İçerik ekle template seç, yaz, gönder
garipdurumlar ile ilgili bulabildiğim postlar, videolar, karikatürler, resimler, tweetler, miimler

He even said it in Spanish 😂 Absolute cinema...
He even said it in Spanish 😂 Absolute cinema
Videoda söylenenler: “Alright, so the polygraph exam is gonna begin. Is your name James Murray? Yes. That's the only one he's gonna get right. Do you wax your back? Did you ever lie to a priest during a confession? Yes, I- yes. Yes. Person. This is true. Do you secretly enjoy boy bands? No. Do you ...”
Kaynak

So in the middle of the Civil War someon...
So in the middle of the Civil War someone was like "you know what this country needs? A delicious steak sauce." EST 1862 The On Your Tables in Your AL Al ORIGINAL SAUCE GALLION CLINGS
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, Amerika İç Savaşı sırasında birinin "Bu ülkenin neye ihtiyacı var? Lezzetli bir biftek sosu." dediği ve ardından A.1. biftek sosu şişesinin üzerinde "est. 1862" (kuruluş tarihi 1862) yazısının görüldüğü bir espri yer alıyor. Espri, İç Savaş'ın Amerika için oldukça zorlu ve önemli bir dönem olduğunu vurgularken, birilerinin bu kaos ortamında "lezzetli bir biftek sosu" gibi nispeten önemsiz bir şeye odaklanmış olabileceği fikrine dayanıyor. Sosun 1862'de kurulmuş olması, yani tam da İç Savaş sırasında ortaya çıkmış olması, bu durumu daha da komik hale getiriyor. Kısacası, ülkenin büyük sorunlarla boğuştuğu bir zamanda, birilerinin alakasız ve lüks sayılabilecek bir yenilik peşinde koştuğu ironisi üzerinden bir mizah yapılıyor.


I'm never going to parties again bro the...
I'm never going to parties again bro these dudes brought in 112 shaboingboings awin
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta bir çöp kovasının içinde doldurulmuş bol miktarda sosis görülüyor. Üzerindeki metin ise şaka niteliğinde bir durum anlatıyor: "Partilere bir daha gitmeyeceğim bro, bunlar 112 tane 'şaboingboings' getirmiş." Buradaki espri, sosislerin İngilizce'de "hot dog" olarak adlandırılması ve "shaboingboings" kelimesinin ise muhtemelen bir mizahi bir isim olarak sosislere verilmiş olmasıdır. "112 tane" ifadesi ise, bu sosislerin aşırı miktarda ve beklenmedik bir şekilde bir partiye getirilmesini vurgulayarak mizahi bir etki yaratıyor. Metindeki şahıs, bu kadar çok "şaboingboing" (sosis) görmenin kendisini partilerden soğuttuğunu ifade ediyor.


@PixlSheep get away from my pizza rolls ...
@PixlSheep get away from my pizza rolls you long bastard
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Bu fotoğrafta bir mutfak görülüyor. Tezgahın üzerinde bir buzdolabı, ocak, fırın ve mikrodalga fırın bulunuyor. Mutfak dolaplarının üzerinde ise birkaç tablo ve süs eşyası var. Ancak fotoğraftaki asıl dikkat çekici unsur, zeminde yılan gibi uzanan sarı bir sürüngen. Fotoğrafın üzerindeki metinde ise "Beni pizza rulolarımdan uzak dur, seni uzun seni iblis" yazıyor. Fotoğrafın şakası, sürüngenin "pizza ruloları" diye metinde geçen bir şeyin peşinde olduğu varsayımına dayanıyor. Sürüngen, genellikle evcil hayvan olarak beslenen bir yılan türü olsa gerek. Metindeki "uzun iblis" tabiri ise hem sürüngenin uzunluğuna hem de sahibinin ona karşı takındığı mizahi tepkiye gönderme yapıyor. Yani sahibi, sanki sürüngen bir hırsızmış gibi pizza rulolarını çalmaya çalıştığını düşünerek şakayla karışık onu uyarıyor.


