İçerik ekle template seç, yaz, gönder
istanbulnostaljisi ile ilgili bulabildiğim postlar, videolar, karikatürler, resimler, tweetler, miimler

Bir zamanlar İstanbul yeryüzünün cenneti...
Bir zamanlar İstanbul yeryüzünün cennetiyken, 1974
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta Boğaz Köprüsü'nün geniş açılı bir çekimi görülüyor. Köprü, yemyeşil tepeler ve mavi sular üzerinde yükseliyor. Köprünün üzerinden geçen araçlar ve köprünün kenarlarında yer alan yapılar dikkat çekiyor. Uzakta ise şehrin silueti beliriyor. Fotoğrafta bir espri bulunmamaktadır. Bu tür geniş açılı, turistik manzaraları gösteren fotoğraflar genellikle belgesel veya tanıtım amaçlıdır.


@bosunatiklama Ah be Memoli 🥲 Sadece Mem...
@bosunatiklama Ah be Memoli 🥲 Sadece Memoli'nin koştuğu sahneleri izleyerek çok güzel bir İstanbul nostaljisi yapabilirsiniz.. - Yılan Hikayesi (1999-2002)
Videoda söylenenler: “Everybody, everybody.”
Kaynak

📸 Galata Kulesi, İstanbul. (1854)
📸 Galata Kulesi, İstanbul. (1854)
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta İstanbul'un, muhtemelen 19. yüzyıl sonu veya 20. yüzyıl başı gibi bir dönemde, Galata Kulesi'nin önündeki bir sokak görünümü yer alıyor. Sokakta taş döşeme ve etrafında sıralanmış, ahşap cepheli evler mevcut. Arka planda, kule ile birlikte sur duvarları ve diğer yapıların izleri de görülüyor. Fotoğrafın tonu, eski bir fotoğrafın karakteristiği olan soluk gri-kahverengi tonlarda. Fotoğrafta herhangi bir "şaka" yok. Sadece tarihi bir anın, bir sokak manzarasının fotoğrafı. Belki de konu hakkında bir yorum, bir bilgi veya bir kıyaslama yapabilirsiniz. Ancak şaka için herhangi bir bağlam yok.


📸 50'li yıllarda İstanbul Gümüşsuyu'nda ...
📸 50'li yıllarda İstanbul Gümüşsuyu'nda çekilmiş. Arkadaki Dolmabahçe Camii.
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, muhtemelen 1950'ler veya 1960'lar gibi geçmiş bir dönemde, muhtemelen İstanbul'da, muhtemelen bir tarihi mekânın önünde, grup halinde poz veren genç kadınlar görünüyor. Kadınlar, o dönemin modasına uygun, etek ve bluzlarla giyiniyorlar. Görüntü, o dönemde yaygın olan kıyafetleri ve sosyal ortamı yansıtıyor. Arkalarında ise, cami ve diğer tarihi yapılar ile şehir manzarası görülüyor. Fotoğrafta bir espri yok. Sadece o dönemdeki kıyafetler ve toplumsal yaşam tarzı sergileniyor.


Eminönü, İstanbul - 1980'ler CORNUCHAN w...
Eminönü, İstanbul - 1980'ler CORNUCHAN www SI ALTEIL GOKOVALER MENTAS truflara güven. BESIKTAS KUZGUNCUK BEYLERBEY ÇENGELK VANSKELESI 3 Ma Chu FINGE MUKBANK. PAMUKBANK COCESOR IKBANK rimary’s b MERESES 00 000000000
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta İstanbul'da, muhtemelen eski bir dönemde, bir feribot iskelesi ve çevresi görülüyor. İskelede feribotlar yanaşmış, insanlar iniş çıkış yapıyor, arabalar park edilmiş. İskele etrafında çeşitli işletmelerin tabelaları, bankaların reklamları ve yazı taşları yer alıyor. Özellikle dikkat çeken "Gökçova" ismi ve "MENTAS'a tarruflara güven" yazısıyla ilgili bir şaka yok gibi görünüyor. Yazıların anlamsız bir şekilde bir araya geldiği izlenimi bırakıyor, bu da şaka veya ironi yerine, dönemin reklam anlayışını yansıtıyor olabilir. Resim, geçmiş bir dönemin hareketli bir iskelesini ve günlük yaşamı yansıtıyor.


