İçerik ekle template seç, yaz, gönder
karika ile ilgili bulabildiğim postlar, videolar, karikatürler, resimler, tweetler, miimler

Ali Sait Meydey Hodri Meydan Merhaba, ad...
Ali Sait Meydey Hodri Meydan Merhaba, adım Ali Sait Meydey… Kokoreççiyim… buralarda benden daha iyi kokoreç yapan bulamazsın. varsa buyursun gelsin hodri meydan. Evliyim fakat çocuğumuz olmadı. kaç tane doktor gezdik ama maalesef hiç saymadık… o yüzden kaç doktor gezdiğimizi bilmiyorum… bilen varsa buyursun gelsin hodri meydan… yoksa sussun otursun kudri meydan… Neyse, biz de evlat edinmeye karar verdik. iki erkek çocuk edindik, ikisini de okuttuk. okusunlar diye özel hocalar tuttuk. Hocalar da okudular sağolsunlar. ama bi fayda etmedi, çocuklarımın gözleri hep başka baktı… çocuklarının gözleri daha başka bakan varsa buyursun gelsin, hodri meydan… şu gözlere baksanıza… biri hodri diğeri meydan… Yine de eşimle onları çok sevdik… öz çocuklarımız gibi baktık, büyüttük… baktık büyütemiyoruz, başladık dövmeye. çocuk dövmek eğlencelidir, çünkü çocuğun elleri kolları yetmez… tekmesi yavaştır… yumruğu pamuktur. tokadı kompleksilidir… bitse de ağlasam diye düşünür… Halbuki ben öyle mi… yaradana sığınıp bir koyarım, yeredana düşmüş gibi düşersin… dayağı yersin… canın acır, üzülürsün… sen dizime yattın, ben seni tokatladım, sonra sen büyüdün, ben senin dizine yattım, sen beni tokatladın bu işler böyledir… buyur gel hodri meydan… Ulan diyip duruyoruz, nedir bu hodri meydan diyip sözlüğe baktım… üzüldüm… hodri’nin hiç bi anlamı yokmuş… delikanlı gibi konuşuyoruz derken manasız manasız saçmalıyormuşuz… Ben de hodri meydan yerine bedri baykam demeye karar verdim… o da kanlı canlı adam, gelir beni bulur işler karışır… abidin dino desen abicim kim o?.. derim. naapsam naapsam, hodri meydan diyorum ben yine… sonuçta herkesçe bilinen bi söz. eskiden erkekçe diye bi dergi vardı, o da herkesçe bilinmezdi… Neyse bizim iki oğlan şimdi büyüdü… ikisi de üniversiteye gidiyor. daha doğrusu, sabah üniversiteye diye evden çıkıyorlar ama genelde köşedeki liseye kadar devam edebiliyorlar. orta birden terk etmek istediler… bi vurdum, orda birden “törk” ettiler… korktum… sen korkmaz mısın? korkmam diyen varsa buyursun audrey meydan… bunun da okunuşu benziyo ama tutmaz evet… Eeeh her boku tutar tutmaz diye mi yapacağız… audrey demek istiyosam audrey derim. fransa’da tutmuş, audrey tuttuo diye filim bile var… gidin görün kötüyse buyrun gelin beni bulun haydi mercan! (bu da yeni… beğendiniz mi?.. hayır mı?.. hay ağzınızı kırayım ben sizin… ) Neyse bizim iki oğlan okumadı, verdik bi yere çalışmaya başladılar. eti senin kemiği benim derken ikisini de yemişler iş yerinde… canımız sıkıldı… kafamız karıştı… neşemiz yerine geldi… İki tane kız çocuk aldık yeni… onları çok sevdik… çok akıllılar. isimleri de audrey ile mercan… neden dersiniz? hah hah hah… evet doğru bildiniz!.. görüşmek üzere!!!….. siktir lan.. Yiğit Özgür
Yapay zeka açıklaması

Bu resimde, Ali Sait, arkadaşlarıyla birlikte çeşitli durumlar ve sohbetler üzerine konuşuyor. Fıkra, Ali Sait'in sürekli olarak meyhane sahibi gibi davranması üzerine kurulu. Diğerleri onu meyhane sahibi gibi görmekten bıkmış görünüyor. Çizgi romanın belirli sahnelerinde Ali Sait'in davranışları meyhane sahiplerine benzetiliyor, örneğin arkadaşlarına içki ısmarlamaya çalışması, meyhanede tartışmalara girmesi gibi. Bu durum diğerleri tarafından alaycı bir şekilde karşılanıyor. Fıkra, Ali Sait'in meyhane sahibi olmasını arzulamasının bir abartı olduğunu, bu yüzden komik bulunduğunu gösteriyor. Bu durum, Ali Sait'in davranışlarını ve arkadaşlarının onu taklit ederek mizah yaratmasını sağlıyor.


