İçerik ekle template seç, yaz, gönder
umut sarıkaya ile ilgili bulabildiğim postlar, videolar, karikatürler, resimler, tweetler, miimler

Naber yeni sayı 29 Nisan - 7 Mayıs tarih...
Naber yeni sayı 29 Nisan - 7 Mayıs tarihlerinde TÜYAP Bursa Kitap Fuarında Komik Şeyler Yayıncılık standında sizleri bekliyor :3
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, "Naber" yazılı çok sayıda çizgi roman dergisi yığını görülüyor. Çizgi romanlar, farklı konuları, muhtemelen mizah içeren, komik çizimlerle dolu. "Naber?" ifadesi, Türkçe'de "Ne haber?" anlamına gelir. Görünen içerik, bu ifadenin başlığı veya çizgi romanın teması olduğunu gösteriyor. Fotoğrafta tam olarak neyin şakası olduğu, çizimlerden anlaşılmıyor. Ancak, mizahın olası kaynağı, çeşitli konuların ve karakterlerin abartılı veya ilginç bir şekilde sunulması olabilir. Bir çizgi roman topluluğunun genel özelliği olarak görsel mizah, abartma veya belirli bir durumun komik bir şekilde resmedilmesiyle ortaya çıkar. Orijinal metin veya çizimler olmadan bu konuda daha spesifik bir açıklama yapılamaz.


Umut Sarıkaya 43 yaşında 🎂🎂🎂 “O gün beni...
Umut Sarıkaya 43 yaşında 🎂🎂🎂 “O gün benim hayatımın en güzel doğum günüydü, hem börek de patatesliydi..”
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde, farklı giyim tarzlarına sahip üç karakter görülüyor. Ortada, kalın bir adam, etrafında bir çeşit hamur işi (muhtemelen kek) pişiriyor. Başında örtü olan kişi ve onu omuzlarında taşıyan diğer adam, kültürel veya toplumsal konularla ilgili olası bir eleştiriyi temsil ediyor olabilir. Kahkaha veya mizah, işlemde bir tür "kültürel veya toplumsal zorunluluk"un, bir çeşit "aşamalı katmanlaşma" (sosyal katmanlar veya zorunluluklar) ile ortaya çıktığını ve buradaki bireylerin kendilerini bu katmanlara uyum sağlamaya çalıştığını ima ediyor gibi gözüküyor. Çizim, bu tarz katmanlı zorunluluklarla ilgili bir mizah içeriyor ve insanların bunlara nasıl tepki verdiğini gösteriyor. Daha açık bir şekilde anlatmak gerekirse: Ortadaki adamın yaptığı kek gibi, toplumsal veya kültürel katmanlar, bireyin kendi özünü veya özgürlüğünü gizliyor. Bu katmanlar, herkesin zorunlu veya beklenen davranışlar içinde "sıkışıp kalmasının" bir temsili gibi. Üç kişinin de farklı şekilde giyimli olması, bu farklı katmanlara uyum sağlama yollarını gösteriyor. Resim, bu uyum zorunluluğu hakkındaki espriyi, farklı bir ifadeyle, işte bu üç karakterle vurgulamak için kullanılmış.


Herkes birinin eski çıktığıdır.
Herkes birinin eski çıktığıdır.
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde iki ayrı bölüm var. Üst kısımda, açık mavi gökyüzü altında, bir nehir kıyısında, ağaçların altında yalnız bir kadın figürü görülüyor. Alt kısımda ise, bir karikatür var. Karikatürde, büyük bir kadın ve küçük bir kız çocuğu yürüyor. Kadın, eski kıyafetler giymiş, büyük bir sırt çantası ve el çantaları taşıyor. Kadın ve küçük kız çocuğu yürüyor. Kadın baloncuklar içinde konuşuyor ve "ANNE SEN DE BİRİLERİNİN ESKİ ÇIKTIĞI MISIN?" diyerek soruyor. Ardından, "DÜNYADAKİ HERKES BİRİNİN ESKİ ÇIKTIĞIDIR EVLADIM..HERKEZ!" diye devam ediyor. Bu karikatürde, herkesin eski arkadaşlarıyla, tanıdıklarıyla, hatta ebeveynlerinin eski arkadaşlarıyla zaman geçirme durumu, eski alışkanlıkların tekrar gündeme gelmesi, insan ilişkilerinde süreklilik ve değişmemek gibi temalar anlatılıyor. Kadının sorusu, insan ilişkilerinin zamanla nasıl değişebileceğine ve eski arkadaşların, eski ilişkilere, özlemlere gönderme yapıyor. Karikatürdeki durum, genellikle toplumda yaşanan ve devam eden ilişkileri veya alışkanlıkları eleştirmek için kullanılıyor. Bu özlemin komik ve ironik bir şekilde sunulduğu bir karikatür.


