İçerik ekle template seç, yaz, gönder
kadıncinayetleripolitiktir ile ilgili bulabildiğim postlar, videolar, karikatürler, resimler, tweetler, miimler

Türkiye'de 2022 yılında 334 kadın öldürü...
Türkiye'de 2022 yılında 334 kadın öldürüldü, 245 kadın ölümü ise şüpheli. Her gün başka bir haber okuyoruz değil mi? Peki her gün 1 kadın öldürülürken neler yapıldı? Gerekli adımlar atılmadı ve hala atılmıyor. Her gün 1 can. Duygularımızı ifade etmek çok zor. YETER gerçekten YETER! #KadınCinayetleriPolitiktir
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, mor-pembe tonlarda, koyu bir arka plan üzerinde, kadın cinayetlerine dikkat çeken bir görsel bulunmaktadır. Görselde, 2022 yılında Türkiye'de işlenen 334 kadın cinayeti ve 245 şüpheli kadın ölümünün rakamları yer almaktadır. Ayrıca, neredeyse her gün bir can kaybedildiğine vurgu yapılıyor. Bu, kadın cinayetlerinin vahim ve korkunç bir gerçeklik olduğunu, toplumsal bir sorunu ve çözüm bekleyen bir krizi temsil eden bir görsel. "Neredeyse günde 1 canımızı kaybettik" ifadesi, bu trajik durumu vurgulamak için kullanılan ve oldukça dokunaklı bir ifade. Üzücü bir gerçeklik karşısında duyulan acı ve kayıp duygusunu pekiştiren bir ifade.


Yeter! Yeter! #KadınCinayetleriPolitikti...
Yeter! Yeter! #KadınCinayetleriPolitiktir Söyleyecek söz bırakmadınız insanlarda, her gün yeni bir şekilde şaşırtmayı ve korkutmayı başarıyorsunuz. Böyle korkuyla yaşamayı hak etmiyoruz! Kaynak: @kiz_basina nın içeriğindeki metinleri kullanarak gönderiyi hazırladık
Yapay zeka açıklaması

Resimde, Osman Çalli adlı bir kişinin Belçika'da dört kadını öldürdüğü ve iki kişiyi yaraladığı için ömür boyu hapse mahkum edildiği yazıyor. Cezasının kalanının Türkiye'de çekmek için iade edildiği ve serbest bırakıldığı da belirtilmiş. Son cümle, "Katil açıklamasında "15 yıl cezamı çektim. Güneşin ve denizin tadını çıkarıyorum" dedi" şeklinde. Şaka, Osman Çalli'nin cezasını Türkiye'de çekmek için iade edilmesinin ve serbest bırakılmasının, onun suçlarının çok ağır olmasına rağmen, Türkiye'nin ceza sisteminin daha kolay olduğunu ima etmesi. "Güneşin ve denizin tadını çıkarıyorum" sözü de bu imayı güçlendirir. Bu şaka, Türkiye'nin adalet sisteminin zaaflarına ve "cezaların hafifliğine" gönderme yaparak, toplumsal bir eleştiriyi içerir. Ancak bu şaka, oldukça hassas bir konuya değindiği için, bazı kişiler tarafından rahatsız edici bulunabilir. Resimde beyaz yazı ile siyah bir arka plan üzerine "Ağrı'da kaybolan ve cesedi bulunan 4 yaşındaki Leyla Aydemir'in davasındaki tüm sanıklar beraat etti." yazıyor. Sağ alt köşede ise kırmızı bir dairenin içinde beyaz