İçerik ekle template seç, yaz, gönder
istanbuldaistanbul ile ilgili bulabildiğim postlar, videolar, karikatürler, resimler, tweetler, miimler

feza kruczynski @bayabikomigim marmarayı...
feza kruczynski @bayabikomigim marmarayı ilk duydugunda suyun altında akvaryum gibi bi seyin icinden gececegini hayal etmeyen adam benimle ahbaplik edemez
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, Feza Kruczynski adlı bir Twitter kullanıcısının paylaşımı yer alıyor. Paylaşımda şu yazıyor: "marmarayı ilk duyduğunda suyun altında akvaryum gibi bi şeyin içinden geçeceğini hayal etmeyen adam benimle ahbaplık edemez." **Şaka:** Şaka, Marmaray'ın ilk duyulduğu anki heyecan ve merak duygusuna gönderme yapıyor. Marmaray'ın denizin altından geçen bir ulaşım sistemi olması, insanların onu ilk duyduklarında bir "akvaryumun içinden geçiyormuş" gibi hayal etmelerine neden olmuştur. Paylaşım, bu hayali kuran insanlarla arkadaşlık etmek istediğini belirterek mizah yaratıyor. Şaka, Marmaray'a duyulan heyecan ve fanteziye odaklanıyor.


Kuleli Askeri Lisesi. 1954 · Facebook.co...
Kuleli Askeri Lisesi. 1954 · Facebook.com/Azizistanbul KULELI LISESI - BOĞAZiçi ISTANBUL
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, muhtemelen 1900'lü yılların başlarında, İstanbul'da Boğaz'ın üzerindeki bir bölgede, Kuleli Lisesi'nin önünde, ırmağın buz tutmuş halini gösteren bir eski siyah beyaz fotoğraf görülüyor. Binanın önünde, soğuk hava nedeniyle oluşan buz kütüklerinin üzerinde ve çevresinde, bir grup insan duruyor. Fotoğrafın mizah değeri, insanların buz üzerinde ve buzlu zeminde, soğuk ve tehlikeli bir ortamda toplanmış olmaları ve bu durumun komik bir görüntü oluşturması gerçeğinde yatıyor. Bu, eski zamanlarda yaşanan bir olayı, o zamanın şartlarını ve insanların o koşullardaki duruşlarını ironik bir şekilde ele alıyor. Bu, zamanın çelişkili ve ironik yönlerini vurguluyor.


@bosunatiklama Yüz yıldır böylesini görm...
@bosunatiklama Yüz yıldır böylesini görmedik! İstanbul'a kurtlar indi! - Meşhur 1987 kışı..
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Resim, 1987 yılında İstanbul'da yaşanan şiddetli bir kar yağışını konu alan bir gazete haberi. Gazetede, kar yağışının şehir hayatını felç ettiği, insanların evlerine ulaşmakta zorlandığı, işlerinin aksadığı, marketlerde temel gıdaların tükendiği gibi haberler yer alıyor. Haberin başlığı "Yüz yıldır böylesini görmedik!" şeklinde. Şakanın özünde, 1987 yılındaki şiddetli kar yağışının, İstanbul'un tarihinde benzeri görülmemiş bir olay olduğu, eskilerin de "çocukluktan beri böyle bir kar yağışı görmediklerini" söyledikleri vurgulanıyor. Bu, o dönem yaşanan yoğun kar yağışının şiddetine dikkat çekmek için kullanılan bir abartılı ifade. Dolayısıyla şaka, o dönemdeki insanların şiddetli kar yağışından ne kadar etkilendiğini ve günlük yaşantılarında ne tür zorluklar yaşadıklarını vurgulamak için kullanılıyor. Resimde, bir gazete haberi görülüyor. Haber, İstanbul'da kurtların vatandaşlara saldırdığı ve bir kurtun polis tarafından öldürüldüğü olayı konu alıyor. Haberde, Okmeydanı, Etiler, Levent ve Gültepe gibi bölgelerde kurtların yeniden görülmesi ihtimaline karşı çelik yelekli polislerin devriye yaptığı ve avcıların da katıldığı önlemler alındığı belirtiliyor. Ayrıca, ülkenin çeşitli yerlerinde kar yağışı nedeniyle okulların açılışının çarşamba gününe ertelendiği bilgisi yer alıyor. Resimdeki espri, haberin duyurduğu olay değil, olayın **abartılı** ve **drammatik** sunuluş şeklinden kaynaklanıyor. Kurtların İstanbul'u işgal ettiği, polislerin devriye gezdiği, avcıların da katıldığı gibi ifadeler, olayın olağanüstü ve abartılı bir şekilde sunulmasına neden oluyor ve bir nebze **komik** bir hava katıyor. Gazete haberi, gerçek olayı sadece haber olarak değil, abartılı ve önemli bir olaymış gibi sunmayı hedefliyor. Fotoğrafta, bol kar yağışının ardından, muhtemelen dağlık bir bölgede, yüksek ve kabarık kar yığınlarının arasında, bir kadın yürürken çekilmiş bir görüntü var. Kadının üzerindeki kıyafetleri ve çevredeki kar manzarası, soğuk ve kış mevsimini vurgulamaktadır. Fotoğrafın arka planında, karla kaplı ağaçlar ve çalılar da görülüyor. Fotoğrafın içinde bir mizah/anlam yok gibi gözüküyor. Sadece kış mevsiminin ve kar yağışının bir fotoğrafı. Fotoğrafta, yoğun kar yağışının ardından, karla kaplı bir caddede, kar altında kalan arabaların arasında tek başına bisiklet süren bir kişi görünüyor. Cadde, evler ve ağaçlar da karla örtülü. Görsel, yoğun kar yağışı nedeniyle ulaşım zorluğu ve günlük hayata etkisini komik bir şekilde sergiliyor. "Kar altında bisiklet" ifadesi, oldukça zorlu bir ortamda bile hayatın devam ettiğini, insanın uyum sağlama çabasını vurgulamaktadır. Fotoğraf, karın getirdiği zorluklara rağmen hayata direnmeyi, veya olabilecek bir "kar bisikleti" şaka anlayışıyla bakmayı vurgulamaktadır.


