İçerik ekle template seç, yaz, gönder
kadınhakları ile ilgili bulabildiğim postlar, videolar, karikatürler, resimler, tweetler, miimler

Türk Diyanet Vakıf-Sen Genel “Açın Kuran...
Türk Diyanet Vakıf-Sen Genel “Açın Kuran-ı Kerim'i okuyun, başka bir şeye gerek yok, hukuk da orada yazılı kadın hakları da” Başkanı Nuri Ünal: DIYA F.SEN
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde Türk Diyanet Vakıf-Sen Genel Başkanı Nuri Ünal'ın bir sözü ve onun resmi var. Nuri Ünal, "Açın Kuran-ı Kerim'i okuyun, başka bir şeye gerek yok, hukuk da orada yazılı, kadın hakları da" demiş. Bu söz, Kuran'da kadın hakları için belirli bir ayet bulunmamasına rağmen, kadın haklarının Kuran'da yazılı olduğunu iddia etmesi nedeniyle mizah unsuru taşımaktadır. Kuran'da kadın hakları, toplumun genel iyiliğine ve adalete yönelik genel prensipler ve ahlaki öğretilere dayalı olarak ele alınır. Ancak, Kuran'da kadın haklarıyla ilgili spesifik hükümler bulunmamaktadır. Bu söz, Nuri Ünal'ın kadın hakları konusunda tutucu bir bakış açısına sahip olduğunu ve dini metinleri kendi yorumlarına göre yorumladığını ima ediyor. Bu nedenle, bu söz, Nuri Ünal'ın kadın hakları hakkında söylediği şeylerin ironik bir şekilde karşılanmasını ve mizah unsuru yaratmasını sağlar.


