İçerik ekle template seç, yaz, gönder
eskistanbul ile ilgili bulabildiğim postlar, videolar, karikatürler, resimler, tweetler, miimler

Bir zamanlar İstiklal Caddesi. (Tarih ha...
Bir zamanlar İstiklal Caddesi. (Tarih hakkında net bir kaynak yok. Tahmininizi yazabilirsiniz.) 1990'lı yıllarda tramvay raylarına paralel olarak dikilen ağaçlar 2005 yılında söküldü. #istiklalcaddesi #istanbul #eskitürkiye #oldlaikdays 7. TAKSİN TÜNEL 2 1
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, Taksim'de bir tramvay yolculuğu sırasında insanların bir "2+1" yolda "2+1" yolculuk yaptığı görülmektedir. Bu, "2+1" yolda "2+1" yolculuğun garip ve anlamsız olduğu anlamına gelmektedir, çünkü 2+1 zaten 3'tür ve bu da bir tramvaydaki yolcu sayısına uymaz. Bu da "2+1" yolda "2+1" yolculuğun bir hata olduğunu göstermektedir. Bu, "2+1" yolda "2+1" yolculuğun Türk kültürüyle ilgili bir espridir ve birçok Türk tarafından anlaşılabilir. "2+1" yolda "2+1" yolculuğu, Türklerin gündelik hayatlarında kullandığı ve komik bir şekilde yanlış bir şekilde uyguladığı bir ifadedir. "2+1" yolda "2+1" yolculuğu, Türklerin gündelik hayatlarında kullandığı ve komik bir şekilde yanlış bir şekilde uyguladığı bir ifadedir.


Mustafa Kemal Atatürk halk ile denize gi...
Mustafa Kemal Atatürk halk ile denize giriyor☺️ İstanbul 1936
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Mustafa Kemal Atatürk halk ile denize giriyor☺️ İstanbul 1936 Kaynak


Yıl 2002 | İstiklal Caddesi, İstanbul · ...
Yıl 2002 | İstiklal Caddesi, İstanbul · INCICAPS
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta kar yağmış bir sokakta yürüyen insanlar ve bir tramvay görülüyor. Tramvayın üzerinde "İncikırcıps" yazıyor. Şaka, "İncikırcıps" kelimesinin Türkçe'de bir anlamının olmaması ve "İncik" ve "Kırcıps" gibi anlamsız kelimelerin bir araya getirilmesinden oluşmasıdır. Bu da tramvayın isminin saçma ve komik olmasını sağlıyor.


Üsküdar, İstanbul. 1890
Üsküdar, İstanbul. 1890
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde, yemyeşil ağaçlarla çevrili bir sokakta, eşek üzerinde yükler taşıyan insanlar görünüyor. Resim, 1900'lerin başında Türkiye'de yaşamın nasıl olduğuna dair bir bakış açısı sunuyor. Bu resimde Türkçede bir espri yok.


Tarihi rum evlerinin son hali Tarlabaşı ...
Tarihi rum evlerinin son hali Tarlabaşı / İstanbul · 452
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta eski bir binanın balkonu ve balkonda asılı çamaşırlar görünüyor. Balkondaki çamaşırlar arasında, bir duvar kağıdı parçası ve bir halı da var. Bu fotoğrafta espri, balkonda asılı çamaşırlar arasında bir duvar kağıdı ve bir halı olmasıyla ortaya çıkıyor. Bu durum, sanki ev sahibinin çamaşırları yerine duvar kağıdı ve halıyı yıkaması gibi bir durum yaratıyor. Fıkra Türkçesi: "Burası neresi? Bu ev mi, yoksa yıkama mı? Çamaşır mı, yoksa duvar kağıdı mı?"


