İçerik ekle template seç, yaz, gönder
ilginçolaylar ile ilgili bulabildiğim postlar, videolar, karikatürler, resimler, tweetler, miimler

4 oğluna koyduğu isimle besmeleyi tamaml...
4 oğluna koyduğu isimle besmeleyi tamamladı 1 2 “BISMIL.. "LAHI,, Odemis, 8 (Hususi)-Kiran ilçesinde oturan 45 yar larında Ahmet Tanrısevsin adındaki bir sahsun, 4 oğluna ait isimleri yanyana okunduğunda "Bismillahirrahmanir rahim. kelimesi gelmektedir. 3 O "RAHMANI.. O "RAHIM.. Asien Yugoslavyalı olan Ahmet Tanrwevsin, çocuk rina, yaşamalart jein bir baba nasihati olarak bu isiml vermiştir. Coesklenmin en büyücü 8. en kürüzü ise yaşındadır.
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde 4 erkek çocuk oturmuş. Çocukların üzerinde 1, 2, 3 ve 4 numaraları var. Resmin altında ise çocukların isimleri "Bismil", "Lâhî", "Rahmânî" ve "Rahîm" yazıyor. Bu mizah, Ahmet Tanrıver'in 4 oğluna "Bismil", "Lâhî", "Rahmânî" ve "Rahîm" adını koymasını ele alıyor. Bu isimlerin bir araya getirilmesiyle "Bismillahirrahmanirrahim" ifadesinin oluşması nedeniyle ortaya çıkan komik bir durum var. **Kısaca:** Ahmet Tanrıver 4 oğluna "Bismil", "Lâhî", "Rahmânî" ve "Rahîm" adını koymuş. Bu isimler, bir araya getirildiğinde "Bismillahirrahmanirrahim" ifadesini oluşturuyor.


DarkWeb Haber DARK WEE@Darkwebhaber Slov...
DarkWeb Haber DARK WEE@Darkwebhaber Slovakya'da bir kadın, benzin istasyonunu soymaya gelen adama oral s*ks yaparak dikkatini dağıttı ve soyguncunun polis gelene kadar olay yerinden ayrılmasına engel oldu.
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

DarkWeb Haber DARK WEE@Darkwebhaber Slovakya'da bir kadın, benzin istasyonunu soymaya gelen adama oral s*ks yaparak dikkatini...


Demet Evgar, bugün önce dudağını arı sok...
Demet Evgar, bugün önce dudağını arı soktuğunu, soktuktan 15 dakika sonrasında merdivenlerden yuvarlandığını, daha sonra dudağını sokan arının terliğinin içine girdiğinden terliği giyince bu kez de ayağının üstünü soktuğunu ve şu an hastanede olduğunu açıkladı.
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta Demet Evgar'ın yüzü görülebiliyor. Fotoğrafın altındaki yazı ise, Demet Evgar'ın bir arı tarafından sokulduğunu ve bu durumdan dolayı hastaneye kaldırıldığını söylüyor. Yazıda, arının dudaklarını soktuktan 15 dakika sonra merdivenlerden yuvarlandığı ve daha sonra da arı tarafından sokulduğu belirtilerek arı sokmasının acısını ve etkilerini abartılı bir şekilde anlatıyor. Bu espri, arı sokmasının acı verici bir deneyim olmasına rağmen, Demet Evgar'ın yaşadığı olayı abartılı ve komik bir şekilde anlatmasıyla oluşuyor.


Bazı kahramanlar pelerin takmaz
Bazı kahramanlar pelerin takmaz
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Bazı kahramanlar pelerin takmaz https://t.co/T5eVG4q56Z DarkWeb Haber DARK WEB @Darkwebhaber HABER Slovakya'da bir kadın,...


Daha romantik çok az şey gördüm · T24 T2...
Daha romantik çok az şey gördüm · T24 T24 El ele tutuşarak hırsızlığa giden çift, yakalandı bet bet Git
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta el ele yürüyen bir çift var. Erkek beyaz bir tişört giyerken, kız siyah bir tişört giyiyor. Altlarında ise mavi pantolonlar var. Bu fotoğrafın altında "El ele tutuşarak hırsızlığa giden çift, yakalandı" yazıyor. Şaka, çiftin el ele yürürken hırsızlık yapması ve yakalanması durumuna gönderme yapıyor. Bu, hırsızlığın birlikte yapıldığını ve yakalanmanın da kaçınılmaz olduğunu ima ediyor.


T @trgtoztrkk-1g Sincabın akşam işten ge...
T @trgtoztrkk-1g Sincabın akşam işten gelince geçirdiği cinneti izlemek isterdim. Evreni Merak Ediyoruz @evren…. 2 g Kaliforniya'da kapsama alanı düşen vericinin bakımı için gelen teknisyenler bu ilginç manzara ile karşılaşıyor. Kışa hazırlık yapan bir sincap, verici antenin içine 150 kilo meşe palamudu depolamış. INCICAPS …
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta bir kamyonun üzerine yığılmış bir sürü fındık ve bir fındık toplarken yakalanmış bir sincap görülüyor. Bu, sincapın verici anteninin içine 150 kilo fındık depoladığı, hızlı bir şekilde hazırlandığı ve bunun manzarayla nasıl başa çıktığı üzerine yapılan bir mizah. Fındıkların bir antenin içine konulmasının pratik olmadığını, çünkü bu anten sinyal göndermesini engelleyebilir. Ayrıca, 150 kilo fındığı bir sincap taşıyamaz. Bu durum, sincapın antene fındık yığmış olması ve "hızlı bir şekilde hazırlanması" fikrinin komik bir abartı olduğunu gösteriyor.