DEV Öykü Fun ΒΙΤΛΛΕΥΕΝ KAVGA… FO YEMEKLI...
DEV Öykü Fun ΒΙΤΛΛΕΥΕΝ KAVGA… FO YEMEKLI OLSUN,AYVIL OL veys LAV YU GALSIN AÇIK HA VADA OLSUN…TAMBIR KIR DOGUNG ISTIYORUM BURAK! DÜGÜNÜM KIR DÜĞÜNÜ OLACAK… KISMET TABI. NASIP. 150 SOUTHPARK ⒸO IHY Cleeene O YRRAGIMI KIR DÜĞÜ. NÜ OLACAK… GÖRUM. CENIM. ST)). SEN DE KIMSIN? CO SU 000 SOUTH PAR GÖZÜNÜ OYARIM SENIN! BU BENIM DÜGÜNÜM… TRABZON BURMASI 200 F DE POL HAYA FUM- DAN NE O ÖYLE SAHIPSIZ GIBI… ITALYAN TADI ISTIYORUM DUGUNUMPE. BIR YALANI YAŞIYO SUN YOZ GATLIYIZ BİZ! DİKKAT ET BURCU ZIGON SEHPA GEKTI 000 C DO DUGONG MU KIMSENIN BOZAMASINA İZİN VEREMEM. 200 FA AL HAKKIN BUDUR! AAAH! NE YAPTIN BANA? FIRSTT! AHA SIM AT TI YUZU- NE. MI بلا ALLAH MESUT ETSIN YIGE NIM.. DE O OFF. PETY CAT Au
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Bu fotoğraf, bir çizgi roman panelinden. Panelde, çeşitli karakterler arasında yaşanan bir kavga/tartışma konu alınmış. "Dev Öykü" başlığı altında, olasılıkla düğünle ilgili bir çekişme, anlaşmazlık ve kısmetin rolü vurgulanıyor. Çizgi romanın şakası, insanların evlilik ve düğün planları gibi konularda yaşadığı zorluklardan ve umutsuzluktan kaynaklanıyor. "Kısmet tabi, nasip" ifadesi, kaderin ve talihin önemli bir rol oynadığını, insanların kontrol edemeyeceği olaylarla karşılaştığını ele alıyor. Ayrıca, "Yemekli olsun, ayvıl ol..." gibi ifadeler, düğün organizasyonunun ve planlama sürecinin karmaşıklığını, beklenmedik problemleri ve tartışmaları vurguluyor. Karakterlerin ifadeleri ve mimikleri bu konu etrafında gelişen mizahı güçlendiriyor. Sonuç olarak, çizgi roman, günlük hayattaki birçok insanın karşılaştığı düğün planlama zorluklarını ve kaderin rolünü esprili bir şekilde ele alıyor. Resimde, iki kadın karakterin kavga ettiği veya birbirleriyle alay ettiği bir çizgi roman sahnesi var. Soldaki kadın, "South Park" tişörtü giyiyor ve oldukça sinirli görünüyor. Sağdaki kadın ise, pembe ve renkli kıyafetler içinde ve daha gevşek, alaycı bir tavır sergiliyor. Soldaki kadın, sağdaki kadının gözüne "Trabzon Burması" diyerek bir tür alayda bulunuyor ve bunu "Gözünü oynarım senin, bu benim düğünüm..." diye de ifade ediyor. "Trabzon Burması" deyimi, muhtemelen Trabzon şehrindeki bir geleneksel dövüş veya mücadele tarzını temsil ediyor. Bu ifade, kavganın/alayın nedenini ya da türünü belirtiyor. Dolayısıyla, mizah, muhtemelen soldaki karakterin alaycı ve sinirli davranışı ile, "Trabzon Burması" sözünün bu bağlamda ironik ve komik bir şekilde kullanılması ile yaratılıyor. "Gözünü oynarım" ifadesi, aşağılamayı vurgulayarak esprili bir karşılık oluşturuyor. Sağdaki kadın, olasılıkla bu alayı veya meydan okumayı kabul ediyor gibi görünüyor. Resimde, çizgi roman tarzında bir çizim var. İki kadın ve bir masa görülüyor. Kadınlardan biri, diğerini yere iterek, bir masayı devriyor. Kadınların davranışları ve konuşma balonlarındaki ifadelerden anlaşıldığı kadarıyla, çizgi romanın konusu, bir düğünün veya özel bir olayın, beklenmedik ve şaşırtıcı bir şekilde, bir takım anlaşmazlıklarla veya kavgalarla bozulduğunu anlatıyor. "İtalyan tadı istiyorum düğünümdə" ifadesi, düğüne ilişkin beklentiler veya farklı kültürel alışkanlıklar arasındaki uyumsuzluk nedeniyle oluşan bir çatışmayı ima ediyor. "Yalanı yaşıyor" ve "bozmamasına izin veremem" ifadeleri ise kavganın nedenini ve kadınların karşıt tutumlarını vurguluyor. Özetle, çizgi roman, bir düğünün veya özel bir olayın, beklenmedik ve karmaşık bir şekilde bozulması üzerine bir espri yapıyor. Karakterlerin hareketleri ve konuşmaları, bu bozulmanın komik yönlerini vurguluyor. Resimde, bir çizgi roman panelinin çeşitli karakterleri görülüyor. Bir kadın, diğer bir kadına muz fırlatıyor. Diğer kadın şaşkın, "Ne yaptın bana?" diye bağırıyor. Yanlarında, bir düğün sahnesi var. Kadınlardan biri, "Allah mesut etsin" gibi bir ifadeyle mutlu görünürken, diğer kadın "Off" diye düşünüyor. Panelde, birinin başkalarına muz atması ve bunun neden olduğundan kaynaklanan şaşkınlık ve tepkiyi gösteren bir mizah var. Muhtemelen, "Haksızlık!" veya "Yanlış bir şey yaptın!" anlamına gelen "Al hakkın budur!" ifadesiyle desteklenmiş, hafif bir "kötü şaka" veya "bozukluk" türünde bir mizah var. Düğün sahnesi ile "off" demesiyle, konuyu daha da absürt bir hale getirmeyi amaçlıyor. Kadına muz fırlatmak şaşkınlığıyla bağdaştırılmış. "Aha sim at ti yüzü ne!" ifadesi, kısaca birisinin yüzüne muz fırlattığına ilişkin açıklamayı ve şaşkınlığı gösteriyor. Genel olarak, çizgi roman panelinde, absürt ve belki de biraz saldırgan bir mizaha yer verilmiş.


YALNIZ BAŞTAN SÖYLIIM, ZAMAN MAKINEMIZIN...
YALNIZ BAŞTAN SÖYLIIM, ZAMAN MAKINEMIZIN SADECE IKI KADEMESi VAR… GÜNÜMÜZLE KEMIL IN KEMIL OLDUĞU ZAMANLAR ARASINDA GIDIP GELEBILIYORUZ YALNIZCA… BOZAR MI Sizi ?. BOZMAZ! =/( 2 D ((O) O ZAMAN MAKINASI O 23 }}| = ..il. 0 ZAMAN SIKI TUTUNUN (..
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde, çizgi roman tarzında bir çizim var. Bir "Zaman Makinesi" tasviri yapılmış. Makine, gövdesi metal, penceresi olan ve içinden kişilerin görüldüğü bir kabin şeklinde. Zaman makinesinin içinde, farklı zamanlardan insanlar varmış gibi görünüyor. Çizimde, balon şeklindeki konuşma balonlarında, zaman makinesi ile ilgili bir uyarı ve "bozma!" ifadesi var. Altta ise "zaman sıkı tutunun" yazıyor. Şaka, zaman yolculuğunun potansiyel tehlikelerini ve sonuçlarını, olası paradoksları veya zaman akışını bozmayı vurgulamaktadır. "Yalnızca baştan söyleyeyim, zaman makinemizin sadece iki kademesi var" ifadesi, zaman yolculuğunun karmaşık olduğunu ve öngörülemeyen sonuçlar doğurabileceğini ima ediyor. "Bozmaz!" ifadesi, zaman yolculuğunun basit ve güvenilir bir şey olmadığını, risk taşıdığını vurgulamaktadır. "Zaman sıkı tutunun" ise, olası sonuçların önemini ve dikkat edilmesi gerektiğini hatırlatmaktadır. Özetle, çizgi roman, zaman yolculuğunun eğlenceli bir konu olabileceğini, ancak aynı zamanda tehlikeli ve karmaşık bir durum olabileceğini, ve dikkatli olunması gerektiğini anlatıyor.