İstanbul Sözleşmesi’ne dokunmayın ve olm...
İstanbul Sözleşmesi’ne dokunmayın ve olması gerektiği gibi uygulayın! Daha nasıl anlatacağımızı bilmiyoruz. Biz bu kararı kabul etmiyoruz! We don’t accept the decision to withdraw from the Istanbul Convention. Apply the measures stated by the convention and protect the safety of your citizens as you are supposed to! #istanbulsözleşmesiyaşatır #kadıncinayetleripolitiktir #kadıncinayetleri #istanbulsözleşmesi #kadınaşiddetehayır #istanbulsozlesmesi Kaynaklar:
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Görselde "İstanbul Sözleşmesi Yaşatır" başlığı altında, bir kişinin kadın cinayetine ilişkin ifadesi ve bu sözleşmenin nasıl koruyucu bir rol oynayabileceği anlatılıyor. Resimde bir çay bardağı simgesi var ve "TD" harfleri ile "Türkiye'de" mesajını vermeye çalışıyor. Bu, Türkiye'de İstanbul Sözleşmesi'nin kaldırılmış olmasına ve sözleşmenin sağlayacağı korumadan mahrum kalınmasına gönderme yapıyor. Bu şekilde, görsel İstanbul Sözleşmesi'nin kaldırılmasının tehlikeli sonuçlarına dikkat çekiyor ve kadın haklarını korumak için gerekli olduğunu vurguluyor. Bu resimde "İstanbul Sözleşmesi Yaşatır" başlığı ve "Örnek 1" yazan bir metin bulunmaktadır. Metnin altında bir kadının İbrahim Zarp tarafından öldürülmesinin ardından ablasının verdiği ifadenin bir kısmı yer almaktadır. İfadede "Evet bu kez çok yakınımızda bu videodaki kişi benim ablam. O çığlık atan küçücük çocuk benim yeğenim. Ne olur yardım edin. İlk defa değil yüzlerce kez şikayetçi olduk hiç ceza almadı." cümlesi bulunmaktadır. Bu örnek, İstanbul Sözleşmesi'nin önemini ve sözleşmenin uygulanması durumunda böyle bir olayı yaşanmasının önlenebileceğini anlatmaktadır. Çünkü sözleşme, kadınları şiddetten korumayı ve şiddete uğrayan kadınların haklarını güvence altına almayı amaçlamaktadır. İstanbul Sözleşmesi'nin uygulanması durumunda, kadınların şiddetten korunması için etkili önlemler alınması ve şiddet faillerinin cezalandırılması sağlanabilirdi. Bu sayede, bu gibi olayların tekrar yaşanmasının önlenmesi mümkün olabilirdi. Bu resimde kullanılan mizah, İstanbul Sözleşmesi'nin önemini vurgulamak için kullanılmıştır. Sözleşmenin uygulanmaması durumunda, kadınların şiddetten korunamayacağı ve böyle olayların tekrar yaşanabileceği vurgulanmaktadır. Resimde, sarı bir zeminde siyah harflerle "İstanbul Sözleşme ile kadının beyanı ile erkek mağdur edilmiyor!" yazan bir görsel var. Görselin altında ise siyah zeminde beyaz harflerle "Sözleşme gereği kadının beyanı hüküm tesis etmek için değil, tedbir uygulamak için esas alınıyor. Yargılama esnasında suç kesinleşmediği sürece kimsenin hükümlü sıfatıyla değerlendirilmiyor. "Kadının beyanı esasır" demek, şiddet tehdidi altında olduğunu beyan eden kadının, ilave delil aramaksızın koruma mekanizmalarına dahil edilmesi anlamına geliyor. Yani kadının beyanı hükme değil, korunma tedbiri alınmasına ve soruşturmanın başlatılmasına esas sadece. Bu konuda büyük bir algı yanlışı bulunuyor." yazıyor. Görselin sağ alt köşesinde ise, bir çaydanlık figürünün içinde "TD" yazan bir logo bulunuyor. Bu görsel, İstanbul Sözleşmesi'ni savunan bir propaganda materyali. Görsel, İstanbul Sözleşmesi'nin amacının erkekleri mağdur etmek olmadığını ve kadının beyanının tek başına hüküm tesisi için yeterli olmadığını vurgulamak istiyor. "TD" logosu ise, "Türkiye'de" anlamına geliyor ve görselin hedef kitlesinin Türkiye'de yaşayan insanlar olduğunu gösteriyor. Görselin içindeki espri, "Kadının beyanı esasır" ifadesinin yanlış bir şekilde yorumlanarak, kadının her söylediğinin doğruluğunun kabul edilmesi gerektiği şeklinde algılanması. Görsel, bu algının yanlış olduğunu ve kadının beyanının, sadece korunma tedbiri alınması için bir temel teşkil ettiğini vurgulamak istiyor. Bu görsel, Türkiye'de yapılan bir ankette, halkın büyük çoğunluğunun ("%58") sözleşmenin uygulanmasıyla ilgili fikri olmadığını ve "sözleşmeden çekilmeyi talep edenlerin" çok az olduğunu ("%7") gösteren bir karikatürdür. Ancak, sözleşmenin uygulanmasını isteyenlerin sayısı, istemeyenlerin sayısının 5 katı olsa da, "halkın isteğinin aksine" sözleşmeden çıkma kararı alındığını belirten komik bir iğneleme yapıyor. Görsel, halkın isteğine göre değil, kendi çıkarlarına göre hareket eden yöneticilere gönderme yaparak, karar alma sürecinin gerçekçi bir yansımasını eleştirmektedir. Resimde mor bir arka plan üzerinde sarı metinler ve bir çaydanlık resmi var. Metin, kadınların can güvenliğini siyasi oyunlara alet etmeyi bırakmaları gerektiği konusunda uyarıyor ve İstanbul Sözleşmesi'nin kaldırılmasının amaçsız olduğunu belirtiyor. Şaka, İstanbul Sözleşmesi'nin kadınların can güvenliğini koruma amacıyla imzalanmış bir sözleşme olmasına rağmen, siyasi oyunlar nedeniyle kaldırılmaya çalışılmasıyla ilgili. Resimde bulunan çaydanlık ise, "çay sohbetleri" gibi günlük hayatın basit ve masum eylemleriyle ilgili olarak, siyasi oyunların kadınların güvenliğini tehdit etmediği konusunda ironik bir şekilde yorum yapıyor. Görselde, İstanbul Sözleşmesi'nin geri çekilmesi hakkında bir açıklama bulunuyor. Açıklamada, İstanbul Sözleşmesi'nin Türkiye'de birçok hayat kurtardığı örnekler olduğunu ve halkın %36'sının sözleşmenin devam etmesini istediğini belirtiliyor. Ancak yine de hükümet sözleşmeden çekilmeyi tercih etmiş. Görselin altında bulunan çay bardağı ve "TD" harfleri de bu karara bir gönderme. Türk kahvesi, özellikle de sabah kahvesi Türk kültürü ve günlük yaşamının önemli bir parçasıdır. "TD" ise "Türk kahvesi" anlamına gelir. Bu görsel, hükümetin Türk kahvesini içmek için bile sözleşmeden çekilmeye karar verdiğini ima ediyor. Görsel, Türk kahvesine olan aşırı sevginin İstanbul Sözleşmesi'nden bile daha önemli olduğunu ironik bir şekilde ifade ediyor.


