İçerik ekle template seç, yaz, gönder
türkiyeyılları ile ilgili bulabildiğim postlar, videolar, karikatürler, resimler, tweetler, miimler

Rasim Öztekin 80’li yılları anlatıyor…
Rasim Öztekin 80’li yılları anlatıyor…
Videoda söylenenler: “Biz 80'ler hep bize kötü diye işte 80'lerde bir sürü şeyler yaşandı. İşte anarşi vardı bilmem şu vardı bu vardı. Ama o zaman toplum daha ileriydi bence. Çünkü insanların birbirine saygısı daha fazlaydı. Kapitalist sistem insanları daha bu kadar kirletmemişti. Dolayısıyla insan...”
Kaynak

SEYRET FİLM DAHA YENİ BAŞLIYOR
SEYRET FİLM DAHA YENİ BAŞLIYOR
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Görüntü, muhtemelen bir mesajlaşma uygulamasından (örneğin WhatsApp veya Telegram) alınmış bir sohbet ekran görüntüsü. Sohbet, Semih ve Enes adlı iki kişinin arasında geçiyor ve konu, 90'lar ve 2000'lerin başındaki Türkiye'de yaşanan değişimler, Eurovision şarkı yarışması ve 2004 doğumlu birinin söylediği bir şeye dair. Semih, Türkiye'nin 95-2002 yılları arasında bambaşka bir ruh haline sahip olduğunu söylüyor. Enes ise "primedır" diyerek, durumun iyi olduğunu belirtiyor ve her açıdan olumlu olduğunu vurguluyor. Semih, daha sonra "yav enes" diyerek Enes'e hafif bir şekilde kızgın veya alaycı bir yaklaşım sergiliyor ve 2004 doğumlu birinin söylediği şeye dair yorum yapıyor, bunu "bak güzel kardeşim" diyerek sonlandırıyor, ve ardından "görmüş bilmiş gibi" diyerek, 2004 doğumlu kişinin bilgilendirici bir şekilde konuştuğunu ama aslında aptalca şeyler söylediğini ima ediyor. Özetle, espri, 2004 doğumlu kişinin söylediği şeyin bilgece ve iddialı değil, oldukça basit ve sıradan olduğunun bir anlatım biçimidir. Ayrıca, 90'lar ve 2000'lerin başındaki Türkiye'de yaşanan değişimleri vurgulayarak, o dönemle genç neslin farklarını ele alıyor. "Gördüm, bilirim" tavrıyla konuşan 2004 doğumlu kişinin sözlerine karşı hafif bir alay ve dalga geçme var. Görüntü, muhtemelen bir mesajlaşma uygulaması (WhatsApp, Telegram gibi) üzerinden bir grup sohbetini içeriyor. Sohbet konusu Bahçeşehir Üniversitesi (BAU) Siyaset öğrencilerinin bir grubu tarafından gerçekleştirilen, "Siyaset" başlıklı bir sohbet. Mesajlar, 90'lar ve 2000'lerin başındaki Türkiye'nin siyasi ve toplumsal konuları, eğlenceli espriler ve kişisel görüşler içeriyor. Görüntünün içeriğinde bir espri yapıldığı anlaşılıyor. "Bu üniye girenlerde akıl vardır herhalde. Grupta kemalist filan varsa çıksın kafa açmasın" şeklindeki mesaj, BAU üniversitesi öğrencilerine ve politik görüşlere gönderme yaparak, bu üniversitede, belirli siyasi görüşlere sahip kişilerin olmasının normal bir durum olduğunu, belki de bu insanların o düşünceleriyle yüzleşmek yerine kendilerini göstermemeleri gerektiğini ima ediyor ve bir anlamda alaycı bir yaklaşım sergiliyor. "Siyaset" grubunda konuşulan konular üzerinden, belki de bireysel politik görüşleri vurgulayıp, gruplar arasındaki potansiyel farklılıkları ortaya koyuyor. Özetle, resimdeki espri, üniversitedeki öğrencilerin siyasi görüşleri üzerinden hafif bir alay ve eleştiri barındırıyor. Görüntü, muhtemelen bir mesajlaşma uygulaması (WhatsApp, Messenger gibi) üzerinden alınmış bir sohbet ekran görüntüsüdür. Sohbet, "G" adlı kullanıcı ile diğer kullanıcılar arasında geçiyor. Kullanıcılar, üniversite öğrencileri gibi görünüyor. "G" kullanıcısının, diğer üniversite öğrencilerine karşı, üniversite hayatının ve bazı kesimlerin görüşlerinin eleştirel ve alaycı bir şekilde ifade edildiği, alaycı ve belki de biraz agresif bir mesajlaşma tarzı kullandığı gözlemleniyor. "G", üniversiteye yeni gelenlerin aklı başında olmadığı, grubun içinde "kemalist" (belirli bir ideolojik görüşe atıfta bulunmuş) görüşlere sahip kişilerin de varsa ayrılması gerektiği gibi görüşler dile getiriyor. "Emre" kullanıcısı ise "G"nin tavrına karşılık vererek, olumsuz bir şekilde, "G" kullanıcısının söylediği şeylerin "eşek" gibi basit ve anlamsız olduğunu, ve üniversiteye dair şikayetlerin bitmeyeceğini, okulun açılmasını beklediğini söylüyor. Özetle, espri, "G" kullanıcısının üniversite ortamına ve bazı ideolojilere yönelik alaycı ve belki de abartılı tepkisi ile ve "Emre" kullanıcısının tepkisinin ironik bir şekilde alaycı olması arasında yer alıyor. Genel olarak, üniversite hayatının bazı yönlerinin eleştirel ve alaycı bir bakış açısıyla ele alınması espriyi oluşturuyor. Resimde, muhtemelen bir mesajlaşma uygulaması olan WhatsApp veya benzeri bir platformda, Semih ve Enes arasında geçen bir konuşma görülüyor. Konuşma, 1995-2002 yılları arasında Türkiye'nin bambaşka bir ruh hali olduğunu, o dönemle günümüz Türkiye'si arasında önemli farklar olduğunu tartışıyor gibi görünüyor. Enes, 2002 öncesi Türkiye'yi görmemiş olduğunu söyleyerek, o dönemi deneyimlememiş gençler için bir espri yapıyor. Semih ise, 95-2002 arası Türkiye'nin "bambaşka bir ruha sahip" olduğunu savunarak, bu dönemin farklı ve özel olduğunu vurguluyor. Dolayısıyla, espri, 2002 öncesi Türkiye'yi yaşamamış kişilerin o dönemi anlamakta zorluk çekebileceği fikrine dayanıyor. Bir dönemin farklılığını ve özlemini vurgulayan, belki de hafif bir nostalji unsuru içeren bir espri diyebiliriz.


