Yapay zeka açıklaması
Fotoğrafta Ümit Nar'ın bir Twitter paylaşımı görülüyor. Paylaşımında, bir cenaze evindeyken ölen çocuğun sipariş ettiği gömleği getiren kargocuyu anlatıyor. Kargocunun cenaze evine gelmesi durumunun garipliğini ve hayatın tuhaflıklarını esprili bir dille dile getiriyor.
Espri, cenaze evine kargocunun gelmesi ve ölen kişinin sipariş ettiği gömleğin getirilmesi durumunun beklenmedik bir şekilde bir araya gelmesinden kaynaklanıyor. Bu durumun insanları şaşırtması ve hayatın bazen beklenmedik olaylarla dolu olduğunu göstermesi espriyi oluşturuyor.
Fotoğraf, Burak adlı bir kişinin Twitter hesabında paylaştığı bir gönderiyi gösteriyor. Gönderi, @hermessahhaf adlı bir kişiye cevap olarak yazılmış.
Burak, gönderisinde babasının vefatından bahsediyor. Babasının ölmeden önce bir bilgisayar aldıklarını, ancak bilgisayarın babasının ölümünden sonra eve geldiğini ve yatak odasına bırakıldığını söylüyor.
Bu gönderi, babasının bilgisayarın gelmesini bekleyemediği bir mizah unsuru içeriyor. Burak, babasının ölümünden sonra bilgisayarı almasıyla, bilgisayarı beklediğinin ve ona çok sevindiğinin ironik bir şekilde altını çiziyor.
Fotoğrafta Twitter'da bir tweet görünüyor. Tweet'te şahıka aktüğ adlı kullanıcı @hermesssahf adlı kullanıcıya cevap veriyor. Cevap şöyle: "Bir yakınım annesinin vefatından sonra annesinin buzdolabında yaptığı köfteleri bulup ailece gözyaşları ile yediklerini anlatmıştı / hayatın tarifi mümkün olmayan anları."
Bu tweet, bir yakınını kaybeden birinin yaşadığı acıyı, annesi için pişirdiği yemekleri bulup, birlikte yemek yiyerek anımsadığını ve bu anların tarif edilemez olduğunu anlatıyor. Ancak bu tweet, "anne öldükten sonra buzdolabından köfteleri bulup yemek" durumu nedeniyle mizahi bir şekilde yorumlanabiliyor.
Kısacası, tweet hem üzüntüyü hem de insanın acısını atlatma çabalarını komik bir şekilde ele alıyor.
Bu tweet'te, bir kişi lisede okuduğu dönemde bir arkadaşının trafik kazasında hayatını kaybettiğini öğrendiğinde, uzun zaman sonra arkadaşından bir mektup geldiğini anlatıyor. Mektup Van Gölü'nün kenarında çekilmiş bir fotoğrafla birlikte gelmiş.
Fıkra, Van Gölü'nün derinliği ve ölülerin suya gömüldüğü düşüncesiyle, mektubun aslında gönderilen kişinin sudan çıktığını ima ederek, bir ürkütücü ve ironik mizah yaratıyor.
Fotoğrafta, Twitter'da bir paylaşım görüyoruz. Paylaşımın başlığı "Öykü" ve bir Barbie bebek resminden oluşuyor. Paylaşımın altında ise "hermessahhaf" adlı kişiye bir yanıt olarak "Biri ölür üzülmezsiniz. Sonra sandalyeye asılı hırkasını görürsünüz, o hırkanın duruşu kalbinize oturur..." diye bir söz vardı. Öyle bir tweet dizisi olmuş." yazıyor.
Bu tweet, ünlü bir sözü alıp Barbie bebek üzerinden komik bir şekilde yorumluyor. Sözün asıl versiyonu "Biri ölür üzülmezsiniz. Sonra sandalyeye asılı hırkasını görürsünüz, o hırkanın duruşu kalbinize oturur..." şeklindedir. Bu sözün Barbie bebeğe uyarlanması ironik ve esprili bir şekilde sunulmuş. Barbie bebeğin bir insan gibi yaşayıp üzüntüler yaşayabileceği ve hatta hırkasının duruşuyla bir başkasına teselli verebileceği düşüncesi espriye dayalıdır.
Fotoğrafta, Kağan Özcan isimli bir Twitter kullanıcısının gönderisi bulunmaktadır. Özcan, "Dün 4 yıl önce bir dönem dersine girdiğim öğrencimi trafik kazasında kaybettik. 9. sınıfta ödev olarak 10 yıl sonra size geri yollamak üzere bana bir e-posta atmalarını ve kendinizi nerede gördüğünüzü anlatmalarını istemiştim. O postada yazılanlar ve biten bir yaşam çok üzgünüm." şeklinde bir mesaj paylaşmış.
Burada espri, Özcan'ın eski öğrencisinin trafik kazasında öldüğünü ve 10 yıl sonra ödevini geri göndermesini istediğini yazarak, öğrencinin hayatının bittiğini ironik bir şekilde ifade etmesinde yatmaktadır. Bu durum, çocukluğun masumiyetini ve acıklı bir gerçekliğin zıtlığıyla gözler önüne sermektedir.