muhatap olduğumuz tiplere bak aw
muhatap olduğumuz tiplere bak aw
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, İstanbul sözleşmesinin kadınları koruduğu ve Mersin sözleşmesinin kadınları korumadığı iddia ediliyor. Bu iddia, iki sözleşme arasındaki farkı yanlış anlamaya ve ikisi arasındaki farkı abartmaya dayalı. İstanbul Sözleşmesi, kadınlara yönelik şiddet ve aile içi şiddetin önlenmesi ve ortadan kaldırılması için özel bir sözleşmedir. Mersin Sözleşmesi ise daha genel bir sözleşmedir ve kadınları koruyan birçok madde içerir. Ancak İstanbul Sözleşmesi, kadınlara yönelik şiddet ve aile içi şiddetin önlenmesi konusunda özel olarak ele alındığı için daha etkilidir. Bu fotoğrafta paylaşılan düşünce, İstanbul Sözleşmesi ile Mersin Sözleşmesi arasındaki farkı yanlış anlamaya ve İstanbul Sözleşmesi'nin kadınları koruma konusunda daha güçlü olduğunu iddia etmektedir. Bu iddia, iki sözleşme arasındaki farkı abartmaktadır.


bi sonraki adım ne? kelle başına para öd...
bi sonraki adım ne? kelle başına para ödülü falan mı?
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla 20 Mart 2021 tarihli bir Cumhurbaşkanlığı kararnamesi görülüyor. Kararnamenin numarası 3718 ve "Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi"nin Türkiye Cumhuriyeti tarafından onaylanmasına ilişkin olduğu anlaşılıyor. Bu fotoğrafta bir espri veya mizah bulunmuyor. Bu resmi bir dokümandır ve herhangi bir espri veya mizah unsuru taşımamaktadır.


muhatap olduğumuz tiplere bak aw
muhatap olduğumuz tiplere bak aw
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

muhatap olduğumuz tiplere bak aw https://t.co/OaZtiYaa4w İstanbul sözleşmesiymiş kadın haklarıymış bu sözleşme denen zımbırtı...