RICE FRIED
RICE FRIED
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Bu fotoğrafta, bir wok tavasında pişmekte olan "Rice Fried" yazılı bir yemek ve tavanın önünde pişmemiş bir karides görülüyor. Şakası ise "Rice Fried" kelimesinin Türkçe'de "Pirinç Kızartması" anlamına gelmesi. Fotoğraftaki karidesin pişmemiş olması, sanki yemeğin içinde karides olması gerekirken, karidesin dışarıda ve pişmemiş bir halde bırakılmış olmasını vurguluyor. Bu durum, "Pirinç Kızartması" adıyla satılan veya yapılan bir yemekte karidesin eksik olduğunu veya yanlış bir şekilde piştiğini ima ederek mizahi bir etki yaratıyor.


That confidence too 😭
That confidence too 😭
Videoda söylenenler: “give the full name of this person. Adam, Adam, something to you. Adolf Hitler. Adolf Hitler! That's actor Jason Statham.”
Kaynak

"What time do you usually eat?" Me: "Oop...
"What time do you usually eat?" Me: "Oops, I'm shaking Time to eat"
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, üstünde "Ne zaman yemek yersin?" yazan bir soru ve altında "Ben:" yazan bir metin görülüyor. Bunun altında ise çizgi film tarzında bir karakter var. Karakter, kırmızı saçlı, mavi tişört ve siyah şort giymiş. Eliyle bir şey tutuyor ve hafifçe titriyor. Karakterin yanında ise şu yazıyor: "Ups, yemek yeme zamanım sallanıyor." Şakanın espri anlayışı, genellikle yemek yeme saatleri konusunda düzenli olmayan insanların komik bir şekilde kendilerini ifade etmesinden kaynaklanıyor. Karakterin "yemek yeme zamanım sallanıyor" demesi, aslında yemek yeme saatlerinin belirsiz, düzensiz veya kararsız olduğunu mizahi bir şekilde anlatıyor. Sanki yemek yeme saati sabit bir şey değil de, değişken bir duruma göre hareket ediyormuş gibi bir ifade kullanılmış. Bu, özellikle kendi yemek saatleri konusunda kararsız kalan veya sürekli değişen insanlar için relatable (kendinden bir şey bulabileceği) bir espri.


Can you pick up a card on your way home?...
Can you pick up a card on your way home? My co-workers husband just got deported. Loss of Loved One ADIOS! what the fuck is wrong with you?
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta bir mesajlaşma ekranı görülüyor. Birinci mesajda "Yolda giderken bir kart alabilir misin? İş arkadaşımın kocası sınır dışı edildi." yazıyor. Altında ise "ADIOS!" yazan ve üzerinde Meksika şapkası takmış bir çizgi film köpeği olan bir kart görülüyor. Bu kartın üzerinde ayrıca "Loss of Loved One" (Sevilen Birini Kaybetme) yazısı da var. İkinci mesajda ise "Sende ne var?" diye soruluyor. Espri, bir kişinin iş arkadaşının yaşadığı ciddi ve üzücü bir duruma (kocasının sınır dışı edilmesi) karşı uygunsuz bir şekilde neşeli veya alaycı bir kart (ADIOS! kartı) seçmesini vurguluyor. Bu durum, mesajı alan kişinin tepkisini çekecek kadar absürt ve uygunsuz bir durum yaratıyor. "ADIOS!" kelimesi İspanyolca'da "hoşça kal" anlamına gelir ve bu bağlamda sınır dışı edilme durumuna bir gönderme olarak kullanılmıştır.


There has to be some sort of subscriptio...
There has to be some sort of subscription he doesn't know about because why?? 😭
Videoda söylenenler: “Oh my God, there's no way. This package is five pounds. Who's fucking with me, dude? Who's fucking with me? Oh my God, I don't know how to own my chopstick. No, you are out of your mind. Dude, you're out of your mind. There's more. No.”
Kaynak

???? · Benden utanma ama öö 2:01 Melodi ...
???? · Benden utanma ama öö 2:01 Melodi gibi gelir çişinin sesi bana ÖÖ 2:02
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Bu bir ekran görüntüsü ve iki metin baloncuğu içeriyor. Bu metin baloncuğu bir sohbet uygulamasından alınmış gibi görünüyor. İlk baloncuğunda "Benden utanma ama" yazıyor ve saati "ÖÖ 2:01" olarak gösteriyor. İkinci baloncuğunda ise "Melodi gibi gelir çişinin sesi bana" yazıyor ve saati "ÖÖ 2:02" olarak gösteriyor. **Şakanın Açıklaması:** Şaka, ilk mesajdaki "utanma" kelimesi ile ikinci mesajdaki "çiş" kelimesinin ses benzerliğine dayanıyor. İlk mesajda genel bir ifade var, ancak ikinci mesajda aniden ve beklenmedik bir şekilde "çiş" kelimesi kullanılarak dinleyicinin beklentisi boşa çıkarılıyor ve komik bir etki yaratılıyor. "Melodi gibi gelir çişinin sesi" ifadesi, kulağa hoş gelen bir şeyden bahsederken, son derece sıradan ve hatta biraz da rahatsız edici bir durumun (çiş sesi) betimlenmesiyle mizahi bir tezat oluşturuyor. Üstelik bu durumun bir melodi gibi gelmesi de şakanın absürtlüğünü artırıyor.