İlginç bir hikaye ile geldimm🤔Keyifli ok...
İlginç bir hikaye ile geldimm🤔Keyifli okumalar 👋🏻
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta iki ikiz kardeş, ayrı ayrı kişiler olarak duruyor. Birbirlerinden habersiz yıllarca farklı hayatlar yaşamışlar ve tesadüfen büyüdüklerinde karşılaşmışlar. Bu, onları "Jim Twins" olarak tanıtan bir şaka. Şaka, ikizlerin aynı isimle "Jim Twins" olarak bilinmeleri ve farklı ailelere verilmelerine rağmen aynı isimleri taşımalarına dayanıyor. Ancak, bu ikizlerin hayatlarını farklı isimlerle yaşamış olmaları ve tesadüfen büyüdüklerinde tanışmış olmaları, orijinal isimleri "Jim Twins" olmasa bile, "Jim Twins" olarak anılmalarına neden oluyor. Fotoğrafta üç kişi görünüyor: iki erkek ve bir kadın. Erkeklerin her ikisinin de yüzlerinde geniş bir gülümseme var. Kadın da mutlu görünüyor ancak yüzü biraz bulanık. Fotoğrafın altındaki yazı, iki erkeğin kardeş olduğunu ancak birbirlerini 30 yaşına kadar tanımadıklarını anlatıyor. İronik olan şu ki, her ikisi de köpeklerine "Jim" adını vermişler. Bu da onların "gerçekten de kardeş" olduğunu gösteriyor. Bu durum, iki erkeğin kendi isimlerinden çok "köpeklerinin" onlara benzer olduğunu komik bir şekilde gösteren bir şaka. Fotoğrafta iki adam yan yana durmuş gülümsüyor. Altında, iki adamın hayatlarının oldukça benzer olduğunu, aynı isimli eşleri, aynı isimli oğulları, aynı marka araç kullandıkları, aynı eyalette şeriflik yaptıkları, uzun yıllar aynı yerde tatil yaptıkları ve aynı hastalıktan aynı gün öldükleri belirtiliyor. Bu durum, iki adamın birbirlerinin ikizleri olabileceği düşüncesini akla getiriyor. Fotoğraftaki espri, iki adamın olağanüstü benzerliklerinin, adeta ikiz gibi olmalarının, ironik bir şekilde tesadüflere bağlanmasıyla ortaya çıkıyor. Bu tesadüflerin, aslında iki adamın ikiz olma ihtimalini güçlendirdiğini, ancak bunu açıkça belirtmeden "siz bilin diye" sözleriyle okuyucuya bırakmasıyla espriyi daha da güçlendiriyor.


uçarken hindistana mı uğradın be koçero 😔...
uçarken hindistana mı uğradın be koçero 😔
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta turuncuya boyanmış bir martı görülüyor. Tweet'in konusu, martının turuncu olmasının sebebinin köri sosuna bulanmış olması. Tweet'te, martının İngiltere'de bulunup hastaneye götürüldüğü ve kimliğinin köri sosuna bulanmış bir martı olduğu belirtiliyor. Bu tweet, bir haberin mizah yoluyla yorumlanması ve güldürü unsuru katması için kullanılmış.