Bitmek bilmeyen Azınlık Romantizmi..
Bitmek bilmeyen Azınlık Romantizmi..
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Bu fotoğraf, bir çizgi roman panelinden oluşan bir kare. Panelde, farklı karakterler ve durumlar çizilmiş. Ana konu, "azınlık romantizmi" ve "günlük ilişkiler" gibi görünüyor. Çizimde, bir kadın ve erkek grubu görülüyor. Kadınlar, erkekler ve "EYG" ve "EM" gibi kelimeler, romantik beklentiler ve toplumsal normlar, özellikle de aşk ve ilişkiyle ilgili bir mizah içermektedir. Görünen karakterlerin giyinişleri ve hareketleri, güncel toplumsal konulara gönderme yapıyor. "Azınlık" ifadesi ise, muhtemelen toplumsal azınlıkların yaşayabileceği bazı zorlukları veya farklılıkları vurgulamak için kullanılıyor. "Bitmek bilmeyen azınlık romantizmi" ifadesi, belki de beklenmedik veya idealize edilmiş ilişki beklentilerinin ve bunların gerçeklikle örtüşmemesinin bir eleştirisini, bir ironisini ifade ediyor. Çizgi romanın genel amacı, bu tip beklentilerin komik yanlarını ve gerçekçi olmayan yönlerini vurgulamaktır. Komiklik, karakterlerin hareketleri, diyalogları ve genel atmosferden kaynaklanmaktadır. Özellikle "böylesine giyinen insan mı kaldı yazık bize..." sözü, güncel toplumsal yorumlara gönderme yapıyor ve beklentilerdeki abartıyı ve gerçeklikle uyuşmayan yönlerini gülünçleştiriyor.


Günümüzde yerinde Nişantaşı City’s AVM'n...
Günümüzde yerinde Nişantaşı City’s AVM'nin olduğu Sadrazam Halil Rıfat Paşa Köşkü.
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, muhtemelen 19. yüzyıl veya 20. yüzyıl başlarında yapılmış, ahşap cephesiyle dikkat çeken, Osmanlı mimarisine sahip bir bina görünüyor. Bina, arka bahçeleri ve çevreleyen bitki örtüsüyle, muhtemelen bir konak veya köşk. Özellikle, pencerelerin ışıklı, ışıklı görünümleri ve balkonlar, binanın zenginliğine ve incelikli mimarisine işaret ediyor. Fotoğrafta bir mizah yok. Sadece bir binanın görüntüsü var.


Lâmi @ikinotalami Mesajlaşırken “canım” ...
Lâmi @ikinotalami Mesajlaşırken “canım” yerine “canim” yazınca kendimi İtilaf Devletleri'nin işgal kuvvetleri subayına yaranmaya çalışan Rum meyhaneci Yorgo gibi hissediyorum. Endaksi yüzbasim hemen meseleri getiriyorum. Emrin olur pasam rakinizi buzsuz getirir miyim hiç caniim *
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Lâmi @ikinotalami Mesajlaşırken "canım" yerine "canim" yazınca kendimi İtilaf Devletleri'nin işgal kuvvetleri subayına yaranmaya...


Sultanahmet meydanı. İstanbul 1995
Sultanahmet meydanı. İstanbul 1995
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Bu fotoğrafta karlı bir günde bir banka oturan bir çift görüyoruz. Erkek, karısının omzuna dokunarak “Seninle çok mutluyum, sadece bana kahve almanı özlüyorum" diye düşünüyor. The joke is that the man is thinking about wanting a coffee but is too polite to say it out loud. This is a humorous take on the common scenario of wanting something but not wanting to ask for it.


