İçerik ekle template seç, yaz, gönder
tarihinyazımı ile ilgili bulabildiğim postlar, videolar, karikatürler, resimler, tweetler, miimler

Anti skinny ads for women in the 1930s a...
Anti skinny ads for women in the 1930s and 50s.
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, 1930'ların veya 1940'ların tarzında, kadınların zayıf olmanın çekici olmadığına ve bunun için "Demirli Maya" adlı bir ürün ile kilo almamız gerektiği konusunda reklamlar içeren bir gazete veya dergi sayfası görülüyor. Resimdeki mizah, kadınların o dönemki estetik idealine uymadıkları takdirde cinsel çekiciliklerinin olmadığına odaklanıyor. Ürün, "seks çekiciliği olmayan" kızların kilosunu artırarak bu problemin çözümünü sunuyor. Bu, o dönemin toplumsal normları ve güzellik standartları hakkında bir yorum niteliğinde. Bugün bakıldığında, oldukça cinsiyetçi ve sağlık konusunda yanıltıcı, dolayısıyla mizah yönüyle rahatsız edici bir söylem olduğu söylenebilir. İronik bir şekilde, bu reklamlar şimdi bize o dönemdeki kadınların beden algısını ve toplumsal baskıları gösteriyor.


13. In 2022, archaeologists unearthed an...
13. In 2022, archaeologists unearthed an extraordinary collection of Roman mosaics on the streets of the town of Stari Grad on the island of Hvar, Croatia.
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, dar bir sokakta, arkeolojik bir kazı çalışması görülüyor. Sokakta, mozaik bir zemin kalıntısı ortaya çıkarılmış. Kazı yapan kişiler, toprak ve taş parçalarını kovalarla topluyorlar. Çevrede, kazı ekibinin ve turistlerin/gözlemcilerin bulunduğu görülüyor. Fotoğrafta, kazı alanında çalışan insanların, arkeolojik kazı çalışmalarını izleyen bir grup insanın ve tarihi bir mozaikin mevcut olduğu, bir sokak manzarası sunuluyor. Bir mizah unsuru yok, yalnızca bir arkeolojik kazı. Resimdeki herhangi bir ironik ya da komik durum söz konusu değil.


"Kadınlara laf atanlar derhal tevkif edi...
"Kadınlara laf atanlar derhal tevkif edilecek!" Atatürk'ün Adalet Bakanı Mahmut Esat Bozkurt. 10 Eylül 1929
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğraf, 1930'lu veya 1940'lı yıllarda basılmış bir gazete haberini gösteriyor. Haberde, "kadınlara laf atanların" derhal tutuklanacağı ve mahkemelerinin özel bir şekilde yürütüleceği belirtiliyor. Adliye Vekili Mahmut Esat tarafından gönderilen bu telgrafta, laf atanların inkılap karşıtı propagandaya destek verdikleri ve toplumsal huzursuzluğa sebep oldukları iddia ediliyor. Ayrıca, Türk Ceza Kanunu'nun ilgili maddelerine de atıf yapılarak, bu kişilere ağır cezalar verileceği vurgulanıyor. Haber, o dönemdeki toplumsal ve siyasi gerilimi yansıtıyor. Laf atanların, kimliklerine ve fikirlerine göre, inkılapa karşı bir tehdit olarak algılandığını gösteriyor. Fotoğrafta yer alan haberin ironisi veya espri unsuru, "laf atanlar"ın tutuklanmasının, insan hak ve özgürlükleriyle uyumsuzluğunu ve keyfi uygulamaların altını çiziyor olabilir. Ancak, bu gazete haberinin içindeki bir "mizah" unsuru olduğunu söylemek, o dönemin toplumsal hassasiyetlerini göz önünde bulundurmadan yapılmış abartılı bir yorum olurdu. Haber, o dönemde hakim olan siyasi iklimin ve toplumdaki hassasiyetlerin sonucu bir haber olarak anlaşılmalıdır.


