İçerik ekle template seç, yaz, gönder
alcatraz ile ilgili bulabildiğim postlar, videolar, karikatürler, resimler, tweetler, miimler

This is one of the best gifts I've given...
This is one of the best gifts I've given! Get the entire collection for you and your family: https://store.resistthemainstream.com/AlligatorAlcatrazCollection
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, "Alligator Alcatraz" temalı siyah bir kupa var. Kupada, "Alligator Alcatraz" logosu bulunuyor. Bu logo, bir timsah ve "Warden" (gardiyan) yazısını içeriyor ve "Everglades, FL" (Everglades, Florida) ibaresiyle tamamlanıyor. Ayrıca, kupa üzerinde "Printed on Both Sides" (Her İki Tarafa Baskılıdır) yazısı da mevcut. Esprinin kaynağı, Alcatraz hapishanesinin (Amerika'daki meşhur bir hapishane) timsahlarla dolu bir "Everglades hapishanesi" olarak hayal edilmesi. Bu, "Alligator Alcatraz" adıyla mizahi bir birleşim oluşturuyor. Gardiyan kavramı da hapishaneye gönderme yaparak şakayı destekliyor. Kupanın tasarımı, bir hapishane logosunu taklit ederek, esprili ve ironik bir etki yaratıyor.


Alligator Alcatraz Mug Get a bundle for ...
Alligator Alcatraz Mug Get a bundle for you and your family while they last: https://store.resistthemainstream.com/AlligatorAlcatrazCollection
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, "Alligator Alcatraz" temalı bir kupa bulunuyor. Kupada "Alligator Alcatraz" logosu yer alıyor; "EST. 2025" (kuruluş tarihi), "WARDEN" (gardiyan) ve "EVERGLADES, FL" (Everglades, Florida) yazıları da logo içinde yer alıyor. Ayrıca, kupanın her iki tarafına da baskı yapıldığı belirtiliyor. Şakanın kaynağı, "Alcatraz" hapishanesinin meşhur imajını ve "Alligator" (timsah) kelimesini bir araya getirmesinden geliyor. Alcatraz, kayalık bir ada üzerinde bulunan, yüksek güvenlikli bir hapishaneydi. Timsahlar ise genellikle tehlikeli ve vahşi hayvanlar olarak bilinir. Bu nedenle, "Alligator Alcatraz" ifadesi, hem kelime oyunu yoluyla hem de imgelerin birleşimiyle eğlenceli bir anlam yaratıyor. Esasen, bu, "Alcatraz" hapishanesinin, timsahların yaşadığı bir ortamda, eğlenceli bir versiyonunu ifade ediyor.


“Benim adım John Anglin. Haziran 1962’de...
“Benim adım John Anglin. Haziran 1962’de Alcatraz’dan kardeşim Clarence ve Frank Morris’le birlikte kaçtım. Şu anda 83 yaşındayım ve kötü durumdayım. Kanserim var. Evet, hepimiz zor da olsa kaçmayı başardık. Frank, Ekim 2005’te vefat etti. Mezarı İskenderiye’de bir başka isim altında. Abim ise 2011’de öldü. Tıbbi yardım alacağımı bildirirseniz, TV’de bir yıldan uzun bir süre hapse gireceğime söz vereceğim. Yapacağınız bilgilendirmeye göre tam olarak nerede olduğumu bildireceğim. FBI’ın Anglin’in bu mektubuna nasıl karşılık verdiği bilinmiyor. Anglin, 2013’te böyle bir haber çıkmadığı göz önüne alındığında muhtemelen yaşından dolayı cevapsız bırakıldı. Bu da bir nevi Anglin’in ölüme mahkum edilmesi anlamına geliyor. Daha fazla hikaye,bilgi ve haber için bizi takip edip beğenmeyi unutmayın; @sizbilindiye
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, Alcatraz hapishanesinden kaçmayı başaran üç kişinin eski fotoğrafları bulunmaktadır. Fotoğraflar, yan yana ikişer ikişer düzenlenmiş ve sanki aynı kişiyi gösteriyormuş gibi işlenmiş. Alt kısımda ise, Alcatraz'dan kaçan üç mahkumun hikayesinin özetlendiği bir metin bulunuyor. Şaka, bu iki fotoğrafı kullanarak, sanki aynı kişiymış gibi algı yaratıp "kaçışın imkansız olduğu" bir hapishane olan Alcatraz'dan aynı kişilerin nasıl kaçtığına dair dikkat çekiyor. Aslında, farklı insanların eski fotoğrafları, "kaçınılmaz" olarak görülen bir yerden nasıl kaçılabileceğine dair bir ironi içeriyor. Fotoğrafların manipülasyonu, bir tür "kaçışın mümkün olmadığı" konusundaki klişeyi ve bu insanların hikayelerinin ilgi çekici olduğunu vurguluyor.


“Benim adım John Anglin. Haziran 1962’de...
“Benim adım John Anglin. Haziran 1962’de Alcatraz’dan kardeşim Clarence ve Frank Morris’le birlikte kaçtım. Şu anda 83 yaşındayım ve kötü durumdayım. Kanserim var. Evet, hepimiz zor da olsa kaçmayı başardık. Frank, Ekim 2005’te vefat etti. Mezarı İskenderiye’de bir başka isim altında. Abim ise 2011’de öldü. Tıbbi yardım alacağımı bildirirseniz, TV’de bir yıldan uzun bir süre hapse gireceğime söz vereceğim. Yapacağınız bilgilendirmeye göre tam olarak nerede olduğumu bildireceğim. FBI’ın Anglin’in bu mektubuna nasıl karşılık verdiği bilinmiyor. Anglin, 2013’te böyle bir haber çıkmadığı göz önüne alındığında muhtemelen yaşından dolayı cevapsız bırakıldı. Bu da bir nevi Anglin’in ölüme mahkum edilmesi anlamına geliyor. Daha fazla hikaye,bilgi ve haber için bizi takip edip beğenmeyi unutmayın; @sizbilindiye
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, gri tonlarında ve eski bir havada, hücrelerdeki mazgallara benzeyen ancak duvarlara asılmış, boş çerçeveler gösterilmektedir. Resimde, "Hücrelerin hepsinde böyle küçük mazgallar var. Planı 4 kişi yapıyor, her biri yemekhaneden çaldıkları kaşıklarla bu mazgalların çevresindeki duvarı günlerce kazmaya başlıyor. Ancak söktükleri mazgalların yerlerine aldıkları dergi ve kitaplardan aynılarını yapıp takıyorlar." yazısı yer almaktadır. Bu resimde, hücrelerde bulunan gerçek mazgallar ile mahkumların kendi ürettiği, kitap ve dergilerden yapılmış, sahte mazgalların karşılaştırılmasıyla, hapishane hayatının zorluklarına ve mahkumların yaratıcılıklarına vurgu yapılıyor. Bu mizah, hapishane hayatındaki zor şartlara rağmen mahkumların mizah duygusunu koruyabildiklerini ve hayata umut dolu bir bakış açısıyla yaklaşabildiklerini gösteriyor. Fotoğrafta Alcatraz hapishanesinden kaçmayı başaran John ve Clarence Anglin kardeşlerin fotoğrafları var. Alcatraz hapishanesinden kaçmanın imkansız olduğu biliniyordu, bu yüzden kardeşlerin kaçışı büyük bir başarıydı. Şaka, Alcatraz hapishanesinden kaçmanın imkansız olduğuna vurgu yaparak ve kaçmayı başaran kardeşlerin başarısına odaklanarak yapılmış. Alcatraz hapishanesinden kaçış hikayeleri ve imkansızlığı, bu şakayı anlamak için önemlidir. Fotoğrafta, mahkumların hapishanede yaptıkları "can yeleği" görüyoruz. Yelek, yan taraflarındaki iplerle ve basınçla kapatılmış. Mahkumlar, atölyedeki sıcak su borusundan elde ettikleri suyu bu yeleğe doldurmuş ve basınç için kullanmışlar. Bu espri, mahkumların yaratıcılıklarını ve imkansız koşullarda bile kendilerine "çözüm" bulma becerilerini gösteriyor. Bu fikir muhtemelen mahkumların okuduğu dergilerden birinde edinilmiş. Fotoğrafta Alcatraz'dan Kaçış filminin afişi ve bir mektup var. Afişin altında da Alcatraz'dan Kaçış filminin gerçek olaylardan esinlendiğini ve Alcatraz'ın 1963 yılında kapatılıp müze olarak kullanıldığını ve 2013 yılında FBI'a John Anglin'den bir mektup geldiğini belirten bir yazı var. Burada şaka, John Anglin'in 1962 yılında Alcatraz'dan kaçtığı ve kaçışının gerçek bir olay olduğu iddia edilmesinden kaynaklanıyor. Ancak, John Anglin'in 2013 yılında FBI'a bir mektup gönderdiği iddiası komik çünkü 2013 yılında kaçtığı iddia edilen John Anglin hayatta olamazdı. Fotoğraf, "Aranıyor" afişinde iki farklı fotoğrafı olan bir mahkumun kaçış planını gösteriyor. Mahkum, kendisinin "Agra" ve "enb" olarak geçen iki farklı isimle aranıyor. Bu iki kelimeyi birleştirince "Agra enb" sözcüğü ortaya çıkıyor ki bu da İngilizce "escape" (kaçış) kelimesinin tersine çevrilmiş hali. Mahkumun yaptığı, kaçışını sağlamak için iki ayrı isimle "WANTED" afişine çıkarak yetkililerin dikkatini dağıtmak olmuş. Bu da ironik bir durum yaratıyor. Fotoğrafta, bir gardiyan tarafından tespit edilmiş gibi görünen bir insan başı var. Ancak başın aslında Frank Morris'in hapisten kaçmak için yaptığı bir sahte baş olduğu ortaya çıkıyor. Gardiyanlar, mahkumların yataklarına bakarak onları kontrol ediyor ve sahte başın gerçeği taklit etmesinden dolayı gardiyanlar Morris'in kaçtığını fark etmemiş. Dolayısıyla şaka, gardiyanların sahte başı gerçek bir baş olarak görüp aldanmalarını ve Morris'in kaçmasına izin vermelerini konu alıyor. Fotoğrafta Alcatraz adlı hapishaneden kaçan üç mahkumun fotoğrafları var. Alcatraz hapishanesi çok güvenli olduğu için kaçışın neredeyse imkansız olduğu bilinir. Bu yüzden mahkumların Alcatraz'dan kaçabilmiş olmaları oldukça eğlenceli bir bilgi. "Bir zamanlar en korunaklı ve kaçışın imkansız olarak dizayn edildiği dünyanın en meşhur hapishanesi olan Alcatraz'dan kaçmayı başarabilen 3 kişinin inanılmaz hikayesini sizler için derlemeye çalıştım detaylar için yana kaydırın." şeklindeki metin, Alcatraz'dan kaçan mahkumları sanki ünlü kişilermiş gibi tanıtarak esprili bir şekilde yazılmış. Fotoğrafta dört kişinin başları birbirine yakın bir şekilde yan yana yatmış. Görüntü, insanların kaçış sırasında yakalandıkları esnasında çekilmiş gibi görünüyor. Resmin altında ise, dört kişi tarafından planlanan bir kaçışın, bir kişinin cesaret edemeyip hapishanede kalması sebebiyle başarısız olduğu anlatılıyor. Şaka, kaçış planının başarısız olmasına sebep olan kişinin cesaret edemeyip hapishanede kalmasını ironik bir şekilde ele alıyor. Bu durum, kaçışın bir insanın cesaretiyle başarısız olmasını gösteren bir durum olarak canlandırılıyor.


