir etki yaratıyor. Bu espriye benzer bir Türk atasözü şöyledir: "Balta ile incir kesilmez." Bu atasözü, doğru araç ve yöntemler kullanılmadan belirli bir işin yapılamayacağını ifade eder. Fotoğraftaki adam baltayı doğru kullanmıyor, bu da esprinin temelini oluşturur.


C. @cemedrian Tolstoy; “Bana hastanede ‘...
C. @cemedrian Tolstoy; “Bana hastanede ‘karın öldü’ dediklerinde ne yapacağımı, nasıl tepki vereceğimi bilemedim. İçimden eve gidip karıma olanı anlatmak ve bana ne yapmam gerektiğini söylemesini istedim” diyor, karısından bahsederken. Aşkın en etkileyici izahı bu olsa gerek.
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

C. @cemedrian Tolstoy; "Bana hastanede 'karın öldü' dediklerinde ne yapacağımı, nasıl tepki vereceğimi bilemedim. İçimden eve...


Rus yazar Lev Tolstoy'un nadir fotoğrafl...
Rus yazar Lev Tolstoy'un nadir fotoğrafları (1828-1910). Siz de tarihi fotoğraflara meraklıysanız bir Nicepaylasimlar ürünü olan @unutulmaz_fotograflar hesabımızı takip edebilirsiniz.
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta yaşlı bir adam, koltuğunda oturmuş, bir kağıt parçası okuyor. Etrafında kitaplar, resimler ve eşyalar var. Bu fotoğrafta bir espri yok. Bu, sadece yaşlı bir adamın kendi evinde oturmuş bir şeyler okumasını gösteren bir fotoğraf. Fotoğrafta, bir evin önünde, büyük bir ağacın altında bir bankta oturan sakallı yaşlı bir adam görülüyor. Adamın yanında, bir kadın ve birkaç çocuk var. Bu fotoğrafa dayalı bir şaka şu şekilde olabilir: "Yaşlı adam bankta oturmuş, gençlere hayatın zorluklarından bahsediyor. Gençler de 'evet evet' diye başını sallıyor. Yaşlı adam, 'hayatın en önemli dersi ne biliyor musunuz?' diye soruyor. Gençlerden biri, 'sabır!' diye cevaplıyor. Yaşlı adam, 'hayır canım, hayatın en önemli dersi şu; **her şeyin bir zamanı var.**' Gençler, 'peki o zaman, bu banktan ne zaman kalkacağız?' diye soruyorlar. Yaşlı adam, 'şimdi!' diye cevaplıyor." Bu şaka, yaşlı adamın gençleri uzun süre bankta oturtmasını ve hayat dersi vermesini komik bir şekilde ele alıyor. Şaka, **"her şeyin bir zamanı var"** sözünün günlük hayattaki önemini vurguluyor. Fotoğrafta, sahil kenarında büyük bir kaya parçasının üzerinde oturan yaşlı bir adam ve yanındaki kayanın üzerinde ayakta duran genç bir kadın görülüyor. Adam uzun bir sakal ve bıyık bırakıyor ve şapkasını takmış. Kadın ise, şapka ve elbiseleriyle şık bir şekilde giyinmiş. Adamın elinde bir baston var. Fotoğraftaki espri, yaşlı adamın yanındaki kadının, onun torunu olmasına rağmen onun eşine benzemesidir. Türkçede buna "kaderin cilvesi" veya "Allah'ın cilvesi" denilebilir. Fotoğraftaki kadının adamın eşine benzemesiyle ilgili bir espri, adamın yaşlı ve kadının genç olmasına rağmen aralarındaki yaş farkının çok fazla olmaması. Bu fotoğraf bir espri amaçlı değil, ancak insanları güldüren bir durum olabilir. Fotoğrafta Leo Tolstoy ve kızını görebiliyoruz. Tolstoy hasta yatağında oturmuş, kızının ona özen gösterdiğini görüyoruz. Bu fotoğraftaki espri ise Tolstoy'un "Aile Mutluluğu" adlı kitabına dayanıyor. Bu kitapta, Tolstoy evlilik ve aile yaşamı hakkında kendi düşüncelerini ve deneyimlerini anlatıyor. Birçok insan bu kitabı, evliliğin karmaşıklıkları ve sorunları üzerine gerçekçi ve içgörülü bir bakış açısı sunan bir kitap olarak değerlendiriyor. Bu fotoğrafta Tolstoy hasta yatağında yatıyor, kızının ona baktığını görüyoruz. Bu durum, "Aile Mutluluğu" adlı kitabının ironik bir şekilde temsili olabilir. Çünkü kitapta Tolstoy evliliğin ve aile yaşamının zorluklarından bahsediyor ve bu fotoğrafta da onun zorlu bir dönem geçirdiği görülüyor. Bununla birlikte, bu fotoğrafın komik bir yanının da olduğunu söyleyebiliriz. Tolstoy'un "Aile Mutluluğu" kitabında bahsettiği zorlukları, evliliğin karmaşıklıklarını ve sorunlarını bir araya getiren bir ironik durum oluşturuyor.


“ Kırmızi Şortli @kirmizisortli31 Şu hay...
“ Kırmızi Şortli @kirmizisortli31 Şu hayata bak amına k*yım Tolstoy görse sefiller 2-3-5i çıkarırdı
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde, "Kırmızı Şortlu" adlı bir Twitter kullanıcısının bir gönderisi var. Gönderide bir adamın fotoğrafı ve altına yazılmış "Şu hayata bak amına k*yım Tolstoy görse sefiller 2-3-5i çıkarırdı" yazıyor. Şaka, Tolstoy'un "Sefiller" adlı romanında yoksulluğun, çaresizliğin ve adaletsizliğin konu edildiğini ve günümüzdeki dünyanın da Tolstoy'un zamanından çok farklı olmadığını, hatta daha kötü olduğunu ima ederek, ironik bir şekilde Tolstoy'un "Sefiller" romanının daha da güncel bir hale gelebileceğini savunuyor. "Amına k*yım" ifadesi, Türkçede aşırı bir öfke ve hayal kırıklığı ifade etmek için kullanılan argo bir ifadedir.


Sabah sabah üzülelim biraz
Sabah sabah üzülelim biraz
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, bir Twitter paylaşımı görülüyor. Paylaşımda, "Senfoni 9" adlı bir hesabın, Tolstoy'un karısının Tolstoy'un ölümünden sonra verdiği tepkiye dair bir anekdot paylaştığı görülüyor. Şaka, Tolstoy'un karısının Tolstoy'un ölümüne verdiği tepkinin çok soğuk ve duygusuz olması üzerine kurulu. Tolstoy'un karısının bu tepkiyi göstermesinin altında yatan sebep, Tolstoy'un yaşamı boyunca onu ne kadar üzdüğünü ima ediyor. Tolstoy'un karısının, Tolstoy'un ölümüne vermiş olduğu tepkiyi, "aşkı en etkili şekilde anlatan" bir örnek olarak sunması, ironik bir şekilde anekdotun eğlenceli olmasını sağlıyor.


İçerik ekle

Template seç, yazını yaz, kepsi siteye gönder.

Keps yap →

💬 Son Yorumlar