İçerik ekle template seç, yaz, gönder
mutfakhalleri ile ilgili bulabildiğim postlar, videolar, karikatürler, resimler, tweetler, miimler

When you throw out the packaging of a mi...
When you throw out the packaging of a microwave dinner and immediately forget how long to microwave it for The sacred texts!
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta üst kısımda "When you throw out the packaging of a microwave dinner and immediately forget how long to microwave it for" yazısı bulunuyor. Bu yazı, mikrodalga yemeklerin ambalajını attıktan hemen sonra ne kadar süreyle ısıtılacağını unutmakla ilgili bir durumu esprili bir dille ifade ediyor. Alt kısımda ise Star Wars filminden, Luke Skywalker'ın hayalet Yoda'ya "The sacred texts!" (Kutsal metinler!) dediği sahneden bir kare yer alıyor. Luke, Yoda'nın önünde diz çökmüş ve ona adeta dini bir metinmiş gibi yaklaşarak bir şeyler soruyor. Bu iki görselin birleşimiyle ortaya çıkan espri şudur: Mikrodalga yemeklerin üzerindeki pişirme talimatları, tıpkı kutsal metinler gibi, ambalaj atıldıktan sonra bir daha asla ulaşamayacağımız, bulunması zor bilgiler haline geliyor. Bu yüzden, bu bilgiyi bir daha bulmaya çalıştığımızda, sanki kutsal bir metne ulaşmaya çalışıyormuşuz gibi bir çaresizlik ve aciliyet hissediyoruz. Fotoğrafın altındaki Luke Skywalker'ın tepkisi de bu durumu mizahi bir şekilde yansıtıyor.


When you're cooking 60-second rice Wait ...
When you're cooking 60-second rice Wait a minute
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Bu görsel, "60 saniyelik pirinç pişirirken" başlığıyla birlikte paylaşılan bir meme'dir. Meme'nin üst kısmında "When you're cooking 60-second rice" yazmaktadır. Görselin ana kısmında ise "Wait a minute" yazısı ve ön planda şaşkın bir ifadeyle duran bir çocuk bulunmaktadır. Arka planda ise bulanık halde başka çocuklar ve ağaçlar görülmektedir. **Mizahın Açıklaması:** Meme'nin esprisi, "60 saniyelik pirinç" olarak pazarlanan hazır pirinçlerin aslında pişirme süresinin çok daha uzun sürmesiyle ilgilidir. "Wait a minute" (Bir dakika bekle) ifadesi, bu durumla karşılaştığında hissedilen şaşkınlık ve sabırsızlığı ifade etmektedir. Yani, vaat edilen kısa sürede pirincin hazır olmayacağı gerçeğiyle yüzleşildiğinde duyulan "aaa, dur bir dakika, bu iş öyle değilmiş" gibi bir tepkiyi komik bir şekilde aktarmaktadır.


Went out for Chinese food and I told the...
Went out for Chinese food and I told them have a severe allergy to seafood and this was on the check when I paid k 1/2 ck Thai 19.50 0 7.50 chick C'nut 7.90 Chick SS i Beef 7.90 Crispy Chill 8.50 Rice Special 9.40 NO 0 NO FUCKING SO HRIMP OR HE D IE Choc Pan 10.00 2 2
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta bir Çin restoranı fişi görülüyor. Fiştte çeşitli yemek isimleri ve fiyatları yer alıyor. Mizah, fişin üzerinde "NO FUCKING SHRIMP OR HE D" (Kesinlikle karides veya başka bir şey yok) şeklinde bir notun bulunmasından kaynaklanıyor. Bu, kullanıcının deniz ürünleri alerjisi olduğunu belirttiği halde restoranın bu şekilde bir notla cevap vermesini ironik ve komik kılıyor. Muhtemelen bu not, kullanıcının siparişinin alerjiye dikkat edilerek hazırlandığını veya hazırlayıcının espri anlayışını gösteriyor.


