O kadar etkileyici ki mutlaka okuyunuz..Ama kim olduğumuzu unuttuk..Nereye gideceğimizi unuttuk.. TRENDS trendfedaisi Fâni @oncesukut Tam metroya bineceğim, bir tane yaşlı amca makinenin önünde panik yapmış dolduramıyor kartı, arkasında birkaç tane genç birikmiş bağırıyor amcaya “-hadi be napıyosun, flört mü ediyosun makinayla” tabi bunu duyunca delirdim, napıyosunuz ya dedim gittim amcaya yardım ediyorum @uzm simgesoydan Fâni @oncesukut · 1gn Canım amcam sen ne istiyorsun dedim, kartım yok dedi, doldurduk kartını dedim al istediğin yere git bununla hatta sen başvuru yap senin yaşına ücretsiz ulaşım dedim, neyse ben de doldurdum kendi kartımı metroya geldim baktım amca orada bekliyor hala, ne oldu dedim ++++ 3 L7 125 2.908 * Fâni @oncesukut · 1gn Yavrum adres soracaktım beni azarlarlar diye soramadım, seni bekledim dedi, olur mu öyle şey amcam dedim, peki nereye gidecektin sen dedim. Üsküdar marmaray dedi. Amca kirazlıdayız karşı tarafta o nasıl buraya geldin uzak dedim, kaf
Yapay zeka açıklaması
Fotoğrafta bir Twitter konuşmasının ekran görüntüsü var. Konuşmada, "Fani" adlı bir kullanıcı amcasıyla ilgili bir anekdot anlatıyor. Amcası İstanbul'a gelmiş ve Fani onunla buluşmak için metroya gitmiş. Fani, amcasının metroda beklediğini düşünmüş, ancak amcası aslında Üsküdar'da bir yerde beklemiş. Amcasının, Fani'yi aramasını veya nerede olduğunu sormasını istemediği için Fani kendisinin amcasını bulması gerektiğini anlatıyor.
Bu gönderideki espri, amcanın Fani'ye tam olarak nerede olduğunu söylememesi ve Fani'nin onu aramak zorunda kalmasıyla ilgili. Amcanın belki de Fani'ye bir sürpriz yapmak istediği veya Fani'nin biraz uğraşmasını istediği ima ediliyor.
Fotoğrafta Twitter'da iki farklı paylaşım görünüyor. İlk paylaşımda, Fani adlı kullanıcı, bir amcanın Üsküdar'a doğru metroya bindiğini anlatıyor. İkinci paylaşımda ise, Fani'nin amcaya "Muhabbet olsun" dediğini, amcanın da Malatyalı olduğunu söylediğini anlatıyor. Fani de amcaya, "Var mı kayısı bahçesi filan?" diye sormuş. Amca ise, "Emekli ağır ceza hakimim, vay be" diye cevap vermiş. Amcanın emekli ağır ceza hakimi olduğunu söylemesi, Fani'nin kayısı bahçesi sorusuyla dalga geçmesi ve aynı zamanda esprili bir şekilde amcanın otoriter kişiliğini vurgulaması bu paylaşımın mizahını oluşturuyor.
Kısacası, fotoğrafta anlatılan şaka, amcanın emekli ağır ceza hakimi olduğunu söylemesiyle, Fani'nin kayısı bahçesi sorusuna esprili bir şekilde cevap vermesi üzerine kurulu.
Fotoğrafta iki farklı tweet paylaşımı görülüyor. İlk tweet'te "Fani" adlı kullanıcı, amcasının Malatya'dan İstanbul'a nasıl geldiğini sorduğunu, amcasının da hatırlamadığını ve bu durum karşısında amcanın sanki demans hastasıymış gibi davrandığını, geçmişini unutmuş gibi davrandığını anlatıyor. İkinci tweet'te ise yine Fani, amcasının "Oğlum beni Üsküdar Marmarayda bekliyor" dediğini ve telefon nerede diye sorduğunu, amcasının da "Üsküdar Marmarayda" cevabını verdiğini, bir süre bekleyince amcasının kimliğini gösterdiğini ve sonra amcanın soyadını araştırmaya başladığını anlatıyor.
