İçerik ekle template seç, yaz, gönder
kaydırgeç ile ilgili bulabildiğim postlar, videolar, karikatürler, resimler, tweetler, miimler

la géstapique @basakjonsdottir Betlike ö...
la géstapique @basakjonsdottir Betlike önce kitap okuyamamaya başladım sonra dizi ve film izleyememeye, odaklanma sürem ve kapasitem günden güne azaldı şu an sadece tweet okuyabilen bir zavallıyım
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde, bir Twitter gönderisi görülüyor. Gönderi sahibi, "la géstapique" kullanıcı adı ile @basakjonsdottir hesabından. Gönderide, önce kitap okuyamamaya, sonra dizi ve film izleyememeye başladığı ve odaklanma süresinin ve kapasitesinin gün geçtikçe azaldığı, şimdi ise sadece tweet okuyabildiği hakkında şakayla karışık bir şekilde yakınmakta. Özetle, gönderi, zamanla odaklanma ve dikkat etme yeteneğini kaybetmiş birinin durumunu esprili bir dille anlatıyor. "Zavallıyım" ifadesi de durumun acıklı ve komik yanını vurguluyor.


Hatice Gonca Acar @haticeacar626 1 Başar...
Hatice Gonca Acar @haticeacar626 1 Başarılı olduktan bir süre sonra neden mutsuz olmaya başladığımızı biliyor musunuz? Prof. R. Kurzban'a göre beynimiz mutluluk sarhoşluğuna izin vermemek üzere tasarlanmış, iyi bir gelişme sonrası bizi yavaş yavaş anlamsızlığa sürüklüyormuş ki yeni bir hedef bulmaya başlayalım. 1.108 Retweet 307 Alinti Tweetler 21,1 B Beğeni KAYDIR Hatice Gonca Acar @haticeacar626 “Mutluluk bu sebeple bir illüzyondur” diyor; “burnumuzun ucuna bir havuç tutulup onun peşinden gitmemiz gibi yaşam sistemi de bizi sürekli gelişmeye iten gizli bir duygusal ödül-ceza sistemi kurguluyor.” ÖS 10:15 14 Eki 2022. . 2 94 Retweet 6 Alıntı Tweetler 2.792 Beğeni Hatice Gonca Acar @haticeacar626 “Böylece, dünyayı fethettiği için mutluluktan havalara uçması beklenen İskender'in; neden fethedecek başka yer kalmadığı için ağladığının cevabı da ortaya çıkmış oluyor.” “İnsanoğlu için iki keder vardır; bir istediğinin gerçek olmaması, iki istediğinin gerçek olması.” 3 Muazzam!
Yapay zeka açıklaması

Fotoğraf, Twitter'da bir kadın tarafından paylaşılan bir gönderiyi gösteriyor. Kadın, başarıdan sonra mutsuz olma nedenini anlatan bir gönderi paylaşmış. "Başarılı olduktan bir süre sonra neden mutsuz olmaya başladığımızı biliyor musunuz? Prof. R. Kurzban'a göre beynimiz mutluluk sarhoşluğuna izin vermemek üzere tasarlanmış, iyi bir gelişme sonrası bizi yavaş yavaş anlamsızlığa sürüklüyormuş ki yeni bir hedef bulmaya başlayalım." Fotoğraftaki şaka, insan beyninin sürekli olarak yeni bir hedefe ihtiyaç duyduğu ve mutluluğa alıştığında bunu "anlamsızlık" olarak algılayabileceği fikrine dayanıyor. Bu, çok çalışarak başarılı olan ve ardından kendini boşlukta hisseden birçok insanın deneyimlediği bir durum. Fotoğrafta Hatice Gonca Acar'ın Twitter paylaşımı görülüyor. Paylaşımında, mutluluğun aslında "burnumuza tutulan bir havuç gibi" bir