Swipe for English 👉 Günde 1 kadın cinaye...
Swipe for English 👉 Günde 1 kadın cinayeti yaşanan bu ülkede kadın cinayetlerini önleyecek yükümlülükleri kaldırarak kadın cinayetlerinin politikliğini göstermektesiniz. Ne kadar ölmemiz lazım? Belli bir sayı var mı aklınızda? Kararı iptal edin ve İstanbul Sözleşmesi’ni olması gerektiği gibi uygulayın. #istanbulsözleşmesiyaşatır #kadıncinayetleripolitiktir Turkey withdrew from the Istanbul Convention. Istanbul Convention is a human rights treaty against violence against women. Turkey has 1 reported femicide per day. Withdrawing from Istanbul Convention is a life threatening decision for our country. We ask for this decision to be reversed. Istanbul Convention Saves Lives! #kadıncinayetleri #istanbulsözleşmesi #kadınaşiddetehayır
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, İstanbul Sözleşmesi'nin ne olduğunu ve önemini vurgulayan bir afiş görülüyor. Afişte, İstanbul Sözleşmesi'nin kadınlara yönelik şiddeti önlemeyi amaçlayan uluslararası bir insan hakları sözleşmesi olduğu belirtiliyor. Ayrıca, devletlerin bu konudaki yükümlülüklerini belirlediği de vurgulanıyor. Afişteki "İstanbul Sözleşmesi Yaşatır!" yazısı, sözleşmenin kadınların hayatlarını korumak için önemli olduğunu vurgulayan bir slogan. Fıkra yoktur, bu bir bilgi afişidir. Resimde "İstanbul Sözleşmesi Neden Yaşatır?" başlığı altında İstanbul Sözleşmesi'nin neden önemli olduğuna dair birkaç madde sıralanmış. Fıkranın espri unsuru, sözleşmenin neden yaşattığına dair maddeleri sıralaması ve bunların aslında yaşamı koruması için önemli unsurlar olmasına rağmen, sözleşmenin kaldırılmasını isteyen kişilerin yaşamı tehdit eden eylemlerden korktuğunu ima etmesinde yatıyor. Bu görsel, Türkiye'de kadın cinayetlerinin politik bir mesele olduğunu vurguluyor. Görselde "Kadın Cinayetleri Neden Politiktir?" sorusu soruluyor ve bunun cevabı olarak "İstanbul Sözleşmesi'ni feshetmek günde 1 kadın cinayeti yaşanan Türkiye'de kadın cinayetlerini önleyecek yükümlülükleri kaldırmak anlamına gelmektedir. Bu nedenle kadın cinayetleri politiktir" şeklinde bir açıklama veriliyor. Görseldeki espri, İstanbul Sözleşmesi'nin feshedilmesiyle kadın cinayetleri arasında bir ilişki kurması ve bu ilişkiden yola çıkarak kadın cinayetlerinin politik bir mesele olduğunu vurgulamasında yatmaktadır. Resimde, "İstanbul Sözleşmesi Yaşatır" yazısı defalarca tekrar edilmiş ve son satırda "İstanbul Sözleşmesi Yaşatır" yazısının yanına bir çay bardağı resmi eklenmiş. Şaka, "İstanbul Sözleşmesi Yaşatır" yazısı yerine "çay"ın koyularak sözleşmenin çay ile özdeşleştirilmesinden ve bu şekilde sözleşmeye olan desteğin çay içmekle bir tutulmasından kaynaklanıyor. Bu şekilde, sözleşmenin önemi küçümseniyor ve sözleşmeye karşı bir eleştiri yapılıyor. Resimde "Kadın Cinayetleri Politiktir" yazısı 9 kere tekrarlanmış. Her tekrarlanan cümle aynı font ve boyutta yazılıp, aynı mesafeyle yerleştirilmiş. Bu durum, cinayetleri normalleştirmeye ve ciddiye almamaya benzetiliyor. 9. cümlede, "Kadın Cinayetleri Politiktir" cümlesi tekrar edilirken, "politiktir" kısmına küçük bir çaydanlık işareti eklenmiş. Bu da, kadın cinayetlerine verilen tepkiler, çözümler veya yasal düzenlemelerin çaydanlıkta fırtına koparmaya benzetilerek, yetersizliğini, ciddiyetten uzak olduğunu ve çözümden uzak kaldığını göstermek amacıyla yapılmış bir görsel mizah örneğidir. **Şaka, kadın cinayetlerinin toplumumuzda her zaman tekrar eden, ama yeterince ciddiye alınmayan ve çözüm odaklı yaklaşımların olmadığını eleştiriyor.** Resimde "Istanbul Convention Saves Lives" ifadesi 10 kere tekrarlanmış. Son iki satırda "Lives" kelimesinin üzerine kahve fincanı resmi konmuş. Bu resim, İstanbul Sözleşmesi'nin bir metaforu olarak, toplumsal cinsiyet eşitliğini ve kadın haklarını koruduğu için 'hayat kurtarıcı' olduğunu ima ediyor. Kahve fincanı ise 'kahve içer gibi, kolayca içten içe yutulan bir konu gibi' sunulduğu algısını yaratıyor.


Başkan Biden’dan Türkiye’nin İstanbul Sö...
Başkan Biden’dan Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmesine ilişkin: “Hayal kırıklığına uğratıcı. Ülkeler kadınları koruyan uluslararası anlaşmaları reddetmek yerine, kadınlara karşı şiddete son verilmesine yönelik taahhütlerini güçlendirmek ve yenilemek için çalışmalı.”
Yapay zeka açıklaması

Başkan Biden’dan Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmesine ilişkin: “Hayal kırıklığına uğratıcı. Ülkeler kadınları...


