TBMM Soruşturma Komisyonu da Ağar'ın Yüce Divan'a sevkine gerek olmadığına karar verdi. Böylece bu aşamada Ağar hakkında Susurluk bağlantılı yargı süreçleri de sona ermiş oldu. Ta ki 2011 yılına kadar. Bu kez Ankara Özel Yetkili 11'inci Ağır Ceza Mahkemesi, hakkında ‘suç örgütü yöneticisi’ olduğu iddiasıyla açılan davada Ağar'ı beş yıl hapis cezasına çarptırılmasına hükmetti. Aydın'da bulunan cezaevinde bir yıl dört gün yattıktan sonra denetimli serbestlikle tahliye edildi. Cezaevi çıkışında bekleyen gazetecilere konuşurken "devlet" kavramına başvurdu: "Devlet 'Gel' dedi geldik, 'Git' dedi gittik." Ağar, yıllar içinde yaptığı açıklamalarda hayatı boyunca hiçbir gayri resmi emir vermediğini savundu.
Yapay zeka açıklaması
Bu fotoğrafta bir gazete manşeti görünüyor. Gazetenin adı "RADİKAL". Manşetin ana başlığı "Ağar gitti, ya çete?" şeklinde. Bu başlık, bir bakana (Muhtemelen Mehmet Ağar) istifa ettiğini ve yerine kimin geleceğini, bu durumun bir "devlet çetesi" iddialarıyla ilişkili olup olmadığını sorguluyor. Gazetenin sol alt köşesinde "Bu soruların cevapları verilmedi" gibi bir ifade daha var. Sağ tarafta ise "Pakistan'da kirli siyasetçilere özel yasa" ve "PKK roketi saldırdı" gibi başka haber başlıkları da mevcut. Manşetin altında ise bir kişinin telefonla konuşurken çekilmiş bir fotoğrafı yer alıyor. Bu fotoğrafın neşelendirecek bir yönü yok, daha çok siyasi bir olayı ve iddiaları konu alan ciddi bir haber başlığı içeriyor. Bu nedenle bir "espri" bulunmamaktadır. Espri, kelime oyunu, ironi, abartı gibi mizahi unsurlar gerektirir. Bu görselde böyle bir durum söz konusu değil.