GEZDİR BİRAZ… GEZDİRMEZSEN GEÇMEZ ROMA,B...
GEZDİR BİRAZ… GEZDİRMEZSEN GEÇMEZ ROMA,BARSELONA YA DA BEYPAZARI, SEYDISEHIR FARKETMEZ… DONDURMA YIYE YIYE GEZSIN BİRAZ ORALARI BIRAZ HAYATINI YASASIN KADIN. AU m 1300 W w HAVIRRR! BENIM KADINIM HAYATINI YAŞAYAMAZ! urm m BABA ANNEM HAYATINI YAŞAMASIN BABA: BABA NOOLUR YAŞAMASIN BABA.. “Hayatını yaşatmiyorsan, ona bir uğraş ver, oyalansın…” dedi by sefer… Gidip kırtasiyeden suluboya ile defter aldık… Yine memnuniyetsizdi… Resim Dester DAHA UCUZA ALIRDIM 210 CEW Akşam ekmeğini aldıktan sonra Defterinin başına oturdu… Bizi yıkadıktan sonra biraz daha oturdu. çabucak, bitirip dizisinin başına oturdu… Şaşkındık, ‘hem de çok. BU ONUN YAPTIĞI İLK RESİMDİ (Lütfen ifadelere dikkatle bakın ne kadar doğru) Yeteneği karanlıkta bir almas gibi parlıyordu. Sarmartin, bulgurun, pilavın arasında kaybolinus bir alması gün yüzüne çıkarmıştık. Bir kaç haftada kendine ait bir tarz bile… par my Sifatına sıçam herif-Tuval üzerine akrilik 70x120-Rap Portakal Koleksiyonu
Yapay zeka açıklaması

Resimde, bir çizgi roman veya karikatür şeridi var. Bir baba ve annenin çocuklarının hayatını yaşamamaları hakkındaki şikayetleri ve ardından bir annenin kırtasiye malzemesi alıp, hayal kırıklığına uğraması anlatılıyor. Özünde, çizgi roman, hayatı dolu dolu yaşamayan/yaşayamayan bir kadına dair, günlük olaylara ve yaşama dair bir eleştiri içeren bir mizah örneği sunuyor. Baba ve anne karakterleri, kızlarının veya genç bir kadının hayatını zenginleştirmeyi ve yaşamasını arzuluyor. Kadının/kızın hayatını daha aktif bir şekilde yaşamayı reddetmesi, ya da yetersiz bulunması, anne babanın tepkisine sebep oluyor. Sonrasında kırtasiye alışverişine çıkılması, suluboya ve defter almaya odaklanması, ama yine de memnuniyetsizlik yaşaması, konuyu daha da mizahla ilerletiyor. Sonuç olarak, hayatı dolu dolu yaşamamak, ya da yaşayamamak, hayatın anlamına, dolu bir yaşama, ve zaman zaman yaşanan memnuniyetsizlik duygusuna dair bir gönderme yapıyor. Mizah, bu durumun sıkça yaşanan bir durum olduğunu ve insan beklentileri/hayallerle dolu olduğu konusunda bir yorum sunuyor. Resimde, çerçeveli bir portre tablosu var. Tablonun içinde, bir ailenin resmi çizilmiş. Baba, anne ve iki çocuk görünüyor. Çocuklar, kıyafetleriyle ve ifadeleriyle, biraz abartılı ve komik bir şekilde çizilmişler. Tablonun etrafında, "BU ONUN YAPTIĞI İLK RESİMDİ" (Bu onun yaptığı ilk resimdi) ve "(lütfen ifadelere dikkatle bakın, ne kadar doğru)" gibi yazıların bulunduğu bir konuşma baloncuğu var. Yazılan metin, yeteneğinin karanlıkta bir elmas gibi parladığını, ancak bu yeteneğin pilav ve bulgur arasında kaybolduğunu anlatarak bir mizah oluşturuyor. Özetle, yeni bir yeteneği olan kişinin ilk eserinin, yetenekli olduğu için aslında hiç de iyi olmadığı bir resim olduğu vurgulanıyor. Yani resmin kalitesinin, kişinin yeteneğiyle değil, sadece bir ilk deneme çalışmasıyla ilgili olduğu komik bir şekilde vurgulanıyor. Fotoğrafta, muhtemelen bir sanat dergisi veya kitap kapağı gibi görünen, renkli ve canlı bir çizim var. Çizimde, hareketli, soyut figürler, geometrik şekiller ve semboller mevcut. Resmin genel havası, hareketli, enerjik ve belki de biraz kaotik. Resimle birlikte, Türkçede yazılmış metinler de görülüyor. Metin, muhtemelen sanatçı veya sanat eserleri hakkındaki bir yazı veya övgü içeriyor. Metnin içinde "Tam bir sanatçıydı o!" gibi ifadeler mevcut. Bu, sanatçıya olan hayranlığı ve sanat eserlerinin etkileyiciliğini vurguluyor. "Muhteşem ellerine yıllarca Skogbrayt tutturmuş, peynir ekmek dürdürmüştük..." ifadeleri, sanatçının belki de olağanüstü yeteneğinin, beklenmedik veya aşırı yönlerini ima ediyor olabilir. Bu esprili ve ironik bir anlatım biçimi, sanatçının davranışlarının ve bakış açısının toplum tarafından anlaşılması zor veya kabul görmediğini veya sanatının sıradışı yönlerini anlatan bir tavır/pozisyon olabilir. Özetle, resim sanatçının karmaşık kişilik yapısını, sanatsal yeteneğini ve toplum tarafından algılanış tarzını vurgulamak amacıyla, hem göz alıcı çizimlerle hem de esprili metinlerle betimliyor gibi görünüyor. "Skogbrayt", "peynir ekmek" gibi ifadeler, muhtemelen sanatçının davranışları, tutumları ya da sanat eserleri hakkındaki daha gizli bir gönderme veya espri içeriyor. Fotoğrafta, çizgi roman tarzında bir karikatür yer alıyor. Karikatürde, sanatçıların, sergilerinin, eleştirmenlerin ve sanat dünyasının eleştirel ve bazen de absürt yönleri mizahla işleniyor. Sanatçı, "performans" olarak nitelendirdiği bir sergide, sanat dünyasını eleştirmek ve karşı çıkmak için ilginç, hatta provokatif yöntemler kullanıyor. Sergideki davranışları, eleştirmenleri ve sanat dünyasını rahatsız edici ya da absürt olarak tasvir ediliyor. Karikatürün alt mesajı, sanat dünyasının kurallarına meydan okumak ve geleneksel sanat anlayışını sorgulamak. Ayrıca, sanatçının, popüler kültürde ve günlük hayatta karşılaşılan, bazen rahatsız edici, davranışlar ve olaylar üzerinden mizah yapılıyor. Sanatçıların ve sanat çevrelerinin tuhaf davranışlarının ve sanat dünyasının çelişkilerinin, ironik ve komik bir şekilde karikatürize edilmesiyle, toplumsal tutum ve değerler eleştiriliyor.