illüzyon olduğu, bu illüzyonu yaratanın ise sürekli gelişim sağlamamızı hedefleyen gizli bir duygu-ödül ceza sistemi olduğu söyleniyor. Bu paylaşım aslında bir "hayatın gerçekleri" türünden ironik bir şakadır. Çünkü toplumda sıklıkla karşımıza çıkan, "çalışırsan mutlu olursun", "başarıya ulaşmak için çaba göstermelisin" gibi motivasyonel söylemler aslında, "havucun peşinden koşturulan eşek" hikayesinde olduğu gibi, bizi bir hedefe ulaşmaya zorlayan ve "gerçek mutluluğu" göz ardı etmemizi sağlayan bir mekanizmanın parçası olabilir. Fotoğrafta Hatice Gonca Acar'ın bir tweet'i yer alıyor. Tweet'te şöyle yazıyor: "Böylece, dünyayı fethettiği için mutluluktan havalara uçması beklenen İskender'in; neden fethedecek başka yer kalmadığı için ağladığının cevabı da ortaya çıkmış oluyor." "İnsanoğlu için iki keder vardır; bir istediğinin gerçek olmaması, iki istediğinin gerçek olması." Muazzam! Bu tweet, İskender'in dünyayı fethettiği için mutluluktan havalara uçması beklenirken, aslında fethedecek başka yer kalmadığı için ağladığını mizahli bir şekilde anlatıyor. İkinci cümle ise, insanın iki temel kederini, "istediğini elde edememek" ve "istediğini elde etmek" olarak esprili bir dille dile getiriyor. Tweet, İskender'in durumunu abartarak, fethedecek yer kalmadığı için ağlamasının absurd bir durum olduğunu komik bir şekilde ortaya koyuyor. İkinci cümle ise insanın isteklerinin karmaşıklığına ve kederlerin paradoksal doğasına değinerek, yine mizahla yaklaşan bir tespitte bulunuyor.


En köklü değişim kimden gelmiş sizce ? H...
En köklü değişim kimden gelmiş sizce ? Hiç kaçırmadan izleyenler burda mıyız :) Daha fazla hikaye,bilgi ve haber için bizi takip edip beğenmeyi unutmayın; @sizbilindiye #yenibilgi #faydalibilgiler #güncelbilgiler #bilgiler #faydalıbilgiler #ilginçbilgiler #pratikbilgiler #enteresanbilgiler
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta iki erkek var. Soldaki adam genç yaşta, takım elbise giymiş ve ciddi bir ifadeyle bakıyor. Sağdaki adam ise daha yaşlı, güneşten bronzlaşmış, kaslı bir vücuda sahip ve rahat bir şekilde gülümsüyor. Fotoğrafın altındaki yazı ise "19 YIL!" diyor. Bu, sağdaki adamın 19 yıl sonra fiziksel olarak nasıl değiştiğini gösteren bir mizah. **Şaka:** Fotoğraf, 2003-2006 yılları arasında yayınlanan "Hayat Bilgisi" dizisinin oyuncularının yıllar içindeki değişimlerini göstererek mizah yaratıyor. Özellikle sağdaki adamın gençlik dönemindeki imajı ile şu anki görünümü arasındaki fark, izleyiciye "vay be, 19 yıl ne kadar değiştirmiş" hissi yaratıyor. Fotoğrafta, dizi oyuncusu İpek Erdem'in, "Barbi Gamze" karakteri olarak rol aldığı gençlik dizisindeki hali ve günümüzdeki hali karşılaştırılıyor. "Barbi Gamze" karakteri, 2000'li yıllarda yayınlanan "Barbi" dizisindeki genç kızlar arasında popüler bir karakterdi. İpek Erdem'in o zamanki genç görünümü, "Barbi Gamze" karakterinin