Dünyada eşine zor rastlanır bir garip ya...
Dünyada eşine zor rastlanır bir garip yapı. En altta Doğu Roma (Bizans), ortada Osmanlı ve en üstte Cumhuriyet. 📍 Cağaloğlu, İstanbul.
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, harap bir binanın görüntüsü yer alıyor. Eski, muhtemelen Roma dönemi veya daha eskiye ait olan, taş ve tuğladan yapılmış bir yapı. Duvarlarındaki yıkıklık, bitki örtüsü ve pencerelerdeki bozukluklar, binanın uzun bir süredir kullanılmadığını ve zamanın etkisiyle harap olduğunu gösteriyor. Binanın üst katı, daha yeni bir dönemden kalmış gibi duruyor, bazı modern mimari unsurlar taşıyor. Resimdeki mizah, muhtemelen "harabın şaheser" ya da "tarihin harabeye dönüşmüş ihtişamı" gibi bir durumu ele alıyor. Eski ihtişamının artık birer iz taşıyan kalıntılarla karşılaştığımızda hissettiğimiz duyguları, yapının yıllarca dayanmış olmasına rağmen, son halinin özgün haliyle pek de yakından ilişkili olmadığını vurgular. Görsel bir ironi yaratmak için, yapının harap haline rağmen bitki örtüsünün onu sarmış olması, geçmişin ve doğanın yıkımı zamanla yenileyebileceği fikrini çağrıştırıyor.


İstanbul'a yerleşen bir Pakistanlının pa...
İstanbul'a yerleşen bir Pakistanlının paylaşımı, şaka yapıyor galiba
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta İstanbul raylı sistemler haritasının bir kısmı ve üstünde "İstanbul Raylı Sistemler Ağı Haritası" yazan bir başlık bulunuyor. Altında ise @salmankhan34299 hesabından yapılmış bir TikTok videosu var. Videoda "sab toston ko Eid Mubarak #afghanboy #pakistan #pakistan #likefor #i..." yazıyor. Şaka, İstanbul raylı sistem haritası üzerine Pakistan ve Afganistan ile ilgili mesajların yazılması ile oluşuyor. İki ülke arasındaki gerilimler ve Pakistan'ın "toston" (küçük tost) ile ilgili bir mizah konusu olması ile ilgili bir gönderme yapılmış olabilir. **Türkçe açıklama:** Fotoğrafta İstanbul metro haritasının bir bölümü ve üstünde "İstanbul Raylı Sistemler Ağı Haritası" yazan bir başlık yer alıyor. Altında ise @salmankhan34299 hesabından yapılmış bir TikTok videosu var. Videoda "sab toston ko Eid Mubarak #afghanboy #pakistan #pakistan #likefor #i..." yazıyor. Şaka, İstanbul metro haritası üzerine Pakistan ve Afganistan ile ilgili mesajların yazılması ile ortaya çıkıyor. İki ülke arasındaki gerilimler ve Pakistan'ın "toston" (küçük tost) ile ilgili bir mizah konusu olması ile ilgili bir gönderme yapılmış olabilir.