Amerikalı fotoğrafçı Charles W. Cushman’...
Amerikalı fotoğrafçı Charles W. Cushman’in İstanbul’da çektiği bazı fotoğraflar (Nisan-Mayıs 1965). Kaynak: Indiana University Archives Siz de tarihi fotoğraflara meraklıysanız bir Nicepaylasimlar ürünü olan @unutulmaz_fotograflar hesabımızı takip edebilirsiniz 🤝
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, çiçekçi dükkanının önünde çiçek satın alan bir adam görüyoruz. Adamın elinde çiçekler varken sigara içmesi, "Çiçek almış, sigarası da söndürmemiş." şeklinde bir espriye sebep olabilir. Fotoğrafta, bir balıkçı teknesinde balık satmaya çalışan bir balıkçı görülüyor. Teknenin içinde, balıkların üzerine "Balık Var" yazan bir tabela asılı. Bu, balıkçıların genellikle "Balık Var" diye bağırarak müşterilerine balıklarını satmaya çalıştıkları bir espriye gönderme. Fotoğrafta iki kız çocuğu görüyoruz. Biri diğerinin elindeki tekerleği taşırken, diğer kız çocuğu da gülerken görünüyor. Fıkra şu: "Çocuk annesine soruyor: Anne, tekerlek nasıl yuvarlanıyor? Anne cevaplıyor: Kızım, tekerlek yuvarlanmıyor, o taşınıyor!" Bu fıkra, çocukların basit soruları sorma eğiliminde olduğunu ve yetişkinlerin de bazen bunlara basit cevaplar verdiğini gösterir. Resimde, İstanbul'un eski bir caddesinde çekilmiş bir fotoğraf görüyoruz. Arka planda, "Hayat Mecmuası" ve "Doğan Sigorta" reklamları bulunan bir bina var. Ön planda ise, bir at arabası ve çevresindeki insanlar görünüyor. Bu fotoğrafta esprili bir durum yok. Fotoğraf, eski İstanbul'un yaşantısını ve sokak kültürü hakkında bilgi veriyor. Resimde, eski bir İstanbul sokağında, yokuş yukarı çıkan bir at arabası ve etrafında yürüyen insanlar görülüyor. Arabanın arkasında oturan adamın, atın çektiği yükü "rahat" bir şekilde izliyormuş gibi bir tavrı var. Fıkra ise şu: Arabanın arkasında oturan adam, bir arkadaşıyla yürürken, atın çektiği yüke bakarak, "Ben de böyle bir araba alsam, bana da böyle yük taşıyan bir at bulursan keşke." der. Arkadaşı da ona "O zaman araba kullanmayı da öğrenmen lazım." diye cevap verir. Bu fıkra, insanların kendi işlerini yapmaktan kaçınma ve başkalarının yükünü görmezden gelme eğilimini ele alıyor. Atın çektiği yükü rahatça izleyen adam, kendisi için kolay bir hayat hayal ediyor, ancak bunun için herhangi bir çaba göstermeye hazır değil. Fotoğrafta, sırtında "**dondurma**" taşıyan bir dondurmacı görünüyor. **Fıkra:** Dondurmacı, çok sıcak bir günde sokakta dondurma satıyor. Bir müşteri gelip, "**Abi, dondurman ne kadar?**" diye soruyor. Dondurmacı, "**2 TL, efendim. Almak ister misin?**" diye cevap veriyor. Müşteri, "**Yok, abi, sadece soruyordum. Çok sıcak, dondurmanın erimesi zorunda.**" diye karşılık veriyor. **Bu fıkra, dondurmacının "dondurmanın erimesi zorunda" gibi bir sorunu olmadığını ve satış yapmak için can attığını gösteriyor.** Fotoğrafta bir grup insan görüyoruz. Bir tezgahtan fındık satan bir kişi, bu fındıkların çok lezzetli olduğunu ve herkese yetecek kadar olduğunu söylüyor. Ancak, fındıklar çok küçük ve tüketilemeyecek kadar çok sayıda. Şaka ise; satıcının müşterilere çok az miktarda fındık satarak para kazanmak istemesi ve bunun çok komik bir şekilde yapılmış olması. Fındıkların satışı çok komik çünkü miktar çok az ve bu miktarla çok sayıda müşteriyi doyurmak mümkün değil. Bu durum, satıcının çok fazla para kazanmak istediğini gösteriyor. Fotoğrafta, bir limanda balıkçıların yanında duran, sırtında canlı balıklar bulunan bir seyyar satıcıyı görüyoruz. Şaka ise, balık satıcısının sırtındaki seyyar tezgahın açık olması ve balıkların suya düşmemesi gereken yerde, suda yüzmeye çalışıyor gibi görünmesinden kaynaklanıyor. Bu durum, seyyar satıcının işini yaparken yaşadığı komik bir aksilik gibi görünüyor. Fıkra şöyle anlaşılabilir: **"Balık satıcısı, balıklarını korumak için elinden geleni yapıyor ama bazı şeyler kontrolümüz dışında!"** Fotoğrafta İstanbul'un tarihi bir bölgesinde bulunan bir cami ve yanında duran bir kadın görünüyor. Kadın camiye bakıyor. Bu fotoğrafta espri yok. Resimde bir feribot görünüyor ve feribotun üzerinde "Kız Kulesi İstanbul" yazıyor. Bu fotoğrafta, feribotun "Kız Kulesi İstanbul" yazması esprili çünkü Kız Kulesi, İstanbul'da bir adada bulunan tarihi bir yapıdır. Yani, feribotun "Kız Kulesi İstanbul"a gitmesi gibi bir şey mümkün değildir.