popülerliğini yansıtıyor. Ancak fotoğrafta görülen güncel hali, İpek Erdem'in zamanla olgunlaştığını ve o zamanki "Barbi Gamze" görünümünden oldukça farklılaştığını gösteriyor. Bu karşılaştırma, "Barbi Gamze" karakterinin gençlerin nostaljik anılarını canlandırmasına ve İpek Erdem'in o zamandan bu yana geçirdiği dönüşümü gözler önüne sermesine dayanıyor. Fotoğrafta iki farklı zaman diliminde oyuncu Kerem Kupacı'nın fotoğrafları yan yana gösteriliyor. **Şaka:** Fotoğrafın altında "Kerem Kupacı (Pikachu Kerem)" yazıyor. Bu, Kerem Kupacı'nın bir zamanlar çizgi film karakteri Pikachu'ya benzemesiyle ilgili bir espri. **Açıklama:** Kerem Kupacı'nın gençlik fotoğrafında saçı ve yüzü Pikachu'ya benziyor. Bu benzerlik, espriyi daha da komik hale getiriyor. Fotoğrafta, Türk dizisi "Törpü Yıldız"da rol alan Gökçe Bahadır'ın iki farklı fotoğrafı yan yana yerleştirilmiş. Sol taraftaki fotoğrafta Gökçe Bahadır, dizideki rolüne uygun şekilde genç ve doğal bir şekilde görünüyor. Sağ taraftaki fotoğrafta ise Gökçe Bahadır, dizinin çekimleri sırasında makyaj ve saç yapım aşamasında, saçları maşayla kıvrılmış ve yüzünde makyaj yok. Fotoğraftaki espri, Gökçe Bahadır'ın dizi çekimleri sırasında makyaj ve saç yapım aşamasında ne kadar farklı göründüğünü göstererek, dizinin çekimleri sırasında ne kadar çaba harcandığına dikkat çekiyor. Fotoğrafta "Hayfa Safi (Beton Ayşe)" adlı bir kadın var. Fotoğrafta, sol tarafta genç bir kadın ve sağ tarafta aynı kadın, ancak yaşlanmış ve kilo almış olarak görülüyor. Bu fotoğraftaki espri, Hayfa Safi'nin "Beton Ayşe" olarak anılmasının, gençlik fotoğrafındaki güzelliğinden çok farklı, yaşlılık fotoğrafındaki kilolu görünümüne bir gönderme olması. Bu fotoğrafta, "Beton Ayşe" tabirinin zamanla, özellikle de kilolu kadınlar için kullanıldığını gösteriyor. Resimde Yıldız Asyalı'nın iki fotoğrafı var. Soldaki fotoğrafı, çok küçük yaşta çekilmiş ve Yıldız'ın doğal güzelliğini gösteriyor. Sağdaki fotoğrafı, yetişkin bir Yıldız'ı gösteriyor, ve yine güzel ancak makyaj ve pozlarıyla biraz farklı bir görüntü sergiliyor. Bu fotoğrafların yan yana gösterilmesi, Yıldız'ın gençliğinden beri güzel bir kadın olduğunu ve zamanla değişmeyen doğal güzelliğini vurgulamak için bir alay konusu olarak kullanılıyor. Bu fotoğrafları yan yana koyarak, "Yıldız Asyalı, sen hep güzeldin be!" gibi bir yorum yapılabilir. Fotoğrafta, "Bir Çocuk" dizisinde "Biricık" karakterini canlandıran Çisil Oral'ın çocukluğuna ait bir fotoğraf ve yetişkin halinin bir fotoğrafı yan yana yer alıyor. Çisil Oral, dizide oynadığı rolün aksine gerçek hayatta oldukça güzel bir kadın. Bu durum, "Biricık" karakterinin imajı ve Çisil Oral'ın gerçek görünümü arasındaki fark üzerinden bir mizah yaratıyor. Fotoğrafta, gençliğinde gözlüklü ve takım elbiseli bir şekilde görünen Kaan Yılmaz, yanında ise günümüzdeki haliyle yer alıyor. Alttaki