BORDA QUALITY ORIGIN IRELA 1 of 5 a day ...
BORDA QUALITY ORIGIN IRELA 1 of 5 a day TOGE Best before MONDAY <0323 1 Keep frigerated Which fuckin monday Terydal
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta bir marul paketi görülüyor. Paketin üzerindeki etikette "Best before" (Son kullanma tarihi) yazan kısmın altında "MONDAY" (Pazartesi) yazıyor. Hemen altında ise "Keep refrigerated" (Buzdolabında saklayın) ifadesi bulunuyor. Görüntünün alt kısmında ise "Which fuckin monday" (Hangi lanet olası pazartesi) yazısı yer alıyor. Buradaki espri, marulun son kullanma tarihinin sadece "Pazartesi" olarak belirtilmesi. Ancak hangi Pazartesi olduğu belli değil. Bu da "Hangi lanet olası pazartesi" yazısıyla mizahi bir şekilde ifade edilmiş. Yani ürünün ne zaman tükeneceği belirsiz bırakıldığı için bir şaşkınlık ve mizah unsuru oluşmuş.


Me stopping the microwave at 0:01 so it ...
Me stopping the microwave at 0:01 so it would not beep
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Bu fotoğrafta, "Me stopping the microwave at 0:01 so it would not beep" yazısıyla birlikte bir erkek karakter görülüyor. Bu sahne Squid Game adlı diziden alınmıştır. **Fotoğrafın Açıklaması:** Fotoğrafta, bir adamın elini uzatarak başka bir kişinin kolunu tuttuğu bir an yakalanmış. Arka planda ise hafif bulanık bir ortam var. Üst kısımda bulunan yazı, bu hareketi mizahi bir dille açıklıyor. **Şakanın Açıklaması:** Şaka, mikrodalgayı "0:01" saniyede durdurarak ötmeye bırakmama eylemi üzerine kurulu. Mikrodalga cihazları genellikle işi bittiğinde öterek kullanıcıyı uyarır. Ancak bu durum bazen rahatsız edici olabilir, özellikle sessiz bir ortamda veya uykudan uyanmak istemeyen biri için. Bu şaka, mikrodalgayı neredeyse hiç çalıştırmadan, sadece bir saniye ayarlanarak ötmesini engelleme "becerisi"ni vurguluyor. Bu, bir işi yapmanın en "zekice" ve "pratik" yolu olarak mizahi bir şekilde sunuluyor. Aslında, mikrodalganın bir saniye bile çalışması gerekmez, ancak şaka, bu "mükemmel an"da durdurma eyleminin üstünlüğünü vurguluyor. Bu, hayatın küçük ve çoğu zaman anlamsız görünen detaylarına karşı geliştirilen yaygın bir mizah anlayışını yansıtıyor. Karakterin yüzündeki ifade de bu "başarı"yı kutlar gibi bir hal almış.


20200627-IMG_2486-copy.jpg 184 KB JPG Wh...
20200627-IMG_2486-copy.jpg 184 KB JPG Why did people stop putting pies on the window sill? Anonymous >>18038508 (OP) # 06/27/22(Mon)18:56:57 No.18038514 Too many people floating through the air when they smell it
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Bu fotoğrafta, bir pencere pervazında duran iki adet tart görülüyor. Tartların üzerindeki hamur işleri ve dolguları, henüz yeni yapılmış olduklarını düşündürüyor. Fotoğrafın altında ise bir forum yazışması yer alıyor. Bir kullanıcı, "İnsanlar neden artık tartları pencere pervazına koymayı bıraktı?" diye soruyor. Diğer kullanıcı ise, "Çok fazla insan havada uçuşuyordu, onları koklayınca," şeklinde esprili bir cevap veriyor. Buradaki espri, "tart" kelimesinin İngilizce'de hem "tart" (tuzlu veya tatlı pasta) hem de "uçuşan, gezen kişi" anlamında kullanılmasına dayanıyor. Bu nedenle, kullanıcılar pencerelerin önünde duran tartları, havada uçuşan insanlara benzeterek şaka yapıyorlar.