AK Parti, 2011 yılında kendisinin önayak...
AK Parti, 2011 yılında kendisinin önayak olduğu, Avrupa Konseyi’ne sunduğu, 40 ülkeye imza attırdığı, 35’üne onaylattığı İstanbul Sözleşmesi’nden tarikat, cemaat ve dini çevrelerin ‘hassasiyeti’ üzerine çekildi. Dün TBMM kararıyla kabul edilmişti. Bugün bir kararnameyle çıkıldı.
Yapay zeka açıklaması

Resimde, 20 Mart 2021 tarihli Cumhurbaşkanı Kararı resmi gazetesi yer alıyor. Karar numarası 3718 olan bu karar, Türkiye Cumhuriyeti adına 11/5/2011 tarihinde imzalanan ve 10/2/2012 tarihli ve 2012/2816 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile onaylanan "Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi"nin Türkiye Cumhuriyeti bakımından feshedilmesine, 9 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 3 üncü maddesi gereğince karar verilmiştir. Resimde bir espri yok. Ancak, bu kararı esprili bir şekilde yorumlayabiliriz: "Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 3 üncü maddesi gereğince karar verilmiştir" cümlesi, aslında kararın nasıl verildiğini açıklamıyor. Bu nedenle, bu kararın neden 3 üncü maddesi gereğince verildiği, ve bu maddenin içeriğinin ne olduğu merak edilebilir. Espri, kararın neden bu şekilde verildiğini sorgulamak ve bunun bir açıklaması olmadığını ima etmektedir.


anil orkunoglu @kskobi Kızların maddi ma...
anil orkunoglu @kskobi Kızların maddi manevi ve aile baskısı yüzünden erkeklerinde cinsel ve temel ihtiyaçları için evlenilen bir dünyada ne kadın cinayetleri biter ne de muasır medeniyetler seviyesine ulaşırız. 18:37 · 13.11.2020 · Twitter Web App
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

https://t.co/xcxCkimLMk anil orkunoglu @kskobi Kızların maddi manevi ve aile baskısı yüzünden erkeklerinde cinsel ve temel...


#İstanbulSözleşmesi #AklınızdanBileGecirmeyin...
#İstanbulSözleşmesi #AklınızdanBileGecirmeyin
Yapay zeka açıklaması

Resimde "İstanbul Sözleşmesi Nasıl Korur?" sorusuna cevap veren bir karikatür var. Karikatürde, "İstanbul Sözleşmesi"nin kadını nasıl koruduğuna dair bir liste yer alıyor. Listede "ırk, renk, dil, din, siyasi veya başka tür görüş, ulusal veya sosyal köken, cinsel yönelim, cinsiyet kimliği, sağlık durumu, engellilik, göçmen veya mülteci statüsü veya başka bir statü nedeniyle ayrımcılık yapmaksızın korur." gibi maddeler yer alıyor. Karikatür, İstanbul Sözleşmesi'nin kadını tüm bu şeylerden koruduğunu göstererek sözleşmenin önemini vurgulamak amacıyla yapılmış. Karikatürdeki espri, kadının "İstanbul Sözleşmesi"nin onu koruduğu gerçeğini görerek bir gülümsemeyle bakması. Karikatürde, İstanbul Sözleşmesi'nin kadına sağlayacağı korumayı abartarak, onu güvende ve mutlu gösterebilecek tüm unsurların olduğunu anlatıyor. Resimde "İstanbul Sözleşmesi Kimden Korur?" yazıyor. Sözleşmenin altındaki metin eş, eski eş, baba, abinin, diğer aile bireylerinin, yakınımızdakilerin, patronun, öğretmenin, polisin, sokakta, çarşıda, toplu taşımada tanımadığımız erkeklerin şiddetinden ve tacizinden koruduğunu söylüyor. Resimde, sarı bir evde bir kadın ve kızı var. Evin önünde "Sözleşmesi Yaşatır" yazıyor. Şaka, İstanbul Sözleşmesi'nin şiddetten korumasına rağmen, şiddetin evde bile yaşandığına işaret ediyor.