Buraların İstanbul’un neresinde olduğunu...
Buraların İstanbul’un neresinde olduğunu öğrenmek, fotoğraflarını görmek ve bu tarz yerlerden haberdar olmak için @istanbul.etkinlik ‘i takip et ✌🏻 Beraber gitmek istediğin arkadaşlarını yoruma etiketle ⚡️
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Bu fotoğrafta İstanbul'da, doğa harikası bir köyde, ücretsiz kamp yapılabilen bir yer gösteriliyor. Bu fotoğrafa ait mizah, İstanbul'da kamp yapılabilecek bir yerin olması ve bunun ne kadar şaşırtıcı olduğu üzerine kurulu. İstanbul genellikle kalabalık, betonarme bir şehir olarak düşünülür, bu nedenle böyle doğal bir yer bulmak ironik bir durumdur. Fotoğrafta üç farklı doğa manzarası görünüyor. Üstte, yeşil bir ormanın ortasında bir yürüyüş yolu ve bir köprü var. Ortada, aynı ormanda bir köprüden geçerken fotoğraflanan bir kadın var. Altta ise aynı ormanda, göl kenarında bir masa ve sandalyeler var. Fotoğrafta kullanılan mizah, doğanın güzelliğinin, insanların genellikle cenneti hayal ettikleri gibi olduğuna işaret ederek, İstanbul'u cennet olarak göstermesinde yatıyor. İstanbul'un çoğu zaman kaotik ve kalabalık bir şehir olarak bilindiği göz önüne alındığında, bu ironik bir ifade ve okuyucunun dikkatini çekmeyi amaçlıyor. **Şaka şöyle açıklanabilir:** "İstanbul'da yaşayanlar, her zaman şehri 'cennet' olarak düşünmezler, ancak bu fotoğraflar, İstanbul'un da doğal güzelliklerle dolu olduğunu gösteriyor. Fotoğraf, İstanbul'un cennet gibi olabileceğini, ancak sadece insanların bunu fark etmesi gerektiğini ima ediyor." Bu görsel, İstanbul'un ilk elektrik santralinin artık bir müze olduğunu ve girişlerinin ücretsiz olduğunu belirtmek için kullanılıyor. Resimde eski bir santralin içinden, müzenin kontrol panellerinden ve müzenin girişinde duran bir klasik amerikan arabasından kesitler gösterilmekte. Bu görsellerle, ziyaretçilerin müzeyi ücretsiz olarak ziyaret edebilecekleri ve geçmişe yolculuk yapabilecekleri ima ediliyor. Resmin komik yanı ise, klasik amerikan arabalarının genellikle pahalı olmasına rağmen, santralin girişinin ücretsiz olduğunu göstererek, ziyaretçilere "parayla gidebileceğiniz bir yer" yerine "ücretsiz bir müze" seçeneğini sunuluyor. Fotoğrafta İstanbul'un yeşil ve güzel bir parkının üç farklı açıdan görüntüsü var. "İstanbul'da hem manzarası güzel hem yemyeşil hem de sakin bir park olduğunu biliyor muydunuz?" yazısı, İstanbul'un bu parklarının güzelliğini ve sakinliğini vurgulayarak esprili bir şekilde dile getiriyor. Bu paylaşım İstanbul'un güzellikleri ile övünüyor ve ziyaretçileri bu parkları keşfetmeye teşvik ediyor. Fotoğrafta, İstanbul'un muhteşem mimarisine sahip bir sarayın üç farklı açıdan gösterilmiş fotoğrafları bulunmaktadır. Alttaki açıklamada ise "Her taşın özenle işlendiği, mükemmel bir mimariye sahip İstanbul'un incisi;" yazmaktadır. Burada yapılan espri, sarayın görkemliliğinin ve mükemmelliğinin abartılı bir şekilde vurgulanması ve bunun bir "incisi" olarak nitelendirilmesidir. Yani aslında, bu kadar büyük ve ihtişamlı bir yapı için "incisi" ifadesi ironik bir şekilde kullanılmıştır. Fotoğrafta, deniz manzaralı bir çay bahçesi gösteriliyor. Restoranın adı "Küçük Moda Burnu Çay Bahçesi". Bu, "Küçük Moda Burnu"nun İstanbul'da çok bilinen bir yer olmadığını vurgulamak için kullanılmış bir espri. Fotoğraf, kısıtlamaların bittikten sonra gidilecek yerleri öneren bir sosyal medya gönderisinden alınmış olabilir. Espri, İstanbul'da bilinen bir yer adı olan "Moda"ya gönderme yaparak, bu küçük ve bilinmeyen "Küçük Moda Burnu"nu komik bir şekilde sunuyor. Fotoğrafta, yeşil bir ormanın içinde, göl kıyısında bir piknik masası ve gölün kenarında bir kadın görünüyor. Görsel, İstanbul'da piknik yapılabilecek güzel bir yer olduğunu anlatıyor. "Mekânlar kapalıyken termosunuzu ve atıştırmalıklarınızı alıp piknik yapabileceğiniz, İstanbul'un en büyük ormanı ve yemyeşil bir piknik alanına sahip." yazısıyla İstanbul'un en büyük ormanı ve piknik alanına sahip olduğu söyleniyor. Fakat, İstanbul'da büyük ormanlar çok yaygın olmadığı için, bu ifade ironik ve esprili bir şekilde kullanılıyor. Yani görsel ve yazı, İstanbul'da "orman" diye niteleyebileceğimiz bir yerin ne kadar nadir olduğunu ve piknik yapılacak yerlerin kısıtlı olduğunu ima ediyor. Fotoğrafta Kadıköy'de bulunan bir kitapçı ve deniz manzarası görünüyor. Şaka, "Kadıköy İstanbul Kitapçısı dünyanın en güzel manzaralı kitap kafelerinden biri olabilir mi?" sorusuyla yapılıyor. Bu soru, Kadıköy'ün zaten güzel bir manzaraya sahip olduğunu ve kitapçının bu manzarayı daha da güzelleştirdiğini ima ederek esprili bir şekilde soruluyor. Yani Kadıköy zaten güzel, kitapçı da ona bir eksiği tamamlamıyor, aksine güzelliğiyle zaten güzel olanı daha da güzelleştiriyor. Fotoğrafta, görkemli bir yapının üç farklı açıdan fotoğrafı bulunuyor. Yapı, Adil Sultan Kasrı olarak adlandırılıyor. Üstte yer alan metin, "Burası merdivenlerinde Mahmut Hoca'nın beklediği, koridorlarından Hafize Ana'nın elinde ziliyle koşturduğu Adil Sultan Kasrı" şeklinde. Bu espri, Adil Sultan Kasrı'nın genellikle öğrenci evleri için kullanılan bir yer olması ile, Kasrı'nın lüks ve görkemli yapısı arasındaki çelişkiyi kullanarak komik bir karşılaştırma yapıyor. Kasrı, öğrenci evlerinin aksine, çok daha ihtişamlı ve tarihi bir yapı olarak betimlenerek, espriyi daha da güçlendiriyor.