Nurilla (Umut Sarıkaya) –Nurilla– –Direk...
Nurilla (Umut Sarıkaya) –Nurilla– –Direk Mala gider– –Nuri Unlu mamülleri tatlı çikolat yaz helvası– – budur!.. – oha .mına koyiim oha… Ulan biz nutella’ya rakip bir mamül üretiyoruz senin bulduğun slogana bak… Hangi kız aşık olur, evine sokar bu mamülü öküz herif. Gelinlik çağdaki kızlardır hedef kitlemiz. sesli güldüm 🙂
Yapay zeka açıklaması

Nurilla (Umut Sarıkaya) –Nurilla– –Direk Mala gider– –Nuri Unlu mamülleri tatlı çikolat yaz helvası– – budur!.. – oha .mına...


Yancı (Umut Sarıkaya) – uzun yıllar göğü...
Yancı (Umut Sarıkaya) – uzun yıllar göğüs kafesinize sert bi cisimle bastırılmış gibi kaburgalarınızda anormal biçimde bir içe çökme ve ezilme var… Doğruyu söyleyin Fikret Bey siz YANCI mısınız? – o kadar gidiyoz geliyoz sizin de bi çayınızı göremedik doktor bey. tıtıtıtıtı ehe ehe…
Yapay zeka açıklaması

Resimde bir doktor ve hastası görülüyor. Hasta, doktora "Uzun yıllar göğüs kafesinize sert bir cisimle bastırılma gibi kaburgalarınızda anormal biçimde bir içe çökme ve eziüme var... Doğrusunu söyleyin Fikret Bey siz yancı mısınız?" diye soruyor. Doktor ise "O kadar gidiyoruz geliyoruz sizin de bi çayınızı göremedik doktor bey... Tittitti ehe ehe..." diyor. Fıkra, hastanın doktora sanki kendisini sürekli takip ediyormuş ve kötü niyetli şeyler yapıyormuş gibi şüpheyle bakmasını ve doktorun ise bu soruya cevap olarak saçma bir şaka yaparak kaçınmasını ele alıyor. Doktorun, hastanın garip sorularını sorgulamak yerine, hastanın da kendisine kahve ikram etmemesinden yakınması, espriyi daha da güçlendiriyor.


Cevabı Sorunun İçinde Gavat (Yiğit Özgür)...
Cevabı Sorunun İçinde Gavat (Yiğit Özgür)

İskeletor & He-Man (Umut Sarıkaya) – o k...
İskeletor & He-Man (Umut Sarıkaya) – o kadar kötülükten itlikten fırsat bulup da bi türlü cüzdanı yeniletemedim he-man… Hala ortaokul resmim var kimlikte. – aa, ne acayipmişsin sen lan küçükken, vay be!… çk çk çk! ben de küçükken sarışınmışım! – ben de sarışınmışım!
Yapay zeka açıklaması

İskeletor & He-Man (Umut Sarıkaya) – o kadar kötülükten itlikten fırsat bulup da bi türlü cüzdanı yeniletemedim he-man… Hala...


He-Man & Chp Kadın Kolları (Umut Sarıkay...
He-Man & Chp Kadın Kolları (Umut Sarıkaya) -ne dersin He-Man, İskeletor sonuçta kötü emellerine ulaşacak mı? -ulaşır… -ama Evrenin Efendileri buna izin vermez gibime geliyor! -vermez -lan oğlum otomatiğe mi alıyorsun sen beni?!.. ne desem “he” diyorsun!.. -ya o değil de General, bıyığı kesince Chp Kadın Kolları gibi oldun sen!..
Yapay zeka açıklaması

Resimde He-Man ve Skeletor görünüyor. He-Man Skeletor'un çenesine vuruyor. Skeletor bunu yapmasının otomatiğe bağlanıp bağlanmadığını soruyor, He-Man da bunun genel bir şey olduğunu, sanki kadın kolları gibi olduğunu söylüyor. Şaka, Skeletor'un He-Man'in çenesine vurulmaya alışması ve bunu otomatik olarak yapıyor gibi algılamasıdır. He-Man'in ise bunu Skeletor'un cinsiyetine bağlaması komiktir.