14. Ctesiphon, Iraq · 600 2024 00000000 ...
14. Ctesiphon, Iraq · 600 2024 00000000 AAAND Ctesiphon, Iraq
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, 600 yılına ait muhtemelen bir Sasaniler dönemi sarayı veya büyük bir yapıya ait bir resim ve 2024 yılındaki aynı yapının, günümüz Irak'taki Ctesiphon'da kalıntıları olarak görülen hali karşılaştırılıyor. Resim, o yapıların günümüze nasıl ulaştığını ve zamanın nasıl onları etkilediğini gösteren bir karşılaştırma sunuyor. Bu, zamanın yok edici gücüne ve tarihin sürekliliğine dair bir mizah içeriyor. Eski görkemli yapı, yıkıntılar halinde olsa bile görkemini koruyor, ancak geçmişiyle karşılaştırdığımızda şaşırtıcı bir fark yaratıyor. Resim, tarihin kaybolan ihtişamlarını ve değişen dünyayı vurgulamaktadır.


Büyük İskender'in ölümünü kaydeden bir B...
Büyük İskender'in ölümünü kaydeden bir Babil astronomik günlüğü.
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, muhtemelen bir müzede sergilenen, kil tabletler veya benzeri arkeolojik buluntular görülüyor. Tabletlerin üzerindeki işaretler, eski bir yazı sistemini temsil ediyor olabilir. Tabletlerden birinin üzerindeki "17" numarası, muhtemelen o tabletin müzedeki katalog numarası. Fotoğrafta bir mizah yok, sadece bir arkeolojik buluntu sergisi var. Açık bir espri veya şaka içermiyor.


Germany: one country, two societies.
Germany: one country, two societies.
Videoda söylenenler: “Thank you. Save me, my love, you're so sweet.”
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Görselde Almanya'nın bir haritası ve üzerine, bölgelere göre 100.000 kişiye düşen milyoner sayısını gösteren renk kodlamalı bir dağılım yer alıyor. Haritanın üzerindeki iki alanda, sırasıyla "1. kısım milyonerler 10.94" ve "2. kısım milyonerler 31.60" yazıları görülüyor. Bu, Almanya'nın bazı bölgelerinde diğerlerine göre daha fazla milyoner olduğu anlamına geliyor. Şaka, farklı bölgelerdeki milyoner sayılarındaki uçurumun, yani zenginliğin eşit dağılmadığının bir göstergesi olarak sunulmasıdır. Görsel, zenginliğin ve ekonomik eşitsizliğin farkındalığını komik bir şekilde vurguluyor.


St. Louis Globe-Democrat Where History F...
St. Louis Globe-Democrat Where History Flopeats Itself V25, No 5 uyqust 1963 45 YEARS AGO THIS MONTH Can Tiny Wal-Mart Survive Against the Big Guys? WALMART Woolco DISCOUNT CITY Target mart FREE Soviet Union Is Suspected Of Building Missle Sites In Cuba
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde, 1962 yılından kalma, St. Louis Globe-Democrat gazetesinin bir sayfası yer alıyor. Başlıkta "Can Tiny Wal-Mart Survive Against the Big Guys?" sorusu soruluyor. Bu, o dönemde Walmart'ın henüz yeni kurulmuş, ancak daha az tanınmış ve "büyük oyuncular" (o zamanın büyük perakende zincirleri) ile rekabet edebilecek kadar güçlü olup olmadığı konusundaki bir tartışmayı yansıtıyor. Mizah, Wal-Mart'ın, 1960'ların ortasında bir gazetede, daha büyük mağazalarla rekabet edebilme becerisinden şüphe duyulurken yer aldığını ve böylece, bugünkü devasa uluslararası bir şirket haline gelmiş olmasından kaynaklanıyor. Şaşırtıcı derecede yeni bir şirket hakkında, o dönemin gazetecilik tarzında haber olarak yapılmış bu tartışma, bugünkü durumun ne kadar farklı olduğunu gösteren bir ironi örneği niteliğinde.