Acıbadem Köprüsü, İstanbul. (1970'li yıl...
Acıbadem Köprüsü, İstanbul. (1970'li yıllar) · 14 T 000
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, üç genç bir otomobilin yanında durmuş bir haritaya bakıyor. Araba dağların arasında kıvrımlı bir yolda. Kadınlardan biri bir fotoğraf makinesi tutuyor. Görünüşe göre haritayı okuyan genç adam bir şey fark etmiş ve şaşkınlıkla "Benim bildiğim burası bir şehirdi!" diye söylüyor. **Şaka:** Fotoğrafın geçtiği yerde, kıvrımlı bir yol ve dağlar var. Bu konumun şehirle uyumlu olması beklentisiyle genç adamın şaşkınlığı, komik bir durum yaratıyor.


Papatya satıcısı. İstanbul 1970 · Emek Ap...
Papatya satıcısı. İstanbul 1970 · Emek Ap
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, çiçek dolu bir arabada oturan iki adam var. Birinin elinde çiçekler, diğerinin ise çiçekler gibi görünen bir şey var. Fotoğraftaki espri, çiçeklerin aslında bir şeyin başka bir versiyonu olmasıyla ilgili. Bu durumda, çiçekler bir adamın kafasının temsili olabilir. Yani, "Çiçekleri olan adamın elinde çiçekler var, ama diğeri de çiçeklerle doluymuş." **Turkish Translation:** Fotoğrafta, çiçeklerle dolu bir arabanın üzerinde oturan iki adam görünüyor. Birinin elinde çiçekler, diğerinin ise çiçeklere benzeyen bir şey var. Fotoğraftaki espri, çiçeklerin aslında bir şeyin başka bir versiyonu olmasıyla ilgili. Bu durumda, çiçekler bir adamın kafasının temsili olabilir. Yani, "Çiçekli adamın elinde çiçekler var, ama diğerinin de çiçeklerle doluymuş."


Eski Türkiye mimarisi.. Cihangir semtind...
Eski Türkiye mimarisi.. Cihangir semtinden bir apartman. İstanbul, 1965
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde eski bir binanın önünde, bir kadın ve birkaç kişi daha yürürken görüyoruz. Kadın, üstünde "KENDİNE GEL" yazılı bir tabela taşıyan eski bir minibüsün yanında yürüyor. Bu tablo, kadının kendine gelmesi gerektiğini, başka bir deyişle, kendine gelmesi gerektiğini ima ediyor. Espri, "KENDİNE GEL" tablosunun, yürüyüş yapan kadının kendisini hatırlatmak için kullanıldığı ve durumun ironik olduğu gerçeğinden kaynaklanıyor. İşte, espriyi Türkçe olarak daha ayrıntılı bir şekilde açıklayan bir metin: Resimde, tarihi ve gösterişli bir bina önünde yürüyen bir kadını görüyoruz. Ancak gözümüzü çeken şey, kadının yanında duran eski bir minibüsteki tabeladır. Tabelada "KENDİNE GEL" yazmaktadır. Bu durum, kadının yürüme şekli veya yaptığı hareketler nedeniyle komik bir şekilde yorumlanabiliyor. Espri, kadının dış görünümünün veya tavırlarının "kendine gelmesi gerektiğini" ima ediyor olmasıyla oluşuyor. Tabelanın, sanki kadının kendine gelmesi için bir uyarı gibi orada bulunması, espriyi daha da güçlendiriyor.