harflerle "TD" ve siyah bir çaydanlık resmi bulunuyor. Bu resimde yapılan espri, Ağrı'nın Türkiye'de soğuk bir il olması ve çaydanlığın da sıcak içecekler ile ilişkilendirilmesiyle ortaya çıkıyor. Ağrı'da kaybolan ve cesedi bulunan küçük bir çocuğun davasındaki tüm sanıkların "beraat etmesi", yani suçsuz bulunması, Ağrı'nın soğuk havasına bir gönderme olarak yorumlanabilir. Bu soğuk hava, olayda sıcak su kullanılmış olabileceği ve sanıkların beraat etmesinin sebebinin bu olabileceği şeklinde bir espri yaratıyor. Bu görüntü, Türkiye'de kadın cinayetlerini ele alan ve bunun siyasi bir sorun olduğunu vurgulayan bir afiş. Afişte, son 48 saatte yaşanan üç kadın cinayeti olayı yer alıyor: * 16 yaşındaki Sila Şentürk, ailesinin zorla nişanlandırdığı bir adam tarafından öldürüldü. * Belçika'da 4 kadını katleden Osman Çallı, müebbet hapis cezasını çekmek üzere Türkiye'ye iade edildi ve serbest bırakıldı. * 4 yaşındaki Leyla Aydemir cinayetinin davasındaki tüm sanıklar serbest bırakıldı. Afişte ayrıca, Eyyupsultan'daki kadın sığınma evinin "mağdurların kocaları olay çıkardığı" gerekçesiyle kapatıldığı da belirtiliyor. Afişdeki espri, kadın cinayetlerinin Türkiye'de ne kadar yaygın olduğunu ve bununla mücadele etmek için siyasi bir irade olmadığını vurgulamak için kullanılan bir ironi. Kadın cinayetleri, Türkiye'de siyasi bir sorun olarak ele alınmıyor, hatta mağdurların kendilerinin suçlu gösterilmeye çalışılıyor. Afişteki son cümle olan "Kadın cinayetleri politiktir" bu durumu vurguluyor. Resimde, "YETER" kelimesi tekrar eden ve üst üste binmiş bir şekilde görülüyor. Kelimenin etrafında da yine "YETER" kelimesi farklı renk ve boyutlarda tekrar ediliyor. Resmin şakası, "YETER" kelimesinin tekrarından kaynaklanıyor. İnsanların sürekli olarak aynı şeyi tekrar etmesi ve bu tekrarın artık sinir bozucu hale gelmesi gibi bir durum. Bu, "YETER!" demek istedikleri zamanların ne kadar sık ​​olduğunu gösteriyor. Fotoğrafta siyah zemin üzerine kırmızı fontla yazılmış 48 saatte yaşanan Türkiye'deki olaylar hakkında bilgiler yer alıyor. * 16 yaşında Sila Şentürk, ailesi tarafından zorla evlendirildiği bir adam tarafından öldürüldü. * Osman Çalış, Belçika'da 4 kadın cinayetinden hüküm giydi, Türkiye'ye iade edildi ve cezasını orada çekmeye başladı. * Leyla Aydın'ın cinayetinde şüpheliler serbest bırakıldı. * Kadın sığınağı, "erkeklerin mağdurların yakınlarına saldırmaması" gerekçesiyle kapatıldı. Görseldeki "Kadın cinayeti politiktir" yazılı kırmızı kare ve çaydanlık simgesi, Türkiye'deki kadına yönelik şiddete ve olayların üstünün örtülmesine ironik bir şekilde gönderme yapıyor.