CARRIT! GLOK GLOK GLOX Moy **** eminim o...
CARRIT! GLOK GLOK GLOX Moy **** eminim ona yeter… Bes SONRA DA SIRRA KADEM BASTI Şimdi Roma ‘da, Barselona 'da ya da Beypazarı'ndadır belki.ne farkeder. Biz yeterince oyaladık onu, bari birazcık da hayatını o yaşasın… Bu “BİRAZCIK” 11/3 COULE }) اهنة -SON-
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde, farklı karakterlerin yer aldığı, çizgi roman tarzında bir çizim var. Ortada, bir kapı gibi nesnenin taşınması ve etraftaki karakterlerin tepkileri görülüyor. Kapı/nesne kırık ve üzerinde "CARRTT!" yazıyor. Bu, muhtemelen "taşınacak bir şey var" veya "iş çok zor" gibi bir durumu vurguluyor. Alttaki metin, çizimle ilgili bir hikaye anlatıyor ve "SONRA DA SIRRA KADEM BASTI" ifadesi, "Ardından sıra gizli bir adım atmaya geldi" veya "Sonra da gizlice bir hamle yaptılar" gibi bir anlam taşıyor. Metin daha sonra Roma ve Barcelona'da yaşanan bir olayı Beypazarı'na benzetiyor ve yeterince "oyaladık" diye bahsediyor. Daha sonra ise hayatın tadını çıkarmaları gerektiğini ve bu durumdan "bırazcık" memnun kalmaları gerektiğini vurguluyor. Özetle, çizgi roman, günlük hayattaki birçok olayın anlamını çarpıtıyor, olayın nasıl algılandığı ve tepkiler üzerine odaklanıyor. Bu durumu bir tür ironi veya absürtlük kullanarak anlatıyor. "Beypazarı" gibi, günlük hayatta karşılaştığımız ama olayın önemsizliğini vurgulanan bir yer, olay örgüsünün bir parçası. "Birazcık" ifadesi, durumu hafifletmek veya önemsizleştirmek için kullanılıyor. Komiklik ise bu abartılı ve ironik anlatım biçiminden kaynaklanıyor.


Güzel Yazı Köşesi Ayaklarim ateş gibi. B...
Güzel Yazı Köşesi Ayaklarim ateş gibi. Bilmem ki niye?.. FLOSS Li มากก * FLOSS 40 Ab * Vipst * KAGIIN KUTUPLAR ERIYOR! * MENOPON Ona kaç zamandır bir haller olmuştu. Neşesine de, hüznüne de, alınganlığına da, kış günü kapı pencere açmasına da bir anlam veremiyorduk. FİZYOLOJİK OLARAK KADIN RUHUNDAN HİÇ ANLAMIYORDUK. ISIN KÖTÜSÜ ILGILENMEMİŞTİK DE. 20gr WE 2 kilo. + 30gr 55 TOPLAM T-SSAK A GIRLİK Biz de bir bilene sorduk.. Normal dedi…Bilimsel dedi…Yaşı geldi dedi. PERMANE 14 Pilli Hi Hi PiHii Hi Kadınıma neler oluyor js FIRK! Kadinima neler oluyor Başta pek ilgilenmiyorduk….Ta ki bir akşam yemek geldi.meyve gelmedi, çay gelmedi..Şüphelendik küçük odada karanlıkta tek başına oturuyordu.Korktuk. ONA NELER OLUYORDU? GEZDİR BİRAZ… GEZDİRMEZSEN GEÇMEZ ROMA,BARSELONA YA DA BEYPAZARI, SEYDISEHIR FARKETMEZ… DONDURMA YIYE YIYE GEZSIN BİRAZ ORALARI BIRAZ HAYATINI YASASIN KADIN. AU m 1300 W w HAVIRRR! BENIM KADINIM HAYATINI YAŞAYAMAZ! urm m BABA ANNEM HAYATINI YAŞAMA
Yapay zeka açıklaması