16. yüzyıla ait, astronomik küreye dönüş...
16. yüzyıla ait, astronomik küreye dönüşebilen bir yüzük. · STRABLY DA FO NIZOR + pes NO DI 20%
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde, altın kaplama bir materyalden yapılmış, karmaşık bir şekilde işlenmiş iki ayrı mücevher parçası görülüyor. Üst kısımda, ince, desenli bir halka şeklinde bir yüzük bulunuyor. Alt kısımda ise, içinde çeşitli işaretlemeler ve daireler bulunan, minyatür bir gök küre şeklinde bir alet yer alıyor. Bu gök küre, muhtemelen bir astronomik saat ya da benzer bir aletin parçası. Fotoğraf, gök küre yüzük ilişkisiyle espri yapmayı amaçlıyor. Gök kürenin boyutu ve içindeki detaylar, onu bir yüzük ile taşımak için oldukça büyük ve karmaşık kılıyor. "Yüzük kadar basit, gök küre kadar karmaşık" veya "Yüzük gibi gösterişli, ama içinde gök küre kadar bilgi gizlenmiş" gibi bir espriyi çağrıştırıyor. Görüntüdeki karmaşıklık, gerçek hayatta bu tür objelerin ne kadar karmaşık olabileceğini ve belki de bir alet kadar işlevsel bir şekilde küçük bir nesne üzerindeki beceriye bir gönderme olabilir.


Turkish people’s first name vs their las...
Turkish people’s first name vs their last name GULDUM
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Bu fotoğraf, Türk insanların adlarının ve soyadlarının genellikle ne kadar farklı olduğunu gösteren bir mizah örneğidir. Soldaki resimde, bir deve üzerinde oturan ve geleneksel Türk kıyafetleri giyen bir adam görülüyor. Bu, birçok Türk'ün sahip olduğu tipik bir ad gibi görünür. Sağdaki resimde ise savaş giysileri giymiş bir savaşçı görülüyor. Bu, daha az görülen bir soyad gibi görülüyor. Resim, Türklerin genellikle oldukça yaygın isimlerle daha az yaygın soyadlarını nasıl birleştirdiğini göstererek, Türk isimleriyle ilgili yaygın bir kalıba gönderme yapıyor.


GUCE Muharrem INCE @vekilince @melih gök...
GUCE Muharrem INCE @vekilince @melih gökcek bak melih sarhoş değilim.ama içersemde kendi paramla içerim.garibanın hakkını çalarak içmem Translate Tweet 2:18 27 Mar 11 Twitter Web Client E ben babanın öğretmeniyim. La Selçuk! A EML
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Bu fotoğrafta, bir politikacı ve bir grup insan görülüyor. Politikacı, "E ben babanın öğretmeniyiyim" diyen bir kadınla konuşuyor. Kadın politikacının babasının öğretmeni olduğunu söylüyor. Politikacı ise "La Selçuk" diye cevap veriyor. Bu, Selçuk'un politikacının ismi olduğunu ima ediyor ve kadının onu "La" diye hitap etmesi, onunla alay ediyor. İşte bu espri, kadın politikacının babasının öğretmenini tanıması, politikacının ise bunu "La Selçuk" diye alaycı bir şekilde yanıtlaması üzerine kurulu. Bu durum politikacının alay konusu olmasını sağlıyor. Fotoğrafta, ön planda iki genç kadın, arka planda ise bir grup insan bulunuyor. Kadınlardan biri yüzünde maskeyle selfie çekerken, diğer kadının yüzü görünmüyor ve fotoğraftaki espri de burada yatıyor. Kadınların arkasında duran adam, "benim de fotoğrafımı çek" dercesine elini selfie çeken kadına doğru uzatıyor. Bu fotoğrafta, selfie çekerken sadece kendilerini düşünerek, etraflarındaki diğer insanların fotoğraflarını çekmek isteyebileceğini düşünmedikleri üzerine espri yapılıyor. Fotoğrafta bir otobüste oturan ve uyuyan bir adam görünüyor. Adamın tişörtü, bir otobüste oturan insanların sık sık yaşadığı bir durum olan, koltuk başlığının şeklini almış gibi görünüyor. Şaka, adamın tişörtünün koltuk başlığına benzemesinden ve otobüste yolculuk yapmanın konforunu göstermesinden geliyor. **Türkçe olarak:** Fotoğrafta, bir otobüste oturan ve uyuyan bir adam görünüyor. Adamın tişörtü, bir otobüste oturan insanların sık sık yaşadığı bir durum olan, koltuk başlığının şeklini almış gibi görünüyor. Şaka, adamın tişörtünün koltuk başlığına benzemesinden ve otobüste yolculuk yapmanın konforunu göstermesinden geliyor.