414 can. 414. Her gün başka bir haber ok...
414 can. 414. Her gün başka bir haber okuyoruz değil mi? Artık neredeyse “günlük normal" haline geliyor. Ve hala gerekli adımlar atılmıyor, sadece “abartıldığı” söyleniyor. Korkarak yaşamak zorunda değiliz ve hayır ABARTMIYORUZ! 414 can. Bunu okuyun. Görevinizi yapın, önlemleri alın, kanunları uygulayın. #KadınCinayetleriPolitiktir 414 lives. 414. We read a different news every day, right? It’s almost becoming a “daily normal” now. And still the necessary steps are not taken, it is just said to be “exaggerated". We don’t have to live in fear and no we don’t exaggerate! 414 lives. Read it again. Do your duty, take the precautions, enforce the laws. #FemicideIsPolitical Kaynak:
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta 2021 yılında 414 kadının öldüğünü gösteren bir haber başlığı ve altında bir elin içinde pembe kurdele görülüyor. Bu haber başlığı, 2021 yılında 414 kadının hayatını kaybettiğini vurgulayarak, kadın şiddeti konusuna dikkat çekiyor. **Şaka:** "414 kadın öldü" başlığı, pembe kurdeleyi görerek kadın şiddetine karşı mücadeleyi sembolize eden bir elin içinde sunulmasıyla, haberin ironik bir şekilde kadının cinayetini "pembe kurdele" olarak tanımlamasını ima ediyor. Bu durum, kadın şiddeti konusunda toplumun duyarlılığının yetersizliğini ve kadının ölümünü bir "kurdele" olarak görme eğilimini eleştiriyor. Resimde "2021 yılında 414 kadın öldürüldü. Bu ülkede kadınların nasıl güvende hissetmesini bekliyorsunuz?" yazan bir afiş ve altında kadın isimleri yazılı bir liste bulunmaktadır. Bu resimde kadın isimleriyle oluşturulan liste, kadın cinayetlerinin sayısının çokluğunu ve bu cinayetlerde kadınların isimlerinin sadece birer istatistik olarak görülmesini eleştiriyor. Afişteki soru ise ülkede kadınların güvenliğinin sağlanamadığına dikkat çekiyor. Resimde siyah bir zemin üzerine beyaz renkte "2021 yılında 414 kadın öldürüldü. Bu ülkede kadın cinayetlerini durdurmak için ne yapıldı?" yazısı bulunmaktadır. Yazının sağ tarafında ise bir elin içi görünmekte ve elin içinde beyaz renkte kadın isimleri yazılıdır. Bu resimde, kadın cinayetlerinin önlenmesi için ne yapıldığı soruluyor. Ancak resimde verilen cevap ise elin içinde yazılı kadın isimleri ile sınırlı kalıyor. Bu da, kadın cinayetleri hakkında yeterince önlem alınmadığı ve konunun ciddiye alınmadığı ima ediliyor. Resim, kadın cinayetlerine karşı farkındalık yaratmak ve konuya dikkat çekmek amacıyla hazırlanmış bir mizah çalışmasıdır. Fotoğrafta, siyah bir zemin üzerinde beyaz yazı ile "2021 yılında 414 kadın öldürüldü." yazmaktadır. Aynı zamanda büyük pembe harflerle "Türkiye Temmuz 2021'de İstanbul Sözleşmesi'nden çekildi." yazmaktadır. Fotoğrafın sağ alt köşesinde ise "TD" yazan bir logo bulunmaktadır. Bu görsel, İstanbul Sözleşmesi'nden çekilme kararını eleştiren bir mizah unsuru barındırıyor. 2021 yılında 414 kadının öldürüldüğü istatistiğiyle, Türkiye'nin İstanbul Sözleşmesi'nden çekilme kararının kadın cinayetlerini artıracağı ve bu olayların kabul edilebilir hale gelmesi için bir zemin yaratacağı ironik bir şekilde gösterilmektedir. Bu görsel, İstanbul Sözleşmesi'nden çekilme kararını eleştiren bir mizah unsuru ile birlikte önemli bir sosyal mesajı da taşıyor. Resimde, 2021 yılında 414 kadının öldürüldüğü ve siyasetçilerin "kadın cinayetleri abartılıyor" açıklamaları yaptığı belirtiliyor. Resmin altında, kadın isimleriyle dolu bir el resmi var. Bu resimde, kadınların isimleriyle dolu bir elin olması, kadın cinayetlerinin "abartıldığını" söyleyen siyasetçilerin, aslında kadınlara yönelik şiddeti görmezden geldiğini ve kadınların hayatlarını önemsemediğini gösteren bir eleştiri olarak yorumlanabilir. Şaka, kadınların isimleriyle dolu elin, kadın cinayetlerinin "abartılmadığını" ve bu olayların gerçekliğini vurgulamak için kullanılmış olmasıdır. Fotoğrafta siyah bir zemin üzerine beyaz yazı ile "2021 yılında 414 kadın öldürüldü." yazıyor. Daha sonra pembe renkte "Kadın cinayetleri politiktir." yazıyor. Sağ tarafta ise yine beyaz renkte kadın isimleri ve soyadlarının yazılı olduğu bir el resmi bulunuyor. Bu görsel, kadın cinayetlerinin politik bir mesele olduğunu ve bunların sadece bireysel olaylar olmadığını, sistematik bir sorun olduğunu vurguluyor. Kadın isimleri, kadın cinayetlerinin rastgele olmadığını, toplumsal bir sorun olduğunu ve çoğu zaman sistematik bir şekilde gerçekleştiğini gösteriyor. Bu, isimleriyle birlikte rastgele sıralanmış birçok Türk insanının isimlerinin bir listesidir. Fotoğrafta bir espri yok, sadece bir isim listesi var.