Görselde, dünyanın üzerinde bir kadın figürü bulunan, karikatür tarzında bir çizim var. Kadın, üzerinde ceket benzeri bir kıyafetle, dünyanın üzerinde duruyor. Dünya, erimekte olan kutup buzullarını simgeleyen su damlaları ve püskürmeler ile kaplı. Çizimin altında "MENOPOZ" kelimesi büyük harflerle yazılmış ve bunun altındaki metinde menopoz döneminde yaşanan ruh hali değişimlerine dair şakacı bir yorum yapılıyor. Karikatür, menopoz döneminin getirdiği duygusal dalgalanmaları, değişken ruh halini, betimlenen dünyanın eriyen kutup buzullarına benzeterek, şakacı bir dille ele alıyor. "Ayaklarım ateş gibi" ifadesi, menopozla birlikte ortaya çıkan sıcak basmaların mizah yoluyla ele alınışını gösteriyor. "Bilmem ki niye?" ifadesi ise bu durumu anlamamızı güçleştiren menopoz dönemindeki karmaşık duyguları vurguluyor. Özetle; çizim, menopoz dönemindeki duygusal dalgalanmaları, değişimleri ve ani ruh hali değişimlerini, komik bir karikatür tekniği ile ele alıyor. Kutupların eriyor olması, kadın figürünün durumunun, yaşadığı değişimlerin küresel bir olguya benzetilmesini sağlıyor. Resimde, kapının ardına gizlenmiş bir grup insan ve ön planda bir kadın figürü olan karikatür bir çizim var. Kadın, fiziksel ve ruhsal durumunu anlatan bir metnin üzerinde oturmaktadır. Metin, kadının fiziksel özelliklerini (yaş ve kilo) ve toplumsal olarak "t-sıcak ağırlık" olarak adlandırılan gizemli bir değeri (belki de esprili bir şekilde tanımlanmış bir psikolojik kavram) listeliyor. Kadının durumunu anlamayan diğer insanlarla ilgili de bir yorum var. "Fizyolojik olarak kadın ruhundan hiçbir şey anlamıyorduk, işin kötüsü ilgilenmemiştik de." ifadesi, kadınla ilgili durumun ve problemin başkaları tarafından yeterince ciddiye alınmadığına işaret ediyor. Sonuçta ise, "Yaşı geldi dedi" ifadesi ile esprili bir şekilde kadınla ilgili durumu değerlendiren kişilerin, kadının durumunu doğruca çözümlemediğini ve onun yaşlanmasını bekleyip, hatta geç kaldıklarını vurgulamaktadır. Bu espri, psikolojik ve sosyal konularda insanların yeterli hassasiyeti göstermeyebileceği ve çözümleri geciktirme eğilimine dair bir mizah içeriyor. Bu fotoğraf, bir karikatür. Karikatürde, başlangıçta kadına fazla ilgi gösterilmeyen, ancak daha sonra akşam yemeğinde eksiklikler yaşayan ve küçük bir odada tek başına karanlıkta oturan bir kadın resmedilmiş. Kadın, ilgi gösterilmemesine rağmen, yemeği ve çayın gelmemesiyle şüpheleniliyor ve korkutuluyor. Karikatür, ilişkinin başlangıcında gösterilen soğukluğun, beklenmedik durumlar nedeniyle daha sonra endişeye ve gerginliğe dönüşebileceğini esprili bir şekilde anlatıyor. "Ona neler oluyordu?" sorusu, kadının yaşadığı endişenin ve durumun gizemini vurguluyor. Fotoğrafta, diyalog balonları ve çizimlerle anlatılan bir çizgi roman şeridi var. Ana karakter, bir kadının hayatını yaşayamadığına inanıyor ve bunun için çeşitli nedenler sunuluyor. Konu, kişinin kendi hayatının sorumluluğunu alması, deneyim yaşaması ve keyif alması üzerinedir. Şaka, "Hayatını yaşatmıyorsan, ona bir uğraş ver, oyalansın..." diyen babanın veya annenin, çocuğunun hayatına fazla karışması, onu sınırlaması ve onun mutlu olmasını engellemesinden kaynaklanıyor. Sonraki olaylarda, kadın resim defteri ile ilgileniyor, ama bundan da tatmin olmuyor. Özetle, kadının mutluluğunun, dışarıdan gelen taleplerden ve kısıtlamalardan çok, kendi tercihlerine ve ilgilerine bağlı olduğu vurgulanıyor. Çizgi roman, kişinin kendi yaşamında neyi arzuladığı, nedenleriyle mutlu olabileceği temalarına değiniyor. Babalar ve anneler, çocuklarının kendi hayatlarını yönetmelerine ve yaşam tarzlarını seçmelerine izin vermedikleri zaman, çocuklarının sıkıntıya düşebileceği durumu ironik bir şekilde aktarıyor.


Bir şeye bakmak mı, onu almak mı daha ze...
Bir şeye bakmak mı, onu almak mı daha zevkli ?
Yapay zeka açıklaması

