İçerik ekle template seç, yaz, gönder
istanbulhikayeleri ile ilgili bulabildiğim postlar, videolar, karikatürler, resimler, tweetler, miimler

İllüstratör Yasin Yaman’ın Galata ve Kız...
İllüstratör Yasin Yaman’ın Galata ve Kız kulesinin birbirine olan aşkını anlatan “Wedding” isimli çalışması.
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde, İstanbul'da bulunan Galata Kulesi'nin benzeri iki kule ve aralarında ince bir gelin peçesi var. Kulelerden birinin yakasında siyah bir papyon görünmekte. Gökyüzünde büyük ve parlak bir ay var. Görüntü, akşamüstü veya gece vakti gibi bir zaman dilimine ait. Fotoğraf, romantik bir şekilde evlilik temalı ve Galata Kulesi'yle ilişkilendirilmiş bir mizah içeren bir düzenleme. "Gelin peçesiyle Galata Kulesi" veya "Ay ışığında evlilik" tarzında bir hikaye anlatılıyor. Mizah, muhtemelen, bir düğün etkinliğinin veya sevgililer gününün tematik düzenlemesi üzerine kurulu. Siyah papyonun varlığı, "evlilik" duygusunu tamamlayan önemli bir detay.


Twitter daha samimi
Twitter daha samimi
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, Instagram'da bir gönderinin yorumlar bölümü görüyoruz. Yorum yapan kişiler, gönderideki kişinin çalışmalarını övüyorlar ve beğenilerini ifade ediyorlar. Bu gönderideki espri, özellikle "nevin_ogut" ve "smhbsgz1" yorumlarında mevcut. "nevin_ogut" yorumunda, "👏" emojisiyle birlikte "👍" emojisi de kullanılmış. Bu da "alkışlar ve başparmak yukarı" anlamına geliyor. Bu, aslında, "nevin_ogut" kullanıcısının gönderinin çok beğendiğini, ancak bir de "beğeni" butonuna basmayı unuttuğunu ima ediyor. "smhbsgz1" yorumunda ise, "👏👏👏" emojisiyle birlikte "🙌" emojisi kullanılmış. Bu da "alkışlar ve eller havaya" anlamına geliyor. Bu, kullanıcının heyecanını ve takdirini abartılı bir şekilde ifade ettiğini gösteriyor. Genel olarak, yorumlar bölümünde kişilerin gönderiyi ne kadar beğendiğini ifade eden ve biraz da alaycı bir üslup kullanılan emojiler görüyoruz. Fotoğrafta Galata Kulesi ve Kız Kulesi'nin evlendiği bir illüstrasyon var. Galata Kulesi'nin kravat takması ve Kız Kulesi'nin peçe takması, iki kulenin birbirine olan aşkını ve evliliği simgeliyor. Şaka ise Galata Kulesi ve Kız Kulesi'nin gerçekte evlenemeyeceği gerçeğinde yatıyor. Çünkü binalar canlı değil. Bu, binalara insan özellikleri atfederek mizah yaratılmış bir şakadır.


s en “Burası Laleli, burda Allah’ın cebi...
s en “Burası Laleli, burda Allah’ın cebinden O Yazının bitişine alum sürüne Adma, Kaya'lanın Eliflenin. tatlılaşın. e peygamberi çalarlar” dedi oyalama bir İstanbul esnafı… te o
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde "Burası Laleli, burda Allah'ın cebinden peygamberi çalarlar" dedi bir İstanbul esnafı... yazısı görülebilir. Bu bir espri. "Allah'ın cebinden peygamberi çalarlar" ifadesi Laleli'de, İstanbul'un tarihi bir bölgesinde, dindar insanların yoğun olarak yaşadığı bir yerde yaşanan bir olayı mizah yoluyla anlatmaktadır. Laleli'nin dini ve ticari yönleriyle ilgili bir nüktedir.


Bitmek bilmeyen Azınlık Romantizmi..
Bitmek bilmeyen Azınlık Romantizmi..
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Bitmek bilmeyen Azınlık Romantizmi.. naberdergi 1s Bitmek Bilmeyen Azınlık Romantizmi... Goğunluk oldyğunuz anda Skeriz sizin...