KADIN CİNAYETLERİ POLİTİKTİR! Bu kadar. ...
KADIN CİNAYETLERİ POLİTİKTİR! Bu kadar. FEMICIDES ARE POLITICAL! #kadıncinayetleripolitiktir #esrahankulu #aleynaçakır #ümitcanuygun Kaynak / Source:
Yapay zeka açıklaması

Görselde, Ümitcan Uygun'un Esra Hankulu cinayetiyle ilgili gözaltına alındığı haberi görülüyor. Ümitcan Uygun'un daha önce Aleyna Çakır'ı darp edip videoya çektiği ve Aleyna Çakır'ın hayatını kaybettiği bilgisi veriliyor. Bu haber, gerçek bir olaydan esinlenilmiş bir mizah içeriyor. Aleyna Çakır cinayetiyle ilgili haberlerde, Ümitcan Uygun'un Aleyna Çakır'ı darp edip videoya çektiği ve Aleyna Çakır'ın hayatını kaybettiği bilgisi yer almıştı. Bu haberde ise, Ümitcan Uygun'un bu sefer de Esra Hankulu'nun ölümünden sorumlu tutulduğu, ancak bu sefer de Esra Hankulu'nun cinayetiyle ilgili bir videonun olmadığı belirtiliyor. Bu durum, Ümitcan Uygun'un "video çekmediği zaman" da suç işlemesinin mümkün olduğuna işaret ediyor. Kısacası, bu haber mizahını, Ümitcan Uygun'un her zaman bir şekilde suçlu olduğu algısını abartarak ve gerçek olaylardan yola çıkarak oluşturuyor. Bu görsel, Esra Hankulu cinayetinin kurbanı olan genç kızın ailesi için empati çağrısında bulunuyor. Görselde, "Kurbanı Suçlamayın!" yazıyor ve ardından sosyal medyada vicdansız insanların Esra Hankulu ile ilgili yaptığı çirkin yorumlardan bahsediliyor. Görseldeki espri, cinayetin failini savunmak yerine, ailesinin acısına saygı göstermek ve kurbanı suçlamamanın önemini vurguluyor. Görselin alt kısmında bulunan "Cinayetin suçlusu cinayeti işleyendidir, kurban değil. Saçmalamayın!" yazısı, bu mesajı daha da belirgin hale getiriyor. Kısacası, görsel, cinayet mağdurlarının ve ailelerinin acılarına saygı göstermeyi ve vicdanlı olmayı hatırlatıyor. Resimde, "Ümitcan Uygun, Aleyna Çakır'ın cinayetinden dolayı tutukluyken 19 gün sonra serbest bırakıldığı ve Esra Hankulu'nun cinayetiyle ilgili şüpheli olarak yeniden tutuklandığı" haberinin bir parçası var. Resimdeki şaka, Ümitcan Uygun'un Aleyna Çakır'ın cinayetiyle ilgili olarak serbest bırakıldıktan kısa bir süre sonra yeni bir cinayetle bağlantılı olarak tekrar tutuklanmasıdır. Bu durum, sanki Ümitcan Uygun'un serbest bırakılması "bir şaka" gibi ve başkalarını öldürmeye devam etme şansı vermiş gibi algılanabilir. Bu nedenle "Do we need to beg for our lives?" sorusu, okuyucunun bu durumdan duyduğu endişeyi ve Ümitcan Uygun'un serbest bırakılması kararının mantıklı olup olmadığını sorgulamasını temsil eder. Resimde mor bir arka plan üzerinde beyaz yazı ile "Kurbanı Suçlama!" yazıyor. Altında ise kurbanı suçlamanın yanlışlığı ve bunun nedeninin cinayet işleyen kişi olduğuna dair bir metin yer alıyor. Şaka ise, cinayet mağdurunu, cinayet işleyen kişiyle olan ilişkisinden dolayı suçlamanın absürt olduğuna dikkat çekmesidir. **Türkçe Açıklama:** Resimde, mor bir arka plan üzerinde beyaz yazı ile "Kurbanı Suçlama!" yazıyor. Altında ise kurbanı suçlamanın yanlışlığı ve bunun nedeninin cinayet işleyen kişi olduğuna dair bir metin yer alıyor. Şaka, cinayet mağdurunu, cinayet işleyen kişiyle olan ilişkisinden dolayı suçlamanın absürt olduğuna dikkat çekmesidir.


haklısın Büşra @yinemihakliyim 19 yaşınd...
haklısın Büşra @yinemihakliyim 19 yaşında genceciksin. önünde daha bir sürü gün, bir sürü hayal, bir sürü plan var ama caninin biri gelip onu reddettiğin için seni öldürüyor. ben bu insanlık dışı düzenden bıktım artık. * BPT @bpthaber 3s 19 yaşındaki Hazal Tektaş, reddettiği erkek tarafından başından silahla vurularak öldürüldü. STA+CAY MICOON
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

haklısın Büşra @yinemihakliyim 19 yaşında genceciksin. önünde daha bir sürü gün, bir sürü hayal, bir sürü plan var ama caninin...


Artık ne denir nasıl denir bilmiyorum. C...
Artık ne denir nasıl denir bilmiyorum. Caydırıcı cezalar olmadıkça bu utanmaz şerefsizler, insanlarımızı öldürmeye devam edecekler. Kadın cinayetlerine bir dur demek için neyi bekliyorsunuz? Bir son verin artık!
Yapay zeka açıklaması

Artık ne denir nasıl denir bilmiyorum. Caydırıcı cezalar olmadıkça bu utanmaz şerefsizler, insanlarımızı öldürmeye devam...


İçerik ekle

Template seç, yazını yaz, kepsi siteye gönder.

Keps yap →

💬 Son Yorumlar