“Benim adım John Anglin. Haziran 1962’de...
“Benim adım John Anglin. Haziran 1962’de Alcatraz’dan kardeşim Clarence ve Frank Morris’le birlikte kaçtım. Şu anda 83 yaşındayım ve kötü durumdayım. Kanserim var. Evet, hepimiz zor da olsa kaçmayı başardık. Frank, Ekim 2005’te vefat etti. Mezarı İskenderiye’de bir başka isim altında. Abim ise 2011’de öldü. Tıbbi yardım alacağımı bildirirseniz, TV’de bir yıldan uzun bir süre hapse gireceğime söz vereceğim. Yapacağınız bilgilendirmeye göre tam olarak nerede olduğumu bildireceğim. FBI’ın Anglin’in bu mektubuna nasıl karşılık verdiği bilinmiyor. Anglin, 2013’te böyle bir haber çıkmadığı göz önüne alındığında muhtemelen yaşından dolayı cevapsız bırakıldı. Bu da bir nevi Anglin’in ölüme mahkum edilmesi anlamına geliyor. Daha fazla hikaye,bilgi ve haber için bizi takip edip beğenmeyi unutmayın; @sizbilindiye
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, kafesli pencereler bulunan bir odanın içi görünüyor. Odanın içinde, kafeslerden birinin üzerine ayna yapıştırılmış, diğer kafeslere de dergi ve kitaplar yerleştirilmiş. Şaka şu ki, mahkumlar kafesleri kıracakları yerde ayna ve kitaplarla onları dekore etmişler. Bu, mahkumların durumlarına karşı umutsuz ve çaresiz olduklarını gösteren bir ironi. Resimde Alcatraz hapishanesinden kaçmayı başaran Frank Morris ve John, Clarence Anglin kardeşlerin fotoğrafları yer alıyor. Alcatraz, kaçışın imkansız olduğu bir hapishane olarak biliniyordu ve 14 kez kaçış girişimi olmuş ancak sadece bu kardeşlerin kaçış girişim başarılı olmuş. Bu yüzden şaka "Ama nasıl bir planla?" sorusunda gizli. Kardeşlerin kaçışı inanılmaz bir planla, gizlice bir sandık içinde hapishaneden çıktıkları bir sahneyle gösteriliyor. Bu da olayın abartılı ve fantastik bir şekilde nasıl gerçekleştiğinin altını çiziyor. Fotoğrafta, mahkumların kendilerine ısı ve basınç sağlamak için kullandıkları bir yöntem gösteriliyor. Mahkumlar, atölyedeki bir su borusunu delerek elde ettikleri suyu, basınç için kalas olarak kullanıyorlar. Bu fikri muhtemelen mahkumlara verilen dergilerden birinde edinmişlerdir. Şaka, mahkumların basit bir su borusunu yaratıcı bir şekilde kullanarak ısı ve basınç elde etme çabalarında yatıyor. Fotoğrafta Alcatraz'dan Kaçış filminin fragmanının bir parçası, altında ise filmle ilgili bir açıklama ve espri var. Espri, Alcatraz'dan kaçışın 1962'de yaşandığını ve 1963'te hapishanenin kapatıldığını belirterek, 2013 yılında John Anglin'den FBI'a gelen mektubun açıklamada bulunması ile ilgili. Açıklama, Anglin'in hapisten kaçtığının hala bilinmediğini ima ediyor ve bunun şaka olduğunu belirtmek için "açıklamada bulunması" ifadesi kullanılmış. Fotoğrafta bir hapishane koridoru görülüyor. Duvarlarda demir parmaklıklar ve güvenlik kameraları var. Koridorun sonunda bir kapı görünüyor. Yazıda ise "Kitaplardan yararlanmak için bile en az 5 yıl sorun çıkarman gerekiyordu. Mahkumlar günün 23 saatini hücresinde geçiriyordu. Binada kapılar demir parmaklıklarla kapalı ve her yerde silahlı görevliler vardı. Adanın etrafı ise soğuk körfez suları ve köpekbalıkları ile çevriliydi." yazıyor. Bu espri, hapishanede kitap okuyarak yararlanmanın imkansız olduğunu vurgulayarak, hapis hayatının zorluklarına ironik bir şekilde değiniyor. "Soğuk körfez suları ve köpekbalıkları" gibi abartılı bir detay ekleyerek espriyi daha da güldürücü hale getiriyor. Resimde "WANTED" afişi görüyoruz. Afişte "FRANK LEE MORRIS" adlı bir mahkum aranıyor ve afişte iki farklı fotoğraf bulunuyor. Fotoğrafların ikisi de aynı kişiye ait ancak fotoğraflardan birinde adam gülümsüyor, diğerinde ise ciddi görünüyor. Bu afişte "FRANK LEE MORRIS" adlı mahkumun "agra" ve "enb" isimleriyle de tanındığı yazılmış. "agra" ve "enb", Türkçede "ağır" ve "en büyük" kelimelerinin kısaltılmış halleri. Bu nedenle, afişde mahkumun "agra" ve "enb" isimleriyle tanındığı yazılmış olsa da, bu kelimelerin Türkçede "ağır" ve "en büyük" anlamına gelmesi nedeniyle Türkçede komik bir anlam çıkarıyor. Fotoğrafta iki baş görüyoruz. Başlar aynı görünüyor ancak dikkatli baktığımızda, sağdaki başın burnunun sol başın burnunun üstüne yapıştırılmış olduğunu görüyoruz. Bu, korkunç bir cinayet sahnesine benzeyen bir durumun aslında bir şaka olduğunu ortaya koyuyor. Resimde geçen yazıya göre, güvenlik görevlileri gece odaları gezerken "şüphelenmemek için" yataklara baş koyuyorlar. Bu da yatakta yatan kişilerin başlarının yerinde olmadığı izlenimini veriyor. "Başların" aslında kağıt mache'den yapıldığını ve bu durumun güvenlik görevlisini şok ettiğini görüyoruz. Resimde Alcatraz adlı hapishaneden kaçan 3 mahkumun fotoğrafları var. Alcatraz, dünyanın en korunaklı hapishanelerinden biri olarak biliniyor. Resmin altındaki metinde ise Alcatraz'dan kaçan mahkumların hikayesinin anlatılacağı belirtilmiş, ancak "inanılmaz hikayesini sizler için derlemeye çalıştım detaylar için yana kaydırın" yazısı bir kaçıranın "kaçırması" üzerinden mizah yapıyor. Resim, Alcatraz hapishanesinden kaçmak zorluğunun altını çizerken, alttaki metin ise hapishane kaçışlarını konu alan filmlerin klişelerine gönderme yaparak, Alcatraz'dan kaçmanın "inanılmaz" bir hikaye değil, yaygın bir olaymış gibi sunuluyor. Resimde dört kişinin başlarının üst üste yattığı bir kare gösteriliyor. Görüntü, Alcatraz hapishanesinden kaçış planını anlatırken kullanılan bir sahne. Şaka, Alcatraz'dan kaçmak üzere olan dört mahkumdan birinin planı gerçekleştiremediği, yakalandığı ve diğer üç mahkumun ise kaçmayı başardığı gerçeğinden geliyor. **Resimde, Alcatraz'dan kaçan mahkumların başları yer alıyor. İronik olarak, bir mahkum planı becerememiş ve yakalanmış, kalan üç mahkum ise kaçmayı başarmış. Bu durum, "planı dört kişi yapıyor demiştik ancak aralarından birisi işleri tam beceremiyor ve kaçmaya da cesaret edemeyip hapishanede kalıyor. En sağdaki ise onun yaptığı yarım kalan kafa. Morris ve Anglin kardeşler ise koridora çıkıyor havalandırmaya tırmanıyor ve oradan da çatıya çıkıyorlar" şeklinde ifade ediliyor.**