Nothing like some good driving corn 742
Nothing like some good driving corn 742
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta bir el, ön camın içinden dışarıdaki yola doğru tutulmuş bir mısır koçanı gösteriyor. Bu durumun üzerine "Nothing like some good driving corn" (Araba kullanmak için iyi bir mısır gibi bir şey yok) yazılmış. Buradaki espri, "driving corn" kelime oyunu üzerine kurulu. "Corn" kelimesi Türkçede "mısır" anlamına gelirken, "driving" ise "sürüş" veya "araba kullanma" ile ilgilidir. Espri, "driving corn" kelimesinin, tam olarak anlamı olmasa da, "sürüş mısırı" gibi bir şey çağrıştırmasından ve bu şekilde bir komedi unsuru yaratmasından kaynaklanıyor. Yani, aslında bir araba kullanma durumu ile alakasız bir nesne olan mısır koçanı, komik bir şekilde bir araya getirilmiş.


Natalie @jbfan911 Get up girl this is em...
Natalie @jbfan911 Get up girl this is embarrassing ICED LEMON LOAF 450 Cal
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, bir Twitter paylaşımı görülüyor. Üst kısımda "Natalie" isimli bir kullanıcı ve onun tweet'i yer alıyor: "Get up girl this is embarrassing" (Kalk ayağa kızım, bu utanç verici). Alt kısımda ise bir ürünün fotoğrafı ve bilgileri bulunuyor: "ICED LEMON LOAF" (Buzlu Limonlu Kek) ve yanında "450 Cal" (450 Kalori). **Mizahın Açıklaması:** Bu mizah, genellikle fast-food zincirlerinde veya kafelerde sunulan yüksek kalorili tatlılar ile insanların diyet yapma veya sağlıklı beslenme çabaları arasındaki çelişki üzerine kuruludur. Tweet atan "Natalie", muhtemelen kendisinin veya tanıdığı birinin bu kadar kalorili bir tatlıyı (450 kalori, bir dilim kek için oldukça yüksek) almasını veya yemesini "utanç verici" buluyor. Bu ifade, hem tatlının yüksek kalorisini hem de belki de kişinin diyetine uymayan bu tercihi yapmasını hicvediyor. "Kalk ayağa kızım, bu utanç verici" ifadesi, bir şeyi yapmayı bırakması veya bu durumdan vazgeçmesi için bir uyarı veya eleştiri olarak da yorumlanabilir. Yani, o tatlıyı yeme fikrinden vazgeçmesi gerektiği anlamına gelebilir.


When the Tylenol kicks in 60
When the Tylenol kicks in 60
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, bir kasede yer alan spagetti çemberlerinden yapılmış, adeta bir yapı gibi görünen bir yiyecek yer alıyor. Bu görüntü, spagetti çemberlerinin tek tek dizilerek hem dış hem de iç kısımda bir duvar oluşturmuş halini sergiliyor. Kasedin içinde ise sos ve daha fazla spagetti çemberi görülüyor. Bu fotoğrafın şakası ise metinde gizli. "When the Tylenol kicks in" (Tylenol etkisi gösterdiğinde) ifadesi, Tylenol'ün bir ağrı kesici ilaç olduğunu ima ediyor. Şaka, bir kişinin baş ağrısı çektiği ve bu yüzden Tylenol aldığı zaman, düşünsel yeteneklerinin veya yaratıcılığının ilacın etkisiyle sıra dışı, hatta absürt bir hale geldiğini gösteriyor. Normalde basit bir spagetti yemeği, Tylenol'ün etkisi altında bir tür sanat eserine veya mimari bir yapıya dönüşüyor. Yani şaka, ilacın kişiyi ne kadar "ilginç" veya "yaratıcı" (bu bağlamda absürt) hale getirebileceği üzerine kurulmuş.