1960’larda İstanbul 😍 via: @80slolita · ...
1960’larda İstanbul 😍 via: @80slolita · 34 KN546 34-LZ 990 INCICAPS 2510 1-2051
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, İstanbul'un tarihi bir bölgesinde, muhtemelen bir turistik mekanın yakınlarında görünen üç kişi var. Arkaplanda cami ve şehir manzarası gözüküyor. Kadınlardan biri, şehrin güzelliğine hayran kalmış gibi, geriye dönük olarak bakıyor. Erkeklerden biri ise kadınlara eşlik ederken, sanki onların dikkatini çekmeye çalışıyormuş gibi, kadına bakıyor. Fıkra: "İstanbul'un tarihi güzellikleri karşısında kadınlardan biri, 'İstanbul, ne kadar güzel bir şehir!' diye haykırmış. Bunun üzerine, yanındaki erkeklerden biri, 'İstanbul güzel, ama sen daha güzelsin!' demiş. Kadın gülümsemiş ve 'Ne demek istediğini anladım, sen de çok güzelsin!' diye karşılık vermiş." Bu fıkra, erkeğin kadına iltifat etmek için abartılı bir ifade kullandığını ve kadının da onun iltifatını anladığını ve karşılık verdiğini anlatıyor. Ancak fıkra, kadının da erkeğe aynı iltifatı yaparak, onun iltifatını geri çevirdiğini anlatarak komik bir etki yaratıyor. Fotoğrafta, büyük ve eski bir binanın önünde duran bir grup genç kız görülüyor. Kızların çoğu elinde kitaplarla ve gülümseyerek poz veriyor. Bir kızın elbisesinin uzunluğu diğerlerinden daha kısadır ve bu da onu dikkat çekici hale getirmiş. Kızların üniformalı gibi giyindiği ve bir okul ortamında oldukları anlaşılıyor. Bu fotoğrafta komik bir durum yok. Fotoğraf, 1950'lerin sonlarında genç kızların modasını ve okul hayatını yansıtan nostaljik bir görüntü sunuyor. Fotoğrafta üç kişi bir köprüde durmuş ve yol haritasını inceliyorlar. Şoför kadın, yolcu erkek, fotoğraf çeken kadın ise bir turistik yolculukta gibi duruyor. Fakat şoför kadının elinde haritanın ters çevrilmiş olması ve önünde bir yolun olduğu göz önüne alındığında, fotoğraftaki durumun komik bir şekilde absürt olduğunu söyleyebiliriz. * **"Şoför kadının haritayı ters tutması, yolculuklarının absürt ve komik olduğunu gösteriyor."** * **"Haritayı ters tutması, yolculuğun bir komedi filminde gibi olduğunu gösteriyor."** Bu espriyi "Eyyy, haritayı ters tutmuşsun!" şeklinde de kullanabiliriz. Resimde denizin kenarında oturmuş çay içen 5 kişi görünüyor. "Çay içen 5 kişi, deniz kenarında oturmuş sohbet ediyorlar. İçlerinden biri çayını bitirmiş ve sigarasını yakmak için kibrit arıyor. Diğerleri ise çaylarını içmeye devam ediyor. Çayını bitiren adam "Kibritiniz var mı?" diye soruyor. Arkadaşlarından biri gülerek, "Sen çayını içtiğinden beri deniz geri çekildi, kibritler de onunla beraber gitti!" diyor." Bu şaka, çay içen adamın çayını bitirdikten sonra denizin çekilmesi ile kibritlerin de gittiği fikrini esprili bir şekilde kullanıyor. Resimde balık pazarında balık satan bir adam görünüyor. Adamın önünde büyük bir balık sepeti ve içinde taze balıklar var. "Balık" kelimesi Türkçe'de "eşek" anlamına da gelir. Bu nedenle resimde, "eşek" satıcısı olarak yorumlanabilir ve bu da "Balık mı satıyorsun?" sorusu ile bir espri konusu olabilir. Yani resimde, balık satıcısı yerine "eşek satıcısı" gibi görülebilir ve bu espri konusu olabilir.


1961; Beşiktaş, İstanbul.
1961; Beşiktaş, İstanbul.
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

The photo shows a panoramic view of Istanbul, Turkey. The city is situated on the banks of the Bosphorus Strait, which is a natural waterway that separates Europe from Asia. The photo captures the beauty of the city, including its historical landmarks, such as the Hagia Sophia, the Blue Mosque, and the Topkapi Palace. There is no joke in this photo, and it's simply a beautiful depiction of Istanbul.


