İçerik ekle template seç, yaz, gönder
mutfaktayız ile ilgili bulabildiğim postlar, videolar, karikatürler, resimler, tweetler, miimler

Bro is not fooling anyone 😆
Bro is not fooling anyone 😆
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta iki kısım bulunuyor. Sol tarafta, bir tezgahın üzerinde un ve yumurta karışımından oluşan bir makarna hamuru yer alıyor. Üst kısmında ise David Hogg'un Twitter paylaşımı görülüyor. Metinde şöyle yazıyor: "Eğer iyi bir kol egzersizi yapmak istiyorsanız ve sonrasında lezzetli bir şeyler yemek isterseniz, makarna yapmak başlamak için iyi bir yerdir :)" Sağ tarafta ise genç bir adam oturuyor. Arka planda, merdivenlere asılmış çeşitli pankartlar var. Bu pankartlarda "JUSTICE", "AT 17 I WAS IN 188 SCHOOLS" gibi yazılar okunabiliyor. Şakası şu şekilde: David Hogg'un paylaştığı mesajda "makarna yapmak"tan bahsediliyor. Ancak sağ taraftaki fotoğrafta gösterilen kişi, ABD'deki silahlı okul saldırılarının ardından oluşan bir protesto grubunun üyesi olarak biliniyor. Bu kişinin elinde bir silah değil, pasta yapmak için kullanılan bir çatal olduğu düşünülüyor. Şaka, makarna hamurunu hazırlamanın zorluğuna ve bu zorluğun silahlı saldırılarla ilişkilendirilmesine dayanıyor. Bu durum, özellikle Amerika Birleşik Devletleri'ndeki silah kontrolü tartışmaları bağlamında yorumlanabilir.


m @mubyaz. 25 Eki 25 Annem katılımı zoru...
m @mubyaz. 25 Eki 25 Annem katılımı zorunlu whorkshop düzenledi
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, hamur şeritler halinde kesiliyor. Bu görüntü, bir kişinin annesinin zorunlu bir "whorkshop" (çalıştay) düzenlediği ve bu çalıştayda hamur kesme işinin yapıldığı esprisine dayanıyor. "Whorkshop" kelimesi, "work" (iş) ve "shop" (dükkan/atölye) kelimelerinin birleşimi olup, İngilizce'de "çalıştay" anlamına gelir. Burada espri, annenin bu çalıştay sırasında hamur kesme gibi gündelik bir işi bir "çalıştay" olarak sunmasından kaynaklanıyor. Fotoğraf, annenin bu "zorunlu çalıştay"ı ne kadar ciddiye aldığını veya katılanlara ne kadar sabır gerektirebileceğini mizahi bir dille anlatıyor.


Contemplating throwing a ketchup in the ...
Contemplating throwing a ketchup in the Jell-O shot container to ruin somebody's night
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, üzerinde kırmızı bir daire bulunan bir mutfak tezgahı görülüyor. Dairenin içinde, küçük şeffaf kaplarda dolu ketçaplar ve sarı renkli bir sos bulunuyor. Ayrıca tezgahın üzerinde ketçap ve sosla lekelenmiş beyaz bir bez ve birkaç kaşık var. Fotoğrafın altındaki metin, "Birinin gecesini mahvetmek için Jell-O shot kabına ketçap atmayı düşünmek" şeklinde. Bu da, normalde tatlı bir içecek olan Jell-O shot için kullanılan küçük kapların, bu sefer ketçapla doldurularak sürpriz bir şekilde kötü bir tat deneyimi yaşatılacağı anlamına geliyor. Şaka, tatlı ve tuzlu beklentisinin tersine çevrilmesinden kaynaklanıyor.


THE RECIPE SAID TO DICE THE ONION. I WEN...
THE RECIPE SAID TO DICE THE ONION. I WENT TO A LOT OF EFFORT BUT I'M PLEASED WITH THE RESULT.
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Bu fotoğrafta, "The recipe said to dice the onion. I went to a lot of effort but I'm pleased with the result." yazısı ve altında bir kesme tahtası üzerinde duran, küp şeklinde kesilmiş ve üzerine zarların noktaları eklenmiş bir soğan görünüyor. Fotoğraftaki espri, "dice" kelimesinin İngilizce'deki iki anlamından kaynaklanıyor. Birincisi, yemek tariflerinde "küp küp doğramak" anlamına gelir. İkincisi ise "zar atmak" anlamına gelir. Tarifte "soğanı zarla" (dice the onion) denmesi yerine "soğanı küp küp doğra" anlamına gelecek şekilde kullanılmış. Fotoğraftaki kişi ise bu komutu kelimenin tam anlamıyla alıp, soğanı küp şeklinde kesip üzerine zar desenlerini eklemiş ve bununla övünüyor. Yani kişi, soğanı zar gibi keserek kelimenin her iki anlamını da tiye almış.