Uzi çorba dağıtıyor
Uzi çorba dağıtıyor
Videoda söylenenler: “Her zaman hakkımızda yapılır dedikodu Sizin bir gangsta vardı kahvaltıda yedim onu Eskiden farklı çavo yaşıyor deli dolu O eski halime bir sarıldım ki beli dolu Kapandı konu yatırdık onu”
Kaynak

Tripped over her own feet
Tripped over her own feet
Kaynak

What if we kissed RELOSTIME On the coin ...
What if we kissed RELOSTIME On the coin operated corndog ride
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, üzerinde bir eyer bulunan, devasa bir sosisli sandviç (corn dog) şeklinde tasarlanmış, bozuk parayla çalışan bir atlıkarınca oyuncağı görülüyor. Oyuncağın üzerinde "What if we kissed" (Ya öpüşseydik) yazıyor. Altında ise "On the coin operated corndog ride" (Bozuk parayla çalışan sosisli sandviç atlıkarıncasında) yazıyor. Bu fotoğrafın esprisi, "ya öpüşseydik" sorusunun, normalde çocukların bindiği atlıkarınca türü oyuncaklara uygulanması ve üzerine de sosisli sandviç gibi ironik bir nesne eklenmesinden kaynaklanıyor. Espri, beklenmedik ve absürt bir durum yaratarak komiklik katıyor. Genellikle flörtöz veya romantik bir bağlamda kullanılan "ya öpüşseydik" sorusu, bu tuhaf oyuncakla birleşince absürt bir mizah ortaya çıkıyor.


I'd be in this shower rotating like a ga...
I'd be in this shower rotating like a gas station hotdog.
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Bu fotoğrafta, birden fazla duş başlığının etrafa su püskürttüğü, oldukça gösterişli ve farklı bir banyo tasarımı görülüyor. Ortada asılı duran çerçeveli bir obje var ve bu obje de duşun ortasında kalmış. Fotoğrafın üzerindeki yazı ise şöyle: "Ben bu duşta gazete bayisindeki sosis gibi dönerdim." Buradaki espri, gazete bayilerinde (veya bazı benzin istasyonlarında) dikey olarak dönen sosis makineleri bulunur. Bu makine, sosislerin her tarafının eşit şekilde pişmesini sağlar. Fotoğraftaki duş sistemi de, insanın etrafını tamamen saracak şekilde, her yönden su püskürten bir tasarıma sahip. Bu yüzden, kişi bu duşun içinde durduğunda, tıpkı dönen bir sosis gibi her yönden suya maruz kalacak ve kendini o şekilde hissedecek. Yani esprinin temelinde, bu sıradışı ve her yönden yıkayan duş sisteminin, dönen sosis makinesine benzetilmesi yatıyor.


She said she's a teacher
She said she's a teacher
Videoda söylenenler: “Can you spell? I'm an English teacher. You're an English teacher? Okay, perfect. Let's go river. River, R-I-V-E-R. Put a D in front of river. What does that spell? What? It doesn't spell, it's not a word. It's not a word? A D, like the letter D. The letter D in front of river....”
Kaynak

Chat my mom doesn't believe me that this...
Chat my mom doesn't believe me that this is Gatorade E G
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta kırmızı renkli bir şişe görünüyor. Şişenin üzerinde "Gatorade" yazısı ve markanın logosu yer alıyor. Metin kısmında "Chat my mom doesn't believe me that this is Gatorade" yazıyor, yani "Annem bunun Gatorade olduğuna inanmıyor". Buradaki espri, şişenin şeklinin ve renginin geleneksel spor içeceklerinden farklı olması. Muhtemelen şişede alkol veya başka bir içecek var ve bunu annesine spor içeceği gibi göstermeye çalışıyor, ancak annesi şişenin içeriğinden şüpheleniyor. Şaka, annenin şüpheciliği ve şişenin görünümü arasındaki uyumsuzluktan kaynaklanıyor.


içeceğiyle birlikte seri seri sigara içe...
içeceğiyle birlikte seri seri sigara içen genç
Kaynak

İçerik ekle

Template seç, yazını yaz, kepsi siteye gönder.

Keps yap →

💬 Son Yorumlar