I hope he's okay
I hope he's okay
Kaynak

2 saat yemek pişirdim, 10 dakikada yedim...
2 saat yemek pişirdim, 10 dakikada yedim ve şimdi her şeyi yıkamam gerekiyor.
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Bu görselde yaşlı bir kadın, elinde sigara ile yüzünde yorgun ve bezgin bir ifadeyle görülüyor. Kadının saçları dağınık, makyajı akmış gibi duruyor. Görselin üstündeki metin ise şöyle: "2 saat yemek pişirdim, 10 dakikada yedim ve şimdi her şeyi yıkamam gerekiyor." Buradaki espri, verilen emeğin karşılığında ortaya çıkan sonucun (bulaşık dağının) kişide yarattığı bıkkınlık ve pişmanlık duygusu üzerine kurulu. Kadının yorgun ve bitkin hali, bu durumu mizahi bir dille anlatıyor. Yani, "O kadar uğraştım ama şimdi hepsi yine pislik içinde ve ben onları temizlemek zorundayım" diyen birinin yüz ifadesini görüyoruz.


When this pot comes out, you know you're...
When this pot comes out, you know you're eating the exact same thing for the next 3 days 0
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta büyük bir tencere ve üzerinde "Bu tencere çıktığında, sonraki 3 gün boyunca aynı şeyi yiyeceğini bilirsin" yazılı bir metin görülüyor. Şakanın espri anlayışı şudur: Fotoğrafta büyük bir tencere var. Bu, genellikle birden fazla kişiye yetecek kadar çok miktarda yemek yapıldığını ima eder. Metin, bu kadar büyük bir tencerede pişen yemeğin, genellikle artan ve sonraki günler tekrar tüketilen bir yemek olduğunu belirtiyor. Yani, bu tencere sofraya geldiğinde, lezzetli olsa bile, "ya yine aynısı" diyerek bir süre aynı yemeği yemek zorunda kalacağınızı mizahi bir dille anlatıyor.


Stupid cutting board. So far, it's broug...
Stupid cutting board. So far, it's brought 3 chickens back to life BYE 068299 YES ON * ABCDEFGHIJKLM
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, üzerinde harfler, sayılar ve "EVET", "HAYIR", "GÜLE GÜLE" gibi kelimelerin bulunduğu bir Ouija tahtası görünüyor. Bir el, bu tahtanın üzerinde bir domatesi bıçakla kesiyor. **Şakanın Açıklaması:** Şaka, Ouija tahtalarının ruhlarla iletişim kurarak öldükten sonra yaşayanlara geri döndürdüğüne dair batıl inançlarla dalga geçiyor. Metinde "Stupid cutting board. So far, it's brought 3 chickens back to life" (Aptal kesme tahtası. Şu ana kadar 3 tavuğu hayata geri getirdi) yazıyor. Bu durum, kesme tahtasının Ouija tahtası gibi kullanılmaya çalışıldığını ima ediyor. Domates kesme işlemi sırasında Ouija tahtası üzerindeki harflerin ve kelimelerin "anlamlı" bir şekilde okunabileceği düşüncesiyle bir espri yapılıyor. Ancak domatesin kesilmesiyle "hayata dönen" şeyin bir tavuk olması, bu batıl inancın ne kadar mantıksız ve komik olduğunu vurguluyor. Yani aslında Ouija tahtası işe yaramıyor ve domates kesmekle tavukların canlanması arasındaki absürt bağlantı mizahi bir dille anlatılıyor.


The shrimp urge To fry rice
The shrimp urge To fry rice
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Bu fotoğrafta bir wok tavada pirinç kızartılıyor. Tavanın yanında da bir karides ve bir spatula bulunuyor. Fotoğrafın üzerindeki yazıda "The shrimp urge to fry rice" yani "Karidesi kızartma isteği" yazıyor. Bu fotoğrafın espri anlayışı, karidesin pişirilme isteği ile pilavın (pirinç pilavının) kızartılma isteğini bir araya getirmesinden kaynaklanıyor. Yani, karidesin kendisini pilavla birlikte kızartılmak istemesi gibi bir durum ima ediliyor. Bu, beklenmedik ve komik bir birleşim yaratıyor.


