İçerik ekle template seç, yaz, gönder
canyücel ile ilgili bulabildiğim postlar, videolar, karikatürler, resimler, tweetler, miimler

#1MAYIS
#1MAYIS
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

#1MAYIS https://t.co/TZJoYkGw1n Barış Sezer 14 dk. Ne güzel demiş Can Yücel : "İnsan aklındakilerle gündüzleri,...


@mizahdesen Barış Sezer 14 dk - Ne güzel...
@mizahdesen Barış Sezer 14 dk - Ne güzel demiş Can Yücel : “insan aklındakilerle gündüzleri, Yüreğindekilerle de geceleri ugraşır.” e Beğen Yorum Yap A Paylaş Hikmet Sezer dükkanı actınmı lan gotveren Beğen Yanıtla
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta Barış Sezer'in Facebook paylaşımı görülüyor. Paylaşımda Can Yücel'in "İnsan aklındakilerle gündüzleri, yüreğindekiyle de geceleri uğraşır." sözü paylaşılarak, Hikmet Sezer dükkanının açılıp açılmadığının sorulduğu bir yorum yapılmış. Bu, dükkanın gece açılıp açılmadığına dair bir espriye gönderme yapıyor ve dükkanın geceleri de açık olmasını ima ediyor.


Hasan Ali Yücel ve oğlu Can Yücel.
Hasan Ali Yücel ve oğlu Can Yücel.
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Hasan Ali Yücel ve oğlu Can Yücel. Kaynak


İyi geceler
İyi geceler
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

İyi geceler Barış Sezer 14 dk - Ne güzel demiş Can Yücel : "İnsan aklındakilerle gündüzleri, Yüreğindekilerle de geceleri...


Can Yücel yine bildiğimiz gibi Geçen sen...
Can Yücel yine bildiğimiz gibi Geçen sene bir şiir dinletisine katılmıştım. O gün biraz da sarhoştum. **** Sarhoşluktan olsa gerek şiirleri tam duygulu okuyamadım. Neyse bütün şiirler bittikten sonra sahneden indim. Herkes çok şaşırmıştı çünkü ilk defa küfür etmedim. Sahneye tekrar dönüp mikrofonu elime aldım. Seyircileri biraz süzdükten sonra şöyle dedim: Kusura bakmayın. Akşam akşam kafanızı s.tim
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta sakallı beyaz saçlı bir adam kırmızı bir kazak giyiyor. Adam bir şiiri anlatıyor. Adamın söylediği şu: "Geçen sene bir şiir dinletisine katılmıştım. O gün biraz da sarhoştum." Bu şaka, adamın şiir dinletisine sarhoş gitmiş olmasını ve bunun sonucunda olayların nasıl geliştiğini anlatmak için kullanılıyor. Şaka, adamın içki içerken neler yapabileceği ve şiir dinletisine gitmesinin nedeni hakkında ironik bir yorum yapıyor. Fotoğrafta yaşlı bir adamın iki karede sahneye çıkıp şiir okuduğu, ilk karede şiirleri sarhoşluktan dolayı düzgün okuyamadığını anlatan bir repliği, ikinci karede ise şiirleri okuduktan sonra sahneden indiğini söylediği bir repliği gösteriyor. Bu şekilde, yaşlı adam şiir okuma konusunda iyi bir performans sergileyemediğini, hatta bunun sarhoşluktan kaynaklandığını ima ederek mizah yaratıyor. Bu durum, Türk kültüründe "sarhoşluk" ile "şiir okuma" arasında bir bağ kurarak bir espri yaratıyor. Genellikle sarhoşluk, dengeli bir performans sergilemek için uygun bir durum olarak kabul edilmiyor, bu nedenle yaşlı adamın bu durumunu bir espri konusu olarak kullanması, Türk kültürüyle uyumlu bir mizah unsuru olarak değerlendiriliyor. Fotoğrafta sakallı yaşlı bir adamın iki farklı karesi var. Üst karede adam ciddi bir şekilde bakıyor ve "Herkes çok şaşırmıştı çünkü ilk defa küfür etmedim." diyor. Alt karede ise adam yine ciddi bir şekilde bakıyor ve "Sahneye tekrar dönüp mikrofonu elime aldım." diyor. Bu fotoğraflardaki espri, adamın ilk karede küfür etmediği için şaşkınlık yarattığını söylemesinde saklı. Aslında ikinci karede adamın sahneye dönüp mikrofonu alması, küfür etmek için hazırlanması anlamına geliyor. Yani espri, adamın ilk karedeki sözlerinin ironik olmasına ve ikinci karede asıl amacının ne olduğunu ima etmesine dayanıyor.