“Benim adım John Anglin. Haziran 1962’de...
“Benim adım John Anglin. Haziran 1962’de Alcatraz’dan kardeşim Clarence ve Frank Morris’le birlikte kaçtım. Şu anda 83 yaşındayım ve kötü durumdayım. Kanserim var. Evet, hepimiz zor da olsa kaçmayı başardık. Frank, Ekim 2005’te vefat etti. Mezarı İskenderiye’de bir başka isim altında. Abim ise 2011’de öldü. Tıbbi yardım alacağımı bildirirseniz, TV’de bir yıldan uzun bir süre hapse gireceğime söz vereceğim. Yapacağınız bilgilendirmeye göre tam olarak nerede olduğumu bildireceğim. FBI’ın Anglin’in bu mektubuna nasıl karşılık verdiği bilinmiyor. Anglin, 2013’te böyle bir haber çıkmadığı göz önüne alındığında muhtemelen yaşından dolayı cevapsız bırakıldı. Bu da bir nevi Anglin’in ölüme mahkum edilmesi anlamına geliyor. Daha fazla hikaye,bilgi ve haber için bizi takip edip beğenmeyi unutmayın; @sizbilindiye
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta Alcatraz'dan kaçan iki mahkumun fotoğrafları var. Alttaki yazıda "Kaçışın imkansız olarak görüldüğü Alcatraz'dan 14 kez kaçma girişimi olmuş; bu 14 adet kaçma girişiminden yalnızca bir tanesi başarıya ulaştı. Frank Morris ve John, Clarence Anglin kardeşler, sessizce ve kimseye farkettirmeden hapishaneden kaçtılar. Ama nasıl bir planla?" yazıyor. Şaka, Alcatraz'dan kaçışın imkansız olduğuna dair yaygın inanışa dayanıyor. Ancak gerçekte, iki mahkum kaçmayı başarmış ve bu olay, hapishanenin güvenliğine dair şüpheler uyandırmıştı. Fotoğrafta, mahkumların kendilerine ulaşan sıcak su borusunu delerek elde ettikleri suyu, kenarları ısıtıp yapıştırdıkları bir poşetle yastık olarak kullanmış olduklarını görüyoruz. Görünen o ki mahkumlar, kendilerine verilmiş okumalardan birinde bu fikri edinmişler! Fotoğrafta Alcatraz'dan Kaçış filminin konusu hakkında bir yazı ve Alcatraz hapishanesinden kaçan mahkum John Anglin'den gelen bir mektup bulunuyor. Yazıda, Alcatraz'dan Kaçış filminin gerçek olaylardan esinlendiğini ve filmin bu olayları aynen anlattığını belirtiyor. Ayrıca 1962 yılında Alcatraz hapishanesinin kapatıldığını ve şimdi müze olarak kullanıldığını söylüyor. Daha sonra 2013 yılında FBI'a John Anglin'den gelen bir mektup geldiğini ve mektubun açıklamalarının gerçek olduğuna dair kanıtlar içerdiğini belirtiyor. Bu bir şaka çünkü John Anglin'den gelen mektup gerçek değil. Bu, Alcatraz'dan Kaçış filminin ve gerçek olaylar arasındaki bağlantıya bir gönderme. Filmde mahkumların kaçtığı ve bir daha asla bulunamadığı anlatılır. Bu şakayla, John Anglin'in hala hayatta olduğunu ve FBI'a mektup yazarak kendisini belli ettiğini ima ediliyor. Fotoğrafta Alcatraz adası ve cezaevi gösteriliyor. Alcatraz adası ABD'de San Fransisco Körfezi'nde bulunan bir adadır. 19. yüzyılın sonlarından 1963 yılına kadar yüksek güvenlikli bir cezaevi olarak kullanılmış ve Amerika'nın en ünlü ve en güvenli hapishanelerinden biri olarak bilinir. Alcatraz'ın ünlü olması, hapishanede kalan mahkumların kaçış girişimleri ve güvenlik önlemlerinden kaynaklanmaktadır. Fotoğrafta, Alcatraz'ın suyla çevrili olması ve dışarıdan bakıldığında oldukça sakin ve güzel görünmesi nedeniyle "Alcatraz'ın dışarıdan bakıldığında çok sakin ve güzel görünmesine rağmen, içinde mahkumların cezalarını çektiği bir hapishane olduğu" ironik bir şekilde gösteriliyor. Bu fotoğraf, hapishane hayatının dışarıdan nasıl göründüğüyle gerçekte nasıl olduğu arasındaki farkı vurguluyor. Fotoğrafta, "WANTED" afişinde iki farklı fotoğrafı olan bir adamın resmi var. İki fotoğrafta da adamın aynı kıyafetler içinde olduğu, ancak saçının farklı olduğu görülüyor. Saçlarından birinde "agra" diğeri "enb" yazıyor. Şaka, mahkumun firar etmek için saçını kestiği ve saçını "agra" ve "enb" kelimeleriyle şekillendirerek farklı kimlikler yarattığı. Böylece yetkililerin onu bulabilmesi zorlaşıyor. Resimde iki farklı açıdan çekilen bir insan kafası var. Kafanın burnu ve gözleri oyulmuş, sanki gerçek bir insan kafası gibi. Şaka, bu kafanın gerçek bir insan kafası gibi görünmesi ve gardiyanların onu gerçek sanarak korkularından dolayı yataklarına sakladıkları ve saçlarını bile ekledikleri düşüncesinde yatıyor. Aslında bu kafayı yapan Frank Morris adlı bir adamın, hapisten kaçmak için yaptığı bir kukla. Gardiyanlar sabah kuklayı gördüklerinde şok geçirmişler. Fotoğrafta Alcatraz'dan kaçan 3 mahkumun fotoğrafları gösteriliyor. Espri şu ki; 3 mahkum da aynı kişi ve Alcatraz'dan kaçan kişi aslında kendisi. Fotoğraf altındaki yazı da bunu destekliyor: "Bir zamanlar en korunaklı ve kaçışın imkansız olarak dizayn edildiği dünyanın en meşhur hapishanesi olan Alcatraz'dan kaçmayı başarabilen 3 kişinin inanılmaz hikayesini sizler için derlemeye çalıştım detaylar için yana kaydırın." Resimde başları kesilmiş 4 kişinin başı sergilenmiş. Altında da "Planı 4 kişi yapıyor demiştik ancak aralarından birisi işleri tam beceremiyor ve kaçmaya da cesaret edemeyip hapishanede kalıyor. En sağdaki ise onun yaptığı yarım kalan kafa. Moris ve Anglin kardeşler ise koridora çıkıyor havalandırmaya tırmanıyor ve oradan da çatıya çıkıyorlar." yazıyor. Bu espri, 1962 yılında Alcatraz Hapishanesi'nden kaçan 3 mahkumdan biri olan Frank Morris'in kaçış planını başaramamış ve hapishanede kalan kişi olduğu üzerine kurulu bir kara mizah örneği.


“Benim adım John Anglin. Haziran 1962’de...
“Benim adım John Anglin. Haziran 1962’de Alcatraz’dan kardeşim Clarence ve Frank Morris’le birlikte kaçtım. Şu anda 83 yaşındayım ve kötü durumdayım. Kanserim var. Evet, hepimiz zor da olsa kaçmayı başardık. Frank, Ekim 2005’te vefat etti. Mezarı İskenderiye’de bir başka isim altında. Abim ise 2011’de öldü. Tıbbi yardım alacağımı bildirirseniz, TV’de bir yıldan uzun bir süre hapse gireceğime söz vereceğim. Yapacağınız bilgilendirmeye göre tam olarak nerede olduğumu bildireceğim. FBI’ın Anglin’in bu mektubuna nasıl karşılık verdiği bilinmiyor. Anglin, 2013’te böyle bir haber çıkmadığı göz önüne alındığında muhtemelen yaşından dolayı cevapsız bırakıldı. Bu da bir nevi Anglin’in ölüme mahkum edilmesi anlamına geliyor. Daha fazla hikaye,bilgi ve haber için bizi takip edip beğenmeyi unutmayın; @sizbilindiye
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde, küçük hücrelerin duvarlarında bulunan, kafeslere benzeyen küçük delikler görünüyor. Bu delikler, mahkumların yemeklerini bu deliklerden aldıkları için 'kafes' olarak adlandırılmış. Şaka, mahkumların kafesler yerine delikleri kendi elleriyle ayna yaparak kapatmalarında yatıyor. Bu, mahkumların 'kafeslere' özgürlük anlamı vererek çevresini değiştirmeye çalıştığını gösteriyor. Şakanın temel noktası, 'kafes' kelimesinin hem gerçek kafesleri hem de mahkumların çevresindeki sınırlamaları temsil ediyor olması. Mahkumların 'kafesleri' aynalarla kapatarak çevresini değiştirme çabası da bu durumu vurgulamayı amaçlıyor. Fotoğrafta Alcatraz'dan kaçışıyla ünlü Frank Morris ve John Anglin kardeşlerin fotoğrafları yer alıyor. Alttaki yazıda Alcatraz'dan kaçışın imkansız olduğu ve 14 kez kaçış girişiminde bulunulduğu ancak sadece bir tanesinin başarılı olduğu belirtiliyor. Şaka, Alcatraz'dan kaçışın imkansız olduğunu bilerek, bu kaçışı başaran kişilerin fotoğraflarını göstermesinde yatıyor. Fotoğrafta, mahkumların yaptıkları bir yelek görünüyor. Yeleğin kenarları ve basınç yardımıyla kapatılmış. Mahkumlar atölyedeki sıcak su borusunu delerek elde ettikleri suyu basınç için kullanmışlar. Bu fikri muhtemelen okuma materyallerinden birinde edinmişler. Şaka, mahkumların basit malzemelerle zekice bir çözüm bulduklarını ve mahkumların yaratıcılıklarını ve becerilerini vurgulamaktadır. Ayrıca, mahkumların sınırlı kaynaklarla bile nasıl akıllı bir şekilde davranabildiklerini göstermektedir. Fotoğrafta Alcatraz'dan Kaçış filminin afişi ve eski bir mektup görünüyor. Altında "Alcatraz'dan Kaçış filmini tavsiye ederim, olayları aynen anlatıyor. Bu olay 1962 yılında yaşanıyor ve 1963 yılında Alcatraz kapatılıyor, şimdi müze olarak kullanılmaktadır. İlginç bir şey daha söyleyelim, 2013 yılında FBI'a bir mektup geliyor, John Anglin'den. Mektup açıklamada..." yazıyor. Bu bir mizah çünkü 1962 yılında yaşanan bir olayın 2013 yılında FBI'a gelen bir mektupla açıklanması imkansız. John Anglin de Alcatraz'dan kaçan mahkumlardan biriydi ve hala kayıp. Bu nedenle bu olayla ilgili yeni bir açıklama olması pek olası değil. Fotoğrafta, birbirine paralel uzanan hücrelerin olduğu bir hapishane koridoru görülüyor. Resmin altındaki yazı ise, hapishanedeki hayatın ne kadar zor olduğuna dair bir espri yapıyor: "Kitaplardan yararlanmak için bile en az 5 yıl sorun çıkarman gerekiyordu. Mahkumlar günün 23 saatini hücresinde geçiriyordu. Binada kapılar demir parmaklıklarla kapalı ve her yerde silahlı görevliler vardı. Adanın etrafı ise soğuk körfez suları ve köpekbalıkları ile çevriliydi." Espri, hapishanedeki hayatın zorluklarını abartarak, "köpekbalıkları" ve "soğuk körfez suları" gibi gerçekçi olmayan unsurlarla komik bir şekilde sunuyor. Bu fotoğraf, Alcatraz adasında bulunan hapishaneyi gösteriyor. Resmin altında yazan metinde ise Alcatraz hapishanesinin Amerika'nın en korunaklı hapishanelerinden biri olduğu ve ağır suçluların oraya gönderildiği belirtiliyor. Resim ve metin arasındaki ironi şu: Alcatraz hapishanesinin güvenlik önlemleri o kadar güçlüydü ki, mahkumların dışarı kaçması neredeyse imkansızdı. Yani, aslında Alcatraz hapishanesinde mahkumların "korunması" söz konusu değildi, aksine mahkumların dış dünyadan korunması sağlanıyordu. Resimde, eski bir "Aranıyor" posteri var. Poster, Frank Lee Morris adındaki bir mahkumun kaçışını konu alıyor. Resmin altında "agra" ve "enb" kelimeleri yazılı. Bu, resimdeki mahkumların "agra" ve "enb" kullanarak kaçtığını ima ediyor. "Agra" ve "enb", bir atölyede ısıtma sisteminden sıcak su çalmak için kullanılan iki aletin isimleri. Bu iki aletin ısıtma sisteminden su çalmak için kullanıldığını bilmeyenler için posterdeki kelimeler anlamsız kalıyor. Bu da espriyi oluşturuyor. Bu fotoğrafta, yüzü ve boynu kağıt hamuru ile yapılmış bir maket olan bir adamın iki farklı açıdan görüntüsü bulunmaktadır. Alttaki yazıda da belirtildiği gibi, bu maketi yapan Frank Morris, bir gardiyanın "gerçekten bir kafa" olduğuna inanması için bir şaka yapmış ve gardiyan ise şaşkınlıktan "kafanın" yere düşmesine sebep olmuştur. Özetle, resimde "gerçek bir kafa" olmadığını ve bu görüntünün bir şaka olduğunu göstermektedir. Fotoğrafta Alcatraz hapishanesinden kaçmayı başaran üç mahkumun fotoğrafları var. Fotoğraf altındaki metinde ise "Bir zamanlar en korunaklı ve kaçışın imkansız olarak dizayn edildiği dünyanın en meşhur hapishanesi olan Alcatraz'dan kaçmayı başarabilen 3 kişinin inanılmaz hikayesini sizler için derlemeye çalıştım detaylar için yana kaydırın." yazıyor. Fotoğrafın mizahı, üç mahkumun fotoğraflarının, Alcatraz'dan kaçış hikayeleriyle değil, aynı görünümlü üç farklı insanın fotoğraflarıyla değiştirilmesinde yatıyor. Fotoğrafta, dört adamın başları, sanki çuvallara sarılı gibi görülebilir. Bu, bir kaçış planını anlatan komik bir Türk memesidir. Metin, planın dört kişi tarafından yapıldığını ancak birisinin planı tam olarak gerçekleştiremeyerek hapse girdiğini ve diğer üç kişinin planın kalanını tamamlayarak çatıda kaçtığını anlatmaktadır. Komik olan şey, adamların başlarının birer çuvalda, sanki kaçış sırasında başlarına geçen bir şeymiş gibi gösterilmesidir. Bu, hem kaçış planının başarısızlığını hem de durumun absürtlüğünü vurgular.