Bayım Ne Tarafa Gittiler? -damn, sir? (k...
Bayım Ne Tarafa Gittiler? -damn, sir? (kahretsin, bayım) -yes? (evet?) -which way did they go? (ne tarafa gittiler?) -this way. (bu tarafa) -thanks mate. (teşekkürler dostum)
Yapay zeka açıklaması

Bayım Ne Tarafa Gittiler? -damn, sir? (kahretsin, bayım) -yes? (evet?) -which way did they go? (ne tarafa gittiler?) -this way....


Gidişim Suskun Oldu (Yiğit Özgür) gidişi...
Gidişim Suskun Oldu (Yiğit Özgür) gidişim suskun oldu… aksi gibi dönüşüm de muhteşem olmayacak… kaldık böyle mına koyim…
Yapay zeka açıklaması

Resimde bulutlu bir havada, tepenin üzerinde ayakta duran, düşünceli bir adam var. Adamın üstünde üç tane düşünme balonu var. İlk düşünme balonu "Gidişim suskun oldu..." diye yazıyor. İkincisi "Akış gibi dönüşüm de muhteşem olmayacak..." diye yazıyor ve üçüncüsü "Kaldık böyle mina koyum..." yazıyor. Fıkra, adamın gidişinin ve dönüşümünün muhteşem olmamasıyla ilgili. Adamın düşüncelerinden anlaşıldığı üzere, gidişi sessiz olmuş ve dönüşümü de muhteşem olmayacak. Bu nedenle, "mina koyum" diye hayıflanıyor. Yani, adamın gidişi ve dönüşümü hakkında hayal kırıklığına uğramış gibi görünüyor.


Aman Doktor -gitmediğimiz doktor kalmadı...
Aman Doktor -gitmediğimiz doktor kalmadı… son ümidimiz sizsiniz… -oh benden önce bi sürü doktora git… en son bana gel… -abi valla ilk sana gelecektik… -gidin burdan dinlemek istemiyorum! gidin! ühü ühü!
Yapay zeka açıklaması

Resimde bir doktorun muayenehanesinde geçen bir diyalog görülüyoruz. Hasta olan iki kişi, doktora "Gitmediğimiz doktor kalmadı, son umudumuz sizsiniz" diyorlar. Doktor ise, "Oh, benden önce bi sürü doktora git... en son bana gel..." diyerek bıkkınlığını ve çaresizliğini dile getiriyor. Doktorun çok yorgun ve tükenmiş olduğu, sürekli aynı sorularla karşı karşıya kaldığı ve bu durumu esprili bir şekilde ifade ettiği anlaşılıyor. Fıkra, doktorların sık karşılaştığı zorlu çalışma koşullarını ve hasta yoğunluğunun yarattığı stres ve yorgunluğu ele alıyor.


Gizli Plan -sevgilim fön makinesini uzat...
Gizli Plan -sevgilim fön makinesini uzatır mısın?

Bana masal anlat(maa) baba :D annem böyl...
Bana masal anlat(maa) baba :D annem böyle masal anlatmıyor? Sen işine geldiği gibi anlatıyorsun baba… masal bu masal 😀
Yapay zeka açıklaması

Resimde 4 farklı çizgi roman paneli var. Her panelde farklı bir masal kahramanı ve bir yetişkin görünüyor. Yetişkinler çocuklara masallarındaki hikayeleri anlatıyor. Her panelde yetişkinin anlattığı hikayeler ve çocuğun reaksiyonu arasındaki komik bir çelişki var. Örneğin, ilk panelde Pamuk Prenses, prensin onu öpeceğini söylüyor, çocuğun ise bu duruma çok sinirlendiği görünüyor. Diğer panellerde de benzer durumlar var. Çizgi romanın espri kaynağı, klasik masalların bilinen hikayelerini, çocukların bakış açısından komik bir şekilde yeniden yorumlamasıdır.


yağmur nasıl yağıyor?
yağmur nasıl yağıyor?
Yapay zeka açıklaması

Resimde, yağmur bulutu olarak gösterilen bir bulut, şimşek çakmasıyla gökyüzünden düşen bir buluttan başka bir bulutun nasıl yağmur yağdırdığını soruyor. Bunun nedeni, şimşek çakması sonucu su buharının yoğunlaşması ve yağmura dönüşmesidir. Bu komik, çünkü şimşek çakması yağmuru doğrudan tetiklemez, ancak yağmurun oluşumunu etkiler. Aynı zamanda şimşek çakması sonucu yağmur yağdığını varsaymak, bu konuya ilişkin bilimsel bilgimizde bir eksiklik olduğunu gösterir.


