İçerik ekle template seç, yaz, gönder
gurme ile ilgili bulabildiğim postlar, videolar, karikatürler, resimler, tweetler, miimler

Me: I'm so full.. I can't eat anything e...
Me: I'm so full.. I can't eat anything else Me 20 minutes later: Food Talk
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, bir adamın mutfakta yemek yediği görülüyor. Üst kısmında ise "Ben: Çok tokum, başka bir şey yiyemem" ve "Ben 20 dakika sonra" yazıları bulunuyor. Espri, tokluk hissine rağmen kısa bir süre sonra tekrar yemek yeme isteğinin komik bir şekilde vurgulanmasıdır. İnsanların genellikle "artık yemek yiyemeyecek kadar tokum" dedikten sonra bile kısa süre sonra yeniden yemek yeme dürtüsüne kapılmalarını mizahi bir dille anlatıyor. Adamın o anki yüz ifadesi de bu durumu destekliyor.


No one: That one person:
No one: That one person:
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Bu görselde, "Kimse: Ama biri:" formatında bir meme yer alıyor. Görselin sol tarafında üstte bir çocuk suratı ekşi bir ifadeyle dilini çıkarmış, alt tarafta ise aynı çocuk gülümseyerek ağzını siliyor. Sağ tarafta ise üstte domates, altında ise pizza, spagetti ve patates kızartması görünüyor. **Görselin Anlamı ve Mizahı:** Bu görsel, domatesi sevmeyen ve domates içeren hiçbir yemeği yemeyen bir kişiyi hicvediyor. Domatesi "tatlı" bulmayan veya sevmediği için ekşi bir surat takınan çocuk, aslında domatesli pizzayı, domates soslu spagettiyi ve domates ketçaplı patates kızartmasını afiyetle yiyor. Bu durum, domatesin tek başına sevilmeyip ancak yemeklerin içinde olduğu zaman tüketildiğine dair bir ironi yaratıyor. Yani, domatesi "sevmiyor gibi" davranan ama domatesli ürünleri yiyen "o bir kişi" eleştiriliyor.


geo @geo_jpg It's not like anyone cares ...
geo @geo_jpg It's not like anyone cares what I think so it doesn't matter Xen Fury @Furywtw. 2/9/24 What do yall call these? Follow
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Bu fotoğrafta, bir kutu dolusu donut görülüyor. Donutların bazıları sade, bazıları çikolatalı, bazıları ise renkli şekerlemelerle süslenmiş. Fotoğrafın üst kısmında bir Twitter paylaşımı yer alıyor. "geo" isimli kullanıcı, "It's not like anyone cares what I think so it doesn't matter" (Ne düşündüğümü kimse umursamıyor gibi, bu yüzden önemi yok) diye yazmış. Hemen altında ise "Xen Fury" isimli kullanıcı, bu donutların fotoğrafını paylaşarak "What do yall call these?" (Bunlara ne diyorsunuz?) diye soruyor. Buradaki espri, "geo" isimli kullanıcının paylaşımının genel mutsuz ve umursanmayan bir ruh halini yansıtmasıyla başlıyor. Ardından "Xen Fury" isimli kullanıcının bu umursanmayan ruh haline bir tepki olarak, herkesin sevdiği ve keyif aldığı bir şey olan donutları paylaşması ve "bunlara ne diyorsunuz?" diye sorması, aslında "bu kadar keyifli ve lezzetli bir şeye bile tepki vermeyecek misiniz?" gibi bir ima taşıyor. Yani, hayatın monotonluğu ve umursanmazlığı içinde bile bir nebze keyif ve neşe kaynağı olabilecek bir konuya dikkat çekilerek ironik bir gülüşme hedeflenmiş.


This soup is bland, it has no texture.
This soup is bland, it has no texture.
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Bu fotoğrafta bir kase içinde pürüzsüz, şeffaf bir yüzey üzerinde tahta bir kaşık görülüyor. Üzerinde "Bu çorba tatsız, dokusu yok" yazıyor. Şaka, çorbanın hiç dokusu olmamasından kaynaklanıyor, çünkü aslında çorba değil, şeffaf bir dokuya sahip bir arka plan üzerinde duran bir tahta kaşık var. Fotoğrafta çorbanın kendisi yok, sadece görüntüsü (veya manque'si) var. Bu durum, metinle uyumlu bir şekilde, kelimenin tam anlamıyla "dokusu olmayan" bir çorba mizanseni oluşturuyor.