“Benim adım John Anglin. Haziran 1962’de...
“Benim adım John Anglin. Haziran 1962’de Alcatraz’dan kardeşim Clarence ve Frank Morris’le birlikte kaçtım. Şu anda 83 yaşındayım ve kötü durumdayım. Kanserim var. Evet, hepimiz zor da olsa kaçmayı başardık. Frank, Ekim 2005’te vefat etti. Mezarı İskenderiye’de bir başka isim altında. Abim ise 2011’de öldü. Tıbbi yardım alacağımı bildirirseniz, TV’de bir yıldan uzun bir süre hapse gireceğime söz vereceğim. Yapacağınız bilgilendirmeye göre tam olarak nerede olduğumu bildireceğim. FBI’ın Anglin’in bu mektubuna nasıl karşılık verdiği bilinmiyor. Anglin, 2013’te böyle bir haber çıkmadığı göz önüne alındığında muhtemelen yaşından dolayı cevapsız bırakıldı. Bu da bir nevi Anglin’in ölüme mahkum edilmesi anlamına geliyor. Daha fazla hikaye,bilgi ve haber için bizi takip edip beğenmeyi unutmayın; @sizbilindiye
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, duvarlarda küçük birer kafes bulunan hücreler görülüyor. Hücrelerdeki mahkumların kaşıklarla kafesleri kırarak kaçmaya çalıştıkları ancak daha sonra dergi ve kitaplardan aynalar yapıp kafeslerin yerine taktıkları ve böylece hücrelerinde sıkışıp kaldıkları esprili bir şekilde anlatılıyor. Bu fotoğraf, "Sizbilirdiye" isimli Instagram hesabından bir gönderi. Fotoğrafta, Alcatraz hapishanesinden kaçtığı bilinen Frank Morris ve John Anglin kardeşlerin fotoğrafları var. Alcatraz'dan kaçışın imkansız olduğu düşünülüyordu, bu yüzden kaçışları efsanevi bir hale geldi. Ancak, bu espri Alcatraz'dan kaçışlarını ele alıyor ve "Peki nasıl bir planla?" diye soruyor. Alcatraz'dan kaçışlarının mümkün olduğuna dair hiçbir kanıt olmamasına rağmen, bu espri insanların "nasıl yaptıklarını" merak etmesinden kaynaklanıyor. Fotoğrafta mahkumların yaptığı can yeleklerinden biri görünüyor. Kenarları ısı ve basınç yardımıyla kapatılmış. Isıyı atölyedeki sıcak su borusunu delerek elde etmişler ve basınç için kalas kullanmışlar. Bu fikri muhtemelen okumalarına izin verilen dergilerden birinde edinmişlerdir. Bu fotoğraf, mahkumların zekâsını ve yaratıcılığını gösteren komik bir örnek. Can yeleği yapmak için sıcak su borusunu delmeyi ve kalas kullanmayı düşünmeleri oldukça akıllıca. Resimde Alcatraz'dan Kaçış filminin bir sahnesinden alınmış bir fotoğraf ve bunun altındaki açıklama görülüyor. Açıklamada filmdeki olayların gerçekte yaşandığı ve Alcatraz'ın 1963'te müze olarak kullanılmaya başladığı yazılmış. Daha sonra da 2013 yılında FBI'a John Anglin'den bir mektup geldiği ve mektubun açıklamasının merak uyandırıcı olduğu belirtilmiş. Bu mizahın temel noktası, John Anglin'in 1962 yılında Alcatraz'dan kaçtığı ve o zamandan beri kayıp olduğu gerçeğinden geliyor. Bu nedenle, 2013 yılında FBI'a gelen bir mektup göndermesinin olağan dışı ve imkansız olması eğlenceli bir durum yaratıyor. Aslında bu "mektubun" bir film sahnesinden alınmış olması, okuyucuya bir film parodisi yaptığını ima ediyor. Resimde, demir parmaklıklarla çevrili bir hapishane koridoru görünüyor. Koridorun sonunda bir adam ve bir kadın yürürken, üst kısımda "instagram/sizbilindiye" ve "@sizbilindiye" yazısı bulunuyor. Resmin altında ise şu yazı yazıyor: "Kitaplardan yararlanmak için bile en az 5 yıl sorun çıkarman gerekiyordu. Mahkumlar gününün 23 saatini hücresinde geçiriyordu. Binada kapılar demir parmaklıklarla kapalı ve her yerde silahlı görevliler vardı. Adanın etrafı ise soğuk körfez suları ve köpekbalıkları ile çevriliydi." Bu yazı, hapishane koşullarının zorluğuna vurgu yaparken, son cümle olan "Adanın etrafı ise soğuk körfez suları ve köpekbalıkları ile çevriliydi" ile esprili bir şekilde ironi kullanıyor. "Adanın etrafı..." ifadesi, hapishanenin denizde olduğunu ima ederek gerçeklikten uzak bir durum yaratıyor. Bu durumun, gerçekte olmayan ve oldukça imkansız bir durum olması, espriyi ortaya çıkarıyor. Resimde, "WANTED" başlığı altında "FRANK LEE MORRIS" adlı bir adamın kaçış ilanı bulunuyor. İlanın altında "agra" ve "enb" kelimeleri yer alıyor. Bu bir espri, çünkü "agra" ve "enb" kelimeleri aslında "Agra" ve "Enbe" diye okunmalı ve bunlar bir suçlunun kaçarken kullanabileceği ortak yöntemlerdir. "Agra" (kilit açma) ve "Enbe" (kaçış). Resimdeki espri, bu kelimelerin bir suçlunun kaçmasına yönelik yaygın yöntemler olarak kullanıldığı gibi görünmesi, ancak aslında sadece "Agra" ve "Enbe" isimlerinin kısaltmaları olarak kullanılmış olması. Bu fotoğrafta Frank Morris'in yaptığı kaçış maskeleri görülüyor. Aynı maskelerin iki farklı açıdan görüntüleri yan yana verilmiş. Bu görüntüye bakılıp "ayrıca gece odalara bakan gardiyanlar şüphelenmesin diye yataklarına alçıdan kafa bile yapıyorlar, hatta kendi saçlarından kirpik ve saç bile ekliyorlar. Fotoğrafta gördüğünüz Frank Morris'in yaptığı kafa, burnu kırık değilmiş ancak sabah gardiyan yaşadığı şok ile düşürmüş." şeklinde bir mizah unsuru eklenerek paylaşılan bir fotoğraf. Şaka, Frank Morris'in mahkumlar için yeterince gerçekçi bir kafa yapmak için çok fazla çaba harcaması ve ayrıntılara özen göstermesine rağmen gardiyanın burun kırık olduğu için maskesini fark etmemesiyle ilgili bir mizah içeriyor. Fotoğrafta Alcatraz hapishanesinden kaçan üç mahkumun fotoğrafları bulunmaktadır. Alttaki yazıda ise "Bir zamanlar en korunaklı ve kaçışın imkansız olarak dizayn edildiği dünyanın en meşhur hapishanesi olan Alcatraz'dan kaçmayı başarabilen 3 kişinin inanılmaz hikayesini sizler için derlemeye çalıştım detaylar için yana kaydırın." yazmaktadır. Şaka, Alcatraz'ın kaçılması imkansız olarak bilinen bir hapishane olması ve bu mahkumların kaçmayı başarmış olmalarıyla ortaya çıkmaktadır.