18 Yıl Boyunca Havaalanında Yaşayan Adam...
18 Yıl Boyunca Havaalanında Yaşayan Adamın Filmlere Konu Olan İnanılmaz Öyküsünü sizler için derlemeye çalıştım.Detaylar için yana kaydırın. Daha fazla hikaye,bilgi ve haber için bizi takip edip beğenmeyi unutmayın; @sizbilindiye
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde, büyük ihtimalle İran'ın eski cumhurbaşkanı Muhammed Hatemi, bir havalimanında bir masada oturmuş. Elinde bir pipo var ve sigara içiyor. Bu fotoğrafın esprili yanı, Muhammed Hatemi'nin 2006 yılında hastaneye kaldırılması ve zorla havalimanından çıkmasıyla ilgili bir olayı anımsatıyor. Bu olay, Hatemi'nin politik olarak çok zorlu bir döneminde yaşanmış ve o zamanlarda "İran'ın liderlerinin hastaneye gitmek için bile özel izin almaları gerektiği" şeklinde yorumlanmıştı. Fotoğraf bu olaya gönderme yaparak Hatemi'nin bir havalimanında rahatça oturmasını ve pipo içmesini "garip" bir durum olarak gösteriyor. Fotoğrafta, bir havalimanında oturan ve kitap okuyan bir adam görülüyor. Adamın üstünde yazan yazıya göre, adam havalimanında kalmaktan mutlu ve gitmek istemiyor. Bu durum, genellikle insanların havalimanlarında sıkılıp gitmek istedikleri bir yer olarak düşünülmesiyle çelişiyor ve bir mizah yaratıyor. Fotoğrafta, havalimanında bir adam oturmuş, sigara içiyor. Adamın düşünceli bakışları ve etrafındaki boşluk, havalimanında sıkışıp kaldığını ve dışarı çıkamadığını gösteriyor. Aşağıdaki yazıda da adamın havalimanında uzun süre kalmasının, dışarı çıkmak için izin alamaması ve Fransız sınırları içinde kalmasının zorluğundan bahsediliyor. Bu fotoğrafın mizahı, adamın havalimanından çıkamayacağını düşünmesinden ve buna bağlı olarak yaşadığı sıkıntıdan geliyor. Adamın bu durumda olması, havalimanının dışarı çıkışının çok zor ve sıkıntılı bir süreç olduğunu ironik bir şekilde gösteriyor. Fotoğrafta, havalimanında oturan ve sigara içen bir adam var. Adamın yanında bir masa ve üzerinde bir bavul var. Fotoğrafın altındaki yazı, adamın sahte belgeler nedeniyle havalimanında mahsur kaldığını ve bu durumun havalimanı çalışanlarını çileden çıkardığını anlatıyor. **Şaka:** Adam, sahte belgeler kullanarak havalimanından kaçmaya çalışıyor. Ancak planı ters gidiyor ve belgelerin sahte olduğu ortaya çıkıyor. Adam, havalimanında mahsur kalıyor ve havalimanı çalışanlarını çileden çıkarıyor. Fotoğrafta bir havaalanında oturan ve bir pipo içen bir adam görülüyor. Adamın yanında da açık bir bavul var. Fıkra, havaalanlarının uluslararası sınır olarak kabul edilmediği, yani bir ülkeden başka bir ülkeye geçmek için vize gibi bir belgeye gerek olmadığı üzerine kurulu. Adamın havaalanında mahsur kaldığını ve orada ufak tefek işler yaparak geçimini sağlamaya çalıştığını söylüyor. Fıkranın komik yanı, adamın havaalanında mahsur kaldığı ve geçimini sağlamaya çalıştığı düşüncesiyle, havaalanının aslında bir sınır olmadığı ve herhangi bir belgeye ihtiyaç duyulmadığı arasındaki çelişki. Resimde bir havalimanında oturan bir adam görülüyor. Adam, ellerinde bir dosya ile havalimanında beklerken, alaycı bir şekilde "Christian'ın uzun süren çalışmalarından sonra sonunda bir çözüm yolu buldu. Nasser'in mülteci olduğunu gösteren yeni belgeler alması için, kendisinin direkt olarak Belçika'ya gitmesi gerekiyordu ama havalanından da yasal olarak ayrılması mümkün değildi. Ufacık bir hata 7 yıla mal oldu. Christian Bourguet on yıldan fazla süren uğraşları sonucu 1999 yılında, Belçika'yı Nasser'iye gerekli olan belgeleri göndermeye ikna etti." şeklinde bir açıklama yazmış. Fıkra, Naser'in Belçika'ya gitmek için yıllarca uğraştığı, ama havalimanından ayrılamadığı, çünkü gerekli belgelerin hala tam olarak hazırlanmadığı ve bu durumun Christian Bourguet'in uğraşmaları yüzünden 7 yıl sürdüğü düşüncesine dayanıyor. Bu durum, aslında Naser'in Belçika'ya girişini onaylayan belgelerin 7 yıldır hazır olduğunu ve Christian'ın bu belgeleri bulup Naser'e vermesi üzerine, Naser'in artık havalimanından ayrılabileceği gerçeğinin alaycı bir şekilde anlatımına dayanmaktadır. Fotoğrafta, Tom Hanks'in oynadığı "The Terminal" filminde yer alan gerçek bir hikaye anlatılıyor. Hikaye, havalimanında 18 yıl boyunca mahsur kalan Naser'i konu alıyor. Fotoğrafta gördüğümüz Naser, o yıllarda havalimanında yaşadığı süreç boyunca para biriktirmiş ve sonunda İngiliz vatandaşlığı alarak istediği hayata kavuşmuş. Fotoğrafta, Naser'in yerde bir bavul üzerine oturarak, yanındaki masada bir bardak kahve ile dinlendiğini görüyoruz. Bu durum, Naser'in yıllarca havalimanında yaşadığına ve artık rahat bir yaşam sürüyor olmasına dair bir ironi yaratıyor. Fotoğrafta, bir havalimanında oturan bir adam görülüyor. Adam, yanındaki masada duran bir bavul ve piposu ile "Sizi bilmiyorum" ifadesini kullanarak, kendisini tanımadığını ima ediyor. Fıkra ise, adamın kim olduğunu bilmeyenlerin çoğunlukla "Sizi bilmiyorum" diyerek tepki verdiğini, oysa adamın kim olduğunu bilmeyenlerin çoğunlukla "Sizi bilmiyorum" diyerek tepki verdiğini göstererek, insanları tanımamak konusunda şaka yapıyor. Fotoğrafta, Charles de Gaulle Havaalanı'nda bekleyen ve sigara içen bir adam görüyoruz. Adamın altına bir yazı yerleştirilmiş. Yazıda, adamın 1988 yılında Fransa'ya gitmeye karar verdiği ve uçak biletlerini aldığı, ancak Charles de Gaulle Havaalanı'na gittiğinde mülteci olduğunu belgeleyecek evraklarını bulamadığı ve bu yüzden başka bir ülkeye giremeyeceği veya Fransa'dan çıkamayacağı belirtiliyor. Bu, adamın Fransa'da sıkışıp kaldığını ima eden bir mizah örneği. Adamın durumunun mülteci olmasına benzemesi ve havaalanında bekliyor olması mizahı güçlendiriyor.