anarsi falan @sorunfazla · 19h Küçükken ...
anarsi falan @sorunfazla · 19h Küçükken babama yurtdışına görevli giderken beni de götürsene derdim. Babam da olmaz oğlum devletin parasıyla gidiyoruz derdi. Hasan Ali Yücel misin sen arkadaş götür işte ne var heves etmişiz.
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta Twitter'da paylaşılan bir mesaj var. Mesajda kişi, küçükken babasına yurt dışına göreve giderken kendini de götürmesini istediğini ancak babasının "Olmaz oğlum devletin parasıyla gidiyoruz" dediğini anlatıyor. Bu durum komik çünkü çocuk, babasının devletin parasını kullanarak yurt dışına gezmeye gittiğini düşünerek şaka yapıyor.


Barış Sezer 14 dk.- Ne güzel demiş Can Y...
Barış Sezer 14 dk.- Ne güzel demiş Can Yücel : “İnsan aklındakilerle gündüzleri, Yüreğindekilerle de geceleri ugraşır.” T Beğen I Yorum Yap Paylaş Hikmet Sezer dükkanı actınmı lan gotveren Beğen Yanıtla
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Barış Sezer 14 dk.- Ne güzel demiş Can Yücel : "İnsan aklındakilerle gündüzleri, Yüreğindekilerle de geceleri ugraşır." T Beğen...


Barış Sezer 14 dk - Ne güzel demiş Can Y...
Barış Sezer 14 dk - Ne güzel demiş Can Yücel : “insan aklındakilerle gündüzleri, Yüreğindekilerle de geceleri ugraşır.” e Beğen Yorum Yap A Paylaş Hikmet Sezer dükkanı actınmı lan gotveren Beğen Yanıtla
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Bu fotoğrafta, Barış Sezer adlı bir kullanıcının Facebook veya benzeri bir sosyal medya platformunda yaptığı bir paylaşım görülüyor. Paylaşım, Can Yücel'in ünlü bir sözünü alıntılayarak başlıyor: "İnsan aklındakilerle gündüzleri, yüreğindekiyle de geceleri uğraşır." Barış Sezer, bu sözü paylaştıktan sonra, altındaki yorum bölümünde "Hikmet Sezer dükkanı açtı mı lan götveren" diye yazılmış. Buradaki espri, Hikmet Sezer isminin "götveren" kelimesiyle çağrışımlar yapması ve bu çağrışımın Can Yücel'in sözüne gönderme yapması üzerine kurulu. "Götveren" kelimesi, Türkçede genellikle olumsuz bir anlamda kullanılır ve ahlak dışı davranışlarla ilişkilendirilir. Bu bağlamda, Hikmet Sezer'in dükkan açmasıyla ilgili söylenen yorum, Can Yücel'in sözündeki "yüreğindekilerle geceleri uğraşır" kısmına gönderme yaparak bir mizah yaratıyor. Kısacası, bu paylaşım, sözlü bir espri kullanarak Can Yücel'in sözüyle Hikmet Sezer'in ismini ilişkilendirirken, aynı zamanda "götveren" kelimesinin olumsuz çağrışımlarıyla da bir mizahi etki yaratıyor.


