İngilizce bilmediği halde yardımcı olmaya çalışan Muhittin abi
Videoda söylenenler
Hi. Assalamu alaikum. I have three questions. I'm from England. No? No English? Can you speak English? I don't speak English. But you speak... Three questions. You know three questions? I ask you, what's your name? Muitdin. What's your name? Muitdin. Muitdin. My name is Harun. Harun. Yes. The best food in town for you? Where's the best food... Translate var mı? Google Translate. No. Google Translate. Şey. Sevire. Okay. The best food in town. The best food. Yeah, yes. The best food? No. No fast food. What is for you? What is for you? The best food. The best. Yes. Fast food no. Fast food? Hayır. Fast food istemiyorsun değil mi? The best food for you. The best. Best food. Best food. İyi bir yer. Tamam. Gel sen. Yemek yiyeceğim. I'm hungry. Şuradan gidelim. Şuradan. Restaurant. Restaurant. Tamam. Selamu aleyküm. Aleyküm selam. Thank you very much. It's okay. It's okay. I need, I need, I need for the best food in town for you and for me. You know? Bir soran bir İngilizce. İngilizce bilen. Selamun aleyküm. Selamun aleyküm. İngilizce bilen var mı?
Kapak görseli açıklaması
Bu fotoğrafta, sokakta yürüyen ve elinde bir poşet tutan orta yaşlı bir adam görülüyor. Adamın hemen arkasında park halindeki gri bir araba var.
**Espri şu noktada yatıyor:**
Adamın duruşu, elindeki poşet ve bakışı o kadar ciddi ve ağırbaşlı ki, sanki çok önemli veya dramatik bir görevdeymiş gibi görünüyor. Ancak çevredeki sıradan sokak görüntüsüyle birleştiğinde, bu "kahramanvari" yürüyüşü komik bir tezat oluşturuyor. Sanki bir aksiyon filminin ağır çekim sahnesindeymiş ama aslında sadece marketten alışveriş yapmış gibi bir hava veriyor.
Kaynak
Yapay zeka açıklaması
Videoda İngilizce bilmeyen bir adamın, İngilizce konuşan birine yardım etmeye çalışırken yaşadığı iletişim kopukluğu ve komik diyaloglar görülüyor. Adamın kısıtlı kelimelerle soruları cevaplamaya çalışması ve sürekli 'fast food' vurgusu yapması durumun mizahını oluşturuyor.