Efsane Vali Recep Yazıcıoğlu.. Aydın Valisi olduğum dönemlerde hastaneyle ilgili bir şikayet geldi. Hemen hastaneye gittim. Tebdil-i kıyafetle girmek istedim çünkü kimse beni tanımasın istiyordum. Hemen acil servise girip ordaki hemşireye “Baş hekimin odası nerede?” sordum. Küçümseyici bir tavirla kıyafetime baktı. “En üst kata çik, koridorun sonunda” dedi. Çıktım en üst kata baş hekimin odasını buldum. Kapıyı iki kez tıklatıp içeri girdim. Sinirli bir şekilde koltuğundan kalkıp “Sen kimsin, ne istiyorsun?” diye bağırdı. Hasta olduğumu ve tedavi olmak istediğimi ancak paramın olmadığını söyledim. “Burayı hayır kurumu sandın galiba defol git” diyerek hastaneden attırdı beni. Ertesi gün resmi kıyafetlerimi giyip tekrar hastaneye geldim. Beni görünce şok oldu. Bugün itibariyle baş hekimlik ünvanına sahip değilsiniz diyerek çıktım odasından.
Yapay zeka açıklaması
Fotoğrafta Aydın Valisi, mavi bir fonun önünde oturan bir adamı göstermektedir. Adamın üzerinde siyah takım elbise ve kravat bulunmaktadır. Gözlük takmış ve hafif bir bıyığı var. Gülümsediği ve bir şaka yaptığı gözükmektedir.
Şaka, adamın "Aydın Valisi olduğum dönemlerde hastane ile ilgili bir şikayet geldi. Hemen..." dediği noktada "GULDUM.NET" yazılı bir metnin eklenmesinden kaynaklanıyor. "Guldum.Net" bir internet sitesi ismi ve şaka, Valinin bir şikayetin üzerine güler gibi davranması ve gülümseyerek tepki vermesi üzerine kurulu.
Resimde bir adam görüyoruz. Adamın üzerinde takım elbise, kravat ve gözlük var. Gözlükleri takılı ama burunlarının üzerine değil, alnının üstüne takmış. Adam elinde mikrofonla konuşuyor ve "Tebdil-i kıyafetle girmek istedim çünkü kimse beni tanımasın istiyorum" diyor.
Şaka, adamın "tebdil-i kıyafet" yapmak için gözlüğünü burun yerine alnına takmasının absürt olmasından kaynaklanıyor. Çünkü bu şekilde görünümü tamamen değişmiyor, aksine daha komik oluyor.
Fotoğrafta, kahverengi saçlı, bıyıklı, orta yaşlı bir adam mavi bir fon önünde konuşuyor. Adam ciddi bir ifadeyle, sağ elini masaya koymuş ve sol elini çenesine dayamış.
Adam, tıbbi bir konuda konuşuyor ve hastaya acil servisteki hemşireye başhekimin odasını sormasını söylüyor.
Fıkra, hastanede acil bir durum olduğu ve hastanın başhekime ulaşmak istediği varsayımı üzerine kurulu. Ancak, başhekimin odasını sormak, hastanın acil durumdan ziyade başhekime ulaşmak için gayret gösterdiğini ima ediyor. Bu durum, hastanın acil durumun önemini abarttığı veya acil durumdan ziyade farklı bir amaç için başhekime ulaşmak istediği şeklinde yorumlanabilir.
Fotoğrafta, açık mavi bir fon önünde, siyah takım elbise ve kravatlı bir adam görülüyor. Adamın yüzünde hafif bir sırıtma var ve gözleri kameraya bakıyor. Altta yazan yazı, adamın birine "En üst kata çık, koridorun sonundaki odaya git" dediği ve bunun üzerine o kişinin adamın kıyafetine küçümseyici bir tavırla baktığı durumu anlatıyor.
Fıkra, "En üst kata çık, koridorun sonundaki odaya git" cümlesinin, genellikle birine "Seninle konuşacak vaktim yok" anlamında söylenen bir söz olması ve bu yüzden adamın kıyafetine bakarak küçümsemesinin ironik bir durum yaratması üzerine kurulu.
