Nâzım Özgün V= 1 @nazim_ozgun Size eski ama çok gerçek bir hikâyem var, özellikle ilkokul öğretmenleri okursa çok sevinirim. Fotograftaki ilkokul öğretmenim, Gönül Sözöz Hiç otizmli öğrencisi olmamış 25 senelik ilkokul öğretmeniydi. “Çok çocuk okuttum, otizm bilmem, ama anlatırsan okuturum” demiş anneme. THE NETERACKER Nâzım Özgün V= @nazim_ozgun adlı kişiye yanıt olarak @nazim_o. Gönül öğretmenim ve müdürüm Hasan öğretmenim sayesinde 8 okuldan geri çevrildikten sonra kaynaştırma ile ilkokula başladım. Otizmli ve hiperaktiftim, az konuşuyor ama okuyup yazabiliyordum, BÜYÜK harflerle:) Nâzım Özgün V= @nazim_o… Gönül öğretmenim kocaman sarıldı ilk gün, önce ittim onu, annemle ev ablam dışında kimse dokunamazdı bana. “Sen bana alışacaksın çocuğum, bana otizm öğretirsen ben de sana okumanın zevkini öğreteceğim” dedi, HİÇ unutmadım. Gözünün içi gülüyorsa kötü bişi olmaz diye düşündüm. Nâzım Özgün V= @nazim_o.. Ders 45 dakika, ama 45 dakika oturup derse konsantre olamam ki? Sürekli kalkı
Yapay zeka açıklaması
Fotoğrafta, bir kadın çocuğu kolundan tutarak yanına çekmiş ve gülümsüyor. Çocuğun elinde bir kitap var ve kadın öğretmen gibi gözüküyor. Duvarda ise Türkiye haritası ve "The Nutcracker" adlı bir oyunun afişi asılı. Kadının yazdığı metinde ise hiç otizmli öğrencisi olmadığını, 25 senelik öğretmenliğinde ilk defa böyle bir durumla karşılaştığını ama çocuğun kendisini otizmli olarak gördüğünü ve "Anlatırsan okuturum" diye söylediğini belirtmiş. Yani, kadının "hiç otizmli öğrencim olmadı" sözü, çocuğun onu otizmli olduğunu söylemesi ile çelişiyor ve mizahı oluşturuyor.
Fotoğrafta Nazım Özgun adlı bir şahsın sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımların ekran görüntüsü yer alıyor. Paylaşımlarda Nazım Özgun, ilkokulda öğretmeni tarafından nasıl motive edildiğini, "Gözünün içi gülüyorsa kötü bir şey olmaz" cümlesi ile nasıl cesaretlendirildiğini anlatıyor. Paylaşımın devamında ise Nazım Özgun, 45 dakikalık bir derse nasıl odaklanamadığını, sürekli kalkıp dolaştığını anlatıyor. Bu durum, ilkokulda öğretmeni tarafından verilen "Gözünün içi gülüyorsa kötü bir şey olmaz" sözüyle bir çelişki yaratıyor ve bu çelişki de mizah unsuru olarak kullanılmış oluyor. Yani Nazım Özgun, bu paylaşımla "Gözünün içi gülüyorsa kötü bir şey olmaz" sözünün, her zaman işe yarayan bir motivasyon kaynağı olmadığını komik bir şekilde dile getiriyor.
Fotoğrafta iki farklı hikaye anlatılıyor. İlk hikayede, Nazım Özgün'ün annesi, onun sınıftan erken ayrılmasını istiyor. Öğretmeni ise, "Hallederim" diyerek, Nazım'ın arkadaşlarının kalemlerini toplamasını ve onları sınıfta dağıtmasını söylüyor. Bu şekilde, Nazım derse geri dönüp dinleyebilecek. İkinci hikayede ise, Nazım, otizmli arkadaşlarıyla nasıl anlaşabileceği sorusuna cevap arıyor. Onlara karşı sabırlı davranması ve anlaşma yapmaları gerektiğini söylüyor. Daha sonra ise, onların kalemlerini toplayarak isimlerini öğrendiğini ve bu sayede daha kolay iletişim kurabildiğini anlatıyor.
Bu iki hikayenin komik yanı, Nazım'ın ikisinde de otizmli arkadaşlarına yardım ediyormuş gibi görünmesi, ancak aslında sadece kendi problemlerini çözmek için onları kullanması. İlk hikayede, arkadaşlarının kalemlerini dağıtarak dersten kaçmayı hedefliyor, ikinci hikayede ise onların kalemlerini toplama bahanesiyle kendisine kolaylık sağlıyor.
Fotoğrafta, ünlü şovmen ve sunucu Nazım Özgün'ün, Instagram hesabından yayınladığı üç farklı hikayesi görülüyor. Hikayelerde, Nazım Özgün'ün gençlik yıllarından anıları paylaşılarak, eğitim hayatındaki zorluklarından bahsediyor. Önceki hikayelerde, Nazım Özgün'ün ilkokul yıllarında, öğretmeninin "Okulu siz varsınız diye sevdim, iyi ki siz benim Gönül öğretmenimsiniz" demesi, sonra da lise yıllarında okul müdürünün "Öyle çocuk almiyoruz" demesi anlatılıyor. Son hikayede ise Nazım Özgün, lise diploması alamadığı için ortaokul bulamadığını ve o dönemde yaşadığı zorlukları anlatıyor.
Bu hikayelerde, Nazım Özgün'ün gençlik yıllarında yaşadığı ve günümüzde de halen devam eden eğitim sistemindeki zorlukları ve eksiklikleri esprili bir şekilde anlatarak, okuyucuların empati kurmasını sağlıyor. Özellikle "Okulu siz varsınız diye sevdim" ve "Öyle çocuk almıyoruz" cümleleri, sistemin eksikliklerini ve eğitimin bireysel ihtiyaçlara göre değil, sistematik zorluklara göre şekillendiğini ima ediyor.
Fotoğrafta, öğretmeninin elinde bir kağıt parçası tutan, otizmli bir çocuk ve öğretmeninin yer aldığı bir okul sınıfında çekilmiş bir fotoğraf bulunmaktadır. Fotoğrafın altında yazan metinde, öğretmenin çocuğa "Ben seni okuturum çocuğum" dediğini ve çocuğun "Yeter ki engel olmayın" diye cevap verdiğini söyleyen bir espri yer almaktadır.
Bu esprinin amacı, otizmli çocukların öğrenme ve eğitim hakkına sahip olduklarını vurgulamak, otizmi engel olarak değil, farklılık olarak görmek gerektiğini hatırlatmaktır.