İçerik ekle template seç, yaz, gönder
edipcansever ile ilgili bulabildiğim postlar, videolar, karikatürler, resimler, tweetler, miimler

Dünya Ölmeme Günü'nün hikayesini #yenide...
Dünya Ölmeme Günü'nün hikayesini #yeniden keşfetmek ister misiniz? 🙂 #DünyaÖlmemeGünü #İkinciYeni #HepYeniKal
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, 26 Mart Ölüme Günü'nü kutlamak için bir araya gelmiş yazarlar ve şairler görünüyor. Ölüme Günü, Türk edebiyatında "Ölüme Günü" olarak adlandırılan, ölümün ve yaşamın anlamı üzerine düşünmek için düzenlenen bir gelenektir. Fıkra, Ölüme Günü'nün kutlandığı bir ortamda, bir grubun birlikte eğlendiğini ve ölüm üzerine düşünmektense hayatın tadını çıkardığını gösteren bir mizah üzerine kurulmuştur. Bu, Türk kültüründe ölümün bile bir eğlence konusu olarak ele alınabileceğini gösteren bir örnektir. Resimde bir bardak rakı ve iki devedikeni var. Resmin altında ise "Masadakilerden İsa Çelik'in anlattığına göre bir 26 Mart'ta sanatçılar rakı sofrasında dertleşirken bir dostları çıkagelir. Tombacı İsmet diye bilinen bu adamın canı bir şeylere fena halde sıkkındır. Neden olduğunu söylemeyince Tomris Uyar masaya bir büyük rakı ister. Rakiyi bir kağıda sarar ve tüm sanatçılara imzalatır. "İsmet önümüzdeki yıl bugüne kadar bu rakıyı muhafaza edeceksin ve önümüzdeki yıl bu rakıyı burada açıp içeceğiz" der." yazıyor. Şaka, Tomris Uyar'ın "İsmet'in önümüzdeki yıl rakıyı açıp içeceği" söylemesinden kaynaklanıyor. Çünkü "İsmet" kelimesi rakı içtikten sonra ortaya çıkan "is*et*me" durumunu çağrıştırıyor ve bu durum, Tomris Uyar'ın rakı içmeyi önermesinin komik bir şekilde yanlış anlaşıldığını gösteriyor. Resimde, mavi bir zemin üzerinde beyaz yazıların olduğu bir metin ve sağ alt köşede çaydanlık bulunan bir sembol var. Metin, Turgut Uyar'ın vefatından sonra Ölüme Günü'nün kutlanmamasını anlatan bir hikaye anlatıyor. Fıkra, Ölüme Günü'nün kutlanmasının bir "ölüm partisi" gibi algılanmasını ve Turgut Uyar'ın vefatıyla bu geleneğin sona ermesinin bir espriye dönüşmesini içeriyor. "Öldüğü gün hepimizi işten attılar" cümlesi, Turgut Uyar'ın vefatını "işten atılmak" gibi bir olaya benzeterek ironik bir şekilde anlatılıyor. Fıkra, ölümün kaçınılmaz bir gerçek olduğu gerçeğini esprili bir şekilde ele alıyor ve Turgut Uyar'ın vefatının insanları nasıl etkilediğini, ironik bir şekilde "işten atılmak" ile ilişkilendirilerek vurguluyor. Resimde, kadın vücudunda bir iğne bulduğu ve ölüm korkusuyla sarsıldığı için ölüm günü hikâyesinin bir versiyonu anlatılıyor. Turgut uyar ise kadına ölüm günü geleneğini sürdürmeleri için bir şişe rakı vererek kadını rahatlatmaya çalışıyor. Kadının ölüm korkusuyla sarsılmış olması ve bunun karşısında rahatlamak için rakı verilmesi, mizahın kaynağıdır. Resimde bir grup insan oturmuş rakı içiyor ve aralarında Cemal Süreya'nın bir sözü yazıyor. **Fıkra:** Cemal Süreya'nın sözü "Ertesi gün için bir şey diyemem ama rakı içtiğin gün ölmezsin." Bu söz, rakının ertesi günkü olumsuz etkilerine dikkat çekiyor. Ancak, rakıyı içtiğiniz gün kendinizi iyi hissedeceğiniz için aslında ölmeyeceğiniz anlamına geliyor. Bu fotoğrafta, Türk edebiyatının önemli isimlerinden Can Yücel, Edip Cansever, Cemal Süreya, Turgut Uyar ve Tomris Uyar, 26 Mart'ta bir araya gelmişler. 