Resimde, bir benzin istasyonunda geçen bir karikatür var. İstasyon görevlisi, müşterilere kötü davranılmasından şikayetçi ve artık bu duruma katlanamadığını söylüyor. Bunun üzerine diğer müşteriler de, kötü hizmetten dolayı öfkelenerek, görevliye katılıyor ve onu bırakıp gidiyorlar. Karikatür, müşteri memnuniyetsizliğine ve kötü hizmetin sonuçlarına gönderme yapıyor. Gördüğümüz üzere, kötü davranışların sonuçları hem işletme hem de müşteriler için olumsuz olabilir. Resimde, bir çizgi roman panelleri var. Birkaç kişi, dev bir fare şeklindeki bir araç üzerinde, bir çöl veya kumlu bir bölgede seyahat ediyorlar. Üzerinde oturan kişiler, şaşkın, hatta korkmuş ifadeler sergiliyor. Arka planda, Mısır piramitlerine benzeyen yapılar görülüyor. Paneldeki konuşma balonları, "buraya gel lanet olası ne yaptığını sanıyorsun sen..." ve "gıdelim" ve "sıki tutun" gibi, birbirleriyle gergin ve esprili bir konuşma içeriyor. Bu, çirkin bir davranışın veya saçma bir eylemin hızla sonuçlarına işaret eden, bir anlamda "sıkışmışlık" ve "kötü duruma düşme" tema üzerine kurulu bir mizah. Fare şeklinde araç, kontrolden çıkmış, hızla ilerleyen ve tehlikeli bir durumu simgeliyor. "Lanet olası" ve "sıki tutun" gibi ifadeler, durumu vurguluyor ve komedi unsurunu sağlıyor. Özetle, kişilerin durumlarının tehlikeli ve komik bir hal aldığı, hızla kötüye gittiği, sonuçlarını umursamadıkları anlatılıyor. Çizimde, çölde bir yolda, çeşitli şekillerde ve gruplar halinde duran siyah lekelere benzeyen araçlar/nesneler görülüyor. Yolda ilerleyen araçlar/nesneler "KIV" "KIVV" gibi benzer, ancak farklı yazılan kelimelerle eşleştirilmişler. Bu, çizimde anlamsız bir eşleştirme ve mantıksızlık yaratan bir oyun. Resmin alt kısmında, taş üzerinde duran sarı bir kertenkele var ve düşünme baloncukları içindeki Türkçelerle sorular soruyor. "BUNU ALAYIM MI?" "AL ABI TAM SANA GÖRE." "HAVA BİRAZ DAHA MI BAKSAM ACABA?" gibi sorular, insanların zihninde oluşan şüpheyi ve kararsızlığı yansıtıyor. Komiklik, mantıksız nesnelerin sıralanması ve kertenkelenin bu garip düzenlemeye yönelik şaşkınlığı ve sorularından kaynaklanıyor. Dolayısıyla, görsel bir şaşkınlık ve mizah içeren bir durum anlatılıyor. İlginç ve anlamsız bir düzenlemenin, insanlar üzerindeki karmaşık ve kafa karıştırıcı düşünce ve kararsızlıkları temsil ettiğini de vurgulayan bir karikatür. Bu fotoğraf, bir çizgi roman panelinden oluşuyor. Panelde, çeşitli karakterler, muhtemelen motosiklet tutkunları, farklı pozisyonlarda ve araçlarda (bazıları uçan, garip şekillerde araçlar gibi görünüyor) tasvir ediliyor. Arka planda çöl manzarasına benzeyen bir görüntü var. Çizgi roman, motosiklet almak isteyen gençlerin, daha fazla macera ve deneyim peşinde koşan, hatta bazen tuhaf araçlarla yollara düşen bir topluluk olduğunu ima ediyor. Panelin altındaki baloncukların metni ise, bu insanların motosikletleri sadece araç olarak görmediklerini, onları uzun yolculuklar ve özgürlük sembolleri olarak gördüklerini vurguluyor. Bunun yanı sıra, daha klasik motosikletler almak yerine, bu insanları garip bir şekilde motosiklet bakımı ile daha fazla ilgilendirdiğini gösteriyor. Panelde bu tuhaf tutkunluk/davranışın biraz absürt ve komik bir yanı da mevcut. Özetle, şaka, motosiklet tutkunlarının genellikle normal araçlar yerine farklı/garip araçlarla, hatta tuhaf aktivitelerle yolculuk etmeyi seçmesinin absürt yönünü ele alıyor. Bu, gençlerin belki de gerçek hayatlarda nasıl davranabileceği veya normal olmayan davranış şekilleri hakkında bir yorum niteliği taşıyor.


İyi Parti logosunun Semih Cumhuriyeti il...
İyi Parti logosunun Semih Cumhuriyeti ile herhangi bir ilgisi yoktur. Kamuoyuna saygıyla duyurulur. @iyiparti @meral_aksener
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde, iki farklı tasarıma sahip nesne görünüyor. Solda, mavi zemin üzerine sarı ışınları olan, çizgi filmvari bir güneşi andıran bir rozet/broş var. Güneşin ortasında da, komik bir ifadeyle tasvir edilmiş bir yüz mevcut. Sağ tarafta ise, kırmızı ve beyaz şeritlerle çizgili bir tasarım, merkezinde benzer bir yüz tasviri mevcut. Ancak bu yüz, daha geometrik ve şematik bir tarzda çizilmiş. Bu, Walmart'ın logolarından birine gönderme yapar. Sol tarafta görünen rozet, Walmart logosunun basit ve biraz karikatürize edilmiş bir halini temsil ediyor. Sağdaki tasarım ise, bu logonun (veya herhangi bir logonun) abartılı ve biraz absürt bir yorumu olarak algılanabilir. Dolayısıyla, espri, logonun farklı yorumlarını ve basit tasarımlarla ifade edilen eğlenceli jestleri karşılaştırmaktan kaynaklanmaktadır.


Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlu ...
Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlu olsun. #23Nisan · tip 20 F XXX = 200
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde, dünyanın üzerinde, farklı kıyafetler ve kültürlerden insanlar el ele tutuşmuş bir şekilde, bir araya gelmişler. Dünyanın üzerinde duran, ilginç ve biraz garip giyinen yaşlı bir adam da var. Görünen şaka, dünya üzerindeki farklı kültürleri ve insanları, bu kadar farklı olmalarına rağmen, barış içinde bir araya gelebileceğini, el ele tutuşarak birlik içinde olabileceklerini göstermek. Farklılıkları kabul ederek birlik ve beraberlik mesajı verilmeye çalışılıyor. Burada özellikle kültürel farklılıkların ve insanların bir arada yaşayabilmelerinin altını çizen bir mesaj var.


Cinsel Devrim
Cinsel Devrim
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde, kabaca çizilmiş, muhtemelen bir çizgi roman veya karikatür panellerinden oluşan bir dizi sahne bulunmaktadır. Sahneler, çıplak insanlar, müzik notaları, konuşma balonları ve çeşitli jestlerle dolu. Konular arasında, olasılıkla bir "cinsel devrim" teması ve insanların bu devrimle ilgili tepkileri öne çıkıyor. Görüntüdeki çizimlerin temelde, cinsel devrimi konu alan ve belki de toplumda cinsellik konusundaki geleneksel düşünceleri eleştiren, ironik bir mizah içeriği barındırdığı anlaşılıyor. "İyi ki cinsel devrim oldu" gibi ifadeler ve "eve gideyim bari" gibi balonlar, mevcut durumu eleştirel bir bakış açısıyla yansıtıyor. "Cinsel Devrim olsa, sap yine ne yapar" gibi satırlar ise belki de bu devrimin beklenmedik sonuçlarına veya olumsuz yanlarına işaret ediyor. Konuşma balonları ve sahnelerdeki jestler, "Tumbaleyo" gibi kelimelerin de ima ettiği gibi, absürt ve mizahi bir tonu vurguluyor. Özetle, resim bir toplum eleştirisi veya modernliğin cinsellik konusundaki etkilerini mizahi bir şekilde ele alan bir yorum niteliğinde. Joke, cinsel devrimin beklenen etkisinden ziyade beklenmedik yanlarına odaklanarak satirik bir bakış sunuyor.