İlginç bir hikaye ile geldimm🤔Keyifli ok...
İlginç bir hikaye ile geldimm🤔Keyifli okumalar 👋🏻
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta iki ayrı erkek görüyoruz. Erkeklerin isimleri Jim Twins. İkisi de aynı gün, aynı saatte doğmuş, ama farklı ailelere evlatlık verilmişler. Yıllar sonra, birbirlerini bulmuşlar ve aynı mesleği yapmaya başlamışlar. Aynı isimleri olmasına rağmen hayatlarının benzer olması tesadüf değil. İki erkek birbirine çok benzese de, aslında ikiz değiller. Yani fotoğraftaki espri ikiz oldukları sanılan erkeklerin aslında ikiz olmamaları. Fotoğrafta iki erkek ve bir kadın var. Erkekler birbirine benziyor ve gülümsüyorlar. Kadın ise şaşkın bir ifadeyle bakıyor. Şaka şu: Erkekler 30 yıl boyunca kardeş olduklarını bilmeden büyümüşler. Daha sonra kardeş olduklarını öğrendiklerinde, her ikisinin de köpeğine "Jim" adını koyduklarını ve her ikisinin de köpeğine "Toy" adını verdiklerini fark etmişler. Resimde iki erkek aynı pozu veriyor. Erkeklerin isimleri, eşlerinin isimleri, çocuklarının isimleri, yaşadıkları eyaletler, kullandıkları araba markaları ve hatta öldükleri hastalık ve tarih aynı. Bu, bir tür internet "komplo teorisi" mizahıdır. Resimdeki her şey "aynı" ama gerçekte bu iki kişi birbirini tanımıyor. Bu fotoğraf, "sizbillindiye" isimli bir Instagram sayfasından alındı. Bu sayfada, genellikle olağan dışı olayları veya komplo teorilerini paylaşan fotoğraflar yayınlanır. Fotoğrafta üç kişi var. Ortadaki adam, solundaki kadına bakıyor. Sağındaki adam ise ortadaki adama bakıyor. Fotoğrafın altında, "İkisi de okuldayken matematik ve marangozluk derslerini çok severken yazım derslerinden nefret ediyormuş. İkisi de marangozluk işi ile uğraşıyor. İkisi de birayı çok seviyor ve sigara tiryakisi. Hatta içtikleri sigara markası bile aynı. İkisi de iki defa evlenmiş." yazıyor. Fıkra, iki adamın aynı kişi olduğunu ancak fotoğraftaki pozisyonları ve bakış yönleri nedeniyle farklı kişiler gibi görünmesini sağlıyor.


Her an her şey olabilir…
Her an her şey olabilir…
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Bu resimde "Bu içerik Tumblr'ın topluluk kurallarını ihlal ettiği için kaldırıldı" yazan bir mesaj var. Bu mesaj Tumblr'ın içerikleri kullanıcılarının gönderilerinde herhangi bir sebep göstermeden kaldırdığı durumlarda kullanılan bir mesajdır. Bununla ilgili bir şaka yapmak mümkün değildir.


- Adaletimle geldim + Ne koydun lan kafana?...
- Adaletimle geldim + Ne koydun lan kafana?
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta "SON DAKİKA" başlığı altında, kırmızı bir zemin üzerine beyaz harflerle yazılmış "SON DAKİKA" ibaresi var. Bunun altına "Bakırköy Adliye'sine baltayla geldi! "Adaletimle geldim" dedi" yazıyor. Bu, Türkçede "Adalete baltayla gelmek" deyiminin bir göndermesidir. Bu deyim, adaleti kendi ellerine almaya çalışan, kanun dışı yollardan bir çözüm aramaya çalışan kişileri ifade eder. Fotoğraftaki haberde, "Bakırköy Adliye'sine baltayla gelen kişi"nin adalet arayışı için bu yöntemi tercih etmesi, ironik bir şekilde anlatılmış. Görseldeki mizah, "adalet arayışı" ile "baltayla girmek" gibi iki zıt kavramı bir araya getirmesiyle ortaya çıkıyor. Bu durum, okuyucunun gülümsemesine ve haberi daha ilgi çekici bulmasına yol açıyor.


yeni char açtı belki adam ne tutukluyors...
yeni char açtı belki adam ne tutukluyorsunuz hemen 😡
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Bu fotoğrafta üç farklı sahne var. İlk sahnede çıplak bir adam sokakta yürüyor. İkinci sahnede bir adam, çıplak bir adamı takip ediyor. Üçüncü sahnede ise çıplak adam, bir başkası tarafından takip ediliyor. Şaka, çıplak adamın sokakta rahatça yürümesi ve insanların onu fark etmemesi veya umurunda olmaması. Bu, Türk toplumunda alışılmadık bir durum ve komik bir gözlem olarak sunuluyor.