My girl told me she handling the grill today...
My girl told me she handling the grill today
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, üzerinde büyük alevler olan bir mangal görülüyor. Mangalın üzerinde birkaç parça et pişiyor gibi duruyor. Fotoğraftaki espri ise şöyle: Üzerinde "Kızım bugün mangalı hallettiğimi söyledi" yazısı ve ağlayan bir emoji bulunuyor. Bu, kız arkadaşının mangalı çok fazla ateşte yakıp muhtemelen etleri mahvettiğini ima ediyor. Yani "halletmek" kelimesi burada olumlu bir anlamda değil, durumu daha da kötüleştirmek anlamında kullanılmış.


* @soiled plants2 i made him with my own...
* @soiled plants2 i made him with my own hands and now i have to eat him, what kind of monster am i
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, üzerine ketçap, hardal, turşu ve soğan konulmuş bir sosisli sandviç ve yanında sevimli bir köpek yavrusu şeklinde yapılmış hamur işi görünüyor. Şakası şu şekilde: Kullanıcı, "Onu kendi ellerimle yaptım ve şimdi onu yemem gerekiyor, ne kadar canavarım" yazmış. Burada "onu" derken hem sosisli sandviçi hem de ona benzettiği köpek yavrusunu kastediyor. Yaratıcılığını kullanarak sevimli bir köpek şeklinde sosisli sandviç yapmış ancak şimdi onu yemesi gerektiği için hem yaptığı şeye hem de bunu yapma eylemine karşı bir vicdani muhasebe yaşıyor. Bu durum, hem samimi hem de mizahi bir ikilem yaratıyor.


NLESS CHIN Jean-Luc Bouchard @jlucboucha...
NLESS CHIN Jean-Luc Bouchard @jlucbouchard Slicing my strawberry shortcake ice. cream bar like it's wagyu beef
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta Jean-Luc Bouchard adlı bir kişinin "wagyū dana eti gibi dilimliyorum" notuyla paylaştığı bir çilekli shortcake dondurmalı bisküvi görülüyor. **Fotoğrafın Açıklaması:** Soldaki fotoğrafta, çilekli shortcake dondurmalı bisküvinin bir bıçakla dilimlenmiş bir parçası görülüyor. Dondurmanın içindeki pembe kısım, dışındaki beyaz ve pembe renkli kaplamaya göre daha belirgin bir şekilde ayrılmış durumda. Sağdaki fotoğrafta ise aynı dondurmalı bisküvinin tamamı veya daha büyük bir kısmı, kağıt bir ambalaj içinde gösteriliyor. Bu kısımda da dondurmanın dilimlenmiş gibi duran yapısı ve üzerindeki çıtır kaplaması fark ediliyor. **Espriyi Açıklaması:** Espri, Jean-Luc Bouchard'ın "wagyū dana eti"ne atıfta bulunmasından kaynaklanıyor. Wagyū, Japonya kökenli, mermerimsi yağıyla bilinen ve genellikle dilimlenerek veya ince ince kesilerek hazırlanan pahalı ve özel bir biftek türüdür. Bu etin kesilme ve sunulma şekli, zarafet ve ustalık gerektiren bir iş olarak görülür. Bouchard, sıradan bir dondurmalı bisküviyi, adeta bir gurme et deneyimiymiş gibi, özenle dilimlediğini söyleyerek ironi yapıyor. Bu benzetme, dondurmanın içindeki pembe ve beyaz katmanın belirgin ayrımını, wagyū etinin yağ ve et dokusunun ayrımına benzeterek, abartılı bir incelik ve ciddiyet gösterisiyle komiklik yaratıyor. Yani, aslında basit bir dondurmayı "çok özelmiş gibi" ele alması, espriyi oluşturuyor.


