Kapatokya Su bireyimiz tamam Bazen aynı havayı telaffuz etmek de yeter Fatma Demirci Rabbim zamirlere fırsat vermesin Hasan Akar Kitap lar cok guzel Hasan Akar Özellikle lütfü zivaneli Ohhhh Peştemal sosu da şok severim E Arkadaşlar komşunun Modeline nasıl bağlanabilirim. Pıran sesimiz Burhan Eker Tosta yeskinin sozleri cok guzel Füsun Aydemir Harika bir yazar gercekten Füsun Aydemir Saik fayit ablası yanık
Yapay zeka açıklaması
Fotoğrafta beyaz bir tişört giyen bir kişi görünüyor. Tişörtün boynunda "Kapadokya" yazısı bulunan bir etiket var.
Şaka şu ki, Kapadokya, Türkiye'de bir yer adı ve genelde "Kapadokya" yazısı bulunan etiketler turistlik eşya olarak satılır. Bu fotoğraftan da anlaşılabilir ki tişörtü giyen kişi Kapadokya'da tatildeymiş ve kendine bir tişört almış.
Fotoğrafta bir mutfak dolabının iç kısmı görülüyor. Dolabın iki tane çekmecesi var ve her ikisi de kapalı. Fotoğrafın altında "Su bireyimiz tamam" yazıyor.
Bu bir mizah çünkü çekmecelerin boş olması ve içlerinde su olmaması gerekirken, "Su bireyimiz tamam" denmesiyle sanki su doluymuş gibi bir ima yaratılıyor. Dolayısıyla bu bir sözlü mizah örneği.
Fotoğrafta gri pantolon ve siyah mont giyen bir adamın arkası görünüyor. Adamın yürüdüğü yolun üstünde siyah bir arka plana karşı sarı yazı ile "Bazen aynı havayı telaffuz etmek de yeter" yazıyor ve yanına ağlayan emoji konulmuş.
Bu fotoğrafta yapılan espri, "Bazen aynı havayı telaffuz etmek de yeter" sözünün "Bazen aynı havayı solumak da yeter" sözünün parodisi olmasıdır. Yani, "aynı havayı solumak" sözünün "aynı havayı telaffuz etmek" olarak değiştirilmesi ile alaycı bir şekilde "sadece konuşmak da yeterli" anlamı çıkarılmıştır.
Resimde Fatma Demirci adında bir kadının fotoğrafı ve "Rabbim zamirlere fırsat vermesin" yazısı var.
Bu espri, "zamir" kelimesinin Türkçede iki anlamı olmasından kaynaklanıyor. Birincisi, "o, bu, ben" gibi şahıs zamirleri. İkincisi ise "zam" (zaman) kelimesine "lira" anlamında eklenen "ir" ekiyle oluşan, "fiyat" anlamına gelen argo bir kelime.
Bu nedenle, "zamirlere fırsat vermesin" ifadesi, hem zamirlerin yani "o, bu, ben" gibi sözcüklerin, hem de fiyatların artmasını istemediğini vurgulamaktadır. Espri, zamların insanları olumsuz etkilediğinin altını çizerken aynı zamanda "zamir" kelimesinin farklı anlamlarını da kullanarak bir kelime oyunu yaratmaktadır.
Fotoğrafta iki farklı profil fotoğrafı ve iki farklı yorum bulunmaktadır. İki yorum da "Hasan Akar" tarafından yazılmıştır. İlk yorum "Kitaplar çok güzel" iken ikinci yorum "Özellikle lütfü zıvaneli" şeklindedir.
Bu fotoğrafın espri konusu Hasan Akar'ın iki farklı yorumunda kullandığı zıt anlamlı ifadelerde yatmaktadır. İlk yorumda kitapları öven Hasan Akar, ikinci yorumunda "lütfü zıvaneli" diyerek kitabın içeriğinin çok çılgın olduğunu ima etmektedir. Bu durum komik bir karşıtlık yaratarak espriyi ortaya çıkarmaktadır.
Resimde iki mesaj kutusu var. İlk kutuda "Ohhh" yazıyor. İkinci kutuda ise "Peştemal sosu da şok severim" yazıyor.
Bu mesajlar, peştemal sosunun şoklayıcı ve alışılmadık bir sos olduğunu ima ederek bir espri içeriyor. Peştemal, genellikle banyo sonrası kurulanmak için kullanılan bir havlu, dolayısıyla peştemal sosu kavramı, yiyeceklerle ilişkilendirilmeyen bir şeyden söz ediyor. Bu da okuyucunun "şok" olmasına ve espriyi anlamasına neden oluyor.
Resimde, yeşil ve mavi renklerden oluşan bir arka plan üzerinde "Arkadaşlar komşunun Modeline nasıl bağlanabilirim." yazısı yer almaktadır.
Şaka, "komşunun modeline bağlanmak" ifadesinin, internet ağının şifresini kırmak için kullanılan bir tabir olmasına dayanmaktadır. Bu tabir, komşunun internetini izinsiz kullanmak anlamına gelmektedir.
Bu nedenle, şaka, komşunun internetini kullanmaya çalışmak isteyen bir kişinin, bunu nasıl yapabileceğini sorarak komik bir durum yaratmaktadır.
Fotoğrafta küçük bir kız çocuğu pembe ayakkabı giymiş, sandalyede oturmuş. Kız çocuğunun bir ayağında "piran" yazılı ayakkabı var. Fotoğraftaki espri, kız çocuğunun ayağındaki ayakkabı ile "piran sesimiz" yazısı arasındaki kelime oyunu. "Piran" kelimesi, "piran" kelimesine benzer ama "piran" kelimesi, bir çeşit balık türü anlamına geliyor ve "piran sesimiz" cümlesi, bu balığın çıkardığı seslere benzeyen bir sesi ifade ediyor. Fotoğraf, "piran sesimiz" cümlesini okuyan kişinin aklına "piran" balığının sesini getirmeye çalışıyor.
Resimde Burhan Eker'in bir fotoğrafı ve onun altında "Tosta yeskinin sözleri çok güzel" yazıyor. Şaka, Burhan Eker'in ünlü bir tost ustası olması ve onun sözleri ile tostlar arasında bir bağlantı kurularak yapılıyor. İronik ve mizah dolu bir durum söz konusu.
Resimde iki farklı fotoğraf bulunuyor. Her iki fotoğrafta da aynı kadın görünüyor ancak altındaki yazılar farklı. İlk fotoğrafta "Füsun Aydemir Harika bir yazar gerçekten" yazıyor. İkinci fotoğrafta ise "Füsun Aydemir Saik fayit ablasi yanik" yazıyor. Burada yapılan espri, "Füsun Aydemir" ismiyle aynı ismi taşıyan ve yazarlıkla uzaktan yakından ilgisi olmayan başka birinin adını kullanarak, yazarın adı ile o kişinin özelliklerini bir araya getirerek komik bir durum yaratmak. "Saik fayit ablasi yanik" ifadesi, "Saik fayit" isminde birinin, yazar Füsun Aydemir'in "ablası" olduğunu ve "yanık" olduğunu ima ediyor. Bu cümle, gerçekçi bir durum olmamasına rağmen, esprili bir şekilde yazılmış ve okuyucuları güldürmeyi amaçlıyor.