"i'm just gonna open this kitchen drawer...
"i'm just gonna open this kitchen drawer" the fuck you are
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, bir patates ezici aleti ve bir konuşma balonu görülüyor. Konuşma balonunda "the fuck you are" yazıyor, bu da Türkçede "ne bok yiyorsun sen" veya "ne alaka" gibi anlamlara geliyor. **Şakanın Açıklaması:** Şaka, patates ezici aletinin mutfak çekmecesinde ne işi olduğuyla ilgili bir kelime oyunu üzerine kurulu. Genellikle mutfak çekmecelerinde kaşık, çatal, bıçak gibi eşyalar bulunur. Ancak patates ezici gibi daha büyük ve özel bir aletin orada olması, beklenmedik bir durumdur. Metinde yer alan "i'm just gonna open this kitchen drawer" (Sadece bu mutfak çekmecesini açacağım) cümlesiyle, sanki çekmecede olması gereken sıradan bir şey aranıyormuş gibi bir beklenti yaratılıyor. Ardından gelen "the fuck you are" (ne bok yiyorsun sen / ne alaka) ifadesi, patates ezicinin orada bulunmasına karşı duyulan şaşkınlığı ve ironik bir şekilde "Sen burada ne arıyorsun?" sorusunu dile getiriyor. Yani şaka, patates ezicisinin mutfak çekmecesinde sıradışı bir şekilde bulunması ve bu duruma verilen komik tepki üzerine kurulu.


RICE FRIED
RICE FRIED
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Bu fotoğrafta, bir wok tavasında pişmekte olan "Rice Fried" yazılı bir yemek ve tavanın önünde pişmemiş bir karides görülüyor. Şakası ise "Rice Fried" kelimesinin Türkçe'de "Pirinç Kızartması" anlamına gelmesi. Fotoğraftaki karidesin pişmemiş olması, sanki yemeğin içinde karides olması gerekirken, karidesin dışarıda ve pişmemiş bir halde bırakılmış olmasını vurguluyor. Bu durum, "Pirinç Kızartması" adıyla satılan veya yapılan bir yemekte karidesin eksik olduğunu veya yanlış bir şekilde piştiğini ima ederek mizahi bir etki yaratıyor.


AND re Mich ONED SERIE KEN REHEATING INS...
AND re Mich ONED SERIE KEN REHEATING INSTRUCTIONS: MIODOWAVE: Microwane or beg or page on a microwave drack Plays in micicuave. Picago on minnum em th loo pevorator uches 100 F. Hoating un so will notched and the power of the miciouare OVER: Oven oven 11. Remove b Uvor sm and pover v all the lorsmesse which maloucs nules which I CAME I SAW ICONQUERED
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Bu fotoğrafta Costco'dan alınan bir bütün tavuk ve bu tavuğun mizahi bir şekilde işlenmiş hali görülüyor. Fotoğraf, "Veni, vidi, vici" (Geldim, gördüm, yendim) sözünün bir parodisi olarak hazırlanmış. * **Sol üst ve sol alt köşedeki fotoğraflar:** Bunlar, Costco'nun paketlenmiş bütün tavuğunu gösteriyor. Alt köşedeki fotoğrafta "I CAME" (Geldim) yazısı var. * **Sağ üst köşedeki fotoğraf:** Bu, fırında pişirilmiş, masanın üzerinde duran bütün tavuğu gösteriyor. Üzerinde "I SAW" (Gördüm) yazısı bulunuyor. * **Sağ alt köşedeki fotoğraf:** Bu kısım ise esprinin doruk noktası. Bütün tavuk, kolları ve bacakları insansı bir şekilde poz vermiş, kaslı bir vücuda sahipmiş gibi duruyor. Üzerinde ise "I CONQUERED" (Fethettim/Yendim) yazısı var. **Mizahın Açıklaması:** Fotoğraf, bir kişinin bütün tavuğu satın alıp görmesiyle başlayıp, onu pişirip yemesiyle (yani fethetmesiyle) son bulan bir süreci anlatıyor. "Veni, vidi, vici" ifadesi, Sezar'ın kısa ve kesin bir zaferi anlatmak için kullandığı Latince bir sözdür. Bu fotoğrafta ise tavuğun kendisi, bu zaferi kazanmış gibi insansı bir forma büründürülerek komik bir hale getirilmiş. Aslında tavuğun "fethettiği" kişi veya şey, onu yiyen kişidir. Bu durum, tavuğun yenilmezliğini veya pişirildikten sonraki heybetini vurgulayan absürt bir mizah öğesi olarak kullanılmış.