“Benim adım John Anglin. Haziran 1962’de...
“Benim adım John Anglin. Haziran 1962’de Alcatraz’dan kardeşim Clarence ve Frank Morris’le birlikte kaçtım. Şu anda 83 yaşındayım ve kötü durumdayım. Kanserim var. Evet, hepimiz zor da olsa kaçmayı başardık. Frank, Ekim 2005’te vefat etti. Mezarı İskenderiye’de bir başka isim altında. Abim ise 2011’de öldü. Tıbbi yardım alacağımı bildirirseniz, TV’de bir yıldan uzun bir süre hapse gireceğime söz vereceğim. Yapacağınız bilgilendirmeye göre tam olarak nerede olduğumu bildireceğim. FBI’ın Anglin’in bu mektubuna nasıl karşılık verdiği bilinmiyor. Anglin, 2013’te böyle bir haber çıkmadığı göz önüne alındığında muhtemelen yaşından dolayı cevapsız bırakıldı. Bu da bir nevi Anglin’in ölüme mahkum edilmesi anlamına geliyor. Daha fazla hikaye,bilgi ve haber için bizi takip edip beğenmeyi unutmayın; @sizbilindiye
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta hapishane hücresi duvarına monte edilmiş küçük metal ızgaralar ve bunların önüne konulmuş ayna benzeri nesneler görünüyor. Resmin altındaki açıklamada, bu ızgaraların mahkumlar tarafından yemekhanede çaldıkları kaşıklarla kazındığı ve ızgaraların yerine aynaları taktıkları söyleniyor. Burada yapılan espri, mahkumların hapishanede zor koşullara rağmen yaratıcılıklarını kullanarak kendilerine birer ayna temin etme çabalarıyla alay etme şeklinde. Mahkumların aynalarını nereden temin ettikleri belirsiz, ancak "dergi ve kitaplardan aynalarını yapıp taktıkları" ifadesi bir abartı ve espri unsuru olarak kullanılıyor. Fotoğrafta Alcatraz hapishanesinden kaçışıyla ünlü Frank Morris ve John Anglin kardeşler yer alıyor. Resmin altında yazan metin ise Alcatraz'dan kaçmanın imkansız olarak görüldüğünü ve 14 kez kaçış girişimi olduğundan bahsediyor. Ancak bu girişimlerden yalnızca bir tanesinin başarılı olduğunu belirtiyor. Resimdeki espri, Alcatraz'dan kaçmanın imkansızlığına rağmen kardeşlerin bunu başarmış olmasına dayanıyor. Bu espri, kaçışın ne kadar zor olduğu ve kardeşlerin ne kadar zeki olduğu üzerine kurulu. Fotoğrafta, mahkumların yaptığı bir can yeleği görünüyor. Can yeleğinin kenarları ısı ve basınç yardımıyla kapatılmış. Mahkumlar atölyedeki sıcak su borusunu delerek elde ettikleri suyu can yeleğini şişirmek için kullanmışlar. Bu espri, mahkumların yaratıcılıklarını ve zorlu koşullarda bile hayatta kalma çabalarını vurguluyor. Fotoğrafta Alcatraz hapishanesinden kaçış filmi hakkında bir yazı ve bir mektup görülüyor. Yazıda Alcatraz'dan Kaçış filminin tavsiye edildiği ve filmin gerçek olayları anlattığı belirtiliyor. Mektup ise Alcatraz'dan kaçan Frank Morris tarafından yazılmış gibi görünüyor. Şaka, Alcatraz'dan kaçan mahkumların hala yaşadıklarını ve mektup yazdıklarını ima etmesinde yatıyor. Resimde, yüksek duvarlı bir hapishane koridoru görülüyor. Koridorun her iki tarafı hücrelerle dolu. Koridorda, mahkumların hücrelerine giden demir kapılar ve pencereler var. Bu resim, hapishane hayatının zorluğunu ve mahkumların yaşadığı sıkıntıları simgeliyor. Fıkra, "Kitaplardan yararlanmak için bile en az 5 yıl sorun çıkarman gerekiyordu. Mahkumlar günün 23 saatini hücresinde geçiriyordu. Binada kapılar demir parmaklıklarla kapalı ve her yerde silahlı görevliler vardı. Adanın etrafı ise soğuk körfez suları ve köpekbalıkları ile çevriliydi." şeklinde yazılmış. Fıkra, hapishane hayatının zorluğunu abartarak ve mahkumların "5 yıl sorun çıkarma" zorunluluğu gibi, gerçekte var olmayan kurallar uydurarak, mizah yaratıyor. Aynı zamanda, "soğuk körfez suları ve köpekbalıkları" gibi, gerçekçi olmayan bir ortam tasvir ederek, okuyucunun dikkatini çekiyor. Resimde Alcatraz Adası'nda bulunan hapishane görünüyor. Şaka ise bu adanın Amerika'nın en güvenli hapishanesi olması ve mahkumların burada hiçbir ayrıcalığa sahip olmamasıdır. "Alcatraz'da çok basit temel gereksinimler harici mahkumlara hiçbir ayrıcalık verilmiyordu." ifadesiyle bu durumu vurguluyor ve Alcatraz'ın sert koşullarına dikkat çekiyor. Fotoğrafta iki baş var ve her ikisi de aynı görünüyor. Başlıkta "Ayrıca gece odalara bakan gardiyanlar şüphelenmesin diye yataklarına alçıdan kafa bile yapıyorlar, hatta kendi saçlarından kirpik ve saç bile ekliyorlar. Fotoğrafta gördüğünüz Frank Morris'in yaptığı kafa, burnu kırık değilmiş ancak sabah gardiyan yaşadığı şok ile düşürmüş." yazıyor. Bu, Frank Morris'in hapisten kaçışının gerçek hikayesini anlatan bir gönderme. Morris, bir hapishane gardiyanının başını alçıdan taklit ederek kaçmayı başardı. Gönderi, bu hikayeyi alçıdan kafa yaparak gardiyanların dikkatini dağıtmak için çalışan bir hapishane mahkumu olarak yeniden yorumluyor. Bu, Morris'in hikayesine ilginç bir mizah katıyor. Bu fotoğrafta Alcatraz hapishanesinden kaçmayı başaran 3 kişinin fotoğrafları var. Alcatraz, dünyanın en güvenli hapishanelerinden biri olarak bilinir. Bu yüzden, insanların bu hapishaneden kaçmayı başarmış olması komik ve inanılmazdır. Resimde bu konuya gönderme yapılmış ve Alcatraz'ın hapishane olmasına rağmen bir koruma görevi yerine getirmesi oldukça komik bulunmuştur.