Akıllı Ol Canımı Ye (Umut Sarıkaya) “ger...
Akıllı Ol Canımı Ye (Umut Sarıkaya) “gerçekçi ol, imkansızı iste…” Che Guevera “akıllı ol, canımı ye…” Dayım 🙂 Hayatın kuralı bu yeğen.
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta bir çizgi film karakteri ve altında yazılmış "Gerçekçi ol, imkansız işte Che Guevara akıllı ol, cönüm ye..." yazısı görülüyor. Burada espri, Che Guevara'nın gerçeği ve aklıyla ilişkilendirilen bir karikatürle gösterilmesinde yatıyor. Che Guevara'nın devrimci düşünceleri ve eylemleriyle bilinen biri olduğu için, onu karikatürleştirip "akıllı ol" gibi bir ifade kullanarak espri yapılmış. Yani Che Guevara'nın gerçeği ve aklıyla ilgili bir şaka.


paşa ile güreş tutmuştuk
paşa ile güreş tutmuştuk

Erik Gibi Adamdı (Yiğit Özgür) – merhaba...
Erik Gibi Adamdı (Yiğit Özgür) – merhaba Tufan Abi! – merhaba… – nooldu, neyin var? tanrım!! yoksa düşündüğüm şey mi?! – evet Rıza… – erik mi?.. – ne eriği lan?.. – erik düşünüyordum ben… – dayıoğlu vefat etti Rıza… – yapma bee.. erik gibi adamdı…
Yapay zeka açıklaması

Resimde iki erkek karakter var. Bir tanesi diğerine "Merhaba Tufan abi!" diyor. Diğeri ise "Merhaba..." diye karşılık veriyor. İlk karakter soruyor "N'oldu neyin var? Tanrım... yoksa düşündüğüm şey mi?!" Diğer karakter "Evet Rıza..." diye cevap veriyor. İlk karakter "Erik mi?" diye soruyor. Diğer karakter "Ne eriği lan?! Dayıoğlu vefat etti Rıza..." diye cevap veriyor. Son olarak ilk karakter "Yapma bee... Erik gibi adamdı..." diye üzgün bir şekilde söylüyor. Fıkra, Erik'in ölüm haberini duyan Tufan'ın, Erik'in vefatı yerine "Erik" meyvesi ile ilgili bir şey olduğunu düşünerek şaşkınlığını ve üzüntüsünü komik bir şekilde dile getirmesini anlatıyor.


Ne Pis Geyiğin Varmış (Yiğit Özgür) – ka...
Ne Pis Geyiğin Varmış (Yiğit Özgür) – kaça?.. – üçe gidiyorum ama bir yıl hazırlık okudum… – evladım kaçıncı kata çıkıyorsun?… – beşe çıkıyorum… ne garip… beşe çıkıyorum, üçe gidiyorum, sekizi bitirdim, dokuza bastım, ona merdiven dayıyorum… rakamlarla ne güzel vakit geçiriyor, günümü gün ediyorum… – çocuğum ne pis geyiğin varmış…
Yapay zeka açıklaması

Resimde, bir adam asansörde çocuğuna kızıyor. Adam, çocuğunun pis giysiler giydiğini söylüyor. Adam, çocuğunun kaçıncı kata gideceğini sorduğunda, çocuk üç kata gideceğini ve bir yıl boyunca bunun için hazırlandığını söylüyor. Fıkra, çocuğun çok küçük yaşta ve çok uzun zamandır üç kata gitmek için hazırlandığı, bunun da "pis giysi giyme" gibi bir davranışın çok önemli bir sebebi olamayacağı ima ediliyor. Bu ironik durum, okuyucuya mizah yoluyla aktarılıyor.


Hamal ve Fakir Enteller (Yiğit Özgür) -İ...
Hamal ve Fakir Enteller (Yiğit Özgür) -İşte bir hamal.. Peki sadece bir hamal mı?.. Hayır aynı zamanda özgüvenin simgesi..
Yapay zeka açıklaması

Hamal ve Fakir Enteller (Yiğit Özgür) -İşte bir hamal.. Peki sadece bir hamal mı?.. Hayır aynı zamanda özgüvenin...