26 Mart, Türk edebiyatında "Ölmeme Günü" olarak bilinen, bu tarihte vefat eden önemli isimlerin anıldığı bir gündür. Bu fotoğrafta, edebiyatın önemli isimleri "Ölmeme Günü"nde bir araya gelmiş ve bu da "Ölmeme Günü"nde bir araya gelmiş olmalarını esprili bir şekilde gösteren bir durum yaratıyor. Resimde, bir masada oturan sanatçıların arasında, bir arkadaşın raki içmeyi reddettiği ve bu davranışın komik olduğu ve "Bu olayı anlamak için resme bakmak yeterli." diye bir espri söylendiği görülüyor. Resimde, sanatçılar raki içerken, diğer arkadaşları raki içmeyi reddediyor. **Türkçe espri:** "Resimde, arkadaşları raki içerken, diğer arkadaşı raki içmeyi reddediyor ve bunun sebebi de "Çünkü ben raki içmiyorum." diye düşünüyor. Arkadaşları ise bunun komik olduğunu düşünerek gülüyor. Bu olayı anlamak için resme bakmak yeterli." Resimde, eski bir Türk geleneğinin anlatıldığı bir yazı var. Geleneğe göre, her yıl Mart ayının 26'sında sanatçılar bir araya gelip "Ölmemek Günü" kutluyorlar ve herkesin imzaladığı bir şişeyi en umutsuz insana veriyorlar. Geleneğin Turgut Uyar'ın ölümüyle 1985 yılında sona erdiği belirtiliyor. Cemal Süreya'nın "Turgut Uyar" adlı şiirinde "O öldüğü gün, hepimizi kovdular" yazdığı söyleniyor. Şaka, Cemal Süreya'nın sözlerindeki ironiye dayanıyor. Turgut Uyar'ın ölümünün geleneğin sona ermesiyle bağlantılı olması, sanat dünyasının onun ölümünden dolayı nasıl sarsıldığının, "kovulmuş" gibi hissettiklerinin bir metaforu olarak yorumlanabilir. Resimde, "Ölmeme Günü" geleneği hakkında bir hikaye anlatılıyor. Hikayenin anlatıldığı yerde, geleneği başlatan kişi olan Turgut Uyar bir şişe ile bir kadın arasındaki "Ölmeme Günü" geleneğini başlatan hikaye anlatılıyor. Hikayede, kadın, vücudunda konumu bilinmeyen ve kalbine batarsa onu öldüreceği söylenen bir iğne olduğunu söylüyor. Turgut Uyar, kadına, 26 Mart'ta "ölmeme günü" olarak kutlanacakları bir şişe vererek, iğnenin kalbine batmaması için "ölmeme günü"nde bu şişeyi içmeleri gerektiğini söylüyor. Kadın bu teklifi kabul ediyor ve bu geleneğin kökeni böylece başlıyor. Bu hikayenin anlatımında asıl komik olan nokta, "Ölmeme Günü" geleneği için bir şişe kullanılmasıdır. Bu, şişenin aslında ölümsüzlük getirmeyeceği gerçek bir olay olmamasına rağmen hikayede ölümsüzlük sağlayacak sihirli bir iksir gibi gösteriliyor. Bu, bir paradoksa benziyor ve bir tür ironi içeriyor. Çünkü hikayede kadın, vücudunda bulunan iğneden korkuyor ve şişenin kalbine batmaması için şişeyi içmeyi seçiyor ancak aslında bu şişe onu iğnedan koruyamıyor. Resimde kırmızı bir zemin üzerine beyaz harflerle yazılmış bir alıntı ve alıntının altında çizilmiş beyaz insan figürleri var. Alıntıda "Gelecek gün için bir şey diyemem ama rakı içtiğin gün ölmezsin" yazıyor. Resimde, rakı içen insanları temsil eden figürler de var. Resimdeki mizah rakı içme kültürüne dair bir espriyi yansıtıyor. Rakının Türkiye'de sevilen bir içki olması ve "rakı içen ölmez" gibi bir inanışın olması, bu espriyi daha da anlamlı kılıyor.