Bu iki tweet'te yapılan espri, amcanın yaşı ve hafızası ile ilgili. Amcanın birinci tweet'te geçmişini hatırlamaması, ikinci tweet'te ise basit bir soruyu bile hatırlayamaması, amcanın yaşı ilerlemiş ve hafızası zayıflamış olduğu anlamına geliyor. Ayrıca, amcanın ikinci tweet'te "Üsküdar Marmarayda" cevabını vermesi, amcanın olayın geçtiği yeri dahi hatırlayamadığını ve sadece bildiği yeri söylediğini gösteriyor.
Genel olarak espri, amcanın yaşlılığı ve hafıza kaybıyla ilgili olarak komik bir şekilde anlatılıyor.
Fotoğrafta iki farklı tweet görülüyor. İkisinde de "Fani" isimli bir kullanıcı tarafından yazılmış, esprili ve günlük hayattan kesitler sunan tweetler var.
**İlk tweet'te:** Fani, birinin kendisine kızının telefon numarasını verdiğini ancak bu numaranın yanlış olduğunu ve gece gece yanlış kişiyi rahatsız ettiğini anlatıyor. Kızının telefon numarası yanlış olduğu için, "Üsküdar Marmaray'da mısınız?" diye soruyor.
**İkinci tweet'te:** Fani, birine Einstein'ın telefon numarasını verdiğini ve gece gece yanlış kişiyi rahatsız ettiğini anlatıyor. Daha sonra da "Üsküdar Marmaray'da mısınız?" diye soruyor.
Bu tweetlerde espri, "Üsküdar Marmaray'da mısınız?" sorusunun, kişinin yanlışlıkla arandığında sıklıkla kullanılan bir sorgu ifadesine dönüştürülmesinden kaynaklanıyor. Bu da, gündelik yaşamda karşılaşılan küçük absürt durumları ve yanlışlıkları esprili bir şekilde dile getiriyor.
Fotoğrafta Twitter'dan iki farklı paylaşım gösteriliyor. İkinci paylaşımda yazar "Ama oğlu polisti 3 yıl önce şehit oldu! Ve oğluyla son telefon görüşmesinde "BABA ÜSKÜDAR MARMARAYDA SENİ BEKLİYORUM" Demiş, her şeyi unuttu onu unutmuyor, arada evden kaçıp buraya geliyor. Dizlerimin bağı çözüldü. Kaldım öylece neyse onlar gitti kafamda cümleler dolaşıyor..." diye yazmış.
Bu, aslında bir mizah, ama aynı zamanda acı bir gerçekliği de yansıtıyor. Yazar, sevdiği birini kaybetmekle nasıl baş edemediğini, acısının nasıl onu rahatsız ettiğini ve geçmiş anılarıyla nasıl boğuştuğunu anlatıyor. Üsküdar Marmarayda görüşme, oğluyla olan son konuşması, onu o anlara geri götürüyor ve hem mutlu hem de acı verici anıları tekrar yaşıyor.
Bu paylaşım, aniden ve beklenmedik bir kayıp yaşayanların duygusal mücadelesini ve travmanın günlük hayatlarını nasıl etkilediğini gösteren bir örnek.
Fotoğrafta, Twitter'da iki farklı tweet gösteriliyor. İlk tweet, "Belki dedim oğlu gerçekten de oraya geliyor ama biz göremiyoruz, sonra konu üzerinde daha sonra düşündüm demans hastalığı bizim de hastalığımız toplumu olarak, geçmişimizi unuttuk sağa sola savruluyoruz nereye gittiğimizi bilmeden evet oyunlarda yüksek puan alıyoruz, yemek yiyoruz" diyor. İkinci tweet ise "Ama kim olduğumuzu unuttuk... Nereye gideceğimizi unuttuk..." diyor.
Bu tweetlerin oluşturduğu mizah, insanların demans hastalığına yakalandıklarında dünyayı nasıl algıladıkları üzerine kurulu. İlk tweette, kişi hastalığının farkında değil ve normal hayatına devam ediyor. Oyun oynuyor, yemek yiyor ama nereye gittiği, ne yaptığı veya kim olduğu hakkında hiçbir fikri yok. İkinci tweet ise bu durumun farkına varılıyor ve "kim olduğumuzu" ve "nereye gideceğimizi" unuttuğumuzu kabul ediyor. Bu şekilde, demans hastalığının etkilerini esprili bir dille ve ironik bir şekilde anlatıyor.