y'all are worried about the wrong stocks...
y'all are worried about the wrong stocks 5m of OVEN TEMP 10 HOTPOINT QIT OFF HI LO HI HI LO off 16 HI Burrier
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Bu fotoğrafta bir ocak üzerinde pişirilen yemekler ve bir demlik görülüyor. Ocakta bir tavada kızarmış tavuk, kırmızı bir tencerede sebzelerle birlikte kaynamakta olan bir şey ve çelik bir tencerede de yine sebzelerle birlikte kaynamakta olan başka bir şey var. Ayrıca fotoğrafta minik bir aşçılık simgesi ve "Hepiniz yanlış hisselerle endişeleniyorsunuz" yazısı da bulunuyor. Buradaki espri, kelime oyunuyla ilgili. "Stocks" kelimesi İngilizce'de hem "hisse senetleri" hem de et, tavuk veya sebzelerle yapılan koyu kıvamlı sulu yemek tabanını (yani et suyu/sebze suyu gibi "stock"ları) ifade eder. Fotoğrafta gerçek "stock"lar (yani yemeklere lezzet veren malzemeler) kaynarken, metin gerçek "stock"lar (yani borsadaki hisse senetleri) yerine bu yemek malzemelerine gönderme yaparak "yanlış hisselerle" ilgilendiğimizi söylüyor. Yani insanlar maddi değeri olan hisse senetleriyle uğraşırken, asıl "değerli" olanın (lezzet verici) bu yemek stoku olduğunu ima ediyor.


230912140825 QUAR TM/MC Old Jutch Sour C...
230912140825 QUAR TM/MC Old Jutch Sour Cream n Onion saveur flavoured Crème Sure at Oignon /MD E LA QUALITE LIVES HERE mL Established in Milwambee 1844 Pabst Blue Ribbon 4.9% alc Girl dinner is out. Drunk uncle dinner is in. -
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Bu fotoğrafta bir tabağın üzerinde bolca peynirli ve salamlı sandviç bulunuyor. Sağ tarafta ise bir kutu Pabst Blue Ribbon birası var. Solda ise Old Dutch marka patates cipsi paketi görünüyor. Fotoğraftaki metin, "Kız yemeği bitti. Sarhoş dayı yemeği başladı." şeklinde esprili bir dille sunulmuş. Bu espri, genellikle daha özenli ve hafif yiyeceklerle ilişkilendirilen "kız yemeği" yerine, daha basit ve doyurucu, hatta biraz alelade olarak görülebilecek "sarhoş dayı yemeği" (yani bol sandviç ve bira) tercih edildiğini mizahi bir şekilde anlatıyor.


r/Baking u/420fmx ⚫ 9h ⚫i.redd.it 2 1 2 ...
r/Baking u/420fmx ⚫ 9h ⚫i.redd.it 2 1 2 1 Join Made a cake batter in a bowl and Michael waved it for 4 mins
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, fırında pişmiş gibi görünen, ancak mikrodalga fırında pişirilmiş olabileceği imasıyla ve muhtemelen bir hata sonucu bu şekilde oluşmuş bir kek veya kek hamuru görülüyor. Kekin üzerinde pürüzsüz bir üst tabaka ve kenarlarında gözenekli bir yapı var. Fotoğrafın altındaki yazı ise şaka unsuru taşıyor. "Made a cake batter in a bowl and Michael waved it for 4 mins" (Bir kaseye kek hamuru yaptım ve Michael onu 4 dakika salladı) deniyor. Buradaki espri, kek hamurunun sallanarak pişirilemeyeceği gerçeğiyle dalga geçmektir. Muhtemelen Michael isimli kişi, kek hamurunu yanlışlıkla mikrodalga fırında sallamış ve bu da bu garip görünümlü kekin ortaya çıkmasına neden olmuştur. Bu durum, mutfakta yapılan acemilikleri ve beklenmedik sonuçları komik bir dille anlatıyor.