Reis iktidara gelmeden 1 gün önce boğazd...
Reis iktidara gelmeden 1 gün önce boğazda avlanan bir vatandaş (3 Kasım 2002)
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, Boğaz Köprüsü'nün önünde, bir dağ yamacında geyik ve bir mağara adamı figürü yer alıyor. Geyik, modern bir manzaraya konulmuş, adeta tarih öncesi bir zamana ait mağara adamı ise, modern bir köprünün yanında bir mızrak taşıyarak koşuyor. Metin, "Reis iktidara gelmeden 1 gün önce boğazda avlanan bir vatandaş (3 Kasım 2002)" diyor. Bu, muhtemelen bir siyasi mizah içeriyor. Fotoğraf, bir siyasi liderin görev süresine başlamadan önce, yani bir dönem öncesinde, bir kişinin boğazda avlanan bir "vatandaş" olduğunu ima ediyor. "Mağara adamı"nın modern dünyada ve köprü gibi modern yapılara koşması, bu tarihsellik duygusu ile modernliği karşılaştırmakla ilgili bir hiciv oluşturuyor. Özetle, fotoğraf, siyasi bir liderin göreve başlamadan önceki bir dönem veya olayın komik bir şekilde tarihsel ve modern arasında bir karşılaştırma yaparak ele alınmasını sağlıyor. Modern toplumun gelişmişlik düzeyini, tarih öncesi insanla karşılaştıran bir mizah.


Turkey in 1920’s Turkey in 2020’s you ca...
Turkey in 1920’s Turkey in 2020’s you can’t you can’t give ice take lands cream lol take ice cream give lands lol give lands C+ give lands give ice eream lol Ice crean Ik Greek he stole it
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde, sol tarafta kaslı bir köpek ve yanında üç köpek daha var. Bu köpeklerin hepsi Türk bayrağı taşıyor ve kaslı köpeğin üzerinde "Sen toprak alamazsın" yazıyor. Diğer köpeklerin üzerinde ise İngiliz, Fransız ve Yunan bayrakları ve "Toprak ver" yazıyor. Sağ tarafta ise, daha küçük iki köpek var. Bunlardan biri Türk bayrağı, diğeri ise İngiliz bayrağı taşıyor. Küçük Türk köpeğinin yanında "Dondurma alamazsın" yazıyor. İngiliz köpeğinde ise "Dondurma ver" yazıyor. Bu resim, Türkiye'nin tarihteki toprak kazanımlarını ve 2020'lerde daha barışçıl bir yaklaşımı vurguluyor. Resmin espri konusu, Türkiye'nin geçmişte toprak kazanırken 2020'lerde daha çok dondurma isteğiyle karakterize edilmesidir.