Dünya Ölmeme Günü'nün hikayesini #yenide...
Dünya Ölmeme Günü'nün hikayesini #yeniden keşfetmek ister misiniz? 🙂 #DünyaÖlmemeGünü #İkinciYeni #HepYeniKal
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, 26 Mart Ölüme Günü'nü kutlamak için bir araya gelmiş yazarlar ve şairler görünüyor. Ölüme Günü, Türk edebiyatında "Ölüme Günü" olarak adlandırılan, ölümün ve yaşamın anlamı üzerine düşünmek için düzenlenen bir gelenektir. Fıkra, Ölüme Günü'nün kutlandığı bir ortamda, bir grubun birlikte eğlendiğini ve ölüm üzerine düşünmektense hayatın tadını çıkardığını gösteren bir mizah üzerine kurulmuştur. Bu, Türk kültüründe ölümün bile bir eğlence konusu olarak ele alınabileceğini gösteren bir örnektir. Resimde bir bardak rakı ve iki devedikeni var. Resmin altında ise "Masadakilerden İsa Çelik'in anlattığına göre bir 26 Mart'ta sanatçılar rakı sofrasında dertleşirken bir dostları çıkagelir. Tombacı İsmet diye bilinen bu adamın canı bir şeylere fena halde sıkkındır. Neden olduğunu söylemeyince Tomris Uyar masaya bir büyük rakı ister. Rakiyi bir kağıda sarar ve tüm sanatçılara imzalatır. "İsmet önümüzdeki yıl bugüne kadar bu rakıyı muhafaza edeceksin ve önümüzdeki yıl bu rakıyı burada açıp içeceğiz" der." yazıyor. Şaka, Tomris Uyar'ın "İsmet'in önümüzdeki yıl rakıyı açıp içeceği" söylemesinden kaynaklanıyor. Çünkü "İsmet" kelimesi rakı içtikten sonra ortaya çıkan "is*et*me" durumunu çağrıştırıyor ve bu durum, Tomris Uyar'ın rakı içmeyi önermesinin komik bir şekilde yanlış anlaşıldığını gösteriyor. Resimde, mavi bir zemin üzerinde beyaz yazıların olduğu bir metin ve sağ alt köşede çaydanlık bulunan bir sembol var. Metin, Turgut Uyar'ın vefatından sonra Ölüme Günü'nün kutlanmamasını anlatan bir hikaye anlatıyor. Fıkra, Ölüme Günü'nün kutlanmasının bir "ölüm partisi" gibi algılanmasını ve Turgut Uyar'ın vefatıyla bu geleneğin sona ermesinin bir espriye dönüşmesini içeriyor. "Öldüğü gün hepimizi işten attılar" cümlesi, Turgut Uyar'ın vefatını "işten atılmak" gibi bir olaya benzeterek ironik bir şekilde anlatılıyor. Fıkra, ölümün kaçınılmaz bir gerçek olduğu gerçeğini esprili bir şekilde ele alıyor ve Turgut Uyar'ın vefatının insanları nasıl etkilediğini, ironik bir şekilde "işten atılmak" ile ilişkilendirilerek vurguluyor. Resimde, kadın vücudunda bir iğne bulduğu ve ölüm korkusuyla sarsıldığı için ölüm günü hikâyesinin bir versiyonu anlatılıyor. Turgut uyar ise kadına ölüm günü geleneğini sürdürmeleri için bir şişe rakı vererek kadını rahatlatmaya çalışıyor. Kadının ölüm korkusuyla sarsılmış olması ve bunun karşısında rahatlamak için rakı verilmesi, mizahın kaynağıdır. Resimde bir grup insan oturmuş rakı içiyor ve aralarında Cemal Süreya'nın bir sözü yazıyor. **Fıkra:** Cemal Süreya'nın sözü "Ertesi gün için bir şey diyemem ama rakı içtiğin gün ölmezsin." Bu söz, rakının ertesi günkü olumsuz etkilerine dikkat çekiyor. Ancak, rakıyı içtiğiniz gün kendinizi iyi hissedeceğiniz için aslında ölmeyeceğiniz anlamına geliyor. Bu fotoğrafta, Türk edebiyatının önemli isimlerinden Can Yücel, Edip Cansever, Cemal Süreya, Turgut Uyar ve Tomris Uyar, 26 Mart'ta bir araya gelmişler. 