Yeni hikayeniz geldi. Keyifli okumalar 👋🏻...
Yeni hikayeniz geldi. Keyifli okumalar 👋🏻
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, 19. yüzyılda anestezi kullanılmadan ameliyat yapılırken, hastanın acıdan kıvranması ve etrafındaki insanların ona bakması görülüyor. Resmin altında yazan yazı ise "Şimdi olsa anestezi olmadan ameliyathane kapısından girmeyiz, fakat o dönem değeri bilinmedi. İnsanların acısını dindirmek için yola çıkan Wells'i birçok engel bekliyordu. Tıp dünyasına anestezi olarak kullanılması için kahkaha gazını diazot monoksit ile birleştiren Wells ortağı Morton'a bu fikrini sundu, ancak miktarı tutturmadığı için amacına ulaşamadı ve alay konusu oldu" şeklinde. Bu durum, anestezinin öneminin o zamanlar tam olarak anlaşılmamasını ve bunun da Wells'in başarısızlığına yol açtığını komik bir şekilde gösteriyor. Resimde, sol tarafta bir grup insanı, sağ tarafta ise bir adamı gösteriyor. Sağdaki adam diğerlerine karşı büyük bir kibir ve alaycı bir tavırla duruyor. Resmin altında yazan metin, Wells adlı birinin ağrılarını hafifletmek için kullandığı yöntemin Morton adlı başka bir adam tarafından daha büyük bir dozla uygulanarak ve daha da geliştirilerek yaygınlaşmasını anlatıyor. Fakat bu durum Wells'in umutlarını söndürüyor. Bu durum, bir başkasının fikrini geliştirerek, onun keşfini kendi adına sahiplenmeye benzetiliyor. Bu nedenle, resimdeki adamın kendisini diğerlerine göre üstün görerek alaycı tavır takınması, bu ironik durumu vurguluyor. Fotoğrafta Horace Wells'in mezar taşı ve onun hikayesini anlatan bir yazı var. Şaka şu ki, Horace Wells'in hikayesi trajik. Olaylardan sonra akıl sağlığını kaybedip insanlara asit atmaya başlamış. Sonunda da hapishaneye atılmış ve kendine kloroform enjekte ederek intihar etmiş. Ancak mezar taşında bir melek ve sakin bir yüz ifadesi var. Bu durum, onun gerçek hikayesinin tersine, onun mezar taşı anıtında oldukça huzurlu bir şekilde yattığı imajını yaratıyor. Yani ölümünden sonra bile onu takip eden trajik hikayenin tersine, anıtında bir melek gibi gösterilmesi bir çelişki oluşturuyor. Resimde, Horace Wells (solda) ve onun asistanı (sağda) görünüyor. Wells, diğer doktorlar önünde eter yerine diazot monoksit kullanarak bir adamın dişini çekme gösterisi yapıyor. Ama adamın acıdan dolayı kasılmasını ve bağırmaya başlamasını görüyoruz. Bu resimdeki espri, Wells'in daha önce "kahkaha gazı" diye bilinen diazot monoksidi kullanarak bir adamın dişini acı duymadan çektiğini gösteriyor. Ancak, bu gösteride adam ağrı duyduğu için Wells'in bu buluşunun başarısız olduğunu ve adamın gazın etkisiyle acı duygusundan çok "üzgün gazı" hissettiğini gösteriyor. Resmin altındaki metin de bunu açıkça belirtiyor. Bu resim, Wells'in keşfettiği diazot monoksidin ağrı kesici özelliğinin henüz tam olarak anlaşılmadığını ve onun bunun etkisini tam olarak kontrol edemediğini gösteriyor. Resimde Horace Wells adında bir adamın çizimi var. Aşağıdaki metinde "Açıları dindirsin diye keşfettiği anestezi yüzünden, hayatı olabilecek en acı şekilde sonlanan bilim insanı Horace Wells'in hikayesini sizler için derlemeye çalıştım." yazıyor. Bu espri, Horace Wells'in ağrı kesici olarak keşfettiği anestezinin kendisine de uygulanmasını istese de, anestezi uygulanırken oluşan bir kaza sonucu hayatını kaybettiği gerçeğinden kaynaklanıyor. Yani Wells, ağrının dindirilmesi için keşfettiği yöntem yüzünden acı içinde öldü. Resimde bir dişçi, hastanın dişini çekerken, hastaya kahkaha gazı vererek ağrı duymasını engellemeye çalışmaktadır. Bu durum, günümüzde kullanılan anestezi yöntemlerine benzemektedir. Şaka ise, kahkaha gazı kullanmanın modern diş hekimliğindeki anestezi yöntemlerinden oldukça farklı olmasından kaynaklanmaktadır. Resim, günümüzde gülünç görünen ancak o dönemde etkili bir yöntem olarak kabul edilen bir diş çekme yöntemini göstererek ironik bir durum yaratmaktadır.