İstanbul'da Sıradan Bir Gün - 1 #DünyaMü...
İstanbul'da Sıradan Bir Gün - 1 #DünyaMültecilerGünü #WorldRefugeeDay ________________________________________ #umutsarıkaya #umutsarıkayakarikatür #mizah #karikatür #komedi #naberdergi #penguen
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resimde kalabalık bir sokakta, çeşitli dükkanların önünde birçok kişi var. "Halı Halı... Meli Meli Meli... Halı Halı... Meli Meli Meli..." yazan bir pankart dükkanlardan birinin kapısının üstünde asılı. Pankartın altında ise "Kırmızı" yazılı bir balon var. Resmin çizgi roman olması ve pankartta yazanların gerçekçi bir şekilde yazılmaması nedeniyle resimdeki mizah, insanların halı yerine "meli" aldıklarını ima etmesi ve bunun da bir tür "kırmızı" anlamına gelmesidir. **Resimdeki espri:** Resim, "meli" kelimesinin Türkçe'de "kırmızı" kelimesiyle olan benzerliğinden yararlanarak, insanların halılar yerine yanlışlıkla "meli" aldıklarını ve bunun da "kırmızı" anlamına geldiğini ima ediyor. Resimde, "Settar" adlı bir adamın sokakta yürürken, bir çocuk arabasının içinde oturan çocuğun ona seslendiğini ve onu durdurmaya çalıştığını görüyoruz. Çocuk "Settar! Settar! Aloo! Ya Settar..." diye bağırıyor. Ancak Settar çocuğu görmezden gelip, telefonuyla ilgilendiği için çocuğun sesini duymuyor ve ona cevap vermiyor. Bu durumun komikliği, Settar'ın çocuğun sesine ve ihtiyacına duyarsız olması ve kendi telefonuna daha fazla ilgi göstermesinden kaynaklanıyor. Resimde iki adam, Sittar ve Nizar, birbirleriyle konuşuyorlar. Sittar, Nizar'a uzun zamandır görmediğini ve çok değiştiğini söylüyor. Nizar ise, Sittar'ın Mekke'ye gittiğini ve İstiklal Caddesi'nde gördüğünü söylüyor. Fıkra, iki adamın uzun zamandır görmemiş olmalarına rağmen, Nizar'ın Sittar'ı İstiklal Caddesi'nde görmüş gibi yapmasını, dolayısıyla da Sittar'ın yalan söylediğini ima etmesinde yatıyor. Resimde üç karakter var: Saç ektirmeye gelen biri, kuaför ve kuaförde çalışan başka birisi. Saç ektirmeye gelen kişi, kuaförün eline düştüğünü ve göçmeye çalıştığını söylüyor. Fıkra, saç ektirmeye gelen kişinin saçlarının az olmasına ve bu yüzden kuaförün eline "düştüğü"ne gönderme yapıyor. "Göçmeye çalışıyorum" sözü ise saçların azlığından dolayı saç ektirmeye gelen kişinin saçları için endişelendiğini ve saçlarının "kaçmasını" önlemek için uğraştığını ima ediyor. Resimde, bir şehri sokaklarında yürürken gözüken 6 adam var. Adamların biri "Ben ailemle geldim. Radisson Blue Otel'de kalıyoruz. Çalışıyor musun? Peki?" diye soruyor. Diğer adam "Şirinevler'de, bi evde 20 kişi kalıyoruz!" diye cevap veriyor. Fıkra, bir adamın "Radisson Blue" gibi lüks bir otelde kaldığını söylerken, diğer adamın çok kalabalık bir evde kaldığını ve bunun bir "zorluk" olarak görüldüğünü ima ediyor. Resimde dört karakter var. En sağdaki karakter, solundaki diğer üç karaktere "Hadi yaa peki nereye gideceksin?" diye soruyor. Diğer karakter "Almanya. E iyi mi?" diye cevap veriyor. Şaka, sağdaki karakterin "Almanya"nın daha iyi bir ülke olduğuna inanarak soruyu soruyor gibi görünmesi ve diğer üç karakterin, bunu kabul ederek Almanya'ya gitme hayalleri kuruyor gibi görünmesiyle komik hale geliyor. Bununla birlikte, sağdaki karakter aslında bu soruyu sadece arkadaşının nerede çalışacağını öğrenmek için soruyor. Dolayısıyla şaka, sağdaki karakterin "Almanya"yı çok övmesi ve diğer karakterlerin bunu ciddiye almasıyla ortaya çıkan bir yanlış anlamadan kaynaklanıyor. Resimde bir aile yemek yedikten sonra dışarı çıkmaya hazırlanıyor. Ailenin babası dışarı çıkmak istemiyor ve "Abi gelmek çok isterdim ama annem ler bekliyor, gitmeliyim.." diyor. Annesi de buna "Neyse seni dertleriyle sıkmayayım. Napıyorsun oğlum burada? İstihkal oldu artık. Şimdi herkes karaköy'e takılıyor gel gidelim." diye karşılık veriyor. Şakada, babanın çocuklukta evde oturmak gibi bir bahaneyle dışarı çıkmaktan kaçınmak istemesi ve bunun günümüzde geçerli olmadığını, herkesin dışarıda eğlendiğini ima etmesi üzerine kurulu. Özetle, şaka, günümüzde çocukların dışarı çıkıp eğlenmelerinin artık normal olduğunu ve babanın bahane uydurmasının komik olduğunu ima ediyor. Resimde, sağda iki kişi yürüyor ve solda iki kişi yürüyor. Sağdaki kişilerden biri "El Seyyid?" diye soruyor. Soldaki kişilerden biri ise "Oha! Ask-ı Memnu mu kal di lan? Kıvanç sonra Kurt Seyit diye bi dizi çekti ama tutmadı..." diyor. Şaka, Kıvanç Tatlıtuğ'un oynadığı iki dizinin, "Ask-ı Memnu" ve "Kurt Seyit ve Şura", popüler olmasına rağmen, Kıvanç'ın oynadığı diğer diziler tutmaması üzerine kurulu. "El Seyyid?" sorusu da, "Kurt Seyit" dizisinde Kıvanç'ın oynadığı karakter olan Kurt Seyit'e bir gönderme. Resimde üç karakter var. Şişman bir adam, normal kilolu bir adam ve bir kadın. Şişman adam "Vay be aşk! Memnu ekibi ne biçim dağılmış, peki **Ednan Bey** vardı, o noldu?" diyor. Normal kilolu adam, "Tost yerken izinsiz fotoğrafını çekip tostçuya asmışlar, tazminat davası açtı... kazandı!" diyor. Kadın ise "?" sorusu ile çizgi romanın mesajına gülüyor. Şaka, Ednan Bey'in tostçuya açtığı tazminat davasını kazanması ve bunun da tostçuyu iflasa sürüklemiş olması. Resimde, bir mağazanın önünde duran iki kişi görünüyor. Mağazanın vitrininde mayo ve spor malzemesi görülebiliyor. Kişilerden biri diğerine "Hiç sadece hüzünlendim. Kim derdi bir arabanın su sporları malzemeleri satan dükkanını gezip hüzünleneceğini. Lan bizim başımıza böyle." diyor. Şaka, kişilerin dükkanın malzemesi ile ilgili değil, sadece dükkanın adı olan "Korkak" ile hüzünlenmesinde yatıyor. Yani şaka, kişilerin dükkanın adı nedeniyle hüzünlendiğini ima ediyor.