26 Mart, Türk edebiyatında "Ölmeme Günü" olarak bilinen, bu tarihte vefat eden önemli isimlerin anıldığı bir gündür. Bu fotoğrafta, edebiyatın önemli isimleri "Ölmeme Günü"nde bir araya gelmiş ve bu da "Ölmeme Günü"nde bir araya gelmiş olmalarını esprili bir şekilde gösteren bir durum yaratıyor. Resimde, bir masada oturan sanatçıların arasında, bir arkadaşın raki içmeyi reddettiği ve bu davranışın komik olduğu ve "Bu olayı anlamak için resme bakmak yeterli." diye bir espri söylendiği görülüyor. Resimde, sanatçılar raki içerken, diğer arkadaşları raki içmeyi reddediyor. **Türkçe espri:** "Resimde, arkadaşları raki içerken, diğer arkadaşı raki içmeyi reddediyor ve bunun sebebi de "Çünkü ben raki içmiyorum." diye düşünüyor. Arkadaşları ise bunun komik olduğunu düşünerek gülüyor. Bu olayı anlamak için resme bakmak yeterli." Resimde, eski bir Türk geleneğinin anlatıldığı bir yazı var. Geleneğe göre, her yıl Mart ayının 26'sında sanatçılar bir araya gelip "Ölmemek Günü" kutluyorlar ve herkesin imzaladığı bir şişeyi en umutsuz insana veriyorlar. Geleneğin Turgut Uyar'ın ölümüyle 1985 yılında sona erdiği belirtiliyor. Cemal Süreya'nın "Turgut Uyar" adlı şiirinde "O öldüğü gün, hepimizi kovdular" yazdığı söyleniyor. Şaka, Cemal Süreya'nın sözlerindeki ironiye dayanıyor. Turgut Uyar'ın ölümünün geleneğin sona ermesiyle bağlantılı olması, sanat dünyasının onun ölümünden dolayı nasıl sarsıldığının, "kovulmuş" gibi hissettiklerinin bir metaforu olarak yorumlanabilir. Resimde, "Ölmeme Günü" geleneği hakkında bir hikaye anlatılıyor. Hikayenin anlatıldığı yerde, geleneği başlatan kişi olan Turgut Uyar bir şişe ile bir kadın arasındaki "Ölmeme Günü" geleneğini başlatan hikaye anlatılıyor. Hikayede, kadın, vücudunda konumu bilinmeyen ve kalbine batarsa onu öldüreceği söylenen bir iğne olduğunu söylüyor. Turgut Uyar, kadına, 26 Mart'ta "ölmeme günü" olarak kutlanacakları bir şişe vererek, iğnenin kalbine batmaması için "ölmeme günü"nde bu şişeyi içmeleri gerektiğini söylüyor. Kadın bu teklifi kabul ediyor ve bu geleneğin kökeni böylece başlıyor. Bu hikayenin anlatımında asıl komik olan nokta, "Ölmeme Günü" geleneği için bir şişe kullanılmasıdır. Bu, şişenin aslında ölümsüzlük getirmeyeceği gerçek bir olay olmamasına rağmen hikayede ölümsüzlük sağlayacak sihirli bir iksir gibi gösteriliyor. Bu, bir paradoksa benziyor ve bir tür ironi içeriyor. Çünkü hikayede kadın, vücudunda bulunan iğneden korkuyor ve şişenin kalbine batmaması için şişeyi içmeyi seçiyor ancak aslında bu şişe onu iğnedan koruyamıyor. Resimde kırmızı bir zemin üzerine beyaz harflerle yazılmış bir alıntı ve alıntının altında çizilmiş beyaz insan figürleri var. Alıntıda "Gelecek gün için bir şey diyemem ama rakı içtiğin gün ölmezsin" yazıyor. Resimde, rakı içen insanları temsil eden figürler de var. Resimdeki mizah rakı içme kültürüne dair bir espriyi yansıtıyor. Rakının Türkiye'de sevilen bir içki olması ve "rakı içen ölmez" gibi bir inanışın olması, bu espriyi daha da anlamlı kılıyor.