Keyifli okumalar 👋🏻 Daha fazla hikaye,bi...
Keyifli okumalar 👋🏻 Daha fazla hikaye,bilgi ve haber için bizi takip edip beğenmeyi unutmayın; @sizbilindiye #bilgi #pratikbilgiler #faydalıbilgiler #gerçek #ilginçbilgiler #ilginçvideolar #ilginç #sıradışıbilgiler #keşfet #bilim #haber
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde, çocukları büyüleyen ve onları uzaklaştıran bir "Fareli Köyün Kavalcısı" figürü görünüyor. Resmin altında ise "Birçoğumuzun çocukken okuduğu veya filmleştirilmiş versiyonlarını izlediği "Fareli Köyün Kavalcısı" masalının gerçek hikayesini ve kaybolan çocuklar olayını sizler için derlemeye çalıştım. Detaylar için yana kaydırın." yazıyor. Şaka şu ki, Fareli Köyün Kavalcısı masalındaki çocuklar hikayede kaybolmuyorlar, aksine büyücü tarafından çalınıp götürülüyorlar. Bu durum, yazının altına eklenen "Detaylar için yana kaydırın." kısmıyla ironik bir şekilde gösteriliyor. Yani, "kaybolan çocuklar"ın hikayesi "çalınan çocuklar" hikayesiyle örtüşüyor ancak bunu doğrudan söylemek yerine okuyuculara "detaylar için yana kaydırın" diyerek bir gizem yaratıyor. Fotoğrafta Jacob ve Wilhelm Grimm kardeşler görünüyor. Alttaki yazı ise Grim kardeşlerin masallarını topladıklarını, en ünlü hikayelerinin "Fareli Köyün Kavalcısı" olduğunu belirtiyor. Bu bilgi, Grim kardeşlerin masallarını toplayan kişiler olduğunu bildiğimizden, bu bilgi bir şaka niteliğinde. Çünkü "Fareli Köyün Kavalcısı" hikayesi Grim kardeşler tarafından değil, bir anonim tarafından yazılmıştır. Fotoğrafta Hamelın Fareli Piyangosi'nin çizimi var. Çizimde, fareleri büyülü bir melodiyle çeken bir adam görülüyor. Şaka şu ki, adam fareleri çekmek için köylülere altın vereceklerini söylemişti, ancak köylüler parayı ödemek istemeyince adam kızıp tüm çocukları ormana götürmüş. Yani, adamın yaptığı şey sadece çocukları kaçırmak ve bunu parayla alakalı gibi göstermekti. Fotoğrafta, vitray pencerelerde bir hikayenin anlatıldığı bir kilise görünüyor. Pencerelerde, bir adam bir grup insanın önünde flüt çalıyor, insanların arasında da bir çocuk var. Bu vitray, "Saint John ve Saint Paul" gününde yaşanan, çocukların flüt çalarak "bir çocuğu öldürdüklerini" anlatan efsaneye dayanıyor. Ancak bu hikaye, halk arasında yayılan masallar kategorisinde yer alıyor ve gerçek bir olaya dayanmıyor. Bu nedenle, vitrayda anlatılan hikaye bir "masal" olarak kabul ediliyor. Fıkra, vitrayda anlatılan hikayenin bir masal olduğunu ve gerçekte yaşanmadığını ima ediyor. Resimde Hameln'in fareli adam efsanesini tasvir eden bir resim var. Resmin altında, Hameln'in 1384 yılına ait kroniklerinde "Çocuklarımızın gidişinden bu yana 100 yıl geçti." ifadesinin geçtiği ve 16. yüzyılda kasaba girişine yeni bir kapı inşa edildiğinde ise üzerine şöyle yazılmış "1556, büyücünün 130 çocuğu kasaba dışına sürüklenmesinden 272 yıl sonra bu giriş yapıldı." şeklinde bir anlatım var. Bu anlatımda kasaba halkının fareli adamın çocukları kaçırışından 100 yıl sonra, 1556 yılında inşa edilen yeni kapıya "büyücünün 130 çocuğu kasaba dışına sürüklenmesinden 272 yıl sonra" yazılmış olması bir ironi. Çünkü 1384 ile 1556 yılları arasında sadece 172 yıl var ve kroniklerde bahsi geçen "büyücü" çocukları 100 yıl önce kaçırırken, kasaba halkının olayı 272 yıl sonra hatırlaması absürt bir durum yaratıyor. Bu durum efsanenin doğruluğuna dair bir şüphe uyandırıyor. Resimde, Haçlı Seferleri'nde çocukların savaşlara katılımını simgeleyen bir grup çocuk tasvir edilmiş. Resimde, çocuklar bir haç taşıyor ve savaşçı gibi giyinmiş. Bu resim, çocukların masumiyetini ve savaşın vahşetini bir araya getirerek ironik bir durum yaratıyor. Resimdeki espri, çocukların savaşa katılma gibi bir masumiyetin olmadığını ve bu tür durumların son derece üzücü olduğunu ima ederek, okuyucunun kendi düşüncelerini sorgulasını sağlıyor. Resim, savaşın yıkıcı etkileri hakkında soru işaretleri yaratarak, okuyucunun konuyu düşünmeye teşvik ediyor.