BLOOMIN' ONION Incoming Call C Reject An...
BLOOMIN' ONION Incoming Call C Reject Answer or Ignore Accept
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Bu fotoğrafta "BLOOMIN' ONION" yazısı ve bir telefonun gelen arama ekranı görülüyor. Ortada bir "bloomin' onion" (çiçek soğan) tatlısı ve yanında bir sos var. Ekranın solunda kırmızı bir "Reddet" butonu ve sağında yeşil bir "Kabul Et" butonu bulunuyor. Altta ise "Cevapla veya Yok Say" yazısı yer alıyor. Şakası ise, "bloomin' onion"un bir yemek olmasının yanı sıra, "incoming call" yani "gelen çağrı" ibaresiyle birleştirilerek komik bir benzetme yapılmasıdır. Telefon ekranı formatında bir "bloomin' onion"un aranması, sanki bu lezzetli yemeğin bize "geldiğini" veya "ulaştığını" temsil ediyor. Bu durum, iştah açıcı bir yemeği, telefonla iletişim kurma eylemiyle birleştirerek eğlenceli bir hale getiriyor.


Fish and chips UA
Fish and chips UA
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta bir tabak kızarmış patates ve üzerinde bir adet bütün olarak kızartılmış balık görünüyor. Tabakta "Fish and chips" yani "Balık ve patates kızartması" yazısı bulunuyor. Buradaki espri, genellikle ingiliz mutfağıyla özdeşleşen "Fish and chips" yemeğinde balığın fileto halinde kızartılıp servis edilmesidir. Ancak fotoğraftaki balık, bütün olarak, hatta biraz kurumuş bir şekilde sunulmuş. Bu, yemeğin popüler versiyonundan oldukça uzak, beklenmedik ve komik bir sunum olduğu için espriyi oluşturuyor.


What are you eating? Pork wellington and...
What are you eating? Pork wellington and pomme frites with a tomato dressing Sounds amazing! Send me a photo
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Tabii, bu görseldeki durumu ve şakayı açıklayayım: **Fotoğrafta Ne Var?** Fotoğrafta bir tabak var. Tabağın içinde bol miktarda patates kızartması ve bunların üzerinde bir adet sosisli börek (veya poğaça gibi bir hamur işi) bulunuyor. Tabağın kenarına da bolca ketçap sürülmüş. **Şaka Ne?** Şakayı anlamak için üstteki sohbet balonlarını okumak gerekiyor: 1. **"What are you eating?"** (Ne yiyorsun?) 2. **"Pork wellington and pomme frites with a tomato dressing"** (Domuz etli wellington ve domates soslu patates kızartması) 3. **"Sounds amazing! Send me a photo"** (Harika görünüyor! Bana bir fotoğraf gönder) Buradaki espri şu: Kişi "Pork Wellington" (genellikle özel bir sosla servis edilen, milföy hamuruna sarılı et yemeği) ve "pomme frites" (patates kızartması) yediğini söylüyor. Bu gayet şık ve lezzetli bir yemek gibi duyuluyor. Ancak gönderdiği fotoğraf, beklenen şık "Pork Wellington" yerine sıradan bir sosisli börek ve bolca patates kızartmasından oluşuyor. Yani kişi, aslında çok daha basit ve farklı bir yemeği, gösterişli bir yemekmiş gibi anlatmış ve karşı tarafı bu şekilde şakayla kandırmış. "Tomato dressing" (domates sosu) de burada ketçabı kastetmek için kullanılmış, bu da espriyi pekiştiriyor.


how picky mfs be looking when there's no...
how picky mfs be looking when there's no chicken nuggets and chips in a 5 star italian restaurant
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, ağzında kırmızı bir bez parçası tutan, üzerinde çizgiler olan, gri bir balık karakteri görülüyor. Karakterin yüzünde hafifçe kızgın veya şaşkın bir ifade var. Aşağıda ise metin yer alıyor. Fotoğraftaki espri, seçici damaklara sahip insanların (bu durumda "picky mfs" olarak anılıyor) 5 yıldızlı bir İtalyan restoranında bile tavuk nugget ve patates kızartması olmamasına nasıl tepki vereceklerini mizahi bir dille anlatıyor. İtalyan restoranının kalburüstü konumu ile basit ve popüler bir yiyecek olan tavuk nugget ve patates kızartmasının beklentisi arasındaki uyumsuzluk, bu tür seçici kişilerin durum karşısındaki şaşkın ve hayal kırıklığına uğramış ifadelerini vurgulamak için kullanılıyor. Balık karakterinin yüz ifadesi, bu beklentiye ulaşamamanın yarattığı durumu komik bir şekilde temsil ediyor.