18 Yıl Boyunca Havaalanında Yaşayan Adam...
18 Yıl Boyunca Havaalanında Yaşayan Adamın Filmlere Konu Olan İnanılmaz Öyküsünü sizler için derlemeye çalıştım.Detaylar için yana kaydırın. Daha fazla hikaye,bilgi ve haber için bizi takip edip beğenmeyi unutmayın; @sizbilindiye
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, havalimanında oturan ve bir pipo içen bir adam görülüyor. Adamın havalimanında oturmasına rağmen, yüzündeki ifadeden anlaşılıyor ki oldukça mutsuz. Şaka, Naserî'nin havalimanından çıkıp, aslında "insanların içinde bulunduğu durumu, siyasi sistem içerisine sıkışmış hayatları" gördüğü için mutlu olduğunu ima ediyor. Yani, aslında havalimanından çıkmakla, gerçek dünyadaki sorunlardan kurtulmak ve gerçekten özgür olmak istediğini anlatıyor. Fotoğrafta bir havalimanı bekleme salonunda oturan bir adam görüyoruz. Adam, havalimanında kalmaktan mutlu gözüküyor ve gitmek istemiyor gibi duruyor. Adamın havalimanında kaldığı süre içerisinde tuvaletlerde yıkanıp ihtiyaçlarını giderdiğini, etraftaki insanları izlediğini ve bol bol kitap okuduğunu yazıyor. Fıkra, adama havalimanında yaşamayı benimsemiş gibi göstererek ironik bir şekilde anlatılıyor. Adam, havalimanı bekleme salonunda kalmak yerine başka bir yere gitmek istemediği için, adeta havalimanını evine dönüştürmüş ve orada hayatını sürdürüyor. Fotoğrafta, havalimanında bir adam oturmuş, düşünceli bir şekilde uzaklara bakıyor. Adamın yanında bir de sigara kutusu ve bir çakmak var. Adam, havalimanından çıkamayacağını düşünmeye başlamış ve bu kapalı alandan çıkıp temiz hava almak bile çok uzak bir düşünceymiş. Şaka, adamın havalimanından çıkamayacağını düşünmesiyle ilgili. Adamın uzun süre havalimanında kalmış olduğu ve artık bu durumun normalleştiği ima ediliyor. Ayrıca, havalimanından çıkmak için mücadele etmediği de ima ediliyor. Bu durum, havalimanının çok sıkıcı olduğunu ve adamın burada mahsur kaldığını ima ediyor. Resimde, büyük bir havalimanında bir adamın tek başına oturduğu görülüyor. Resmin altındaki yazıda ise, adamın sahte belgelerle havalimanına geldiği ve belgelerin sahte olduğunun anlaşılmasından sonra havalimanından ayrılamaması ve havalimanında kalmaya devam etmesi anlatılıyor. Adamın havalimanında kalmasının sebebi ise, sahte belgeleri teslim eden kişilerden biri olduğunu ve onlarla iletişime geçebilmek için havalimanında beklemesi gerektiği olarak yorumlanabilir. Eserin esprili yanı, adamın havalimanında kaldığı ve bu durumun nedeninin belgelerin sahteliği olduğu anlamına geliyor. Bu da adamın aslında havalimanında bekleyen kişilerden biri olduğunu ve havalimanından ayrılmak istemediğini ima ediyor. Resimde bir havaalanında oturan bir adam görülüyor. Adam sigara içiyor ve etrafında boş koltuklar var. Fotoğrafın altındaki yazı ise adamın havaalanında mahsur kaldığını ve Fransızca bilmediği için ufak tefek işlerle geçimini sağlamaya çalıştığını anlatıyor. Fıkra, havaalanlarının uluslararası alan olarak kabul edildiği ve herhangi bir ülkenin sınırını oluşturmadığı gerçeğine dayanıyor. Adam havaalanında mahsur kalmış gibi görünse de, aslında istediği zaman havalanından ayrılabilir. Ancak Fransızca bilmediği için bunu yapamayacağını düşünüyor. Fotoğrafta bir havaalanında bir adam oturarak pipolu bir şekilde oturuyor ve karşısında bir masa var. Masa üzerinde de bir evrak çantası duruyor. Resimdeki mizah, bir adamın, bir ülkeye kaçışını kanıtlayan belgelerin, kaçmak istediği ülkeye verilmesi gereken belgelerin, tam olarak o ülkeye gitmek için gerekli belgeler olmasından kaynaklanıyor. Bu durum, adamın kendisini oldukça garip ve çaresiz hissetmesine ve ne yapacağını bilememesine neden oluyor. Resimde "Terminal" filminde oynayan Tom Hanks'i andıran bir adam görülüyor. Adam, bir havaalanında, terminalin bekleme salonunda oturmuş ve bir kitap okuyor. Bu fotoğraf, Tom Hanks'in "Terminal" filmindeki karakteri ile benzerlik kurulması için paylaşıldığı için komik. Filmde Tom Hanks, ülkesinde siyasi bir darbe olması nedeniyle, yeni bir ülkeye gitmeye çalışırken, pasaportsuz kalır ve havaalanının terminalinde mahsur kalır. Fotoğrafta görülen adamın bu durumla bağlantılı olduğu düşünüldüğünde, fotoğrafa eklenen yazı da "Tüm bunlar eşi benzeri olmayan bir maceraya dönüştü... Nasseı'nın hikayesi havaalanında 18 yıl boyunca yaşadığı hayati ilham alan "The Terminal" adlı filmin de konusu olarak piyasaya sürüldü." şeklinde. Bu yazı ile, fotoğraflardaki adamın "Terminal" filminin karakteri ile ilişkilendirilmesi, insanlara esprili bir şekilde "The Terminal" filmini hatırlatmaya çalışıyor. Fotoğrafta bir adam havalimanında oturmuş ve sigara içiyor. Adamın ağzından çıkan duman "sizbilindiye" yazısı oluşturmuş. Resmin altındaki yazı ise, adamın memleketinde yaşadığı durumu anlatarak yardım istediğini ve Avrupa'da kendisine siyasi sığınma hakkı verecek bir ülke aradığını söylüyor. Şaka, adamın "sizbilindiye" der gibi duruyor ve bunun "siz bilin diye" anlamına gelmesi, yani adamın durumunu ve yardım talebini anlattığını gösteriyor. Fotoğrafta, Fransız aktör ve komedyen Louis de Funès, Charles de Gaulle Havalimanı'nda bekleme alanında oturuyor. Resmin altında yazan metin, Louis de Funès'in 1988 yılında Fransa'dan İngiltere'ye gitmeye karar verdiğini, uçak biletlerini aldığını, ancak havalimanına gittiğinde mülteci olduğunu kanıtlayan evraklarını bulamadığını anlatıyor. Bu durumun, Louis de Funès'in kimliğiyle ilgili bir şaka olarak yorumlanabileceğini söyleyebiliriz. Çünkü onun Fransız bir aktör olduğunu herkes biliyor ve mülteci olduğunu iddia etmesi çok komik bir durum. Ayrıca, onun bu şekilde zor durumda kalması, karakterine özgü bir mizah unsuru olarak algılanabiliyor.


gerçeği öğrenince çok üzüldüler 😔
gerçeği öğrenince çok üzüldüler 😔
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, Endonezya'da kıyıya vuran bir şşme kadın, köylüler tarafından melek sanılmış ve giysileri ile başörtüsü ile örtülmüş. Köylüler daha sonra kadınının şşme olduğunu öğrenince çok üzüldüler. Bu haberdeki ironi, köylülerin bir şşme kadını melek sanmalarında yatıyor. Bu durum, insanın saflığını ve kolayca kandırılabilmesini vurguluyor.