@onlyourmama geceye z kuşağının bilmediğ...
@onlyourmama geceye z kuşağının bilmediği bir bilgi bırak 90'lı yıllarda elektrik faturası iki ayda bir gelirdi. kimse de elektrik faturamız çok fazla diye inlemezdi. eğitim ücretsizdi örneğin özel okul yok denecek kadar azdı. özel üniversite yoktu. sümerbank diye bir yer vardı. vatandaş aklınıza gelecek her türlü kıyafeti hesaplı bir şekilde satın alabilirdi. sebze, meyve, süt, süt ürünleri falan son derece ucuzdu. bir siyasetçi bir şekilde yolsuzluğa karışırsa istifa ederdi. kimse cumhurbaşkanına hakaretten hapis yatmazdı. alkollü içecek fiyatları meşrubat fiyatlarına çok yakındı. öğrenci bütçenizle bir pubda bir şeyler içebilirdiniz ve bu sizin bir elektrik ya da doğalgaz faturanız kadar tutmazdı. televizyonda her şey sansürlenmezdi. liste uzar gider. hülasa şimdikinden bin kat daha modern ve medeni şartlarda yaşayan bir toplumduk. son olarak önceden ülkemiz mülteci cenneti değildi. @bilgihaznen
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta "geceye z kuşağının bilmediği bir bilgi bırak" başlığı altında, geçmişte elektrik faturalarının ucuz olduğu, üniversitelerin ücretsiz olduğu, giyim eşyalarının hesaplı olduğu ve yolsuzluğun olmadığı gibi bugün gerçekleşmesi imkansız durumların anlatıldığı bir yazı yer alıyor. Yazının amacı Z kuşağının hayatının zorlukları hakkında esprili bir şekilde şikayet etmek. Yazının "bilgi" olarak sunulması, sanki Z kuşağı bu durumları bilmiyormuş gibi esprili bir yaklaşım kullanıyor.


Özal'ın en son buluşu: FAK-FUK-FON Başba...
Özal'ın en son buluşu: FAK-FUK-FON Başbakan özal FAK-FUK-FON (Fakir Fukara Fonu) ile üç yıl içinde memlekette bir tek fakir bile bırakmayacağını açıkladı
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde, Turgut Özal'ın "Fakir Fukara Fonu" için kullandığı bir sloganın olduğu bir gazete başlığı görülüyor. "FAK-FUK-FON" yazısı, "fakir fukara" sözcüklerinin fonetik olarak yazılışını ve "fon" kelimesini bir araya getiriyor. Bu başlık, Özal'ın "Fakir Fukara Fonu"nun ismi ile ilgili bir kelime oyunu yaparak mizah yaratmayı amaçlıyor. Slogan, "Fakir Fukara Fonu"nu "fakir fukara" sözcüklerinin fonetik bir şekilde birleştirilmesiyle "FAK-FUK-FON" olarak sunuyor. Bu durum, fonun isminin kötü bir kelime oyunu ile oluşturulduğu imajını yaratıyor ve okuyucuda ironik bir etki bırakıyor.


fatma akgün · @akgunnfatma · Fotoğrafa b...
fatma akgün · @akgunnfatma · Fotoğrafa bakınca 1950 senesindeki · Türkiye'nin 2018'den daha ilerde · olduğunu fark ettim…
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta 1950'li yıllarda İstanbul'da çekilen bir vapur ve çevresinde bulunan insanların fotoğrafı bulunuyor. Fotoğrafın altındaki yazıda ise bu fotoğrafın 2018'den daha gelişmiş bir teknoloji ürünüyle çekilmiş olduğunu söylüyor ve komik bir şekilde çelişkili bir durum yaratıyor.


İçerik ekle

Template seç, yazını yaz, kepsi siteye gönder.

Keps yap →

💬 Son Yorumlar