RT @alternatfEDBYT: · Bu memleketin jeop...
RT @alternatfEDBYT: · Bu memleketin jeopolitik konumu küfürsüz yaşamaya uygun değil. Can Yücel
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde ağzı açık bir şekilde bakışları boşluğa kaymış bir adamın fotoğrafı var. Adamın altında "Bu memleketin jeopolitik konumu küfürsüz yaşamaya uygun değil." yazıyor. Bu görselde kullanılan mizah, adamın ifadesiyle sözlerin uyumsuzluğuna dayanmaktadır. Adamın ağzı açık ve düşünceli bir şekilde bakması, düşünceli bir söz veya bilgelik bekletirken, alttaki yazı ise daha çok günlük yaşama dair bir şikayeti yansıtıyor. Bu uyumsuzluk, ironik bir mizah yaratıyor.


Bizim memlekette göthe göt denir. can yü...
Bizim memlekette göthe göt denir. can yücel · Beni yıkama bana Yıkanmayı öğret Göthe turneo Connect Ford
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, üzerine tozlanmış bir aracın arka camında "Beni yıkamaya bana yıkanmayı öğret Goethe" yazısı görüyoruz. Bu yazı, Goethe'nin "Bilgiyi kendinize öğretmeniz için kendinizi cezalandırın" sözünü esprili bir şekilde referans alıyor. Aracın sahibi aracını yıkamak yerine bu sözü yazmayı tercih etmiş ve "Beni yıkamayı öğret Goethe, yoksa kendim yıkamam" gibi bir anlam çıkarmış.


En yakın arkadaşımla aramdaki ilişki
En yakın arkadaşımla aramdaki ilişki
Yapay zeka açıklaması

Bu fotoğraf, sosyal medya platformunda bir paylaşımı gösteriyor. Barış Sezer adlı bir kullanıcı, Can Yücel'in "İnsan aklındakilerle gündüzleri, yüreğindekiyle de geceleri uğraşır." sözünü paylaşmış. Altında ise Hikmet Sezer adlı bir kullanıcı "Hikmet Sezer dükkanı açınmı lan gotveren" şeklinde yorum yapmış. Burada yapılan espri, Hikmet Sezer'in "gotveren" ifadesiyle, yani dükkanının "açılmaması" yönünde bir imasıyla, Barış Sezer'i eleştirmesidir. Bu espri, Hikmet Sezer'in Barış Sezer'in sözlerini dikkate almayıp kendi dükkanının açılmasından endişelendiğini ima eder. Ayrıca, Hikmet Sezer'in dükkanının "gotveren" olarak tanımlanması da, espriye bir ironi katmaktadır.


Can Yücel ve Cemal Süreya güres tutuyor....
Can Yücel ve Cemal Süreya güres tutuyor. (1987)
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta Can Yücel ve Cemal Süreya, güreş tutuyor gibi duruyor. Can Yücel'in Cemal Süreya'yı boğmaya çalıştığı görülüyor. Burada yapılan şaka, Can Yücel'in Cemal Süreya'yı zekâsıyla alt ettiğine yönelik. Can Yücel, Türkiye'nin önemli şairlerinden biriydi ve mizahı ile bilinirdi. Cemal Süreya da Türkiye'nin önemli şairlerinden biriydi ve her iki şairin de birbirleriyle sık sık esprili bir şekilde çekiştikleri söylenir. Bu fotoğraf, bu çekişmenin bir yansımasıdır.


İçerik ekle

Template seç, yazını yaz, kepsi siteye gönder.

Keps yap →

💬 Son Yorumlar