Tuncel Kurtiz, Arnavutköy'deki evinin ça...
Tuncel Kurtiz, Arnavutköy'deki evinin çatısında, İstanbul (1967-2011). Tarihi fotoğraf meraklılarına özel bir Nicepaylasimlar ürünü olan @unutulmaz_fotograflar hesabımız tavsiyemizdir ✌️
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde iki fotoğraf var. Üstteki fotoğraf 1960'larda İstanbul'un Beşiktaş semtinin eski bir fotoğrafı. Alttaki fotoğraf ise günümüzde aynı yerin fotoğrafı. Resimde yer alan iki kişi ise bu binalarda yaşayanlar. Şaka ise insanların aynı yerde yaşamaya devam etmesiyle ilgili. İnsanlar değişti, zaman değişti, şehir değişti ama onlar aynı yerde yaşamaya devam ediyor.


Eminönü, İstanbul (1978). 📸: Bruno Demos...
Eminönü, İstanbul (1978). 📸: Bruno Demostene Tarihi fotoğraf meraklıları bir Nicepaylasimlar ürünü olan @unutulmaz_fotograflar hesabımızı takip edebilir 😍
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde, İstanbul'un tarihi bir pazar alanında, kalabalık bir insan topluluğu ve çeşitli arabalar yer alıyor. Arkaplanda, alana bakan eski bir yapı da görülüyor. Resimdeki mizah, pazar alanının kalabalık ve düzensizliğinden kaynaklanıyor. Bir yandan hareketli ve canlı bir atmosfer varken, diğer yandan da kaotik ve karmaşık bir görüntü oluşuyor. Bu, İstanbul'un günlük yaşamında sıkça görülen bir durumdur ve resimde bu durum mizahla vurgulanmaktadır. Fıkra ise, resimdeki kalabalığı ve arabaların karmaşasını ele alarak, "İstanbul'da araba kullanmak, özellikle de pazar günü, bir macera gibi" şeklinde yorumlanabilir. Fotoğrafta, Türkiye'de bir şehirde kalabalık bir pazar alanı gösteriliyor. Pazar tezgahları, insanlar ve arabaların arasında "Ziraat Bankası" tabelası ve hemen altında "Başarı Sıkıntı" tabelası yer alıyor. "Başarı Sıkıntı" tabelası, Ziraat Bankası'nın sloganıymış gibi bir espri içeriyor. **Espri**: Ziraat Bankası'nın müşterilerinin sıkıntılarını çözmek için çok çalıştığı ima ediliyor.


istanbul · 1905 Now ww.. boredpanda.com
istanbul · 1905 Now ww.. boredpanda.com
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Bu fotoğraf İstanbul'un 1905 ve günümüzdeki halini karşılaştırıyor. Fotoğraftaki espri, İstanbul'un o zamandan bu yana nasıl büyüdüğünü gösteriyor. 1905'te İstanbul daha az kalabalık ve gelişmemiş bir şehirken, günümüzde çok daha büyük ve kalabalık bir şehir. İşte fotoğraftaki esprinin daha ayrıntılı açıklaması: * **1905:** İstanbul daha çok küçük evlerden oluşan bir şehir. Binaların birbiri arasında daha fazla boşluk olduğu görülüyor. Şehir daha çok yeşil alanlara sahip. * **Günümüz:** İstanbul'un nüfusu çok artmış. Şehir daha yoğun bir şekilde yapılaşmış. Binalar daha yüksek ve daha modern. İstanbul artık büyük bir metropol. Bu fotoğraf, İstanbul'un zamanla nasıl değiştiğini gösteriyor. Şehrin gelişimi, nüfusu ve teknolojisi çok hızlı bir şekilde değişti.


istanbul · 1905 Now ww.. boredpanda.com
istanbul · 1905 Now ww.. boredpanda.com
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde 1905 ve günümüz İstanbul'un iki fotoğrafı yer alıyor. Şehrin 1905 yılında çok daha az yoğun olduğunu ve gelişmişliğin nasıl hızla değiştiğini gösteriyor. Fıkra kısmı: Resimde İstanbul'un 1905 yılında çok daha az yoğun olduğunu ve gelişmişliğin nasıl hızla değiştiğini gösteriyor. Bu durum, "İstanbul'un 1905 yılında çok daha boş ve sakin olması" şeklinde bir espriye benzetilebilir. İstanbul'un günümüzde çok yoğun ve kalabalık olmasının bir şakasıdır.


