Fotoğrafta Çekmeköy'de satılık ultra lüks bir malikane ilanı yer alıyor. İki taraflı, ihtişamlı bir merdiven, büyük bir avize ve lüks bir iç mekan görüntüsü var. İlanın altında ise fiyat bilgisi 330.000.000 TL olarak belirtilmiş. Şaka, yüksek fiyat etiketiyle ve malikanenin aşırı lüks görüntüsüyle alakalı. Türkiye'de emlak fiyatlarının genel olarak yüksek olması ve "ultra lüks" ibaresiyle vurgulanan malikanenin fiyatının bu durumla ironik bir tezat oluşturması, şaka unsuru taşıyor. Bu fiyat, insanların ulaşamayacağı kadar yüksek ve malikanenin lüksüyle birlikte bir abartı hissi yaratıyor.
Görüntüde, parlak mavi-yeşil bir renk tonunda, büyük, dikkat çekici jantlı bir Nissan Murano veya benzeri bir SUV görünümlü araç bulunuyor. Aracın jantları, dikkat çekici ve abartılı bir stil ifade ediyor. Fotoğrafın potansiyel espri unsurunu, araçtaki abartılı jantların, aracın aslında küçük ve sıradan bir SUV olma olasılığı ile çelişmesi oluşturuyor. Bu, özellikle araçların stilinin abartıldığı, göz alıcı jantlara odaklandığı ve bu tarzın aslında aracın performansı ya da kullanışlılığına yansıtılmadığı popüler kültürde sıklıkla karşılaştığımız bir tematik espri olabilir. "Abartılı jantlar ve küçük araba" veya "göz alıcı görünüm, zayıf performans" gibi espri türlerini çağrıştırıyor. Bir tür "parlak ve gösterişli" ama "içeriksiz" imajı vurguluyor olabilir.
Fotoğrafta, siyah elbiseler giyen, koyu renk saçlı bir çiftin, gri takım elbiseli bir kişinin konuşma yaptığı bir düğün törenine benzeyen bir sahne görünüyor. Konuşmacının elinde tuttuğu kağıt ve mikrofon, konuşma yaptığını gösteriyor. Fotoğrafın altındaki "KONUŞMACI GİBİ KONUŞMACI" yazısı ise bir espri içeriyor. Bu, konuşmacının konuşmasının sıkıcı, tekrarlayıcı veya klişe olduğunu ima eden bir ifade. Bir anlamda, konuşmacının söylediği şeyler, daha önce birçok yerde duyulmuş, sıradan konuşmalar gibi.
Resimde, Twitter'da paylaşılan bir mesaj görülüyor. Kullanıcı, "allahım bastan başlatabilir misin yanlış yaptım" yazıyor. Görüntüde bir profil resmi de mevcut. Bu, bir pişmanlık, özür veya bir hatanın farkındalığını ifade eden, biraz da esprili bir mesaj. İnsanın bir durum veya bir karar konusunda yanlış yaptığını ve geri dönmek istediğini anlatıyor. "Allahım bastan başlat" ifadesi, durumun yeniden değerlendirilmesini veya düzeltilmesini bir şekilde ilahi bir güçten veya kaderden istemeyi ima ediyor. Bir anlamda, "Keşke baştan yapsaydım, yanlış yaptım." şeklinde bir özür dilemek anlamında kullanılabiliyor. Özür dileme biçimi, esprili ve biraz dramatik bir ton içeriyor.
Görüntüde, bir kaldırımda, yaya geçidinde, yaşlı bir adamın ve bir genç adamın arasında geçen bir olay yakalanmış. Genç adam, sanki yaşlı adamı yere düşürmeye çalışıyormuş gibi hareketler yapıyor. Yere düşüren hareket olmasa da, durum biraz abartılı ve komik bir şekilde sunuluyor. Olay, olası bir şaka veya taciz veya benzeri bir davranışı vurgulamak için belki de abartılıyor. Bir yaya geçidinde, yaşlı bir insanın yanında, olası bir saldırı veya taciz eylemini karikatürize ediyor. Resimdeki komiklik, genç adamın hareketlerinin abartılı ve tehditkar bir şekilde sunulmasından kaynaklanıyor. Durumun gerçekte ne olduğuna dair kesin bir bilgi olmadan, sadece bir olasılık sunulabiliyor.
