Ulan herkesi kurtarıyorum. Yine de herkeste bı sürat, bı afra tafra..
Yapay zeka açıklaması
Bu çizgi romanda, gökyüzünde yıldızlar ve hilal ile gece tasvir ediliyor. Bina cephesinde farklı pencerelerden görünen insanlar ve konuşma balonları var.
**İlk konuşma balonu (üstteki turuncu baloncuk):** Bir karakter, her ihtiyacı olana yardım ettiğini, ancak buna rağmen kimsenin onu ciddiye almadığını ve bir şekilde "yararlanamadığını" söylüyor. Buranın halkının bir türlü bir fayda görmediğinden yakınıyor ve "Ne lan bu!" diye sitem ediyor. Bu karakter, bir süper kahraman kostümü giymiş gibi görünüyor.
**İkinci konuşma balonu (ortadaki beyaz baloncuk):** Süper kahraman kostümü giymiş karakter, yan pencereden sesleniyor. İçerideki birine, "Abi ne olur... Teras katına ya da bodrum kata taşın. Ara katta oturan süper kahraman mı olur... Ara kat güven vermiyor halka..." diye sesleniyor.
**Üçüncü konuşma balonu (alttaki turuncu baloncuk):** Bir başka pencereden bir ses duyuluyor: "Ulan ne alakası var ara katla yaa... Hasta hasta konuşma!" Bu, önceki karakterin "ara kat" yorumuna bir tepki.
**Espri şurada:** Süper kahraman kostümlü karakter, "ara kat"ın güven vermediğini ve bu yüzden oraya taşınmamak gerektiğini söylüyor. Buna karşılık gelen yanıt ise, "ara kat"ın mekansal bir yer değil, insanların "durumunu" ifade eden bir terim olduğunu ima ediyor. Yani, "ara kat"ta olmak, bir tür orta karar, tutarsız veya "hasta" bir durumda olmak anlamına geliyor ve bu durumun mekansal bir yere taşınmakla ilgisi olmadığını vurguluyor. Süper kahramanın "ara kat"ı fiziksel bir konum olarak algılaması ve buna dayanarak bir öneride bulunması, onun ne kadar gerçeklikten uzak veya ne kadar doğrudan bir mantıkla hareket ettiğini gösteriyor. Diğer karakter ise bu mantıksızlığı ironik bir şekilde tiye alıyor.
Fotoğrafta, Orhan Pamuk adında bir yazarın masasında otururken çekilmiş bir fotoğrafı yer alıyor. Orhan Pamuk, elini yanağına dayamış, gözlükleri takmış, mavi bir tişört giymiş. Önündeki masada ise kitaplar, kalemler ve bir kupa bulunuyor.
Bu fotoğrafın esprisi, fotoğraftaki metinden kaynaklanıyor. Metin, Orhan Pamuk'un kentsel dönüşüm nedeniyle komşularıyla yaşadığı bir anlaşmazlığı anlatıyor. Orhan Pamuk, apartmanlarının yıkılıp yeniden yapılmasını istemiyor ve apartman dairesini isteyen olursa daha yüksek fiyata satacağını söylüyor. Ancak metnin sonunda bir not düşülüyor ve bu notta binanın 53 yıllık olduğu belirtiliyor.
Buradaki espri, Orhan Pamuk'un apartmanını yıkıp yeniden yapmak istememesine rağmen, binanın 53 yıllık olması ve dolayısıyla aslında yıkılmaya ihtiyacı olması. Yani, Pamuk aslında yıkılması gereken bir apartmanı "korumaya" çalışıyor gibi görünüyor ve bu durum ironik bir espri yaratıyor.