İçerik ekle template seç, yaz, gönder
eskiçekimler ile ilgili bulabildiğim postlar, videolar, karikatürler, resimler, tweetler, miimler

Sidar @siktirdelii Çocukken burayı ahire...
Sidar @siktirdelii Çocukken burayı ahiret sanıyordum S
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde, "Aşk-ı Memnu" dizisinden bir sahne görülüyor. Behzat, Bihter'e, "Çocukken burayı ahiret sanıyordum" diyor. Bu espri, Aşk-ı Memnu dizisindeki karakterlerin sürekli olarak ahlaki açıdan sınırları zorlayan ve birçok günah işlediği için Behzat'ın bu cümleyle alay etmesinden kaynaklanıyor. Dizideki ihtişamlı ev ve içinde yaşanan olaylar, "ahiret" ile ilişkilendiriliyor. Behzat'ın sözleriyle izleyici, dizideki karakterlerin gerçekte ne kadar günahkar olduğunu ve "ahiret" ile ne kadar uzakta olduklarını düşünmeye teşvik ediliyor.


Amerikalı fotoğrafçı Charles W. Cushman’...
Amerikalı fotoğrafçı Charles W. Cushman’in 1965 yılında İstanbul’da çektiği bazı fotoğraflar [Derleme : @unutulmaz_fotograflar ]
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, bir adam çiçekçi dükkanından bir buket çiçek satın almış ve sokakta yürürken gülümsüyor. Adamın satın aldığı çiçekler solmuş ve yaprakları dökülüyor. Bu, adamın çiçekçi dükkanından "sadece" çiçek aldığını, yani parasını ödediğini ancak çiçeklerin kalitesini kontrol etmediğini gösteren bir espri. Türkçede bu durum için sık kullanılan bir deyim "gözünü kırpmadan aldı"dır. Espri şu şekilde ifade edilebilir: "Adam çiçekçi dükkanından 'sadece' çiçek almış. Gülümsemesi de çiçeklerin güzelliğinden değil, çiçeklerin parasına mal olduğundan!" Fotoğrafta, bir balıkçı teknesinde balık satan bir adam var. Adam, balıklarla dolu bir sepetin yanında duruyor. Fotoğrafta görünen, balıkların bol olduğu bir dönemde, balıkçının bir balık satabilmek için çok uğraşması gerektiğini anlatan bir mizah içeriyor. Resmindeki espri, balıkçının bu kadar çok balık varken bile bir tane bile satamadığını ve zor durumda olduğunu göstermesidir. Bunu "Bu kadar çok balık varken bile bir tane bile satamazsan ne yapacaksın?" şeklinde ifade edebiliriz. Resimde iki kız çocuğu, bir taş duvarın önünde duruyor. Sol taraftaki kız çocuğu, tek tekerlekli bir bisiklet bisikletinin tekerleğini tutuyor. Sağdaki kız çocuğunun ise bisikleti yok. Bu resimdeki espri, sol taraftaki kız çocuğunun bir bisikletin tekerleğini elinde tutması ve sağ taraftaki kız çocuğunun bisikletsiz olması ile ilgili. Bu durum, sol taraftaki kız çocuğunun bisikleti "çalmış" ve sağ taraftaki kız çocuğuna bırakmamış gibi bir izlenim veriyor. Kısaca, resimdeki espri, sol taraftaki kız çocuğunun bisiklet "çalması" ve sağ taraftaki kız çocuğunun bisikletsiz kalması üzerinden kurulu. Resimde, "Hayat Mecmuası" ve "Doğan Sigorta" reklamları bulunan binaların önünde, at arabası görüyoruz. Bu, "Doğan Sigorta"nın reklamını yapan bir şaka. At arabası, günümüzde modern şehirlerde çok nadir kullanılan bir ulaşım aracıdır. Dolayısıyla, Doğan Sigorta'nın at arabası kullanması, sigorta sektöründe biraz "modası geçmiş" olduğunun bir göstergesi olarak algılanabilir. **Şaka:** "Doğan Sigorta'nın at arabasıyla