marqo mahcupyan @markomahcupyan susamışt...
marqo mahcupyan @markomahcupyan susamıştır tebessümün seyrine saçları hiçbir gün okşanmamıştır 1 ihtilal kadar yalnız ah vefanız kadar yanlış mümkünse farzedin yaşamamıştır
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde, Twitter'da "mahcupyan" adlı kullanıcının yazdığı bir tweet görünüyor. Tweette, "susamıştır tebessümüm seyrine saçları hiçbir gün okşanmamıştır 1 ihtilal kadar yalnız ah vefanız kadar yanlış mümkünse farzedin yaşamamıştır" yazıyor. Bu tweet, bilindik bir aşk şarkısının sözlerinden uyarlanmış ve ironik bir şekilde kullanılmış. Aslında, bir sevgiliye olan özlemi ve aşkı anlatan sözleri, eleştirel ve alaycı bir şekilde sunulmuş. "Susamıştır tebessümüm seyrine saçları hiçbir gün okşanmamıştır" gibi sözler, aslında ironik bir şekilde, sevilen kişinin onu görmezden geldiğini ve ilişkinin bitip bitmediğini sorguluyor. "1 ihtilal kadar yalnız" sözü ise, yalnızlığı ve sevilenin ayrılığının getirdiği acıyı vurguluyor. "ah vefanız kadar yanlış" cümlesi ise, sevilenin vefasızlığını eleştiriyor ve "mümkünse farzedin yaşamamıştır" sözü, sevilenin hayatında olmamış gibi davranmasını istediğini belirtiyor. Yani tweet, aşk şarkısının sözlerini alarak, tersine çevirerek ve ironik bir şekilde kullanarak, bir ilişkinin bitmiş olmasına dair üzüntü ve hayal kırıklığını ifade ediyor.


Adının geçtiği bir şarkıyı paylaşma etki...
Adının geçtiği bir şarkıyı paylaşma etkinliği.. Buyrun
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta "edip ÇE" isimli bir Twitter kullanıcısının "Adınızın geçtiği bir şarkı?" sorusuna verdiği komik bir cevap var. "Me: Bi gün bi çılgınlık EDİP seni sevdiğimi söylesem" yazıyor. Bu cevap, "EDİP" kelimesinin "edip" kelimesinin kısaltması olduğu ve şarkı sözlerinde "EDİP" kelimesinin geçtiği bir şarkının bulunmadığı için komik. Şarkı sözlerinde "edip" kelimesi geçen bir şarkı olmadığı için espri, kişinin "EDİP" kelimesinin "edip" ile bağlantısı olmadığını ve cevap olarak "çılgınlık EDİP seni sevdiğimi söylesem" demesiyle komik bir durum yaratıyor.


Daha ivilerine laviksın’ · diveceğim ama...
Daha ivilerine laviksın’ · diveceğim ama · beni tanıdın bir kere · Edip Cansever
Yapay zeka açıklaması

Resimde Edip Cansever'in bir çizimi var. Altında ise onun ünlü sözlerinden biri yazıyor: "Daha iyilerine layıksın" diyeceğim ama beni tanıdın bir kere. Bu sözün esprili kısmı, aslında birinin daha iyilerine layık olduğunu söylemek yerine, kişinin kötü olduğunu ima ederek bir espri yapmasıdır. Edip Cansever'in bu sözü, kendisinin de farkında olduğu bu durumun ironisini yansıtıyor.


