Hasan Ali Yücel, Köy Enstitülerini kapatalım diyenlere karşı Meclis’te köylüyü okutmanın yararlarını anlatır ve sonunda “zararları nedir?” diye sorar. Toprak ağası bir milletvekili: “Ben üçü beşi bilmem, bindiğim eşek benden akıllı olmayacak. Olursa düşürür, okuyan köylü zapt olmaz”der.!! Köy enstitüleri kapatılır... Fotoğraftaki kız çocuğu ,Elazığ Köy enstitülerinden mezun olup hemşire olur. Cumhuriyet aydınlanması işte budur. Hasan Ali Yücel, aslen Giresun Görele'li olup, Japonya'da batan Ertuğrul Fırkateyni'nin komutanlarından süvari deniz albay Ali Bey'in torunudur. Ruhu şad olsun.
Yapay zeka açıklaması
Bu fotoğrafta iki farklı zaman diliminde çekilmiş aynı kişinin fotoğrafları yer almaktadır. Soldaki fotoğrafta Elif adında genç bir kız, yırtık pırtık ve oldukça eski kıyafetler içinde, çıplak ayakla durmaktadır. Sağdaki fotoğrafta ise aynı Elif, bir yıl sonra daha temiz, yakalı ve düzgün bir öğrenci elbisesi içinde, ayakkabılarıyla birlikte görülmektedir. Fotoğrafın altında iki metin bulunmaktadır. Soldaki metin, Elif'in köyünden alınıp Elazığ Kız Enstitüsü'ne getirildiği gün çekilmiş bir fotoğrafı olduğunu ve okula bu halde geldiğini anlatmaktadır. Sağdaki metin ise bir yıl sonra Elif'in okulda, temiz öğrenci elbisesi içinde olduğunu ve Türkçe öğrenmeye başladığını belirtmektedir. Buradaki "espri" veya şaşırtıcı unsur, "öncesi ve sonrası" temasıdır. Soldaki ilk fotoğraf, Elif'in içinde bulunduğu kötü sosyoekonomik durumu ve okula başlarkenki hali vurgulamaktadır. Sağdaki ikinci fotoğraf ise, eğitimin ve kurumun Elif'in hayatında yarattığı olumlu değişimi göstermektedir. Zamanla giyiminin, görünüşünün ve muhtemelen yaşam koşullarının ne kadar değiştiği, bu iki fotoğraf arasındaki çarpıcı tezatla ortaya konulmuştur. Bu tür "öncesi-sonrası" karşılaştırmaları, genellikle bir iyileşme, gelişim veya dönüşüm hikayesi anlatmak için kullanılır.