yazıda "Kaan Yılmaz (Süzme Senay)" yazarak, Kaan Yılmaz'ın gençliğinde çok zayıf ve ince bir yapıya sahip olduğunu, günümüzde ise daha dolgun ve sağlıklı olduğunu vurgulayan bir espri yapılıyor. "Süzme Senay" ifadesi, süzme yoğurt gibi yoğun ve kalın bir yapıya sahip olan kişileri tanımlamak için kullanılan bir argo terimdir. Dolayısıyla espri, Kaan Yılmaz'ın gençliğinde çok zayıf olduğu ve zamanla kilo aldığına, bu da "Senay" gibi kalın ve yoğun bir yapıya sahip olmasına yol açtığına dair bir espridir. Fotoğrafta Serhan Yılmaz'ın iki farklı yaşta fotoğrafı bulunuyor. Sol taraftaki fotoğrafı daha genç yaşlarda, sağ taraftaki fotoğrafı ise daha yaşlı halini gösteriyor. İki fotoğraf arasındaki fark, Serhan Yılmaz'ın yaşlanarak sakal bırakmış olması ve gözlüğünü takmış olmasıdır. Şaka ise Serhan Yılmaz'ın gençken "Kopil" karakterini canlandırmış olması ve daha yaşlı halinin "Kopil" karakterine benzemesi üzerine kurulu. Yani fotoğraf "Kopil"in yıllar sonra nasıl görünebileceğini gösteriyor. Fotoğrafta iki farklı fotoğrafın yan yana konularak oluşturulmuş bir kolaj var. Solda, Umut Erdin'in gençlik fotoğrafı, sağda ise günümüzde çekilmiş bir fotoğrafı bulunuyor. Fotoğraftaki espri, Umut Erdin'in gençliğinde ve günümüzdeki halinin karşılaştırılmasında yatıyor. Gençliğinde daha farklı görünen Umut Erdin, günümüzde farklı bir görünüme sahip. Bu değişim, insanların zamanla değişebileceği ve farklılaşabileceği gerçeğini mizahla ele alıyor. Espriyi daha iyi anlamak için "Umut Erdin'in zamanla nasıl değiştiğini görün" veya "Umut Erdin, gençliğinde böyleymiş, şimdi de bak nasıl olmuş" gibi ifadeler kullanılabilir.


Yeni hikayeniz geldi. Keyifli okumalar 👋🏻...
Yeni hikayeniz geldi. Keyifli okumalar 👋🏻
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, dünyanın en izole bölgelerini gezerken, yerlilerin geleneksel kıyafetleri ve hikayelerini fotoğraflayan Alexander Khimushin isimli fotoğrafçı tarafından çekilen iki farklı portre var. Bu fotoğraflardan birinde Asya'nın en kuzeyindeki Sibirya bölgesinde yaşayan bir Çukçi kız çocuğu, diğerinde ise Sibirya'da yaşayan bir kadın yer alıyor. İki fotoğraf arasında, "fotoğrafçı Alexander'ın sözü" diye bir alt yazı bulunuyor. Bu fotoğraflar, Rusya'nın Sibirya bölgesinde yaşayan iki farklı yerli halkın geleneksel kıyafetlerini ve yaşamlarını gösteriyor. "Alexander'ın sözü" alt yazısı, bu fotoğrafların, fotoğrafçının bir gezisi sırasında çektiği birçok fotoğraf ve hikayeden sadece ikisi olduğunu, yani çok daha fazlası olduğunu ima ediyor. Bu da, okuyucunun daha fazla fotoğraf ve hikaye görmek için merak duygusunu uyandırmayı amaçlıyor. Elbette, bu fotoğraflar aynı zamanda kültürel çeşitliliğin ve farklı yaşam biçimlerinin ilginçliğini vurguluyor. Fotoğrafta Papua Yeni Gine'de yaşayan Huli kabilesinden bir adamı görüyoruz. Huli kabilesi geleneksel olarak erkeklerinin saçlarını uzatıp özel bir şapka yapmasını gerektirir. Fotoğraftaki adamın saçları çok kısa. Bu nedenle fotoğrafın altındaki yazı, adamın bu geleneksel saç örgüsünü gerçekleştirmeden fotoğraf çektirdiğini ima ediyor. **Şaka şu ki, adamın geleneksel şapka için gereken uzun saçları yok. Bu nedenle, fotoğrafın altındaki yazı, saçları daha kısa olmasına rağmen adamın şapkayı yaptığına dair bir iğneleme yapıyor.