Adalet arayan kadına gelince körleşiyors...
Adalet arayan kadına gelince körleşiyorsunuz. Teraziniz hep güçlüden yana adaletiniz erkek adaleti.

Nasıl bir sabaha uyandım Bir milleton me...
Nasıl bir sabaha uyandım Bir milleton medeniyetini ölçmek istiyorsanız kadınlarına nasıl muamele edildiğine bakınız. Mustafa...

Dil toplumu, toplum da dili şekillendiri...
Dil toplumu, toplum da dili şekillendirir. ✊ Eğer toplumda bir değişim görmek istiyorsak yarın buna dilimizi değiştirerek etkide bulunabiliriz. Bu amaçla dün @watsonsturkiye ile birlikte Clubhouse’da bir etkinlik gerçekleştirdik. Sizlerin de katılımıyla dilimizdeki cinsiyetçi kalıpları tartıştık. 😊 Yaptığımız konuşmadan geçen kalıpları ve üzerine yapılan yorumları bir içerik haline getirip paylaştık. Dilimizden başlayıp topluma yansıyacak güzel değişimleri görmek dileğiyle. Sevgiler ❤️ Kızını dövmeyen dizini döver içeriği görsel tasarımı için referans: @perihanciragoz #8mart #8martdünyakadınlargünü #dünyakadınlargünü #emekçikadınlar
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde "kız almak" ve "kız vermek" ifadelerinin üzeri çizili ve "Kadınlar alınıp verilmez" yazıyor. Bunun altında da "Evlilik iki tarafın anlaşmasıyla meydana gelmektedir, bir tarafın diğerine sahip olmasıyla değil." yazıyor. Bu görsel, kız almak ve kız vermek ifadelerinin kadınlara sahip olma anlamına geldiği geleneksel düşünceyi eleştiriyor. Evlilik bir sahiplik değil, iki tarafın anlaşmasıyla kurulan bir ilişki olarak vurgulanıyor. Resimde, "Kızını dövmeyen dizini döver" atasözünün bir parodisi görüyoruz. "Dövme" kelimesi çizili ve "dizini" kelimesi altta vurgulanmış. Bu durum, "Kızını dövmeyen, dizini döver" sözünün aslında "Kızını dövmeyen, dizini döver" değil de "Kızını dövmeyen dizini döver" şeklinde olması gerektiğini ima ediyor. Bu parodi, atasözünün çarpıtılması ve komik bir şekilde yorumlanmasıyla mizahi bir etki yaratıyor. Resimde, "bilim adamı" ve "iş adamı" ifadelerinin çizili olduğu ve "bilim insanı" ve "iş insanı" ifadelerinin altına çizildiği bir metin görüyoruz. Metin, çocukların "bilim adamı" kelimesini duyduklarında bilim ile uğraşan kişilerin "adam" olduğunu düşünmelerini normalleştirdiğini ve bu da kız çocuklarının bu alanlarda çalışmanın kendileri için sıra dışı olduğunu düşünmelerine ve bu alanlardaki katılımlarını azaltmalarına yol açabileceğini belirtiyor. Bu mizah, toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadınların bilim ve iş alanlarındaki temsilindeki sorunları ele alıyor. "Adam" kelimesinin kullanımı, bilim ve iş alanlarının erkeklere ait olduğu algısını güçlendiriyor ve bu da kız çocuklarının kendilerini bu alanlarda görmelerini engelliyor. Metin, bu algının yanlış olduğunu ve kız çocuklarının da bu alanlarda başarılı olabileceğini vurgulayarak, toplumsal cinsiyet kalıplarının kırılması gerektiğini gösteriyor.