Ramazan bitti. Eski düzene devam..
Ramazan bitti. Eski düzene devam..
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Bu resim, konuşma balonları ve çeşitli karakterlerle dolu bir çizgi roman panelinden oluşuyor. Ortada, başörtülü bir kadın oturuyor ve etrafında başka karakterler var. Kadın, "Haa öyle desenize... Ne dolaşıyorsunuz lan ortada, ne var?!" diye soruyor gibi görünüyor. Bu cümle, olasılıkla, bir konuda (belki bir tartışmada) ısrar eden ya da bir sorunun cevabını arayan birine karşılık verilen bir tepki. Sol tarafta, küçük bir adamın, "Noluyo lan?" şeklinde bir düşünce balonuyla, olayın nedeni/sonucu hakkında merak duyduğu görülüyor. Kadının karşısında bir tartışma ya da bir olay varmış gibi duruyor. Çizgi romanın diğer kısımları, kadınla ilgili olası bir ailevi olayı veya ilişkiyi anlatıyor gibi. Başka karakterler, biraz uzaktan ve etrafta, olayı izliyor gibi görünüyorlar. "Mukabale bitti..." gibi ifadeler ise, olası bir tartışmanın sonuçlandığı veya uzlaşma sağlandığı izlenimini veriyor. Özetle; çizgi roman, günlük hayatın küçük çatışmalarını, özellikle aile ve ilişkiler bağlamında, komik bir şekilde ele alıyor. "Ne dolaşıyorsunuz ortada, ne var?" sorusu, sorulan bir sorunun cevabının o kadar da önemli olmadığını ya da durumu değerlendirmenin gereksiz olduğunu vurgulamaktadır. "Noluyo lan?" sorusu ise, durumu daha iyi anlamaya çalışan, olayların nedenini merak eden birinin açısından anlatılıyor.


Fazla coşmaya gerek yok..
Fazla coşmaya gerek yok..
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Bu resim, bir karikatür şeridi. Şeritte, "Mini Öykü: Ne Anladım Ben Bu İşten" başlığı altında, bir adamın iş hayatını ve iş yerinde yaşadıklarını mizah yoluyla anlatıyor. **Önceki Sahne (Bayram):** Adam, bayram öncesi işlerle uğraşıyor ve muhtemelen raporlar yazıyor, imzalıyor, onaylıyor. Arka planda çalışanlar koşuşturuyor, bir tür telaşlı aktivite var, bu da bayram öncesi yoğunluğu anlatıyor. "Eho" diye bağıran birden fazla kişi var. **Sonraki Sahne (Ertesi):** Aynı adam, ertesi gün, yine aynı bilgisayar başında oturuyor ama işler sanki aynı gününe göre çok farklı. İşlerin bitmediğini, aksine devam ettiğini ve tekrar "Klikito" diye bağıran bir adamın çalıştığını gösteriyor. Bu nokta, işin devamlılığı ve bayramın rahatlatıcı etkisinin olmadığı, hatta daha yoğun bir şekilde devam ettiğini vurgulamaktadır. **Mizah:** Karikatür, iş hayatının yoğunluğunu, bayramın işleri durdurma beklentisiyle ve beklentiyle gerçeklik arasındaki tezatı komik bir şekilde gösteriyor. Bayramda rahatlama beklediğini, ama işin bitmediğini vurguluyor. "Eho" ve "Klikito" gibi kelimelerin tekrarlanması da mizahı artırmaktadır. Özetle, insanın iş temposundan ve bayramda bile işten kurtulamadığından bahsediyor.


Bitmek bilmeyen Azınlık Romantizmi..
Bitmek bilmeyen Azınlık Romantizmi..
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Bu fotoğraf, bir çizgi roman panelinden oluşan bir kare. Panelde, farklı karakterler ve durumlar çizilmiş. Ana konu, "azınlık romantizmi" ve "günlük ilişkiler" gibi görünüyor. Çizimde, bir kadın ve erkek grubu görülüyor. Kadınlar, erkekler ve "EYG" ve "EM" gibi kelimeler, romantik beklentiler ve toplumsal normlar, özellikle de aşk ve ilişkiyle ilgili bir mizah içermektedir. Görünen karakterlerin giyinişleri ve hareketleri, güncel toplumsal konulara gönderme yapıyor. "Azınlık" ifadesi ise, muhtemelen toplumsal azınlıkların yaşayabileceği bazı zorlukları veya farklılıkları vurgulamak için kullanılıyor. "Bitmek bilmeyen azınlık romantizmi" ifadesi, belki de beklenmedik veya idealize edilmiş ilişki beklentilerinin ve bunların gerçeklikle örtüşmemesinin bir eleştirisini, bir ironisini ifade ediyor. Çizgi romanın genel amacı, bu tip beklentilerin komik yanlarını ve gerçekçi olmayan yönlerini vurgulamaktır. Komiklik, karakterlerin hareketleri, diyalogları ve genel atmosferden kaynaklanmaktadır. Özellikle "böylesine giyinen insan mı kaldı yazık bize..." sözü, güncel toplumsal yorumlara gönderme yapıyor ve beklentilerdeki abartıyı ve gerçeklikle uyuşmayan yönlerini gülünçleştiriyor.


Yarın mesai var, çok dolanmayın ortalıkt...
Yarın mesai var, çok dolanmayın ortalıkta.. · YRRAK GİBİ ADAM — Smile SMILE SMILE }} YARIN PAZARTESİ EHE…
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde, "Y.RRAK GİBİ ADAM" başlığıyla çizgi roman bir panel yer alıyor. Panelde, saçı kabarık, biraz tuhaf bir ifadeye sahip, mor bir tişört giyen bir adam görülüyor. Tişörtünde "Smile" kelimesi tekrar tekrar yazılmış. Adamın konuşma balonunda ise "YARIN PAZARTESİ EHE..." yazıyor. Bu, Pazartesi gününün gelmesinden kaynaklanan bir hafif eleştiri veya burukluk duygusunu ifade eden bir mizah. "Y.RRak gibi adam" ifadesi, belki de "yaramaz" ya da "kötümser" bir adamı işaret ediyor. Tişörtündeki "Smile" tekrarı da belki bu kötümserliğin gülümseme çabası veya bir çaba olarak yorumlanabilir. Dolayısıyla, Pazartesi günü gelmesinin o adam için pek de sevindirici olmadığı, hafif iç ironiyle anlatılıyor. Joke, Pazartesi gününün gelmesine karşı hafif buruk, beklenmedik bir tepkiyi eğlenceli bir şekilde yansıtıyor.