Masallara konu olan yeşillik ovası. İsta...
Masallara konu olan yeşillik ovası. İstanbul 1960
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde, İstanbul Boğazı'nda, bir tepenin üzerinde bir kule ve çevresinde bulunan evler ve ağaçlar görünüyor. Bu resimde bir espri yok, sadece güzel bir manzara var.


1961; Beşiktaş, İstanbul.
1961; Beşiktaş, İstanbul.
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

The photo shows a panoramic view of Istanbul, Turkey. The city is situated on the banks of the Bosphorus Strait, which is a natural waterway that separates Europe from Asia. The photo captures the beauty of the city, including its historical landmarks, such as the Hagia Sophia, the Blue Mosque, and the Topkapi Palace. There is no joke in this photo, and it's simply a beautiful depiction of Istanbul.


“Hey gidi ” dedirtecek nostaljik İstanbu...
“Hey gidi ” dedirtecek nostaljik İstanbul görüntüleri (Kaydırmalı)
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta eski bir İstanbul tramvayı görünüyor. Tramvayın üzerinde "68" numarası var. Yazıda "Yıllar geçmiş, Bebek Ortaokuluna giderken Beşiktaş'tan bu tramvaya binerdik" yazıyor. Espri, bugün Beşiktaş'tan Bebek'e gidenlerin tramvayla değil, başka ulaşım araçlarıyla seyahat etmeleri gerçekliğinden kaynaklanıyor. Resimde, İstanbul'da gece vakti bir köprüde yürürken, bir adamın bir diğer adamdan "Buuuuzzaaa" diye bağırarak boza istediği, ancak bozanın bir diğer adamın taşıdığı şey olduğu görülmektedir. Bu durum, "Buuuuzzaaa" diye bağırarak boza satan adamların genellikle bozayı taşınabilir bir şey içinde taşıdığı düşünülerek komik bir durum yaratır. Fotoğrafta, bir sokak satıcısının, elma şekeri, pamuk şeker ve macun satarak, çocukları cezbettiği görülüyor. Fıkra, çocukların bu tatlıları görünce kendilerine hakim olamamaları ve hemen almak için can atmaları üzerine kurulu. **Fıkra:** "Elma şekeri, pamuk şeker ve macun sokağa girdiğinde, çocuklar akıllarını çelmeye çalışırlar." Fotoğrafta, Ayasofya'nın önünde yoğurt satıcısı olarak bilinen "yoğurtçu" görülüyor. "Yoğurtçu"nun elinde iki adet çan var ve yoğurt satarken çanları çalıyor. "Yoğurtçu"nun çanları çalması, "yoğurtcuların mahalleye geldiğini" ve yoğurt satmaya hazır olduklarını duyuruyor. Şaka ise yoğurtçuların aslında "mahalleye gelmediğini" , sadece Ayasofya'nın önünde yoğurt sattığını ve çanları çalarak müşteri çekmeye çalıştığını gösteriyor. Bu şaka, "yoğurtçular"ın "mahalleye geldiği" ile "Ayasofya'nın önünde yoğurt sattığı" arasındaki kontrastı vurguluyor. Ayrıca, "yoğurtçu"nun yoğurt satmak için kullandığı yöntemin, klasik bir "mahalleye gelen yoğurtçu"nun yöntemine benzetilerek eğlenceli bir karşılaştırma yapılıyor. Resimde, Ülker bisküvi kutuları eski bir bakkalda sergilenmiş. Kutuların eski ve yıpranmış olması ve bisküvilerin "taneyle" satılması nostaljik bir hava yaratıyor. Şaka, Türk kültüründe "taneyle" alımın eskiden yaygın olması ve artık çok nadir görülmesinden geliyor. Bu da "taneyle" almanın, özellikle bisküvilerin, eskiden daha ucuz ve kolay bir alışveriş yöntemi olduğunu ima ediyor. Fotoğrafta, bir kolonya dükkanında, müşterinin kolonyasını doldurmak için kullanılan, eski bir pompa ve cam şişe gösteriliyor. Şaka, bayram arefesinde kolonya almak için dükkanlara olan talebin yoğunluğuna ve dükkanların eski ve geleneksel yöntemlerle bile kolonyaları doldurmaya çalışmasına vurgu yapıyor. "Bayram arefelerinde kolonyacıya gidip kolonya doldurttuk" sözü, bu yoğunluğu ve dükkanların geleneksel yöntemlerle çalışmasını ironik bir şekilde ifade ediyor. Fotoğrafta bir adam davul çalıyor ve bir ayı dans ettiriyor. Etrafında izleyen insanlar da var. Şaka, eskiden ayının sokaklarda dans etmesi ve insanların bunu izleyerek eğlenmesi çok yaygındı. Bu durum şimdi çok garip ve düşünülemez bir şey. Yani şaka, o zamanlar ayıyı dans ettirip eğlence sağlayan bir gösterinin günümüzde tuhaf karşılanacağını ve "gariban yıllar" olarak anılacağını ima ediyor. Fotoğrafta üç çocuk tekerlekli sandalyeye benzeyen bir şeyle oynuyor. Tekerlekler tahta parçalardan yapılmış. Üstteki tweet'te, "Bıleyliye binmek ise ayrıcalıktı" deniyor. Burada, çocukların kullandığı basit arabanın o dönemin ayrıcalıklı oyuncaklarından biri olduğunu ima ediyor. Fotoğrafta, Eminönü vapur iskelesinde bir lahmacuncu görüyoruz. Adam, elinde lahmacunuyla, "Eminönü vapur iskelesinden inince lahmacuncu vardı, soğanlı dürüm yapar üç on paraya verirdi." diye düşünüyor. Bu espri, lahmacuncunun düşük fiyatlı, basit bir yiyecek satması nedeniyle "üç on paraya" satma vurgusuyla yapılıyor.