Tebriklerinizin eyleme geçtiği bir yıl...
Tebriklerinizin eyleme geçtiği bir yıl olması dileğiyle. ✊ #8martdünyakadınlargünü Bu post'un fikrini @todasfridasoficial in paylaştığı aşagıdaki Portekizce makaleden aldık ve çevirerek ülkemiz için adapte ettik. Obrigado @todasfridasoficial por inspirar esse post ❤ #8mart #kadinlargünü #8martdünyakadinlargünü #emekçikadınlar
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, mor bir arka plan üzerinde beyaz yazı ile "Bugün bana çiçek alma lütfen." yazıyor. Yazının altında ise yine beyaz yazı ile "Toplum beni her gün vücudumla yargılarken, aldığım ya da verdiğim kiloların, selülitlerimin çetelesi tutulup ne giydiğime düşüncelerimden daha çok değer verilirken ses çıkar çiçek almak yerine." yazıyor. Resmin sağ tarafında ise mor bir yumruk ve çiçekler var. Bu resimdeki mizah, toplumun kadınları genellikle fiziksel görünüşlerine göre yargıladığı ve kendi değerlerini yeterince kabul etmediği gerçeğini ortaya koyuyor. "Çiçek almak" yerine kadınların ses çıkarmasını, kendi düşüncelerine ve haklarına değer verilmesini, vücutlarının dış görünüşünden çok içeriklerine odaklanılmasını çağrıştırıyor. Resimde, mor bir arka plan üzerinde beyaz fontla "Bugün bana çiçek alma lütfen. Ev işlerine ve çocuğu büyütmeye 'yardım' etmek yerine bunların ikimizin de işi olduğunu anlamaya çalış onun yerine bu Kadınlar Günü'nde." yazısı bulunuyor. Altta ise mor bir yumruk, çiçekler ve "TD" yazan bir fincan tasvir ediliyor. Resimdeki espri, kadınların Kadınlar Günü'nde çiçek almak yerine ev işleri ve çocuk bakımı konusunda eşitlik ve anlayış beklediği vurgulanarak yapılmış. Çiçek yerine, kadınların da erkeklerle eşit olarak ev işlerine ve çocuk yetiştirmeye katkıda bulunduğunun farkında olunmasını ve bu konuda birlikte çalışılması gerektiğini ima ediyor. Resimde mor bir arka plan üzerinde büyük beyaz puntolarla "Bugün bana çiçek alma lütfen." yazısı ve alt kısımda beyaz puntolarla "Tebriklerinin eyleme geçmesini istiyorum. İş yerinde her bir kadın terfi için göz ardı edildiğinde, hak ettiği değeri görmediğinde sesini çıkar bana çiçek almak yerine." yazısı bulunuyor. Sağ alt köşede mor bir yumruk ve çiçekler bulunuyor. Bu görsel, kadınların erkek meslektaşları kadar değer gördükleri ve terfi edildikleri bir toplum hayalini ifade eden bir şakadır. Resimde mor bir arka plana karşı beyaz yazı ile "Bugün bana çiçek alma lütfen." yazıyor. Altında ise kızıl ile "Kızlarımın, torunlarımın korkuyla yaşamadığı bir toplum için çalışmaya başlamanı istiyorum bugün." yazıyor. Resmin sağ tarafında ise mor bir yumruk, kadın sembolleri ve bir çay fincanı var. Bu görsel, kadınların çiçeklerle kutlandığı klasik bir erkeksi yaklaşımı eleştiriyor. Kadınlar için gerçek hediyelerin cinsiyet eşitliği ve toplumsal cinsiyet ayrımcılığının ortadan kaldırılması için mücadele etmek olduğunu vurguluyor. Fotoğrafta, mor bir arka plan üzerinde, "Bugün çiçek istemiyorum, ... istiyorum." yazan dört cümle bulunmaktadır. Her cümlede, "çiçek" yerine farklı bir şey istenmektedir: "saygı görmek", "özgürlük", "eşitlik", "yaşamak". Görselde bir de yumruk yapan mor bir el ve etrafında kadın sembolleri ile çiçekler yer almaktadır. Bu görsel, kadınların çiçeklerden ziyade özgürlük, eşitlik ve yaşama hakkı istediklerini sembolize etmektedir. Şaka, çiçeklerin kadınlara verilen geleneksel bir hediye olmasına rağmen, kadınların günümüzde çiçeklerden ziyade farklı şeylere ihtiyaç duydukları ve bunları talep ettikleri gerçeğinden kaynaklanmaktadır. Bu resimde, bir kadın yumruğunu havaya kaldırmış ve arkasında "Bugün çiçek istemiyorum, saygı istiyorum. Bugün çiçek istemiyorum, özgürlük istiyorum. Bugün çiçek istemiyorum, eşitlik istiyorum. Bugün çiçek istemiyorum, yaşamak istiyorum" yazıyor. Bu, kadınların çiçeklerle kutlama veya teselli yerine gerçek ve anlamlı değişiklikler talep ettiğini gösteren ironik bir espri. Çiçekler genellikle kadınlara hediye olarak verilerek, mücadelelerine ve ihtiyaçlarına duyarsız bir şekilde yaklaşılır.