Amsterdam’ın Kuruluşu (Umut Sarikaya)
Amsterdam’ın Kuruluşu (Umut Sarikaya)
Yapay zeka açıklaması

Resimde bir grup insan Amsterdam'da yeni bir şehir kurmaya çalışıyor. Şehrin kurucusu olan adam, herkese tuhaf ve garip kurallar koyuyor. Bunlardan biri de "adam adamla evlenecek" kuralı. Bu kural, şehirde homoseksüelliğin yaygınlaşacağını ve insanların bununla başa çıkmak zorunda kalacağını ima ediyor. Espri, şehir kurucusunun kurallarının absürt ve gerçekçi olmaması, insanların bu kuralları uygulamaya çalışırken karşılaşacakları zorluklara vurgu yapması ve bu durumun yaratacağı kaosun ve mizahın ortaya koyulması üzerine kurulu.


Umut Sarıkaya 1980 yılında Sivas’ta doğm...
Umut Sarıkaya 1980 yılında Sivas’ta doğmuş Türk karikatürist. 1996’da İTÜ Gemi İnşaatı ve Deniz Bilimleri Fakültesinde yüksek öğrenime başladı. İlk amatör karikatürleri Leman dergisinde yayınlandı. 2002 yılından sonra Kemik dergisinde çeşitli köşeler hazırladı. Daha sonra Penguen‘de çizdiği İşimdeyim Gücümdeyim isimli köşesi ve Benim de Söyleyeceklerim Var başlıklı yazılarıyla ismini duyurdu ve popüler oldu. 2007 yılında Yiğit Özgür ve bir grup arkadaşıyla birlikte Penguen’den ayrılarak Uykusuz dergisinin kurucularından oldu. Umut Sarıkaya İşimdeyim Gücümdeyim köşesindeki karikatürlerde çocukluğa dair mahalle hayatı ve sokak muhabbetlerini konu alıyor. Benim de Söyleyeceklerim Var isimli yazı köşesinde ise aynı konuları ve dünya görüşünü daha edebi bir dille anlatıyor. Kitapları Karikatüristan’daki Umut Sarıkaya Karikatürleri
Yapay zeka açıklaması

Bu fotoğrafta, beyaz bir tişört giyen, sakallı ve kahverengi saçlı genç bir adam görünüyor. Adamın yüzünde hafifçe alaycı bir ifade var. Adam, sanki "Beni sakallımla mı tanıdın?" der gibi bakıyor. Şaka şu ki, genç adamın sakalı oldukça belirgin ve onun yüzünün önemli bir özelliği. Bu nedenle, sakalıyla tanınması oldukça olası. Fıkra: "Sakalımı mı unuttun?" veya "Sakalımı görmedin mi?"


Selçuk Erdem 1976 yılında Eskişehir’da d...
Selçuk Erdem 1976 yılında Eskişehir’da doğmuş Türk karikatürist. Profesyonel karikatür çizerliğine 1990’da Limon Dergisi’nde başladı. Leman ve L-manyak dergilerinde kendisini daha da geliştirdi. Leman dergisinden ayrılarak çizer arkadaşları Erdil Yaşaroğlu, Bahadır Baruter ve Metin Üstündağ ile birlikte haftalık mizah dergisi Penguen‘i kurdu. Halen Penguen’de çizmeye, aynı zamanda da derginin editörlüğünü yapmaya devam etmektedir. Genellikle kahramanları hayvanlar, Osmanlılar, yeniçeriler, uzaylılar olan karikatürler çiziyor. Kitapları Karikatüristan’daki Selçuk Erdem Karikatürleri
Yapay zeka açıklaması

Resimde bir ofis ortamında, masada oturan ve dizüstü bilgisayarla çalışan bir adam var. Adamın elinde cep telefonu ve dizüstü bilgisayarda da telefonla konuşabileceği bir program açık. Adamın elinde telefon ve dizüstü bilgisayarda da telefon açık olmasına rağmen yüz ifadesi çok ciddi ve sanki çok yoğun çalışıyormuş gibi görünüyor. Bu resimde yapılan şaka, insanların cep telefonları varken bile işlerini çok ciddiye almaları ve sürekli meşgul oldukları izlenimini vermeye çalışmalarıyla ilgilidir. Yani adamın elinde telefon varken de dizüstü bilgisayarda da telefonla konuşabildiği bir program açık olmasına rağmen çok yoğun çalışıyormuş gibi davranması ironiktir. Türkçe olarak, bu şaka "Telefonu elinde tutup da sanki çok yoğun çalışıyormuş gibi yapmasından" olarak ifade edilebilir.


İçerik ekle

Template seç, yazını yaz, kepsi siteye gönder.

Keps yap →

💬 Son Yorumlar