TRABLUSGARP 191: AFRİN 2018 C 1083 SEHI ...
TRABLUSGARP 191: AFRİN 2018 C 1083 SEHI TLER TEPESİ LUR PALANCI BURHAN ACI ATAHA KOG REGEP c STEHMET DtNER mo ARIF DEAIREL R FITRAT DEĞİŞİR SANMA! BU KAN YİNE O KANDIR. DİYARBAKIR JÖH (ROKETLER)/ ‘ZEYTİN DALI’ HAREKATIV AFRİN-SURİYE
Yapay zeka açıklaması

Bu resimde iki fotoğraf var, üstteki fotoğrafta 1911 yılında Trablusgarp'ta savaşan Türk askerleri, alttaki fotoğrafta ise 2018 yılında Afrin'de savaşan Türk askerleri görünüyor. Resimdeki espri, 1911'deki askerlerin 100 yıl sonra da aynı yerde savaşan Türk askerleri olduğunu göstermesidir. Bu durum, Türkiye'nin uzun yıllardır süren savaşlarla dolu bir tarihe sahip olduğunu ve aynı sorunlarla boğuştuğunu gösterir. Espri, "Fıtrat değişir sanma! Bu kan yine o kandir. Diyarbakır jöh (roketler) zeytin dalı harekatı Afrin-Suriye" şeklinde ifade ediliyor. Bu ifade, Türklerin savaşçı bir geçmişe sahip olduğunu ve bu geçmişin günümüzde de devam ettiğini vurguluyor.


Yüz yıl önce o gemiye kendi ve 18 · aske...
Yüz yıl önce o gemiye kendi ve 18 · askeri değildi binen. Bir milletin · umudu ve gururuydu. 3 gün Sonra · yanaşacakları Samsun Limanı · askeri personeli değil Türk'ün son · başbuğunu bekliyordu.Kemal paşanın · İstanbula şimdilik veda Kurtuluşa · merhaba dediği 16 Mayıs'ın 100.Yılı · kutlu olsun
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta Mustafa Kemal Atatürk'ün Samsun'a ayak bastığı anda giydiği şapka var. Şapka hakkında "Yüz yıl önce o gemiye kendi ve 18 askeri değildi binen. Bir milletin umudu ve gururuydu. 3 gün sonra yanaşacakları Samsun Limanı askeri personeli değil Türk'ün son başbuğunu bekliyordu. Kemal paşanın İstanbula şimdilik veda Kurtuluşa merhaba dediği 16 Mayıs'ın 100. Yılı kutlu olsun" şeklinde bir yazı var. Bu yazı aslında Atatürk'ün Samsun'a ayak basmasını gösteren bir durumun anlatımı. Ancak, şapkanın fotoğrafı altına bu yazı yerleştirilerek esprili bir şekilde sunulmuş. Yani, şapkanın "Benim için de 100 yıl oldu!" der gibi bir durum anlatılmak istenmiş.


İçerik ekle

Template seç, yazını yaz, kepsi siteye gönder.

Keps yap →

💬 Son Yorumlar