“Benim adım John Anglin. Haziran 1962’de...
“Benim adım John Anglin. Haziran 1962’de Alcatraz’dan kardeşim Clarence ve Frank Morris’le birlikte kaçtım. Şu anda 83 yaşındayım ve kötü durumdayım. Kanserim var. Evet, hepimiz zor da olsa kaçmayı başardık. Frank, Ekim 2005’te vefat etti. Mezarı İskenderiye’de bir başka isim altında. Abim ise 2011’de öldü. Tıbbi yardım alacağımı bildirirseniz, TV’de bir yıldan uzun bir süre hapse gireceğime söz vereceğim. Yapacağınız bilgilendirmeye göre tam olarak nerede olduğumu bildireceğim. FBI’ın Anglin’in bu mektubuna nasıl karşılık verdiği bilinmiyor. Anglin, 2013’te böyle bir haber çıkmadığı göz önüne alındığında muhtemelen yaşından dolayı cevapsız bırakıldı. Bu da bir nevi Anglin’in ölüme mahkum edilmesi anlamına geliyor. Daha fazla hikaye,bilgi ve haber için bizi takip edip beğenmeyi unutmayın; @sizbilindiye
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta bir hapishane hücresinin duvarındaki küçük bir havalandırma deliği var. 4 kişi bu deliği kaşıklarla kazmaya çalışıyor. Ardından deliğin önüne dergi ve kitaplardan aynalar koyuyorlar. Bu, hapishanede havalandırma deliğinden dışarı bakmanın bir yolu olarak görülüyor. Fıkra, mahkumların en küçük şeylerle bile hayal güçlerini kullanarak küçük bir özgürlük hissi yaratma çabalarını vurguluyor. Fotoğrafta Alcatraz hapishanesinden kaçışıyla ünlü Frank Morris ve John Anglin kardeşlerin fotoğrafları var. Fotoğrafın altındaki metin, onların kaçışının imkansız olduğu, 14 kez kaçış girişiminde bulundukları ve sadece bir tanesinin başarılı olduğunu söylüyor. Bu durum, ikilinin kaçışının efsanevi olmasına ve herkesin kaçış planlarını merak etmesine yol açıyor. Bu fotoğrafla yapılan şaka, "imkansız" denilen kaçışın aslında gerçekleşmiş olması ve bunun herkese şaşırtıcı gelmesi. Ayrıca, kaçışın nasıl gerçekleştiği hala gizemini koruyor ve bu da insanların merakını cezbediyor. Fotoğrafta, mahkumların cezaevi yataklarından birini ısı ve basınç yardımıyla kapatılmış bir boru yardımıyla ısıtmaya çalıştıkları görülüyor. Mahkumlar ısıyı atölyedeki sıcak su borusunu delerek elde etmişler ve basınç için bu yatak benzeri nesneyi kullanmışlar. Bu espri, mahkumların zorlu koşullara rağmen yaratıcılıklarını ve problem çözme yeteneklerini kullanarak kendilerini daha rahat ettirmeye çalıştıklarını gösteren bir mizah içeriyor. Mahkumların pratik zekası ve çözüm odaklı yaklaşımı, gülümseten bir durum yaratıyor. Resimde Alcatraz'dan Kaçış filminin afişi ve bir mektup görülüyor. Altında ise şu yazı yazıyor: "Alcatraz'dan Kaçış filmini tavsiye ederim, olayları aynen anlatıyor. Bu olay 1962 yılında yaşanıyor ve 1963 yılında Alcatraz kapatılıyor, şimdi müze olarak kullanılmaktadır. İlginç bir şey daha söyleyeyim, 2013 yılında FBI'a bir mektup geliyor, John Anglin'den. Mektup açıklamada..." Burada espri, 1962 yılında yaşanan olayların Alcatraz hapishanesinin kapatıldığı 1963'ten sonra devam ettiğini ima etmesi. John Anglin'in 2013'te mektup göndermesi de, hapisten kaçtığı düşünülen Anglin'in hala hayatta olduğunu ve mektubu gönderdiğini ima ediyor, ki bu da absürt bir durum. Fotoğrafta, Frank Lee Morris adında bir mahkumun kaçış posteri görülüyor. Poster üzerinde "agra" ve "enb" kelimeleri var. Resmin altında ise "Fotoğrafta mahkumların yaptığı can yeleklerinden biri.) Kenarları ısı ve basınç yardımıyla kapatılmış. Isıyı atölyedeki bir sıcak su borusunu delerek elde etmişler ve basınç için kalas kullanmışlar. Bu fikri muhtemelen okumalarına izin verilen dergilerden birinde edinmişlerdi." yazıyor. Bu bir mizah paylaşımı. Frank Lee Morris, Alcatraz'dan kaçan ünlü bir mahkum. Poster üzerindeki "agra" ve "enb" kelimeleri aslında "agrafa" ve "enb" kelimelerinin yanlış yazılmış hali. Bu kelimeler, mahkumların can yeleğini nasıl yaptıklarını anlatmak için kullanılıyor. "agrafa" kelimesi, can yeleğinin kenarlarını bir araya getirmek için kullanılan bir alet olabilir. "enb" ise, sıcak su borusundan elde edilen ısıyı "kenarları ısıtmak" anlamına gelebilir. Paylaşım, mahkumların can yeleğini "agrafa" ve "enb" kullanarak yaptıklarını ima ederek, absürt ve komik bir durum yaratıyor. Fotoğrafta iki insan başı var. Başlar, bir film setinden alınmış gibi, gerçek insan başları değil. İnsanlar, bir korku filmi çekimi sırasında başlarını gerçek insan başları ile değiştirmeye çalışmışlar fakat bu başlar, gerçeğe çok benzemiyor. Fıkra, insanların korku filmlerini çekerken gerçeğe uygun görünmeye çalıştıklarını fakat bunu başaramadıklarını ima ediyor. Ayrıca, insanların korku filmlerine aşırı ilgi duyduğunu da ima ediyor. Fotoğrafta üç mahkumun mugshotları gösteriliyor. Altta yazan metin ise bu üç mahkumun Alcatraz'dan kaçış hikayesinin anlatılacağı anlamına geliyor. Fıkra, Alcatraz'ın kaçılması imkansız bir hapishane olması ve bu üç mahkumun kaçmayı başarmış olmasına dayanıyor. Bu da "Alcatraz'dan kaçış hikayesi" demiş olmasına rağmen bu hikayeyi bilmeyenlerin "Kaçış mı?" diye şaşırmasıyla sonuçlanan bir fıkra.


“Benim adım John Anglin. Haziran 1962’de...
“Benim adım John Anglin. Haziran 1962’de Alcatraz’dan kardeşim Clarence ve Frank Morris’le birlikte kaçtım. Şu anda 83 yaşındayım ve kötü durumdayım. Kanserim var. Evet, hepimiz zor da olsa kaçmayı başardık. Frank, Ekim 2005’te vefat etti. Mezarı İskenderiye’de bir başka isim altında. Abim ise 2011’de öldü. Tıbbi yardım alacağımı bildirirseniz, TV’de bir yıldan uzun bir süre hapse gireceğime söz vereceğim. Yapacağınız bilgilendirmeye göre tam olarak nerede olduğumu bildireceğim. FBI’ın Anglin’in bu mektubuna nasıl karşılık verdiği bilinmiyor. Anglin, 2013’te böyle bir haber çıkmadığı göz önüne alındığında muhtemelen yaşından dolayı cevapsız bırakıldı. Bu da bir nevi Anglin’in ölüme mahkum edilmesi anlamına geliyor. Daha fazla hikaye,bilgi ve haber için bizi takip edip beğenmeyi unutmayın; @sizbilindiye
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, hücrelerin duvarlarında küçük mazgal delikleri ve mazgal deliklerinin önüne takılmış aynalar görünüyor. Şaka, mahkumların hücrelerindeki mazgal deliklerinden kaçmak için çabalamadıkları, aksine onları aynalarla süsleyerek yaşam alanlarını güzelleştirmeye çalıştıklarını ima ediyor. Mahkumların küçük ayrıntılara bile önem vermeleri ve bu durumun komik bir şekilde sunulması, mizahı oluşturuyor. Resimde Alcatraz hapishanesinden kaçmaya çalışan Frank Morris ve John, Clarence Anglin kardeşler var. Bu hapishaneden kaçmanın imkansız olduğuna inanılır ve onlar da 14 kez kaçış girişiminde bulunmuş ancak sadece bir kez başarılı olmuşlardır. Fıkra, bu kardeşlerin bir planla kaçış girişiminde bulunup bulunmadığı konusunda ironi yapıyor. Çünkü bu hapishaneden kaçmak imkansız olarak görülüyor. Resmin altındaki yazı da bununla ilgili bir şaka yapıyor: "Ama nasıl bir planla?". Fotoğrafta, hapishanede mahkumların yaptığı bir "kaçış" aracı görüyoruz. Mahkumlar, bir atölyedeki su borusunu delerek su borusundan gelen ısıyı yataklarının üzerine yönlendirmişler ve yataklarının altına yastık koyarak sıcak hava ile kendilerini rahat ettirmeye çalışmışlar. Bu fotoğrafın komik tarafı, mahkumların ihtiyaçları için nasıl yaratıcı çözümler bulduklarını göstermesidir. Ayrıca, sıcak su borusundan gelen ısı ile yataklarını ısıtmak için kullandıkları ilkel yöntem de oldukça eğlencelidir. Fotoğrafta Alcatraz'dan Kaçış filmiyle ilgili bir metin ve Alcatraz hapishanesinin eski bir mahkumunun el yazısıyla yazılmış bir mektup var. Fotoğrafın altında ise "Alcatraz'dan Kaçış filmini tavsiye ederim, olayları aynen anlatıyor. Bu olay 1962 yılında yaşanıyor ve 1963 yılında Alcatraz kapatılıyor, şimdi müze olarak kullanılmaktadır. İlginç bir şey daha söyleyeyim, 2013 yılında FBI'a bir mektup geliyor, John Anglin'den. Mektup açıklamada..." yazıyor. Bu fotoğrafın espri konusu ise aslında Alcatraz'dan kaçtığı söylenen John Anglin'in 2013'te FBI'a mektup göndermesiyle ilgili bir gönderme yapmasıdır. Çünkü John Anglin'in kaçışından sonra uzun yıllar ne olduğunu kimse bilmiyor. Fotoğrafın altındaki yazıda ise bu durumun bir espri unsuru olarak kullanılmış ve "ilginç bir şey daha söyleyeyim..." diye başlayan bir cümleyle, John Anglin'in hayatta olduğunu ve 2013'te FBI'a mektup gönderdiğini ima ederek bir absürt espri yaratılmış. Fotoğrafta demir parmaklıklarla çevrili bir hapishane koridoru görülüyor. Görselin altındaki yazı ise hapishanede kalmanın zorluklarına vurgu yapıyor. Fıkra, hapishanede zaman geçirmenin zorluklarını abartarak, hapisane hayatının gerçekçi olmayan bir resmini çiziyor. "Adanın etrafı soğuk körfez suları ve köpekbalıkları ile çevriliydi." kısmı bu abartıyı daha da pekiştiriyor. Fıkra, hapishane hayatının zorluklarına dikkat çekerken, aynı zamanda ironik bir şekilde, bu zorlukları abartarak okuyucuyu güldürüyor. Fotoğrafta, "WANTED" başlığı altında bir mahkumun fotoğrafı bulunmaktadır. Fotoğraf, mahkumun yüzünün iki farklı açıdan görünmesini sağlamak için kesilmiş. Bu da, mahkumun iki ayrı kişi gibi görünmesine yol açıyor. Aynı zamanda, "Agra" ve "enb" kelimeleri, mahkumun adını oluşturan "Agraenb" kelimesinin iki ayrı parçaya bölünmüş şekilde gösteriliyor. Bu durum, mahkumun iki farklı kişi olduğu ve isimleri "Agra" ve "enb" olan kişiler olarak arandığı izlenimini veriyor. Bu da ironik bir şekilde, aslında tek bir mahkumun iki farklı adla arandığını gösteriyor. Kısacası, görseldeki mizah, mahkumun fotoğrafının kesilerek iki farklı kişi gibi gösterilmesi ve bunun sonucunda "Agraenb" adının da iki ayrı admış gibi sunulmasından geliyor. Fotoğrafta iki farklı açıdan çekilmiş bir insan başı var. Başın yüz kısmı kağıt gibi bir malzemeden yapılmış ve yüzü gerçekçi görünmesi için çizgilerle şekillendirilmiş. Kağıt yüzün burun kısmında ise delik var. Bu fotoğraf, 1978 yılında Frank Morris adlı bir mahkumun yaptığı ve başının şeklini taklit eden kağıt bir başlık ile hapisten kaçma denemesine gönderme yapıyor. Morris, kağıttan yaptığı başlığı yatağına koyarak, gardiyanları kandırıp kaçmaya çalışmış. Ancak, gardiyanlar sabah uyandıklarında, Morris'in kaçtığını fark ederek şaşırmışlar ve olaydan sonra kağıt başlık gardiyanları kandırmak için kullanılmış bir araç olarak kabul edilmiş. Fotoğraftaki yazı ise bu olayı esprili bir dille anlatıyor. "Ayrıca gece odalara bakan gardiyanlar şüphelenmesin diye yataklarına alçıdan kafa bile yapıyorlar, hatta kendi saçlarından kirpik ve saç bile ekliyorlar. Fotoğrafta gördüğünüz Frank Morris'in yaptığı kafa, burnu kırık değilmiş ancak sabah gardiyan yaşadığı şok ile düşürmüş." Dolayısıyla, fotoğraftaki espri, Frank Morris'in kaçış planında kullandığı kağıt başlığı, gardiyanlar tarafından alçıdan yapılmış bir kafa olarak yorumlanıyor. Resimde Alcatraz hapishanesinden kaçan üç mahkumun fotoğrafları var. Altta yazan yazı ise "Bir zamanlar en korunaklı ve kaçışın imkansız olarak dizayn edildiği dünyanın en meşhur hapishanesi olan Alcatraz'dan kaçmayı başarabilen 3 kişinin inanılmaz hikayesini sizler için derlemeye çalıştım detaylar için yana kaydırın." şeklinde. Bu gönderi, insanların Alcatraz'dan kaçan mahkumların hikayesini merak etmesiyle, aslında Alcatraz'dan kaçmanın imkansız olduğunu ve bunun sadece bir efsane olduğunu ima ediyor. Burada mizah, Alcatraz'dan kaçışın imkansızlığına rağmen insanların bu konuya olan merakını ve inanışını sorguluyor. Fotoğrafta, dört adamın başlarının iç içe geçmiş şekilde yere serili bir halde görüyoruz. Başlıkta "instagram/sizbilindiye" yazıyor ve fotoğrafın altında da "Planı 4 kişi yapıyor demiştik ancak aralarından birisi işleri tam beceremiyor ve kaçmaya da cesaret edemeyip hapishanede kalıyor. En sağdaki ise onun yaptığı yarım kalan kafa. Moris ve Anglin kardeşler ise koridora çıkıyor havalandırmaya tırmanıyor ve oradan da çatıya çıkıyorlar." yazıyor. Bu fotoğraftaki mizah, Alcatraz hapishanesinden kaçma planı yapan üç mahkumun kaçış hikayesini esprili bir şekilde yorumlamasından kaynaklanıyor. Görüntüdeki dört baştan biri eksik, bu da kaçış planını gerçekleştiremeyen mahkumun yarım kalan işini temsil ediyor. Fotoğrafın altındaki açıklama ise bunu esprili bir şekilde ifade ediyor.