The game has been changed forever GRAND ...
The game has been changed forever GRAND FERRERO ROCHER
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Bu fotoğrafta iki sahne var: soldaki sahne, elinde altın folyo ile kaplı büyük bir Ferrero Rocher paketi tutan bir kişiyi gösteriyor. Üzerinde "GRAND FERRERO ROCHER" yazısı görülüyor. Sağdaki sahnede ise aynı kişi paketi açmış ve içinden çıkan devasa, normal Ferrero Rocher'in dış görünümüne benzeyen çikolatayı, altındaki sarımsı bir kabın içinde tutuyor. Şakanın esprisi, "GRAND FERRERO ROCHER" denildiğinde beklenen şeyin, içeriği de büyük olan bir çikolata iken, sadece dış görünümünün büyütüldüğünü göstermesidir. Yani, vaat edilen "büyüklük" sadece ambalajda kalmış, içeride beklenen büyük bir çikolata yığını yerine yine standart bir Ferrero Rocher'in büyütülmüş hali çıkmıştır. Bu durum, beklentilerin karşılanmaması veya bir "hüsran" unsuru taşımasıyla komik bulunmuştur.


Big burgers should be wider, not taller
Big burgers should be wider, not taller
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Bu fotoğrafta, çizgi film karakteri olan biri, "Büyük burgerler daha geniş, daha uzun değil olmalı" yazan bir pankart tutuyor. Fıkra, büyük burgerlerin genellikle estetik olarak daha tatmin edici ve yenmesi daha kolay olduğu için daha geniş yapılmasının daha iyi olacağı fikrine dayanıyor. Burgerlerin çok uzun olması, onları yemek için zorlayabilir ve bu da bir miktar mizah katıyor.


This restaurant's guide on Steaks NOTICE...
This restaurant's guide on Steaks NOTICE Rare means RARE. A very red center that is still raw. Only the outside is cooked. A pinkish red center that has begun to cook. Medium Rare means JUICY. Medium is still PINK. The center is cooking Medium Well The center has just lost all it's pinkness and the juices are drying up. Well Done It's burnt offering. You have destroyed a piece of nature and the Chef hates you.
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Bu fotoğrafta bir restoranın biftek pişirme derecelerini anlatan bir rehber yer alıyor. Rehberde bifteklerin nasıl pişirilmesi gerektiği komik bir dille anlatılmış. Esprisi şu: * **Nadiren (Rare):** Bifteğin iç kısmının hala çiğ olduğunu, sadece dışının piştiğini söylüyor. Bu, olması gereken bir durum gibi sunulmuş. * **Orta Nadiren (Medium Rare):** "Sulu" anlamına geldiğini ve pembe kırmızı bir merkezinin olduğunu belirtiyor. Bu da yine olumlu bir şekilde ifade edilmiş. * **Orta (Medium):** Hala PEMBE olduğunu ve merkezinin pişmeye başladığını söylüyor. * **Orta İyi (Medium Well):** Merkezinin artık pembe rengini kaybettiğini ve sularının kuruduğunu ifade ediyor. Bu noktada artık pek de iyi bir şey olmadığı ima ediliyor. * **İyi Pişmiş (Well Done):** "Yanmış bir eser. Bir doğa parçası yok ettiniz ve Şef sizi sevmiyor." şeklinde bitiyor. Bu son madde, bifteği tamamen pişirmenin hem lezzeti bozduğunu hem de şefi kızdırdığını mizahi bir dille anlatıyor. Yani espri, biftekleri pişirme derecelerini aşama aşama anlatırken, özellikle "iyi pişmiş" seçeneğini aşağılayıcı ve esprili bir dille eleştirmesinde yatıyor.


Funeral food be so good I be forgetting ...
Funeral food be so good I be forgetting who TF died 公
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta bir cenaze yemeği sırasında çekilmiş bir an görülüyor. Görüntünün ön planında, üzerinde "Cenaze yemeği o kadar iyi ki :)" ve "Kimin öldüğünü unutuyorum :(" yazan iki adet metin balonu bulunuyor. Bu metinler, cenaze yemeklerinin genellikle lezzetli yemekler sunmasıyla ilgili bir espri yapıyor. Espri, cenaze yemeklerinin kalitesine ve çeşitliliğine vurgu yaparak, insanların bu yemekler karşısında cenazenin amacını unuttukları ironisini taşıyor. Yani, yemek o kadar lezzetli ki, insanlar neden orada olduklarını bile unutacak kadar odaklanmış oluyorlar. Bu durum, bazen üzücü bir olayın bile neşeli anlara dönüşebileceği veya insanların hayatın basit zevklerine nasıl kolayca kapılabileceği üzerine bir yorum olarak algılanabilir.