Gizem @gizemcnblt16 “Türkiye'de kadın ol...
Gizem @gizemcnblt16 “Türkiye'de kadın olmak zor, ama kadın ölmek kolay.” #pinargultekin 13:48 · 21.07.2020 · Twitter for Android
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Gizem @gizemcnblt16 "Türkiye'de kadın olmak zor, ama kadın ölmek kolay." #pinargultekin 13:48 · 21.07.2020 · Twitter for Android...


Hayırlı cumalar
Hayırlı cumalar
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Hayırlı cumalar https://t.co/YMIbaT3kJK Kadınlar.çiçektir sovulmez dövülmez..kuran.dövün dese bile dövmem Allahım.kusura bakma...


MY BODY Tib se la come MY CHOICE
MY BODY Tib se la come MY CHOICE
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

MY BODY Tib se la come MY CHOICE Kaynak


Sen bu ülke için fazla iyisin dayı
Sen bu ülke için fazla iyisin dayı
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Sen bu ülke için fazla iyisin dayı https://t.co/r3KT3ply1c Mehmet Güler Kadınlar.çiçektir sovulmez dövülmez..kuran.dövün dese...


iyi geceler
iyi geceler
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde, Türk bilim insanı Prof. Dr. Aziz Sancar'ın, "Kızlar okuyun. Okumazsanız kolunuza takılan 3 bilezik, kocanızın ömür boyu ödeyeceği salon takımıyla övünen, çeyizi dünyadaki en değerli eşya sanan bireyler olursunuz. Dışarıda nehir gibi akan bir hayat varken siz o nehirdeki sabit kaya gibi sürekli aynı kalırsınız." sözlerinin olduğu bir Twitter paylaşımı görülüyor. Bu paylaşımdaki espri, kadınları evliliğe ve geleneksel cinsiyet rollerine hapseden, eğitimlerini ve kişisel gelişimlerini engellemeye çalışan bir düşünce biçimini eleştirerek, kadınların eğitim almaları ve kendi hayatlarını şekillendirebilmeleri gerektiğini savunuyor. "Kızlar okuyun. Okumazsanız..." cümlesi ile başlayan paylaşımdaki mizah, kadınları yalnızca evlilik ve maddi değerler üzerine odaklanmış bir hayat yaşamaya teşvik eden klişe düşünceleri ve kültürel normları alaycı bir şekilde ele alıyor.


Can Kanca @CanKancaa 1 g Şanslı bir azın...
Can Kanca @CanKancaa 1 g Şanslı bir azınlık dışında çoğumuzun annesi kendine ait bir hayali olmadan ömrünü geçirdi. Bunu düşündükçe isyan ediyorum. O 118 272.290 45,8B
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde Can Kanca'nın Twitter hesabından bir tweet görülüyor. Tweet'te, Can Kanca, çoğumuzun annesinin hayalli olmadan kendi hayatını yaşamadığını, şanslı bir azınlık dışında, annesinin hayatını kendi isteklerine göre yaşayamadığını belirtiyor. Bu durumun düşünülmesi gereken bir konu olduğunu ve isyan edilmesi gerektiğini ifade ediyor. Bu tweet'te, Can Kanca, toplumda çoğunluğun annelerinin kendilerini feda ederek çocukları için yaşadığını ve kendi hayatlarından fedakarlık yaptığını komik bir şekilde eleştiriyor. İnsanların annelerinin bu fedakarlıkları düşünürken isyan etmelerini önererek, annelerin de kendileri için yaşadıkları hayatların değerini fark etmelerini istiyor.


İçerik ekle

Template seç, yazını yaz, kepsi siteye gönder.

Keps yap →

💬 Son Yorumlar