gezmesi, geçmişte kaldığını mı gösteriyor?" Fotoğrafta, İstanbul'un dar ve eski sokaklarından birinde bir at arabası ve etrafında insanlar görülüyor. Sokaklar oldukça dardı ve arabalar için çok uygun değildi. At arabasının yanında oturan adam da muhtemelen bu dar sokakları kullananların sık karşılaştığı bir durumla dalga geçiyor. **Şaka:** "Arada sırada otomobil geliyor. Ben de atın üstünde oturup bekliyorum." **İngilizce çeviri:** "Every now and then a car comes by. I'm just sitting on the horse and waiting." Bu şaka, dar sokaklarda at arabası kullanmanın zorluklarını ve beklenmedik durumlara hazırlıklı olmanın önemini vurguluyor. Resimde, arkasında renkli bir kutu olan ve yolun ortasında duran bir adam görülüyor. Adamın sırtında, "Boş ver, ben taşıyorum!" diye yazan bir kutu var. Bu, bir taşyükleme ve taşıma işçisi olan adamın sırtında ağır bir yük olduğunu ancak yine de bir şekilde mutlu olduğunu ima eden bir mizah. Bu espri, insanın zorluklarla yüzleşme biçimini ve bunu esprili bir şekilde ifade etmesini gösteriyor. Fotoğrafta, bir sokak tezgahında fındık satan bir satıcı ve bir müşteri arasında geçen bir olayı görüyoruz. Müşteri fındıkları inceleyerek satıcıya "Bunlar taze mi?" diye soruyor. Satıcı ise "Hayır efendim, bunlar 1962 yılından kalma. Siz şimdiye kadar nerelerdeydiniz?" diye cevaplıyor. Bu espri, fındıkların tazeliğine değil, müşterinin uzun süredir fındık almamış olmasına gönderme yaparak komik bir etki yaratıyor. Fotoğrafın çekildiği dönem de bu esprinin daha da anlamlı olmasını sağlıyor. Fotoğrafta bir limanda balık tutmaya çalışan birkaç adam var. Aralarında balık satıcısı olan biri dikkat çekiyor. Balık satıcısı kafasına çiçekli bir kap ve bir kürek tutmuş ve üzerinde bir balık olduğunu gösteriyor. Balık satıcısının balık satmak için kullandığı yöntem oldukça ilginç ve tuhaf. Bu fotoğrafın şakası, balık satıcısının balık satmak için kullandığı yöntemi ele alıyor. Balık satıcısının çiçekli bir kap ve kürek kullanarak "Bu balığı aldım, ancak başka bir balığa takas edeceğim" gibi bir mesaj verdiğini düşünülebilir. Bu tuhaf yöntemle balığı daha cazip hale getirmeye çalıştığını ima ediyor. Bu yüzden fotoğrafın şakası, balığı satmak için kullanılan yöntemin ilginç ve tuhaf olmasından kaynaklanıyor. Fotoğraf bize gerçek bir balık satıcısının bu yöntemle balık sattığını göstermese bile, bu şekilde balık satmak oldukça komik ve eğlenceli bir düşünce. Fotoğrafta Ayasofya Camii ve önünde duran bir kadın var. Kadın camiye bakıyor ama minareye değil. Fıkra şöyle: "Ayasofya'nın minaresiyle ünlü olduğunu biliyorsun. Kadının minareye bakmadığını fark ettin mi? " Bu fıkra, kadının minareye bakmamasıyla "Ayasofya'nın minaresiyle ünlü olduğunu bilmiyor" gibi bir anlam çıkararak mizah yaratıyor. Fotoğrafta, bir vapurun üzerinde bulunan bir "Kız Kulesi İstanbul" tabelası ve onun yanında "Paklar" markasının 4 mevsim motor yağı reklamı yer alıyor. Fıkra şu şekilde: Kız Kulesi, İstanbul'un simgesidir ve tarihi bir yapıdır. Paklar ise bir motor yağı markasıdır. Bu iki şeyin yan yana olması, "Kız Kulesi de mi motor yağı kullanıyor" gibi bir espriyi çağrıştırmaktadır.