Garlic bread
Garlic bread
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, bir parça ekmeğin üzerine bol miktarda sarımsak dilimi konulmuş bir yemek görünüyor. Sarımsak dilimleri hafifçe kızarmış ve yağlı gibi duruyor. Ekmek ikiye bölünmüş ve her iki yarısı da sarımsakla kaplanmış. Ortada bir yeşil yaprak da var, bu sanırım garnitür olarak eklenmiş. Fotoğrafta "Garlic bread" (Sarımsaklı ekmek) yazısı ve iki adet kalp gözlü gülen yüz emojisi bulunuyor. Bu bir şaka değil, daha çok bir paylaşım veya tarif gibi duruyor. "Garlic bread" zaten bilinen bir lezzettir ve bu fotoğraf, bol sarımsaklı bir sarımsaklı ekmek tarifi veya sunumu sergiliyor olabilir. Sarımsak sevenler için görsel bir şölen diyebiliriz. Kalp gözlü gülen yüz emojisi de bu lezzete duyulan hayranlığı veya sevgiyi ifade ediyor.


I'm putting condiments you've never hear...
I'm putting condiments you've never heard of On hot dogs you'd never understand
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, bir çift mavi eldivenli el, üzerinde metin bulunan bir sosisli sandviç tutuyor. Metin, "I'm putting condiments you've never heard of" (Daha önce duymadığınız sosları koyuyorum) ve "On hot dogs you'd never understand" (Asla anlayamayacağınız sosisli sandviçlerde) şeklinde okunuyor. Şakanın esprisi, genellikle sosisli sandviçlerin üzerine ketçap, hardal gibi bilindik sosların konulmasıdır. Ancak bu metin, sosisli sandviçlere "asla anlaşılamayacak" ve "daha önce duyulmamış" soslar konulduğunu ima ederek, sıradışı ve komik bir durum yaratıyor. Aslında fotoğrafta herhangi bir sos görünmüyor; şaka tamamen metnin yarattığı beklenti ve zıtlıktan ibaret.


Crumbl cookies wishes they could create ...
Crumbl cookies wishes they could create this masterpiece
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Bu fotoğrafta, pembe krema ve renkli şekerlemelerle süslenmiş bir grup kurabiye görülüyor. Fotoğrafın üstünde "Crumbl cookies wishes they could create this masterpiece" (Crumbl kurabiyeler bu başyapıtı yaratmayı dilerdi) yazısı bulunuyor. **Şakanın Açıklaması:** Şaka, popüler bir kurabiye markası olan "Crumbl Cookies"in aşırı abartılı ve genellikle pahalı kurabiyeleriyle dalga geçiyor. Mesaj, bu basit ve klasik görünen kurabiyelerin bile Crumbl'ın yaratıcılığının ötesinde olduğunu ima ederek, markanın kendini beğenmişliğine ve aşırı pazarlamasına bir gönderme yapıyor. Yani, asıl şaka aslında Crumbl'ın kendisiyle, onların basit görünen şeyleri bile inanılmaz derecede pahalı ve karmaşık bir şekilde sunmasıyla ilgili. Fotoğraftaki kurabiyeler ise nostaljik ve nostaljik olarak görünen, hatta daha iyi bir "başyapıt" olarak nitelendiriliyor.


when the microwavable mac and cheese hit...
when the microwavable mac and cheese hits so hard the fork becomes Italian MU
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, bir tabak sıcak makarnayı yemek için kullanılan bir çatal ve bu makarnanın bulunduğu bir kap görünüyor. Üzerinde "when the microwavable mac and cheese hits so hard the fork becomes Italian" yazan bir metin de bulunuyor. Şaka ise şu şekilde: Mikrodalgada ısıtılan makarnanın o kadar sıcak olması ki, sıradan bir çatal bile ona dokunduğunda sanki "İtalyan" gibi "aşırı otantik" bir hale bürünüyor. Bu, makarnanın ne kadar lezzetli ve doyurucu olduğunu mecazi bir dille anlatıyor. Makarnanın akışkan ve biraz da yapışkan dokusu, sanki çatalın ucunu sarıp ona İtalyan sosu gibi yapışmış gibi bir etki yaratıyor.