Allah analı babalı sevgilili büyütsün · ...
Allah analı babalı sevgilili büyütsün · Eşiyle sevgilisi aynı gün doğurdu Esi Hülya A Nazım A. Sevgilisi GIL
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta bir gazete başlığı ve üç kişinin fotoğrafı var. Başlık "Eşiyle sevgilisi aynı gün doğurdu" şeklinde. Şaka, eşinin ve sevgilisinin aynı gün doğum yapmış olmasında yatıyor. Bu durum, adamın hem karısına hem de sevgilisine aynı gün baba olmuş olması anlamına geliyor ve ironik bir şekilde sunuluyor. **Türkçe Açıklama:** Fotoğrafta, "Eşiyle sevgilisi aynı gün doğurdu" başlığını taşıyan bir gazete manşeti ve üç kişinin fotoğrafları yer alıyor. Şaka, adamın eşinin ve sevgilisinin aynı gün doğum yapmış olmasında yatıyor. Bu, adamın hem karısına hem de sevgilisine aynı gün baba olmuş olması anlamına geliyor ve ironik bir şekilde sunuluyor.


18 Yıl Boyunca Havaalanında Yaşayan Adam...
18 Yıl Boyunca Havaalanında Yaşayan Adamın Filmlere Konu Olan İnanılmaz Öyküsünü sizler için derlemeye çalıştım.Detaylar için yana kaydırın. Daha fazla hikaye,bilgi ve haber için bizi takip edip beğenmeyi unutmayın; @sizbilindiye
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde bir havalimanında oturan Naser adlı bir adamı görüyoruz. Naser havalimanından çıkmak için zorunda kalmış ve bu durum oldukça komik görünüyor. Fotoğrafta kullanılan "Siz bilindiye" ifadesi, Naser'in havalimanından zorla çıkmak zorunda kaldığı durumu vurguluyor. Bu ifade, Türkçede bir durumun çok aşırı olduğunu ve herkesin bildiği bir gerçek olduğunu ima etmek için kullanılır. Bu nedenle fotoğraftaki espri, Naser'in havalimanından çıkmak için zorunda kalmasının, bir kişinin yaşadığı zorlukları ifade etmek için kullanılan bir klişe haline gelmiş olmasıdır. Fotoğrafta, bir havalimanında bir adamın bir masada oturmuş, bir kitap okuduğu ve bir pipo içtiği görülüyor. Yazıda adamın, havalimanında kalmaktan oldukça mutlu olduğu ve gitmek istemediği belirtiliyor. Bunun nedeni, havalimanında sürekli McDonald's'ta yemek yiyerek hayatını sürdürdüğü, ihtiyaçlarını tuvaletlerde giderdiği ve havalimanında dolaşarak insanları izlediği ve kitap okuduğu için. Bu durum, havalimanında sürekli olarak yaşayan bir adamın mizahını ortaya koymaktadır. Fotoğrafta, modern bir havaalanında bir adam oturmuş sigara içiyor. Adamın çevresinde, insanlara benzeyen ancak insan olmayan bazı varlıklar bulunuyor. Fıkra, adamın havaalanında çok uzun süre kaldığı ve artık dışarı çıkamayacağına karar verdiği üzerine kurulu. Bu durum, adamın içinde bulunduğu yerin aslında bir hapishane olduğunu gösteriyor. Ancak, adamın çevresindeki varlıklar insan gibi görünmüyor, bu da adamın aslında bir uzaylı olduğu ve hapishane olarak gördüğü yerin aslında Dünya gezegeni olduğu fikrini ortaya çıkarıyor. Kısacası fıkra, insanın kendi algısının yanıltıcı olabileceğini ve aslında hapishanede olabileceğini ama bunu fark edemediğini gösteriyor. Resimde, açık bir havalimanında kırmızı bir masanın etrafında oturan ve sigara içen bir adam görülüyor. Görüntüde, adamın belçikalı yetkililere sahte belgeler yolladığı ve bu nedenle havalimanında sıkışıp kaldığı anlatılıyor. Adamın sahte belgeler gönderdiğini fark eden yetkililerin onu havalimanında uzun süre tutması da espriyi oluşturuyor. Fotoğrafta bir havaalanında oturmuş sigara içen bir adam var. Adamın üzerindeki yazı "Havaalanları uluslararası alan olarak kabul edildiği için herhangi bir ülke sınırı olarak tanımlanmaz. Bu yüzden havaalanında yaşamak veya orada bulunabilmek için herhangi bir belgeye ihtiyacınız yok. Nassiri, tek bir kelime bile Fransızca bilmiyordu ve havaalanında resmen mahsur kaldı. 