“Hey gidi ” dedirtecek nostaljik İstanbu...
“Hey gidi ” dedirtecek nostaljik İstanbul görüntüleri (Kaydırmalı)
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta eski bir İstanbul tramvayı görünüyor. Tramvayın üzerinde "68" numarası var. Yazıda "Yıllar geçmiş, Bebek Ortaokuluna giderken Beşiktaş'tan bu tramvaya binerdik" yazıyor. Espri, bugün Beşiktaş'tan Bebek'e gidenlerin tramvayla değil, başka ulaşım araçlarıyla seyahat etmeleri gerçekliğinden kaynaklanıyor. Resimde, İstanbul'da gece vakti bir köprüde yürürken, bir adamın bir diğer adamdan "Buuuuzzaaa" diye bağırarak boza istediği, ancak bozanın bir diğer adamın taşıdığı şey olduğu görülmektedir. Bu durum, "Buuuuzzaaa" diye bağırarak boza satan adamların genellikle bozayı taşınabilir bir şey içinde taşıdığı düşünülerek komik bir durum yaratır. Fotoğrafta, bir sokak satıcısının, elma şekeri, pamuk şeker ve macun satarak, çocukları cezbettiği görülüyor. Fıkra, çocukların bu tatlıları görünce kendilerine hakim olamamaları ve hemen almak için can atmaları üzerine kurulu. **Fıkra:** "Elma şekeri, pamuk şeker ve macun sokağa girdiğinde, çocuklar akıllarını çelmeye çalışırlar." Fotoğrafta, Ayasofya'nın önünde yoğurt satıcısı olarak bilinen "yoğurtçu" görülüyor. "Yoğurtçu"nun elinde iki adet çan var ve yoğurt satarken çanları çalıyor. "Yoğurtçu"nun çanları çalması, "yoğurtcuların mahalleye geldiğini" ve yoğurt satmaya hazır olduklarını duyuruyor. Şaka ise yoğurtçuların aslında "mahalleye gelmediğini" , sadece Ayasofya'nın önünde yoğurt sattığını ve çanları çalarak müşteri çekmeye çalıştığını gösteriyor. Bu şaka, "yoğurtçular"ın "mahalleye geldiği" ile "Ayasofya'nın önünde yoğurt sattığı" arasındaki kontrastı vurguluyor. Ayrıca, "yoğurtçu"nun yoğurt satmak için kullandığı yöntemin, klasik bir "mahalleye gelen yoğurtçu"nun yöntemine benzetilerek eğlenceli bir karşılaştırma yapılıyor. Resimde, Ülker bisküvi kutuları eski bir bakkalda sergilenmiş. Kutuların eski ve yıpranmış olması ve bisküvilerin "taneyle" satılması nostaljik bir hava yaratıyor. Şaka, Türk kültüründe "taneyle" alımın eskiden yaygın olması ve artık çok nadir görülmesinden geliyor. Bu da "taneyle" almanın, özellikle bisküvilerin, eskiden daha ucuz ve kolay bir alışveriş yöntemi olduğunu ima ediyor. Fotoğrafta, bir kolonya dükkanında, müşterinin kolonyasını doldurmak için kullanılan, eski bir pompa ve cam şişe gösteriliyor. Şaka, bayram arefesinde kolonya almak için dükkanlara olan talebin yoğunluğuna ve dükkanların eski ve geleneksel yöntemlerle bile kolonyaları doldurmaya çalışmasına vurgu yapıyor. "Bayram arefelerinde kolonyacıya gidip kolonya doldurttuk" sözü, bu yoğunluğu ve dükkanların geleneksel yöntemlerle çalışmasını ironik bir şekilde ifade ediyor. Fotoğrafta bir adam davul çalıyor ve bir ayı dans ettiriyor. Etrafında izleyen insanlar da var. Şaka, eskiden ayının sokaklarda dans etmesi ve insanların bunu izleyerek eğlenmesi çok yaygındı. Bu durum şimdi çok garip ve düşünülemez bir şey. Yani şaka, o zamanlar ayıyı dans ettirip eğlence sağlayan bir gösterinin günümüzde tuhaf karşılanacağını ve "gariban yıllar" olarak anılacağını ima ediyor. Fotoğrafta üç çocuk tekerlekli sandalyeye benzeyen bir şeyle oynuyor. Tekerlekler tahta parçalardan yapılmış. Üstteki tweet'te, "Bıleyliye binmek ise ayrıcalıktı" deniyor. Burada, çocukların kullandığı basit arabanın o dönemin ayrıcalıklı oyuncaklarından biri olduğunu ima ediyor. Fotoğrafta, Eminönü vapur iskelesinde bir lahmacuncu görüyoruz. Adam, elinde lahmacunuyla, "Eminönü vapur iskelesinden inince lahmacuncu vardı, soğanlı dürüm yapar üç on paraya verirdi." diye düşünüyor. Bu espri, lahmacuncunun düşük fiyatlı, basit bir yiyecek satması nedeniyle "üç on paraya" satma vurgusuyla yapılıyor.


İçerik ekle

Template seç, yazını yaz, kepsi siteye gönder.

Keps yap →

💬 Son Yorumlar