John Leavitt @LeavittAlone I did it, I m...
John Leavitt @LeavittAlone I did it, I made an LGBT Follow
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Bu fotoğrafta, John Leavitt adında birinin "I did it, I made an LGBT" (Başardım, bir LGBT yaptım) başlığıyla paylaştığı bir sandviç görülüyor. Sandviçin üzerinde avokado ezmesi, domates dilimleri, marul ve en üstte ise çıtır çıtır kızarmış pastırma dilimleri bulunuyor. Buradaki espri, LGBT'nin kısaltmasının benzerliğinden kaynaklanıyor. Sandviçin malzemelerinin baş harfleri LGBT ile ilişkilendirilerek ironik bir şekilde "LGBT sandviç" yapıldığı ima ediliyor. Örneğin: * **L** - Lettuce (Marul) * **G** - Guacamole (Avokado ezmesi) * **B** - Bacon (Pastırma) * **T** - Tomato (Domates) Yani, esprinin temelinde, kelimelerin baş harflerinin sandviçteki malzemelere benzetilmesi yatıyor.


nico @flightlessnico my future kids wait...
nico @flightlessnico my future kids waiting for dinner: oh god please dont let it be another yoshi pancake we've had these for 4 days straight me in the kithcen:
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, bir karakterin çizgi filmdeki görünüşüne benzeyen bir pancake (bir tür krep) pişirilmekte. Üzerinde "nico" ve "@flightlessnico" yazısı var, bu bir sosyal medya paylaşımı olduğunu gösteriyor. Metinde, "Gelecekteki çocuklarım akşam yemeğini bekliyor: Aman Tanrım, lütfen bu yine bir Yoshi (oyun karakteri) pancake'i olmasın, dört gündür bunu yiyoruz." yazıyor. Ardından ise "Mutfakta ben:" şeklinde bir yazı ve Yoshi pancake'inin pişirilmekte olan görüntüsü yer alıyor. Espri, bir ebeveynin sürekli olarak aynı şekilde yemek hazırlamasından kaynaklanıyor. Çocuklar bu durumdan sıkılmış ve başka bir çeşit yemek beklerken, ebeveyn ise yine aynı karakterin pancake'ini yapmaya devam ediyor. Bu durum, ebeveynlerin bazen yaratıcılıktan uzaklaşabileceği veya çocukların zevklerini tam olarak anlayamayabileceği mizahi bir durumu ortaya koyuyor. Yoshi pancake'i, bu tekrarlayan ve sıkıcı yemek hazırlığının somut bir temsili.


THE INTERNATIONAL SYMBOL FOR "MAYBE I'LL...
THE INTERNATIONAL SYMBOL FOR "MAYBE I'LL MAKE TWO SANDWICHES, I'M NOT SURE YET
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Bu resimde bir mutfak lavabosu ve yanında duran bir bıçak görülüyor. Üstte beyaz harflerle "THE INTERNATIONAL SYMBOL FOR" (Uluslararası Sembolü) yazıyor. Altta ise beyaz harflerle tırnak içinde "MAYBE I'LL MAKE TWO SANDWICHES, I'M NOT SURE YET" (Belki iki sandviç yaparım, henüz emin değilim) yazıyor. **Şaka:** Şaka, birinin sandviç yapmaya niyetlenmesi ama emin olamadığı için bıçağı kullanıp kullanmayacağı konusunda kararsız kalmasını mizahi bir dille anlatıyor. Lavaboda bıçağın durması, sandviç yapma eyleminin henüz başlamadığını ve belirsiz olduğunu ima ediyor. "Uluslararası sembolü" ibaresi ise bu kararsızlığın ne kadar yaygın ve tanıdık bir durum olduğunu vurgulayarak ironi katıyor. Yani, sandviç yapma hazırlığının yarım kalması veya emin olunamaması, sanki evrensel bir sembol haline gelmiş gibi anlatılıyor.


Lauryne @laurynehve First time making ma...
Lauryne @laurynehve First time making marble effect glaze and I'm so proud Martin Fabus @MartinFabus At first glance I thought this was an AirPods case
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Bu görselde iki fotoğraf yan yana yer alıyor. Soldaki fotoğraf, üzerinde kahverengi ve açık renkli mermer desenli bir sır olan dikdörtgen bir tatlıyı gösteriyor. Sağdaki fotoğrafta ise aynı tatlının kesilmiş bir dilimi görünüyor, iç kısmında sarı ve kahverengi katmanlar var. Tatlıyı paylaşan "Laurayne" isimli kişi, mermer efekti glaze yapımında ilk denemesi olduğunu ve gurur duyduğunu belirtiyor. Alt kısımda ise "Martin Fabus" isimli kişi, tatlıyı ilk gördüğünde AirPods kutusu sandığını espri yollu bir şekilde ifade ediyor. Bu şaka, tatlının şeklinin ve mermer deseninin, belirli bir açıdan bakıldığında AirPods şarj kutusuna benzemesinden kaynaklanıyor.