şu güzelliğe bakın · Barkin Ozdemir @bar...
şu güzelliğe bakın · Barkin Ozdemir @barkinozdemir Yağmurlu bir İstanbul'dan selamlar
Kaynak
Yapay zeka açıklaması

Fotoğrafta, İstanbul'un Galata Kulesi yağmurlu bir havada pencereden görünüyor. "Yağmurlu bir İstanbul'dan selamlar" yazısı ise İstanbul'da sık sık yağmur yağdığı ve bu durumun İstanbul'un bir özelliği olarak görüldüğü bilinciyle bir espri yapıyor. Fotoğrafta, yağmurlu bir havada, pencereden dışarı bakan bir evin iç mekanı görülüyor. Evin çatısında, gökyüzünü kaplayan ve yağmur damlalarıyla dolu bir cam tavan var. Tavanın altında, camdan dışarı bakan bir bilgisayar masası ve bilgisayarın üzerinde açık bir kitap yer alıyor. Masanın yanında bir bardak kahve de var. Cam tavanın dışında, yağmur altında bir kule görünüyor. Kulenin tepesinde, iki pencere şeklinde iki delik var. Bu iki delik, kulenin gözleri gibi görünüyor ve kulenin yağmura baktığı izlenimini veriyor. **Fıkra:** Yağmurlu havada evinde oturan bir adam, dışarıda yağmura bakarken, yağmurun kulenin gözünden baktığını düşünüyor ve "Yağmur çok kötü, kule gözünden bakamıyor bile!" diye söylüyor.


# İstanbul
# İstanbul
Yapay zeka açıklaması

Bu fotoğrafta "**#istanbul**" yazısı var. Burada espri yok, sadece İstanbul'a gönderme var. 😊


İçerik ekle

Template seç, yazını yaz, kepsi siteye gönder.

Keps yap →

💬 Son Yorumlar