Fotoğrafta, bir adam bir stüdyoda oturuyor ve kameraya bakıyor. Adamın gözleri üzerinde gözlük ve üstünde takım elbise var. Adam konuşuyor ve konuştuğu şey ekranda yazıyor: "Çıktım en üst kata baş hekimin odasını buldum. Kapıyı iki kez tıklattım".
Şaka şu ki, adamın söylediği "iki kez tıklattım" ifadesi, "iki kez tıklıyorum" olarak da yorumlanabilir ve bu da "çift tıklama" anlamına gelir. Bilgisayarlarda, çift tıklama, dosyaları açmak için sıkça kullanılan bir eylemdir. Dolayısıyla, adamın sözleri hem baş hekimin kapısını çalmak hem de bilgisayarda bir dosyayı açmak anlamına gelebilir. Bu, bir kelime oyunu ve şakayı oluşturur.
Fotoğrafta, bir adam sinirli bir şekilde koltuğundan kalkmış ve "Sen kimsin, ne istiyorsun?" diye soruyor. Şaka, adamın sinirli ve saldırgan tavrının, aslında normal bir durumda yapılacak bir şey değil olmasıdır. Bu durum, izleyicileri güldürüyor.
Resimde bıyıklı gözlüklu bir adamın yüzü görünüyor. Adamın ağzında "Hasta olduğumu ve tedavi olmak istediğimi ancak paramın olmadığını söyledim." yazıyor.
Bu resimdeki espri, adamın hasta olduğunu ve tedavi olmak istediğini söyleyerek para istemeye çalışmasıdır. Ancak bunu "söyledim" kelimesini kullanarak yapması, sanki çok doğal bir şekilde bunu yaptığını ve bir şey istemekten utanmadığını ima ediyor. Bu durum, Türk kültüründe para istemenin genellikle utanç verici olarak algılanmasıyla çelişiyor.
Fotoğrafta, orta yaşlı, bıyıklı bir adamın bir haber programında konuşurken görüyoruz. Adam, kameraya bakarak "Burayı hayır kurumu sandın galiba defol git" diye söylenerek bir şakaya gönderme yapıyor.
Bu şaka, insanların hayır kurumlarına, özellikle de hastanelere bağış yaparken, "Buraya yardım etmek için geldim" gibi ifadeler kullanmalarına dayanıyor. Adam, söz konusu hayır kurumu bir hastane olmasına rağmen, "defo ol git" diyerek hastaneden gitmesini istiyor, dolayısıyla bir ironi yaratıyor.
Şaka, hastanenin bağış alma amacıyla değil, hasta bakımıyla ilgilendiği gerçeğine vurgu yapıyor ve insanları hastaneye yardım amacıyla gitmeleri yerine, hasta ziyaretlerine odaklanmaya teşvik ediyor.
Fotoğrafta, bir adamın resmi kıyafetlerle hastaneye geldiğini gösteriyor. Adamın yüzünde bir şaşkınlık ifadesi var.
Şaka, adamın hastaneye resmi kıyafetlerle gelmesi ve bunun gülünç bir durum olması gerçeğine dayanıyor. Hastaneye resmi kıyafetlerle gitmek alışılmadık bir durumdur, bu nedenle adamın bu şekilde gelmesi ironik ve komik olarak algılanmaktadır. "Guldum.net" yazısı da bu ironiye vurgu yapıyor ve "gülümseten" bir durum olarak algılanıyor.
Fotoğrafta, sakallı, gözlük takan bir adamın yüzü görünüyor. Adam, "Bugün itibariyle başhekimlik ünvanına sahip değilsiniz diyerek çıktım" yazan bir alt yazılı metnin önünde.
Fıkra, "başhekimlik ünvanına sahip değilsiniz" ifadesinin, "işten çıkarıldığını" ima etmesiyle oluşuyor. Adamın yüz ifadesi ve alt yazılı metin, "işinden çıkarıldığını" ve bunu "başhekimlik ünvanına sahip olmadığını" söyleyerek duyurduğunu ima ediyor. Bu durum, ironik bir şekilde güldürüyor.