Okumadan geçmeyelim arkadaşlar bilinçlenelim bu topraklar üzerinde oynanan büyük oyunlara dur diyemesek de oyunu bilelim görelim. 27 Eylül 2019 ΤURKIYEΥΕ ΖΕΥΤΙΝ ΑGACIYLA ΟΥΝΑΝΝN OYUN Hikmet KURADA Geçen gün e-mail adresime ilginç bir bilgi notu geldi. Sonucu, ancak yıllar sonra iş işten geçince anlaşılacak olan, Ülkemiz üzerinde oynanan kurnazca bir oyundan bahsediyordu. Okuyunca hem çok üzüldüm, hem de son zamanlarda Ülkemizin batısında sabotaj ağırlıklı çıkan ve ciğerlerimizi yakan orman yangınlarının esas sebebinin ne olduğunu da öğrenmiş oldum.. Yazı aynen şöyle: “1951-1952 yıllarında İspanya Hükümeti, Türkiye'den çok yüksek miktarda odun kömürü satın almak istiyor. O güne kadar İspanya'ya yapılan ihracat kalemleri arasında yer almayan bu talebin bir de özel şartı vardı: Kömürler İskenderun'dan Saroz Körfezi'ne kadar Akdeniz ve Ege sahillerinde doğada kendiliğinden yetişen ve "delice” adıyla anılan aşılanmamış zeytin ağacından elde edilmesi isteniyordu. Bu istek, dönemin Hükümeti
Yapay zeka açıklaması
Fotoğrafta, Türkiye'ye zeytin ağacı ile oynanan oyunu anlatan bir haber makalesi ve gazeteci Hikmet Kurada'nın resmi yer alıyor.
Şaka, Türkiye'nin 2019'da yaşadığı orman yangınlarının, aslında "zeytin ağaçları ile oynanan bir oyunun sonucu" olarak sunulmasında yatıyor. Bu, yangınları küçümseyen ve sorumluluktan kaçınan bir yaklaşım olarak algılanabilir.
Dolayısıyla şaka, Türkiye'de orman yangınları konusunun nasıl hafife alındığını ve sorunun gerçek sebepleri ile yüzleşmekten kaçınıldığını gösteren bir hiciv.
Fotoğrafta 1951-1952 yıllarında İspanya Hükümeti'nin Türkiye'den çok miktarda odun kömürü satın almak istediği ve bu talebin özel bir şartı olduğu yazılıyor. Şart, kömürlerin Saros Körfezi'ne kadar Akdeniz ve Ege sahillerinde doğada kendiliğinden yetişen ve "delice" adı verilen aşılanmamış zeytin ağacından elde edilmesini istiyordu. Bu istek, dönemin Hükümeti tarafından yüksek getirisinden dolayı sevinçle karşılanıyor ve ülkemizde bol miktarda bulunan delice kömürü ihraç edilmeye başlanıyordu. Görgü tanıklarının anlattıklarına göre limanların üzeri gemi yüklemeleri sebebiyle kara bir bulut ile kapanıyor, göz gözü görmüyordu.
Bu, delice zeytin ağacından elde edilen kömürün aslında İspanyolca "deli" anlamına gelen "loco" kelimesinden geldiğini ve kömürlerin gerçek anlamda "deli" olmadığını ima eden bir espri.
Resimde, bir ticaret ataşesinin kömürün İspanya tarafından nasıl değerlendirildiğini araştırma hikayesi anlatılıyor. Ataşe, kömürün otoyollarda dolgu malzemesi olarak kullanıldığını öğreniyor ve bu durumun Türkiye'yi ilgilendirmediğini fark ediyor. Ancak, İspanya'nın dünyanın en büyük zeytinyağı ihracatçısı olması ve Türkiye'nin de aynı yıllarda margarinle tanışması, ataşenin "Delice" demesine sebep oluyor. Bu espri, kömürün zeytinyağıyla ve margarinle ilgisiz olmasına rağmen, ataşenin kömürün kullanımını öğrenerek zeytinyağı ve margarinle bağdaştırmasına dayanıyor.
Kısaca, espri ataşenin garip bir bağlantı kurmasına ve sonuç olarak mantıksız bir ifade kullanmasına dayanıyor.
Bu fotoğrafta, Türkiye'de çam ağaçlarının yerine zeytin, ceviz, badem, incir, sakız ağacı dikilmesiyle ilgili bir mizah yazısı görülüyor.
Yazıda, ABD'nin Türkiye'ye çam fidanları verdiğini, ancak bu ağaçların alerjik hastalıklara sebep olduğunu ve orman yangınlarına yol açtığını belirtmiş. Bunun yerine zeytin gibi faydalı ağaçlar dikilmesinin daha iyi olacağı vurgulanıyor.
Bu yazı, çam ağaçlarının orman yangınlarına ve alerjilere sebep olduğu algısına ve zeytin gibi diğer ağaçların faydalarına gönderme yapıyor.
Kısacası, bu yazı, çam ağaçları ve zeytin ağaçları arasında esprili bir karşılaştırma yaparak, çam ağaçlarının yerini zeytin ağaçlarının alması gerektiğini ima ediyor.
Resimde, çam ağaçlarının saatli bomba gibi olduğunu ve Türkiye'de çam dikmemek gerektiğini söyleyen bir yazı var. Yazının altında ise, çam dikmemek için verilen sebeplerin aslında orman yangınlarını çıkaran kurnaz bir oyun olduğunu anlatan bir metin yer alıyor. Metnin sonunda ise Atatürk'ün "Ormansız bir yurt, vatan değildir." sözüyle bitiyor.
Bu yazıda yapılan espri, çam ağaçlarını saatli bomba gibi göstererek orman dikmemek gerektiği fikrini abartılı bir şekilde sunmasıdır. Aslında çam ağaçları, orman ekosistemi için önemlidir ve orman yangınları doğal bir olaydır. Yazının asıl amacı, orman yangınlarının arkasındaki gerçek sebepleri ortaya koyarak, insanların bu konuda bilinçlenmesini sağlamaktır.