“Bilgisayar kasası taşıyan adam” bugün İ...
“Bilgisayar kasası taşıyan adam” bugün İzmir’de görüldü.
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, kaldırımda yürüyen bir adam ve yanından geçen başka bir kişi görülüyor. Adamın arkasında taşıdığı bir bilgisayar kutusunun olduğu anlaşılıyor. Fotoğrafın altında, bir çizgi roman paneli yer alıyor. Çizgi roman panelinde, adamın uzun zamandır otobüste ve minibüste yolculuk yaparken, yanından geçen yolculara taşıdığı bilgisayar kutusunu taşıdığını gösteren bir mizah metni yer alıyor. Metin, adının ben olduğu ve Türkiye'yi dolaştığı ve sunun gördüğü herkesin kendisini fark etmemesiyle ilgili. Son cümledeki "Dur'dayım Sinop'a gidiyorum" ifadesi, mizahın Sinop şehrine yolculukla ilgili olduğunu gösteriyor. Sonuç olarak, çizgi roman şakasının özünde, "herkesin göremeyeceği" veya "olmayabileceği" bir durumun ironik ve absürt bir şekilde sunulması yatıyor. Bilgisayar kutusunun taşıdığı bir yük gibi görünmesi ve yolculuğun sıkıcılığı, çizgi romanın komik yanını oluşturuyor.


Efsane geri döndü. Naber dergisi 10. Say...
Efsane geri döndü. Naber dergisi 10. Sayı çıktı 🎉🎊🥂 (Ön Sipariş ➡️https://t.co/wjXP0izGMV) D&R, zincir kitap evleri ve çizgi roman mağazalarında Mayıs ayında raflarda olacak.
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde, antik Yunanistan veya Roma dönemini andıran bir dönemde, kalabalık bir topluluğun içinde çeşitli aktiviteler ve durumlar canlandırılmış. Bir tapınak veya tapınağın önünde, insanların farklı eylemler içinde yer aldığı; tartışan, yemek yiyen, içen, yazışan, hatta belki de kavga eden bir topluluk görülüyor. Resim, biraz absürt ve mizah içeren bir çizim tarzı kullanarak, o dönemin yaşamına ironik bir bakış sunuyor. Resimdeki mizah, geçmiş çağların modern hayatla ironik bir karşılaştırmasıyla yaratılıyor. "Naber" başlığı, okuyucuyu modern ve günlük bir ifadeyle selamlar gibi görünürken, resmin içeriği antik ve biraz karmaşık bir toplumsal görüntü. Çay, kahve, pastane gibi modern unsurların o dönem insanlarının içinde yer alması, modern zamanların geçmişe aşılandığını ve bu dönemlerin birleştiğini gösterir. İronik olarak, eski toplumsal hayatın modern işler, iletişim ve alışveriş anlayışlarıyla nasıl birleşeceği ve bunların ne gibi sonuçlar doğurabileceği; böylece, bir mizah kaynağı oluşturuyor. Özetle, resim, eski zamanların ve modern zamanların birleştirilmesiyle, mizah yaratmakta, belki de insanların toplum içindeki ilişkilerine ve yaşam tarzlarına eleştirel bir bakış açısı sunmaktadır.


Mesai biter bayram temizliği başlar 🏃‍♀️🏃‍♂️...
Mesai biter bayram temizliği başlar 🏃‍♀️🏃‍♂️
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde, 18. yüzyıl tarzı kıyafetler giymiş, koşuşturan birkaç karakter görülüyor. Önde, kahverengi kıyafetler giymiş bir adam, "Enerjik olmalıyım" diye düşünürken koşuyor. Arkasından, pembe-kahverengi kıyafetler giymiş bir kadın ve onunla birlikte koşan bir erkek figürü var. Kadın şemsiye tutuyor. Adamlar koşarken, birbirleriyle ve olası engellerle çarpışıyor görünüyorlar. Mizah, karakterlerin "enerjik olmalıyım" düşüncesiyle yoğun koşuşturmasında ve bu koşuşturmanın diğerleriyle çarpışmalarına yol açmasında yatıyor. Bu, günlük yaşamda veya sosyal etkileşimlerde fazla enerjik olmanın, istenen sonucu vermeyebileceği ya da karmaşa yaratabileceği yönünde bir karikatür. "Enerjik olmalıyım" düşüncesi, aradaki uyumsuzluğu ve bunun getireceği kaostu vurgularak, komik bir durum yaratıyor.


#RamazanBayramı
#RamazanBayramı
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde, bir çizgi roman dizisi var. Üst kısımda, uzaylı benzeri bir varlık, insanlara ateş eden silahla insanlara saldırıyor, "ECİYEK ECİYEK" diye bağırıyor. Alt kısımda ise, bir adamın, muhtemelen bir aile üyesinin, "ELYİN NABER ELYİN?" diye sorarak "TİK!" diye bir tepki verdiği bir olay anlatılıyor. Alt kısımdaki ikinci olay, bir adamın, "NOOİSUN BE OĞLUM TEYZEMLERE GELDİK." diyen, gizemli, garip yaratıklarla karşılaştığı bir durumu anlatıyor. Bu ikinci panel, biraz absürt, komik ve ironik bir durum ortaya koyuyor. Özetle, çizgi roman, absürt ve biraz da sinir bozucu olaylar, normal insanların, normal olmayan durumlarla karşılaşmalarını ve karşılıklarını verişlerini anlatıyor. Konunun, güncel olaylara, toplumsal sorunlara ya da bayramla ilişkili bir anlamı olabilir ama doğrudan bir mesaj taşımadığı görülüyor. "SQUEOROOO", "FUCK YOU" gibi ifadeler, komik, kışkırtıcı bir hava yaratırken, "ELYİN NABER ELYİN?" sorusu, bir olay öncesi insanların kafalarındaki şaşkınlığı veya ilgisizliği temsil edebilir. Çizim tarzı da, olayların abartılı ve absürt bir şekilde sunulduğunu vurguluyor.


İçerik ekle

Template seç, yazını yaz, kepsi siteye gönder.

Keps yap →

💬 Son Yorumlar