“Benim adım John Anglin. Haziran 1962’de...
“Benim adım John Anglin. Haziran 1962’de Alcatraz’dan kardeşim Clarence ve Frank Morris’le birlikte kaçtım. Şu anda 83 yaşındayım ve kötü durumdayım. Kanserim var. Evet, hepimiz zor da olsa kaçmayı başardık. Frank, Ekim 2005’te vefat etti. Mezarı İskenderiye’de bir başka isim altında. Abim ise 2011’de öldü. Tıbbi yardım alacağımı bildirirseniz, TV’de bir yıldan uzun bir süre hapse gireceğime söz vereceğim. Yapacağınız bilgilendirmeye göre tam olarak nerede olduğumu bildireceğim. FBI’ın Anglin’in bu mektubuna nasıl karşılık verdiği bilinmiyor. Anglin, 2013’te böyle bir haber çıkmadığı göz önüne alındığında muhtemelen yaşından dolayı cevapsız bırakıldı. Bu da bir nevi Anglin’in ölüme mahkum edilmesi anlamına geliyor. Daha fazla hikaye,bilgi ve haber için bizi takip edip beğenmeyi unutmayın; @sizbilindiye
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, hücrelerin duvarlarında küçük havalandırma ızgaraları görüyoruz. Görünen o ki, mahkumlar bu ızgaraları söküp yerlerine aynalar yerleştirmişler. Bu durum mahkumların yaratıcılıklarını kullanarak, zorlu koşullara rağmen kendilerine yeni bir yaşam alanı yaratmaya çalıştıklarını gösteriyor. Fıkra, mahkumların sıkışıklık içindeki yaşamlarına ve hayatta kalma çabalarına esprili bir bakış açısı getiriyor. Aynalar, mahkumlar için umut ve özgürlük sembolü olarak yorumlanabilir. Fotoğrafta Alcatraz adlı ünlü hapishanede kaçmayı başaran iki mahkum Frank Morris ve John, Clarence Anglin'in fotoğrafları bulunuyor. Alcatraz hapishanesi kaçışa imkansız olduğu için bu kaçış oldukça ünlü ve şaşırtıcı olmuştur. Bu fotoğrafın altında yazan espri ise, Alcatraz'dan 14 kez kaçma girişimi olmasına rağmen sadece bu iki mahkumun başarıya ulaşmış olmasına vurgu yapıyor ve "Ama nasıl bir planla?" diye sorarak okuyucunun merakını cezbediyor. Yani fotoğrafın mizahı, iki mahkumun 14 kez denemeden sonra kaçmayı başarmış olmalarına yönelik bir şaşkınlık ifadesidir. Fotoğrafta bir mahkumun yaptığı "can yeleği" görünüyor. Kenarları ısı ve basınç yardımıyla kapatılmış. Isıyı atölyedeki bir sıcak su borusundan delerek elde etmişler ve basınç için kalas kullanmışlar. Bu fikri muhtemelen okumalarına izin verilen dergilerden birinde edinmişlerdir. Bu gönderi hapishane koşullarında mahkumların yaratıcılıklarını ve hayatta kalma çabalarını mizah dolu bir şekilde ele alıyor. "Can yeleği"nin kalitesi ve malzeme seçimi ironik bir şekilde ele alınarak, mahkumların zorlu koşullara rağmen nasıl yaratıcı çözümler bulduklarını gösteriyor. Fotoğrafta Alcatraz adlı hapishane hakkında bir yazı ve John Anglin'in yazdığı bir mektup görülüyor. Yazıda Alcatraz'dan Kaçış filmini tavsiye edilip, filmin olaylarının gerçekte de yaşandığı söyleniyor. Ardından 1963 yılında Alcatraz'ın kapatılıp müzeye dönüştürüldüğü ve 2013 yılında John Anglin'den bir mektup geldiği belirtiliyor. John Anglin Alcatraz'dan kaçan mahkumlardan biriydi. Bu mizahın temel noktası, John Anglin'in hala hayatta olduğunu ve 2013 yılında mektup gönderdiğini ima ederek okuyucunun ilgisini çekmek. Ancak bu durum mümkün değil çünkü John Anglin'in 1962 yılında hapishanedden kaçtığı ve sonrasında bir daha izine rastlanmadığı biliniyor. Bu, yazının "gerçek" bir bilgiyi, John Anglin'in kaçış hikayesini, mizahi bir şekilde çarpıtarak okuyucunun dikkatini çekmesini sağlıyor. Fotoğrafta, metal parmaklıklarla çevrili bir hapishane koridoru görüyoruz. Duvarlarda "instagram/sizbilindiye" ve "@sizbilindiye" yazıyor. Altta ise "Kitaplardan yararlanmak için bile en az 5 yıl sorun çıkarmanman gerekiyordu. Mahkumlar gününün 23 saatini hücresinde geçiriyordu. Binada kapılar demir parmaklıklarla kapalı ve her yerde silahlı görevliler vardı. Adanın etrafı ise soğuk körfez suları ve köpekbalıkları ile çevriliydi." yazıyor. Şaka, hapishanenin denizde bir adada olduğunu ve mahkumların köpekbalıklarıyla çevrili olduğunu ima ederek hapishanenin "kaçılmaz" olduğu hissi yaratıyor. Fotoğrafta Alcatraz Adası'nda bulunan hapishane yer alıyor. Paylaşım, Alcatraz'ın Amerika'nın en korunaklı hapishanesi olduğunu ve tüm azılı mahkumların buraya gönderildiğini belirtiyor. Ardından Alcatraz'da çok basit temel gereksinimler harici mahkumlara hiçbir ayrıcalık verilmediğini belirtiyor. Bu paylaşımdaki espri, Alcatraz'ın gerçekten de güvenlik önlemleriyle ünlü bir hapishane olması ancak mahkumlara hiçbir ayrıcalık verilmemesiyle bilindiği için, Alcatraz'ın "çok basit" koşullarına vurgu yapılmasıdır. Yani Alcatraz'ın "lüks" bir hapishane olmadığı, mahkumların çok basit koşullarda tutulduğu ima ediliyor. Fotoğrafta "Aranıyor" posteri var. Poster, "Frank Lee Morris" adlı bir federal mahkumun kaçışını duyuruyor. Resimde, mahkumun iki fotoğrafı yer alıyor. Her ikisi de "agra" ve "enb" kelimeleriyle gizlenmiş. Bu kelimeler, mahkumun kaçmak için kullandığı kalasların isimleri. Şaka, "agra" ve "enb" kelimelerinin, mahkumun kaçışını planlamak için kullandığı iki kalasın isimleri olarak kullanılması ve resmin altındaki açıklamada "fotoğrafta mahkumların yaptığı can yeleklerinden biri" şeklinde bir kelime oyunu yapılması. Bu, mahkumların aslında can yeleği değil, kalas kullanarak kaçtığını ima eden bir mizah. Fotoğrafta iki farklı açıdan çekilmiş bir insan başının modeli görüyoruz. Model gerçekçi bir şekilde yapılmış ama burun kısmı kırılmış ve yapıştırılmış gibi duruyor. Bu fotoğrafın altındaki yazı da bu durumu anlatıyor ve geceleri odaları kontrol eden gardiyanların yatakhanedeki mahkumları uyandırmamak için bu modeli kullandıklarını, mahkumların başlarını modelin başıyla değiştirip uyuduklarını düşündüklerini ve sabahları gardiyanın modelin başını görünce şok geçirdiğini söylüyor. Bu da, mahkumların gerçek başını değil, sadece modelin başını taktıkları anlamına geliyor. Resmin esprili yanı, gardiyanın şaşırtıcı bir şekilde "gerçek bir baş" yerine bir model gördüğünde şok yaşamasına bağlanıyor. Bu fotoğraf Alcatraz'dan kaçmayı başarabilen 3 kişiden Frank Morris, John Anglin ve Clarence Anglin'in mugshot'larıdır. Şakaya gelince, fotoğraf Alcatraz'dan kaçmayı başarabilen 3 kişiden Frank Morris, John Anglin ve Clarence Anglin'in mugshot'larıdır. Fotoğrafın altındaki yazıda "Bir zamanlar en korunaklı ve kaçışın imkansız olarak dizayn edildiği dünyanın en meşhur hapishanesi olan Alcatraz'dan kaçmayı başarabilen 3 kişinin inanılmaz hikayesini sizler için derlemeye çalıştım detaylar için yana kaydırın." yazıyor. Alcatraz'dan kaçmanın imkansız olduğu söylense de bu kişiler bunu başarabilmişlerdir. Bu nedenle "imkansız" sözcüğüyle alay ediliyor ve "detaylar için yana kaydırın" yazısıyla okuyucuların kaçış hikayesini merak etmesi sağlanıyor.


