Rahmet olsun.. #İlberOrtayli
Yapay zeka açıklaması
Fotoğrafta, el yazısıyla yazılmış bir metin bulunan beyaz bir baloncuk görülüyor. Baloncukta, "İkinci bin yılda yaşasaydım en iyi arkadaşım İlber Ortaylı olurdu..." yazıyor. Baloncuğun altında, üzerinde "devletli" yazan bir fes takmış, giysileri desenli bir figür çizilmiş. Figürün etrafında ise mor ve pembe renkte, lale benzeri çiçek çizimleri var. **Fıkranın Açıklaması:** Bu görsel, mizahi bir espriyi anlatıyor. İlber Ortaylı, Türkiye'nin tanınmış tarihçilerinden ve entelektüellerinden biridir. "İkinci bin yılda" ifadesi, aslında "ikinci bininci yılda" veya günümüzden bin yıl öncesini kastetmektedir. Yani çizimdeki kişi, bin yıl öncesine gitseydi, o dönemin şartlarında bile İlber Ortaylı gibi bilgili ve bilge birini arkadaş olarak seçmek istediğini belirtiyor. Bu, İlber Ortaylı'nın zamanın ötesinde bir bilgi ve bilgelik seviyesine sahip olduğu fikrini espri yoluyla vurgulamaktadır. Figürün başındaki "devletli" yazısı ise, tarihteki önemli devlet adamlarına veya soylu kişilere bir gönderme olabilir.
Bu karikatürde, bir adam çakmağını başka bir adama uzatırken, diğer adamın da elinde sigarasıyla bir şeyler anlatması ve çay içmesi gösteriliyor. **Karikatürün Açıklaması ve Mizahı:** Karikatürdeki ilk adam, diğerine hitaben şöyle diyor: "Masadaki tek çakmağı benden önce İlber Ortaylı'nın kapması ne fena oldu. Ne sigarasını yaktı ne de yaktırdı. Sabahtan beri elinde dolandırıp duruyor çakmağı... Engin kültür birikimi sayesinde ise anlattıkça anlatıyor... Ağzındaki eski Kemal, Kemal'in Kemal olduğu zaman. Lardan kalma bir Kemal... Ne kadar beklediği mi siz tahmin edin yani..." Bu sözler, İlber Ortaylı'nın (bilinen bir tarihçi ve entelektüel) uzun uzun konuşarak bir konuyu detaylandırdığını, ancak bu esnada temel bir ihtiyacını (sigarasını yakmayı) bile ertelediğini mizahi bir dille ifade ediyor. Karşıdaki adamın ise bu durumdan sıkılmış ve bunalmış olduğu yüz ifadesinden ve "Yak da ver artık be İlber, canımdan can aldın..." sözlerinden anlaşılıyor. Karikatürdeki ikinci bir diyalog baloncuğunda ise "Yazılı kaynaklara bakacak olursak Abdülmecit bizzat yasaklamıştır saraya girmesini..." yazıyor. Bu cümle, muhtemelen İlber Ortaylı'nın anlattığı konunun bir parçası ve tarihten bir örnek olarak sunuluyor. **Mizahın Kaynağı:** * **Beklenti ve Gerçeklik Çatışması:** İlber Ortaylı gibi bilgili birinden bir hikaye dinlemek beklentisi var, ancak bu hikayenin uzaması ve temel bir eylemin (sigara yakmak) bile ertelenmesi, mizahi bir etki yaratıyor. * **Kişisel Gözlem:** Karikatürist, İlber Ortaylı'nın konuşma tarzını ve entelektüel birikimini vurgulayarak, bunun bazen sohbeti nasıl uzatabildiğine dair kişisel bir gözlemini espriye dönüştürmüş. * **Abartı:** "Canımdan can aldın" gibi ifadeler, anlatıcının sıkıntısını abartılı bir şekilde dile getiriyor. * **Tarihi Bilgiyle Mizahı Birleştirme:** Tarihi bir bilgi (Abdülmecit'in saraya girmeyi yasaklaması) sanki doğrudan İlber Ortaylı'nın anlattığı bir hikayenin parçasıymış gibi sunularak, konunun ciddiyetiyle mizahi durum arasındaki kontrast güçlendiriliyor. Kısacası karikatür, İlber Ortaylı'nın uzun ve detaylı anlatım tarzının, dinleyicisini bazen sabır taşırmaya itebileceği fikrini esprili bir şekilde ele alıyor.