the Gemini @M20Loft Unfuckingbelieveable...
the Gemini @M20Loft Unfuckingbelieveable 12:41 PM 11/6/21 Twitter for iPhone . .
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Bu fotoğrafta, bir wok tava içinde pilav pişirilirken, bir karidesin tavadan dışarı sarkıtıldığı görülüyor. Fotoğrafın altındaki "Unfuckingbelievable" (İnanılmaz) yazısı ve Twitter etiketi, bu durumun şaşırtıcı ve komik olduğunu vurguluyor. **Şaka şurada:** Normalde pilavın içine karides konulur. Ancak burada, karidesin adeta "kaçmaya çalıştığı" veya "ilgi odağı olduğu" gibi bir durum sergilenmesi, beklenenin dışında bir görüntü oluşturarak komik bir etki yaratıyor. Sanki karides, pilavın içinde olmaktansa tavadan dışarıda, daha görünür bir yerde olmayı tercih etmiş gibi bir mizah söz konusu.


I don't even roll my sleeves up to do th...
I don't even roll my sleeves up to do the dishes anymore who gives a fuck
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, kulaklık takan bir adam mutfakta bulaşık yıkarken görülüyor. Adamın üstünde, "Artık bulaşıkları yıkamak için kollarımı bile sıvamıyorum, kimin umurunda?" yazılı bir metin bulunuyor. Bu fotoğrafın mizahı, adamın bulaşık yıkamak gibi günlük ve sıradan bir iş için bile isteksiz olmasını ve bunu ifade etmek için sarf ettiği genelleyici ve umursamaz tavrından kaynaklanıyor. "Kimse umursamıyor" ifadesi, bu eylemin ne kadar anlamsız veya boş olduğunu vurguluyor gibi görünüyor. Bu, günümüzdeki bazı insanların karşılaştığı genel bir ilgisizlik veya motivasyon eksikliği durumunu hicveden bir durum olarak yorumlanabilir.


Şevval @kardesbisal anneme dedim ki biz ...
Şevval @kardesbisal anneme dedim ki biz niye hiç baklava açmıyoruz, dedi ki bir kere yaparsak baban hep ister bırak kendi gidip alsın.
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Bu fotoğrafta, bir kullanıcının (isim: Şevval, kullanıcı adı: @kardesbisal) annesiyle olan bir diyaloğu yer alıyor. Diyaloğun metni şu şekilde: "anneme dedim ki biz niye hiç baklava açmıyoruz, dedi ki bir kere yaparsak baban hep ister bırak kendi gidip alsın" **Fotoğrafta ne olduğunu anlatacak olursak:** Fotoğrafta, profil resmi olarak başörtülü ve güneş gözlüklü bir kadının yer aldığı bir sosyal medya paylaşımı görülüyor. Paylaşımın altında ise, "anneme dedim ki biz niye hiç baklava açmıyoruz, dedi ki bir kere yaparsak baban hep ister bırak kendi gidip alsın" şeklinde bir yazı bulunuyor. Altta da "guldum.net" ibaresi yer alıyor. **Şakanın açıklaması ise şu şekilde:** Şaka, anne-baba arasındaki klasik bir iletişimsizlik ve baba figürünün bir şeye alıştığında sürekli isteme eğilimine dayanıyor. Kız, annesine neden evde baklava yapmadıklarını soruyor. Annesi ise "madem öyle, bir kere yaparsak baban hep isteyecek, bırak kendi gidip alsın" diyerek, baklava yapmanın gerektireceği emek ve sonrasında oluşacak sürekli talepten kaçınma yolunu seçiyor. Bu durum, özellikle ev işleri ve aile bireylerinin beklentileriyle ilgili komik bir durumu ortaya koyuyor. Annenin pragmatik ve mizahi yanıtı şakanın temelini oluşturuyor.


İçerik ekle

Template seç, yazını yaz, kepsi siteye gönder.

Keps yap →

💬 Son Yorumlar