1908, Trabzon. Türkiye’nin ilk opera bin...
1908, Trabzon. Türkiye’nin ilk opera binası. · 各0。
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, Osmanlı döneminde inşa edilmiş muhteşem bir binanın önünde bir grup insan ve atlı arabalar görünüyor. Binanın mimarisi oldukça etkileyici, yüksek pencereleri ve süslemeleriyle dikkat çekiyor. Arabaların atları ve insanların kıyafetleri, dönemin modasını yansıtıyor. Bu fotoğrafın bir espri konusu olarak kullanıldığını söyleyemeyiz. Çünkü fotoğraf, tarihi bir yapıyı ve o dönem insanlarının yaşamlarını belgeliyor.


Caner Canerik @avranci İstanbul'da kaç y...
Caner Canerik @avranci İstanbul'da kaç yıl boyunca yaşadım, ne çok fotoğraf çektim ama bana sorarsanız, çektiğim tek fotoğraftır. Caner Canerik Caner Canerik
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, gece vakti yağmurlu bir sokakta, insanlar bulanık şekilde yürürken, önlerinde bir dilencinin yerde oturmuş, bir şapka ile para dilenmesi görülüyor. Şakanın espri konusu, yazarın İstanbul'da uzun yıllar yaşamış olmasına rağmen, çektiği tek fotoğrafın bu dilenci fotoğrafı olması. Yazarın İstanbul'un güzelliklerini değil de, dilenciyi fotoğraflamasının ironik ve komik bir şekilde vurgulanmasıdır. Fotoğrafta, kaldırımda oturan ve dilencilik yapan bir adamı görüyoruz. Etrafında, yoldan geçerken adamı farketmeyen, hatta bir kısmı onu görmezden gelen insanlar var. Adam "Dilenciliğe yeni başladım" diye düşünüyor. Bu fotoğrafa göre, adamın dilencilik yapmaya yeni başlamış olması ve insanların onu görmezden gelmesiyle ilgili bir espri yapılabilir. Adamın düşüncelerini yansıtan bir espri, örneğin "Yeni başladım, hadi bakalım" ya da "Nasıl olsa alışırlar" şeklinde olabilir. Bunun dışında, adamın dilencilik yaparken "Şu kalabalık içinde hiç mi benim için bir kuruş yok?" diye düşünmesi gibi bir espri de yapılabilir.


hazarfen bak uçuyosun şu ann
hazarfen bak uçuyosun şu ann
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, beyaz bir kağıdı ağzına götürerek uçurmaya çalışan bir adamın görüntüsü yer alıyor. Görselin altına yazılan yazı ise "Bak bak şu an uçuyosun ahmed" şeklinde. Bu görsel, hezarfen ahmet çelebi'nin uçma deneylerini esprili bir şekilde yorumluyor. Hezarfen ahmet çelebi, tarihte ilk defa uçmayı başaran insanlardan biri olarak kabul ediliyor ve bu nedenle insanlar onun uçma deneylerini hatırlatarak, ağzına kağıt alıp uçmaya çalışan adamın bu davranışını ele alıyor.


📸 @oscarsnapshotter · Mûptedî. @kaybolmu...
📸 @oscarsnapshotter · Mûptedî. @kaybolmuseyyah Herkesin kendi hikayesi var. >
Yapay zeka açıklaması

📸 @oscarsnapshotter Mûptedî. @kaybolmuseyyah Herkesin kendi hikayesi var. >


İçerik ekle

Template seç, yazını yaz, kepsi siteye gönder.

Keps yap →

💬 Son Yorumlar