Garlic bread won't betray you Garlic bre...
Garlic bread won't betray you Garlic bread won't cheat on you Garlic bread won't fight with you Garlic bread won't divorce you GBMEMES facebook.com/garlic readmemes
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Bu fotoğrafta, üzerinde sarımsaklı ve yeşillikli ekmek dilimleri olan bir servis tahtası görülüyor. Üstte ise "Sarımsaklı ekmek seni asla aldatmaz, Sarımsaklı ekmek seni asla aldatmaz, Sarımsaklı ekmek seninle asla kavga etmez, Sarımsaklı ekmek senden asla boşanmaz" yazılı bir metin bulunuyor. Bu fotoğrafın şakası şudur: Bu cümleler, bir ilişkinin sadakat ve güvenilirlik unsurlarını vurguluyor. Sarımsaklı ekmek ise bu özelliklerin hepsini temsil eden "mükemmel" bir sevgili veya arkadaş olarak gösteriliyor. Yani, insanlar ilişkilerinde hayal kırıklığına uğrayabilirken, sarımsaklı ekmek gibi sadık ve değişmez bir şeyin her zaman yanlarında olacağını ironik bir şekilde ifade ediyor. Bu, sarımsaklı ekmeğin ne kadar sevilen ve güvenilen bir yiyecek olduğunu abartarak mizah katıyor.


you have 3 hours to eat all this for 100...
you have 3 hours to eat all this for 100 billion dollars.... who you callin for help غ tangy BQ
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Bu fotoğrafta bir yemek sepeti içinde tavuk nuggetları ve McDonald's markalı bir sos paketi ile birlikte McDonald's'ın klasik patates kızartması paketi görülüyor. Üst kısımdaki metin, "100 milyar dolar için bütün bunları 3 saatte yemek zorunda kalsan kimi yardıma çağırırsın..." şeklinde. Şakanın espri anlayışı, bu miktarda paranın karşılığında bu kadar kısa sürede bu miktarda yemeği tek başına yemenin ne kadar zor olacağı ve dolayısıyla yardım çağırmanın gerekliliği üzerine kurulu. Metin, bu durumu komik bir şekilde vurgulayarak insanları düşündürüyor. McDonald's markasının kullanılması, bu tür fast food seçeneklerinin yaygın ve bilindik olmasından kaynaklanıyor.


This charcuterie shit is easy Coors LIGH...
This charcuterie shit is easy Coors LIGHT Coors LIGHT
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta bir tahta üzerinde dizilmiş bir şişe bira, birkaç dilim peynir, iki adet çikolata parçası ve dilimlenmiş tavuk göğsü görülüyor. Üstte "Bu şarküteri işi kolay" yazısı da bulunuyor. Şaka ise şudur: Genellikle şarküteri tabağı, farklı peynirler, şarküteri ürünleri, zeytin, kuruyemiş, meyve gibi çeşitli lezzetlerin bir araya getirildiği özenli bir sunumdur. Ancak fotoğraftaki sunum oldukça basit ve alışılmışın dışında, sadece bira, peynir, çikolata ve tavuktan oluşuyor. Bu nedenle "kolay" olarak nitelendirilmesi, gösterişli ve karmaşık şarküteri tabaklarına bir gönderme yaparak mizah yaratıyor.


"This Doesn't Taste Like 5 Guys
"This Doesn't Taste Like 5 Guys
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Bu fotoğrafta, "This Doesn't Taste Like 5 Guys" ("Burası 5 Guys gibi tatmıyor") yazan bir yazı ve yanında somurtkan bir emoji bulunuyor. Fotoğrafın merkezinde ise Jeff Dahmer'i canlandıran Evan Peters yer alıyor. Elinde bir hamburger tutuyor ve sanki yemeği beğenmemiş gibi bir ifadesi var. Buradaki espri, Jeff Dahmer karakterinin gerçek hayatta da bir seri katil olması ve bu imajının, bir fast-food restoranında yemek yerkenki sıradan bir durumda bile korkutucu veya tuhaf bir hava katması üzerine kurulu. Ayrıca, seri katil karakterini canlandıran oyuncunun, "5 Guys" gibi popüler bir markada yemek yerkenki bu ifadesi, hem karakterin tuhaf doğasını vurguluyor hem de genel olarak bir markanın beklentilerini karşılayamaması durumunu alaycı bir şekilde ele alıyor. Yani, "Bu yemek 5 Guys gibi değil" gibi sıradan bir şikayet, Jeff Dahmer imajıyla birleşince absürt ve komik bir durum ortaya çıkıyor.


İçerik ekle

Template seç, yazını yaz, kepsi siteye gönder.

Keps yap →

💬 Son Yorumlar