“Benim adım John Anglin. Haziran 1962’de...
“Benim adım John Anglin. Haziran 1962’de Alcatraz’dan kardeşim Clarence ve Frank Morris’le birlikte kaçtım. Şu anda 83 yaşındayım ve kötü durumdayım. Kanserim var. Evet, hepimiz zor da olsa kaçmayı başardık. Frank, Ekim 2005’te vefat etti. Mezarı İskenderiye’de bir başka isim altında. Abim ise 2011’de öldü. Tıbbi yardım alacağımı bildirirseniz, TV’de bir yıldan uzun bir süre hapse gireceğime söz vereceğim. Yapacağınız bilgilendirmeye göre tam olarak nerede olduğumu bildireceğim. FBI’ın Anglin’in bu mektubuna nasıl karşılık verdiği bilinmiyor. Anglin, 2013’te böyle bir haber çıkmadığı göz önüne alındığında muhtemelen yaşından dolayı cevapsız bırakıldı. Bu da bir nevi Anglin’in ölüme mahkum edilmesi anlamına geliyor. Daha fazla hikaye,bilgi ve haber için bizi takip edip beğenmeyi unutmayın; @sizbilindiye #bilgi #pratikbilgiler #faydalıbilgiler #gerçek #ilginçbilgiler #ilginçvideolar #ilginç #sıradışıbilgiler #keşfet #bilim #haber
Yapay zeka açıklaması

Resimde Alcatraz adlı cezaevinden kaçan mahkumların mugshotları bulunuyor. Üstte yazan "Bir zamanlar en korunaklı ve kaçışın imkansız olarak dizayn edildiği dünyanın en meşhur hapishanesi olan Alcatraz'dan kaçmayı başarabilen 3 kişinin inanılmaz hikayesini sizler için derlemeye çalıştım detaylar için yana kaydırın." ifadesi ile Alcatraz'dan kaçışın imkansız olduğunu ima ederek, kaçan mahkumların fotoğraflarını göstermesi ile çelişiyor. Bu, Alcatraz hapishanesinin güvenlik önlemlerinin yetersizliğini ironik bir şekilde gösteren bir mizah. Fotoğrafta Alcatraz adası ve hapishanesi görülüyor. Resmin altında "1861 ve 1963 yılları arasında Alcatraz Adası'nda cezaevi olarak kullanılan bu yer Amerika'nın en korunaklı hapishanesiydi. Tüm azılı mahkumlar sularla çevrili bu cezaevine gönderiliyordu. Alcatraz'da çok basit temel gereksinimler harici mahkumlara hiçbir ayrıcalık verilmiyordu." yazıyor. Şaka, Alcatraz'ın korunaklı bir hapishane olması ve mahkumların kaçmasının neredeyse imkansız olması gerçeğine dayanıyor. Ancak bu yazıda, sanki hapishanede ayrıcalıklar ve konforlu bir yaşam varmış gibi bir ima var, bu da Alcatraz'ın korkunç koşullarıyla çelişiyor. Fotoğraf, dar ve uzun bir hapishane koridorunu gösteriyor. Duvarlar demir parmaklıklarla kaplı ve koridorun sonunda birkaç kişi görünüyor. Şaka, hapishanede kitaplardan yararlanmanın zor olduğunu, en az 5 yıl hapis cezası gerektirdiğini ve mahkumların günlerini hücrelerinde geçirdiğini ima ediyor. Ayrıca hapishane bahçesinin soğuk körfez suları ve köpekbalıklarıyla çevrili olduğu söyleniyor, ki bu da gerçekçi değil. Bu, hapishane hayatının zorluklarını ve absürt durumlarını esprili bir şekilde ele alan bir şaka. Fotoğrafta Alcatraz hapishanesinden kaçan iki mahkum, Frank Morris ve John Anglin'in fotoğrafları yer alıyor. Alcatraz, kaçışı imkansız olarak bilinen bir hapishane olduğundan, bu iki mahkumun hapishane duvarlarını nasıl aştıkları bir gizem olarak kaldı. Fotoğrafın altındaki yazı da bu durumu ironik bir şekilde ele alarak, iki mahkumun 14 kez kaçış girişiminde bulunduğunu ve bu girişimlerin sadece birinin başarılı olduğunu belirtmiş. Bu durum, Alcatraz'ın "kaçışın imkansız olduğu" iddiasına rağmen, iki mahkumun zekâsı ve planlama yeteneği sayesinde hapisten kaçabildiklerini ortaya koyuyor. Fotoğrafta hapishane hücrelerinin duvarlarında bulunan küçük havalandırma ızgaraları görünüyor. Resim altındaki yazıda, 4 mahkumun bu ızgaraları yemek kaşıklarıyla günlerce kazdığı ve çıkardıkları ızgaraların yerine dergi ve kitaplardan aynalar taktıkları anlatılıyor. Bu, mahkumların hapishane şartlarına uyum sağlamak ve kendi eğlence alanlarını yaratmak için çaba gösterdiklerini ve yaratıcı çözümler ürettiklerini gösteren bir espri. Bunun, "Sıkışık koşullar altında bile umut ve eğlence arayan insanların yaratıcılığının ne kadar güçlü olduğunu" vurgulayan bir mizah örneği olduğu söylenebilir. Fotoğrafta iki baş görüyoruz. Başlar aynı ancak birinde burun kırılmış gibi duruyor. Görüntünün altında "Ayrıca gece odalara bakan gardiyanlar şüphelenmemesi diye yataklarına alçıdan kafa bile yapıyorlar, hatta kendi saçlarından kirpik ve saç bile ekliyorlar. Fotoğrafta gördüğünüz Frank Morris'in yaptığı kafa, burnu kırık değilmiş ancak sabah gardiyan yaşadığı şok ile düşürmüş." yazıyor. Bu bir espri. Görüntüdeki iki baş, Frank Morris'in hapisten kaçmak için yaptığı sahte baş değil. Kırık burunlu baş, hapisten kaçmaya çalışan bir mahkumun değil, gardiyanın düşürmüş olduğu kafa. Yani espri, mahkumun kaçmaya çalışırken burnunu kırması değil, gardiyanın düşürmesiyle kafa kırılmış gibi görünmesi üzerine kurulu. Fotoğrafta dört başı kesilmiş kişinin fotoğrafı bulunmakta. Yazıda ise bu kişilerin kaçış planında birisinin işleri beceremeyip yakalandığı ve diğer ikisinin havalandırmaya tırmanarak kaçtığı anlatılmaktadır. Bu fotoğraf ve yazıdaki espri ise başı kesilmiş kişilerin bir plan yapmaları ve kaçmaları durumunun gerçekte mümkün olmamasıdır. Bu durum esprili bir şekilde ifade edilmiş ve ironi yaratmıştır. Fotoğrafta, mahkumların yaptıkları kaçış araçlarından biri olan bir yatak kılıfı görünüyor. Yatağın kenarları ısı ve basınç yardımıyla kapatılmış. Mahkumlar, ateşleme yoluyla elde ettikleri sıcak suyu boruya dökerek kılıfı şişirmişler ve böylece kaçış planı için bir araç yaratmışlar. Bu fikir muhtemelen mahkumların okudukları dergilerden birinde edinilmiş. Burada yapılan şaka, mahkumların oldukça yaratıcı bir şekilde kaçış araçları yapmaya çalıştıklarını, fakat bunu gerçekçi bir şekilde değil de "absürt" bir şekilde yaptıklarını göstermek. Kaçış planının pratikte uygulanması zor göründüğü için, durum ironik ve komik bir şekilde sunulmuş. Resimde Frank Lee Morris isimli bir mahkumun "Aranıyor" posteri görülüyor. Poster, Morris'in kaçtığı zaman Agra ve enb kelimeleri ( Agra ve enb kelimesi ingilizce "agra" ve "enb" kelimesine çok benziyor) ile işaretlenmiş iki fotoğrafını gösteriyor. Şaka, mahkumun Agra şehrinden kaçmış gibi gösterilmesi ve bunun enb kelimesinin "enb" kelimesiyle aynı gibi görünmesinden kaynaklanıyor. Bu da Morris'in kaçmak için "enb" (en kısa sürede) kaçtığını ima ediyor. Fotoğrafta Alcatraz adasındaki hapishanede bulunan bir mektup ve altında Alcatraz'dan Kaçış filminin bir yorumu var. Fotoğraftaki espri, filmin gerçek hikayeden esinlendiğini ve mektubun hikayeye bağlı olduğunu ima ederek, mektubun filmdeki kaçış planlarını içerdiğini düşündürmek. Alcatraz'dan Kaçış filmi gerçek bir hikayeden uyarlama. Ancak mektup sadece rastgele bir mektup ve filmin hikayesiyle alakası yok. Bu fotoğraf, izleyicileri mektubun filmle bağlantılı olduğunu düşünmeye yönlendiren mizah içeren bir gönderi.


İçerik ekle

Template seç, yazını yaz, kepsi siteye gönder.

Keps yap →

💬 Son Yorumlar