Throwback to when I was on the school cu...
Throwback to when I was on the school cum team CUM CUM CUM CUM CU CUM CUM CUM
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Throwback to when I was on the school cum team CUM CUM CUM CUM CU CUM CUM CUM Kaynak


Cem Tanyü @CemTanyu Dedeme ait uçuş takı...
Cem Tanyü @CemTanyu Dedeme ait uçuş takımları. Translate Tweet 191 F primville dükü @primvilleduku · 17h Dedeme ait uçuş takımları porame YENİ TEREE Jeni RAKI aki YENİ RAKİ VEMLA Cem Tanyü @CemTanyu · 1d Dedeme ait uçuş takımları.
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta üç fotoğraf bulunmaktadır. İlk fotoğrafta, başında pilot kaskı olan genç bir adam bulunmaktadır. İkinci fotoğrafta, aynı adamın gençliğinde, pilot üniformasıyla fotoğrafı bulunmaktadır. Üçüncü fotoğrafta ise aynı adamın pilot üniformasıyla bir uçağın yanında durduğu fotoğraf bulunmaktadır. Fotoğraftaki espri, üç fotoğrafın da aynı kişinin farklı zamanlardaki fotoğrafları olması ve bu kişinin pilot olduğu ima edilmesidir. Ancak ilk fotoğraftaki adamın asıl bir pilot olmadığı, sadece pilot gibi poz vermiş bir genç olduğu açıkça bellidir. Bu durum, fotoğrafların altındaki "Dedeme ait uçuş takımları." yazısıyla daha da belirginleşmektedir. Fotoğrafta dört farklı marka rakı şişesi görülüyor. Resimdeki mesaj ise "Dedeme ait uçuş takımları" şeklinde. Burada espri, rakı şişelerinin uçakla herhangi bir bağlantısı olmadığı halde, "uçuş takımları" olarak adlandırılması. Bu, rakının insan üzerindeki etkilerini mizah yoluyla ele alan bir yorum.


RT @TimeforCpl: Tam 50 yıl ve gözlerde a...
RT @TimeforCpl: Tam 50 yıl ve gözlerde aynı heyecan.. · 1966
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, damat arabaya binerken gelin ve damatın yakın çekimi görünüyor. Arabanın üzerindeki "1966" yazısı, bu fotoğrafın 1966 yılında çekildiğini gösteriyor. Fotoğraftaki espri, o yıllarda arabaların çoğunlukla siyah beyaz olması ve fotoğrafın da siyah beyaz çekilmiş olması nedeniyle ortaya çıkıyor. "1966" yazısı araba üzerinde siyah beyaz renklerde görünmesine rağmen, fotoğrafa bir renk efekti eklenmiş gibi duruyor. Bu durum, o dönemin fotoğraflarında renk olmadığı gerçeğini ironik bir şekilde vurguluyor.


Yha simay benim karım diyorum size be
Yha simay benim karım diyorum size be
Videoda söylenenler: “Birinci olan arkadaşımız. Birinci olmadan önce ne de birinciydin? Kıvanc söyle bakalım. Çapkınlıkta mı? Çapkınlık asla yapmam. Dostlukta birinci din diyeyim falan. Hadi yeme.”
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Görüntüde, bir televizyon haber yayını veya programının bir kesiti var. İki erkek, muhtemelen bir haber sunucusu veya röportaj konusu, karşılıklı olarak konuşuyorlar. Soldaki kişi, Bulent Ersoy, sağdaki ise Kıvanç Tatlıtuğ. Altta, "Bülent Ersoy... Kıvanç Tatlıtuğ" ve "15 yıl önce erkek model elemeleri" şeklinde Türkçe yazı görülüyor. Kıvanç Tatlıtuğ'un çıplak gövdesi, bu görüntüdeki en dikkat çeken ve muhtemelen "gülünç" olan unsur. Bu görüntü, Bulent Ersoy'un geçmişte veya günümüzde ünlü olduğu, Kıvanç Tatlıtuğ'un ise gençliğinde/geçmişte modellik yapmış olması muhtemel bir durumla ilgili bir mizah içeren haber/program fragmanı. Potansiyel espri; Ersoy'un ünlü olmasının geçmişte ve gençliklerinde bir model olmasının eleştirel bir bakış açısıyla sunulması şeklindedir. Çıplak gövde de burada belki geçmiş dönemlerde modelliğin belirli bir tarzını ve günümüzdeki algılanışını vurgulamak için kullanılmış olabilir. Ama kesinlikle "espri"nin doğası, izleyiciye veya bağlama bağlıdır. Görüntüden kesin bir espriyi anlamak zor. Resimde, bir televizyon haber yayını görüntüsü var. İki kişi, muhtemelen bir haber programında, karşılıklı konuşuyor. Soldaki kişi, Bülent Ersoy ve sağdaki kişi ise, Kıvanç Tatlıtuğ. Altta, "Bülent Ersoy... Kıvanç Tatlıtuğ 15 yıl önce erkek model elemeleri" yazan bir başlık bulunuyor. Bu, Ersoy ile Tatlıtuğ'un, geçmişte, muhtemelen gençliklerinde erkek modellik yarışmalarında yarışmış olabilecekleri ve Ersoy'un daha önce Tatlıtuğ'a benzeyen bir görüntüye sahip olduğunu ima eden bir esprili göndermedir. Görsellerin yaşlanma ile değişen görünümlerinden doğan bir mizah örneğidir. Eski fotoğraflarla ya da bir zamanlar benzer özelliklere sahipken daha sonra farklı özelliklere kavuşan kişilerle ilgili bir gönderme yapılıyor.