Bu karikatürde, sağdaki kadın (Celal Şengör'ü temsil ediyor) elinde bir bebekle duruyor. Bebek, bir çocuğun (İlber Ortaylı'yı temsil ediyor) kucağında. Kadın, "GROARRRR GROARRR ZATEN PRUSYA KRALİ GROARRRR GROARRR VARDI... GROARRRR..." gibi anlamsız sesler çıkarıyor. Solundaki kadın (muhtemelen bir anne figürü) ise bebeğe sarılıyor ve "EVİCİKİ EVİCİKİ EVİCİK GEK GEK GEK DOSTUM PROFESÖR GÜNTER KLAUSSİMİP DE DEDİ Kİ EVİCİKİ EVİCİK..." gibi şeyler söylüyor. Ortadaki çocuk ise "HOOOVVV! ŞİMDİ DEĞİL! ŞİMDİ DEĞİL! AYIRIN BUNLARI..." diye bağırıyor. **Şakası:** Karikatürün başlığında "İlber Ortaylı - Celal Şengör (1943)" yazması, bu figürlerin o dönemdeki yaşlarına atıfta bulunuyor. 1943 yılında İlber Ortaylı henüz bebek veya çok küçük bir çocukken, Celal Şengör de küçük bir çocukmuş. * **Celal Şengör'ün "GROARRRR" sesleri:** Bu, bir çocuğun henüz konuşmayı tam olarak öğrenmediği, sadece çıkardığı anlamsız sesleri temsil ediyor. "Prusya Kralı" gibi ifadeler ise çocuğun o dönemde duyduğu veya hayal ettiği şeyleri yansıtıyor olabilir, ancak anlamlı bir bütün oluşturmuyor. Bu, Celal Şengör'ün kendi anılarında veya şakalarında bazen kullandığı bir üslup olabilir. * **İlber Ortaylı'nın "Evicik" sözleri:** Bu da benzer şekilde, çocuğun henüz net konuşamadığı ve tekrarladığı basit kelimeleri ifade ediyor. "Dostum Profesör Günter Klaussimip" gibi isimler ise çocuğun oyunlarına veya hayal dünyasına katılan karakterler olabilir. * **Ortadaki çocuğun tepkisi:** Bu çocuk, muhtemelen İlber Ortaylı'nın kendisi veya başka bir çocuk, iki küçük çocuğu (yani bebek Celal Şengör'ü ve küçük İlber Ortaylı'yı) ayırmaya çalışıyor. Bu durum, çocukların oyunlarının bazen karmaşıklaşması veya birbirleriyle çatışmaları durumunu komik bir dille anlatıyor. Özetle şaka, iki büyük tarihçinin bebeklik ve çocukluk dönemlerine mizahi bir bakış sunuyor. O dönemin dil gelişimleri ve çocukların oyun dünyası, yapay ve anlamsız gibi görünen ama kendi içlerinde bir mantığı olan diyaloglarla betimlenmiş. Ortadaki çocuk figürü ise bu karmaşayı çözmeye çalışan yetişkin benzeri bir tepki vererek mizahı artırıyor.
Bu görsel, bir mizah dergisinden alınmış bir karikatür. Karikatürde, bir tarihçi olduğu anlaşılan ve sakallı bir adam, bir diğer adamla konuşuyor. Konuşmalarında, geçmişteki bir olaya veya objeye gönderme yapılıyor. Karikatürdeki espri, muhtemelen tarihteki bir olayın veya bir nesnenin mizahi bir şekilde yorumlanmasına dayanıyor. Karikatürün alt kısmında oturan kalabalığın tepkileri ve konuşmalar, bu mizahi unsuru pekiştiriyor. Karikatürün genelinde, karakterlerin abartılı çizimleri ve abartılı ifadeleri, mizahi etkiyi artırıyor. Tam bir espri anlayışı için karikatürdeki metinlerin ve çizimlerin daha detaylı bir analizi gerekir. Ancak genel olarak, karikatürün tarihle ilgili bir şakayı, günümüzdeki olaylarla veya kişilerle mizahi bir şekilde bağdaştırmaya çalıştığı söylenebilir.
Rahmet olsun.. #İlberOrtayli joooooooooo0€ ikibinli yıllarda en iyi arkadaşım ilber Ortaylı olurdy... devletla boooooooooooo MASADAK