1 gün 2 gün geçti derken ufak tefek işler yaparak havaalanında geçimini sağlamaya çalışıyordu." diye okunuyor. Şaka, havaalanlarının uluslararası alanda kabul edildiğini ve herhangi bir ülkenin sınırlarını temsil etmediğini, bu nedenle havaalanında yaşamak veya kalmak için herhangi bir belgeye ihtiyaç duyulmadığını ima ediyor. Adamın Fransızca bilmemesi ve havaalanında mahsur kalması, onun bir havaalanında yaşayabileceği fikrini komik bir şekilde vurgulamaktadır. Fotoğrafta havalimanında oturan bir adam görüyoruz. Adam elinde bir pipoyla sakin bir şekilde oturuyor. Alttaki yazı ise adamın uzun yıllar süren çabalarının sonucunda mülteci olduğunu kanıtlayan belgeleri alabildiğini anlatıyor. Ancak adamın Belçika'ya gitmek için havaalanından ayrılamaması, bu belgeleri 7 yıl boyunca alabilmek için gereken uzun mücadeleye rağmen, küçük bir hatadan dolayı yine de mümkün olmamış. Bu durum "çabalarının boşa gitmesi" anlamına geliyor ve yazar bunu ironik bir şekilde "küçük bir hata 7 yıl mal oldu" diyerek ifade ediyor. Kısacası şaka, adamın 7 yıl boyunca yaptığı tüm çabalara rağmen, ufak bir hatadan dolayı hedeflerine ulaşamaması ve bu durumun ironikliği üzerine kurulu. Fotoğrafta, İranlı bir akademisyen ve muhalif olan Mehran Karimi Nasseri'nin Londra'daki Heathrow Havaalanı'nda oturmuş bir şekilde görüyoruz. Nasseri, 1973'te İngiltere'de Bradford Üniversitesi'nde okuyordu. O zamanlar İran Şahı'na karşı öğrenci protestolarına katılmıştı. 1977'de İran'a geri dönmüştü ama İran Devrimi'nden sonra ülkesine geri dönememişti. Nasseri'nin uzun yıllar havaalanında yaşamasının nedeni ise pasaportunun kaybolmasıydı. Fotoğraftaki espri, Nasseri'nin Heathrow Havaalanı'nda oturmuş olmasından ve "sizbillindiye" (sözlükte "sizi bilmiyorum" anlamına gelen bir cümle) yazısından geliyor. Nasseri, havaalanında uzun yıllar geçirdiği için, insanların onu artık tanımadığını ve "sizbillindiye" dediği anlamına geliyor. Fotoğrafta, bir adam havalimanında bir masanın üzerinde oturmuş, elinde bir pipoyla düşünceli bir şekilde bakıyor. Fotoğrafın altında da, adamın yaşadığı zorlukları ve bunun üzerine aldığı kararı anlatan bir açıklama var. Bu fotoğrafın esprili yanı, adamın yaşadığı zorluklara rağmen, çok rahat ve sakin bir şekilde düşünüyormuş gibi görünmesi. Bu durum, insanların gerçek hayatta karşılaştıkları zorluklar karşısında çoğu zaman gösterdikleri tavırlarla da ironik bir şekilde örtüşüyor. Bir başka espri unsuru da, adamın pipo içmesi. Pipo içmek, genellikle düşünüyor ve çözüm arıyor gibi görünen kişilere atfedilen bir davranıştır. Bu da, adamın yaşadığı zorluklar karşısında çözüm bulmaya çalıştığını ima ediyor. Fotoğrafta, Charles de Gaulle Havaalanı'nda bir masada oturan bir adamı görüyoruz. Adam, Fransa'dan İngiltere'ye gitmek için bilet almış, ancak pasaportunu veya diğer kimlik belgelerini bulamamış. Bu durum, adamın Fransa'dan çıkmasını veya başka bir ülkeye girmesini imkansız kılıyor. Şaka, adamın uçağa binemeyip havalimanında sıkışması ve evrakları olmadan seyahat edemeyecek olmasında yatıyor.