Gizem Darling @GizemDarling · 15 May 19 ...
Gizem Darling @GizemDarling · 15 May 19 Eskiden bile güzel olmayan tek yer ESKİDEN İSTANBUL @eskid.. · 15 May 19 Mecidiyeköy üst köprü bağlantı yolu inşaatı..74 yılı.
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, 1974 yılında inşa edilen, Mecidiyeköy üst köprüsünün yapımı sırasında çekilmiş bir fotoğraf bulunuyor. Şaka ise, köprünün yapımının uzun sürmesine ve o zamanlar bölge için "eski" bir yer olmasına gönderme yapıyor. "Eskiden İstanbul'da tek güzel yer burasıydı, ama şimdi köprü bitti" gibi bir anlam ifade ediyor.


İstanbul… 50'ler · UTUKADA
İstanbul… 50'ler · UTUKADA
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

The photo shows a crowded dock in Istanbul with two ferries docked. There are many people walking around, both on the dock and on the ferries. The joke here is that the ferries are filled with people while the dock is also crowded. The joke in Turkish: "İstanbul'da vapura binmek için vapurda bekleyen insanları hayal edin" (Imagine people waiting for the ferry to board the ferry in Istanbul) This is a humorous take on the common situation of crowded transportation in Istanbul, particularly the ferries.


Nadir Tarihi Fotoğraflar @nadirfotograf ...
Nadir Tarihi Fotoğraflar @nadirfotograf Masallara konu olan yeşillik ovası. İstanbul 1960 turihlugati
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, İstanbul'da yeşil bir tepe üzerinde bulunan bir ev ve çevresindeki doğa görülüyor. Ev, tepeye konulmuş gibi görünüyor ve bu nedenle espri, "Masallara konu olan yeşillik ovası" şeklinde ifade ediliyor. Yani ev, sanki bir masalın içindeki bir ev gibi yeşillikler içinde yer alıyor. "Masallara konu olan" ifadesi, evin güzelliğini ve konumunun masalsı olduğunu ima ediyor.


İstiklal caddesi. 2002
İstiklal caddesi. 2002
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta karlı bir günde İstanbul'un tarihi bir bölgesinin sokağı görünüyor. Sokakta insanlar yürürken, arkalarında bir tramvay geçiyor. Bu fotoğrafta espri, insanların kar yağışına rağmen normal hayatlarına devam etmeleridir. Yani, kar yağdığında bile hayat devam ediyor, işlerine gidiyorlar, yürüyüş yapıyorlar, tramvaya biniyorlar. **Espri:** "Kar yağsa da hayat devam ediyor, İstanbul'un ritmi hiç değişmiyor!"


İçerik ekle

Template seç, yazını yaz, kepsi siteye gönder.

Keps yap →

💬 Son Yorumlar