** Fotoğrafta, Kuzey Moğolistan'da yaşayan Dukha halkından bir kadın görülüyor. Dukha halkı, Sibirya'daki Tuva Cumhuriyeti sınırındaki erişilmez Moğol tayga ormanlarında yaşıyor. Kadının adı Ulzii Sandag ve 80 yaşında. 14 çocuğu ve 60'tan fazla torunu var. Torunlarının sayısı o kadar fazla ki, hepsini hatırlayamıyor bile. Bu fotoğraf, Dukha halkının yaşamının zorluğunu ve toplumsal yapısının karmaşıklığını vurguluyor. Aynı zamanda, modern dünyanın ulaşamadığı yerlerde yaşayan insanların hayatlarının ve kültürlerinin ne kadar farklı olduğunu da gösteriyor. Espri, kadının 80 yaşında olmasına rağmen 14 çocuğu ve 60'tan fazla torunu olması ve torunlarının sayısını hatırlayamamasında yatıyor. Bu, Dukha halkının çocuk sahibi olma oranının yüksek olduğunu ve büyük ailelere sahip olduklarını ima ediyor. Fotoğrafta iki Bodi kadınının yakın çekim portreleri bulunuyor. Bodi topluluğu Etiyopya'da, Mago Nehri kıyısında yaşıyor. Bodi halkının özellikle vücutlarına yaptıkları izler ile tanındığı biliniyor. Bu fotoğraftaki mizah, iki kadının vücutlarındaki benzer izlere rağmen, birisinin diğerine "Sen kimsin?" demesi gibi algılanabilir. Bodi kültürü ve izlere yönelik toplumsal algı üzerine bir gönderme olarak yorumlanabilir. Fotoğrafta, kürklü bir kıyafet giyen ve başında kürklü bir şapka bulunan bir adamın üzerinde bir kartal var. Adamın yüzü güler yüzlü ve kartalın gözleri çok keskin. Görüntü, Moğolistan'daki geleneksel kartal avcılığı uygulamasını gösteriyor. Fıkra ise, Moğolistanlı bir adamın kartal avcılığıyla ilgili. Adam 68 yaşında ve 37 yıldır kartal avcılığı yapıyor. Ancak, kartal avcılığı eskisi kadar yaygın değil. Bu nedenle, adam, "Bugün sadece bu küçük Moğolistanlı Kazaklar topluluğu arasında var." diye söylüyor. Fıkra, Moğolistanlıların kartal avcılığının günümüzde çok yaygın olmadığına, ancak hala bazıları tarafından sürdürüldüğüne işaret ediyor. Ayrıca, adamın yaşlı olmasına rağmen hala kartal avcılığı yapmasının ironik bir durum olduğu da ima ediliyor. Fotoğrafta, geleneksel kıyafetler giymiş, küçük bir kız çocuğu bulunuyor. Resim, Sibirya'nın yerli halkı Evens'in, Mançu-Tungus kökenli olduğunu ve bu dilin ciddi tehlike altında olduğunu belirten bir yazı ile paylaşılmış. Fotoğraf ve yazı arasındaki ilişkiyi, "Sibirya'nın yerli halkı tehlike altında olsa da, bu çocuk bu kıyafetlerle şık görünüyor" şeklinde yorumlayabiliriz. Bu espri, yerli halkın kültürü ve dili tehlikede olsa da, onların kültürel mirasının görsel