Life Hack: Some people cry when cutting ...
Life Hack: Some people cry when cutting onions, the trick is not to form an emotional bond. WWEDEN STAINLESS Misono UX10
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta bir el, tahta bir kesme tahtası üzerinde bir soğanı kesiyor. Soğanın dilimleri, bıçağın hemen önünde yığılmış durumda. Fotoğrafın üst kısmında ise şu yazı yer alıyor: "Hayat Hack'i: Bazı insanlar soğan doğrarken ağlar, püf noktası duygusal bağ kurmamak." Bu bir espri. Soğan doğramak gözleri yakar ve bu yüzden insanlar ağlar. Espri, soğanları "duygusal" olarak görmemizi, yani bir bağ kurmamamızı önererek bu durumu mizahi bir dille anlatıyor. Eğer soğana duygusal bir bağ kurmazsak, onun tarafından ağlatılmayacağımızı ima ediyor.


He wins this trend.
He wins this trend.
Kaynak

MINE GIRL SCOUTS Making Girl Scout Cooki...
MINE GIRL SCOUTS Making Girl Scout Cookies At Home: Samoas | But Better Joshua Weissman 15K views 27 minutes ago 8:02
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, Joshua Weissman adlı bir youtuber'ın "Making Girl Scout Cookies At Home: Samoas | But Better" (Evde Kız İzcilerin Kurabiyelerini Yapmak: Samoas | Ama Daha İyi) başlıklı bir videosunun ekran görüntüsü görülüyor. Videonun içeriği, Samoas (veya diğer adıyla Caramel Delites) adlı Girl Scout kurabiyelerinin ev yapımı versiyonunu göstermeyi amaçlıyor. Görseldeki şaka, ev yapımı kurabiyenin Girl Scout kurabiyesinden daha büyük ve daha iyi görünmesiyle ilgili. "MINE" (BENİM) yazısı, sol taraftaki büyük kurabiyeyi işaret ederken, "GIRL SCOUTS" (KIZ İZCİLER) yazısı sağ taraftaki daha küçük olanı işaret ediyor. Bu durum, ev yapımı versiyonun, orijinal Girl Scout kurabiyelerinden daha üstün olduğu esprisini yapıyor.


Yapay zeka açıklaması
Kaynak

Göz göze geldik
Göz göze geldik
Kaynak

What’s your move if you see this before ...
What’s your move if you see this before your 12-hour shift?
Kaynak

i believe in front right burner SUPREMACY 72...
i believe in front right burner SUPREMACY 72
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta bir ocak, yanan bir gözü ve önünde diz çökmüş bir siluet bulunuyor. Üst kısımda "inanıyorum" yazısı ve altında "Ön Sağ Ocak Üstünlüğü" ifadesi yer alıyor. Şaka, mutfak ocaklarının ön sağ gözünün en iyi olduğu ve bu gözü kullananların ona "tapındığı" fikrine dayanıyor. Ocak gözünün siluet tarafından "kutsal" görülmesi ve ona karşı duyulan saygıyı ifade etmesi ironik bir durum yaratıyor.


bilal hancı okey 1904/3300 videolararsivi...
bilal hancı okey 1904/3300 videolararsivi
Kaynak

What DOES NOT go on a hamburger? HEINZ T...
What DOES NOT go on a hamburger? HEINZ TOMATO KETCHUP Best Foods REAL 20 HEINZ YELLOW MUSTARD
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Görselde, hamburgerin üzerine gelmeyecek olan malzemeler gösteriliyor. Resimde, pastırma, mayonez, hardal, domates salçası, peynir, marul, soğan, domates ve turşu bulunmaktadır. Şaka, hamburgerin klasik malzemeleri olan pastırma, hardal, domates salçası, peynir, soğan, domates ve marulun dışında kalan malzemelerin - bu durumda mayonez - hamburgerin üzerine konmadığı gerçeğine dayanıyor. Bu nedenle, "hamburgerde olmayan şey" diye sorulmuş bir mizah içeren resimdir. Mayonezin hamburgerde geleneksel olarak bulunmadığıyla ilgili bir espridir.


İçerik ekle

Template seç, yazını yaz, kepsi siteye gönder.

Keps yap →

💬 Son Yorumlar