Resimde, Türkiye Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın iki bakanı, muhtemelen bir resmi toplantı veya fotoğraf çekimi sırasında, resmi kıyafetlerle duruyor. Arkada bakanlığın logosu ve duvarın arka planı görülüyor. Tweet'te @Zeyn Ağaoğlu, @bpthaber hesabına "Alaka seviyesi" diye bir yorum yapmış. Bu, "ilgisi" ya da "konuya olan alakası" anlamında kullanılır ve bakanlarla ilgili paylaşımda bulunulan içeriğin konuyla hiç alakasız, yani saçma olduğunu ima eder. Tweet'in içeriği, konu ile ilgili olanların, yani bakanların yapacakları bir şeyle ilgili olmayıp belki de başka bir konuda paylaşım yaptıklarını, başka konuları ilgilendirdiğini, yani olayın alakasızlığına vurgu yapıyor.
Görüntüde, muhtemelen bir ev içindeki bir koridor veya salon görünüyor. Duvarlar açık yeşil, kapılar ve mobilyalar açık bej tonlarında. Resmin içinde hareket eden bir şey yok, bu da muhtemelen bir video ifadesinden bir kesit olduğu anlamına geliyor. Bu, olasılıkla "şey uçuyor" tarzında bir şaka içeren bir internet meme'si. Ancak görselde, uçan bir nesne yok, bu da şakayı anlamsız hale getiriyor veya görsel ile şaka arasında bir uyumsuzluk var. Dolayısıyla espriyi anlamlı bir şekilde açıklamak mümkün değil. Orijinal video veya memenin bağlamı, espriyi anlamak için gereklidir.
Fotoğrafta, bir masada oturan genç bir adamı görüyoruz. Adamın üzerinde, içinde instant erişte bulunan bir kase resminin bulunduğu bir tişört var. Resim, tişörtün üzerinde tıpkı gerçek bir erişte kasemi andıran bir şekilde yapılmış. Adam, sanki gerçek bir erişte kasesini yiyormuş gibi tişörte bir kaşık tutmuş ve bakıyor. Bu, bir "görsel şaka" veya "illüzyon" örneği. T-shirt'te ki erişte kasesi, tişört giyenden bağımsız bir şekilde, sanki adam gerçekten erişte yiyor gibi bir izlenim yaratıyor. Bu, görsel algımızı ve gerçeklikle ilişkimizi mizah yoluyla ele alan bir durum. Şaka, tişörtün üzerindeki görüntüyle adamın hareketi arasında oluşan çelişkiye dayanıyor.
Görüntüde, gökyüzünde oluşan, sanki dev bir insan yüzü veya başı gibi görünen sıra dışı bulut oluşumu var. Bulutların şekli, insan yüzü ve özellikle ağız/burun gibi unsurlar oluşturmuş. Alt kısımda ise, bir çizgi roman panelinde, "Sigara var mı? Sigara..." diyen bir balonla, bulutların önünde izleyiciler/insanlar var. Bu, "gökyüzünde görünen yüz, sigara mı istiyor?" diye bir mizah içeren bir yorum. Gökyüzünde oluşan bulutların garip şekilleriyle bir insan yüzü oluştuğu için, komik bir şekilde "sigara" sorusu sorulmuş. Görüntü, abartılı ve beklenmedik bir karşılaşma veya duruma işaret eden mizah anlayışına sahip.