Posta Gazetesi 22 yıl önce Serdar Ortaçı...
Posta Gazetesi 22 yıl önce Serdar Ortaçın ‘Karabiberim · klibinde rol alan İlknur Soydaştan · şaşırtan açıklama.. Orijinal kepşın: İşte araştırmacı gazetecilik budur!
Yapay zeka açıklaması

Posta Gazetesi 22 yıl önce Serdar Ortaçın 'Karabiberim klibinde rol alan İlknur Soydaştan şaşırtan açıklama.. Orijinal...


Bunları Biliyor musunuz? · 11 dk. · 150 ...
Bunları Biliyor musunuz? · 11 dk. · 150 yıl önce fotoğraf çektirirken gülmemek için · kendilerini zor tutan tatli bir cift.
Yapay zeka açıklaması

Bu resimde, 150 yıl önce fotoğraf çektirilirken gülmemek için kendilerini zor tutan iki çift var. Resimdeki mizah, 150 yıl önce insanların gülümsemek yerine daha ciddi pozlar vermeye çalıştığını, ancak buna rağmen yüzlerindeki hafif gülümsemelerin gizlenememesini gösteriyor.


Anneannemin fotoğraf albümüne bakıyorum ...
Anneannemin fotoğraf albümüne bakıyorum gençlik fotoğrafları hep parça parça,naptın diyorum “küstüğümü kestim” diyor. Çok doğru.
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta bir elin içinde eski bir fotoğraf bulunmakta. Fotoğrafta genç bir kız görülüyor. Fotoğrafın etrafında da birçok başka eski fotoğraf var. Bu fotoğraflar, anneden kalan ve artık kullanılmayan fotoğraf albümündeki resimler. Şaka, annenin fotoğraf albümüne bakarken gençliğindeki fotoğrafları gördüğünde kızgın olduğunu ve "Küsmemi kestirdim" dediğini ifade ediyor. Bu, fotoğrafın yırtık olmasından dolayı anneden kalan fotoğraflara olan kızgınlığının hala devam ettiği ancak bunu artık göstermekten vazgeçtiği anlamına geliyor.


Biz bununla ne hayallere dalardık
Biz bununla ne hayallere dalardık
Yapay zeka açıklaması

Resimde kırmızı bir 3 boyutlu görüntüleme cihazı (View-Master) ve üç adet film görüyoruz. Film kartlarının içinde, insan gözünün 3 boyutlu algılamasını sağlayan küçük resimler var. Bu resimdeki espri, View-Master'ın 80'li yıllarda çocukların hayallerini ve oyunlarını şekillendirdiğini anımsatıyor. "Biz bununla ne hayallere dalardık" sözü, çocukluğun masumiyetini ve View-Master'ın büyüsünü hatırlatarak nostaljik bir duygu uyandırıyor.


İçerik ekle

Template seç, yazını yaz, kepsi siteye gönder.

Keps yap →

💬 Son Yorumlar