Daha iyilerine layiksin’ diyecegim ama b...
Daha iyilerine layiksin’ diyecegim ama beni tanıdın bir kere Edip Cansever · Orijinal kepşın: Mütevazılık bee · (@ashreyiz)
Yapay zeka açıklaması

Resimde Edip Cansever'in çizimi ve onun meşhur sözlerinden biri olan "Daha iyilerine layıksın diyeceğim ama beni tanıdın bir kere" yazısı var. Bu sözde Edip Cansever, birinin kendisini beğenmediğini anladığında, o kişiye aslına bakılırsa kendisini yeterince tanımadığını ima ediyor. Yani, tanıdıkça kendisini daha çok seveceğini söylüyor. Fakat bu ifadede bir doz da ironi var, çünkü Cansever kendini aslında pek de sevimli bulmuyor.


Edip Cansever Seni sevmek intihardır Tom...
Edip Cansever Seni sevmek intihardır Tomris Tomris Neden sevdin o zaman? Edip Cansever Kusura bakma, yalnızlıkla oldu.
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta üç farklı resim ve her resmin altında bir şairin adının yazdığı iki satırlık bir şiir var. **Şair 1:** Edip Cansever **Şiir 1:** Seni sevmek intihardır Tomris. **Şair 2:** Tomris **Şiir 2:** Neden sevdin o zaman? **Şair 3:** Edip Cansever **Şiir 3:** Kusura bakma, yalnızlıkla oldu. Bu şiiri bir diyalog olarak okuduğumuzda, Tomris'in Edip Cansever'in şiirine verdiği yanıt "Neden sevdin o zaman?" ve Edip Cansever'in de bu soruya cevaben "Kusura bakma, yalnızlıkla oldu." şeklinde yanıtladığı anlaşılıyor. Yani Edip Cansever, Tomris'e olan aşkını, "yalnızlık" hissiyle açıklıyor. Bu şiiri bir mizah olarak değerlendirmek gerekirse, Edip Cansever'in Tomris'e olan sevgisini, yalnızlık gibi yüzeysel bir gerekçe ile açıklaması mizah yaratıyor. Edip Cansever'in aşkını bu şekilde ifade etmesi, gerçekçi ve aynı zamanda ironik bir şekilde, insanların bazen ilişkilerde neden yeterince çaba göstermediklerinin altını çiziyor.


Edip Cansever · Seni sevmek intihardır T...
Edip Cansever · Seni sevmek intihardır Tomris · Tomris · Neden sevdin o zaman? · Edip Cansever · Kusura bakma, yalnızlıkla oldu,
Yapay zeka açıklaması

Resimde üç kişi var. Üstte sol taraftaki erkek "Edip Cansever", ortasıdaki kadın "Tomris" ve en altta soldaki erkek de tekrar "Edip Cansever". Edip Cansever "Seni sevmek intihardır Tomris" diyor. Tomris de "Neden sevdin o zaman?" diye soruyor. En alttaki Edip Cansever da "Kusura bakma, yalnızlıkla oldu" diyor. Şaka Edip Cansever'in Tomris'e olan sevgisinin bir sebebi olmadığını ve sadece yalnızlıktan kaynaklandığını ima etmesinde yatıyor.


İlk buluşmada mesafeli davranmalıyım · B...
İlk buluşmada mesafeli davranmalıyım · Ben: Nasilsın? · O: Yorulmusum biraz · Ben: Gel otur hayatıma. · Yaşlanınca kalkarsın. · Edip Cansever
Yapay zeka açıklaması

Resimde bir diyalog yer alıyor. "İlk buluşmada mesafeli davranmalıyım." "Ben: Nasılsın?" "O: Yorulmuşum biraz" "Ben: Gel otur hayatıma. Yaşlanınca kalkarsın." Şaka, erkeğin kadının "yorulmuşum" demesine rağmen onu hemen evine davet etmesinden kaynaklanıyor. Bu, aceleci ve saygısız bir davranış olarak görülüyor, sanki kadın sadece bir gecelik ilişki için kullanılabilecek bir obje gibi algılanıyor. "Yaşlanınca kalkarsın" cümlesi de bu saygısızlığı daha da vurguluyor.


İçerik ekle

Template seç, yazını yaz, kepsi siteye gönder.

Keps yap →

💬 Son Yorumlar