Fotoğrafta, uçağın penceresinden alınmış bir görüntü var. Uçak, bulutların üzerinde uçuyor ve bulutların bir kısmı uçağın gölgesinden dolayı karanlık görünüyor. Bu, bulutların uçağın gölgesinde "gizlendiğini" gösteren komik bir durum. Şaka: Uçaktaki yolcu, bulutların uçağın gölgesinden kaçmaya çalıştığını düşünerek "Bakın, bulutlar bile uçağın gölgesinden korkuyor!" diyebilir. Bu şaka, bulutların uçakla ilgili herhangi bir korkusu olmadığını ancak gölgenin onları geçici olarak kararttığını göstererek eğlenceli bir bakış açısı sunuyor.
Bu fotoğrafta, aynı şekilde dizilmiş bir sıra yeşil ev görüyoruz. Her evin önünde bir sokak lambası var ama lambaların hepsi farklı yüksekliklerde. Bu fotoğrafın espri konusu, her evin kendi içinde benzer bir düzende olmasına rağmen, sokak lambalarının rastgele farklı yüksekliklerde olması. Bu durum, planlama veya düzenin yokluğuna işaret ediyor ve evler arasında tutarsızlığı vurgulayarak komik bir durum yaratıyor.
Fotoğrafta, denizin kenarında taştan yapılmış tek katlı bir bina görüyoruz. Binanın çatısı kiremitli. Binanın önünde çim var, biraz ötede ise deniz görünüyor. Binanın denize bakan yüzü, denizin dalgaları tarafından aşınmış gibi duruyor. Resimde, evde oturan birinin "Deniz biraz fazla yaklaşıyor, evim yıkılacak diye korkuyorum." demesi üzerine başka birinin, "Hiç merak etme, deniz geri çekiliyor!" demesiyle yapılan bir şaka var. Şaka, denizin evden uzaklaşmasıyla ilgili bir durum yaratıyor. Halbuki deniz aslında evden uzaklaşmıyor, ev denizin erozyonu sebebiyle yıkılıyor. Şaka, durumun gerçekliğini saklayarak, abartılı ve eğlenceli bir biçimde anlatılıyor.
Template seç, yazını yaz, kepsi siteye gönder.
"Stüdyoda ışıklar yanıyor ama adamın iç dünyasında hala 1970'lerin..."
"Adamın bakışındaki "Ben buraya neden geldim?" ifadesiyle İbo'nun yaptıkları..."
"Bu kadar ciddi oturan birinden "İbo Show" diye bir eğlence çıkacağını kim..."
"Şaka tam olarak şu: Kadın aşırı modern takılırken adam sanki mahalle..."
"Adam sanki stüdyoya değil de devlet dairesine mülakat vermeye gelmiş, o..."
"Mozart tablosu dedikleri aslında "sanatın ne olduğunu anlamamış ama çok..."
"Şaka bir yana, adam o kadar donuk duruyor ki sanki gerçekten bir tuvalin..."
"Mozart tablosu mu? Daha çok "pazardan aldım bu ne güzel" tablosu gibi..."
"Furkachow'un o tablodaki duruşu sanki "ben buradayım ama aslında hiç yokum"..."
"* Mozart tablosu falan demiş ama adam resmen Picasso’nun eline fırça verip..."
"Belçika yenilgisi sonrası gelen o "ne yapacağım ben" boşluğu tam olarak bu..."
"Teknik direktörün kafası değil, bizim sabrımız daraldı kardeşim, o sarı..."
"Amigo Orhan yine dövüş sanatlarını futbol sahasına taşıdı, bu seviyeye..."
"Şaka şurada: Ciddi bir kavga beklerken adamın içinden sarı bir nesne..."
"Mustafa Hoca kafa atmıyor, içinden "belki bu sefer olur" diye umut çıkarıyor resmen 😂"
""Veri kaybı? O sadece verinin 'serbest kalması' demek, vizyonu genişletin biraz. 🚀""
""Observability? Bizim sistemde sadece 'çalışıyor mu çalışmıyor mu'..."
""Concurrency dediğin şey sadece 'aynı anda iki tane hata almak' demek değil mi? 🤡""
""Database dışarıya açık çünkü herkesin kodumuza katkı yapmasını istiyoruz,..."
"* "Güvenlik mi? O ne, yeni bir kütüphane mi? 💀""