olarak hala güçlü olduğunu vurguluyor. Resimde, Avustralya'nın yerli halkından bir adamın yakın çekim bir fotoğrafı var. Fotoğrafın altında, "5 - Aborjin Adam; Avustralya. Avustralya'nın Cape York Yarımadası, Aborjinlerin yaşadığı ender yerleşim yerlerinden biridir. Binlerce yıldır bu bölgede yaşayan yerliler İngilizlerin gelmesiyle nüfus açısından oldukça azalmıştır. Bugün 24 milyonluk bir nüfusa sahip olmasına rağmen bunların yaklaşık yüzde üçü yerlidir." yazıyor. Bu, Avustralya'nın yerli nüfusunun, Avrupa sömürgeciliği öncesine kıyasla ne kadar azaldığına dair ironik bir gönderme. Ülke büyük ölçüde yerlilerin toprakları üzerine kurulmuş olmasına rağmen, nüfusun büyük çoğunluğunu Avrupalılar oluşturuyor. Yani, bu "Aborjin Adam"ın kendi ülkesinde neredeyse bir yabancı gibi hissetmesi ironik bir şekilde komik. Bu fotoğraf, Papua Yeni Gine'de geleneksel boyama ve makyajlarla süslenmiş bir yerli kadını gösteriyor. Fotoğrafın altında yazan yazı ise, kadının "Lagalım köyünde yaşıyor" ve "organik malzemelerden yapılmış" boyalar kullandığını söylüyor. Bu ifadeler, kadının "doğal" güzelliğini ve geleneksel kültürünü vurgulamayı amaçlıyor. Ancak fotoğrafın komik tarafı, kadının yüzünün "çok" renkli ve "yapay" görünmesi. Dolayısıyla, fotoğraf "doğal" ile "yapay" arasındaki komik çelişkiyi ortaya koyuyor ve bu çelişkinin farkında olan izleyici, fotoğrafı "doğal güzellik" üzerine bir alay olarak yorumlayabilir. Fotoğrafta Sibirya'da yaşayan Soyot halkından bir adam görülüyor. Soyot halkının nüfusu azalmış ve günümüzde bu halkın son üyelerinden biri olarak kabul ediliyor. Fotoğraftaki adamın 81 yaşında olduğu ve adı Vladimir Rabdanoviç Baldanov. Bu fotoğrafa "Soyot Adamı: Güney Doğu Sibirya'da yaşayan, Rusya-Moğolistan sınırındaki en uzak bölgelerden birinde yaşar, avlanır ve atlarını otlatır. Soyot dilinin soyu tükenmek üzere ve kültürlerinin çok az bir kısmı bugün hala ayakta. Fotoğraftaki kişi 81 yaşındaki Vladimir Rabdanoviç Baldanov ve o dünyada kalan son Soyotlardan biri." şeklinde bir açıklama yapılmış. Burada yapılan espri, Soyot halkının nüfusu azaldığı için Vladimir Rabdanoviç Baldanov'un "dünyada kalan son Soyotlardan biri" olarak tanımlanması. Bu ifade, Soyot halkının ne kadar azaldığını ve neredeyse yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu vurguluyor. Fotoğrafta boynunda büyük bir kolye takmış, kırmızı renkli vücut boyama yapmış bir Hamar kadını görünüyor. Fotoğrafın altında, Hamar kadınlarının Güney Batı Etiyopya'da yaşadıkları ve büyükbaş hayvanlara bağımlı oldukları, zengin bir kültürleri olduğu yazıyor. "Şaka" ise Hamar kadınlarının boynundaki kolyenin ne kadar büyük olduğu ve bununla ne kadar "zengin" oldukları üzerine kurulu. Aslında Hamar kadınlarının yaşamları, fotoğraftaki kadar "zengin" değil.


İçerik ekle

Template seç, yazını yaz, kepsi siteye gönder.

Keps yap →

💬 Son Yorumlar