Damadın babasından School Tokiler'de daire...
Damadın babasından School Tokiler'de daire
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, sol tarafta bir kadının başında gelin tacı ve yüzü bulanıklaştırılmış bir şekilde görülüyor. Sağ tarafta ise iki kişi PUBG oynarken, bir araba patlıyor ve oyun karakterleri kaçıyor. Bu fotoğrafın espri konusu, PUBG'de tanışıp evlenen çiftlerin evliliklerinin ne kadar kısa sürdüğüne ve bir süre sonra PUBG'ye geri dönüp, evliliklerini bırakmalarına yönelik bir göndermedir. Resimdeki kadın, evliliğe "evlilik buraya kadar" diye not bırakarak PUBG'den tanıştığı kişilerle kaçmış.


18 Yıl Boyunca Havaalanında Yaşayan Adam...
18 Yıl Boyunca Havaalanında Yaşayan Adamın Filmlere Konu Olan İnanılmaz Öyküsünü sizler için derlemeye çalıştım.Detaylar için yana kaydırın. Daha fazla hikaye,bilgi ve haber için bizi takip edip beğenmeyi unutmayın; @sizbilindiye
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta havalimanında oturmuş sigara içen bir adam var. Adamın üzerinde kırmızı bir takım elbise ve kırmızı bir şapka var. Altta da bir açıklama yazısı bulunuyor. Şaka, adamın havalimanında otururken sigara içmesiyle ilgili. Havalimanlarında sigara içmek yasaktır ve adamın bunu bilmesi gerekirdi. Fotoğraf, adamın "ben buraya gitmeyi hak ediyorum" der gibi sigara içmesini komik bir şekilde gösteriyor. Fotoğrafın asıl amacı, insanların özgürlüklerine nasıl sınırlandırıldığını ve bunun onları ne kadar sinirlendirdiğini göstermek. Adamın sigara içmesi, havalimanı kurallarına karşı bir protesto olarak yorumlanabilir. Resimde havalimanında oturmuş bir adamı görüyoruz. Adamın düşünceleri ve bakışları, oradan asla çıkamayacağı düşüncesini akla getiriyor. Bu, havalimanının içeride olması ve adamın da hapishanede gibi olmasıyla ilgili bir mizah. Fıkranın anlamı, adamın havalimanını bir hapishane gibi hissetmesi ve dışarı çıkamayacağını düşünmesiyle ilgili. Ancak, gerçekte bir havalimanında, dışarı çıkmak için herhangi bir engel yok. Bu durum, adamın kendi düşüncelerinin ve hislerinin onu hapse attığını gösteren bir mizah unsuru yaratıyor. Fotoğrafta havalimanında oturan bir adam görülüyor. Adamın elinde bir pipo var ve üzgün görünüyor. Alttaki yazı ise Belçika'ya gönderilmesi gereken belgelerin sahte olduğunu fark eden adamın Fransada kalmaya karar verdiğini anlatıyor. Bunun sebebi ise Belçika'nın onu yakalayacağını düşünmesi. Şaka ise adamın kendini güvende hissetmek için sahte belgelerle yurtdışına kaçmaya çalışırken aslında daha da tehlikeli bir duruma düştüğünü gösteriyor. Fotoğrafta, bir havalimanında oturmuş, sigara içen ve düşünceli bir adam görünüyor. Adamın üzerindeki yazı, havalimanlarının uluslararası alan olarak kabul edildiği ve herhangi bir ülkenin sınırları olarak tanımlanmadığı, dolayısıyla adamın havalimanında kalmak veya orada bulunmak için herhangi bir belgeye ihtiyaç duymadığını ifade ediyor. Fıkra, adamın havalimanında mahsur kalmış olmasına rağmen, havalimanının sınır olmayıp uluslararası bir alan olduğuna dikkat çekerek, adamın aslında "mahsur" olmadığını ve istediği zaman havalimanından ayrılabileceğini ima ediyor. Bu durum, okuyucunun kendi kendine gülmesini sağlıyor. Fotoğrafta, bir havaalanında kırmızı bir masada oturan ve pipo içen bir adam var. Adamın masasında bir de siyah dosya var. Fotoğrafın altındaki yazı ise adamın pipo içerken havaalanında sıkışıp kaldığını ve dosyayı almak için yıllarca mücadele ettiğini anlatıyor. Fıkra, adamın havaalanında sıkışıp kalmasını ve dosyayı almak için yıllarca mücadele etmesini esprili bir şekilde anlatarak eğlenceli bir durum yaratıyor. Fotoğrafta, Tom Hanks'in "The Terminal" filminde oynadığı karaktere benzeyen bir adam bir havalimanında oturuyor. Resim, "Tüm bunlar eş benzeri olmayan bir maceraya dönüştü... Nasseı'nin hikayesi havalanında 18 yıl boyunca yaşadığı hayatı ilham alan "The Terminal" adlı filmin de konusu olarak piyasaya sürüldü. Film 2004 yılında gösterime girdi ama Nasseı hala havalanında yaşamaya devam ediyordu. Film yapımcıları bu film için Nasseı ile röportaj yaptı ve hikayesini filmde kullanmak için izin aldılar. 2005 yılında, hayat hikayesi kullanıldığı için kendisine 300.000 ABD dolarının üzerinde para verildi. Söylentilere göre ise parayı yıllar sonra ingiliz vatandaşlığını almak ve yirmi yıldır istediği hayatı kurmak için kullandı." yazısıyla birlikte paylaşılmış. Bu durum, Tom Hanks'in "The Terminal" filminde oynadığı karakterin yıllarca havalimanında mahsur kalması ve hayata adapte olmaya çalışmasıyla, bu resmin altına yazılan yazının birleştirilmesiyle oluşturulmuş bir mizahi durum. Fotoğrafta bir havaalanı ve orada oturan sigara içen bir adam görünüyor. Adamın sigarası bir pipolu ancak ağzında sigara yok. Şaka, adamın sigara içtiğini ancak pipolu bir sigara içmediğini gösteriyor. Bu da şaşırtıcı ve komik bir durum yaratıyor. Fotoğrafta bir adamın bir havaalanında, bir masanın etrafında oturmuş bir pozu görüyoruz. Resim altındaki yazı, adamın Fransa'ya gitmeye karar verdiğini ve uçak bileti aldığını ancak Charles de Gaulle Havaalanına geldiğinde mülteci olduğunu kanıtlayacak belgeleri bulamadığını ve bu nedenle ne Fransa'ya giremeyeceğini ne de ülkeden ayrılabileceğini söylüyor. Bu mizah, mültecilikle ilgili zorlukları ve kişinin kendi ülkesine ve başka bir ülkeye giriş izni olmaksızın "sıkışmış" olma olasılığını ele alıyor. Adamın havaalanında, bir masanın etrafında oturmuş ve perişan olduğunu gösteren resim, durumunun çaresizliğini vurguluyor.


Adana where amazing happens…
Adana where amazing happens…
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde, bir elin avucunda bir mermi tutulduğu görülüyor. Bu, Adana'da sarhoş sanılan bir adamın kafasından mermi çıktığını iddia eden bir haberin görseli. Bu iddia komik, çünkü gerçekte bir insanın kafasından mermi çıkması mümkün değil ve bu haberin sahte olduğu anlaşılıyor.


İçerik ekle

Template seç, yazını yaz, kepsi siteye gönder.

Keps yap →

💬 Son Yorumlar